![]() |
|
|||||||
| Mimarlık ve Eğitim Kurultayı Mimarlık Eğitim Kurultayı ile ilgili bütün gelişmeler bu başlık altında... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Türkiye Mimarlık Öğrencileri Forumu Sonuç Bildirisi
MİMARLIK VE EĞİTİM KURULTAYI –II
TÜRKİYE MIMARLIK ÖĞRENCİLERİ’NİN 6 KASIM 2003 TARIHLI “NASIL BIR GELECEK? NASIL BIR MIMARLIK EĞİTİMİ?” KONULU PANEL VE FORUMUNDA TARTIŞILAN KONULAR VE UZLAŞI RAPORU Arzu AYBAT İlker ERTUĞRUL Melike MUTLU Ceren SARIALİOĞLU Ahsen TURAN Aytaç ÖZEN Faruk Duha ERHAN 9 Kasım 2003 Mimarlık Ve Eğitim Kurultayı - II programı çerçevesinde, Türkiye’deki tüm mimarlık fakültelerinin farklı sınıflarından temsilcilerin davetli olduğu ve 100 kişiye yakın katılımın sağlandığı “Nasıl Bir Gelecek? Nasıl Bir Mimarlık Eğitimi?” konulu panel ve forum 6 Kasım 2003 tarihinde Yıldız teknik Üniversitesi Oditoryum’da gerçekleştirilmiştir. Bu panel ve forum öncesinde 10 Ekim 2003 tarihinde, İstanbul’daki 9+1 mimarlık fakültesinden 30 kadar öğrencinin katılımıyla geçen ilk toplantıda, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde okumakta olan ve Mimarlık ve Eğitim Kurultayı – II çerçevesinde yürütülen beş farklı atölyenin konularını ders olarak işleyen öğrenciler tarafından yapılan bilgilendirmeler, 6 Kasım 2003 tarihinde gerçekleştirilen panel ve forum için bir ön hazırlık niteliği taşımıştır. 6 Kasım’da, konulara ilişkin benzer bir bilgilendirme yapılmadan, hangi üniversitede okudukları fark etmeksizin, tüm öğrencilerin zaten her an yüzleşmekte oldukları sorunlara dair düşüncelerini ve sorularını ortaya koymalarına imkan veren forum ortamına geçilmiştir. Forumda tartışmaların yoğunlaştığı ve ortak çıkarımların yapıldığı konuları 10 ana başlık altında sıralayabiliriz. 1. Mimarlık eğitiminin altyapısı niteliğindeki tasarı geometri, sanat tarihi gibi programlara alt eğitimlerde yani ortaöğretim kurumlarında yer verilmesi, diğer mühendislik bilimlerinden çok farklı bir eğitim sistematiği olan mimarlığı, öğrencilerin ortaokul ve lisede tanımalarına ve daha bilinçli tercihler yapmalarına olanak tanıyacaktır. 2. Kuramsal derslerin stüdyo ortamında ilerleyen projeleri desteklemesi ve projelere entegre olması gereklidir. Bu sayede hem derslerde aktarılan bilgiler daha kalıcı olacak, hem de daha nitelikli projeler ortaya çıkacaktır. 3. Mimarlık eğitiminde önemli konulardan biri de öğrencilerin istekli olmasıdır. Bugünkü merkezi sınav sistemi olan ÖSS, gerçekten mimar olmayı arzu eden adayları seçme konusunda yetersizdir. Bir üniversite kazanmış olmak için son tercihleri olarak mimarlığı yazan öğrencilerin mimarlık eğitimine adapte olmaları zordur. İstekli adayları seçecek bir sınav sisteminin getirilmesinin, eğitimin kalitesinin yükseltilmesinde büyük önemi vardır. 4. Mimarlık eğitiminde kuram ve uygulama birbirinden ayrı düşünülemez. Kuramsal eğitimini tamamlamış ve fakültelerce öngörülen iş günü kadar stajını yapmış öğrencilere verilen diploma sonrasında, kendilerine yetki verilmeden önce belirli bir süre (öneri 1 – 2 yıl arası) meslek pratiği yapmış ve deneyim kazanmış olmaları şartı aranmalıdır. Bu meslek pratiğini kazanmanın diğer bir yolu da, stajın mimarlık eğitimine paralel olarak 4 yıl boyunca kesintisiz bir biçimde sürdürülmesidir. Bu sistemi destekleyen Mimarlar Odası’nın 1993 yılında mimarlık öğrencileri ile birlikte başlattığı ‘Galata Gönüllü Öğrenci Çalışma Grubu’ ve daha sonra Galata Grubu Modeli’nden hareketle 2001 yılında İTÜ, YTÜ ve MSÜ Mimarlık Fakülteleri Staj Komisyonu temsilcilerinin katılımıyla oluşturulan ‘Mimari Stajda Rotasyon Grup Çalışma Modeli’, kesintisiz staj sisteminin başarısının kanıtıdır. 