![]() |
|
|||||||
| Mimarlık ve Eğitim Kurultayı Mimarlık Eğitim Kurultayı ile ilgili bütün gelişmeler bu başlık altında... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Akreditasyon Atölyesi UZLAŞI RAPORU 7 Kasım 2003
MİMARLIK VE EĞİTİM KURULTAYI – 2
Akreditasyon Atölyesi RAPOR NECATİ İNCEOĞLU 7 Kasım 2003 AKREDİTASYON ÇALIŞMA GURUBU RAPORU Komisyonumuz Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde bir yıl boyunca belirli aralıklarla düzenli olarak toplanmıştır. Toplantıların koordinasyonu Bülend Tuna, raportörlük görevi Ayşegül Kuruç tarafından yürütülmüştür. Toplantıya yürütücü, koordinatör ve raportör dışında belirli aralıklarla katılan komisyon üyeleri; Çiğdem Baytin, Murat Çıracı, Günhan Danışman, Orhan Hacıhasanoğlu, Hakkı Önel, Necdet Teymur, Hülya Turgut’tur. Metin Karadağ ise bütün toplantılara katılarak toplantı zabıtlarını hazırlamış ve tartışmalara katkıda bulunmuştur. Yukarıda sözedilen komisyonumuz Nisan 2003 başında çalışmalarının birinci bölümünü tamamlamış ve 18 Nisan 2003 tarihinde İTÜ Taşkışla 109 nolu salonda düzenlenen “Mimarın Formasyonu Nedir? Ne olmalıdır?” isimli panelde sunulmuştur. Panelde ortaya konan eleştiri ve görüşler doğrultusunda çalışmalar sürdürülmüş ve komisyonumuz aşağıdaki konularda fikir birliğine varmıştır. GİRİŞ 1. Bir eğitim kurumundaki akreditasyon sorununu uluslararası ve ulusal olmak üzere iki boyutlu olarak düşünmek mümkündür. Uluslararası akreditasyon “UIA Belgeleri 2001-Mesleki Uygulama Kural ve Politikaları” ve “UNESCO-UIA Mimarlık Eğitimi Onay Sistemi-Mimarlık Sisteminin Onayı” komisyonlarının raporlarında ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Komisyonumuz ilke olarak bu raporlarında yer alan görüşlere katılmaktadır. UIA Mimarlık Eğitimi Onay Sistemi” işlerlik kazandığında ülkemizin mimarlık okullarının, oda kanalıyla bu sisteme katılması yararlı olacaktır. UIA Belgeleri 2001’de akreditasyonun amacı şöyle açıklanmaktadır: “Mimarlık eğitim programlarının akreditasyonu, ister eğitim kurumunun kendisi tarafından gönüllü olarak talep edilmiş, isterse yetkili kuruluşlar tarafından zorunlu tutulmuş olsun, toplum yararı açısından öncelikle eğitim programını başarıyla tamamlayarak mezun olanların edindiği standartların, yetkin bir mesleki pratik için gereken tasarım, teknik ve mesleki becerilerin ve kazanılan etik formasyonun yeterli olmasını garanti altına almayı amaçlar.” 2. Akreditasyon kavramı Türkçe’de “eşkredilendirme” olarak kullanılmaktadır, fakat UNESCO-UIA raporlarının Türkçe’ye çevrilmesinde akreditasyon, onay-tanıma olarak kullanılmıştır. (UIA Belgeleri 2001 sayfa 19) Dilimizde netlik kazanıncaya kadar akreditasyon karşılığı; onay, tanıma, eşkredilendirme olarak kullanılabilir. 3. Amerika Birleşik Devletleri’nde mimarlık okullarındaki akreditasyon sistemi NAAB tarafından yürütülmektedir. Bu kurum Amerika dışındaki mimarlık okulları için, akreditasyon olmasa bile “değerlendirme” (assesment) anlamında bir çalışmanın içindedir. Ülkemizden bazı eğitim kurumları da bunun için girişimde bulunmuşlardır. Yönteme örnek olarak UIA Belgeleri 2001’de verilen model gösterilebilir: “Akreditasyon işlemleri, kurallara uygun bir biçimde kurulmuş ve akredite edilecek programı veren okuldan