![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
Neden bu yabancı hayranlığı...
Zaman en sonunda İstanbul'u emlak dünyasının kalbine oturtmuştur.Hızlı bir arsa alım satım trafiği ve projelendirme..Peki bu iddalı projelerin oluşturulduğu zamanımızda mimarlarımızın rolü nedir..Bu denli büyük projelerde neden biz türk mimarlarının ismini duyamıyoruz..Dönerden esinlenilerek yapılan projelerin bile olduğu günümüz ortamında neden kendi mimarlarımız ön planda gözükmemektedir.Bizler bu ülkedeki mimarlar olarak yoksa gerçekten yetersiz miyiz? ki bu kadar devre dışı bırakılıyoruz.Bu gün Philip Johnson'un projesi ile aynı kalitede iş çıkaran ofislerimiz yok mudur acaba?....Saygılarımla..
En son balkay tarafından düzenlendi : 27-03-2007 17:37. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 11-08-2004
Mesaj: 176
|
komik valla..
bir gözlemimi paylaşmak isterim:
müşteri Türk, mimar Türk tüm alt taşaron- çalışanlar firmalar Türk.. Proje mahal isimleri ingilizce!.. buyrun burdan yakın... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-09-2006
Mesaj: 44
|
Tabiiki çok kaliteli işler çıkaran ofislerde vardır fakat gerçekten ses getirecek büyük proje yapıp bunu işverene kabul ettirip uygulatacak -kaynak- bulmak konusunda sıkıntı yaşamayacak ofis sayısı az.Biz daha 190 liralık projeyi 98 liraya yapan büroya birşey yapamıyoruz.Böyle oluncada mimarlık ofisleri -güçlenemiyor .
__________________
Bitti, bu kadar... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-09-2006
Mesaj: 44
|
Güçlü mimarlık ofisi deyince bir örnek vermek istedim.Norman Foster'ın bürosu: Foster + Partners
__________________
Bitti, bu kadar... |
|
|
|
|
|
#5 | ||
|
Yönetici
|
Alıntı:
Alıntı:
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
||
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
bir çok kaliteli ofis var..
Örneğin karayolları arazisi bir türk ofisine çizdirilmezse mesela...yabancı hayranlığıdır..denmelidir..Sayın odalarımızın çok değerli yönetimleri;Özellikle mimarlık ve inşaat ortamına bizlerin yapmakta olduğu mimarlığın fırsat verilirse çok başarılı sonuçları olabiliceğini anlatmalıdır..Medyada odamızın mimarlara yönelik anlatım ve çıkarımları daha çok görülmelidir.Orda bir mimarlık ortamı var uzakta,gitmesekte,gelmesekte o mimarlık bizim mimarlığımızdır anlayışı bize daha çook döner şeklinde,türk lokumu şeklinde,baklava şeklinde binaları izlettirir..Bizde ancak bu binalara olumsuz eleştiri yaparız..Tabii yapıldıktan ve iş bittikten sonra..Saygılarımla..
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-09-2006
Mesaj: 44
|
-Neden bu yabancı hayranlığı- konusunda nedene biraz daha yakından bakma fırsatı vermesi açısından verdim örneği.
Alıntı:Foster + Partners Grup 1 Grup başı Grant Brooker Grubu D'Arcy Fenton Robert Harrison Paul Leadbeatter Antoinette Nassopoulos Max Neal Dan Sibert Hugh Stewart Ian Whitby Graham Collingridge David Kong Angelika Kovacic Jurgen Kuppers Joon Paik Nick Paterson Martin Rolfe Neville Smith Aike Behrens Jonathan Bell Ash Goyal Christopher Hammerschmidt Ashley Lane Siuwai Law Randy Liekenjie Kristine Ngan Daniel Poehner Robert Smith Caroline Tarling Projeler BBC Radio Centre Lycee Albert Camus House in Corsica Musée de Préhistoire des Gorges du Verdon Electricité de France Regional Headquarters SECC Conference Centre Gresham Street Millennium Bridge Duisburg Housing 30 St Mary Axe, Swiss Re HQ More London City Hall Quartermile Masterplan Scottish Gas Headquarters, Edinburgh Bexley Business Academy Imperial College Faculty Building Smithsonian Institution Zenith Ofisin büyümesi yanında güçlenmesini sağlıyor; ofiste işlerin bölünmesi çok daha kompleks yapıların çizilmesini olası kılıyor ;bu da daha güçlü ofisin daha büyük projeleri almasını sağlıyor.Bu benim düşüncem.Fakat Türkiye'de buna yakın birkaç ofis var. Bu arada yukarıdaki liste ofisin 6'ya bölünmüş hali. Teşekkürler.
__________________
Bitti, bu kadar... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
archerchitect: "Ofisin büyümesi yanında güçlenmesini sağlıyor; ofiste işlerin bölünmesi çok daha kompleks yapıların çizilmesini olası kılıyor ;bu da daha güçlü ofisin daha büyük projeleri almasını sağlıyor.Bu benim düşüncem.Fakat Türkiye'de buna yakın birkaç ofis var.
