Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Mimarlık

Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 07-04-2008, 15:35   #31
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 577
Biraz daha okuyunca konunun Balyan ailesinden daha derin olduğunu görüyoruz.
Türk Baroğu
tanımlamasının derin bir mimarlık tarihi araştırmasıyla destekleyen yazıları ve belgeleri sayın Betül Bakır'ın kitabında görüyoruz. Sayın Betül Bakır'da özellikle belirterek yabancı tarihçi ve yazarların 18.yy Osmanlı mimarisinde batılıların bütünüyle egemen olduğunu yalanlamaktadır. Görünen o ki ' Avrupa tarafı' da tarihi yorumlama konusunda o kadar masum değil. Söylenildiği gibi ortada BAKLAVA benzeri bir yaklaşım var.
O zaman biraz daha derin araştırmaların yapılması, arşivlerin didik didik edilmesi konusunda herkes hemfikir sanırım. Fakat sürekli söylendiği gibi ' bu büyük bir yalandır' yaklaşımı ' sansasyonel ve biraz da propoganda koktuğu için tepki çekti...
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-04-2008, 20:53   #32
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 16-05-2007
Mesaj: 46
Haberin 'büyük bir yalan' olarak verilmesi olayın daha ciddi bir etki uyandırması için yapılan, ama bence de yanlış olan bir yaklaşım tarzı. Burada zaten Balyanlar'ın mimar olup olmadıklarını sorgulamıyoruz ilk başta. Hangi yapı hangi mimara ait bunu sarahate kavuşturmaya çalışıyoruz. Ama bu noktada şu sonuçlar çıkarılabilir kanısındayım:

1. Yakın Türk Tarihi mimarisiyle, siyasetiyle. düşüncesiyle ciddi bir biçimde çalışılmamıştır. ( belki de çalışılması için 'tarih' olması gerekiyor!)

2. Arşiv hakkındaki bilgimiz çok zayıf. Okuyamıyoruz, dahası böyle bir şeyi gereksiz görüyoruz.( Haberin doğru olmadığı ortaya çıksa bile bu ciddi bir problemdir. Bir kaç isim dışında arşiv kaynaklarını doğrudan kullanan tarihçimiz, mimarımız, sanat tarihçimiz maalesef çok az.)

3. Geçmişe karşı bilgi edinemediğimiz sürece ciddi yorumları ortaya koyamacağız, çünkü yorumlamanın ilk aşamasını bilgilenme oluşturuyor, önyargılardan ve kutsallıklardan arınarak elde edilen saf bilgilenme.

4. Çalışılan hangi konu olursa olsun önceliğimiz 'biz'( Türkiye) olmalı. Dışarıya gözü çevirmenin ön önemli adımı kendinin ne olduğunun farkına varmaktır. Yerel olmayan evrensel olamaz.
__________________
''insan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir ise o insan kaybolmuştur.''

En son ellenkeyzen tarafından düzenlendi : 07-04-2008 20:59. Nedeni: imla yanlışı
ellenkeyzen offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-04-2008, 21:03   #33
Yönetici
 
lumina'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.530
Bilgilenmenin önünde en büyük engel dil. Arşivlerini samimi olarak paylaşmak isteyen bir devlet sadece kapıları açmakla yetinmemeli bence. Osmanlıca zaten başlı başına bir "dert"; bir de eski yazı olduğunu düşünürsek resmi evrakların bu "dert" iyice katmerleniyor. Devletin ya üniversiteler ya da başka girişimler yoluyla bu belgeleri güncel dile aktarması gerekiyor, eğer gerçekten bu belgeleri paylaşmak ve bu belgelerden bilginin üretilmesini talep ediyorsak. İşte, tam bu nokta bir miktar loş.

Merak edenler için:
Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü
lumina offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-04-2008, 21:18   #34
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 16-05-2007
Mesaj: 46
Alıntı:
Orijinal metin lumina tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Bilgilenmenin önünde en büyük engel dil. Arşivlerini samimi olarak paylaşmak isteyen bir devlet sadece kapıları açmakla yetinmemeli bence. Osmanlıca zaten başlı başına bir "dert"; bir de eski yazı olduğunu düşünürsek resmi evrakların bu "dert" iyice katmerleniyor. Devletin ya üniversiteler ya da başka girişimler yoluyla bu belgeleri güncel dile aktarması gerekiyor, eğer gerçekten bu belgeleri paylaşmak ve bu belgelerden bilginin üretilmesini talep ediyorsak. İşte, tam bu nokta bir miktar loş.

