![]() |
|
|||||||
| Mimarlık ve Eğitim Kurultayı Mimarlık Eğitim Kurultayı ile ilgili bütün gelişmeler bu başlık altında... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Güvence, kolay da;...
Önemli olan KIMILDAMAK
))Sayın Ciravoğlu İlk paragrafınızda demişsiniz ki; ........................................................... "" Nasıl mimarlık eğitiminin kuramsal yanının uygulamadan kopuk olduğu savunuluyorsa bu "sigorta havuzu sistemi oluşturularak iş güvenceleri sağlanmalı" sözünün de uygulamadan ciddi biçimde kopuk olacağı açık. "" ............................................................ Şu an "... uygulamadan ciddi olarak kopuk bir durumu..." zaten fiilen yaşıyoruz. Eleştiriniz de mevcut durumu değiştirmeye dönük herhangibir öneriye rastlayamadım. Sadece iki seçenek sezgisel olarak okunabiliyor:... a) Bu mevcut durum çok hoş, aynen devam etmeli... b) Hiçbir çalışma gelecekte de bu durumu değiştiremez, boş yere iş açmayın başımıza... a ve b'nin toplamı yani, a+b= "Öğretilmiş Çaresizlik" durumuna işaret ediyor. Bir yandan gerçeklerin altını çiziyorsunuz. Evet... Ama çözüm konusunda durum gerçekten bu kadar ümitsiz mi? İkinci paragrafta da aynı ümitsiz gerçekçilik devam ediyor. Ancak, yılların ihmali ve türlü nedenlerle birikmiş olan bu kronik duruma karşı ümit kırıcı bir tarzda başarısızlığı peşin olarak kabullenmek, mevcut durumun sürmesini tercih etmek gibi geliyor bana. Evet, mezuniyet sonrasındaki gerçek sorunların bir bölümünün çözümü "ülke gerçeklerine" bağımlı. Ancak geriye kalan bölümü doğrudan doğruya mimarın henüz "mimar adayı" iken birebir yaşadıkları ile kazanacağı bağışıklığa yani "sorun çözme kabiliyetini" geliştireceği birebir "yaşadığı sürece bağlıdır..." Sorunu sürekli olarak "parçalanamaz büyüklükte ve yayılı zamandan bağımsız olarak algılamak" tabiidir ki sonuçta insanı yılgınlığa da götürebilir... Oysaki sorunu zaman bağlamı ile paralel olarak parçalara ayırmak; çözüm için kolları sıvamış olmak anlamına gelir. Raporda stajın okula ilk adım atıldığı andan başlayarak eğitim süresince devam eden "sürekliliğinden" sözedilmektedir. Yani büro+şantiye stajının 35'erden 70 gun ya da 45'erden 90 gun değil; "sürekli olarak büro+şantiye+...+ vd" olmasından söz edilmektedir... Bu bir "sürekli/kesintisiz yapı" önerisi getirmektedir. (Bunu bir kenara yazalım çünkü tekrar geleceğiz... ![]() Şimdi raporda geçen ve sizin de değindiğiniz, "sigorta havuzu" konusuna dönelim. Sadece İstanbul'da, birbirinden farklı ancak yapı sektörü alanında 5000'in üzerinde firma bulunmaktadır. Yine İstanbul hiterlandında 9+1(Trakya Ü.) üniversitenin mimarlık bölümlerinde 3000'in üzerinde öğrenci okumaktadır. 3000 / 5000= 0.60 Tek tek her bir firmadan asgari ücretli bir çalışanının sigorta priminin 0.60'ı kadarıyla; mimarlık öğrencilerinin sigortalanması için bir katkı isteyemeyecek kadar mağdur durumda kurumlar (*) olduğumuzu düşünmek bile istemiyorum... İsteyenin bir yüzü, vermeyenden zorla alırız... ( ŞAKA, ŞAKA ))Yazınızın çağrıştırdığı diğer konulara daha sonra değinmek üzere. Saygılarımla (*) Rapordaki "Staj Eşgüdüm Kurulu": Üniversiteler+ Odalar + Vakıflar + Öğrenci Birlikleri + ilgili diger kurumlar...
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|