|
|
#16 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-07-2001
Mesaj: 45
|
Oncelikle ninlil'e kısmen de olsa katıldığımı belirtmeliyim. Mimarlar Odası'nın gorevi, her uyesinin haklarini korumaktan cok, "mimarlik" mesleginin konumunu ve itibarini koruyacak genel stratejileri gelistirmek olmalidir.
filizabaka, yazisinin basinda baska mimarlarin basina gelen olaylardan aktardigini belirtmis. Keske konularin detaylariyla ilgili daha fazla bilgi sahibi olabilsek, ama ben kendi bildigimce bahsettigi durumlar icin onerilerimi belirteyim: 1- Serbest calisan mimar / kötü niyetli memur Kotu niyetli olmayan bir kurum içinde kötü niyetli bir memurun barinma sansi pek fazla degildir. Ortada mevzuata aykiri bir durum yoksa Serbest Mimar hakkini zorlayabilir, sonunda da mutlaka alir. En güvenilir yöntem, herhangi bir konuda zorluk çıkaran kötü niyetli memurdan yazili yanit istemektir. (Bana bu yöntemi öneren Mimarlar Odasi'nda calisan yetkililerdi, ise yaradigi gorulmustur.) Serbest mimar herseyi mevzuata uygun yaptiysa sonuc almamasi mumkun degildir.Kaldi ki memurlarin cogu iyi niyetlidir. Yalnizca mevzuata aykiri birsey yapmamaya calisirlar. İlgili kanunlara aykırı olmamasina rağmen talebinize olumsuz yanıtta ısrar edilirse hukuki yollara basvurmak gerekebilir. Bu tur davalarda Mimarlar Odasi hukukçularından danışmanlık hizmeti almanız mumkun. 2- Kamu çalışanı mimar / kötü niyetli müellif / kötü niyetli yönetici Kamu çalışanı mimarların iş güvenliğini güvence altına alan, kendi iş mevzuatlarıdır. Bu konuda kamu çalışani mimarin haklarini koruyacak olan kurum yargidir. Bildigim kadariyla bir istismara veya kanuna aykırı davranisa zorlanan kamu calisani mimar, Mimarlar Odasi hukukçularından danismanlik ve destek alabilmektedir. 3- Kötü niyetli serbest mimar / kötü niyetli kamu çalışanı mimar Evet, işte bence Mimarlar Odasi'nin sorumluluk alanini dogrudan ilgilendiren durum bu. Yasaya karşı hile ile kamu zarari yaratan ve meslegin itibar kaybina yol acan mimarlarla mücadele etmek Mimarlar Odasi'nin gorevidir. Mimarlar Odasi'nin kendi içindeki denetimi Onur Kurulu sağlar. Onur Kurulu araciligiyla bu olumsuz durumlara yol açan mimarlar meslekten men edilebilir, para cezalarina çarptirilabilir. Ama bu kaçınılmaz olarak bir iç denetim mekanizmasidir. Mimarlar Odasi bir yargi organi degildir, boyle bir yetkisi yok. Ancak kamu ve meslek yararini gozetebilmek amaciyla kamu kurumlarina ve kisilere acilmis bircok dava surmekte, bu davalarda elde edilen olumlu sonuclar emsal olusturmakta ve benzeri haksizliklarin tekrari bu sekilde onlenmekte. Zaten tuketici dernekleri de ancak bu kadarini yapabiliyor. |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-02-2002
Mesaj: 28
|
nasil bir mimarlar odası?
Öncelikle mimarlar odasını yönetecek grup marjinal, hayattan uzak olmamali.
Militan ve saplantılı bir ideolojik bakiş açısıyla dünyaya bakmamalı. (Malesef şu anda bu olumsuz tipolojiye yakın bir grubun yönetimde olduğuna inanıyorum. En azından üyesi olduğum Ankara'da.) Mesleki pratik yapmiş ve o sorunları bilen kişiler olmalı. Bu oldukça dünyadaki örnekleri gibi mimarlar odası da saygın bir yere gelecektir muhakkak. Ancak sessiz coğunluk malesef onlar kadar iyi örgütlenip ve bir pazar günlerini feda edip seçimlere gelmiyor. |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
Mimarlar odası neden var?
Mimarlar odasının görev yetki ve sorumluluklarını,yapması gerekenleri ve yaptıklarını,daha nelerin yapılması gerektiğini tartışmak ve sorgulamak adına...
|
|
|
|
|
|
#19 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-02-2002
Mesaj: 28
|
Mimarlar Odası'ndaki statüko
MİMARLAR ODASI'NDAKİ STATÜKO VE SEÇİMLER ÜZERİNE Mimarlar Odası’nda statüko ve iktidar kim? Mimarlar Odası’nı yaşamsal bir amaç haline getiren, tüm mesaisini, yeteneğini ve beyinsel enerjisini buraya harcayabilme lüksüne sahip bir kitle yıllardır iktidarı elinde tutmaktadır. Bu yoğunlaşma odada örgütçülük, seçim kazanma ve değişik propaganda taktiklerinde büyük bir zenginlik sağlamasına rağmen bizim varlığımızın dayanaklarından biri olan mesleğimizin, fakirleşmesine ve sığlaşmasına sebep olmaktadır. İktidar yozlaştırır. İktidar sahiplerinin(oda yöneticileri) sorunlarının ve kaygılarının, temsil ettiği kitlenin, yani sade vatandaşın sorunlarından ve gerçek gündeminden zamanla kopması doğal bir süreçtir. Gerçek demokrasiler işte bu aşamada devreye girer ve kansız, kavgasız ama ilerleme ve gelişme için hayati olan değişimi sağlar. Mimarlar odasındaki mevcut yönetim uzun süredir iktidarda olduğundan geniş kitlenin sorunlarından ve gündeminden uzaklaşmıştır. Statüko kendini savunacaktır Statüko kendi konumunu koruyabilmek ve devamını sağlamak için bir ‘’öcü’’ göstermeye ihtiyaç duyar. Konular(komünizm, faşizm, irtica, neo-liberalizm vb.) farklı olmakla birlikte yöntem aynıdır. Bu korku ve kutuplaşma ortamında, yapılan hataların, beceriksizliklerin ve kaçırılan fırsatların tartışılması da ikinci plana atılır. Dinsel ve politik köktenciler nasıl ki dünyayı iyi ve kötü diye bölerek karşılıklı varlıklarını teminat altına alırlar, Mimarlar Odası’nda da aynı ötekileştirme çabaları ve hatta çamur atmalar her seçim öncesi yaşanabilmektedir. Değişimin gerekliliği Marjinal ve militan gurupların hümanist ve daha uzlaşmacı guruplara göre daha örgütçü ve tasfiyeci olduğu tarihsel bir gerçektir. Ancak her türlü gerici ve dar kadrocu yapılanmanın zamanın ve hayatın gerçeklerine karşı sonsuza dek direnemeyeceği de bir gerçektir. Uzun süredir aynı grubun iktidarda olmasının getirdiği yozlaşmayı ortadan kaldırmak, hem odamıza hem de mevcut yönetimine yeni bir soluğun gerekliliğinden hareketle: Bu mesleğin gerçek emekçilerinin ötekileştirilmediği, onların sorunları için de çaba harcandığı bir yönetim için… |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|