Merak edenler için:
Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü
Devletin arşiv konusunda yapması gereken diğer şeyler de olmalı diye düşünüyorum. Mesela mimari eğitim alan bir kimsenin aynı zamanda Osmanlıca öğrenebilmesi için, Osmanlıcanın üniversitelerde müfredata dahil edilmesi bence önemli bir adım olabilir. Bir de belirli bir kırılma yaşandığı için bu devirde bize düşen bireysel olarak(en azından belirli bir dönem) Osmanlıca ile hemhal olmak. Devletin zaten Osmanlıca konusunda yaptığı bir şey yok, devleti beklersek çok geç kalabiliriz. Ama şunu da unutmamak lazım: Devletin böyle bir taleple ortaya çıktığını düşünürsek, ertesi gün İran, Malezya oluveririz mazallah. Bence bu teklifin üniversitelerden devlete gitmesi gerekiyor. Üniversitedeki hocaya göre ise Osmanlıca gereksiz, çünkü para yapmıyor! İngilizcenin yanına şöyle bir Fransızca, bir Almanca eklenmeli ki 'dil'in(!) olsun. Hakikaten dediğiniz gibi ortalık bir miktar loş, hatta karanlık.
__________________
''insan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir ise o insan kaybolmuştur.''
ellenkeyzen offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-04-2008, 21:22   #35
Yönetici
 
lumina'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.530
Geçmişi bilmekten dem vuranlar sadece kendi anlattıkları mitolojilerin geçerli olmasını istiyorlar o zaman. Üniversiteler şu an başka işlerle meşgul olduklarından bu taleplerin başka yollarla ifade edilmesi gerekiyor galiba.
lumina offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-04-2008, 15:38   #36
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 577
TARİH yazmak, TARİH yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa, değişmeyen HAKİKAT, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.
M. Keman ATATÜRK
Osmanlı Arşivleri'nin tercüme edilip dijital ortama aktarılması Türkiye'deki bütün tarihçi, sanat tarihçisi ve bilim adamının ilk görevi olmalıdır. Bu sağlanmadığı sürece, yazılan hiçbir makelenin,araştırmanın altı dolmayacak, hep bir yanı eksik kalacak, göstermelik olacak...
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-04-2008, 17:34   #37
Arkitera Üyesi
 
ssss'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2005
Mesaj: 133
Alıntı:
Orijinal metin RedRapsody tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
tercüme edilip dijital ortama aktarılması Türkiye'deki bütün tarihçi, sanat tarihçisi ve bilim adamının ilk görevi olmalıdır.
Bütün tarihçiler, sanat tarihçileri ve bilim adamları işi gücü bırakıp tercümanlık mı yapsın?
__________________
Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur.(Cemil Meriç)
ssss offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-04-2008, 09:45   #38
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 16-05-2007
Mesaj: 46
Alıntı:
Orijinal metin RedRapsody tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
TARİH yazmak, TARİH yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa, değişmeyen HAKİKAT, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.
M. Keman ATATÜRK
Osmanlı Arşivleri'nin tercüme edilip dijital ortama aktarılması Türkiye'deki bütün tarihçi, sanat tarihçisi ve bilim adamının ilk görevi olmalıdır. Bu sağlanmadığı sürece, yazılan hiçbir makelenin,araştırmanın altı dolmayacak, hep bir yanı eksik kalacak, göstermelik olacak...
İşte o tercümeyi kim yapacak? Herkes birisini bekliyor yazma eserlerin tercüme edilip dijital ortama aktarılması için. Sanat tarihçilerinin, bilim adamlarının ellerini taşın altına sokması gerekliliği bir tarafa, bu forumda bile bunun( çevirme, öğrenme işinin) gereksiz olduğuna inanmış insanlar var. Bunu size bir eleştiri olarak söylemiyorum, ama sonuç ne? Sonuç hala tozlu raflarda bekleyen 'eski püskü' kitaplar...
__________________
''insan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir ise o insan kaybolmuştur.''
ellenkeyzen offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-04-2008, 11:56   #39
Yönetici
 
ayasofya'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 15-01-2002
Mesaj: 5.471
Blog Mesajları: 16
Çevirme öğrenme işi gereksiz değildir.
Kimse de bunu demez bence.

