![]() |
|
|||||||
| Mimarlık ve Eğitim Kurultayı Mimarlık Eğitim Kurultayı ile ilgili bütün gelişmeler bu başlık altında... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Bir Gözlem "Buluşma 8"den
Geleneksel olarak düzenlenen "Ulusal Mimarlık Öğrencileri Buluşması"nın 8.si, Karadeniz Teknik Üniversitesinde devam ediyor.
İnanın buluşma boyunca gözlerimin gördüğü her şeyi görmenizi, ellerimin dokunduğu her şeyi hissetmenizi, kulaklarımın duyduğu her şeyi işitmenizi isterdim. Burada günlerin nasıl geçtiğini anlamak zaten mümkün değil. Burada olağan üstü bir yorgunluk var. Sabah uyandığınız saatten itibaren sürekli bir koşuşturmacanın içerisindesiniz. Ancak bütün bu yorgunluk, ortaya çıkan ürünlerde, eğlenceyle çalışma ortamının uyumunda ve Can Çinici’yle, Cengiz Bektaş’la yapılan sohbetlerde bu yorgunluk bir heyecana, bir mutluluğa dönüşüyor ve siz burada olmaktan zevk alıyorsunuz. Etkinlik programını bir taraftan takip de ediyorsunuzdur. Arkitera’da gün gün yayınlıyoruz yaptıklarımızı. Ama şöyle yazdıklarımızı siteden tekrar okuyorum da ister 3 – 5 yazı ve bir o kadar fotoğraf olsun, ister yüzlerce yazı ve yüzlerce fotoğraf olsun buradaki duyguları anlatmaya yeterli olmayacaktır. Bu mükemmel atmosfer içerisinde felsefeniz de değişebiliyor. Bir anda “korumacılık” kavramına bir başka açıdan bakıyorsunuz, bir yandan “yeni”nin aslında ne olduğunu kavramaya çabalıyorsunuz. Bir yandan karadeniz oyunlarının coşkusuna kapılıyor bir yandan atölye çalışmalarında çeşitli etkinliklerle zevk alabileceğiniz ortaya çıkarıyorsunuz. Bir Yandan Sümela manastırına çıkabilmek için dağ tepe tırmanıyor, yolda kayıyor “düşüyor”sunuz, bir yanda sunumlarda yeni fikirleri anlıyor, yeni bakış açılarını keşfediyorsunuz. Acıktığınızın farkında olmasanız bile burada bizi düşünen arkadaşlar sayesinde bazı zaman da yemek yiyor, ve güne devam ediyorsunuz. Burada bizim acıkacağımızı da bizim yerimize düşünen buluşma 8 komitesine teşekkür etmeyi bir ihtiyaç olarak görüyorum. Felsefelerin değişmesinden bahsederken burada gerçekten eğitim süreci içerisinde alamayacağımız bilgilerle, ya da bilginin ötesinde yoruma açık ancakakla kolay gelmeyen fikirlerle karşılaşabiliyorsunuz. Dün Cengiz BEKTAŞ’la “yeni”yi ararken gerçekten çok güzel şeyler öğrendik. Yeniyi nerede arayacağımızı, yeniye nasıl ulaşacağımızı, hatta ona nasıl davranacağımızı öğrendik! Yine Trakya Üniversitesinden Tuğba Başer’in sunumunda beden dilinin tasarımlarımıza nasıl etkiyebileceğini keşfettik! Bir başka Trakya Üniversitesi sunumunda Edirne’yi tanıdık, edirne örneğinden yola çıkarak kentsel korumanın önemine ve “nasıl”ına değindik. KTÜ’den O.Güneş ERDEN’in projelerini inceleyerek tasarımlarda neler olabileceğini, “kentsel villa” ve “ütopya” başlıkları altında gördük, inceledik. Tabi ki mimari stajda rotasyon programını birçok üniversite ile birlikte anladık, aylar sürerek ancak anlaşılan konuları 1 saat içinde anladık, ve yeni “OKUL KOORDİNASYONLARI”nın temellerini attık! Trakya Üniversitesi’nin ürünleri olan projeleri sergiledik ve eleştirileri dinledik. İşte en çok duracağım konu da burası olması gerekiyor. Çünkü projeye, tasarıma, hatta hayata bakışım, “felsefem” üzerinde sarsılmalar oldu. Can ÇİNİCİ sağ olsun! Burada tek tek projelerimizi Can Çinici ile inceledik ve üniversitemizde yüksek başarılar elde ettiğimiz projelerimizle Can Çinici’den KALDIK! Maalesef zorla kopardığımız notlar bile en azından DD almaya yetmedi! Ama bu ne büyük bir mutluluktu anlatamam! Çünkü projeleri incelerken tasarımı değil, oradaki çizgileri yada ürünleri değil; bir düşünceyi, bir fikri, bir “felsefeyi” tartıştık. Elbette Can Çinici ile uyuşamadık! Elbette felsefemizi onunla bağdaştıramadık ama acaba gerçekten kendi fikirlerimizle mi bu tartışma içerisinde bulunduk? Orada 3 değil 5 değil, 20 civarında paftamız vardı Trakya Üniv. Olarak. Ama hiçbirinden not alamadık. Çünkü her ne kadar hepimiz farklı proje gruplarında, farklı kişiliklerde olsak da üniversite olarak belli bir felsefeye odaklanmış durumdayız. Bu yalnızca Can çinici ile değil, diğer üniversitelerdeki projelerle, daha doğrusu felsefelerle karşılaştığımızda da böyle. Belki kendi aramızda kendi projelerimizi de eleştiriyoruz. Belki kendi aramızdaki projelerde dahi bir çok hatalı yan buluyoruz. Hocalarımız jürilerde bizleri farklı farklı eleştiriyor, bizi farklı yönlere yönlendiriyorlar ancak şu var ki biz aslında aynı felsefeleri paylaşıyoruz. Sonuçta burada kapitalizm düşüncesi içerisinde olan fazla arkadaşımız, fazla hocamız olmadığı kesin. Mimarlığın ne olduğuna kadar hepimiz bir birimize çok yakın düşünceler içerisindeyiz. Ancak burada aslında ne kadar farklı düşüncelerin, ne kadar farklı yaklaşımların olduğunu açıkça öğreniyoruz. Bunu şu şekilde örnekleyelim! Bu örnek yine mimarice olsun: Bir yöreyi ele alıp bakaranız, o yörede yaşayan insanların çok az farklılık gösterdiğini, binalarının,eylemlerin, yaşayışlarının, kültürlerinin neredeyse aynı olduğunu görürsünüz. Ancak bu yöreden uzaklaşmaya başladığınızda her şey yavaş yavaş farklılık gösterir. Uzaklaştıkça fark artar ve bir noktada birbirine hiç benzemeyen kültürle, hiç benzemeyen yaşayışla,(binalarla) karşılaşırsınız. Biz de işte bu duyguyu yaşıyoruz ve çok şey öğreniyoruz burada. Evet, bugün burada bir çok kişi Can ÇİNİCİ ile bir çok noktada hemfikir değil ve bir çok kişi Cengiz Bektaş’ın düşüncelerine, yani felsefesine daha yakın. Ama bir çok düşünce ortada dolaşıyor. İşte biz bu etkileşim içerisinde, yani buluşma 8’de “yeni” teması içinde her şeyin yenisinden öte ortak bir felsefe adına “yeni” bir felsefeyi arıyoruz. Buluşma 8 devam ediyor, bakalım nerede uzlaşacağız ![]() Herkese kolay gelsin; İlker Ertuğrul
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|