![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Yönetici
|
Faşizm ve Mimarlık
Açıkçası "Faşist Mimari" ile "Faşist Dönemi Mimarisi" farklı anlamlar barındırıyor.
Ben açıkçası o dönemde, faşistlerin önden gittikleri mimarinin çok da kötü olmadığını anıtsallıkla ön planda olduğunu düşünüyorum. Ne Dolmabahçe Satdı ne de TBMM cephesi ne de Ankara Garı ben çok irite etmiyor. Faşistlik namına aman ha, ha şa hiç bir eylemim düşüncem olmamıştır olmayacaktır ve inşallah olmaz ama bu tür etkileri beğenmiyor değilim. Laleli'deki İstanbul Üniversitesi kampüsü -ki Sedad Hakkı'nın eseridir-, faşist mimari örneği olarak betimlenebilir bu durumda ki bence yanlıştır. Almanların ve dünya savaşı öncesi ve sonrasındaki faşistlerin etkisi vardır belki ama Anıtkabri kötü bir cephe örneği olarak da görmem faşist bir örnek de. Olsa olsa o dönemin etkisidir ve aynen etkilenilmiştir. Atatürk'ün Florya köşkü için de aynı şeyi diyemeyiz. Yani Faşizm'in mimarlığa etkisi vardır. Halktan kopuk büyük ve anıtsal. Ama bunun Faşizm sayesinde geldiğini düşünmemek gerekir. O dönem birbirlerini etkilemiş olabilirler ama bu tür binalar faşist düşüncenin ürünü değildir bence bir tarzdır bir akımdır.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ En son ayasofya tarafından düzenlendi : 27-02-2008 11:21. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Zevkler ve renkler tartışılmaz - dünyada 6 milyar insan, dolayısıyla 6 milyar farklı bakış açısı var.
Ben ise Faşist mimariyi (veya "politically correct" olmak gerekirse "Faşist dönem" mimarisini) daima biraz grotesk, gayri-hümanist proporsiyonlara sahip (devlet otoritesini yüceltmek için insanı küçülten) ve soğuk yüzlü buldum (büyük clean-cut taş bloklardan oluşan soğuk "dikdörtgen" cepheler (özellikle Alman faşist mimarisinde) veya "kemerli" arkadlar (özellikle Roma dönemindeki "süper güce" duyulan nostaljiyi betimleyen İtalyan faşist mimarisinde).) Bu türden "devletsel rüküş" (bence) tasarımları pek çekici bulmuyorum; ki bu bina ve anıtların çoğu aslında antik çağ mimarisine ait öğelerin --onları güzel kılan detaylarından arındırılarak-- yeniden yorumlanmasıdır (örneğin Zeppelinfeld'deki kürsü, Bergama'daki (bugün Berlin'deki) Zeus Altarı'ndan esinlenmiştir, ancak Zeus Altarı kadar güzel ve zarif değildir.) Antik çağda yaşamış Yunanlı bir heykeltraşın, Faşist dönem mimarisine ait eserlerdeki cephe süslemelerine bakıp da beğeneceğini sanmıyorum, ve bu konuda onu suçlayamam. Elbette ki "tarihe saygı" açısından bu döneme ait eserler korunmalı, ama bence güzel değiller. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Şu sıralar rahmetli Uğur Mumcu'nun Facebook'ta forward edilen ilginç bir videosu var. Bu videonun başında Mumcu ilginç bir tanımlama yapıyor: "Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devrimi yaptı. Hukuk devrimi, Batılı yasaların 'resepsiyon' yoluyla Türkiye'ye getirilmesi demek. İtalya'dan ceza yasası aldık, Fransa'dan idare hukuku ilkeleri aldık, İsviçre'den medeni hukuku aldık, Almanya'dan ceza yargılaması hukukunu aldık... ...Türk vatandaşı, İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza mahkemeleri yasalarına göre yargılanan, Fransız idare hukukuna göre idare edilen ve İslam hukukuna göre gömülen kişidir..."
