![]() |
|
|||||||
| Mimarlar Türk ya da yabancı bütün mimarlar hakkındaki paylaşımlarınız, görüşleriniz... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#16 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-09-2002
Mesaj: 15
|
Deniz Emil
Sevgili Deniz,
Yarama parmak bastın. Başbakan Başdanışmanları ben atandığım zaman 15 kadroyla sınırlı idi. Normal şartlarda Sayın Başbakanı uzmanlık alanlarında yönlendirmesi beklenen bu üstdüzey kadrolar beklendiği şekilde işlemiyor. Üstelik koalisyon ortamında bu kadrolar ortaklara göre paylaşıldı. Benden hiçbir görüş istenmedi. Ben kendi kendime raporlar sundum ancak dikkate alınmadı. Deprem sonrası dahi aynı durum devam etti. Kriz ve güncel ülke sorunları hep öne çıktı. Halbuki ben ülkemin bir ayıbı olan düzeysiz ve şekilsiz mimari ve şehirsel çevresinin bir imar reformu ve dönüşüm projeleriyle restore edilmesi başlığını en azından Hükümet gündemine getirmeyi ümit ediyordum. İnsanımızın sağlıklı ve düzeyli mekanlarda yaşamasını bir vatandaşlık hakkı olarak görüyorum. Gözlerinden öper, başarılar dilerim.... |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-09-2002
Mesaj: 15
|
İlyas Balta
Sevgili İlyas,
1994 yılında bana İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını MHP teklif etti. Hem uluslararası profesyonel ve akademik birikimimi İstanbul’ un hizmetine sunmak hemde eserlerimde vurguladığım Milli Mimari Sentezi öne çıkarmak amacıyla bu teklifi kabul ettim. Bugün en önemli yapılarımızın yabancı mimarlara teslim edilmesinden ve Türk mimarlarının bunların yanında asistan olarak kullanılmasından rahatsızım. 94 adaylığımdan sonra MHP ile bağlarım oluştu, Genel Merkez binalarının projelerini hazırlamam istendi. 99’ da MHP’ den milletvekili olabilecekken kazanamayacağımı bilmeme rağmen Dr. Bahçeli’ nin ricasını kırmayarak yine MHP’ den İstanbul Belediye Başkan adayı oldum. Doğru yapıp yapmadığımı bilemiyorum. zaman gösterecek. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaparak dünya güzeli bu kenti toparlamak en büyük arzum ve hedefim. Kısmet olur mu bilmem. Gözlerinden öper, başarılar dilerim.... |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-09-2002
Mesaj: 15
|
cenkini
Sevgili Cenkini,
Mimarlığa ve Şehirciliğe aşığım. Türkiye içinde ve dışında bir takım projelere imza atarak bu aşkımı bir miktar tatmin edebildim. Ancak şehirlerimizin bugün bir ‘görsel görültü’ haline gelen durumu beni çok üzüyor. Bir milletin ulaştığı medeniyet çizgisinin şehirlerinin görüntüsüyle doğrudan orantılı olduğunu düşünüyorum. Çarpık şehirleri çarpık zihniyetler yaratıyor, çarpık şehirlerdende çarpık zihniyetler yetişiyor, bu kısır döngü Türkiye’nin kaderi olmamalı. Ne yazık ki siyasi, ekonomik ve ahlaki istikrarsızlık düzeysiz, ilkel ve illegal yerleşimler olarak kanserli tümörler şeklinde şehirlerimizi teslim alıyor. Bu kötü gidişi bir ölçüde bile olsa düzeltebilmek için siyasi iradeye yakın olmak gereğini duyuyorum. Mensup olduğum siyasi parti 57. Hükümette iktidar ortağı olmasına rağmen bu yönde bir ilerleme kaydedemedim ve sizinde ifade ettiğiniz gibi siyasi kimliğimle sanatçı kimliğim arasında gidip geliyor, çelişki yaşıyorum. Her ölçekte projeler üretmeye devam edeceğim ve birikimimi ülkemin hizmetine getirmeye çalışacağım. Gözlerinden öper, başarılar dilerim.... |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-09-2002
Mesaj: 15
|
rennie
Sevgili Rennie,
