Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Eğitim > Lisans Eğitimi > Mimarlık ve Eğitim Kurultayı

Mimarlık ve Eğitim Kurultayı Mimarlık Eğitim Kurultayı ile ilgili bütün gelişmeler bu başlık altında...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 07-11-2003, 16:11   #1
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
AB – GATS Sürecinde Meslek Pratiği Atölyesi UZLAŞI RAPORU 7 Kasım 2003

MİMARLIK VE EĞİTİM KURULTAYI – 2
AB – GATS Sürecinde Meslek Pratiği Atölyesi

RAPOR

MİMARLIK HİZMETLERİNİN ULUSLARARASI SERBEST DOLAŞIMI

GÜVEN BİRKAN
7 Kasım 2003

GİRİŞ

21. yüzyıla girerken, büyük ve tek bir pazar haline gelen dünyada, hizmet ticaretinin serbestleşmesinin önündeki engeller yavaş yavaş kalkıyor. Mimarlık hizmetlerinin uluslararası pazarda dolaşımı ile ilgili gelişmeler, en azından tartışma boyutunda uzun süredir bizim de gündemimizde bulunuyor.

Uyanık davranan ülkeler, kendi ulusal piyasalarını yabancı mimarlara kaptırmama doğrultusunda önlemler alıyor. En azından ithal mimarlık hizmetlerinin niteliğini denetleme olanağını elden kaçırmamaya çalışıyor. Bir yandan da, öteki ülke pazarlarını kendilerine açık tutma girişimlerini sürdürüyor.

Bu gelişme karşısında yeterince duyarlı davranmayan ülkeler ise, neler olup bittiğini anlayıncaya kadar, önlerine sürülen uluslararası anlaşmaları imzalayıp, iç pazarlarını, neredeyse hiç bir ön koşul öne sürmeksizin yabancılara açıyorlar. Bu tutumun daha bilinçli savunucuları, yabancı sermaye girişini kolaylaştırarak ekonomik gelişmeye katkı sağlanacağı fikrini, ülkenin kamu oyuna benimsetmeye çalışıyorlar.

Son 50 yıldır süren ve son 20 yılda ağırlığını artıran ekonomik politikalara bakıldığında, Türkiye'nin, birinci grup ülkeler arasında yer aldığını söyleme olanağımız bulunmuyor. Gerek, ikili ticaret anlaşmalarda, gerekse Dünya Ticaret Örgütü ile ilişkilerimizde egemen olan tutum, bu konuda, yönetimlerin en azından umursamazlıklarını ortaya koyuyor.

Mimarlığımızı ve mimarlık kültürümüzü koruyup geliştirmek için, uluslararası pazarda, ulusal çıkarları gözeterek yer almanın yollarını da araştırmamız gerek. Bu aşamada, önce doğru bir durum değerlendirmesi yapmak, sonra da hedeflerimizi ve bu hedeflere ulaşmayı sağlayacak politikaları belirlemek ve zaman geçirmeden bu politikaları uygulamaya koymak zorundayız. Bu, şüphesiz, kapsamlı ve ciddi bir çalışma. Sınırlı da olsa, sahip olduğumuz bilgilerle ve gözlemlerimizle önümüzü görebilmek için, kendi meslek alanımızda, şu sorulara, bu günü ve yarını dikkate alarak, yanıt aramaya çalışacağız:

1. Uluslararası pazardaki iş potansiyelinin niteliği ve büyüklüğü nedir?

2. Uluslararası piyasada iş alma/iş dağıtım süreçleri nasıl işlemektedir?

3. Uluslararası düzeyde, hizmetin niteliği nasıl denetlenmektedir?

4. Türkiye mimarlarının, uluslararası pazara ilişkin konumları nedir?

5. Ulusal pazarın durumu nedir?

6. Ulusal pazara giren yabancı mimarların yaptıkları olumlu ve olumsuz katkılar nelerdir?

7. Uluslararası kuralların benimsenmesi hizmet alanımızı nasıl etkiler?

8. Yabancı mimarlık hizmetlerinin Türkiye'ye girişi ile ilgili koşullar konusundaki gelişmeler nelerdir? Bu konu ne ölçüde meslek topluluğumuzun denetim alanı içindedir?

9. Hizmetin uluslararasılaşması sürecinde, önce ulusal pazarda varlığımızı koruyabilmek için, bunun ötesinde de uluslararası pazardan pay alabilmek için, meslek topluluğu olarak ne tür hedefler belirleyebiliriz?

