![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
|
Türkiye'de çağdaş mimarlığın önde gelen 20 eseri
MİMARLIK dergisinin başlattığı bir araştırmada
Türkiye’de çağdaş mimarlığın (1923-2003) önde gelen 20 eseri belirleniyor: “Sizce, 1923 – 2003 arasındaki 80 yıllık dönemde gerçekleşen, Türkiye çağdaş mimarlığının önde gelen 20 eseri hangileridir?” 20 yapıyı içeren listenizi (yapıları seçme kriterlerinizi varsa kısa açıklamalarınız) bekliyoruz. Mimarlık ürünleri, tek yapı ölçeğinden, yapı grubu ve yerleşkelerine kadar farklılaşan yapıları kapsayabilir; bunlar Türk mimarların ürünleri olabileceği gibi, yabancı mimarlar tarafından yapılmış da olabilir. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yönetici
|
Anadolu Kulübü, Turgut Cansever-Abdurrahman Hancı
Anıtkabir, Emin Onat-Orhan Arda Ankara Sergi Evi, Şevki Balmumcu Demir Tatil Köyü, Turgut Cansever Bademli'de Konut, Şevki Pekin Fenerbahçe Orduevi Komutan Tesisleri, Selim Velioğlu Florya Köşkü, Seyfi Arkan Gön 2. Yapı, Nevzat Sayın Halk Bankası (I.), Doğan Tekeli-Sami Sisa Hilton Oteli, SOM-Sedat Hakkı Eldem İMÇ, Doğan Tekeli-Sami Sisa-Metin Hepgüler Irmak Lisesi, Nevzat Sayın İstanbul AKM, Hayati Tabanlıoğlu İÜ Fen Edebiyat Fakültesi, Emin Onat-Sedat Hakkı Eldem Milli Reasürans Binası, Sevinç-Şandor Hadi ODTÜ Kampüsü, Behruz Çinici Sabah Gazetesi, Mehmet Konuralp Sheraton Oteli, AHE Türk Tarih Kurumu, Turgut Cansever Üçler Apartmanı, Seyfi Arkan |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-01-2003
Mesaj: 14
|
1. Milli Reasürans
2. Türk Tarih Kurumu 3. TBMM Camisi 4. ODTÜ Kampüsü 5. Taksim Sheraton 6. İMÇ Çarşısı 7. Florya Köşkü 8. Üçler Apartmanı 9. SSK Unkapanı Binası 10. Demir Tatil Köyü 11. OLBİA Sosyal Tesisi 12. AKM 13. Doğan Medya Center 14. Maya Residences 15. Bodrum Kervansaray Oteli 16. Irmak Lisesi 17. Ahşap Heykel Müzesi 18. Bilkent Oditoryumu 19. THY İstanbul ve Antalya Dış hat Terminalleri 20. Fenerbahçe Dalyan Sosyal Merkezi |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-12-2002
Mesaj: 40
|
[bence bu kumpanyanın adı
popüler statik tür mimarlığı seçkileri olmalı seçtiğiniz eserlerin neredeyse tamamına yakını çağdaş olarak adlandırılamaz bu çağda yapılmış olmaları onları çağdaş kılmaz mimarlığa ve topluma devrimci katkılarını sorun bu yapıların ozaman kimliklerini görmeniz kolaylaşır |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Sizin "çağdaş" önerilerinizi duymaktan memnuniyet duyarım. |
|
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-01-2003
Mesaj: 93
|
Alıntı:
İyi mimarlık bence topluma yeterince devrimci bir katkıdır. İyi mimarlık nedir diye sorarsanız: İnsana ve çevreye saygı ile biçimlenmiş, insan gereksinimlerini ciddiye almış ve yaşamı kolaylaştırmış mimarlık iyi mimarlıktır derim ben. Güneşe göre biçim almış, enerji etkin mimarlık (glenn murcutt gibi), teknolojinin olanaklarını kitlelerin kullanımına açmış mimarlık (renzo piano gibi) iyi mimarlıktır. İnsanların yaşama sevincine katkıda bulunan mimarlık yeterince