![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#16 |
|
Arkitera Üyesi
|
Modern'izim=Çağdaş olabilmek, bir deyişle de, gelenekselden uzaklaşmak, devrim'ler yapabilmek tabi ki, bunları becerebilmek için de önce toplumsal olabilmek, yani insanların yararına üretim yapabilmek, bencil'ce ve ego'lara dayalı üretimler, tıpkı günümüz pop muziğinde olduğu gibi çöp tenekesinin diplerine sürüklenmekten kendilerini kurtaramazlar, modern olur iken olabildiğince edilgen değil etken olabilmek de gözetilmeli, böyle olunabilir ise köklerinde de aykırı bozulmalar derinden olmayacaktır sanırım...
İnsanı ve çevreyi merkeze oturtmayan modern'izimlere hayır...
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... |
|
|
|
|
|
#17 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 580
|
Alıntı:
Rönesans sonrasında Barok'a tepki olarak ortaya çıkan rokoko ile benzerliği var biraz günümüzdeki durumun. Fakat rokokocular geçmişi iyi biliyor ve onunla dalga geçiyorlardı, buradaki eksiklik şimdiki dalgacıların geçmişle ve devinimlerle pek ilgilenmemesi. Altı daha boş, kişisel çıkış yolları ise yeterince destekleyemiyor bu oluşumu. Sonuçta çöküyor işte 'ben suçluyum' psikolojisine giriyorlar. Rokokocular 'İnsanlık için daha faydalı şeyler yapabilirdik' diye bir çıkış yapmış mı? Bence ne yaptıklarının daha farkındalarmış.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
|
#18 |
|
Arkitera Üyesi
|
Kültürel altyapının gücü ve sosyolojik benimsenmiş, yaygınlaşmış olgular, sıradışı eserlerin genelleşmesini, benimsenmesini herzaman kolaylaştırmıştır...Rokokocular'da da aşırı süs tarzını uygulamış, fonksiyonlara fazla mudail olmamış gibi görünmektedirler... Onlarda bu yapı içi ve dışı aşırılıklardan bolca eleştiri almışlardır...
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-11-2005
Mesaj: 133
|
geleneksel=?
__________________
Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur.(Cemil Meriç) |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Arkitera Üyesi
|
geleneksel=eskiyi değiştirmeden tekrarlamak...Siyasi anlamda da bulunduğumuz çağ'da "Padişah'ım sen çok yaşa" demek gibi!!!
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... En son cbekleyen tarafından düzenlendi : 18-04-2008 19:18. |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-11-2005
Mesaj: 133
|
İnsan yaratıldığı günden beri iki eliyle yemek yiyor, ağzıyla konuşuyor vb... Modern insan bunları yapmıyor mu?
__________________
Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur.(Cemil Meriç) |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Arkitera Üyesi
|
Ben de insanların yaratıldığı günden beri iki ayağı ile yemek yiyiyor, .... ile konuştuğunu sanıyordum, beni aydınlattığınız için size teşekkür ederim...
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... |
|
|
|
|
|
#23 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-11-2005
Mesaj: 133
|
Alıntı:
![]()
__________________
Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur.(Cemil Meriç) |
|
|
|
|
|
|
#24 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 580
|
sayın ssss konunun dağılmamasına yardımcı olursanız sevinirim....
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-11-2005
Mesaj: 133
|
Çağlarcım merak etmeyiniz...Aslında hala konunun tam merkezindeyiz ama...
__________________
Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur.(Cemil Meriç) |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-05-2007
Mesaj: 46
|
Doğrudur, ama 'Ahlak Felsefesi' de akademik camiada az kullanılan bir kavram değil. Mesela 'Kant'ın Ahlak Anlayışı' diye bir sürü kitap ve makale var. Bir de (yanlış hatırlamıyorsam eğer) felsefede pek çok yerde etik kelimesinin eş anlamlısı olarak ahlak veriliyor.