Ancak herşey gibi bunu abartmamak gerekir. "Her mimar Osmanlıca öğrenmek zorundadır" gibi.

Osmanlıca'nın zor olduğu bilinir. Belki de biraz faha fazla üzerine düşülmeli, Üniversitelerde sadece bir kaç kişinin bildiği şekilde değil Mimarlık Fakültelerinde bir kaç on kişinin bildiği halde olmalı. Ama vur deyince öldrümemek gerekli.

Kısaca Balyan'ların durumuna gelince. "Mimar Sinan'ın şu şu eserini kendisinin yaptığı büyük bir yalandır" ne kadar abes ise bu da öyle. Mimar Sinan Hassa mimarı tabii ki emrinde himayesinde ve gözetiminde bir sürü mimarı var ve onlara verdiği yönergelerle yapılmış bir sürü eser var. Bunlar Mimar Sinan'ın değildir demek de abes, bunlar sadece Mimar Sinan'ın demek de abes.

Biraz daha ilmi yaklaşılması ve "çok büyük yalanmış" gibi varsa yanlış bilinen şeyin "yalan" hem de "çok büyük" diye tanımlanmaması gerekir. Bunun bilinmesi gereklidir ve bilim dalıdır. Magazinel değildir.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA

Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler?

Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler


TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ
ayasofya Şu anda online   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-04-2008, 13:36   #40
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 577
Mimarlık tarihi mimarlık bölümünün en önemli derslerinden birisi. Fakat nedense öğrenciler mimarlık tarihini yetrince önemsemezler. şanslıyım ki okulda mimarlık tarihini çok sevdiren ve öğreten hocalarımız vardı başımızda. Fakat toplam 6 dönemden oluşan mimarlık tarihi bizim için yeterli değil. Bana bir seçenek sunulsaydı, ingilizce hazırlık mı istersin , yoksa mimarlık tarihi, sanat tarihi ve osmanlıca içeren 'MİMARLIRLIĞA HAZIRLIK ' mı diye, düşünmeden 2. yi seçerdim. İngilizceyi zaten öğrendik, dışardan da öğrenme olanakları çeşitli. Ama bazı şeyler yerinde ve zamanında öğrenilmeyince birdaha şans olmuyor.

Az da olsa Osmanlıcayı anlayabilmemiz , Türkiye'de ki mimarların bir bölümünün anlayabilmesi 'mimarlıkta kendi çıkış yolumuzu bulmamız için çok faydalı olabilirdi'. Eminim birçok gizli kalmış, çıkış noktaları bulabileceğimiz konular su yüzüne çıkacaktır.

Corbusier, Wright,Alvar Aalto , nasıl beynimize kazındıysa 'bütün fiziksel çevremizi saran binaları yapanları da beynimize kazıyabilmeli, özümseyebilmeliydik ve hatta onlar üzerine yazılmış eleştiriler okuyabilmeliydik. Ama biz sadece Sinan ve nicelerini en tepeye koymak yada istemediklerimizi yerin dibine geçirmeyi seçerek kendimizi tatmin ettik.
Ben buna yabancı kaldığımız için sansasyon peşinde koştuğumuzu düşünüyorum, özüne inemediğimiz için.
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-04-2008, 15:30   #41
Yönetici
 
architurk'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 03-08-2003
Mesaj: 462
Blog Mesajları: 2
Alıntı:
Orijinal metin RedRapsody tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
...Bana bir seçenek sunulsaydı, ingilizce hazırlık mı istersin , yoksa mimarlık tarihi, sanat tarihi ve osmanlıca içeren 'MİMARLIRLIĞA HAZIRLIK ' mı diye, düşünmeden 2. yi seçerdim. İngilizceyi zaten öğrendik, dışardan da öğrenme olanakları çeşitli. Ama bazı şeyler yerinde ve zamanında öğrenilmeyince birdaha şans olmuyor.