devrimcidir. Burada Bauhaus ve Hannes Meyer'den ayrıntılı sözetmek isterdim. Sanırım Türkiye'ye dönmek daha doğru olacak. Türkiye'de iyi mimarlığın önünde inanılmaz engeller var, bildiğiniz gibi. Bunun önemli bir parçası da etik kaygıları önemsemeyen birçok mimarın ta kendileri oluyor. Ülkemizdeki bir avuç iyi mimarlık örneğini önemli yapan da, öncelikle büyük bir mücadele sonucu ortaya çıkmış olmaları. Kolayca küçümsenmeleri ise gerçekten trajik bir olay oluyor. Bir gün sizin yapıtlarınız da böyle küçümsemelerle karşılaşır mı bilemiyorum, umalım karşılaşmasın. Bu sorun içinde bulunduğumuz "aşağılık kompleksi" ile ilişkili. Burada ayrıntıya girmek güç, ama bunun erken cumhuriyet döneminde pek olmayıp, özellikle dış yardım sonrası yoğunlaşarak arttığını söylemek ilginç olabilir. "Popüler statik tür" tanımınızı iyi anlayamadım. Sanırım burada devrimci karşıtı bir anlam var. Ben de özellikle bazı devrimci nitelikleri ortaya çıkarılabilecek birkaç yapı üzerinde biraz durmak istiyorum: Çinici'lerin Çorum Binevler projesi, iyi mimarlığın katkısıyla bir spekülasyon kooperatifinin nasıl çağdaş bir yaşam çevresi yaratabileceğinin çok ilginç bir öyküsüdür. Projenin yarattığı ortamın kent kültürüne ve ekonomisine çok devrimci katkıları olmasının ayrıntıları önemlidir. Uygulamada birçok sapma olmuş olmasına karşılık, Binevler iyi mimarlığın toplumun yaşama sevincine katkısının sapasağlam bir kanıtı olarak Çorum'da duruyor. Yine Çinici'lerin ODTÜ Kampüsü, çağdaş bir yapılı çevrenin kültür üzerindeki etkisi için çok önemli bir ipucu. ODTÜ'de yeşeren devrimci anlayışın pozitifliğinde iyi mimarlığın çok önemli bir rolü olduğunu düşünürüm. Geniş bir yaya allesi çevresindeki, doğayla bütünleşmiş, insan gereksinimlerini önemsemiş, şiirsel mekan değerleri yaratmış bu alçakgönüllü yapılar bütününün yaşayanlarına verdiği yaşama, çalışma, öğrenme mutluluğu hiç azımsanacak bir şey değil. ODTÜ'de kendinizi bir tür yeryüzü cennetinde sanabilirsiniz, en zor günlerde bile gülümseyen insanlarla karşılaşırsınız. Kendi adıma kampüsü gördüğüm ilk günün hayatımın unutamayacağım çok sevinçli bir günü olduğunu söylemeliyim. Hadi'lerin Milli Reassürans Kompleksi de rantın çelik kafes kurallarına mimarlığın espri taşıyan bir yanıtı olarak çok önemlidir bence. Çok önemli anlayış değişikliklerinin öncüsü olarak mimarlık tarihimizdeki dönüm noktalarından biridir. Bu örnekler aslında o kadar çoğaltılabilir ki... Cengiz Bektaş'ın, Şevki Pekin'in yapılarını düşünün. Belki siz de bazı keşifler yapacaksınız. "Popüler statik tür"ün anlamını da öğrenmek isterim gerçekten. Ayrıca Tafuri'den filan da söz edilebilir "devrimci"lik konusunda, bilmiyorum biçemsel (stilistik) anlamda bir devrimcilikten mi sözetmeye çalışıyorsunuz. |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Diyalog Konugu
Kayıt Tarihi: 11-03-2003
Mesaj: 18
|
BAŞARIYI DEĞERLENDİRME ÜZERİNE NOTLAR
-Değerlendirme, belki üretmek için gereken bilgi ve bilgiyi kullanma deneyimi ve duyarlıktan fazlasını ister.
