Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Profesyonel Yaşam > Mimarlar Odası

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 19-03-2002, 12:58   #1
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 01-05-2001
Mesaj: 26
mimarlar odasııı......

aidatlarımızı yatırıp.... yararlanmayı umdugumuz tek hizmet dergiler.. ancak dergiler elimize ya ulaşmıyor ya da geç ulaşıyor. bir dergi alıyorum yada mimarlara haberler yada mimarlara mektuplar geliyor.. çeşitli konferansların, yarışmaların, toplantıların duyuruları yapılıyor... ama malesef dergi elimize geçtiğinde, hemen çoğunun son başvuru, son şartname alma yada katılım tarihleri geçmiş oluyor.. bilemiyorum!!
maryjane offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-03-2002, 13:38   #2
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 18-10-2001
Mesaj: 10
bende aidat yatırıp birkaç kez ajanda aldım odadan, bunun için gittiğimde de orada kalan dergi ve mektuplardan aldım. Onlarında yayın tarihleri üzerinden bir kaç ay geçmişti. Yıllarca aidatımı ödediğim halde elime geçen dergi sayısı 4 ya da 5, ben artık sorgulamıyorum, sürekli telefon açıp dergilerim gelmiyo demekten de bıktım. Üstelik bir yıl boyunca aynı iş yerinde çalıştığım bir arkadaşıma dergi ve mektuplar gelirken, aynı adreste olmamıza rağmen bana hiç bir şey gelmedi.

Arkitera'yı takip ederseniz, arada bir "yarışmalar" "toplantılar" "sergiler" ve "eğitimler"e bakarsanız, hiç bir etkinliği kaçırmazsınız. Her hafta yollanan haber bülteninde o haftaki etkinleri bildiriyorlar. Böyle bir açığı kapadıkları için Arkitera'ya buradan teşekkürler...
palmer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 21-03-2002, 23:20   #3
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 12-06-2001
Mesaj: 4
Mimarlar Odasına yanıtlar

Şehir Plancıları Odası geçtiğimiz günlerde bir deklarasyon yayımladı. Sizlerle paylaşmak istedim.
........
MİMARLAR ODASI YÖNETİCİLERİ TARAFINDAN YAPAY BİR BİÇİMDE YARATILMAK İSTENEN "MİMAR-PLANCI" YA DA "MİMARLIK-PLANLAMA" TARTIŞMASINA YANITLAR