1500’e yakın öğrencinin katılımına ulaşmış bu model, öğrencilerin 4 yıllık eğitim süreleri boyunca, teknik geziler düzenlemesi, araştırmalar yapması ve benzer grup çalışmaları yürütmesine olanak tanıyarak, bilgi birikimlerini paylaşabilmelerini, sorun çözme yeteneklerini geliştirmelerini ve ‘staj’ kavramını mimarlık eğitimiyle bir bütün olarak algılamalarını sağlamaktadır. 5. Lisans eğitiminin süresi olan 4 yıl, diploma için yeterli olsa da, mimar olarak yetki kullanabilmek için yeterli değildir. Ayrıca bu 4 yıllık sistem, yurtdışında yetki kullanmamızı olanaklı kılmamaktadır. Eğitim süresinin yeniden gözden geçirilmesine yönelik 3 farklı görüş etrafında birleşilmiştir. • Mimarlık eğitiminin süresinin 5 yıla çıkartılması ve yüksek lisansı da içine alan bu süre sonunda üniversiteden mezun olan ‘yüksek mimar’ların imza yetkisine sahip olması.(Kıta Avrupası modeli) • Lisans eğitiminin 3 yıla indirilmesi ve bu süre sonunda verilen diplomanın, mezunların mimari bürolarda imza yetkisi olmadan çalışmalarına olanak tanıması. Ancak 2 yıl daha eğitim gördükten sonra yetkinin kullandırılması. • 4 yıllık mimarlık eğitim sisteminin değiştirilmemesi, ancak imza yetkisinin verilebilmesi için 2 yıl daha eğitim görmüş olma şartının aranması. 6. Farklı koşullar altında, farklı nitelikteki akademik kadroların yer aldığı üniversitelerde eğitimini tamamlayarak mezun olmuş tüm mimarların tabi tutulacağı ve Türkiye’deki yerlerinin saptanacağı bir sınav sisteminin geliştirilmesi, toplam kalitenin geliştirilmesine yönelik bir kazanım sağlamayacak, aksine, belli üniversitelerin zaman içinde daha da öne çıkmasını sağlayacaktır. Aynı imkanlar dahilinde eğitim sürdürmemiş yeni mezun mimarların merkezi bir sınav sistemiyle değerlendirilmesi yanlıştır. 7. Altyapısı hazırlanmadan yeni öğretim kurumlarının açılması, ve mevcut öğretim kurumlarındaki öğrenci kontenjanlarının artırılması kalitenin düşmesine neden olacaktır. 8. Türkiye’de, adil, inandırıcı, güven verici, ulusal bir akreditasyon sistemi oluşturulmalı ve bu sistem, eğitim kurumlarının sonuç ürünleri olan öğrencileri değil, doğrudan üniversitelerin performansını ölçecek nitelikte, kurumların gelişimine açık bir anlayışla gerçekleştirilmelidir. Ancak bu şekilde kaliteyi yükseltmek mümkün olabilir. 9. Mimarlık eğitiminin standart olması düşünülemez. Her kuruma kendi olanakları dahilinde özgün planlarını yapabilme özgürlüğü tanınmalı, ve bu sayede öğretim kurumlarının kimliklerinin kaybolmamasına imkan verilmelidir.Bu planlar gelen öğrenci profiline uygun olarak düzenlenmeli ve belirli aralıklarla, öğrenci profillerindeki değişiklikler dikkate alınarak, sürekli gözden geçirilmelidir. 10. Meslek elemanlarının güncel teknoloji ve bilgiyi yakından takip edebilmesine olanak tanıyacak olan sertifikaya dayalı kesintisiz meslek içi eğitim programları, sempozyumlar, konferanslar düzenlenmelidir. Mimarlığın farklı formasyonlarında yer alabilmeleri için, meslek elemanlarının kendilerinden beklenen bu gibi sertifikaları ve/veya referansları gösterebilmeleri şartı aranmalıdır. Tüm bu önermelerin takipçisi olabilmek ve eğitim sorunlarının yaşayan özneleri olarak dönüşümlere doğrudan katkıda bulunmak için, mimarlık öğrencilerinin organize olmaları ve kurumsal bir yapı altında bir araya gelmeleri kaçınılmazdır. Bu doğrultuda belirlemiş olduğumuz somut hedef, ulusal ölçekte Mimarlar Odası, üniversiteler ve ilgili tüm kamuoyunun tanıyacağı, uluslararası alanda ise ‘Türkiye’deki tüm Mimarlık Öğrencileri’nin sürekli olarak temsiliyetini sağlayacak “Ulusal Mimarlık Öğrencileri Birliği”ni kurmaktır.