-Bilgi ve belleğin oluşturduğu tortu veya birikim, alışkanlık, koşullanma ile birlikte, güvenilir çevrelerin eğilimi, kişisel eğilimlerimiz bizi yönlendirir. Tam özgür ve tarafsız olmamız hemen hemen imkansızdır. -Değerlendirme ve seçme sürecinin bir önemli ölçütü de “göre”liktir. Yalnızca,”neye göre” değil, örnekler arası, “nelere göre” de vardır. Kuramsal Ölçütler- ·Yerel/bölgesel yaklaşımlar, yapının bulunduğu yerin verilerine duyarlık sayıyorum. Bu ilgi, ne oradaki yapıların ne de (örneğin Göreme gibi) doğasının taklidi olmayacaktır. Beklentimiz çevreye duyarlıktır... Bölgeye duyarlılık ise evrenselliğe açılmak olmalıdır. ·Tarihi/Kültürel yaklaşımları, yine duyarlık kapsamında ve çağdaşlık düzeyinde saygın değer ve önemli bulurum. Bizdeki uygulamaların, genelde görsel ögelerin yinelenmesi ve modernizme karşıtlık olarak yaşanması, talihsizliktir. ·Rasyonel yaklaşım, çağımızın akılcılığına uygun. Yüzyılın başından beri, duygunun, içgüdünün yönlendirdiği irrasyonel mimarîyle birlikte var olmuşlar. Akıl ile duygu ilişkilerine girmeyeceğim. 80 yıla yakın bir zamanda her ikisi değişikliklere uğramış ve yeni isimle ve söylemler üretmişlerdir. Yüzyılın ilk yarısındaki yalın prizmalar arkada kalmış,tüm tasarımlar anlatımda ve dilde çeşitlilik kazanılmıştır. Son yılların rasyonel olmayan tüm girişimlerine “özgür modernizm” tanımı içinde bir yer arasak derim. Etik- Özünde bir ahlak sorunu olmalı. Tarifine, sanatın karmaşık isteklerini yerleştirmek çok güç olmaktadır. Bu nedenle konuyu, idrak kavrayış ve sorumluluk duygularını, gelişmişlik içinde çözmekten başka yol düşünemiyorum. Bir taraftan telif hakları kanununu çıkararak kendimizi, karşı taraftan korumaya çalışıyor,aramızda hesap vermekten kaçıyoruz... Etkilenme, taklit, bir bölümünü, bir yapının veya projenin tamamını kopya etmeyi birbirine karıştırıyoruz. Telif hakkı mimarlar arasında da geçerli olmalı, diğer sanatlardaki ölçüt veya anlamlar nasılsa mimarlıkta da öyle olmalıdır. Özgün söylem veya tasarım ve anlatım korunmalı, değerlendirilmelidir. Ama mevcut bir söylemle, ama gerektiği gibi baştan başlayan bir tasarım, olabildiğince özgün anlatımın değeri bilinmelidir. Zoraki kuramsal özgün söylem aramak şarlatanlığı teşvik edebilir. Çok kez ressamların tutarsız konuşmalarını duyuyoruz. Etkilenmeyi de, bir düşünceden bir akım veya yaklaşımdan etkilenmek hatta bir tasarımdan düşünceler elde etmek, onlara katılmak boş bir söylemden kat kat iyidir. Bunlar sanatın doğasında vardır. Müzikte, bir düzenlemeden veya ayrıntılarından alıntı ve yinelemelere “çalıntı” diyorlar. Millî mimarî tanımının neye göre yapıldığını merak ediyorum. Yalnızca Tanrının yaratıcılığına inananlar, insanı ondan ayırmakta, yinelemeyi savunmaktadırlar. Etiğin tartışıldığı yerde, o eksik sayılmalıdır. Tasarımın Niteliği- ·İşlevin yorumu!...