![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#61 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Ayrıca Artificial Intelligence isimli arkadaşımızın, -muhalif olmak için- bu camiye binaya aslında maksadı aşan yüklemeler yaptığını görüyorum. (Örneğin "gönderme") "Hah şimdi bir şeyler konuşmaya başladık" yazmak daha da ayıp ya. Yani bir öğretmenin sınıfı tartışmaya katabilmesi gibi. O kadar yazılanlar yazı değil mi? Konu basit efendiler. Camilerimizi çok kutsal görüyoruz. (Sorun yok) O kadar kutsal görüyoruz ki onlardan minare ve kubbeyi görmemek katliammış gibi geliyor. Ve yine o kadar kutsal görülüyor ki kubbe ve minare olsun da ne olursa olsun camiye tamam diyoruz. Farklı cami formaları aramak abes ve zorlama kaçıyor. Ve tabii ayıp ve biraz da tanrı tanımazlık olarak görülüyor. Ben bu konuyu açarken bunların da düşünülmesini hayal etmiştim. En azından ben öyle düşünmüştüm. Gelin görün ki "hah şimdi konuşulmaya başlandı" şeklindeki garip yorumlar konunun açılamasının tesadüfi olduğu gibi düşünülmesine neden olabilir ki külliyen yanlıştır. Türkiye'de başarılı bir cami yorumu var mıdır. Vardır tabii. Ben çok çok hem de çok başarılı bulurum. http://www.erkanince.com/pictures/mi...mir/14over.jpg Derinkuyu'da. İşte budur.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
|
#62 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-01-2007
Mesaj: 96
|
son verdiğiniz linkte ki örnek oldukça ilginç görünüyor. Acaba elinizde buraya koyabiliceğiniz daha iyi kalitede resim var mı?
|
|
|
|
|
|
#63 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-10-2004
Mesaj: 93
|
En kötü uygulanmış minare örneklerinden biri olarak isminin "İbrahim Tatlıses Camisi" olduğundan şüphelendiğim Karadeniz otoyolu Ordu-Giresun arasında bulunan bu caminin minaresini gösterebilirim.
Cami bildiğiniz kahverengi-koyuyeşil taş sıva kaplıydı, ama üzerinde kilim deseni olup olmadığını hatırlamıyorum.. Minareyse kendinden dokulu beyaz bir malzemeyle yapilip bu müthiş renklerde yagliboya ile boyanmisti. |
|
|
|
|
|
#64 |
|
Yönetici
|
Evet bu da iyiymiş
Derinkuyu'daki cami hakkında görüntüler. Wowturkey sitesi dışarıya link verdirmiyor belli. O yüzden size direkt derinkuyu sayfasını linkliyorum. Hem de telif problemi olmuyor böylece. Nevşehir - Derinkuyu Bir de 11 katlı yeraltı şehrinin resimlerine de göz atabilirsiniz. Zavallım 1971'de başlamış 1989'da bitmiş. Hikayesi de ilginç tabii. Böyle bir cami yapmak için ancak belediye başkanı olmak gerekir. Tabii ki kendine buna adamak. Sonra da taşlanmak (bu cami az taşlanmamış) 18 yılda bitirilememiş.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#65 |
|
Yönetici
|
Belediye başkanı ve ilk heykeltraşlarımızdan Hakkı Atamulu hakkında bilgi
Melagübü yani Derinkuyu ilçesinde 1912 yılında doğdu. Bursa ve İstanbulda okudu. Güzel Sanatlar Akademisini 1938 yılında bitirdi. II.Dünya savaşı başlayıncaya kadar Almanya'da heykel sanatçılarının atolyelerinde Frankfurt ve Berlin'de Garbo ve Arno Brekke'in yanında mesleğini ilerletti. Türkiye'ye döndükten sonra tek başına ve başka bir heykeltraşla birlikte bir çok şehrimize anıtlar yaptı. Malatya'da Atatürk ve İnönü heykelini İstanbul Üniversitesindeki gençlik anıtını, Nevşehir'de Damat İbrahim Paşa ve Atatürk anıtlarını tamamladı. Samsun'daki ilkadım anıtını, Erzurum'daki Atatürk heykeli, Kongre anıtı da onun eseridir. 