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-11-2003
Mesaj: 4
|
ellerinize sağlık
sonuç bildirgesini okudum
herkesin eline sağlık ancak aklıma takılan birşey de olmadı değil: bu sonuç bildirgesi bugüne kadar kurultay metinlerinde yer alan ifadelerle fazlasıyla örtüşmüyor mu? bir başka deyişle mimarlık öğrencilerinin öğretim üyelerinden, mimarlar odası'ndan, mimarlardan... hiç mi farklı görüşleri yok? |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-05-2003
Mesaj: 10
|
Re: ellerinize sağlık
Alıntı:
Meslek pratiği elde etme konusunda ileri sürdüğümüz fikirler (örneğin kesintisiz staj sistemi), ÖSS sisteminin istekli öğrencileri alma konusunda ne denli yetersiz kaldığının aramızda da bulunan örnekleri, lisans eğitiminin süresi ve bu sürenin içinin doldurulup doldurulmadığı konusundaki tartışmalar, 2005'te pek çok yabancı ülke mimarının Türkiye'de yetki kullanma hakkı elde edecek olmasına karşın bizim eğitim sistemimizin hala Kıta Avrupası ya da Amerika'daki mimarlık okulları ile akredite olamamış olması, hatta "bizi kendi kriterleriyle ölçmeleri"ni beklemekten önce kendi ulusal akreditasyon sistemimizi niçin oluşturamadığımız ve bu gibi daha pek çok konuya ilişkin kaygılarımız, vs. vs. vs... Eğitim Kurultayı sürecinde yapılan çalışmaların bütün bu soru ve sorunlara yanıt aramaya çalışan akademisyenler ve pratisyenler tarafından yürütüldüğünü, ve bu kişilerin sorunları ele alırken sürekli iç içe oldukları sürecin yaşayan özneleri olan biz öğrencileri gözlemlediklerini ve pek çok çıkarıma öğrencilerden elde ettikleri ipuçları doğrultusunda vardıklarını düşünürseniz aslında bu örtüşmenin yadırganacak bir durum değil, aksine beklenen bir sonuç olduğunu farkedebilirsiniz.. En son PuRGe tarafından düzenlendi : 13-11-2003 16:05. |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-11-2003
Mesaj: 4
|
6 Kasım'daki tartışmada aranızdaydım. Kurultay raportörü olarak yönlendirici olmamak için sadece dinledim. Protokol koltuklarında da oturmadım belki bu nedenle fark etmemişsinizdir.
Kurultayda uzlaşmaya varılan konularda benzer düşünceleri taşıyabilirsiniz, bunda hiç sorun yok. Ancak bizler de bu noktaya tartışmalarla geldik. Başta kimsenin düşüncesi diğerininkiyle örtüşmüyordu. Dilerdim ki sizler de aranızda tartışın. Farklı düşünceler olsun; bizler de bunlardan yararlanalım. Bizim göremediğimiz, saptayamadığımız problemleri de ele alalım. Yoksa "bakın öğrenciler de bizimle aynı düşüncedeler" demek için yapılmış bir toplantı oluyor, oldu. Örneğin, "adil, inandırıcı, güven verici, ulusal bir akreditasyon sistemi", sözüne bütünüyle katılıyorum. Ancak tam da bu sözcüklerle ifade edilmiş olan bu tanımı (kurultay raportörü olarak) o kadar çok duydum ki, sizden konuları en azından kendi sözlerinizle ifade etmenizi isterdim (copy, paste olmasaydı keşke). Ben Kurultay raportörüyüm, buna karşın söylenenlerle ayrı düştüğüm noktalar var. Sizin nasıl olmaz? Bizleri eleştirin, gelişmenin önünü açın, sizlere bunun için ihtiyacımız var. |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-05-2003
Mesaj: 10
|
Alıntı:
6 kasım'da aramızda olduğunuzu söylediğinize göre, tartışılanları tekrar özetlemeye gerek duymadan, size kısaca yanıt vermek istiyorum. (Bildiriyi yazan kişi olmam nedeniyle bu konuyu da sahiplenmek zorunda hissettim kendimi )Şimdi şu örtüşen, ancak "copy/paste" olmasından dolayı endişe içeren konulara bir bakalım.. Bildirideki sıradan gidersek.. Önce ÖSS sınavı konusunda örtüşen düşünceler gözüme çarpıyor. Forumda aramızda ÖSS mağduru diyebileceğimiz, bilinçsiz tercih yapmış arkadaşlar vardı. Ve mimar olmak için sahip olunması gerekenin "çizgi çizebilme yeteneği"nin çok daha ötesinde bir şey olduğu yönündeki genel kanıdan hareketle, öğrenci seçerken "yetenek" ölçümüne gidilmesinin de yeterli bir yöntem olmayacağı, sistemin, istekli adayların mimar olmasına öncelik verecek şekilde değiştirilmesi gerektiği, bu sayede seçilecek olan belli bir bilgi birikimine sahip aynı zamanda da istekli kişilerin, mimarlık mesleğini çok daha ileri seviyelere taşıyabileceği uzun konuşmalar sonucunda ortaya çıkmadı mı? Mesleki yetkinin, yeterli meslek pratiğine sahip olmayan kişilerce kullanımı.. Aslında bu konuda çok farklı görüşler ortaya atıldı. Örneğin ben, eğitim sisteminin hatası olarak gördüğüm, teori ile pratiğin ayrıştırılarak öğrenciye sunulmasının faturasının yine öğrenciye çıkarılması olarak görüyorum bu diploma sonrası 1-2 yıl kadar sürmesi öngörülen meslek pratiği kazanma sürecinin ardından yetki verilmesini. Ancak ortada bir gerçek var ki, bu sene mezun oluyorum ve şu anki mevcut pratiğim ile elimdeki yetkiyi kullanmaya cesaret edemem. Ve ne yazık ki, benim kadar tecrübesiz olanların hepsi, yine benim kadar korkak değil.. Bu durumda ortaya, kuramsal bilginin paralelinde yürütülmesi gereken bir "staj süreci" kavramı çıkıyor. Tabii bir diğer "örtüşme noktası" olan "MSR"nin bu konuya getirdiği somut çözüm.. Kim aksini iddia edebilir ki? Eğitimin süresi konusunda bildiride sıraladığım öneriler aslında bizim ürettiklerimiz ile atölyelerde çıkan çözüm önerilerinin bütününü içeriyor. Çünkü bizim sorunumuz eğitimin 3, 5 ya da 10 yıl olmasından öte, içinin nasıl doldurulacağı yönünde. Yani İTÜ'den örnek verirsek, 4 senelik eğitime uydurulmak için "sıkıştırılmış, hap haline getirilmiş" derslerimizin pek çoğunda, gerekli konular üzerinde yeterince durulması mümkün olamıyorken, öyle dersler de var ki, haftada 3 saat olan programları, aslında iki haftada 1 saate indirilecek kadar zayıf bir içeriğe sahip. Yani sorun eğitimi 5 yıla çıkartmak, 3 yıla indirmek değil, içini doldurabilmek. Bu nedenle bildiride, kendi konuşmalarımızdan not ettiğim ve aynı zamanda atölyelerde de önerilen 3 modeli sıraladım. Akreditasyon sistemi konusuna gelelim. Haklısınız, tanım çok tanıdık: adil, ulusal, güven verici.. Aslında bu konunun üstünde daha fazla durulmasını ben de isterdim. Türkiye'deki 35 mimarlık fakültesindeki öğrenciler ve kadrolar öylesine derin uçurumlarla birbirinden ayrılırken, toplam kalitenin yükseltilmesi için öncelikle kendi kriterlerimizi belirlemek ve bu yönde saptadığımız hedeflere ulaşmaya öncelik vermek ilk işimiz olmalı diye düşünüyorum. Ama bunun sadece başvuru yapmış herhangi bir üniversitenin belli bir puan sistemi üzerinden değerlendirilmesi olarak kalmaması, mimarlık yapmak isteyen öğrencilerin tercih yaparken ÖSS puan sistemindeki yüzdelik dilimine bakmakla kalmayıp (çünkü bu dilimleri oluşturan talep, yalnızca kalite üzerinden değil, üniversitenin bulunduğu il, ekonomik koşullar, vs.. üzerinden şekilleniyor), işte bu sistemle belirlenecek gerçek niteliklerine göre de kararını verebilmesini olanaklı kılmalı. Yine dediğim gibi, 6 Kasım'da tartışılan konulardan biri de bu olmakla birlikte, üzerinde fazlaca yorum yapılmadığından dolayı, bildiriyi kaleme alırken öznel olmamaya gayret sarfettim.. Meslek içi eğitim konusu da akreditasyon konusu gibi, gündeme, atölyelerde verilen örnekler üzerinden geldi. Sürekli eğitim programlarının, mesleği sürdürecek kişiler