Özgün bir tasarımın temeli işlevin yorumu ve içerdiği istekler olmalı. Konu, koşullar ve isteklerden oluşan verilerle başlayan tasarım ulaşılan imge ile bitmektedir. Sürecin özünün bu olduğu kesin. Bunu atlamak hazırdan bir imge seçmek, bir seçenek değil, tasarımdan kaçmak, başarısızlığın kabulü olmalı. ·Süreçteki, iç ve dış mekân düzenlemesi, söz konusu yorumun anlatımı, duvarların ve diğer yapı parçalarının düzenlemesindeki dilin kullanımı, tasarımın geri kalan bölümü olmalı... Oluşan mekânların kimlikleri, süreklilik ve birlikteki dil bütünlüğü de, tasarımın niteliği olmalı... ·Dilin kullanımındaki aykırılıklar yeni bir form ile karmaşa arasında bir yerde olacaktır. Çok kez bunun ayırt edilmesinde zorlanıldığını düşünürüm. Tarihin ve Zamanın Öğrettikleri- Uygarlık denen değerler ve düşüncelerin büyük geçmiş içinde oluştuğunu biliyoruz. Tarih eski zamanları çağrıştırıyor ise de süreklilik içinde bugünüde içine almakta, gelecek te ona katılmayı beklemekte ...Yani süreç,bir bütün görülmeli. Gerçi tarihi, çaresiz batı uygarlığının istediği sınırlar içinde ve onun bakışı ile eksik tanıyor isek te, öğreticiliğini yitirmiyor. Bizim onun dışına çıkmamız için de hiçbir engel yok.. Ayrıca herşeyden olduğu gibi onu da yorumlayıp, kendi yapımıza göre düşünce üretiyor, yararlanıyoruz. Yani tarih, kurallar ve örnekler gibi tekdüzeliğe değil, geniş düşünmeye açık. Zengin, ortak ve bireysel yorumlarıyla bir içgüdüye ulaşıyoruz. Zaman bir tür gösterge... Yeni düşünceler, eskilerin bir kısmını yüceltiyor, diğerlerini dışlıyor... Yani yaşamayı hakedenleri seçiyor. Yani zaman seçiyor ve konumuzda birçok yapıyı siliyor. Zaman, sürekli değişen düşünceye göre ürünleri yargılıyor. Yeni girişimleri çoşkuyla karşılasak bile, en az 20/30 yılda ilk elemeleri yaşıyoruz. Klasiklerin itibarı buradan geliyor. Yenilerin gerekliliği yanında risklerini birlikte yaşayacağız. Zaman bize yardımcı olacak. Ş.Vanlı |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-10-2002
Mesaj: 505
|
1. İMÇ
2. Uğur Koleji Binası 3. Milli Reasürans Binası. 4. Atatürk Kültür Merkezi/İstanbul. 5. Anıtkabir. 6. Fenerbahçe Orduevi Komutan Tesisleri 7. Unkapanı'ndaki Sosyal Sigortalar Kurumu binalari. 8. Hilton Oteli. 9. Kalamış Residence. 10. Sabancı Üniversitesi Kampüsü. 11. Sera Konut. 12. ODTÜ Kampüsü. 13. Evliyagil Evleri. 14. Irmak Lisesi. 15. Yürüyen Köşk(Atatürk Köşkü)/Yalova. 16. Sabah-ATV Binasi. 17. Bahçeşehir Tortum Apartmanları. 18. Irmak Lisesi. 19. Çitlembik Apartmanı/Teşvikiye. 20. İTÜ Süleyman Demirel Çok Amaçlı Binasi. Aklıma hemen gelenler bunlardı. Gokhan
__________________
Gokhan Ondem |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-10-2002
Mesaj: 505
|
Tekel Likör Fabrikasını(İstanbul) 'da eklemek isterim..