Bu sorulara aşağıdaki vereceğimiz yanıtlar, tartışmaya ve sınamaya açık saptamalardır ve tartışmalara baz olma amacını gütmektedir.

Bu sorulara yanıt ararken, gözden uzak tutmamamız gereken iki önemli noktayı belirtmemiz gerek:

a. Mimarlık hizmeti, bir tür kamu hizmetidir; kamunun bu hizmet alanının düzenlenmesinde önemli rolü olmak zorundadır.

b. İyi bir mimarlık ürünü, tasarımcı, kullanıcı, uygulayıcı üçlüsünün uyumlu işbirliğiyle ortaya çıkar.



1. ULUSLARARASI PAZARDAKİ İŞ POTANSİYELİ

Uluslararası pazardaki krediler, yatırımlar ve müteahhitlik hizmetleri, bu pazardaki mimarlık hizmeti talebini yaratıyor. Bunun dışında, uzmanlık gerektiren işlerin, uzmanlaşmış firmalara yarattığı bir pazardan ve proje firmalarının uluslararası düzeyde yaptıkları işbirliklerinin yarattığı bir pazardan da bahsolunabilir. Kendi mimar potansiyeli yetersiz olan ülkeler de, özellikle uluslararası düzeyde ün yapmış mimarlar ya da mimarlık firmaları için bir potansiyel pazar oluşturuyor. Değişiklik arayan, modayı izlemek isteyen ve bu amaçla kaynak ayırabilen kişi ve kuruluşlar da, kendi ülkelerindeki mimarlık kapasitesi yeterli de olsa, uluslararası piyasadan hizmet almayı tercih edebiliyorlar. Çok sınırlı da olsa uluslararası mimarlık yarışmalarının oluşturduğu bir hizmet alanını da unutmamak gerek.

Uluslararası pazar, şüphesiz, ulusal pazarlardan alınan bir pay. Peki ulusal pazarların durumu ne?

Ekonomik olarak gelişmiş, sosyal ve kentsel altyapı sorunlarını çözmüş, üretici yatırımlarda bile doyma noktasına gelmiş ülkelerde, sadece standart yükseltmek ve yeni oluşan işlevleri barındırmak amacıyla mimarlık hizmeti gerekmekte. Endüstrileşmiş yapım yöntemleri ve tasarım/çizim/sunum teknolojilerindeki gelişmeler nedeniyle, daha kısa tasarım süreleriyle, daha çok m2 inşaatına olanak sağlanmakta. Sonuç olarak, bu ülkelerde hizmet arzı fazlası oluşuyor.

Ekonomisi yeterince gelişmemiş, refah düzeyi düşük ülkelerde, mimarlık hizmetine büyük bir gereksinim olduğu halde, gerek kişiler, gerekse kurumlar, bu hizmete ayırabilecek kaynağa sahip değiller. Kapitalist dünyada, devletlerin, vatandaşlarına, giderek daha az sosyal hizmet götürür duruma gelmesi nedeniyle, bu ülkelerde de sosyal yatırımlar en aza inmiş durumda. Dolayısıyla, bu ülkelerde, mimara olan fiili talep çok düşük düzeyde seyrettiğinden, yetişen mimarları besleyecek bir pazar oluşamıyor.

Sonuç olarak, meslekte kalmak isteyen mimarlar ve özellikle büyük mimarlık büroları/firmaları, uluslararası pazardan medet umuyorlar.


2. ULUSLARARASI PAZARDA İŞ NASIL ALINIR?

Uluslararası piyasadan iş almada, yabancı krediler ve yabancı yatırımlar en büyük rolü oynuyor. Bu mekanizmalar genellikle gelişmiş ekonomilerden az gelişmişlere doğru işlediğinden, mimarlık hizmetleri de aynı doğrultuda gidiyor, kısacası, az gelişmiş ekonomilerin hizmet gereksinimleri, gelişmiş ekonomilerin mimarlarına iş yaratıyor.

Uzmanlık gerektiren işlerde ise zaten ekonomisi gelişmiş ülke mimarları daha avantajlı. Geriye, kala kala, uluslararası işbirliği piyasasında, ekonomisi az gelişmiş ülkelerin mimarlarının daha düşük ücretlerle çalışabiliyor olmasının onlara sağladığı avantaj kalıyor. Bir de belki, komşuluk ve kültür yakınlığı gibi etkenlerle sağlanabilecek iş olanakları.