1960 Yılında Kendi kasabasına yerleşti. Derinkuyuyu anıtlarla süslü bayındır bir kent yapmak için çok uğraştı. Derinkuyu'da kurduğu kültür sitesine Türkiye'nin en yüksek Atatürk anıtını yaptı. Bu sitede güzel park, gezinti yerleri, yüzme havuzu, irili ufaklı bir çok haykel, gazinolar, açık hava tiyatrosu yeralmaktadır. Ayrıca Bu sitenıin içine yaptığı caminin üçgen bir minaresi vardır. bir kısım kişiler şeytan minaresi dedikleri için cami hizmete açılmamıştır. İki kez Derinkuyu belediye başkanlığı yapan Hakkı Atamulu bügün de Derinkuyu'da yaşamakta ve eserlerine yaratmayı sürdürmektedir. --- (Ne yazık şu anda yaşamıyor)
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#66 |
|
Yönetici
|
Derinkuyu'daki camiyi çok severim ben de. Yine yakın bir bölgede (herhalde 2-3 saat mesafede) Darende'de de iyi bir cami vardı. Bir kez görmüştüm sonra internette bir yerlerde rastlayıp bir daha da bulamadım.
|
|
|
|
|
|
#67 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Derinkuyu'daki örnek güzel bir çalışma bence de...Her ne kadar tekil kalmaya mahkumsa da...
Ordu-Giresun yolundaki camiyi geçerken ben de görmüştüm. İnsan bazen yanlış mı gördüm acaba deyip gözlerini ovalıyor güzel ülkemde ....Keşke (tabi alınacak çok örnek o çevrede ama) Çarşamba'daki Çivisiz Camii'nden biraz etkilenselerdi.... |
|
|
|
|
|
#68 |
|
Yönetici
|
Yarın Arkitera Kampüste projesi için Eskişehir'de olacağım. Organize Sanayi Bölgesi'ndeki camiye bir göz atmaya çalışırım. Daha önce de görmüştüm ama vakitsizlikten dışından bile fotoğraf çekememiştim.
|
|
|
|
|
|
#69 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 254
|
derinkuyu camisi cephesine bakış
Konuyla ilgili başka bir tartışmada belirttiğim gibi.Milletimiz Kubbe altında namaz kılmayı daha makbül görüyor.Bunun sebebini ben yine eğitim yetersizliğine bağlıyorum.Halkımız karakter olarak değişime mesafeli bir toplum .Bu yüzden tarihi göndermelere karşı bir zaafa sahip.Bunu sadece camide değil diğer kamu yapılarında da görüyoruz zaten.
Anadolunun ortasında derinkuyu camisi gibi "marjinal"bir yapının kabul görmesi zor olmuştur kanımca ve eminim halada öyledir Dinlenme tesisi ve benzinliklerdeki mescidlere gelince.Forumda görünen yine oldukça iyi örnek.İnsanı dumurdan dumura sürükleyen bir dolu örnek gösterebilirim .Benim gibi çok zor beyenen birisinin bile beyeneceği gerçekten hoş örneklerde gördüm .Bun sorunun kaynağını estetik kaygılara sahip olmayan vatandaşın ucuz ,pratik çözüm arayışı olarak görüyorum ve zamanla aşılacağını düşünüyorum.
__________________
Veni, vidi, vici En son mimar mahmut tarafından düzenlendi : 08-11-2007 11:57. |
|
|
|
|
|
#70 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Kubbe altında namaz kılmak istemek veya kubbe görmek istemek veya projelerinde kubbeyi kullanmak istemek bence hala bu şekilde eleştirilecek bir konu değil. Sorun kubbede değil, cami tasarımı anlayışında. Bizler mimarlar olarak inatla halka kubbeyi unutturmaya çalışırsak, halk da işte inatla bunu yaşatmaya çalışıyor. Sorun sadece halkta değil yani. Bence problemin önemli kısmı bizde...