İsmin bu mu bilmiyorum, bir ilaç ismine benziyor. Sitedeki ‘Bir Mimarın Çığlığı’; Düzensizliğin Düzeni başlıklı haykırışımı okursan sorunun cevabını bir bakıma alabilirsin. Beşiktaş’ taki anıta girmek istemiyorum o bir bina değil, bir simge gereğinde kaldırılmasıda çok zor olmasa gerek. Ama diğer yapıları ‘ Kente Karşı İşlenen Suç’ olarak görüyorum. Bunları çoğaltmak mümkün, örneğin oturduğum yere yakın olduğu için sayıyorum Fenerbahçe Piramit, Fenerbahçe Yarımadası’ nın kuzey tarafındaki Kulüp Tesisleri ve çayhaneler.... Ben buralarda büyüdüğüm için buraların eski halini hatırlıyorum ve bu güzide alanları bu kadar çabuk nasıl tahrip ettiğimizi anlamakta güçlük çekiyorum. İstanbul’ un nostalji fotoğraflarına baktıkça neleri yitirdiğimizi daha iyi anlayabiliyorum. İşte bunlara dur diyebilmek için siyasete bulaştım isede henüz hiçbir başarı kaydedemedim. Gözlerinden öper, başarılar dilerim.... |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-09-2002
Mesaj: 15
|
Güler
Sevgili Güler,
Yurtiçinde ve yurt dışında asistanlıktan profesörlüğe hatta profesörlüğün üstünde ünvanlara uzanan bir akademik hayatım oldu.Ne yazıkki ülkemizdeki mimarlık eğitiminin giderek bozulduğunu gözlemliyorum. Gelişmiş ülkelerde mimarlik eğitimi en az beş yıl ,bu süre sonunda alınan üniversite diploması sizi yalnızca meslek adayı yapabiliyor.Mesleği uygulamak ve imza yetkisi ile donatılmak için lisanslı bir büroda başarı raporuyla kanıtlanmış ortalama üç yıllık staj ve bunun arkasındanda mesleki lisans sınavını başarıyla geçmeniz gerekiyor. Mesleki lisansınızı devam ettirebilmek için her yıl mesleki kurslara katılıp, krediler almanız gerekiyor. Aksi takdirde lisansınız askıya alınıyor.Ben 32 yıllık bir mimarım, benim yetkilerimle bu gün mezun olan bir mimarımızın yetkileri aynı. Çevremizin bu hale gelmesinin bir nedeni de bu. Neticede hem çevre bozuluyor hem mimarlık mesleğine güven yok oluyor. O nedenle de en güzide yapılarımız yabancı mimarlık bürolarına gidiyor. Bir meslek yasası dahi henüz yok. Proje müellifinin telif haklarına saygı yok. Fikir emeğine kimse değer vermiyor. Yaptığınız bir projeyi yapım sırasında denetlemek en doğal hakkınız olmasına rağmen bu durum mal sahibinin tercihine bırakılıyor. Özetle hem mimarlık eğitimimiz hem de mesleki uygulama ortamımız içler acısı bir durumda. Umarım şevkinizi kırmadım. Benim oğlum da mimarlık okuyor. İnşallah gelecek daha iyi olur. Gözlerinden öper, başarılar dilerim.... |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-09-2002
Mesaj: 15
|
Gezgin
Sevgili Gezgin,
Siz çok gezdiğinize göre bu soruların cevabını da bilmeniz gerekir. Çok gezen çok bilir. Sorunuza burada cevap vermek istersem siteyi kilitleriz herhalde. İstanbul için hazırladığım ulaşım ve yerleşim senaryoları bu sitede kısmen yer alıyor. Onları incelerseniz sorunuz kısmen cevap bulabilir. Ancak şunu bilmeliyiz ki İstanbul’u tek başına çözümlemek mümkün değil. Yine benim önerdiğim “ Anadolu’ya Dönüş” projesini başlatmak bir yana, siyasi iradenin büyük bir imar reformunu gerek mevzuat gerekse de organlarıyla gerçekleştirebilmesi gerekiyor. Umut edelim ki yeni hükümet bu yönde adım atar. Benim önerdiğim “Şehirler Bakanlığı” kavramını AKP iktidarı da benimsedi gözüküyor. Şu anda ülkemizdeki imar ve planlama yetkilerini onlarca bakanlık ve binlerce belediye, kaotik ve itilaflı biçimde paylaşıyor, daha doğrusu paylaşamıyor. A’nın yaptığını B bozuyor. Sonuçta ya illegal ya da günübirlik rant çözümleri, saygısızca ve düzeysizce doğal ve kültürel çevremizi yok ediyor. Türkiye düzeysiz yapılaşma ve kentleşme nedeniyle her yıl 10 milyar dolar zarar ediyor. Ancak bu zarar, deprem gibi hortum gibi bir gecede oluşmadığı, yavaş yavaş gerçekleştiği için kimse bunun farkına varamıyor. Gözlerinden öper, başarılar dilerim.... |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-09-2002
