![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#16 |
|
Yönetici
|
Bir başka dikkat çekici şey hiç bir projenin gerçek bir "gecekondu" bölgesinde olmadığı. Hemen tüm projeler çevresine bakıldığında bir köy yerinde gibi duruyor.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 256
|
Bende, bu programdaki eski konutlar ve konut sahiplerinin düzmece olduğu intibahı uyandı .
![]()
__________________
Veni, vidi, vici |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Yönetici
|
Bu "enformasyon" çağında hiç kimse böyle bir işe teşebbüs etmez.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 26-02-2007
Mesaj: 86
|
''kimse yok mu'' benzeri programların yeniden yorumlandığı programı hayretle izlediğimi söyleyebilirim,benim düşündüğüm bir başka şey de şu ki,o insanlar bu lüksü ne kadar sürdürebilecekler,yani plazma tv lüks eşyalar tamam da fatura borçları ıvırı zıvırı ne olacak?merak ediyorum doğrusu,1 sene sonra o ev ne duruma gelecek???
tamam mtv de araba yenilemeleri eğlenceli ve çarpıcı gözükebilir ama before-after yapılabilecek en son şey bizdeki böle birşey gibi geliyor bana,bence daha kalıcı daha akılcı çözümler üretilmeli konut ihtiyacı olan insanlar için,sonra birşey daha var ki o eve harcanan masraf ile çok daha fazla insanın konut ihtiyacı karşılanabilir gibi geliyor,daha toplumsal hareket edilmeli... |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 256
|
Bu kadar ciddiyetsiz bir programın birşeylere çözüm getirmek amacıyla yayına konulduğunu sanmıyorum .Eğer mizansen değilse, seçilen aile reklam için kurban edilmiş .Yeni piyasaya çıkmış yada pek yaygın olmayan malzemelerin tanıtımını yapmak için öne atılmış bir fikir gibi..
__________________
Veni, vidi, vici |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 243
|
Sosyal sınıfların yerini alan cemaatler / Eleştiri Estetiğinden Post modern estetiğe
...Sosyal sınıfların yerini alan cemaatler / Eleştiri Estetiğinden Post modern estetiğe kaymalar...ve MEDYA.
İDEOLOJİ : Bu konu çok rahat Metin Karadağ’ın ‘’ Mimarlıkta Estetik Eleştirisi ve Eleştri Estetiği ‘’ başlığıyla açtığı konunun alt başlıklarından birine dönüşebilirdi. Mimarlıkta Estetik Eleştirisi ve Eleştiri Estetiği Ciddiyetsiz bir program diyerek geçmek soruna bir çözüm mü?yoksa sorunları görmezden gelme tembelliğimiz mi?Yoksa konu farklı yönleriyle incelenmesi gereken önemli bir olgumu? Bu olgu kendisi bir sorunmu.Yoksa ciddi bir sorunun kendisini olgu olarak ortaya koyan yüzümü? ELEŞTİRİ ESTETİĞİ VE EĞLENCE SEKTÖRÜ ÜZERİNE BAZI ALINTI YORUMLAR : ...Sorunun kökeni ideolojinin bariyerlerinde ve içinde devinilen genel paradigmadadır. Diğer insanlar gibi bir eleştirmenin de hayatı okuyuşu; nesne, olgu ve ilişkilere dair yorum ve edimsel tutumları biçimlenirken, kendi ideolojik prizması da öncü ve artçı birer alt-proses olarak bu biçimlenişe katılır.Bunun yarattığı risk, bir yapıta dair eleştirinin, ancak eleştirmenin taşıdığı ideolojik dünya görüşünün kurduğu bariyerler arasından geçerek belirmesidir.Bu riskin anlamını görmeyi deneyebiliriz; bir yapıt, nesnel gerçeklerle çelişkili ilişkiler bütünüdür... ...Diğer taraftan bir sanat yapının eleştirisine, sanatçının, eleştirmenin ve okurun içinde yeraldıkları genel paradigmaya eleştirel aralık konulmaksızın girişilmesi, o paradigmanın ve yaslandırıldığı düzenin örtük de olsa, teyit