![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-06-2006
Mesaj: 26
|
Şantiyede Mimar Olmak.
Şantiyede mimar olmak sizce nasıldır?
Şantiyede mimarlar hangi görevleri üstlenirler. Diğer mesleklerin(mühendislerin) mimarlara bakışı nasıldır? Ustaların,kalfaların, şef'in mimar olması durumunda akıllarından neler geçer? "En iyi mimar, tedavi olmuş mimardır" sözünü hiç duydunuz mu? |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-08-2004
Mesaj: 42
|
bir şantiye mimarı olarak söyleyebileceğim tek şey çok keyifli olması... elbette zorlukları var. ama herşeye rağmen zevkli. mimarlığı sevdiren, bunun yanında öğreten, her geçen gün yeniliklerle karşı karşıya gelmenizi sağlayan bir durum. açıkçası mimari ofiste de bulundum ancak şantiyede olmak çok daha farklı. daha çok özveri göstermeniz gerekebiliyor. mesai saatleriniz ofiste çalışanlardan daha fazla olabiliyor. gün içerisinde daha çok yorulabiliyorsunuz.. vs.. ancak yaptığınız işin sonucunu görmek size büyük bir mutluluk veriyor ve daha sıkı tutunuyorsunuz işinize.
ustaların ve kalfaların mimar şefler hakkındaki düşüncelerinin ise saygıyla alakalı olduğunu düşünüyorum. şefi takmayıp kendi bildiğini okuyanlar da var, şefin dediğinden dışarı çıkmayanlar da.. elbette onlar da kendi fikirlerini otaya koyuyorlar ve bazen daha mantıklı geldiği durumlar oluyor.. sonuçta onlar da uzun deneyimler sonucu birer tecrübe sahibi.. işin nasıl hızlı yapıldığı konusunda bir fikirleri oluyor muhakkak. ancak şef onu dinledikten sonra neyin nasıl yapılması gerektiğini söyler ve o yapılır. kendi kafalarına gidenler ise cezasını alır. diğer meslekteki insanlar genellikle mimarların kendini beğenmiş olduklarını ve onlara ihtiyaç olmadığını düşünürler. "ona sormasak da olur, biz de onun kadarını düşünebiliriz" derler. ancak sonuç itibariyle mimarın fikri alınır. savunulan düşünceler ortak kararlarla birlikte oylamaya sunulur ve mantıklı gelen çözüm uygulanır. şimdilik benden bu kadar.. herşeye rağmen mimarlığı çok seviyorum.. ![]()
__________________
MERVE AYLİN SARIGÜL |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-12-2006
Mesaj: 72
|
bırakın şantiye mimarı olmayı, ben şantiye stajı yapabileceğimden bile emin değilim...
belki çok fazla birşey bilmediğimden ya da daha öğrenmediğimizden ama korkutuyor sanki biraz ![]()
__________________
söz bitti! |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-06-2006
Mesaj: 2
|
"En iyi mimar, tedavi olmuş mimardır" sözünü hiç duydunuz mu?
Benim çalıştığım şantiyelerde mühendisler en çok 'en iyi mimar , ölü mimardır' derlerdi.. Bilmem soruna cevap olabildi mi? |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-12-2005
Mesaj: 290
|
Herhalde en güzeli,tasarladığınız binanın inşaatının kontrolörlüğünü yapmak,yer yer müdahalelerde bulunmak.Malzeme seçimlerinde ve proje revizyonlarında karar mercii olmak.Bunun dışında şantiye şefliği,bir yerde "kalfabaşılık" gibi.
Bir de şöyle bir rahatsız edici sıkıntı var ki;birçok şantiyede disiplinler arası oturmuşluk yok.Mimar demiri kontrol ediyor,betonun dökümünü takip ediyor,inşaat mühendisi ince işlere bakıyor falan.Yani kimin ne iş yaptığı,neden o işi yaptığı belli değil.Branşlara saygı "0". Gene de uygulama zevklidir.1/1 ölçek maket yapımı gibi bakmak lazım.Tek fark malzemelerin maket kartonu olmaması. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 255
|
Tasarımdaki "sivrilikleri" çok güzel törpüler
Biraz yeteneğinizi köreltebilir ama gerçekçi tsarlamayı öğretir. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 577
|
Şantiye'ye girmeden tam anlamıyla mimar olamaz insan bence. Kağıt üzerinde tasarım ne kadar muhteşem olursa olsun, rendarları ne kadar mükemmel olursa olsun. Yapılıp bittiğinde o bina gerçekten mimari olur bence. İşte o işi de şantiye mimarı yapar. O bütün tasarım emeklerinin hayalin ötesinde yaşama ait olabilmesini sağlar şantiye mimarı... Ben de şantiye mimarı olmak istiyorum, bu yönde geliştiriyorum kendimi.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 255
|
Özellille kendi tasarladığınız binayı inşaa etmek off "danından yinmez" ama evet bende arkadaşa katılıyorum şantiye tozu yutmadan olmaz bu iş
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-01-2007
Mesaj: 19
|
şantiye tozu yutmadan bu iş olmaz bu doğru ama ben şantiye stajını yaptıktan sonra mümkün olduğu kadar şantiyelerden uzak durmaya karar verdim..
bi de şöyle bi konu var mimarlıkta aslında çok da yeterli şantiye eğitimi verilmiyor.çok da gerekilimi tartışılır..mimarlara büro daha çok yakışıyor bence.. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-04-2006
Mesaj: 25
|
bu yaz şantiye stajı yaptım ben ve sanırım ofisten çok daha eglenceli, yaptıgın bir iş var ve sen bunun canlı olarak inşasını izliyorsun çok keiyf verici bir şey!
yanlız benim bi korkum var gözlediğim kadarıyla detay bilgisi çok fazla gerekiyor, bunun için okul dışında bizlere yardımcı olabilecek bir kaynak veya benzeri birşey önerebilir misiniz |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-06-2006
Mesaj: 26
|
mesleki sorumluluk
Bütün arkadaşlarıma bu konuya olan katkıları için teşekkür ediyorum.