__________________
Gokhan Ondem |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-01-2003
Mesaj: 33
|
Bu konuda mimarlar odası yayın komitesinde yoğun tartışmalar oluyor şu günlerde. Ben de "önde gelen" ya da "önde giden"leri tanımlamaya çalışmaktan çok "en sevdiklerimi" bulmaya çalışmıştım doğrusu . Aşağıda da söylediğim gibi 20'de çok zorlandım gerçekten. Şu anda 60'ı geçmiş durumdayım, hatırladıkça 100'e doğru gidiyorum gibi.
![]() Mimarlık dergisine gönderdiğim yanıtım: 1. Atadan Köşkü, Çankaya, Ankara, Seyfi Arkan 2. Karaköy Yolcu Salonu, İstanbul, Rebii Gorbon 3. Sergievi, Ankara, Şevki Balmumcu 4. Ankara Garı, Şekip Akalın 5. Emekli Sandığı Gn. Md., Bakanlıklar, Ankara, Orhan Safa 6. Derviş Manizade Evi, Büyükada, İstanbul, Sedad Hakkı Eldem 7. Ankara Vali Konağı, Enver Tokay 8. ODTÜ Mimarlık Fakültesi, Ankara, Altuğ - Behruz Çinici 9. Türk Tarih Kurumu, Ankara, Turgut Cansever – Ertur Yener 10. Büyükada Anadolu Klübü, İstanbul, Turgut Cansever – Abdurrahman Hancı 11. Kangotan Evi, Datça, Cengiz Bektaş 12. Ankara Anadolu Klübü, Kızılay, Ankara, Ertur Yener 13. Ankara Alman Lisesi, Kavaklıdere, Ankara, Uğur Eken 14. İstanbul Reklam, Cağaloğlu, İstanbul, Günay Çilingiroğlu 15. Kocaeli Sanayi Odası Sosyal Tesisleri, Şevki Pekin 16. Yazlık Ev, Bademli, İzmir, Şevki Pekin 17. ATK Tekstil Fabrikası, Mehmet Konuralp 18. Hausemann Evi, Bodrum, Fuat Şahinler 19. Expedition Center, Maslak, İstanbul, GAD Architecture 20. Şark Halı, Ankara, Boran Ekinci Zafer Akay, 10.04.2003 Hepsi için ortak açıklamam: Bence bunların hepsi insana ve çevreye duyarlılıklarıyla öne çıkan, akılcı ve çağdaş, çok önemli mimarlık yapıtları. Listeyi 20’ye indirebilmek çok zor oldu benim için. 30 eklemeyle 50’lik bir liste hazırladım ve buna da sığamadığımı gördüm. Unuttuklarım da hariç üstelik. İlk etapta hazır olan 21-60 arası listeyi ve daha sonra da 61-100 listesini de yakında göndermek istiyorum. Bu güzel düşünceyi ortaya atan ve gerçekleştirenleri kutlarım. Saygılarımla... Zafer Akay |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-04-2003
Mesaj: 2
|
Aşağıdaki projelerin bazıları uygulanmamış olmaka beraber Türk Mimarlık dünyasına önemli katkıları olduğu inancıyla listeye dahil edilmişlerdir.