__________________
''insan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir ise o insan kaybolmuştur.'' |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-03-2008
Mesaj: 22
|
Modernizm sözü dinlenmesi gereken bir 'üstad' mıdır o halde...!?...
Yaşlı bilge her ne kadar haklı olsa da, kolaylıkla ezip geçilemeyen paradigmalarının olduğunu savunsa da onu susturacak ve hatta bir kalemde kenara itip kendi sözünü dinlete(bile)cek bir 'genç öteki' vardır.
__________________
''ne kadar bilirsen bil, anlatabildiklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır'' |
|
|
|
|
|
#28 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.539
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#29 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 580
|
Alıntı:
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
|
#30 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-12-2004
Mesaj: 60
|
Genel olarak hemen her konuda kavramsallaştırma sorunumuzun olduğuna katılmamamak elde değil. Aslında analitik düşünebilme ve farklı kaynaklarla sorgulama yapabilme yetilerindeki kişiye bağlı değişikliklerin en temelde eğitim sistemimizin ve de toplumsal mekanizmaların işleyişleri ile ilgili problem alanları olduğunu düşünüyorum. Her şeyden önce tartışılan kavramların doğru yorumlanabilmesi için anlam ve açılımlarının iyi bilinmesi gerekiyor sanırım. Modernitenin ve hatta postmodernitenin geçmişte ve günümüzde ne anlama geldikleri gibi...Etik ile ahlak arasındaki kavram karmaşası gibi…Yoksa konu elbette dağılır...
Konuyu daha fazla dağıtmak istememekle birlikte sayın ssss, Modernizmin ilgi alanının insan eylemleri olduğu açık, ancak insanların organları aracılığı ile ortaya koyduğu yemek yemek ve konuşmak gibi doğal davranış biçimlerinin (ki bunların da insanın yaradılışından beri aynı oldukları ayrı bir konu..) gelenekselin, dolayısı ile de modernizmin ilgi alanı olmadığını sanıyorum. _______ Modernizmin ilgi alanına giren geleneksel insan eylemleri ise bir şekilde güncellenmedikçe, bunlara içinde bulunulan zamana göre anlam ve de işlev yüklenmedikçe, tek başlarına bir anlamları olamaz sanki... Geleneksel yaşam biçimlerinin kendi içindeki durağan ve değişimlere kapalı yapısı, modernizmin bir tepki olarak ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Zamanla benzer yanılgılara düşen modernist düşünce de kendi kendini yeniden üretmek ve tanımlamak durumunda kalmıştır... Modernizm kavramı her zaman için bugüne ait bir durumu anlatmaktadır ve bu niteliği ile kendi eski yaratıları ile çelişir hale gelir. Modernizmin ilk zamanlarındaki eski ve geleneksel olana bütünüyle karşı olma tutumunun zamanla pek çok yıkıcı etkisi sözkonusu olmuştur ve modernizm pek çok kere kendi kendini haksız durumlara düşürmüştür. 'Postmodernizm' terimine olan ihtiyaç da modernizmin kendi içinde yaşadığı çelişkiler sonucu toplumsal yaşamdaki ihtiyaçlara artık tek başına cevap veremez duruma gelmesi, bir anlamda kendisinin ortaya koymuş olduğu toplumsal mekanizmaların artık işlemeyişi ile ve de gelenekseli tamamen reddetmenin mümkün olamayacağı ile ilgilidir. 