Ancak, bu konuyu foruma gönderirken, tartışılmasını beklediğim şeyin biraz daha farklı olacağını düşünmüştüm. Bir çok arkadaşımın değinmiş olduğu konular elbetteki, şantiye ortamında ortaya çıkan, şantiye ye gidildiğinde zaten hazır olarak bizleri bekleyen sorunlardır. Aslında tartışılması gereken, şantiyede görev yapan mimarın, mesleki sorumluluğudur. Uygulama ve imalata yönelik görevi üstlenen mimarın mesleki sorumluluğundan bahsediyorum. Ülkemizde ne yazıkki, şantiye imalatları, uygulama projelerinin tamamen dışına çıkılarak yapılmaktadır. Pek çok mimarın, çizdikleri projelerin uygulamalarını tanıyamadıklarına sıkça şahit oluyoruz. (Bu arada üzülerek belirtmeliyim ki, bazı mimari ofislerden de inanılmaz tasarımlar çıkmaktadır. Mimari detay bilgisi ve malzeme, eleman seçimi eksikliği sanırım başka bir forum konusu olur.) Hatta önemli bir isme sahip olan usta mimarlarımızdan rahmetli Merih KARAASLAN' dan bu şikayetleri sıkça duyardım. Konuya bu noktadan yaklaşırsak,ülkemizde her şeyin kolaycılığına kaçmak alışkanlığı, şantiyelerimizde en üst noktadadır. İşveren ve yükleniciler sırf maliyet hesabını ileri sürerek, ( ki bu hiç bir zaman doğru değildir.) mimarın tasarımını tamamen etkileyecek zorlamalara yönelmektedirler. Şantiye deki mimarın görevi işte burada başlamaktadır. Mimari tasarımda ki ögelerin,yerli yerinde, proje ve detaylara, renk ve malzeme seçimlerine sadık kalarak uygulamayı tamamlamak, şantiye de mimar olmanın dayanılmaz mutluluğudur. Mesleki sorumluluk, mesleki saygıdan doğar. Eserin asıl sahibine saygı duyulmasını sağlamak şantiye de mimar olmaktır. Şantiye deki mimarların en önemli sorunu bana göre budur. Diğer mühendislerin, kalfaların, ustaların mimara bakışındaki sakat mantık bu noktadan doğmaktadır. Bir arkadaşımın belirttiği gibi " en iyi mimar, ölü mimardır" sözü şantiye personeli arasında en yaygın bilinenidir. " En iyi mimar, tedavi olmuş mimardır." sözunden kast ettiğim, " MÜHENDİSLEŞEN MİMAR' dır." Amacım, meslektaşlarımı bu açmaza düşmemeleri için onları uyarmaktır. Sevgiyle.... |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-02-2007
Mesaj: 29
|
Aslında şantiye stajımı yaptıımda mimarlığın bi nebze de diğer yanlarını gördüm.Şantiyesiz olmaz bence... sonuçda fikir çizim ve bitim(uygulama) vardır dimi bizde . Bu üçgenin bir kenarı olmassa olmaz...
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-02-2007
Mesaj: 6
|
Olayın bir de şöyle bir yönü var...
Mimarların tasarımlarını uygulama sırasında tanıyamamalarının bir nedeni de, proje müellifi projeyi hazırladıktan sonra, projenin ihaleye çıkarılması ve ihalede uygulamacı inşaat firmalarının, işi alabilmek adına, imkansız fiyat kırma politikaları uygulamalarıdır. Sonuçta, ihaleyi alan firma, her türlü detay ve malzemeye itiraz ederek, zararını kara çevirmeye çalışmakta ve ortaya kağıt üzerindeki ile hiçbir ilgisi olmayan yapılar çıkabilmekte.
Çözüm nedir? Ya ihale sistemini ortadan kaldırmak (ki bu geçersiz bir çözüm) ya da proje müellifini ihale sürecine aktif olarak katıp, gerekirse ihaleye katılan bütün firmalarla eşit oranda görüştürerek, uygulamacı firmanın sonradan yapabileceği itiraz sayısını minimuma (idealde sıfıra) indirmek. Tabii ki bir de baştan proje müellifi ile uygulayıcı firmayı seçmek gibi, aslında en güzeli kabul edilebilecek bir çözüm var; ama günümüzde herkes düşük maliyet düşündüğü için ve bir firmaya gebe kalmak, her zaman "kazık yemek" olarak görüldüğü için (ne yazık ki ülkemiz için doğru bir yaklaşım) pek uygulanmayan bir durum. Konuyu dağıttığım düşünülebilir, ama başlıkta da söylediğim gibi, olayın bir de şöyle bir yönü var müteahhitleri de sürece katarak bakınca... |
|
|
|
|
|
#15 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 255
|
Alıntı:
Bizdeki fiyat kırımı sisteminin ne gibi arızalar çıkardığna hepimiz şahidiz. |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|