Bu arada yukarıdaki liste ofisin 6'ya bölünmüş hali. " Merhaba, Verdiğiniz Foster+Partners örneği doğrudan başlık konusuyla ilgili durmuyor, yani Türkiye'de bazı kesimlerce benimsenmiş olan yabancı mimar hayranlığına bir yanıt değil. Ancak Foster'ın İstanbul'da yeni bir ofisinin olması ve benimsenmiş işletmecilik anlayışının Türkiye'de bulunmayışından mı yakınmanız? Yani Türkiye'de de Türk+çok uluslu mimarlardan oluşan çok ortaklı mimarlık firmaları mı olmalı diyorsunuz? Bu yabancı mimarlık ofislerine hayranlık için çok da yeterli bir gerekçe olmayabilir diye düşünüyorum. Her mimar kurduğu büro için kendisine uygun modeli oluşturuyor, hatta tek başına çalışan ünlü mimarlar dahi var. Biraz ihtiyaç ve gelişmelerin getirdiği bir sonuç. Bunu başarmış Türk firmaları da bulunuyor. İyi çalışmalar |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
onlarca mimar adayı..
Şu an üniversitelerimizde onlarca mimar adayı okuluna devam etmekte ve bitireceği günü sabırsızlıkla beklemektedir..Uykusuz ve yorgun geçen onca geceler mimarlığı çok daha iyi koşullar altında yapmak adına..Bizler burada gerek festivallerimiz ve gerekse şenliklerimizle mimarlığımızı anlatmalıyız.Burada dikkati çekmek istediğim nokta şu ki:Bu şenliklere ülkenin ekonomik anlamda mimariyi doyuracak kişilerinin katılımını sağlamaktır.Bak biz bunlarıda yapabiliyoruz demektir.Philip Johnson yada Foster bunları yapıyor ama fırsat olursa senin ülkenin mimarıda pekala yapabilir.Gönül isterdi ki insanımız yabancı mimara projesini yaptırarak öğünmek yerine ben bunu ülkemin şu mimarına yaptırdım ve çokta güzel oldu diyebilsin...Saygılarımla..
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-09-2006
Mesaj: 44
|
Öncelikle genelleme yapmayı unutmuşum.Benim verdiğim örnekle birlikte anlatmak istediğim, Mimarlık ofisinin büyümesinin yanında gerçekten ses getirecek büyüklükte örneğin gökdelen, kent ölçeğinde projeler,kampüs projeleri yaparken daha fazla mimara ihtiyacı olduğundandır.Ahmet Vefik Alp, Gebze YTE projesini almış 1990 ların başında başlayan proje hala devam etmekte.Ayrıca bu yalnızca ülkemiz için geçerli değil.Avustralya'da zamanında bu sıkınıları yaşamış hala yaşıyor.Türkiye'de de çok kaliteli projeler çıkıyor. Zira konunun dışına taştığımı kabul ediyorum.
Saygılar...
__________________
Bitti, bu kadar... |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
|
TÜM MESLEKTAŞLARA SORUMDUR;
Şimdi lütfen biraz düşünelim, bu tür projelerin sonuçlandırılması dönemlerini ve uygulanacak olan projenin altındaki imzalara bakınca karşımıza hep yabancı Mimar veya grup çıkıyor; * Olimpiyat Stadı, Fransız Mimarı * Bugünkü Ali Sami YEN stadının yenilenmesi için Ölü doğan ve uygulanmayan ön mimarı Türk, sonucunda Kanadalı Mimar Grup, * Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım, yabancı futbolcu diye tutturuyor, TÜRK futbolcusuna inanmıyor, * Galatasay,Fenerbahçe ve Beşiktaş, futbol takımları çalıştırıcıları yabancı, Sizce yöneticilerin bu yabancı çalıştırıcı ve futbolcu hastalığı kalıcı mı olmalı?, yoksa; meslektaşlarım gayret içersine girip burada biz varız İstanbul'un en çağdaş ve görkemli stadlarını biz yaparız medeni cesaretine ve gücüne sahibiz diyen bir şahıs veya grup ortaya çıkmayacak mı? 12 milyonluk bir şehrin söz sahibi yöneticileri ve basının arkasında olduğunu sandığım ve tanıtım araçlarının bol olduğu, Türkiye'nin sembolunun bu şehirden olmasını isteyen İSTANBUL MİMARLARI, BU DURUMU SEYRETMEYE daha ne kadar devam edeceklerdir?------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Üstteki görüşümü Ali Sami YEN Stadyumu konusunda iletmiş idim; al birini vur öbürüne herşeyden önce biz mimarlar, önümüze doğru ve gerçekçi hedefler koyabilmeliyiz, yaşadığımız çağın uluslararası Siyasi-Ekonomi kıskaçlarını (Dünya Bankası-İMF) ile yurdumuzun egemen siyasi erklerinin tercihlerinin ne olduklarına bakılarak karşı tavırların sağlam temellere oturtulması gerekmiyor mu? Bağımlı batılalaşma değil, Çağın gerekleri olarak bizler sahip oluduğumuz işletmeleri, denetlenebilir bazda büyütemediğimiz, kendi özgüvenimizi karar mercilerine kabul ettiremediğimiz sürece başka bahaneler yaratarak, karanlık da yol alabilmemiz mümkün mü? Kentlerdeki kamu yapılarının ve şehircilik anlayışlarının geliştirilip yabancılar eli oluşturulması dönemi bence 1923 lerde kalmış olması gerekir, Bilim'e, Sanat'a ve sivil toplum örgütlerine kağıtlar üzerinde kalan pasifize edilmiş, havanda su döven örgütlermiş gibi bakan hükümetler iktidarlar da kaldığı sürece, yabancı hayranlığı kaçınılmaz olacaktır, Başlangıç için de önce meslektaşlarımın kapısının önünü temizlemelerini dilerim
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
nasıl bir yol izlenmeli..
