![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-07-2001
Mesaj: 19
|
"biçim özden doğar"
"süleymaniye yalan söylemez... dışına bakınca içini her ayrıntısıyla anlarsın." mimari bir yapıda form, işlevin aynası olmalı mıdır?
__________________
sb |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2006
Mesaj: 53
|
mimarinin bir bütün olduğuna inanıyorum...salt fonksiyona yüklenerek ya da salt estetik kaygılarla yol almanın da çok doğru olduğuna inanmıyorum, ki mimarın kendine özgü çalışma tekniği sadece bu noktada ayrılıp özgürleşiyor sanırım, tümdengelim ya da tümevarımcı plan şemaları ya da 3 boyuttan 2 boyutu kurgulamalar vs...
ancak bir müze binası ya da sinema salonu gibi fonksiyonları tasarlarken de fonksiyonun cepheye yansıması ve cephe kararlarının da fonksiyonun en başta da konulan adıyla sanırım kısmen belirlenmesi de mümkün olabilir gibi, plan kurgusuna göre çokça belirlemese de aslında yine de öz biçimi burada etkileyebilir belki, tamamen mimarın kurgusuna bağlı olarak tartışılabilecek bir unsur aslında ... ve mimariyi tanımlayan en güzel formülün de bu olduğuna inanıyorum. mimari = fonksiyon x [strüktür+konstrüksiyon] x sanatsal değer...... En son lumina tarafından düzenlendi : 17-04-2008 23:47. |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-01-2006
Mesaj: 76
|
Alıntı:
Sanatsal değer de gidip nalburdan alınmıyor olsa gerek. Formülünüz pek pişmemiş gibi. |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-12-2005
Mesaj: 4
|
mimarlığın herhangi bir formül üzerinden tanımlanabileceğine inanmıyorum. ancak
mimari = fonksiyon x [strüktür+konstrüksiyon] x sanatsal değer...... formülündeki sıralı noktalar da sanırım aynı meale geliyor. biçimi doğuran özün hangi parametrelere bağlı olduğunu tayin etme işi de son derece subjektif bir mesele.. her ne kadar okullarda bizlere sadece form üzerinden hareketle tasarım yapılmasının (ya da belirlenmiş bir imaja ulaşabilmek için fonksiyonları, o imaja giydirmenin) yanlış bir yol olduğundan bahsedilse de, bu yöntemin bile özün subjektifliği bağlamında doğru olabileceğini düşünüyorum. bilmiyorum doğru mu düşünüyorum ![]() En son lumina tarafından düzenlendi : 17-04-2008 23:49. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 578
|
biçim elbette özden doğar...ama ne kadar öze ait olur?
mesin söylediği gibi konuya matematiksel yaklaşmaktan mümkün olduğunca kaçınılmalı bence de. Mimarinin değerlendirme sürecinde soyut ve somut kavramlar öyle bir araya geliyor ki, bunu ne matematiksel bir denklemle ne psikolojiyle ne sosyolojiyle ne de felsefeyle tek başına tanımlayamıyoruz.