TMMOB Mimarlar Odasınca hazırlanarak, özetlenmiş haliyle yapı dergisinde yayınlanan ve Cumhurbaşkanlığı’na da sunulduğu belir-tilen raporla başlayıp, 18-19 Ocak 2002 tarihlerinde Ankara’da yapılan "Ulusal Fiziki Planlama Semineri"nde ve sonrasında Mimarlar Odası Başkanı Oktay Ekinci ve bazı Oda temsilcileri ile üyelerinin çeşitli ortamlarda yaptıkları açıklamalar ve yayınlar ile tırmandırılmaya çalışılan gelişmeler, TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu olarak konuya açıklık getirilmesini zorunlu kılmıştır. Bunun ilk ve son açıklamamız olmasını diliyoruz.
Anılan seminerde, Sayın Ekinci, "planlama" alanının yaşadığı dönemsel krizi "mimarlık" alanından "sistem" tarafından koparılmış olmasına bağlamakta ve bunun sonucunun "plansız kentleşme" olduğunu dile getirmektedir. Çünkü, Sayın Ekinci’nin sözleriyle, "mimarlık içeriğinden yoksun bırakılmış bir planlama etkinliği, kentsel gelişme üzerindeki rant baskısına direnememektedir". Buradaki "mimarlık" kavramsallaştırması, "kentsel kimlik, kültür" bağlamında yapılmaktadır. Dolayısıyla da, "mimarlıkla işbirliği halinde olan ya da içiçe geçmiş olan bir planlama etkinliği, kentsel gelişme üzerindeki rant baskısını kültür süzgecinden geçirecektir". Çözüm olarak da, "mimarlık eğitiminin üstüne planlama alanında uzmanlaşmanın sağlanmasına yönelik bir eğitim" ve "imar planlarında çifte müelliflik" önermeleri yapılmaktadır. Öncelikle, TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu, yukarıda özetlenen tartışmaları "yapay ve zorlama" bir biçimde gündem oluşturma çabası olarak değerlendirmektedir. Zira, Türkiye’de şehir ve bölge planlamasının "mimarların dahli ya da dışlanması" gibi bir gündemi yoktur. Planlamanın ivedi olarak üzerinde durulması gereken gündemleri, siyaset alanının ve toplumsal bir kategori olarak sermayenin doğrudan seçmelerine olanak tanıyan yasal düzenlemelerdir. Planlama, bölgeler arası eşitsizliği besleyen kamu politikaları ve bunun sonucu olarak belli bölgelerde yığılan kentsel nüfusun denetlenemeyen fiziki çevre üretme süreçlerini gündemine almaktadır.
Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu, kentsel fiziki çevrenin üretimi sürecini kapsamlı bir çerçevede ele alma iddiasındaki planlama disiplininin, hukuk, ekonomi, sosyoloji, arkeoloji, mühendislik (inşaat, jeoloji, jeofizik, harita ve fotogrametri, endüstri, makina, mete-oroloji, tarım, çevre) gibi disiplinlerin yanısıra, mimarlık disipliniyle de yaratıcı bir "işbirliği" ortamında bulunması gerektiğini sapta-maktadır. Çünkü, şehir ve bölge planlamasının süreci ve mekanı tasarlama etkinliği, sayılan disiplinlerin her birinin kentsel çevrenin oluşumuna ilişkin özgün birikimlerini ve yöntemlerini ele almayı ya da kullanmayı içermelidir. Bugün planlama etkinliğinin "imar planı"na indirgenmiş olması yanıltıcı olmamalıdır; aslolan, fiziki çevrenin oluşumunun ya da yenilenmesinin kurallarını koyan plan-ların, çevrenin üretiminin ya da yeniden üretiminin süreciyle birlikte tasarlanabiliyor olmasıdır. Dünyada planlama disiplininin etkinlik alanı bu biçimde tanımlanmaktadır. Her toplumsal, tarihsel, hukuksal, yönetimsel konjonktür kendi planlama yöntemini geliştirebilir. Türkiye’de kentsel çevrenin üretiminin ve yeniden üretiminin hiçbir koşul altında plan disiplinine alınamamasının başlıca neden-lerinden biri, başka pekçok planlama yöntemi olduğu halde, "imar planı" yönteminde karar kılınmış olmasıdır. Başka bir ifadeyle, denetimsiz gelişme, sistemin "görünmez elleri" tarafından mimarlığın planlama alanından dışlanmasının sonucu değildir. Konuyu bu şekilde ele almak, sorunu saptırmak ve ulusal mimarlığın krizini kamufle etmekten başka bir amaca hizmet etmeyecektir.