Uluslararası proje yarışmalarına baktığımızda da görüyoruz ki, ödüller genellikle, ekonomisi gelişmiş ülke mimarlarınca paylaşılıyor.


3. ULUSLARARASI PAZARDA HİZMET DENETİMİ

Uluslararası Mimarlar Birliği, mimarlık hizmetinin niteliğinin yükselmesi konusunda giderek artan çabalar harcamakla birlikte, her ülkedeki hizmet niteliği, o ülkenin özgün koşullarına bağlı kalmaktan kurtulamıyor. Bu çabalar, iki alanda yoğunlaşıyor. Birincisi mimarlık eğitimi, öteki ise meslek ahlakı. Avrupa Birliği de, meslek hizmet düzeyini tüm Avrupa'da geçerli bir standarda bağlamayı amaçlarken yine mimarlık eğitimini tek objektif araç olarak kabul etmiş durumda.

Uluslararası krediler ve yatırımlar aracılığıyla sunulan işlerde, kredi kuruluşlarının ve yatırımcıların kendi hizmet standartları geçerli oluyor ve bu standartlar da genellikle ekonomisi gelişmiş ülkelerdeki hizmet kurallarını yansıtıyor. Ayrıca, hizmet sunum süreçleri, hizmetin verildiği ülkeninkilerle uyuşmuyor.Yatırımın gerçekleşeceği ülkenin kendi yapı ve imar mevzuatı hizmet niteliğini etkiliyorsa da, bunların tanımladığı standartların düzeyi genelllikle daha düşük kalıyor.


4. TÜRKİYE'Lİ MİMARLARIN ULUSLARARSI PAZARDAKİ KONUMLARI

Türkiye'li mimarlar, önce islam ülkelerine, daha sonra da Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla oluşan bağımsız ülkelere, büyük çoğunlukla Türkiye'li müteahhit şirketleri kanalıyla mimarlık hizmeti sundular. Karşılıklı güven oluştukça, sınırlı sayıda da kalsa, bu ülkelere, doğrudan mimarlık hizmeti sunan mimarlarımız oldu. Bu ilişki, kullanıcı ile, ya da kullanıcıyı bir anlamda temsil eden bir işverenle mimarın karşı karşıya gelmesini genellikle olanaksız kıldığından, çoğunlukla, hizmet sunan mimarın bile tatmin olmadığı bir tasarım ve uygulama süreci yaşanmasına neden oldu. Dolayısıyla, ortaya çıkan ürünü, pek çok durumda, mimarı bile tanıyamadı. Bu arada, Türkiye'li müteahhilerinin taşaron olarak görev aldığı yurt dışı işlerde, Türkiye'li mimarlar da tasarım taşaronluğu yapma fırsatı buldular.

Bunlar dışında, kendi ilişkileri ile yurt dışı bağlantı kurup hizmet ihraç eden mimarlarımız olduğu gibi, uluslararası proje yarışması kazanan mimarlarımız da oldu.


5. TÜRKİYE'NİN MİMARLIK PAZARI VE YABANCI HİZMET İTHALİ

Kentlere taşınan kırsal alışkanlıkların da etkisiyle, yasal zorunluk olmadıkça mimarlık hizmetinin talep edilmediği bir toplumda, bu hizmeti pazarlamaya çalışıyoruz. Yurtiçi talep, yasa dışı yapı üretiminin yaygınlaşması nedeniyle giderek daralıyor. Kamu hizmet yatırımlarının ve endüstriyel yatırımların durma noktasına gelmesiyle pazardaki daralma daha da arttı. Orta sınıfın satın alma gücünün düşmesiyle, bu kesimin özellikle konut sektörüne olan talebi de azaldı; bu alandaki mimarlık hizmetleri de durma noktasına geldi.

DEVAMI AŞAĞIDA...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-11-2003, 16:13   #2
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
AB-GATS... (Üstteki yazının devamı )

...

Bunlar dışında, kendi ilişkileri ile yurt dışı bağlantı kurup hizmet ihraç eden mimarlarımız olduğu gibi, uluslararası proje yarışması kazanan mimarlarımız da oldu.


5. TÜRKİYE'NİN MİMARLIK PAZARI VE YABANCI HİZMET İTHALİ

Kentlere taşınan kırsal alışkanlıkların da etkisiyle, yasal zorunluk olmadıkça mimarlık hizmetinin talep edilmediği bir toplumda, bu hizmeti pazarlamaya çalışıyoruz. Yurtiçi talep, yasa dışı yapı üretiminin yaygınlaşması nedeniyle giderek daralıyor. Kamu hizmet yatırımlarının ve endüstriyel yatırımların durma noktasına gelmesiyle pazardaki daralma daha da arttı. Orta sınıfın satın alma gücünün düşmesiyle, bu kesimin özellikle konut sektörüne olan talebi de azaldı; bu alandaki mimarlık hizmetleri de durma noktasına geldi.