Yolu gösterecek olan biziz ama o liderliği yapamadığımız için ağırlık kulelerinin olması gereken yerlerden minareler çıkan, tenekeden minareleri olan, yeşil sarı boyanmış renkleri olan, apartman misali yükselmiş ve üstünde küçücük kubbesi olan, güdük bir haremi ve üç şerefeli minareleri olan binlerce örnek görmemiz de kaçınılmaz. Sorun halkı suçlayarak çözülmüyor maalesef. |
|
|
|
|
|
#71 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 254
|
Mesele suçlamak değilde..Halkın bu yöndeki talebini eleştirmek.Sonuçta talep eden halktır.Bir çok platformda bu konuyu açtım eğitimi veya eğitimsiz farketmiyor.Sizde söylüyorsunuz zaten "Bizler mimarlar olarak inatla halka kubbeyi unutturmaya çalışırsak, halk da işte inatla bunu yaşatmaya çalışıyor". Eminimki elimize fırsat geçse hiç bir mimar kubbeli cami tasarlamak istemez.Bence bütün kabahat talep edende .
Liderlik meselesine gelince emin olun sürtüşmek hatta kavga etmek pahasına elimden geleni ardıma koymuyorum.Ama "kubbe fetişizmi"o kadar yerleşmişki. Ya ciddiye alınmıyorum yada dinde reformcu olup tepki görüyorum .Kimseye yapılan israfı anlatamıyorum .Eğitim şart ![]() Siyasi irade halkı yönledireceğine halkın dümen suyundan gittikçe yada bir iki nesil değişmedikçe bu iş çözülmez.
__________________
Veni, vidi, vici |
|
|
|
|
|
#72 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
|
|
|
|
|
|
#73 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 254
|
.......
__________________
Veni, vidi, vici |
|
|
|
|
|
#74 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 243
|
Muhalif olmamak!
Alıntı:
''..............Ayrıca Artificial Intelligence isimli arkadaşımızın, -muhalif olmak için- bu camiye binaya aslında maksadı aşan yüklemeler yaptığını görüyorum. (Örneğin "gönderme").........'' demiş Ayasofya. Herhalde çok tutunuz kendinizi bunu söylememek için ama en sonunda bu tartışmanın üzerine geçen bir sürü yorumdan sonra (sizin yorumlarınız da dahil) sonunda patlayıp söyleyiverdiniz.Tutmayın kendinizi canım bu kadar.İçinizden geleni söyleyin. ![]() Hiçbirşeye muhalif olmuş gibi hissetmiyorum ki birde muhalif olmuş olmak için olayım üstüne.Ama size muhalif olmuşum (tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış ) farkında değilim. Hem muhalif olmuşsak biz olmuşuzdur...gene siz niye üzerinize alınıyorsunuz ve konuyu kişiselliğe çekiyorsunuz.Bırakın yorumum bana ait olsun.Maksat küssün.![]() Maksadını aşan yükleme dedikleriniz benim yüklemelerim değil .(basın ve tasarımcısının yüklemeleri) Ama bunları duymanıza sebebiyet vermek maksadını aşmaksa hiç üzerime alınmıyorum genede ki ben oradaki yazımı o camiyi beyazsaray'a benzeten ve maksadını aşmayan mimari eleştirel yorumuna yanıldığını söylemek için yazmıştım.Ama bu kadar abartılarak tepki alacağımı bilsem yazmazdım.Ha o da şimdi yanlış anlamasın.Beyazsaraya benzetilirken içerdiği ironiden değil şekilsel olarak alakasını bulmadığım için yazdım. Bakınız konu basit diyorsunuz ama sürekli siz alınıyorsunuz.Efendim. Tabi ki sınıf'ı tartışmaya çağırıyorum zira eleştiri biçimini yapay buluyorum.Gene söylüyorum buraya sayısı