Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Profesyonel Yaşam > Mimarlar Odası

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 18-01-2006, 11:07   #1
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Meslek Odalari (t.m.m.o.b.)

Odalara keyfi yetkiler verilmemeli.Odamı? Ünüversitemi?
Etik ve mesleki kurallar bu kafayla mı devam edecek hala?

Odalara bu kadar yetki vermek son derece yanlıştır.

Aşağıdaki haber www.imoankara.org.tr adresinden duyurulmaktadır.Haber Konusu : Kayit Tarihi : 02.01.2006 13:38:00

Yetkin mühendislik başvuru çağrısı (5 yıllık deneyime sahip mühendisler için)

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası "Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği" yürürlüğe girmiş, Yetkin Mühendislik Kurulu oluşturularak göreve başlamıştır.Yönetmelik metnine İMO' nun Internet sayfasında (www.imo.org.tr) ulaşılabilir.

Nisan-Mayıs 2006 ayları içinde açılacak ilk dönem Yetkin Mühendislik sınavları, yalnızca "Yapı Mühendisliği" alanında gerçekleştirilecektir.

Yazılı sınavlar 15 ve 16 Nisan 2006 Cumartesi (Genel Konular) ve Pazar (Özel Konular) günleri Ankara'da yapılacak; yazılı sınavlarda başarılı olan adaylar, Mayıs içinde gerçekleştirilecek sözlü sınavlara çağırılacaktır.

Bu dönem yetkin mühendislik başvurulan l Aralık 2005 tarihinden başlayarak kabul edilecek ve başvuru süresi 3 Şubat 2006 Cuma aksamı sona erecektir. Yönetmelikte tanımlanan koşulları sağlayan inşaat mühendislerinin aşağıda sıralanan belgelerden oluşan bir dosya düzenleyerek, kayıtlı bulundukları TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Şubesine kişisel başvuruda bulunmaları beklenmektedir.

Yetkin Mühendislik Başvuru Belgeleri

1. Yetkin Mühendislik başvuru harcı makbuzu (başvuru harcı, ilk altı ay boyunca, olağan harcın yansı kadar olup 250.- YTL dir)

2. Kayıtlı bulunduğu İMÖ Şubesine aidat borcu bulunmadığını belirten belge

3. Beş yılı aşkın bir süre ile aktif mühendislik yaptığını gösteren belgeler

4. Yapı mühendisliği alanında en az. 15 yıl deneyimli bir mühendisten alınmış, adayın mühendislik yeteneklerini ve etik anlayışını değerlendiren, kapalı ve üzeri imzalı bir zarf içinde bulunan, gizli referans mektubu

5. Dikkatle doldurulmuş özet bilgi formu (İMO Internet sayfasından alınabilir) 6- Birkaç sayfalık bir özgeçmiş
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-01-2006, 12:43   #2
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Kimse kimseye "keyfi yetki" veremez zaten...

Sapla samanı karıştırdığınız daha giriş cümlenizden belli.

Herkesin gözü önünde olan biten yasal süreci, sanki harcıalem hacıağa keyfiyetine göre yapılıyormuş gibi ifade etmek çok yanlış.

Kaldı ki yetki ve sorumlulukların belirlenmesi konusu en son Marmara'da 20.000 insanın hayatına mal olmuş depremi yaşayan ülkede çok sıkı tedbirleri gerektirmektedir.

"Yetki" ve "sorumluluk"; bu ikili birbirinin şartı yani gereği ve koşuludur.

Kişi, eğer TCK 46'ya dair rapor sahibi değilse "sorumluluk" almayacak olana "yetki" DE verilemez. Aynı şekilde "yetkisiz sorumluluk da" olamaz.

Herşeyden önce anayasal olarak bu olanaklı değildir. Cezasız suç olamaz kuralında olduğu gibi...

Anayasanın 135 maddesi ile tanımlanmış çerçevede, oda yönetimleri, yine üyelik görevlerini yerine getiren üyeleri tarafından ilgili yasalara göre oluşturulur.

Yani yetki ve sorumluluk eşliği tek tek üyelerinden başlamak üzere, yine üyelerinin oluşturduğu yapıya taşınır.

Oda Yönetmelikleri ilgili yasaların tüm gözetilerek, ama sonuçta üyelerinin oyları ile kabul edilir ve uygulamaya geçer.

Sorumluluk duymaksızın burada yazdıklarınızı bir kez daha düşünmenizi öneririm...

Yakında, yani AB tarama sürecinin tamamlanması sonrasında "blok olarak aktarılacak gibi görünen" TÜKETİCİ HAKLARI YASASI ile alt-üst edilerek değişecek olan mesleki yaşantınızda; "Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortası" uygulaması koşullarını gördüğünüzde eğer uygulamadan kalkmamışsa ve bulabilirseniz aşağıya kopyalayarak yapıştıdığınız bölümleri öpüp başınıza koyabileceğinizi göz ardı etmeyiniz...