1- TBMM Meclis Camiisi/Ankara-Behruz Çinici, 2- Türk Tarih Kurumu Binası/ Ankara-Turgut Cansever, 3- Çatalhöyük Müzesi/Konya-Han Tümertekin 4- İhracaatçılar Birliği Dinlenme tesisleri/Ankara-Şevki Vanlı 5- ODTÜ Kampüsü / Ankara- Behruz Çinici 6- Opel Plaza / Ankara- mehmet Kütükçüoğlu-Kerem Yazgan 7- Fenerbahçe Orduevi Tesisleri/ İstanbul - Selim velioğlu 8- SSK Zeyrek Sosyal tesisleri/ İstanbul- Sedad Hakkı Eldem, 9- İMÇ Unkapanı/ istanbul - Doğan Tekeli-Sami Sisa- Metin Hepgüler 10- Doğan Medya center / İstanbul- Murat Tabanlıoğlu, 11- Milli Reasürans/İstanbul- Şandor-Sevinç Hadi 12- İstanbul tekstil ve Konfeksiyon İhracaatçıları Birliği/İstanbul - Emre Arolat 13- İTÜ Natuk Birkan Okulu/istanbul- Selim Velioğlu 14- Terasevler/Ankara- merih karaaslan 15- Florya Atattürk Köşkü/ İstanbul-Seyfi Arkan 16- Anadolu Kulübü/İstanbul - Abdurrahman Hancı-Turgut Cansever 17- ATK tekstil fabrikası/Bursa-mehmet konuralp 18- Kadıköy Park ve yeraltı tuvaleti/İstanbul- Gökhan Avcıoğlu 19- Olbia Sosyal tesisleri/Antalya- Cengiz bektaş 20- Cumhurbaşkanlığı Muhafız alayı Spor tesisleri/Ankara-Umut İnan |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-04-2003
Mesaj: 1
|
1- İÜ Fen Edebiyat Fakültesi
2- Hilton Oteli 3- İMÇ 4- TBMM Camisi 5- SSK Zeyrek Binaları 6- AKM 7- Florya Atatürk Köşkü 8- Demir Tatil Köyü 9- İş Bankası Genel Müdürlük Binaları-Levent 10- Metrocity Konut ve Alışveriş Merkezi-Levent 11- TBMM Halkla İlişkiler Binası 12- Odtü Kampüsü 13- Lassa Lastik Fabrikası-İzmit 14- Halk Bankası Genel Müdürlüğü-Ankara 15- Taksim Gezi Parkı 16- İnönü Stadyumu 17- Sualtı Arkeoloji Enstitüsü (INA)-Bodrum 18- Türk Tarih Kurumu Binası-Ankara 19- Anadolu Kulübü Otel Binası 20- Platin Konutları-Ulus |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-04-2003
Mesaj: 2
|
ülke mimarlığının 80 yılına dair
"Mimariyi, kültür-sanat-ekonomi-teknolojiden ayrı tutmazsınız. Mimar Sinan, Osmanlı İmparatorluğunun 19. YY'ında çıkabilirmiydi sanıyorsunuz? "
Bu sözler lisans eğtimim sırasında bir öğretim üyesinden duyduğum ve sürekli kulaklarımda çınlayan bir söz. Dolayısıyla son 80 yılımıza ait birşeyler yazıp konuşacaksak bunu unutmamak lazım. Türkiye diğer alanlarda nerede, mimarlıkta nerede kıyasını yapmak, mimarlığımızın mevcut durumunu ortaya koymak adına önemli verileri bize sağlayacaktır. Yine de bu ana kadar gelen "mimar"lığımızın ülkenin diğer alanlarındki durumunu kıyasladığımızda iyi durumda olduğumuz söylemek gerek. Unutmayalım kişi başına yıllık geliri 2400 dolarlarda gezen bir ülkede mimarlık gibi doğasında zorluk taşıyan bir mesleği icra etmeye çalışmaktayız. Aşağıdaki listelere bakınca bazı ustaların aramızdan çıktığını ve bir nevi mimarlık "burjuva"mızın ( zenginliğe sahip olma anlamında kullanılmıştır.) oluşmaya başladığıdır. ( Bu konuda Uğur Tanyeli hocanın söyleyecek sözleri olabilir.) Ancak bu insanların-ustaların hedefi ulusal olarak kalmak değil, ulus ötesi olmak, pritzkerler kazanmak olmalıdır. İşte o zaman mimarlık uğraşısına dair ülkemizde yeni bir heyecan dalgası yaratabiliriz. AAA |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-04-2001
Mesaj: 87
|
bir kaç deneme sonrasında bir liste oluşturmak yerine bu listeyi oluşturmaya çalışırken üstesinden gelemediğim sorunu ortaya koymanın daha doğru olduğuna karar verdim. belki de bu tür uzun dönemi kapsayan tüm seçimlerde aynı sorundan bahsedilebilir.
