![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
|
Yemen/Sana'da Kaya Ev
Mustafa Balbay'ın "Yemen:Türkler Mezarlığı" kitabında İmam Yahya'nın Evini anlattığı bölümden alıntılar.
Fotoğraf Flickr "Son olarak yüzyılın ilk yarısında Yahya'nın kullandığı evin ilk inşa edildiği tarih M.Ö. 2700. 20 Metreyi bulan yükseklikte bir kayanın içine ve üzerine inşa edilmiş. Ev saldırılara karşı bir dizi önlemi de içerdiği için, Yahya'da burayı tercih etmiş. Kapıdaki görevli kaleşnikofu omzuna koymuş, yarı uykulu oturuyor. Bizi görünce istifini bozmadan karşıdaki gişeyi işaret etti. Kaya merdivenlerden çıktık. Kayanın yarı içine yarı kıyısına kurulu dar odanın kapısında İngilizce-Arapça şu yazılı: "Mahkeme" İmam Yahya'nın yargı salonu. Beş-alt basamak sonra kayanın içine girdik. Taş hemen soğukluğunu hissettirdi. Dışarıda sıcaklık 40 dereceyi bulurken, taş yapının içi 20-25 dereceyi aşmıyordu. Buranın restorasyonunu da Hollandalılar üstlenmiş. Girişe, yaptıkları çalışmaları anlatan bir levha koymuşlar. Dar bir merdiven, ardından kayaya oyulu yine dar bir geçit... Bir bölümü balkon gibi dışa uzanmış kayanın hemen dibinde, 150 metre derinliğinde kuyu var. Burası kuyunun ortasına yakın penceremsi bir açıklık. Kuyu, yukarıya doğru devam ediyor. Hazine odasını geçtik; yine kayaya oyulu dar bir geçitten, başımıza dikkat ederek mutfağa ulaştık. Ekmek yapım yerleri, arkasında un hazneleri... Yine dar bir geçitten mumya odasına. Yanda iki kişilik gat çiğneme yeri. Oturma yerinin uçlarında dirsek dayamak için ayrı bir taş yükselti yapılmış. Burası dar bir bölümden vadiye ve karşıdaki dağlara bakıyor. Binanın kayaların içine oyulu bölümündeyiz. Üst kata çıktık, yatak odasıymış. Pencereler tahta panjurlarla örtülü. Dilimli deliklerin özelliği içerden dışarısının görünmesi, ama dışardan içersinin görünmemesiymiş. Yatak odasına girişte hol var. Tahta bir dolap kapısı gösterdiler: "Burası buzdolabı" Kapağı açtım, elimi uzattım. püfür püfür esiyor. Sana mimarisinin özelliklerinden birisi. Dışa uzanan yarım ya da bir metre çıkıntı, altı kapalı, yanda parmaklığı andıran dilimler. Havayı öyle içeri alıp karşı delikten dışarı atıyor ki, tatlı soğuk bir rüzgar esiyor. Oysa dışarıda yaprak bile kımıldamıyor. Burada et, yazın en sıcak gününde iki-üç gün bozulmadan kalırmış. Holden, yine kayanın verdiği olanakla balkonlaşmış bir bölüme çıktık. Ayrıca kaya tarafına siyah taşla bir metre kadar yüksekliğinde, kalın duvar örmüşler. Burası çamaşırhane. Balkonda çamaşırlar yıkanıp bu siyah taşların üzerine serilirmiş. Siyah taşlar güneş ışınlarını çabuk aldığı için hemen kuruturmuş. Çamaşırhanenin ucundan, yarım metre genişliğinde bir geçitten geçerek hizmetçi odalarına geldik. Oradan da İmam’ın iki karısının oturduğu odaya geçtik. İmam’ın dört karısı varmış. İkisi burada, ikisi iki kat üstte. Kendisi de tam ortasındaki katta otururmuş. Katlar arasındaki holde hamam var. Tam karşısında da buzdolabının inşa biçimine benzer delikli bölüm. Ancak kapağı yok. Çünkü bu klima! Yandaki deliklerin yanı sıra alt kısım da bölmeli. Hava alttan giriyor, hafif daire çizip içeri geçiyor... Bu bölümün arkasında kuru gıdaların saklandığı, işlendiği özel bir yer var. Tahıl öğüten taş aletler, hemen arkasında arpanın, buğdayın konduğu üç-dört çuvallık bölümler... İmam Yahya’nın kendisinin oturduğu oda, binada gördüğüm en aydınlık bölüm. Yan penceresinden aşağıya baktım; üç-dört kubbeli, tek katlı taş bina dikkatimi çekti. Osmanlı hamamıymış. Odanın bir köşesinde küçük kapı var. Kilitli. Zamanında silah deposuymuş. Binanın tepesi ise güneşlenme ve seyir yeri olarak kullanılıyormuş. Bir insan boyunu aşan duvarı var. İki çeşit seyir penceresi yapmışlar. Biri çok dar, öteki geniş. Dar olan kadınların bakacağı bölüm, dışardan görünmesinler diye. Güneşlenme bölümü birkaç merdivenlik yükseltide. İzleme bölümlerinden Vadi Dar’ı seyrettim. Sanki vadiyi uçak penceresinden izliyorum. Karşı dağların tepelerinde taştan binalar var. Dağ uçları yine kaya. Kayalar öylesine özenle yükseliyor ki, sanki önce kayalar inşa edildi, sonra evler." |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|