**************

http://www.tmmob.org.tr/modules.php?...rtid=25&page=1



TMMOB HAKKINDA



KURULUŞ VE AMAÇ
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) 7303 sayılı Yasa, 66 ve 85 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle değişik 6235 sayılı Yasayla 1954 yılında kurulmuştur. TMMOB tüzel kişiliğe sahip, Anayasanın 135. Maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.
Kuruluşunda 10 Odası ve yaklaşık olarak 8.000 üyesi bulunan TMMOB'nin, 31.12.2003 tarihinde Oda sayısı 23'e, üye sayısı ise 260.000'e ulaşmıştır.

TMMOB çalışmalarını 23 Oda, bu Odalara bağlı 160 şube ve 30 İl Koordinasyon Kurulu ile sürdürmektedir. TMMOB'ye bağlı Odalara 50 kadar mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı disiplininden mezun olan mühendis, mimar ve şehir plancıları üyedir.

TMMOB Yasası'nda Birliğin amaçları şöyle sıralanmıştır.
- Günün gerek ve koşullarına ve mevcut olanaklara göre, yasa ve tüzük hükümleri içinde kalmak üzere, mühendis ve mimarları meslek kollarına ayırmak, meslek ve çalışma konuları aynı ya da birbirine yakın bulunan mühendis ve mimarlık grubu için Odalar kurmak.

- Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının ortak gereksinmelerini karşılamak, mesleki etkinlikleri kolaylaştırmak, mesleğin genel yararlara uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere, meslek disiplinini ve ahlakını korumak; kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak.

- Meslek ve çıkarları ile ilgili işlerde, resmi makamlar ve öteki kuruluşlar ile işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve önerilerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, bilimsel şartnameler, tip sözleşmeler ve bunlar gibi bütün bilimsel evrakı incelemek ve bunların değiştirilmesi, geliştirilmesi, ya da yeniden konulması yolunda önerilerde bulunmak.

TMMOB, Odalarının kendi eşdeğeri kuruluşlarla kurdukları ilişkilerine paralel olarak Dünya Mühendislik Birlikleri Federasyonu'nun (WFEO) üyesidir.

TMMOB, mesleki, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda ülkemizdeki mühendisleri ve mimarları temsil etmek, onların hak ve çıkarlarını halkımızın çıkarları temelinde korumak ve geliştirmek, mesleki, sosyal ve kültürel gelişmelerini sağlamak ve mesleki birikimlerini toplum yararına kullanmalarının zeminini yaratmak; bu amaçla mesleki alanlarıyla ilgili gelişmelerin ve politikaların sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel boyutlarını derinlemesine kavramak, yorumlamak ve toplumu bilgilendirmek; bu politikaların toplum yararına düzenlenmesi için öneriler geliştirmek ve bunların yaşama geçirilmesi için mücadele etmek ve bunların gereği olarak en genel anlamda bağımsız ve demokratik bir Türkiye'nin yaratılması yönündeki çalışmalarını bütünsel bir anlayışla ve etkinleştirerek sürdürmek kararlılığındadır.

TMMOB'nin Kuruluşuna Kadar Örgütlenmeler
Avrupa'da ve ABD'de 19. yüzyılın ortalarında başlayan mühendis ve mimar örgütlenmesi, ülkemizde 2. Meşrutiyetle birlikte başlamıştır.

1908'de İstanbul'da çok sayıda sivil örgütün kurulduğu bilinmektedir. Bunlardan birisi de Osmanlı Mühendis ve Mimar Cemiyetidir. Cemiyet 1912 yılında etkinliklerini askıya almış ve 1919'da yeniden çalışmalarına başlamış ve varlığını 1922 yılına kadar sürdürmüştür.

Cumhuriyetten sonra ilk örgütlenmeler Mayıs 1926 yılında kurulan ve merkezleri Ankara'da bulunan Türk Mühendisler Birliği ve Türk Yüksek Mühendisler Birliği adı altında gerçekleşmiştir.

Birliklerin amaçları arasında "memleketin ilerlemesine ve milli iktisadın inkişafına ve kuvvetlenmesine hizmet emeli ile mesleğin yükselmesine çalışmak", "meslek haklarını ve azanın ihtiyaç ve menfaatlerini temin ve himayeye, mühendisler arasında tanışma ve tesanütün artmasına hizmet etmek", "başka memleketlerden mühendis getirilmesine ihtiyaç kalmayacak derecede meslektaşların yetiştirilmesi için gençliğin mesleğe karşı rağbetini artırmaya; sermaye getirme mecburiyeti olmadıkça, memleketimizde yapılarak inşaatın Türk Mühendis Müteahhitlerine yaptırılmasını ve memlekette yerli ve ecnebi müesseselerde Türk Mühendislerinin çalıştırılmasını temine çalışmak" yer almaktadır.