Bu niceliksel düşüşün yanısıra, nitelikte de bir düşme yaşanıyor. Mimarlık hizmetini talep edenlerin mimarla işbirliği konusundaki eğitimsizliği ve nitelikli hizmeti düşük nitelikli hizmetten ayırdetme olanağına sahip olmayışları, onları hep daha ucuz hizmeti seçmelerine, dolayısıyla, piyasadaki hizmet niteliğinin sürekli düşmesine neden oluyor. Bu konuda, meslekdaşlar arası dayanışma bilincinin zayıflığı nedeniyle, meslek kuruluşları etkili olamıyor. Kamu kuruluşlarındaki teknik kadroların bilgi ve deneyim eksikliği ve bu kuruluşların örgüt yapılarındaki yetersizlikler ve siyasi baskılar, ülkedeki ahlak anlayışındaki çağdaş! gelişmeler sonucu, kamu yatırımlarındaki hizmet kalitesi de giderek düşüyor.

Bu gün ulaşılan noktada, nitelikli iş yapan mimarlık bürolarının çok azı ayakta kalmayı başarabilmiş durumda. Serbest çalışan mimar kesimi, artık, hizmeti çok kısa sürede ve en düşük düzeyde sunabilen, bir ya da iki kişilik bürolardan oluşuyor.

Bu arada, dış dünya ile ilişkilerin artması sonucu, üst gelir grupları, daha nitelikli hizmet talep eder duruma geldi.


6. ULUSAL PAZARDAKİ YABANCI MİMARLARIN ETKİLERİ

Meslek topluluğumuz içinde, Cumhuriyet döneminin ilk 20-30 yılında, bir anlamda resmi çağrılı olarak gelen mimarların, mimarlık ortamına olumlu katkılar yaptığı savunulur.

Daha sonraki yıllarda, uluslararası krediler, yatırımlar, anlaşmalar yoluyla ithal edilen mimarlık hizmetleri, ülke mimarlığına özel bir katkı yapmış olmasa da, yabancıların çalışma yöntemlerini ve normlarını öğrenme açısından sınırlı da olsa yarar sağlamıştır. Bu projelerin çoğu, çok özensiz hazırlanmış, sadece teknik şartnamelere uyan, hiçbir mimari kaygu taşımayan kesin proje aşamasına kadar getirilmiş çalışmalardı. Türkiye'de, bunlara dayanarak, uygulama ve detay projelerinin hazırlanması gerekiyordu.

Bunlar dışında, bire bir ilişkilerle gelen mimarlık hizmetleri ise, daha çok, bir işin nasıl yapılmaması gerektiği konusunda öğretici olmuştur:

Son 15-20 yılda, daha çok özel girişimcilerin işveren konumunda olduğu bir moda/özenti olarak yabancı mimarlara mimari proje işleri yaptırıldı. Bunların çok azında bir bilinçli işveren/kullanıcı tutumu sergilendi. Çoğunda, ya tasarım süreci parçalanarak, uygulama ve detay projeleri Türkiye'de hazırlandı, ya da müdahaleci bir tutumla, uygulama tamamlanıncaya kadar proje, işverenin kafasındaki tasarıma (!) dönüştürüldü; bir çoğunda da ikisi birden gerçekleşti. Sonunda da, mimarla işbirliği kültürünün gelişmemişliğini belgeleyen acubeler ortaya çıktı. Mimar seçimlerinde titiz davranılmadığı gibi, sunulan mimari hizmetin niteliğinin denetlenmesinde de yetersiz kalındı. Bu arada da, yasal prosedürlerden kaçma yolu seçilip, yerli imzalarla resmi işlemler yürütüldü. Bu "imza"ların bazıları, yabancı bürolara taşeronluk da yaptılar.Yabancı büroların bir kaçı, aldıkları işleri yürütebilmek için Türkiye'de açtıkları şubeler aracılığıyla yeni işler alma yolunu da denediler. Buralarda "yerli" mimarlar istihdam ettiler. Sonuç olarak, bir kaç iyi örnek dışında, ne hizmeti satın alan, ne de Türkiye mimarlığı bu hizmet ithallerinden bir yarar sağlayamadı. Daha yüksek maliyetlerle, daha niteliksiz ürünler elde edildi.