bağımsız yetkili bir kurul tarafından yerine getirilir. Akreditasyona yetkili kurul üyeleri, eğitim ve deneyim açısından yeterli, mimari tasarım, meslek pratiği, ahlâk kuralları ve eğitim konularında deneyim sahibi olmalıdır. Akreditasyon işlemlerine eğitim kurumlarının katılması durumunda, bir eğitim kurumu kendi programının akreditasyon sürecinde yer alamaz.” ULUSAL AKREDİTASYON SİSTEMİ 1. Uluslararası akreditasyon sistemine başvuru için bir hayli kapsamlı bir çalışma gerektirmektedir. (bkz. Onay ölçütleri: UNESCO-UIA Mimarlık Eğitimi Onay Sistemi) Bu nedenle henüz kuruluş ve gelişme aşamasında olan pekçok mimarlık okulumuzun önce “Ulusal Akreditasyon Sistemine” katılması daha anlamlı görülmektedir. 2. Komisyonumuz ülkemizde bir ulusal akreditasyon komisyonu kurulması konusunda fikir birliğindedir. Bu görevin Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de olduğu gibi mimarlık mesleğinin ulusal örgütü mimarlar odası tarafından yürütülmesi gerekir. 3. Akreditasyon sistemi birbirinin devamı olan iki işlemi içermektedir. - Bir mimarlık kurumunun daha önce saptanmış kriterlere göre niteliklerinin değerlendirilmesi (assesment), - Bu değerlendirmenin bir komisyon tarafından yerinde ve sunulan belgeler üzerinde yapılmasından sonra, ortaya çıkan değerlendirme raporunun onaylanması ve kurumun tanınması (recognition, validation). 4. Akreditasyon işlemi, bir mimarlık okulunun isteği ve başvurusu üzerine başlatılmaktadır. Başvuru bir zorunluluğa değil, isteğe bağlıdır. Buna örnek olarak, 1995 yılında YÖK’ün örgütlediği bir pilot çalışma gösterilebilir. Yalnız değerlendirme adımını içeren bu çalışmaya, İTÜ ve YTÜ mimarlık okulları gönüllü olarak katılmışlardı. HEFCE (Higher and Further Education Consel of England) tarafından uygulanan ilk adım yalnız değerlendirme nitelikliydi. Ancak akreditasyonun ilk ve önemli olan bu adımı başarıyla uygulanmıştı. Adı geçen okullar öğretim, araştırma ve diğer akademik faaliyetlerinin performansına ilişkin amaçlar, alt yapı, programlar, öğrenci aktiviteleri, destekler v.b. gibi girdilere ilişkin bilgi ve verileri değerlendirme komisyonunun incelemesine sunmuşlardı. Komisyon yazılı belgelerin yanında ders, atölye v.b. çalışmaları gözlemlemiş ve akademik kadro, uygulamacılar ve öğrenci temsilcileri ile ortak bir toplantı düzenlemişti. Bu toplantıda daha önce HEFTE tarafından belirlenmiş kriterler doğrultusunda tartışma yürütülmüştü. Bu çalışma sonucu, farklı üniversitelerden seçilmiş kişilerden ve HEFTE temsilcisinden oluşan komisyon bir değerlendirme raporu ile çalışmasını tamamlamıştı. Yukarıda belirtildiği gibi bu girişimi bir akreditasyon olarak nitelemek mümküm değildi; ancak buna değerlendirme (assesment) gözüyle bakılabilirdi. Bu değerlendirmenin kurumları birbiri ile karşılaştırma değil, her kurumun kendi hedeflerine ulaşma konusundaki başarısı ve bunu başarmak için gösterdiği kararlılık esasına göre yapıldığını belirtmek gerekir. 