Türkiye o yıllarda hızla "medenileşme" çabası içindeydi, ve "zaman kazanmak, bir an önce bunu başarabilmek" için de "medeni" görülen Batılı devletlerden "uygun görülen" pek çok şey, doğrudan ithal edildi. Aynı şey güzel sanatlar ve dönemin mimarlık akımları konusunda da oldu. Faşist mimarinin kendine has bir "sembol dili" var, ve bu sembol diline ait öğeler (örneğin Roma İmparatorluğu'nun sembolü olan ve onun kudretine duyulan özlemi ifade edip Faşistler tarafından çok sevilen "kartal" figürü) üzerinde fazla kafa yorulmadan, sadece "o dönemde moda olduğu" için bizim tarafımızdan da ithal edildi. Ankara'daki Demiryolları ve Liman İşletmeleri Binası bunun belki de en güzel örneği: ![]() Bu bina, Türkiye'deki tüm Faşist dönem binaları içinde Nazi Almanyası'ndaki Faşist mimari tarza en yakın olanıdır. Hatta binanın ön cephesinde yer alan TCDD logosundaki "kartal kanadı" figürü bile, olabildiğince "Nazi kartalı" tarzında ve "dikdörtgensel" olarak betimlenmiştir. ![]() Anıtkabir'in bahçe duvarlarındaki kabartma figürleri de aslında "ideolojik" bir tarzın farkında olmadan ithalinden ibaret: Faşist mimari, antik "Aryan" (ki bu tanımlama Naziler tarafından yanlış yapılmıştır, doğrusu "Nordic" olacak çünkü "Aryan" ırkı aslında İran kökenlidir) kültürüne ait heykel ve kabartmalara (ki bu heykel ve kabartmalar, antik Yunan/Roma heykellerine göre son derece sade ve ilkeldiler) değer vererek bunların tarzını yüceltmiştir. ![]() ![]() ![]() ![]() O dönemin Komünist mimarisi ve güzel sanatları da bu Faşist akımdan etkilenmiş ve benzer "antik Ari ırk heykelleri tarzında" minimal ifadeli/detaylı ve orantısal mükemmeliyet yoksunu heykel ve kabartmalar ortaya çıkarmıştır. Yine o dönemde yaşayan Pablo Picasso da ister istemez bu akımlardan etkilendi tabii ki (zaten onun tarzına da çok uygundu aslında.) |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Yönetici
|
"Faşizm ve Mimarlık" başlıklı yeni konuyu oluşturarak ilgili mesajları Beşiktaş Stadı konusundan buraya taşıdım.
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Yönetici
|
Ömer Yılmaz teşekkürler.
Ben de ilk mesajımı ona göre revize edeceğim. Ancak Kazansky bana kızmasın, ben TCDD Garı'nı çok severim. Kızmak yok. Nedense hoşuma gidiyor.(Şimdi kendimi sorgulamaya başladım iyi mi) Brazil diye bir film vardır. Vasra yok mimarlık ve sinema diyip işin ruhunu öldüren, ağızda sakız yapanları da gördüm ama Brazil'deki mekanlar da hoşuma gider ki filmde ciddi eleştirilir o mekanlar. Tam istediğim gibi bir sahne vardır ama şimdi filmi açamayacağım. Açtığımda hemen çalarım görüntü sizinle paylaşırım. İş başvurusunda bulunduğu sahne. Mükemmeldir. Burası bir lokanta. ![]() ![]() Meşhur otomobil. Bu arada Brazil'i seyrediniz. Bana hak vereceksiniz. Kartal hikayesine gelince. T.C. Yeditepe Üniversitesi'nin de kapılarında bacalarında kartallar var. Beşiktaşlılar kızacak onlardan önce bunlar var. Resim Mimarlık Fakültesi Taç Kapısı. Sayın Bedrettin Dalan'ın bizzat kendisi tasarladığın beyan etmişti bir konuşmasında.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.406
|
Bildigim kadariyla, TCDD logosu da zaten bir Alman tasarimcinin isi. O yüzden kartallar normal. Ben ne Anitkabir'deki heykelleri ne de Gar binasini kötü bulmuyorum. Tam tersine Ankara'da o dönemde yapilan binalar bence oldukca da "güzel". Güzel kelimesini de bilerek kullandim. Yukarda "güzel" kelimesi kullanildigi için.
Ben bir mimari projenin "güzel" ve "çirkin" olarak degerlendirilebildigini de ilk kez burda gördüm. ![]() ![]() ![]() Ankara Gari da söyle birseydir. ![]() ![]() BU da logo. En son Çetin Tüker tarafından düzenlendi : 28-02-2008 00:51. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.406
|
Bu da bir "fasist dönem " tasarimi. Hatta bu iste bizzat Hitler'in parmagi var. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yönetici
|
Keşke Hitler'e "yeteneksiz" demeselerdi de girdiği sanat okulunda devam etseydi de dünyanın başına dert olmasaymış. (Bütün bu hitabet sanatı zorlaması, yeteneksiz olduğu resim konusundaki takıntısı yüzünden meydana gelmiş)
Çetin'cim bu rengi şahane vosvos'u bizimle paylaştığım için çok teşekkürler. ezbere çizebildiğim yegane tasrımdır. Ezbere çizerim bunu defalarca hiç de sıkılmam.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Yönetici
|
Bu arada rahmetli babam da mimardır benim. Eh onun da teknik resim dahil tüm önemli derslerini Almanya'dan kaçan daha çok yahudi kökenli (Ülkemiz iyi bir sığınak olmuştur) hocalardan almıştır.