Yabancı mimarlık hizmetlerinin pazarında yer alabilecek türden projeler, ya büyük kompleksler, ya da, küçük olmakla birlikte, üst gelir gruplarının işveren durumunda olduğu yüksek nitelikli yapılardır. Türkiye'nin mimarlık hizmet piyasasının önemli bir bölümünü ise tek ve küçük yapılar oluşturmaktadır. Bu alandaki yatırımlar toplulaştırılmadıkça, yabancı mimarların bu alana girmeleri olasılığı çok düşüktür.

Ünlü yabancı mimarların Türkiye'de yapıtlarının bulunmasının kültürümüze yapacağı katkı, görsel iletişim olanaklarının ve uluslararası düzeyde hareketliliğin böylesine geliştiği günümüzde eskisi kadar önemli olmadığı söylenebilir. Buna karşılık, yabancı mimarların, kültürel değerlerimize yeterince duyarlı davranmayarak yapabilecekleri olumsuz etkileri de fazla abartmamak gerek; bu konuda işverenin kendi kültürüne yabancılaşmış oluşu ve benimsedikleri özenti ya da yozlaşmış değerlerin yerli mimarlar eliyle mimarimize yansıtılması çok daha ciddi bir sorundur. Ama bundan da ciddi olan sorun, yabancı mimari akımları bilinçsizce benimseyip, yorumsuz olarak kültürümüze aktarmaya çalışan yerli mimarların tutumudur.


7. ULUSLARARASI KURALLARIN BENİMSENMESİNİN ETKİLERİ

Gerek Uluslararası Mimarlar Birliği, gerekse Avrupa Birliği, tüm üye ülkelerin uymaları gereken formasyon ve hizmet standartları tanımlamaya çalışıyor. Mimarın ve işverenin karşılıklı çıkarlarının yanısıra, kamusal çıkarların da korunmasını hedef alan bu kuralların uygulanması, her ülkenin özgül koşullarına göre farklılıklar gösteriyor. Yabancı mimarlar, hizmet verdikleri ülkelerin meslek standartları, kendi ülkelerindekinden daha düşük olduğu sürece, alışkanlıklarını ve uluslararası belgelerde tanımlanmış olan standartları bir yana bırakıp, o ülkeye özgü bir tutum benimsiyorlar. Sonuç olarak, daha yüksek hizmet standartlarının bir yerlerde yazılı olması, ulaşılacak hedef olarak bir anlam taşıyorsa da, fiili durum, ülkedeki kültürel gelişmeye bağlı kalıyor.


8. YABANCI MİMARLIK HİZMETLERİNİN VE ÜLKEYE GİRİŞİNİN DENETLENMESİ

Türkiye, çeşitli ülkelerle yapılmış ikili anlaşmalar yoluyla, Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) yoluyla, kamu ihale yasasında yapılan değişikliklerle, uluslararası pazarın en kolay ulaşılabilen bir parçası durumuna getirilmekte. Bir çok ilgili Bakanlık'ın teknik kadroları bile, Türkiye'yi bağlayan uluslararası anlaşmalardan, ancak bu metinler onay için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulduktan sonra haberdar olabiliyorlar. Geniş meslek çevrelerinin tartışmasına açmak ise neredeyse hiç bir zaman söz konusu olmadı.

Bu konuda şu aşamada meslek topluluğu için yapılmaya çalışılan, yabancı mimarların Türkiye'de hizmet sunabilmeleri için, Mimarlar Odası'na kayıt olmalarını zorunlu bir koşul durumuna getirmek. Bir yandan da kamu kuruluşları bünyesinde, bu tür bir denetim yetkisini, tüm meslek alanlarını kapsayacak biçimde, devletin resmi bir organına devretme hazırlıkları yapıldığı da duyuluyor. Bu yetki, şimdilik, zaten yasal hakkı ve görevi olduğu için Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne verilse bile, iktidarların istediği biçimde kullanılmadığında, TMMOB yasası değiştirilerek geri alınacağından hiç kuşkumuz yok; bu tür değişiklikler bir kaç kez yapılarak TMMOB yasası zaten kuşa döndürülmüş durumda.