5. Ulusal akreditasyonun ne gibi yararlar sağlayacağı suali düşünülebilir. Ülkemizdeki mimarlık okullarının performanslarını dışlaştıracak ve aralarında öğrenci başvurusu yönünden varolan yarıştaki yerlerini belirleyecek bir sistem yoktur. Akreditasyon sistemi akredite olan okula bir “değerlendirilmişlik ve onaylanmışlık” sağlayacaktır. KURULUŞ AŞAMASI VE YAPILANMA ŞARTLARI 1. Komisyonumuz akreditasyon sisteminin Mimarlar Odası öncülüğü ve koordinasyonu altında “bağımsız bir kurum” olarak kurulması görüşündedir. Başlangıçta sekreterya görevi oda tarafından yürütülebilir ancak hedef sponsorların desteklediği (mali yönden) bağımsız bir kurum olmalıdır. 2. Kuruluş amaç ve nitelikleri Mimarlar Odası’nın yetkili organlarınca kabul ve onay gördükten sonra kuruluş için girişim başlamalıdır. 3. İlk aşama oluşturulacak olan “Ulusal Akreditasyon Kurulu” - MOBİG (Mimarlık okulları, bölümleri örgütü), - Mimarlar Odası, - Mimarlık Vakfı, - Mimarlık Dernekleri, - Serbest Mimarlar Derneği - Mimarlık Eğitimi Derneği - İşveren örgütleri, - Serbest mimarlık yapan deneyimli bürolar, - Kamu kuruluşları, - YÖK, - Akademik çevrelerin temsilcilerinden oluşur. Bu kurum her yıl en az iki defa toplanarak; - Değerlendirme ilke ve kriterlerini, - Değerlendirme komisyonlarını, - Onay prosedürünü belirler. (Not: İlk aşamada örnek olarak aşağıdaki UNESCO-UIA ölçütlerinden yararlanılabilir) “…Niteliksel ölçütler: Örneğin: eğitim programlarının aşağıdakilere uygunluğu: - Genel olarak mimarlığa ayrılmış ve teori ile uygulama arasında uygun bir denge gösteren üniversite düzeyinde eğitim. - Öğretim gereklilikleri. - Eğitim programlarının uygulaması sırasında öğrenci tarafından kazanılması gereken yeterlilikler. - Öğretim kadrosu ve mimari uygulama. - Proje gerçekleştirilmesine dayanan öğretim. Öğrenci/Öğretim üyesi oranları Kaynaklar Niceliksel Göstergeler…” Bir örnek vermek gerekirse, A okulunun akredite olmak için Akreditasyon Kurulu’na başvurduğunu düşünelim; Kurul bu başvuruyu yürütme komitesine ilettiğinde, komite 2-3 kişilik bir komisyon kuracak ve saptanmış değerlendirme ilkeleri doğrultusunda adı geçen A kurumunun yerinde değerlendirilmesini isteyecektir. Değerlendirmesini kendisine sunulan bilgi ile ve gözlemlerine dayanarak yapan komisyon raporunu Akreditasyon Kurulu’na sunacak, kurul bu raporu görüşerek onaylayacaktır. Akredite olmuş bir kurumun eğitim-öğretim kalitesi bir anlamda tescil edilmektedir. Örneğin internet ortamında konan değerlendirme raporu kolayca her aday öğrenci tarafından incelenebilir. Bu yolla genç okullar için bir özgüven sorunu ortadan kalkmaktadır. Bütünüyle gönüllü başvurma, gönüllülük üzerine kurulacak akreditasyon, öğretimin performansının değerlendirilmesine dayanan bir sistemdir; dolayısıyla sistem değerlendirilerek bir kurum belirli bir süre ile akredite olmaktadır. Bu süre genellikle 4 yıldır.
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Böyle bir süreç karşısında kurum ve kişilerin...
tutumları önem taşıyor...
Kendimizden ve ilgili kurumlardan ne gibi davranışlar bekliyoruz?... Doğru olduğuna inandığımız davranışta bulunan kişi ve kurumlara nasıl destek verebiliriz?... Sadece sızlanır gibi sorunlardan söz edip kenara çekilecek olanlara karşı kişisel ve kurumsal tavrımız ne olacak?... Kurtarıcı mesih beklemek için çağ olarak artık çok geç olduğuna göre payımıza düşen sorumlulukları nasıl yerine getireceğiz?... Toplumsal hafızamızı bu kez nasıl koruyacak ve geliştirebileceğiz?...
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|