Bana teknik yazı yazmayı, tipografiyi ve genel tasarım olgularını daha lisede biraz da zorla öğretmiştir. Ama çok kaymağını yedim çokkkkk. Aslında "Almansevmez" biri olarak yine de genel olarak tasarım ve teknik açıdan çok dikkatli incelenmesi gerek bir dönem. (Not: Irkçılık yapmayayım ama ben asıl "Fransızsevmeyen" lerdenim. Ama Paris'e gidilecek, Fransız mimarlardan feyz alınacak, ders alınacak, denirse ilk ben koşarım. Ancak muhabbet edilecek ve Fransa e Fransızca hakkında bitmez tükenmez kendinibeğenmişliğe gelemiyorum. Kızmak yok) NOT: Brazil'i seyrediniz seyrettiriniz.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ En son ayasofya tarafından düzenlendi : 27-02-2008 11:50. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 20-06-2002
Mesaj: 443
|
Tol dergisi, sayı:2, sayfa:21, "Öteki Hitler", Beyhan-Hakan Hisarlıgil
__________________
Murat Çağıl Kamu yapıları yarışmayla projelendirilmeli. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-01-2008
Mesaj: 2
|
Mimarlık kültürle ilgili. Oysa faşizm yönetim biçimi.Kafamızda olan tabi ki çizgilerimize yansıyor.
Ankara garı ve Anıtkabir gibi yapıları simgeleştiren de kültür bence. İki yapıda o günü koşullara göre çok iyi etüt edilmiş ve projelendirilmiş. Ama faşizmin etkileri sert çizgi ve detaylarda kendini gösteriyor. Dönem dönem bu etkileri görebiliyorsunuz faşizm yada başka bir şey. Örneğin son dönem de ülkemizde görülen ,özellikle belediyecilik alanında ki yapılar. Belediye binaları ve belediyeler tarafından yaptırılan farklı amaçlardaki yapılar. Türk ve osmanlı kültürü karışımı veya bunlara benzetilmek istenen yapılar ve camiler. Selçuklu mimarisine benzetilmek istenen çarşı ve idari binalar. Büyükçekmece bunlarla dolu.Ne türk mimarisine benziyor nede selçuklu mimarisine. Hiç unutmuyorum, öğrenci iken bir cami restorasyonu ( Fındıkzade 'de) yapacaktık.Pencere kemerleri caminin yapıldığı dönemin mimarisine uymuyor diye 4-5 kez cephe çizmek zorunda kalmıştım.Şimdi bu işi duvarcılar çok kolay çözüyorlar! Sonuç olarak bizi etkileyenin kültürümüz ve eğitimimiz olmalı diye düşünüyorum. sevgilerimle.
__________________
Kalender En son mehmetkalender52@hotmail. tarafından düzenlendi : 28-02-2008 10:04. Nedeni: eksik harf |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Yönetici
|
Kalender'e katılıyorum. O yüzden "faşist mimari" yerine "faşist dönem mimarisi" kullnılması gerekli demiştim. Kalender benden daha iyi açıklamış.
Teşekkürler.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Ankara Garı'nı (Faşist mimari örneği olmasına rağmen) ben de severim (tıpkı Roma Termini veya Floransa Santa Maria Novella tren istasyonlarını sevdiğim gibi - onlar da Faşist mimari ama nispeten zarif, özellikle Floransa'daki.)
"TCDD Binası" derken aslında "Demiryolları ve Liman İşletmeleri Binası"'nı kastetmiştim (yukarıda resmini koyduğum bina, Ankara Garı değil) o yüzden hata benden kaynaklanıyor (yanlış anlaşıldım.) |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Bu arada Brazil'i seyrettim (Sinema dersinde) ve bence de güzel bir film
![]() 1930'ların mimarisi (Art Deco) güzeldir ve Faşist mimariyi de zarif hale getiren aslında Art Deco akımına ait detaylardır. Yeditepe Üniversitesi'nin girişindeki çift başlı Selçuklu Kartalı'nın (Türk Polisi logosunda da var) kökeni ise çift başlı Bizans Kartalı'dır (bu kartalı sadece Anadolu Selçukluları değil, pek çok ülke taklit etmiştir: Rusya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Sırbistan, Arnavutluk, vs...) Zaten Anadolu Selçukluları kendilerine "Rûm Selçuklu" diyorlardı (eskiden Anadolu da bizim için "Rumeli" idi, sonradan bu tabir Balkan yarımadası için kullanıldı.) Kartal başlarından soldaki Roma'ya (Batı'daki Pars Occidentalis) sağdaki ise Constantinopolis'e (Doğu'daki Pars Orientalis) bakar; yani tek başlı Roma Kartalı'nın çift başlı hale gelmesindeki asıl sebep, I. Theodosius'un M.S. 395'teki ölümünden sonra Roma İmparatorluğu'nun onun iki oğlu arasında ikiye bölünmesidir. Bu çift başlı kartal figürü, İstanbul kent surlarının duvarlarında da mermer bloklar üzerine işlenmiştir. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Bu da tipik bir Art Deco tasarım örneği:
![]() Art Deco ile Faşist'i birbirinden ayırmak gerek; her ne kadar Faşist mimaride Art Deco etkisi olsa da (zaten Ankara Garı, Roma Termini ve Floransa Santa Maria Novella gibi "Faşist" tren istasyonlarını nispeten "zarif" hale getiren de, içlerindeki Art Deco detaylardır.) Benim en sevdiğim Art Deco binalar ise New York'taki Chrysler Building ve Empire State Building. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|