Mimarlık hizmetlerinin ülkeler arasında dolaşımı ile ilgili Avrupa Birliği mevzuatı ise, daha şimdiden Mimarlar Odası'nın ve dolayısıyla meslek topluluğunun bilgisine sunulmuş durumda. Bugünkü biçimiyle, Avrupa ülkelerinin herhangi birindeki eşdeğerliği onaylanmış bir mimarlık okulunu bitirmiş ve kendi ülkesindeki meslek örgütüne kaydolmuş bir mimar, öteki Avrupa ülkelerinde mesleğini uygulama hakkını kazanmış oluyor. Ancak, bu mevzuat her an değişikliğe uğramakta ve Türkiye Avrupa Birliği'ne -kazara- girdiğinde nasıl bir nitelik kazanmış olacağı şimdiden kestirilememekte.


9.HEDEFLER

a. Bütün uluslararası anlaşmalarda ve işbirliklerinde, mimarlığımıza, kültürümüze ve ulusal çıkarlarımıza katkı yapacak nitelikte olanların dışındaki mimarlık hizmetlerine kapılarımızı kapalı tutma doğrultusunda sınırlamalar getirilmesi için gerekli çabaları sarfetmek.

b. Uluslararası pazarı yönlendiren tüm gelişmeleri, her tür olanağı kullanarak izlemek ve müdahale yollarını araştırmak için bir merkez oluºturmak.

c. Yurda giren her tür yabancı mimarlık hizmetini, baştan sona izleyip ve değerlendirmek üzere Mimarlar Odası bünyesinde bir birim oluşturmak.

d. Uluslararası mimarlık pazarını, pazardan iş alma süreçlerini ve Türkiye mimarlarına sağlanabilecek iş olanaklarını sürekli araştırmak üzere bir örgütlenmeye gitmek.

e. Türkiye'deki mimarlık bürolarının birleşerek, uluslararası pazardaki proje firmaları ile rekabet edebilecek kapasitelere ulaşması olanaklarını araştırmak üzere bir çalışma örgütlemek.

f. Türkiye'deki mimarlık hizmet standartlarını, uluslararası pazardaki standartlar düzeyine yükseltme çabalarını, elle tutulur sonuçlar almaya yönelik bir çalışmaya dönüştürmek.

g. Mimarların, meslekteki çağdaş gelişmelerin gerisinde kalmayacak biçimde kendilerini geliştirmelerine zemin hazırlamak.

h. Türkiye'deki mimarlık potansiyelini önce yurt içinde, sonra uluslararası pazarda tanıtacak girişimleri güçlendirmek.

k. Mimarlık eğitim kurumları arasındaki farklılıkların en aza indirilerek, eğitimin, yurt ölçüsünde, Avrupa için öngörülen asgari düzeye ulaşması önündeki engelleri araştırmak.


SON SÖZ

Bu gün ve yakın gelecekte, mimarlığımızı bu ülkenin insanının hizmetine sunma konusunda yurt içinde vereceğimiz mücadele ağırlığını koruyacaktır. Bu mücadeleyi uluslararası platforma taşıyarak, benzer ülkelerle sağlayacağımız dayanışmanın da, mimarlığımıza ve toplumumuza önemli katkıları olacaktır. Uluslararası kuruluşlar bünyesinde geliştirilen ve yaygınlaştırılmaya çalışılan meslek standartlarını yükseltici belgeler, bu mücadelede bizler için yol gösterici olmaya devam edecektir. Uluslararası piyasayı kollama görevi, bu mücadelenin bir parçası olarak önemini koruyacaktır.
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 30-11-2003, 15:33   #3
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Ortada bir değil, bir çok yanlış varken...

Bu yanlışlarla, sorumluluk olarak, hiç bir ilişkimizin olmamasını düşünebilmek, asıl yanlış değil mi?...

Adımızın yanında "tüm bu sorunlarla hiçbir ilgisi ve ilişkisi yoktur..." biçiminde bir belge mevcut olmadığına göre sorumluluk bağlamını belirleyenin ne olduğunu "toplumsal hafızamızı koruyarak" yanıtlamamız gerekmez mi?

"Şunlardan dolayı bu sorunlarla hiçbir ilişkim yoktur..." diyebileceğimiz bir belgeyi oluşturmak çabası aslında doğrudan bizleri sorumlu konumuna getirmez mi?...

Örneğin; "Bizim ev 10 şiddetinde depreme dayanıklı..." demek, deprem sırasında evde değil de komşunun çürük evinin önünden geçiyor oluşumuza bir yararı olabilir mi?..." de olduğu gibi...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Kapalı
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 05:24.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177