Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Mimarlık

Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 18-06-2007, 17:44   #1
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 08-09-2001
Mesaj: 243
İlber Ortaylı 5.viteste!

İlber Hoca'yı sayarız severiz ama biraz fazla hızlı gitmiyor mu sizce de? 5.vitese almış ama direksiyon hakimiyeti yok gibi, sağa sola çarpıyor bu hızda giderken.

Alıntı:
Eminönü'nün tarihi, ticari, sosyal, kültürel, turistik açıdan cazibe merkezi olmasını sağlamak amacıyla düzenlenen 2. Uluslararası Eminönü Sempozyumu İstanbul Ticaret Odası'nda başladı. Sempozyumda Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Prof. İlber Ortaylı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hizmet binasını eleştirdi.

Ortaylı şunları söyledi: "O çirkin binayı bazı hocalarımız milli eser olarak tescil ettirmişlerdir. Bu bir abide-i utançtır. Türk mimarları ve İstanbullular için bir kara lekedir. Onun hangi eserler yıkılarak oraya yapıldığı İstanbulluların hafızası dışındadır."

Tarih: 18 Haziran 2007 Kaynak: Milliyet
Ömer Kanıpak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2007, 18:34   #2
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Niye ki? Görüşünü söylüyor. Sıradan bir insan da değil. Müthiş bir görgüye ve birikime sahip. Bir yapının hoşluğu ve nahoşluğu konusunda düşünce beyan edebilecek kadar ehil...
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2007, 18:36   #3
Arkitera Üyesi
 
infilak'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 30-10-2002
Mesaj: 53
Modern'den intikam almak...

Herşey yıkılabilir. Herşey!... Ancak yerine yerini dolduran bir yapı konulabilecekse. Ben Belediye'nin kahrolası depremde yıkılır raporları sonucu cahilce ve hınzırca (evet ikisi bir arada: hınzır cahil) 'restore' edilmesi öncesi halinin tıpkı İMÇ gibi yıkımını telafi eden bir yapı olduğunu düşünüyorum. Kendi kısa ömrü boyunca, Modern yaşamın, modern evliliklerin, modern ailenin yuvası olmayı başarabildiğini düşünüyorum. Kaç yapı bunu yapar?
İlber Ortaylı'nın kendi bilgi alanındaki dost düşman tanımaz yılların biriktirdiği bilgisinden gözleri kamaşmış ve uzağı yakını göremez azgörüsü sonucu söylemiş olduğu bu sözleri, modern mirasın her cephede saldırı altında olduğu şu günlerde söylemiş olması son derece manidar.


NOT
Dalan'ın Haliç yıkımlarının yarattığı boşluğu abide-i utanç ilan ediyorum asıl, ancak 'boşluk' malum beyinlerde pozitif bir etki yaratamadığı için son derece kötü bir abide adayı. Hem o boşluğu 'yeşillik' diye sevenler çokça.
__________________
tangent universe has collapsed
infilak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2007, 18:51   #4
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 08-09-2001
Mesaj: 243
Kanaat liderlerinin ağzından çıkanları bir kaç kez düşünüp öyle konuşması lazım. Arkadaş arasında ettiği bir laf değil bu, bir sempozyumda söylemiş İlber Hoca. Ertesi gün iki günlük gazetede yayınlanmış işte. Kamuoyu dediğimiz şey de böyle oluşuyor.

Ama maksat zaten kamuoyu oluşturmaksa o konuyu çok iyi beceriyor doğrusu."Osmanlı Tarzı Mimarlık" diye bir şey etrafımızı sarmaya başladı, dikkatli bakanlar görüyor. İmparatorluk mimarlığını bir ukte olarak içinde taşıyanlar da ya Asansörlü Osmanlı Konakları yapıyor ya da İMÇ'yi yıkmaya kalkıyor...
Ömer Kanıpak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-06-2007, 09:05   #5
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
İlber Hoca'ya uzağı yakını göremez demek için kaç fırın ekmek yemek lazım bilmiyorum. İnsanlar sizin gibi düşünmüyor diye şimdi bir çırpıda aşağı çekmemiz mi gerekiyor anlamadım...Dünyayı dolaşmış ve mimarlık tarihini de çoğumuzdan daha iyi biliyor...Kendi görüşüdür, beğenir beğenmez...
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-06-2007, 09:12   #6
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.165
Blog Mesajları: 53
Sevgili Gün,
Sizce İBB'nin Saraçhane binası yıkılmalı mıdır?
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-06-2007, 10:40   #7
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Bence yıkılmamalıdır velhasıl beğendiğim bi yapı da değildir; ancak sorun benim görüşüm değildir. İnsanların görüşlerini söyleme özgürlükleri vardır, özellikle de İlber Hoca gibilerin...Onun görgüsüne dayanarak...