tarafından takip edilmesinin ve kendilerinden beklenen sertifikasyonları sağlamaları halinde belirli alanlarda çalışabilmelerinin olanaklı kılınması biz İstanbul'da yaşayan mimarlar ve mimar adayları için çok göz önünde bir kavram. Zaten bu yarış ortamında da aksi düşünülemez. Fakat gerek 6 Kasım'da, gerekse daha önce büyük şehirlerin dışındaki mimarlık fakültelerinden öğrenciler veya öğretim üyeleri ile bir araya geldiğimiz platformlarda görüyoruz ki, kadroların son derece yetersiz olduğu, eğitimin büyük ölçüde "pratisyenler" tarafından yürütüldüğü fakültelerde ve "yarış" ortamından söz edilemeyen bölgelerde durum çok farklı. Bu bölgelerde yer alan eğitim kurumlarında, "var olan ile yetinmemeye", sürekli meslek içi eğitimin niçin gerekli olduğuna yönelik çalışmaların, Türkiye'deki önde gelen mimarlık fakülteleri ya da onların öncülüğünde oluşturulacak kurumsal bir yapı tarafından yapılması belki bu konuda iyi bir adım olabilir.. Yine aynı şeyi tekrarlamak istemiyorum ama sorunlar gayet belirgin. Tabii ki çözüm arayışları çeşitlilik göstermeli, gösteriyor da zaten. Ama uzlaşılan noktalar aynı.. Aklın yolu bir ) |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 25-11-2002
Mesaj: 54
|
Peki şimdi ne olcak ?
Mimar sıfatı alamayacaz sanırım peki bundan sonra ne olcak ?
herkes taşın altına eline sokmalı bana ne yapılabilceğini söyleyebilirmisin tavsiyen nedir ?
__________________
Simyacı |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Taş mı, aha burada duruyor.
Taş mı, aha burada yıllardır duruyor.
Önce elleri görelim. "... Tüm bu önermelerin takipçisi olabilmek ve eğitim sorunlarının yaşayan özneleri olarak dönüşümlere doğrudan katkıda bulunmak için, mimarlık öğrencilerinin organize olmaları ve kurumsal bir yapı altında bir araya gelmeleri kaçınılmazdır. Bu doğrultuda belirlemiş olduğumuz somut hedef, ulusal ölçekte Mimarlar Odası, üniversiteler ve ilgili tüm kamuoyunun tanıyacağı, uluslararası alanda ise ‘Türkiye’deki tüm Mimarlık Öğrencileri’nin sürekli olarak temsiliyetini sağlayacak “Ulusal Mimarlık Öğrencileri Birliği”ni kurmaktır." Nasıl olacak bu iş?:... Çok basit. Olası adımlar şöyle: 1) Her bir Mimarlık Fakültesi'nin tüm bölümlerinde okuyan öğrencileri (artık öğrencileri demek zorundayız. Çünkü, diploma alınca mimar adayı sıfatını alacaksınız...) normal öğrenci temsilciliği seçimlerini yapıp (Sırayla sınıf, bölüm fakülte temsilcilerini) yöneticilerini belirleyecekler. 2) Seçilen öğrenci temsilcileri, "... Mimarlık Fakültesi Öğrenci Temsilcileri Derneği"ni kurmak için bölüm ve fakülte yönetimlerini bilgilendirp görüşlerini (Desteklerini demek daha doğru. Çünkü, kurulacak derneğin yeri fakülte içinde bağımsız bir mekanda olacak ve gerekli araç gereç fakülte tarafından sağlancak.) alarak dernek başvurusunu yapacaklar. (Şimdi dernek kurmak çok kolay. Çünkü, prosedür AB koşullarına göre uyarlandı.) 3) Kurulan "... Mimarlık Fakültesi Öğrenci Temsilcileri Derneği" öğrencilere, öğretim üyelerine ve bölüm ve fakülte yöneticileri ve Mimarlar Odası Temsilcileri'ne aynı anda bilgilendirme toplantısı ile tanıtılacak. (Genel durum ve gelişmelerle ilgili değerlendirmeler, derneğin amaç, gerekçe, programı, vb...) 4) Türkiye'deki diğer mimarlık fakültelerinde kurulmuş olan derneklerle eş zamanlı görüşmeler yaparak "Türkiye Mimarlık Öğrencileri Birliği"nin kurulması için gerekli adımlar atılacak... 