'Post' öneki her ne kadar sadece zamansal bir ayrım gibi algılansa da tamamen modern sonrasını değil, modernizmin içinde zaten var olan bir durumu anlatmaktadır, ihtiyaca ve teknolojik gelişimlere paralel olarak değişim, dönüşüm gibi… Postmodernist tezler, modernizmin en başta reddettiklerini de içine alan bir tutum ile mesela geleneksele/yerele başvurmakta bir sakınca görmeyeceklerdir. Modernizmin kendi içindeki gerileyişine ve bir anlamda muhafazakarlaşmasına karşı tepkisel bir terim olarak ortaya çıktığı da söylenebilir. Postmodernizm bu amaçlar doğrultusunda, kimi zaman aşırılıklara da başvurmaktan çekinmeyecektir. Postmodernitenin de tarihsel süreçte kendi araç ve yöntemlerindeki aşırılıklarından kaynaklanan bozukluklar farkedilmiş ve gereken ders alınmış olsa gerek ki insanlar artık başka meseleler üzerinde düşünmeye başlamışlardır. Fuksas’ın yöneticiliğini yaptığı “Daha Az Estetik, Daha Fazla Etik” temalı VII. Uluslararası Venedik Mimarlık Bienali buna örnek olarak verilebilir. Bienal kapsamında düzenlenen “Daha Az Estetik, Daha Fazla Etik : 3.Binyıl için Kentler ” temalı uluslararası fikir yarışmasına benim bildiğim ödül alanlar kategorisine de giren YTÜ’den (1999 BOM öğrencileri) bir katılım da olmuştur. Bu durum aslında bizim de 'bireysel çabalarla' bu süreçlere bir ucundan eklemlenmeye çalıştığımızın ve de bu meselelere o kadar da uzak olmadığımızın, bazı alanlarda potansiyelleri içimizde barındırdığımızın tipik bir kanıtıdır… Günümüzdeki küreselleşme baskıları, AB uyum yasaları dolayısı ile ortaya çıkan rekabet ortamı içerisinde modern, çağdaş dünyaya ayak uydurabilmek, değişimi redderek modernin yıkıcı etkilerine maruz kalmamak adına bireylerimizin bu rekabette söz sahibi olabilmeleri için yapılması gerekenler ciddi biçimlerde düşünülmeli ve organize edilmelidir. Rekabet, düşünceleri ve oluşumları sadece ithal eden ve kullanan değil yeniliklere açık olabilen ve gerçek anlamda özgün düşünceler üretebilen bireyler yetiştirmek ile ve en önemlisi de bu ortamın bireylere sağlanması ile mümkündür. Bunun yolu da modern düşünceyi özümsemek ve her alanda kendimize uyarlayabilmekten geçer. Bizzat devlet mekanizmalarının sivil toplumun da desteği ile bu meselelere kafa yorması ve gerekli düzenlemeleri yapması şarttır. Bireylerin kendiliğinden gerçek anlamda modern olabilmesini beklemek kendilerine dayatılan günümüz ortamında pek mümkün değildir. Bireyler nitelikli ve çağdaş yöntemlerle eğitildiği sürece de seçimle iktidara gelen ve gerekli düzenlemeleri yapabilecek gücü ellerinde tutan devlet mekanizmalarını bilinçli bir şekilde seçebileceklerdir. Bu noktada Bekir Coşkun'un göbeğini kaşıyan adam benzetmesi ile Nihat Genç'in ülke insanını böcek sürülerine benzetmesi durumlarını hakaret olarak algılayıp sadece eleştirmeden önce üzerinde düşünmekte fayda var. Bizim gibi cemaat ve ahbaplık ilişkilerinin egemen olduğu toplumlarda da sanırım önce bu yapıları temizlemek gerekiyor. Herşeyden önce moderne ters bu toplumsal oluşumlar, modern toplumlarda en az düzeydedirler ve modern insan kendisi, yaşayışı ve yapay çevresi, vb. alanlarda verilen kararlarda söz sahibi olabilmektedir ve olmaktadır da, çünkü bu kapasiteye sahip olabileceği bir ortamda bulunmaktadır. Seni sevmiyorum 'modern', çünkü haklı olduğun pek çok konu ülkemde hala anlaşılamaz durumda ve kaçınılmaz varlığın her alanda inanılmaz bir baskı yaratıyor... |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|