Az da olsa Osmanlıcayı anlayabilmemiz , Türkiye'de ki mimarların bir bölümünün anlayabilmesi 'mimarlıkta kendi çıkış yolumuzu bulmamız için çok faydalı olabilirdi'. Eminim birçok gizli kalmış, çıkış noktaları bulabileceğimiz konular su yüzüne çıkacaktır.
Size hak vermekle birlikte, birara heves etmiş, en azından okumayı sökmeye çalışmış biri olarak, Osmanlıca öğrenmenin hiç de kolay olmadığını belirtmek isterim. Öncelikle Arap Elifbe'sindeki (alfabe ya da abecesi de diyebiliriz) sesli harflerin yetersiz kalması nedeniyle bugün halen kullanmakta olduğumuz Türkçe kelimeleri bile zar zor okuyabilmek şöyle dursun, bugün kullanmadığımız, bize yabancılaşan Arapça, Farsça, vs dillerdeki kelimelerin okunabilmesi bile (ki anlamak bu dilleri de bilmeyi gerektiriyordur herhalde) uzun yıllar çalışmak gerektiriyor. Üstüne üstlük hemen her dönemin Osmanlıca'sı farklılıklar gösteriyor bildiğim kadarıyla. Bunların üzerine bir de elyazısını okuma zorluğu eklenince... Demek istediğim öyle bir iki senede kotarılacak bir iş değil bu!

Mimarlık bölümüne girişi bilemeyeceğim, ama mesela restorasyon bölümlerinde Osmanlı dönemi ile ilgili yüksek lisans yaparken belki Osmanlıca da bilinmesi faydalı olabilir ve beklenebilir. Bildiğim kadarıyla büyük şehirlerde Osmanlıca dersleri veren kurumlar da var. Kitaptan öğrenmek zordur ama kaynak yok değil! Heves edenlerin önündeki tek engel vakit ayırmak ve sabretmek oluyor galiba?
__________________
"(...)Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim diz boyu sulara
Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum (...)" T. Uyar
architurk offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-04-2008, 15:41   #42
Yönetici
 
lumina'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.530
Tek engeli vakit ayırmak ve sabretmek olarak tanımlamanın haklı bir yanı olabilir ama bunun tek ve meselenin üstünü örten bir bahane haline gelmesi de bir o kadar haksız, bence. Herkes arşiv uzmanı olmak zorunda değil. Mesele Osmanlıca öğrenip öğrenmemenin dışında arşivlerde onca veriyi bilgi üretimi için dolaşıma sokma konusundaki arzu eksikliği. Çeşitli bakış açılarının türeyebilmesi önünde Osmanlıca sanki pratik ve dolayısıyla bürokratik bir engel gibi duruyor. Korkular, hayatın başka alanlarında olduğu gibi burada da karşımızda sanırım.
lumina offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-04-2008, 21:59   #43
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 577
Alıntı:
Orijinal metin lumina tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Tek engeli vakit ayırmak ve sabretmek olarak tanımlamanın haklı bir yanı olabilir ama bunun tek ve meselenin üstünü örten bir bahane haline gelmesi de bir o kadar haksız, bence.
Katılıyorum düşüncenize.
Osmanlıca belki zor bir dil, ama öğrenilemeyecek bir dil değil. Enazından her restorasyon yüksek lisansında Osmanlıca bilen birisi olmalı diye düşünüyorum.
Restitüsyon çizimlerinde duvardaki Osmanlıca yazıları, Arapça yazıları sadece figür olarak algılıyoruz. Kafadan atıp, ne yazdığını anlamadan bir takım çizimler yapıyoruz bazan. Bundan bahsediyorum, işte 'uzman' insan orada kendi konusuna yabancılaşıyor bir anda. Bu da sahiplenemediğimiz bir mimarlık mirasını sırtımıza yüklüyor. Sonra ne yapıyoruz, kaçıyoruz, restorasyon konusunu üniversitelere bırakıyoruz, restorasyon projeleri ordan oraya sürünüyor yıllarca. Harcanan emekler, kaybedilen zaman, telef olan anıtlar, restorasyondan uzaklaşan mimarlar... Bir türlü bulamadığımız kimliğimiz. Aralarında esrarengiz bir bağlantı yok mu?
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-04-2008, 22:20   #44
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 16-05-2007
Mesaj: 46
Alıntı:
Orijinal metin ayasofya tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Çevirme öğrenme işi gereksiz değildir.
Kimse de bunu demez bence.