5) Birlik, şu an hazırlıkları süren "Mesleğe Kayıt Kabul Kurumu(Registration Board)" içinde yer alacak birlik temsilcilerini belirleyecek ve hazırlık sürecine katılacaklar... (Lütfen bu konudaki gelişmeleri yakından izlemek icin, verdiğim adresteki "kavuniçi, turuncu ya da turanj renkli atölye toplantı tutanaklarını inceleyiniz. Adres bu:http://mimarlarodasi.org.tr/mek/inde...=belge&RecID=7 ) 6) Ayrıca yine hazırlıkları süren "..." Akreditesyon Kurulları içinde temsilci belirleyeceklerdir. (Lütfen bu konudaki gelişmeleri deyakından izlemek icin, verdiğim adresteki "kavuniçi, turuncu ya da turanj renkli atölye toplantı tutanaklarını inceleyiniz. Adres yine aynı:http://mimarlarodasi.org.tr/mek/inde...=belge&RecID=7 ) Eğer MSR Programı için ciddi kararlı çalışmalar yapmış olsaydınız bütün bunlar en fazla 3 gün içinde tamamlanır biterdi. Nerdeyse bir yıldır kendi web sayfanızı bile güncelleyemiyorken, nasıl olacak bu işler?: http://www.mimarist.org/msr.htm (Onca iş yaptınız hiçbiri bu web sayfasında görülmüyor bile. Size çok kızgınım çoookkk. ) Yada şimdiye kadar çoktaaannn kurmuştunuz, bile. Şimdi ayıklayın pirincin taşını. Buyurun şimdi pirincin içindeki taşın altına koyacak el arayın durun... Sevgi ve Saygılarımla Metin Karadağ Küçük bir hatırlatma: 10 bine yakın mimarlık öğrencisinin dinamik katkısını çok arayacaksınız ve kendi kendinizi çok ezeceksiniz. Dönüp dolaşıp MSR Programına yapışacaksınız. Ama artık ben de parmağımı oynatmayacağım. İnsanda heves heyecan bırakmadınız. Haa bu arada unutmadan: YÖK'ün Eylül 2005 tarihli Yönergesi sadece mimarlık bölümlerrinde okuyanları değil, tüm üniversitelerde okuyanları bağlıyor... Yani, artık 2006 tarihi itibariyle mezun olunduğunda verilecek diplomalarda: ".(4).. yıllık ..(mimarlık ya da mühendislik, vb).. eğitimi görmüştür." yazacak. Mimarlık ve Eğitim Kurultayları'nın (I-II-III) tum belgelerine http://mimarlarodasi.org.tr/mek/ adresinden ulaşabilirsiniz... 7-8-9 Aralık 2005 tarihlerinde İTÜ Taşkışla 109 nolu Salonu unutmayınız... Birliğinizi Kurmuş olarak katılırsanız daha anlamlı bir katılım ve katkıda bulunmuş olursunuz...
__________________
Metin Karadağ 12390 En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 17-11-2005 11:18. Nedeni: Ek... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-02-2005
Mesaj: 109
|
benim anlayamadığım şu, 4 yıllık mimarlık eğitim alana "mimar" denmeyecekse kime denecek?
bir de 4+2 gibi sistemlerin hazırlandığını duymuştum bir hocamızdan, ona bir altyapı mı bu acaba???? ve bu sadece mimarlık okuyanları bağlamıyor sanırım... yukarıdaki yazıda "(mimarlık, mühendislik vb..) eğitimi görmüştür" diye yazılmış, bu durumda bir makine mühendisliği bölümü okuyana da makine mühendisliği eğitimi görmüştür yazacak anladığım kadarıyla, doğru mu anladım? |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
YÖK Yönergesi
Merhaba sleepless
YÖK Yönergesi tüm üniversiteleri bağlıyor. Doğru anlamışsın...
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 25-11-2002
Mesaj: 54
|
Mahkeme Yolu..
bu yök kararına karşılık mahkeme yolu açıktır ben denemeyi düşünüyorum
__________________
Simyacı |
|
|
|
|
|
#11 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-02-2005
Mesaj: 109
|
Alıntı:
artık bizlerin birer sıfatı olmayacak mı okuduğumuz eğitim aldığımız meslek adına??? pratıkte yıne "mimar" olucaz ya da "makine muhendısı" olacakalr ama sıfat olarak "mimar" ya da "mühendis" sıfatımız mı olamayacak??? ya da en azından 4 yıl mı yetersiz bu sıfatları almak için, onu merak ediyorum, yök bunu açıklamıyor mu??? |
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
YÖK'e açılacak dava bir işe yaramaz...