İlber Hoca böyle böyle demiştir ama şundan şundan yıkılmasına gerek yoktur diye görüşümüzü söyleriz...Ancak o seviyede bir adam hakkında görüş söylerken haddi bilmek gerekir...
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-06-2007, 10:46   #8
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.165
Blog Mesajları: 53
Cevap için ve yıkılsın demediğiniz için teşekkürler...
Elbette size katılmamak elde değil. Ama sizin de hatırda tutmanız gereken bir konu Ortaylı'nın da sizin benim gibi bir adem olduğu.

Ama öte yandan Topkapı Sarayı Başkanı (Müdürü değil, Sarayın ayrı bir müdür var.) olarak söylediklerinin kamuoyu oluşturduğunu bilerek konuşması gerekli.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-06-2007, 15:40   #9
Kum
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 19-11-2003
Mesaj: 59
Engin Ardıç bugünkü Akşam gazetesindeki yazısında İstanbul Belediye Sarayı'nın enginar'a benzediğini iddia etmiş, ve yıkılması gerektiğini buyurmuş.

Birilerinin de herhalde her önüne gelenin (buna sanat tarihi güneşi, belediye başkanı, bakanlar da dahil) kendi beğenisi uyarınca şunu yıkalım, bunu yıkalım demekten vazgeçmesi gerektiğini söylemesi gerekiyor. Hoş sayın İlber Ortaylı sanırım böyle bir şey dememiş ama gene de tabi işine gelenler bunu böyle anlayabiliyorlar herhalde (Engin Ardıç gibi)
Kum offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-06-2007, 17:18   #10
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2007
Mesaj: 80
Söz konusu Engin Ardıç'a ait yazıyı buradan okuyabilirsiniz.
__________________
Arkiv Seçkileri
Aslı Canbal offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-06-2007, 17:30   #11
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.165
Blog Mesajları: 53
Alıntı:
Adliyeler de Avrupa’da saraydır (Palais de Justice), bizde yalnızca bina (Adliye Binası)... Türkiye’de hukukun üstünlüğünün kollektif bilinçaltında ne kadar geçerli olduğunu buradan anlayınız.
Dışarıya bakıp "orada şöyledir böyledir" derken içerisi iyi bilinmeli. Engin Ardıça'a bol Arkiv'li günler diliyorum: Arkiv'de "Adliye Sarayı" arama sonuçları...

Alıntı:
AKM bir zevksizlik, belediye de, Profesör İlber Ortaylı’nın deyimiyle bir “utanç abidesidir”.
İşte İlber Ortaylı kaynak oluverdi bile...

Alıntı:
Oylarını CHP’ye vermeye hazırlanan bazı laik mimarlarımız uyuzluk ediyorlar ama bunlar mutlaka yıkılmalı ve yerlerine çok daha güzel, çok daha görkemli yenileri yapılmalıdır. Bu inşaat faaliyetinden kimin kaç lira kazanacağı beni ilgilendirmez. (Çünkü “memur beynine”göre para kazanmak da ayıptır.)
Bu ne cüret, bu ne kendini bilmez tavır! Bunları yazabilen bir şahsın gazetede kendine ait köşesi olması ne kadar içler acısı. Aynı anda kaç tane ithamda bulunduğunu saymak zor. Herhalde reyting alma çabası, akla başka bir şey gelmiyor.

Basında böyle köşe yazarları oldukça biz herşeyi yıkarız. Az bile; yıkalım. Sıradaki nedir? Hilton'a ne dersiniz? Çirkin kocaman bir kütle!
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-06-2007, 22:15   #12
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 08-04-2006
Mesaj: 14
İlber Ortaylı'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hizmet binası hakkındaki söylediklerini ciddiye almamız için öncelikli kriter onun geçmişi değil, fikrini nasıl ortaya koyduğudur. Eğer düzey bu -basitçe bir kanaatin veya yargının ifadesi- ise, söyleyen kim olursa olsun ciddiye alınacak bir tarafı olamaz.

