![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.523
|
Uğur Tanyeli Kanal İZ'de
Digiturk kanallarından İZ'de (kanal 88) 20 Eylül 2007 Perşembe akşamı saat 22.30'da Uğur Tanyeli İstanbul Levent üzerine izlenimlerini aktaracak.
En son lumina tarafından düzenlendi : 20-09-2007 12:19. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-10-2006
Mesaj: 247
|
Uğur Tanyeli'nin 29 Eylül İZ TV Programından notlar
İz TV’de 29 Eylül Cumartesi, 11:30’da yayınlanan İstanbul’un Yüzleri 8 programında Uğur Tanyeli, Levent örneği üzerinden dönüşen kentlerle ilgili bilgiler aktardı. İşte notlar;
Uğur Tanyeli, Levent- Movenpick Otel’inin terasında başlayan programa, Levent’in İstanbul tarihi boyunca “İstanbul dönüşümünde kullanılabilir arsa” olarak görüldüğünden bahsederek giriş yaptı. Osmanlı döneminde kışla olarak kullanılan 4. Levent’in, 1949’ların başında konut ihtiyacının karşılanması için kurulan Emlak Bankası tarafından özellikle de Almanya’ya özgün bir tasarım yaklaşımı olan “Bahçekent” modeline dayanarak tasarlanan ve inşa edilmesinde değindi. Levent’in genelinden söz ederek, 4. Levent’e odaklanan programda, Uğur Tanyeli bu bölgenin aynı dönemde kurulmaya başlayan Ataköy’le benzerlikler taşındığını fakat oradan daha küçük bir alan kapladığını belirtti. 4. Levent’in kuruluşunu “banliyö talep etmeyen bir ülkede banliyö inşa etmek” olarak tanımlayan Tanyeli, 1950’lerde istenmeyen bir semt olduğunu, ‘60’larda çekici bulunduğunu, 70’lerden başlayarak ise İstanbul’un kuzeye başlayan gelişiminin odağı olduğunu belirtti. 1990’lardan başlayarak ise 4. Levent’in ikili bir değişim sürecine girdiğini; ilk olarak kentin içinden gelen bir büro talebini karşıladığını ve bunun sonucunda da rant alanına dönüştüğünü, büro talepleri nedeniyle fiyatların arttığını ve ofis kullanımına geçen konut yapılarının yıpranmaya başladığını vurguladı. Küçük iş yerlerine dönüşmenin getirdiği bu yıpranma ile 4. Levent’te bugün özgün halini koruyan tek bir duvar parçasının kalmadığını belirtti. İnşa edildiği dönemin sanat ve mimariyi birleştiren yapım yaklaşımının eserleri olan mozaik vs. gibi detayların iş yerleri tabelaları arasında nasıl görünmez olduğu –veya hiç kalmadığı- örneklerle ekrandaydı. Uğur Tanyeli, 1950 ve 1960’larda 4. Levent’in Türkiye’nin modernlik düşlerini gerçekleştiriyor gibi göründüğünü ve Türk toplumunun modernleşme ile kurduğu ilişkinin dönemin Türk filmleri gibi sanat eserlerine yansıdığında belirtti. Ardından da ‘50 ve ‘60ların Türk filmlerinde görünen 4. Levent’in aktarıldığı parçalarla program devam etti. Dönemin Türk filmlerinden kareler Tanyeli’nin şu sözleriyle bağlandı; “Türkiye’de 18. yy’dan bu yana her değişim kentsel mekanla uğraşır. Modernlik hem iyi hem de kötü olarak algılanır. .. . Bir kötülük ve iyilik mekanı olarak da Levent, bu ilginç kutupsallık içinde okunur, düşlenir ve görselleştirilir” Uğur Tanyeli, Levent’in imar planına da değindikten sonra İstanbul’un Yüzleri programın Levent genelindeki, konut-iş yeri oranından, trafik yükünden, iş merkezlerinin kullandığı su ve enerjiden bahsederek devam etti. Sunucunun “mahallelere karşı iş ve finans merkezi Levent” ifadeleriyle, nostaljik ve duygusal bir TV-ses tonuyla verdiği “Levent; iş merkezlerine yenik düşen mahsun mahalle” mesajlarına karşın, Levent’i değerlendiren Prof. Dr.Uğur Tanyeli’nin cümleleri rasyonel ve etkiliydi. “-4. Levent’i dolaştıktan sonra-... değişimin ne kadar haklı bulunabileceğini düşünüyoruz ve sonuçlarını yargılamakta güçlük çekiyoruz... Unutulmaması gereken -bütün bu değişimi- biz yapıyoruz. ‘Burası korunsun’ dediğimiz zaman burayı koruyacak kişi de biziz, korumayacak olan da.” “...Değişimin varlığını ve hepimizin bu değişimden meşru kar sağlama isteğini yadsıyamayız... Belirli bir uzlaşmaya varılması gerekiyor. Evet, rantı ve değişimi kabul edeceğiz ama nereye kadar rantı ve değişimi kabul edeceğimiz konusunda bir uzlaşmaya varacağız. Tüm bunları yapabilmek gerçek bir sivil toplum olmaktır. Kendimiz dışında genel bir suçlu aramak hatadır.” diyen Uğur Tanyeli son olarak ekledi; “Tüm talepleri yönetenin kendimiz olduğunu kabul etmeliyiz.” * Kaçırdığım, yanlış veya eksik ifade ettiğim noktalar varsa lütfen belirtin. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|