Mimarinin bir yerde slogan haline gelebilecek tanımlamalara ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum artık. Biçim işlevi izler, dedikten sonra insanlığın biraz daha üst düzey farkındalığı yakaladığını düşünüyorum bu çağda. Bu bilinç düzeyinde yeni mimari kuramlar, biçim-işlev ilişkisini daha derin değişkenlerle ele alarak sorgulama halinde şu anda. Ben öncelikle işleve odaklanıyorum. Biçim işlevi izler deki işlevden genellikle fiziksel kullanıcı gereksinimlerine bağlı bir işlev tanımı algılanıyor. Oysa işlev dediğiniz şey duygusal, ruhsal ihtiyaçlara hatta diğer boyut kavramlarına hizmet edecek şekilde tanımlanabilecek esnekliktedir. Yani bu kadar esnek birşeyin nasıl bir formda ifade edilebileceğini sorgulayabilmek için derin bir işlev analizi yapılmalıdır ki sonuçta ortaya çıkan formun eleştirisi objektif olmaya yaklaşabilsin. Yani özetle 'öz' tasarımcının yaşamı ve varlığı nasıl algıladığıyla alakalı bir olgu. Çok derin olma ihtimali var, asal geometrik formlarla ifade edilemeyecek kadar karmaşık olabilecekken, tek bir küp formuyla varolabilecek basitlikte de olabilir. Sonuç olarak tasarım insanın hayal ettiğini yapabilme savaşıdır ve inşaat üretim kabiliyetiyle ve türlü fiziksel kısıtlamalarla sınırlandırılmıştır. Form ancak öze yaklaşma çabası halindedir, asla öze ulaşamayacaktır bence, ama özü en iyi ifade eden hale gelebilir. Bunu yapabilmek için türlü tasarım kuramları geliştirilmiş , tasarım metodolojisi oluşturulmuş. Bunları dozunda kullanabilen mimarlar başarılı oluyor... Form bir şekilde var oluyor, önemli olan işlev nedir, nereden gelir bunu aramakta sanki. ( Burada yazarken biraz beyin fırtınası da yapıyorum, saçmalamış olma ihtimalimi gözönünde bulundurarak kuramcı hocalarımın affına sığınıyorum.) Akademik kaynaklardan yararlanıp temeli olan açıklamalar yapmak isteyenler için birkaç öneri. Endüstri Ürünlerinde Ve Mimarlıkta Tasarlama Metodlarına Giriş( Prof. Dr. Nigan BAYAZIT) Literatür Yayıncılık Bu Kitabın kaynakları: Archer Technological Innovation -A Methodology. ASİMOW , M Introduction To Design Beyazıt N, Tasarlamada Karar Teorisi ve Teknikleri Broadbent ,G Design in Architecture Bross, I.D.J Desin for Decision. başlıca ve en önemli olduğu söylenen kaynaklar. Özellikle hocalarımız ASIMOW'u önerirler... Daha derinlemesine fikir beyan etmek isteyenlerin okuması ve yorumlarını paylaşmasını beklerim.
__________________
R&R En son lumina tarafından düzenlendi : 17-04-2008 23:51. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2006
Mesaj: 53
|
en başta mimarinin bir bütün olduğunu söylediğimi sanıyorum...
yani zincirin bütün halkaları...yani zincirin bir halkası yok ise zincirin sekteye uğrayacağı ve bütünün zincir olma halini yitireceği!...bu arada zincirin halkaları dikdörtgen kesit mi olur yoksa daire mi yoksa burgu mu ya da kağıt mı,ip mi,plastik mi,cam mı vs.bu da mimarın kendi kurgulayışı hayallerinin gerçeğe dönüştürme isteği sanırım... sonrasında şu benim pişmeyen formülüm var ya hani! aslında bana ait değil ,naçizane mimarlıkta böylesi ahkam kesecek özellikle de böylesi söylemler ve kuramlar dikte edecek ne o tecrübede ne de o bilgideyim..10 senedir hala mimarlığın 'm' sinde ilerlemeye çalışan sanırım hayatımın sonunda ancak 'k'sına varacağımı bildiğim bir olgunun içindeyim... Sn.Prof.Dr Bülent ÖZER hocama ait ve kendisinin geliştirmiş olduğu bir formüldür... en yalın haliyle çarpanlarından birine de ' 0ıfır' yerleştirmenizi ve bu matematik formülünün karşılığından nasıl bir bütün elde edeceğinizi lütfen denemenizi rica ediyorum! sonrasında herkes istediği gibi hayatı ya da söylemleri yazılanları çizilenleri vs.'leri esneklik dışı algılayıp formül gibi hayatına dikte edebilir ancak 'bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz' doğruluğuna çok inandığım bu sözde naçizane bana değil sevgili uğur mumcu'ya ait...burada kendisinide saygıyla anmış olayım... herşey gönlünüzce olsun En son lumina tarafından düzenlendi : 01-05-2007 22:40. |
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 578
|
Alıntı:
strüktür+konstrüksüyon'u formül içerisinde kabul edebilirim ama, sanatsal değer işin içerisine girdiğinde subjektif bir değer formüle girmiş oluyor ve sonuç olarak mimarinin formülize edilmesinin ne kadar zor olduğunu anlıyoruz. Fonksiyonun da çeşitli yorumlara açık , subjektif değer oluduğunu düşündüğümüzde karmasa iki kat artıyor. Bunun için de hocalarımız yıllarını boşa harcamıyorlar elbette! Tasarım problemi matematiksel ya da işletmedeki problemlere benzemez. Problemin genel tanımı soyuttur. Prof. Dr. Nigan BAYAZIT (Endüstri Ürünlerinde ve Mimarlıkta Tasarlama Metodlarına Giriş) 9.2.1 Bu bölümde tasarım sürecinde problemin doğru belirlenmesinin öneminden bahsediliyor. Yani İŞLEV; ÖZ ne diyorsak... Mimarlık ve tasarımla ilgili çalışan her öğrencinin okumasını tavsiye ettiğim bir kaynak. Altı dolu açıklamalar yapmak için ideal!