Mesaj: 15
|
Duygu
Sevgili Duygu,
Mimari bir gereksinim insan fizyolojisine uygun konforlu bir ortamda yerine getirilebilmesi için mekanlar yaratılmasının ötesinde insan psikolojisini şekillendiren, kültürler ve nesiller arası diyalog oluşturan, belli bir iklimin, belli bir topoğrafyanın, belli gelenek ve göreneklerin fiziksel ifadesidir. Yapılar ve yapı grupları bizlere mesajlar verir. Diğer bir deyişle konuşurlar. O bakımdan bir mimari eserin yüklü olduğu anlamlar ve mesajlar çok zengin ve karmaşıktır. Bu da mimarlığın nedenli derin ve karmaşık bir olgu olduğunu bize göstermektedir. Ben şahsen eserlerimde milli mimarimizle diğer bir deyişle geleneksel mimari folklorumuzla hi-tech yaklaşımın hassas bir sentezini arıyor, bu iki birbirine zıt olguyu içiçe geçirerek çarpıştırarak bundan çok güçlü bir dinamizm, bir sinerji elde etmeyi hedefliyorum. Esasen ülkemizin Avrupa’ya entegrasyonunda benisemesi gereken yaklaşımın da bu olduğuna inanıyorum. Diğer bir deyişle çağdaş Batı’ya milli kimliğimizle... Gözlerinden öper başarılar dilerim... |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-12-2001
Mesaj: 7
|
İstanbul'un hali
Merhabalar Ahmet bey,
Öncelikle iyi çalışmalar diliyorum. Ben Şehircilik ve Mimarlık öğrencisiyim. Sizin de bu iki meslek adına bir çok düşünceniz olduğunu bilerek size yaşadığım şehir İstanbul hakkında bir iki sorum olucak : 1 - İstanbul'un karmaşık, düzeni pek olmayan yapısı ve küreselleşmenin İstanbul'a etkileri hakkında neler düşünüyorsunuz? 2- Siz bir şehirci ve mimar olarak İstanbul'un gidişatı ve gidişatının düzelme durumları hakkında neler düşünüyorsunuz? 3- Dinamik bir şehir olan İstanbul, 2025 yılında Türkiye de AB'ye girdiğini düşünürsek nasıl değişiklikler yaşayacaktır? Beyoğlu'nun kimliği nasıl değişecektir? Teşekkürler ,...
__________________
JCD |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 05-09-2002
Mesaj: 1
|
merhaba
arkiteraya hoşgeldiniz! ülke bazında hazırladığınız projelerinizin değerlendirilmemesini nelere bağlıyorsunuz? siyasete tamam mı,devam mı? akademik kariyerinize rağmen piyasada sizi pek görmüyoruz, sizce neden? tesekkür ederim... ![]() not:bana sadece basarılar dileyebilirsiniz... En son meilland tarafından düzenlendi : 12-11-2002 18:55. |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Yönetici
|
SABRİ PAŞAYİĞİT tarafından gönderilen mesaj
DEĞERLİ HOCAM;
1. SORUM SİYASETİ BIRAKIP MESLEĞİNİZE DAHA FAZLA ÖNEM VERMEYİ DÜŞÜNÜYORMUSUNUZ. 2.SORUM YAPTIGINIZ VEYA YAPACAGINIZ PROJELERİNİZİN TASARIMINA BAŞLARKEN İZLEDİĞİNİZ YOL NEDİR ? BENM GİBİ GENC MİMARLARA BU KONU HAKKINDA NELER TAVSİYE EDERSİNİZ. 3.SORUM MİMARİDE ETKİLENME, ETKİLEME, ÖZGÜNLÜK, TAKLİT GİBİ KAVRAMLAR HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜYORSUNUZ. MESLEĞİNİZDE BAŞARILAR DİLERİM. SABRİ PAŞAYİĞİT |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-09-2002
Mesaj: 15
|
Viola
Özgeçmişimden göreceğiniz gibi doktora alanım mimari ve şehirsel psikolojidir. Bu alan insanlarla yapıların, şehirlerin zihinsel, entelektüel, duygusal ilişkilerini araştırır. İnsanoğlu çevresini şekillendirirken çevre de bizi şekillendirmektedir. İnsanoğlunun planetimizde meydana getirdiği en kalıcı ve en geniş değişim ve müdahale mimari ve şehirsel yapılardır. Mimarlar yapılarıyla toplumlara mesajlar vermeli ve yaşam biçimini yönlendirmelidir. Bu denklemde mimarın hedefi ekolojiye ahenkli ancak insanı ve toplumları psikolojik ve fizyolojik açıdan mutlu edecek mekan kurgularını yaratmak olmalıdır. Salt sanatçının sınırı olmadığı gibi mimarın da bu işlevinin sınırı yoktur.