Ne yazık bizim ülkemizde kanaat hakim düşünme tarzıdır. Öyle ki ülkemizin bilginleri, tarihçileri bile çoğunlukla kanaat önderleri olarak düşünülürler. Bilimin, felsefenin, tarih yazımının kanaatler veya beğenilerle alıp verebileceği hiçbir şey olmadığı halde, onlardan bize, sırf söyleyenin kimliğinden ötürü ayrı bir değere sahip kesin yargılar ve kanaatler vermelerini bekleriz. Onlar da bizleri genelde yüzüstü bırakmazlar.

Ve söylenenler zıtlaştığında bu sefer bir münazara masasının etrafında karşıt fikir sahipleri olarak bir araya gelinir. Kavgalar, hakaretler veya en hafifinden dokundurmalarla dolu olan bu safhayı hepimiz çok iyi tanırız.

Uzun süredir mimari eserler hakkında konuşmanın ve düşünmenin bir kanaat veya beğeni işi olmadığı fikrindeyim. Bu yüzden de bu tür forumlardan uzak durmaya çalışıyorum. Zira çoğunlukla katılımcıların ifade ettikleri genel geçer kanaatler veya anlık hislere dayalı yargılar oluyor. Oysa bunların bir değeri olamaz.

Böyle düşünmemin nedeni kişiden kişiye veya bir andan diğerine değişen yargıların ötesinde sağlam ve değişmez bir zemin, ilksel bir bilgelik olduğuna inanmam değil. Aksine kanaatlerin ve yargıların kendileri fazlasıyla donuk, düşüncenin hareketini taşıma konusunda da güçsüz olduklarını düşünmem. Kanaatler, söyleyen kişi kim olursa olsun insanın önüne bir ufuk açmaz. Daha çok tahakküm kurarlar ve hep klişelere meylederler.

Asıl sorun bin tane ağızda sakız olacak genel geçer yargıların kolaycılığına kapılmadan fikirler inşa etmenin yolunu aramaktır.
hicabi offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 20-06-2007, 11:24   #13
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 580
Ben İlber ORTAYLI'nın tarih bilgisine herzaman saygı duymuşumdur. Ama modern mimari binaları birer utanç abidesi olarak görmesine şaşırdım. Belki istanbuldaki tarihi yapıların gördüğü tahribattan dolayı öfkeli modernleşme hareketlerine. Ama moder mimarlığa bu kadar saldırmasına gerek yoktu.

Şimdi şöyle sorabiliriz belki. Eskiyi tahrip edip yapılan modern bir suç mudur? Peki şimdiki yapı geçmişte onun yapılması için yıkılan yapılardan sorumlu mudur?

Burada korumacıların ayrıldığı ve zurnanın zırt dediği noktaya geldik sanırım yine. 1950 lerin modern yapıları, uluslarası üslüpta yapılmış binalar tescillenmeli midir?

Ben bu konuda fikrimi açıklamıştım daha önce, bu fikrim çok değişmedi. Modern yapıların ruhunda asla yıkılmamak, korunmak , anıt halini almak olmadığını düşünüyorum. Modern yapılar zamanı geldiğinde yılkılmayı kabul edebilecek mağrur bir duruşa sahiptirler beni gözümde. Evet korunmamalılar , tescillenmemeliler. Buna ihtiyaçları olduğunu düşünmüyorum. Yıkılması gerekiyorsa zamanı gelmiştir, bu modern'i öldürmez bence tam tersine modernin istediği sürekliliği destekler. Tescilli bir yapıyı orjinaline uygun onarmak zorundasınızdır ama neden modern bir yapıyı orjinaline sadık kalarak yenileyelim ki, AKM yi modern malzemelerle yeniden yapsak moderne ihanet mi etmiş oluruz. Benim anladığım modernizme ihanet etmiş olmayız. Tam tersine modern yapıları 1950 lerdeki haliyle bırakmak ve tescillemek isteyenler modernizmin felsefesine uygun davranmıyorlar bence.

Sizin ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Bu konuda İlber ORTAYLI'nın üslübünu beğenmediğimi belirtiyorum. Fakat aklındaki düşünceye çok ta karşı değilim. Sanırım neye öfke duyduğunu anlıyorum.
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 20-06-2007, 13:00   #14
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610

Merhaba,

Benim merak ettiğim ise İlber Ortaylı'nın tüm konuşmasının bu sözlerden mi ibaret olduğudur. "Yıkılsın" dememiş bu kısa alıntı içerisinde, ama bu binanın zamanında yapılabilmesi için başka binaların / eserlerin yıkılmış olduğunu belirtmektedir. Belki de o eserlerin kolayca gözden çıkarılmış olmasını 'İstanbullular için bir utanç abidesi' olarak görmektedir. Ve bu yapının kendisinden çok onu buraya konuşlandıran sistemedir itirazları, ki aslında aynı zihniyet devam ediyor günümüzde.