Ancak herşey gibi bunu abartmamak gerekir. "Her mimar Osmanlıca öğrenmek zorundadır" gibi.

Osmanlıca'nın zor olduğu bilinir. Belki de biraz faha fazla üzerine düşülmeli, Üniversitelerde sadece bir kaç kişinin bildiği şekilde değil Mimarlık Fakültelerinde bir kaç on kişinin bildiği halde olmalı. Ama vur deyince öldrümemek gerekli.

Kısaca Balyan'ların durumuna gelince. "Mimar Sinan'ın şu şu eserini kendisinin yaptığı büyük bir yalandır" ne kadar abes ise bu da öyle. Mimar Sinan Hassa mimarı tabii ki emrinde himayesinde ve gözetiminde bir sürü mimarı var ve onlara verdiği yönergelerle yapılmış bir sürü eser var. Bunlar Mimar Sinan'ın değildir demek de abes, bunlar sadece Mimar Sinan'ın demek de abes.

Biraz daha ilmi yaklaşılması ve "çok büyük yalanmış" gibi varsa yanlış bilinen şeyin "yalan" hem de "çok büyük" diye tanımlanmaması gerekir. Bunun bilinmesi gereklidir ve bilim dalıdır. Magazinel değildir.
Katılıyorum, daha doğrusu ben de önceden bu şekilde düşündüğümü ifade etmiştim Balyanlar konusunda. Evet, konuya ilmi yaklaşılması ve popülerlikten kaçınılması konunun sıhhati açısından faydalıdır.
Osmanlıca konusunda da size katılıyorum, içimizden bütün mimarlar Osmanlıca'dan anlamalıdır, onu iyi öğrenmelidir gibi bir şey de teklif etmiyorum. Sadece içimizden tarihine, sanatına, düşüncesine kısaca Osmanlıca'ya ve Arapça'ya yabancı kalmayan mimarların, sanat tarihçilerinin yetişmesinin Türk Mimarisi'ne ciddi bir ivme kazandıracağını ve onun seviyesini yükselteceğini düşünüyorum. Hatta diyorum ki, bizim için tarihte mitolojik olarak ele alınan şeyleri de tartışalım, bu konunun da felsefesini irdeleyelim. Ama şahsen şunu söylemeliyim ki, üniversitede Osmanlıca öğrenmenin gerekliliğinden bahsettiğiniz zaman, bir anda anlaşılmaz, yabancı hatta gerici ve yobaz olabiliyorsunuz. Ve benim hocalarım da ortada mimar diye, akademisyen diye dolaşıyor. Peh!
__________________
''insan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir ise o insan kaybolmuştur.''
ellenkeyzen offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-04-2008, 22:30   #45
Yönetici
 
ayasofya'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 15-01-2002
Mesaj: 5.471
Blog Mesajları: 16
Osmanlıca öğrenmenin gericilik olduğunu düşünenin ilericiliğine şaşarım.

Cami tasarlayan ve çizenin de böyle olması gerektiğini düşünenler de var. O yüzden cami tasarlanmıyor ülkemizde.

Diğer yandan biz de şanssız durumdayız. Ecdadımızın ne dediğini ne yazdığını öğrenmek için ciddi çaba sarfetmek zorundayız. Ancak bu mazeret olamaz. Çoğu ciddi tarihçi latince öğrenir. Latince ölü bir dildir. Konuşulmaz. Ama bilirler.

Osmanlıca'ya hat sanatı yüzünden ilgi duydum. Hala da debelenir dururum.

Bir öğretim görevlisi olarak az da olsa fakültelerde altlık verilmesi taraftarıyım.
Mesela ilgili öğrenciler için seçmeli ders olarak konulabilir. Çok da iyi olur bence.

Teşekkürler.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA

Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler?

Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler


TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ
ayasofya Şu anda online   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 11:15.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177