edilmesi demektir. Geçerlilikleri belirleyen paradigma, kitlelere dayatılmış bulunan ve onların çıkarlarıyla çelişen verilerin hayatın akışı içinde normalleştirilmesini, doğalmış gibi kanıksatılmasını ve sıradanlaştırılmasını sağlar... ...daha geniş bir çerçevede meta-estetiğinin, daha spesifik bir belirlenim olarak da post-modern estetiğin kategorik olarak kurumsallaşmayı denemesidir. Bu görünümü, kültür ve sanatın kapitalist bir endüstri sektörüne dönüştürülmesiyle ve bu sektörün de reklam ve gösteri sektörleriyle bütünleşerek, tümünün dev bir eğlence sektörünün potasına doğru akıyor bulunmalarıyla tamamlayabiliriz... Architera’dan Alıntılar... http://www.arkitera.com/article.php?...Article&ID=158 ...En önemlilerinden birisi “bireycilik”tir. “Postmodern bireycilik” te, bireyin kendi farklılığını göstermesi, varoluşunu yaratabilmesi ve yansıtabilmesi olanağının olduğu belirtilir (Y.Odabaşı, 2004). Bundan dolayı farklılığın ve çeşitliliğin vurgulanıp, benimsenmesi önemlidir. Bireycilik toplumsal yapıda önemli bir dönüşüme neden olmuştur; modernizmin ortaya koyduğu “sosyal sınıflar”ın yerini ortak ilgi ve yaşam tarzları olan gruplar, cemaatler almıştır. Bu dönüşümün oluşmasında etkin olan ise kitlesel iletişimin gücünün inanılmaz artışıdır. Özellikle televizyonun icadı bu değişimin sürükleyicisi olmuştur... ...İletişim teknolojisi ve dolayısıyla “medya” postmodern göstergelerin ikincisidir. Medyayı tüketim ile birlikte anlamak postmodernizmi de anlamak anlamına gelmektedir. Birbirlerinden asla ayrı olamazlar ve öyle ki varlıklarını birlikteliklerine borçlu hale gelmişlerdir. Bu kuvvetli birliktelik farklı gruplara ait farklı tarzları, biçimleri ve stilleri birbirine karıştırmaya ve dolayısıyla da toplumdaki sosyal hiyerarşide de geçişkenliklerin mümkün olmasına neden olmuştur... ...“Tüketici” ile beraber “müşteri” de göstergenin üçüncü kavramı olarak ele alınabilir. Tüketici; günlük mutluluk peşinde koşan, anında tatmin isteyen, ihtiyacının tatminini ertelemeyen, gelecek için bugünü feda etmeyen, geçmiş ve geleceği içerecek biçimde denemeyi büyük bir arzuyla isteyen, içerik yerine biçime daha fazla ilgi duyabilen birey olarak tarif edilmektedir.(Y.Odabaşı, 2004) Postmodernizmi modernizmden ayıran özellikler sıralanırken, tüketicinin pasif konumdan çıkartılıp, aktif konuma getirilmesi de belirtilir. Bu durum postmodern tüketicinin özelliklerinin de farklılığını da vurgulamaktadır. Postmodern tüketicinin temel farklılığı, sembolleri ve imajları hem tüketen hem de üreten aktif durumudur.(Y. Odabaşı, 2004) Postmodern tüketicinin genel özellikleri alışverişçi, seçici, iletişimci, karakter keşfedicisi, haz arayıcısı, isyankar, mağdur, eylemci, yurttaş olması olarak sıralanır... SONUÇ : Ben henüz bir sonuca varmadım.Ama altaki forumda varabileceğimi umuyorum.Ancak orada konunun olgunlaşması biraz daha vakit alacak gibi. Mimarlıkta Estetik Eleştirisi ve Eleştiri Estetiği |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 256
|
Sorun şuki medyanın toplum zekasını yok sayması yada kendi ucuzluğu.
__________________
Veni, vidi, vici |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 48
|
|
|
|
|
|
|
#24 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-02-2007
Mesaj: 11
|
Merhaba diyorum vay bee diyorum ve ekliyorum bu duyarlılık gözlerimi yaşarttı. Gerçekten...