Gözlerinden öper başarılar dilerim... |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-11-2002
Mesaj: 1
|
konferans
Sn. Prof.Dr. Ahmet Vefik ALP
önümüzdeki sene içeriside başka üniversitelerde konferans vermeyi düşünüyormusunuz? aktif siyasette yer almanız sizin bilimsel ve mimarlık alanındaki çalışmalarınıza engel oluyormu? |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-09-2002
Mesaj: 15
|
cdmann
Sevgili cdmann
İstanbul gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde görülen büyük şehirlere göç olgusuna maalesef yakalanmış ve ciddi yaralar almıştır. Birleşmiş Milletler bizleri önümüzdeki yüzyılda bekleyen en tehlikeli olgunun büyük şehirlere olacak göçler olduğu yönünde uyarmaktadır. Bu olgu maalesef yalnız gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanmakta gelişmiş ülkelerde sağlıksız göçe rastlanmamaktadır. Önümüzdeki yıllarda dünya nüfusunun yarısının içinde İstanbul’umuzun da bulunduğu yirmi megakentte toplanacağı haber verilmektedir. Ancak buralarda bir bölümünü şimdiden yaşamaya başladığımız her ölçekte ve nitelikte kirlilik, ulaşım zorluğu, eğitim zorluğu, özetle yaşam zorluğu, etnik çatışmalar ve büyük felaketlerin oluşacağı yönünde teoriler öne sürülmektedir. İstanbul’un çözümü ülkemizde siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanmasından ve ülke genelinde bir imar reformunun gerçekleştirilmesinden geçmektedir. Benim İstanbul için hazırladığım projeler ancak bu bağlamda anlamlı olabilecektir. Bu projelerin başında “Anadolu’ya Dönüş” senaryosu bulunmaktadır. Beyoğlu’nu da içeren “Müzekent İstanbul” ve “Yeniden Eski Kent” ve bunlara bağlı Haliç Sualtı Otoparkı projelerim bulunmaktadır. Gözlerinden öper başarılar dilerim... |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-12-2001
Mesaj: 7
|
Anadolu'ya Dönüş Senaryosu ?
Merhabalar tekrar Ahmet Bey ,
Yanıtınız için çok teşekkürler , ben sizin bu "Anadolu'ya dönüş Senaryosu"nu çok merak ediyorum , nereden ulaşabilirim? Lütfen yardımcı olun... “Müzekent İstanbul” ve “Yeniden Eski Kent” projelerinize ait detaylı bilgilerinize ulaşmam benim yapacağım projelere katkı sağlayacaktır. ![]()
__________________
JCD |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-09-2002
Mesaj: 15
|
Sabri Paşayiğit
Sevgili Sabri,
1-Her ikisini paralel götürmeyi düşünüyorum. Ancak daha önce yazdığım gibi mimari kimliğim ile siyasi kimliğim arasında sürekli gidip geliyorum. Önümüzdeki günler beni hangi yöne çekecek ben de bilemiyorum. 2- Alp Mimarlar’da bir süre çalıştığına göre bunu öğrenmiş olman lazım. Diğer sorulara verdiğim cevaplar ile de bir bakıma bu sorunun cevabını vermiş oldum. Genel olarak geleneksel mimarimiz ile çağdaş mimariyi hassas bir sentezle çarpıştıran ve buradan bir sinerji, bir güç oluşturan, ana ilkesi “çokluktan birlik” olan ve içi dışı ile insan yüreğini hoplatan bir mimariden yanayım. 3- Özellikle büyük şehirlerimizde görülen son dönem mimari ne özgün kültürümüzün akılcı bir yorumu ne de batıdaki akımların iyi bir taklidi olabilmiştir. Çok seyrek olan birkaç iyi örnek de çevrenin bozukluğu nedeni ile kaybolup gitmektedir. Şu anda mimarimiz hiçbir mesaj içermeyen “empatisi” (empathy) sıfır düzeyde olan bir konumdadır. Ben bir Türk mimarlık ve şehircilik hocası olarak yurtdışında başım öne eğik geziyorum. Köylerde yapılan “mimarsız mimarlık” büyük şehirlerde eğitim almış meslektaşlarımızın binalarının çok üstünde performans ve anlam sergilemektedir. Gözlerinden öper başarılar dilerim... |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|