Ben hangi eserlerin yıkıldığını hatırlayamadım, ama İlber Ortaylı'nın derin tarih bilgisi ve neredeyse tüm Osmanlı dönemi yapılarını içlerinde yaşayan ailelere ve kurumlara kadar detaylarıyla araştıran biri için bu sözler sadece bir hatırlatma olabilir. Yıkılmış eserler kıymetli idiyse, bugün bu yapının tescillenerek korunuyor olmasındaki çelişkiyi de öne çıkarmak istemiş olabilir.

Benim o binayla ilgili hatırladığım tek mimari konu ise, döneminin ünlü yabancı bir mimarının daha önce yapmış olduğu bir başka modern yapıyla çok önemli benzerlikler taşımasıdır.

Hatta bu benzerliği ortaya koyan bazı fotoğraflar vardı, ama şu anda ulaşamıyorum. Tekrar bulursam eklemeğe çalışırım.

Eğer varsa İlber Ortaylı'nın daha uzun olan konuşmasını da incelemek lazım, basında yıkılma senaryoları yazan tüm yazarları teşvik ettiğini söylemeden önce.

Hatta kendisine ulaşılıp daha geniş bir açıklama da istenebilir, ki böylece daha net ve temeli olan yazılar yazabiliriz.

Diğer yandan, basının neden her duyduğuna kendi senaryolarını geliştirmek gereğini duyduğunu da anlamak zor, hiç mantıklı değil. Ne modern mimari uzmanlarılar, ne de İlber Ortaylı'nın yıkıldığını söylediği o dönemin mimari yapılarının uzmanı. Buna da bir 'dur' demek gerekmiyor mu?

İyi çalışmalar



Alıntı:
Eminönü'nün tarihi, ticari, sosyal, kültürel, turistik açıdan cazibe merkezi olmasını sağlamak amacıyla düzenlenen 2. Uluslararası Eminönü Sempozyumu İstanbul Ticaret Odası'nda başladı. Sempozyumda Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Prof. İlber Ortaylı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hizmet binasını eleştirdi.

Ortaylı şunları söyledi: "O çirkin binayı bazı hocalarımız milli eser olarak tescil ettirmişlerdir. Bu bir abide-i utançtır. Türk mimarları ve İstanbullular için bir kara lekedir. Onun hangi eserler yıkılarak oraya yapıldığı İstanbulluların hafızası dışındadır."

Tarih: 18 Haziran 2007 Kaynak: Milliyet
asteria offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 20-06-2007, 15:48   #15
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 08-09-2001
Mesaj: 243
Akşam gazetesinde Nebahat Koç'un daha kapsamlı bir haberi var.

Alıntı:
Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın, Belediye Sarayı binası için söylediği “O çirkin binayı bazı hocalarımız milli eser olarak tescil ettirdi. Bu bir abide-i utançtır. Türk mimarları ve İstanbullular için kara bir lekedir. Bu binanın hangi eserler yıkılarak oraya yapıldığını İstanbullular bilmiyor” sözleri mimarlık tarihçileri tarafından doğru bulunmadı.

Depremde duvarları çatladı
Uzmanlar, tarihi kalıntıları korumanın mimarların sorumluluğu altında olmadığını ve bir binayı güzel ya da çirkin olarak değerlendirmenin yanlış olduğunu belirterek, söz konusu binanın Türk mimarlık tarihinde bir dönemin başlangıcı ve tüm dünyanın kabul ettiği uluslararası üslubun ilk ve düzeyli bir örneği olduğunu söylediler.

Bu açıklamalardan sonra sözlerini daha da sertleştiren Ortaylı, “Bu bina çirkin ve tarihe çevreye uymuyor. Koridorları, odaları hapishane gibi. Depremde zarar gördüğü, duvarlarında çatlaklar oluştuğu için de yıkılması şart. Güçlendirilmesi için trilyonlar gerekir.
haberin devamı burada.
Ömer Kanıpak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 00:03.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177