Planlama, dünyada ve Türkiye’de salt fiziki çevrenin üretimini amaçlayan proje yapımını ifade etmeyi aşmıştır. "Kentsel çevre" kavramı, yapıların ve yapı kümelerinin estetik olarak ve anlamlı bir biçimde yan yana gelişlerinin ötesinde bir içeriğe sahiptir. Artık, planlamanın kullandığı "ölçekler" ve konu edindiği "çerçeve" (frame of reference) değişmektedir. Örneğin, Avrupa Komisyonunun bir alt birimi olan ve Odamızın da gözlemci statüsünde altı yıldır üye olarak yer aldığı Avrupa Şehir Plancıları Konseyi, planlamanın önündeki "şehir" sözcüğünün yeterince planlama etkinliğinin alanını ifade edip etmediğini tartışmakta; bunun yerine "planlama"nın önüne "mekansal" sözcüğünün eklenmesinin daha açıklayıcı olabileceğini görüşmektedir (Spatial Planning). Çünkü, artık planlama "şehir" yerleşmesinin mekansal örgütlenmesinin yanısıra, belki daha da fazla, "kent üstü ölçekler"de "sorun saptama" ve "çözme" süreçlerinin tasarımına yönelmektedir. "Plan", bu tasarımın ürünlerinden yalnızca biridir, tamamı değildir. Türkiye’de planlama sorunları tartışılırken de, diğer yaklaşımların yanısıra benzer görüşlerin savunulduğu görülmektedir.
Planlamayla ilgili dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmeler yukarıda özetlenen kapsama eriştiği halde, 1960’lı yılların kendine özgü "kent mimarlığı" türünden-bugün artık romantik bir nitelik kazanan- tartışmaların yeniden gündeme getirilmeye çalışılması, Türkiye’de kentleşme ve planlama gündeminin sabote edilmek istendiği izlenimini yaratmaktadır. Yoksa amaç, kentsel ve bölgesel gelişmenin disiplin altına alınması yollarının aranması bağlamında "mimari veri"yi daha fazla duyarlılıkla ele alan yeni planlama yöntemlerinin "işbirliği" anlayışı içinde tartışılması değil de, "imar planı"nı ve onun kentleşmemiz üzerindeki sonuçlarını "veri" olarak kabul edip, "çifte müelliflik" gibi tümüyle "meslek şovenizmi" kaynaklı, mimarlık mesleği mensupları için "istihdam" olanakları arayan bir "pragmatist" sonuç elde etmek midir? Çünkü, eğer Mimarlar Odası yöneticilerinin icat ettikleri en "parlak" çözüm olan "imar plan-larında çifte müelliflik" iki disiplin arasındaki "işbirliği" için anlamlı bulunuyorsa, aynı mantıkla, bu "işbirliği"nin daha da gelişmesi "mimari projelerde çifte müelliflik"i de savunmayı gerektirmez mi?
Sonuç olarak, şehir ve bölge planlama disiplini diğer ilgili disiplinler gibi mimarlık disipliniyle de "işbirliği" olanaklarını geliştirmeye açıktır; aynen Şehir Plancıları Odasının diğer Odalar gibi Mimarlar Odasıyla da "işbirliği" olanaklarını geliştirmeye açık olduğu gibi. Mimarlar Odası Yönetim Kurulu, genel kurul ve seçimler öncesinde Şehir Plancıları Odası ve plancılar üzerinden "öteki" yaratmak suretiyle "meslek şovenizmi"ne yatırım yapmak ve "Oda içi siyaset alanını tahkim etmek" yerine, şehir plancılarının tartıştıkları "konut politikası, metropoliten alan yönetimi, Avrupa Birliği sürecinin planlama ve kentleşme pratiklerimiz açısından ele alınması, plan-lamada üçüncü bin yıl stratejileri" gibi konularda "mimari katkı"yı olanaklı kılan bir "işbirliği" yaklaşımı üzerinde dursaydı, egemen "si-yaset kültürü"nün ürettiği dar kalıpların toplumsal düzlemde aşılmasına yardımcı olma görevini üstlenmiş olurdu. Böyle bir anlamlı çaba yerine, Mimarlar Odası Yönetim Kurulu, ne yazık ki, mimarlık disiplininden bakılarak nüfuz edilmesi olanaksız olan bir tartış-mayı, "planlama disiplini tartışmasını" açmayı ve iki Odanın da enerjisini tehlikeli bir biçimde bu tartışmaya çekmeyi uygun görmüş-tür. Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu bu tutumu kınamaktadır ve aynı yöntemi kullanmamakta kararlıdır.
İlgili kamuoyunun, üyelerimizin ve mimarların bilgilerine sunarız.

ŞPO Yönetim Kurulu adına,

Erhan Demirdizen
Genel Sekreter
nahrespo offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-03-2002, 10:24   #4
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.231
Blog Mesajları: 55
Oda başkanlarının birbirleri ya da odaları hakkında söylediklerini yazarak mı çözülecek odalar sorunu?
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz.

Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 08:18.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177