__________________
R&R En son lumina tarafından düzenlendi : 17-04-2008 23:52. |
|
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 578
|
Alıntı:
Burası bir forum. Forumlarda da sizin deyiminizle ' ahkam kesilir'. İçlerinde bazan akademik değere sahip olanlar da çıkabilir, onu seçme görevi forum okuyucusuna aittir, forum katılımcılarına aittir. Kendinizi bu kadar aşağılamamalısınız bence. Burası yukarıda isimleri geçen değerli kuramcı hocalarımızın tezlerinin antitezini açıklayacak yer değil elbette. Bunu yapmak isteyen akademisyen olur yayın yapar, kitap yazar... Ancak mimarlık yapıp ta burada konuşulanlarla ilgili hiçbir fikri olmayan yüzlerce mimar var piyasada , en azından bu forumda tartışıyorsanız biraz daha farkındasınız birşeylerin demektir. Bundan neden rahatsız oluyorsunuz anlamıyorum. "Ben ne kadar bilirsem biliyim ve ne kadar anlatırsam anlatayım,benim bildiğim karşımdakinin anladığı kadardır" İbn-i Sina
__________________
R&R En son lumina tarafından düzenlendi : 01-05-2007 22:42. |
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-01-2006
Mesaj: 76
|
Cgdm;
Bahsi geçen formül, (eğer Bülent Özer hocamıza aitse) yanılmıyorsam şu şekilde olmalıydı; Mimarlık = İşlev x Sağlamlık x Estetik (Yanılıyorsam düzeltin lütfen.) Ama bir formülde "sanatsal değer" gibi izafi, sizin bilinçli olarak tayin edemeyeceğiniz bir girdi kullanmanız söylediğinizi anlamsız kılıyor, ki ben bu olguyu eleştirmiştim aslında formülünüzü değil. "Salt fonksiyona yüklenmek" tabirini de, kendimce çok anlamsız bulduğum için eleştirdim. Eğer işiniz mimarlıksa amacınız o yapının işlevidir. O işlevi, üç boyutta ne kadar yeterli ve sağlam işlerseniz, yapıtınız o kadar başarılı ve estetik olur. Söylediğiniz gibi bu üç kavram birbirlerinden ayrı düşünülemez. Bir kelimeyi yanlış kullanmış olmanızın da, böyle kendinizi savunmaya geçirecek, kendinizi açıklamanızı veya hakir görmenizi gerektirecek bir durum olduğunu sanmıyorum. Eleştirim size biraz saldırgan geldiyse özür dilerim. |
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2006
Mesaj: 53
|
Alıntı:
herşey gönlünüzce olsun iyi çalışmalar En son lumina tarafından düzenlendi : 17-04-2008 23:52. |
|
|
|
|
|
|
#11 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2006
Mesaj: 53
|
Alıntı:
özür dilemenizi kesinlikle gerek yok kadir bey...çok rica ederim...uzlaşmaya varamadık sanırım bu tartışmada aynı şeylerden aynı şekilde bahsedip farklı algılamalarla... sizede iyi çalışmalar |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|