sizce, tercihlerin bir çoğunun yakın tarihli olması -en azından son 80 yılın yarısını kapsaması- bir çok yapıyı liste dışına itmiyor mu? ya da cümleyi tersden kuracak olursak; "bir çok yapı olduğundan fazla önemsenmiş olmuyor mu?" burada herhangi bir yapıyı, tercihi ya da tercihde bulunan kişiyi hedef almak, eleştirmek gibi bir amacın olmadığının altını çizmek isterim (polemik yapmaya gerek yok...) sorun böyle bir seçimin eninde sonunda "kişisel tarihe bağımlı" bir hal alıyor olması. sizce de böyle bir sorun yok mu? (daha sağlıklı bir sıralama nasıl yapılabilir?) hemen aklıma gelen bir yöntem; seçilen dönemi daha kısa zaman dilimleri içinde değerlendirmek olabilir. bu şekilde dönemler içinde öne çıkan yapılar hakkında bilgilendirmelerde bulunulabilir ve bunun sonrasında yapılacak bir seçim gerçekten tüm dönemi ifade edebilir. aksi halde ortaya çıkan sonuç bazı istisnalar dışında neredeyse son 20-30 yılın seçkisinden farklı olmayacak... |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 28-05-2002
Mesaj: 21
|
YANITLARIM:
1. GECEKONDULAR Kırsaldan, kentsele göçü önceden göremeyen, patlayan nüfusa karşılık bir planı olmayan, planlı kalkınmanın yerine “Pilavı” tercih eden, aydınların ve sanatçıların çığlığına kulak tıkayan iktidarların, hazırlıksız yakalandığı konut sorununa, Türkiye halkının el yordamı ile bulduğu “Gecekondu” çözümünü Türkiye Modern Mimarlığının bir numaralı eseri olarak aday gösteriyorum. Mimarları: Türkiye Halkı 2. İKİNCİ KONUTLAR – (YAZLIKLAR, YAYLA EVLERİ, DAĞ EVLERİ) Büyük bir plansızlık örneği ile, ülke kıyılarını, yaylalarını, dağlarını, doğal ve kültürel sit alanlarını azgınca ve amansızca dolduran , doğal dokuyu, yeşil örtüyü mahveden (Ülkenin kazanımı artı değeri, akıllı yatırımlar, teknoloji ve üretime dönük planlı sanayi yapıları yerine ikinci, üçüncü konutlara yatırmasına ses çıkarmayan tüm zamanların iktidarlarının umarsız kalması sonucu..) bu yapıları da ikinci sıraya yazıyorum. Mimarları: Sonradan görme tüm türedi orta sınıf. 3. FORD OTOMOBİL FABRİKASI , İZMİR EGE PALAS OTELİ , İSTANBUL PARK OTEL , SWİSS OTEL VE İKTİDARLARCA TEŞVİK EDİLMİŞ TÜM RUHSATSIZ, KAÇAK SANAYİ YAPILARI. Patates tarlalarına, heyelan bölgelerine, sel yataklarına, fay hatlarına, şeftali bahçelerine, orman alanlarına, verimli tarım arazilerine, sit alanlarına yapılan tüm fabrika, otel ve gökdelenleri bu sıralamaya koyuyorum. Mimarları: Süleyman Demirel ve diğer iktidarların başı.. 4. MERSİN GÖKDELENİ “Singapur’dan Frankfurt’a kadar hatta yapılmış betonarme en yüksek bina” rekoru olan bu yapı da ülkede bir gökdelenler, “Merkezler”, “Towerlar” akımını başlatması açısından Türkiye Modern Mimarlığının mezar taşlarından (Pardon yapı taşlarından) biridir. Bir tüy(!) gibi Mersin semalarına uzanan bu yapı ülkenin özgün(!) eserlerinden biridir. Mimarı: İsmi lazım değil! 5.6.7.8. 9.10.11.12.13.14.15.16.17.18.19.20. KÜRESELLEŞMEDEN NASİBİNİ ALAN TÜRKİYE’DE YABANCI MİMARLARIN YAPTIĞI YAPILAR GELECEKTE BU SIRALAMALARDA YERLERİNİ ALACAKLARDIR. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|