binleri aşan camiyi yerleştirebilirsiniz ancak eleştiri estetiği bağlamında konuyu belli bir yapıya oturtmayarak bunu sağlıklı bir biçimde yapamayınca üzüm yemek değil bağcıyı dövmek için yaparsınız bunu. Çabanın sonucu belirsiz. Anlamsız teşhir mekanizmanızın gerekcesini düzgün bir tartışma üslübu ile bilimsel olarak açıklayınız o halde.Benim çabam burada başlayan hareketin olumlu eylemsel bir çabaya dönüşmesi için gerekli altyapının araştırılmasının yolunu açmak üzerineydi sadece.Ama yorucu ise katılmayadabilirsiniz. Yoksa aslında burada kendi amacınıza kendiniz zarar vererek (bilinçli ya da bilinçsiz.)samimi olduğunuz izlenimini yıkan da gene sizsiniz bence. Bu konuda ciddi araştırma yapmış kaç isim var?Kaç makale var? ................. En son ArtificiaLIntelligence tarafından düzenlendi : 08-11-2007 15:28. |
|
|
|
|
|
|
#75 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-01-2007
Mesaj: 96
|
Link için teşekkürler, umarım birgün gidip bu camiyi gezebilirim, gerçekten gördüğüm kadarıyla çağının ötesinde. caminin çatısının ve minarenin aynı yüzeyin sadece basit geometrik parametrelerini değiştirerek oluşturulmaları ve bu iki elemanın aynı yüzeyin parçası olması çok güçlü bir fikir bence. aynı zamanda strüktürün nerede başlayıp nerede bittiğinden emin olamamak ve bunun heykelsi bir etkisi olması da.
Günümüzde tasarlanıcak modernist bir caminin bu ipuçlarından yola çıkabileceğini düşünüyorum. Islam sanatının önde çıkan öğelerinden biri olan mukarnasta da, strüktür ve süslemeler birbirlerinden ayrı düşünülemez, ve de tüm bunlar ayrıca akustik dağılımıda etki yapar. Bence mesele kubbe, minare meselesinden çok daha ötede. Bir camiyi cami yapan bana kalırsa (elbette birçok farklı tanımda yapılmalıdır, ancak bence en önemlisi olan) malzeme ve geometrinin birbiriyle olan, ayrılmaz, direk ilişkisidir. Bu ilişki ortada yoksa, gerisi sadece bir film seti gibi arkası boş kalmakta diye düşünüyorum. (Sanırım plastik minarelere, derme çatma kubbelere de bu yüzden tepki vermekteyiz. ) Elbette bir camiyi cami yapan yığınla sosyal - kültürel faktörlerin olduğunun farkındayım ancak hem cami de hemde genel olarak islam mimarlığında geometri - materyal bütünlüğünün ortaya çıkan formdan çok daha üstünde olduğunu düşünüyorum. Bu ilişkiyi "tektonik" diye de açıklıyamayız, çünkü mukarnasın karmaşıklığını sadece tektonikle de açıklamak mümkün değildir. Geometrik ilişkilerin karmaşası ile informe edilmiş bir malzeme bütünlüğü bence islam mimarisinin özünde yatmakta. Bu ilişki birazcık bile kavranıp ortaya çıkarıldığı zaman bile, form ve onu oluşturan elementlerin ötesinde bir (soyut) birliktelik gerçekleşebiliyor. Inançlı bir insan olmasam da, bu birlikteliğin inançlı olan insanlarda yaptığı etkiyi hayal edebiliyorum. Aşşağıda ki linki de (her ne kadar bir kilise olsada) bir referans olarak veriyorum: Brother Claus Field Şapeli - Peter Zumthor En son search tarafından düzenlendi : 09-11-2007 04:34. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| cami, cami mimarisi, cami tasarımı, kitsch |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|