Söylediklerinize sonuna kadar katılıyorum ancak kapının önünün temizlenmesini tam anlıyamadım..Birde çok değerli arkadaşlarıma soruyorum;Şimdi nasıl bir yol izlenmeli?..yada siz mimarlar odası yönetiminde olsaydınız nasıl bir yol izlerdiniz.?.
saygılarımla.. |
|
|
|
|
|
#13 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Lütfen yanlış anlamayın ama atasözümüz çok güzel özetlemiş: "İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır."
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
|
#14 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 05-11-2005
Mesaj: 40
|
Alıntı:
3.Harnâme (Eşek Kitabı) adlı kitabın başlarında okumuştum bu yazılanları okuyunca aklıma geldi.Hepsini okuyamadım daha ama herkese moral olması için bu kitabı tavsiye ederim.Size de hatırladığım kadarıyla aktarayım: (yanlış anlamayın... ) Bir gün genç eşekler bir araya gelmişler eylem yapıyorlar. O sırada oradan yaşlı bir eşek geçer. " ne yapıyorsunuz burada" diye sorar. İçlerinden birisi " semerci artık ihtiyarladı, yaptığı semerler sırtımıza zarar veriyor, canımızı yakıyor, Allah'tan semercinin canını almasını istiyoruz" derler. Tecrübeli ihtiyar eşek " bakın semerci ölür, yerine acemi semerci gelir daha kötü semer yapar, siz daha çok perişan olursunuz. En iyisi siz Allah'tan sizi eşeklikten kurtarması için dua edin! " der . ![]() Yabancı hayranlığı şimdilerde oluşmuş birşey değil ki asırlık problemlerimiz bunlar. Sadece mimarlıkta mı bu yabancı hayranlığı? Körü körüne taklit etmediğimiz alanları saysak bir elin parmaklarını geçmez. Geçenlerde tv'de Mehmet Akif Ersoy'u anlatıyorlardı. Bakın ne güzel tercuman olmuş: Fransızın nesi var? Fuhşu bir de ilhadı Kapıştı bunları yirminci asrın evladı Ya alman’ın nesi var zevki okşayan? Birası Unuttu ayranı ma’tuha (bunak) döndü kahrolası Harflerin hani dünya kadar bedayii var Ulumu var edebiyatı var sanayi var Giden birer avuç olsun getirse memlekete Döner muhitimiz elbet, muhit-i ma’rifete Kucak kucak taşıyor olmadık mesaviyi Beğenmesek medeniyet diyor, inandık iyi Ne var biraz da mearif getirmiş olsa desek Emin olun size hamallık etmedim diyecek Ama artık yeni nesil birşeylerin farkına varmaya başlıyor. Zannımca bir millet yükseldi mi her alanda yükselir. Battı mı her alanda batar. Mimari gibi yaşamın bütün alanlarını kapsayan bir meslek/kültür aracı da ancak bütün değerlerin yükselmesiyle hakettiği yere ulaşır. Bunu sadece ekonomik gelişmeye bağlamak hata olur. Gündeme gelen projeler bunun en iyi kanıtıdır. Milleti düzeltmeye başlamadan önce kendimizden başlamalıyız...
__________________
yok yok olsa o vardır. |
|
|
|
|
|
|
#15 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
tam anlaşılamadı herhalde..
Değerli arkadaşlarım,neden bir kişi çıkıp şöyle şöyle yapmalıyız,ve şöyle şöyle bir yol izlemeliyiz..Bizler gerçekten bütün bu projelerin altından kalkabiliriz..Demektense hep bildik sohbeti yapıyor..Olayın felsefik karşılığını değil,ülkemizdeki türk mimarlarını daha nasıl popüler yaparızı konuşuyoruz..çünkü bizler her türlü proje tasarımını fırsat verilirse hakkını vererek en iyi şekilde yaparız..Saygılarımla..
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|