Maalesef YÖK'e açılacak dava bir şeyi çözemez.
Neden?:... Çünkü konu bambaşka zeminlerden kaynaklanıyor. Nasıl?:... YÖK'e bağı üniversitelerin örneğin mimarlık bölümlerinden öğrenciler (üniversiteler arası farktan dolayı) 130 - 160 ETSC (Avrupa Kredi Transfer Sistemi) ile mezun olmaktalar. Oysaki AB ülkelerinde üniversiteden mezuniyet kredisi 300 ETSC. (Kaldıki orada da diplomalarında mimar, mühendis vb. yazmamaktadır. Az aşağıda değineceğim.) Yani daha ortada işleyen bir Akreditasyon Kurumu ( Kurumsal Eğitim Süreci Eşdeğerliğini Ölçme Kurumu. ( Bu kurum içinde Ulusal Mimarlık Öğrencileri Birliği Temsilcileri de olacak...) bile olmayan bir yapının durduk yerde hiç bir ek gelişme garantisi vermeksizin "130 kredilik mezunu 300 krediliktir" diye ilan etmesinin olanaksız olduğu son noktada çaresiz kabul edildiği için bu durum ortaya çıkmıştır. Yani durumu kurtarabilmek YÖK'ün bile elinde olmayan bir durum... Diğer ülkelerde süreç nasıl işliyorsa burada da eşdeğer bir süreç işleme geçmek zorunda. Süreç aşağı yukarı şöyle işleyecek: Lisans eğitimini tamamlayarak mezun olan, Mimarlar Odası'na MİMAR ADAYI olarak kayıt olacak. Pek yakında çalışmaya başlayacak olan içinde ağırlıklı olarak Mimarlar Odası'nın bulunduğu (Çünkü Anayasa gereği 135. Md. meslek üyelerinin sicillerini tutmak o alandaki yetkili meslek örgütüne aittir.) MESLEĞE KAYIT KABUL KURUMU'nun (Registration Board) tanımlandığı süre ve programlarla eksiklerini giderenler mimar olarak imza yetkisini alacaklar. Ve ardından SMGM (Sürekli Mesleki Gelişim...)'nin yıllık programlarıyla sürekli (ömür boyu) bir mesleki ilgi ve etkileşimle gelişimlerinin aktif bilgilerini sicillerine sürekli işletecekler. Sicil bilgilerimizi bu mesleği yaptığımız süreç boyunca işletmek ve aktif tutmak zorunda olacağız çünkü:... ZORUNLU MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI üyelerin çalışma hayatları boyunca sicil bilgilerine göre SİGORTALAYACAKLAR. Neden? Çünkü en küçük bir sorun karşısında (Tüketici Hakları en önemli çıkıç noktasıdır... Tüm yasalar bu çıkaşa göre şekillenmektedir. )korkunç denilecek boyutlardaki tazminat davaları karşısında; proje ve yapı üretim sürecindeki sorumluluk silsilesi içerisinde payımıza düşen yetki ve sorumlulukların tanımlanması ve yerine getirilmesi konusunda kesin ve açık sözleşmelerle belirlenecek... Yani artık "Saldım çayıra mevlam kayıra..." tarzı sözleşmesi bir iş yapma olanağı kalmayacak yakın zaman içinde... Örnek mi istiyorsunuz?... GATT bağlamında:...1995 tarihinde imzalanan "Gümrük Birliği" ile nelerin ve kimlerin zorunlu olarak değiştiğini bu sözleşmeler uymaksızın ne ihracat ne de ithalat yapmanın olanaksız oldugunu bilmeyeniniz varmı? Şimdide GATT bağlamındaki GATS'ın bağlayıcılığı süreci işlemeye başladı... Uymayana yaşama şansı bırakmayacaklarını da bilirsiniz o zaman. GATT: Mal Ticareti Genel Anlaşması GATS: Hizmet Ticaret Genekl Anlaşması... Mimarlık ve Eğitim Kurultayı 3'e çok az kaldı.... Lütfen aşağıdaki adreste yer alan "kavuniçi renkli" atölye tutanaklarının tümünü okumaya çaılşın. http://mimarlarodasi.org.tr/mek/inde...=belge&RecID=7 Unutmayın eğer, sürecin bilgisini, belgesini inceleyip ve havasını solumayı öğrenmezseniz; öğrenebileceğiniz tek şey boğulmaktır... Kolay gelsin...