Teşekkürler... |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Yönetici
|
Yarın akşam (28 Şubat Çarşamba) 22:00, Kanal D.
Bugüne kadar seyretmemiş olanlara hatırlatma...
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-02-2007
Mesaj: 22
|
kanallar çoğu zaman reyting kaygısı güder.İnsanların duygularını istismar ediyorlar gibi geliyor,insanların orada ağlamaları,televizyondaki görüntüler bilmiyorum itici geldi bana.Bir de nerede yapıldığını bilmiyorum ama ,bu evler gecekondu bölgesinde yapılmıyor,dikkatimi çekti köy gibi bir yer.
|
|
|
|
|
|
#27 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-10-2006
Mesaj: 155
|
Altın kafes
Öncelikle, uygulamanın yeri elbette köy, yoksa imarla falan nasıl uğraşacaklar. Program beni mutlu edemiyor her ne kadar o aileler için üzülsem de. Bu yolda kağıt mendil satan kızlara mendil almadan para vermeye benziyor. Evdekilere iş de buluyorlar mı ya da bir aylık geçinmeleri için? Yoksa o şık koltukları mı yemeleri bekleniyor? Birden bire sıçradıkları konforlu hayat onları ne gibi başka isteklere yönlendirecek? Yeni evin haliyle artan elektrik ve gaz faturasını kim ödeyecek?
Bu program sosyolojik olarak incelendi mi merak ediyorum. Kimsesizler yurduna gidip onlara hayatlarında bir daha alamıyacakları ayakkabıları dağıtan zenginler geliyor aklıma. İnşaat Mühendisi arkadaşa katılıyorum, yıkım sahneleri çok büyük bir yanlış. O halde olanların kendilerine küçük bakmalarını teşvik eden ciddi psikolojik etkenler yaratabilecek bir show. Hiçbir sosyal içeriği yok. Amaç reklam. Köylerde genellikle evlerini kendi yapan, toprak sahibi orta gelirli ailelere hazır ev satmak için bir tuzak. En güzel ev kendi evimiz, ahır da olsa. Bu sahte evler altın kafesteki bülbülü anımsattı. Kapitalizmin parlak demirleri içinde kalmış bir bülbül. Acun'a gelince; bence o sabun köpüğü programlarında görülen tehlikeli hayvanlardan da tehlikeli bir işe bulaşmış bu kez. Fakirlik ağızla tutulup bir kenara atılabilecek kolay lokma bir örümcek değildir. Zenginlik de bir ödül müdür, bu çok tartışma götürür. |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-02-2007
Mesaj: 22
|
Bu evlerin mimariside ilginç,sanki amerikan banliyölerinden çıkmış gibi.Özellikle reklam filminde ilk jenerikteki konut kendini belli ediyor.Bu ne ki şimdi...
|
|
|
|
|
|
#29 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 256
|
Arkadaşlar şu anda programı seyrediyorum vede rütük'e yazı yazmaya karar verdim çok afedersiniz ama bu "sulu"program daha fazla yayında kalmamalı.
__________________
Veni, vidi, vici |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 256
|
Tam olarak kanaat getirmiş bulunmaktayımki bu programdaki evler ,"karakterler"düzmece
adamın "12" tane çocuğu varmış hepside nerdeyse aynı yaşta .Zaten yıkık ev dururken gayet temiz prefabrikeyi neden yıktılar? Akılları sıra duygu sömrüsü yapacaklar ama çok komik duruma düşmüşler.İç mimar kızımızın betonla ilgili yorumu akıllara zarar.Toplantı kısmı "pimp my ride " dan alıntı çok güldüm.Konuşmalar mimara yada iç mimara yakışmayacak kadar komik ben o kızların iç mimar olduklarından bile şüphelendim .Eminim ki 10 gün olayıda yalandır.Medya bu milleti salakmı sanıyor acaba ?.Asıl merak ettiğim Uğur dündar gibi bir marka, bu seviyesizliğe nasıl bulaştı?
__________________
Veni, vidi, vici |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| acun ılıcalı, yoksa rüya mı |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|