__________________
Metin Karadağ 12390 En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 21-11-2005 11:51. Nedeni: Ek... |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Kayıt Tarihi: 23-02-2004
Mesaj: 48
|
İmza yetkimiz?
Mimar sıfatını alamayacak isek imza yetkimizde olmayacak mı?Bu konuyu netleştirebilr misiniz?
|
|
|
|
|
|
#14 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-02-2005
Mesaj: 109
|
Alıntı:
mimar adayı olarak mezun olacak olan bizler, eksikliklerimizi nasıl gidererek "mimar" olacağız??? bunların açıklamasının olduğu bir yer yok mu, eylül yönergesinde bunların hepsi açık mı??? internette bunların yayınlandığı bir yer var mı? ya da sizden başka neler öğrenebiliriz??? |
|
|
|
|
|
|
#15 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Kimse YÖK'ün böyle bir şey yapabileceğini
Evet, kimse YÖK'ün böyle bir şey yapabileceğini aklına getirebilir miydi?
Amaaa;... AB tarama süreci başladı. Tarama sürecinde ele alınacak 35 ana konu başlığından 3'üncüsü eğitim, araştırma ve bilim vb alanı ile ilgili. Birinci tarama konusunun tamamladığı haberleri daha yeni yer aldı basında. 3'üncüsünün başlaması ise "eli kulağında," her an başlayabilir idi. Tam da bu noktaya yaklaşırken; hani, suç üstü yakalanmak üzere olan birinin yürüttüklerini cebinden çıkarıp bir yerlere atmasi gibi, (fiili olarak bugüne kadar işlediği suçu alel acele ortadan kaldırmak için...) YÖK'de Eylül 2005 Yönergesi ile paçayı sıyırmaya kalktı. Ve sıyırdı da. Çünkü kurulduğu günden bugüne kadar derece derece üniversiter eğitimini orta eğitime çevirmeyi başarrmış bir yapı olarak son dakikada "bakın üniverstelerimizin elinde (cebimde) böyle bir yetki yok..." diyerek tarama sürecini kazasız belasız atlatma yolunu seçti. Dava açıp bu kararı geri aldırmak için yürütmeyi durdurma kararı aldırılamayacağına göre;... (Çünkü, yetkisi olamadığını dile getirene yetki iadesi olamaz...) Üstüne bir bardak soğuk su içmek gerekiyor... Şimdi önümüzdeki süreç (Özellikle, MEK-3) özellikle bundan sonra iki ana konu etrafında şekillecek. 1) Akreditasyon Kurulu: (MİAK- Mimarlık Okulları Akreditasyon Kurulu) Ağırlıklı olarak üniversitelerin temsilcilerinin yanısıra, ilgili bakanlıklar, Mimarlar Odası ve Türkiye Mimarlık Öğrencileri Birliği temsilcilerinin de içinde olduğu bir yapı (aşağıdaki adreste bazı açıklamalar bulabileceksiniz...) 2) Mesleğe Kayıt ve Kabul Kurumu: (Registration Board): Ağırlıklı olarak Mimarlar Odası temsilcilerinin yanısıra, ilgili bakanlıklar, üniversitelerin ve Türkiye Mimarlık Öğrencileri Birliği temsilcilerinin de içinde olduğu bir yapı (aşağıdaki adreste bazı açıklamalar bulabileceksiniz...) Neden ağırlıklı olarak Mimarlar Odası?:... Çünkü Mimarlar Odası, Anayasal bir kurum (yani dernek değil) olması ve tabii mimarlık meslek alanının tek yetkili ve sorumlu örgütü olması nedeniyle; yani üyelerinin sicillerini tutmakla yetkili ve sorumlu(onur kurulları vb yapılarıyla bağımlı, sorumlu ve yetkilidir) tek kurum olması nedeniyledir... SÜREÇLE İLGİLİ DOĞRUDAN BİLGİ EDİNMEK İSTERSENİZ: Bu aşağıda verdiğim ilk adresteki "kavuniçi renkli" başlıkların altındaki tutanakların tümünü okumanızı tavsiye ederim... Çünkü, 7-8-9 Aralık 2005 tarihlerindeki Mimarlık ve Eğitim Kurultayı-3 ( Kısaca: MEK-3) sürecini kavramadan zaman kaybını önlemek olanaklı değil. http://mimarlarodasi.org.tr/mek/inde...=belge&RecID=7 Ayrıca diğer foruma da göz atabilirsiniz... Dananın birinci kuyruğu koptu. Sıra şimdi... Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|