Bu örgütü Şubat 1927 tarihinde kurulan Türk Yüksek Mimarlar Birliği izlemiştir. Birliğin amacı "Türk Yüksek Mimarları arasında fikri ve mesleki dayanışmayı temine, memleket içinde ve dışında Türk mimarisini ve mimarlığını tanıtmaya, Türk mimarlık sanatının ve inşaat bilgisinin beynelmilel terakkilere göre inkişafına ve Türk yüksek mimarlarının mesleki, iktisadi ve hukuki menfaatlerini korumak" olarak belirtilmektedir.

Daha sonraları bu örgütlere çeşitli tarihlerde uzmanlık dallarında örgütler eklenmiştir. Bu örgütler arasında, kurulduktan sonra başka örgütlerle birleşenler de bulunmaktadır.

Bu örgütlerin tam bir listesi henüz çıkarılamamıştır. Bilinen örgütler şunlardır: Türk Mühendisler Birliği, Türk Yüksek Mühendisler Birliği, Türk Gemi Mühendisleri Cemiyeti, Türk Maden Mühendisleri Birliği, Türk Yüksek Maden Mühendisleri Birliği, Karabük Ağır Sanayi Mühendisleri Derneği, Türkiye Jeoloji Kurumu, Türkiye Harita ve Kadastrocular Cemiyeti, Türk Yüksek Mimarlar Birliği, Orman Mühendisleri Cemiyeti, Türk Yüksek Ziraat Mühendisleri Birliği.

TMMOB'nin ve Odaların Kuruluşları
6235 sayılı TMMOB Yasasının kabulünden sonra, 1. Genel Kurul 18-22 Ekim 1954 tarihleri arasında yapılmıştır. Bu Genel Kurul, yukarıda belirtilen örgütlerden bazılarının delegelerinden oluşmuş, TMMOB Tüzüğü kabul edilmiş ve Elektrik M.O., Gemi M.O., Harita ve Kadastro M.O., İnşaat M.O., Kimya M.O., Maden M.O., Makine M.O., Mimarlar O., Orman M.O., Ziraat M.O. kurulması kararlaştırılmıştır.

Bu Genel Kuruldan sonra kurulan Odaların adları ve kuruluş tarihleri şöyledir:
Gemi Makinalerı İşletme M.O. 1960, Şehir Plancıları O. 1968, Fizik M.O. 1970, Metalurji M.O. 1970, Meteoroloji M.O. 1970, Petrol M.O. 1970, Jeoloji M.O. 1974, İç Mimarlar O. 1976, Jeofizik M.O. 1986, Çevre M.O. 1992, Tekstil M.O. 1992, Peyzaj Mimarları O. 1994, Gıda M.O. 1996.

Kuruluşunda 10 Odası ve 8.000 üyesi bulunan TMMOB'nin, 31.12.2003 tarihinde Oda sayısı 23'e, üye sayısı ise 250.000'e ulaşmıştır.

TMMOB'NİN TEMEL İLKELERİ ve ÇALIŞMA ANLAYIŞI
Temel İlkeler
TMMOB ve bağlı Odaları;
Mesleki demokratik kitle örgütüdür.
Demokrat ve yurtsever karakterdedir.
Emekten ve halktan yanadır.
Anti-emperyalisttir, Yeni Dünya Düzeni teorilerinin, ırkçılığın ve gericiliğin karşısındadır.
Siyasetin dar anlamını aşar, yaşamın her olayını siyasetle ilişkili görür.
Barıştan yanadır.
İnsan hakları ihlallerine karşıdır, insanlık onurunun korunmasından yanadır.
Örgütsel bağımsızlığını her koşulda korur, gücünü sadece üyesinden ve bilimsel çalışmalardan alır.
Meslek ve meslektaş sorunlarının, ülkenin ve halkın sorunlarından ayrılamayacağını kabul eder.
Politikanın oluşturulmasında ve uygulanmasında demokratik merkeziyetçi yöntemleri uygular.
Karar alma süreçlerinde demokratik ve katılımcıdır.
Bağlı Odaları ile birlikte mühendis, mimar ve şehir plancılarının meslek alanlarını düzenler, üyesinin ve halkın çıkarlarını korur.
Sanayileşme ve demokratikleşme alanlarında durum tespitleri yapar, politikalar ve çözüm önerileri üretir. Ülkenin demokratikleşmesi için çaba sarf eder.
Kamuoyu oluşturmaya yönelik çalışmalar içinde tartışmasız yer alır.
Demokratik Kitle Örgütleri ve sivil toplum örgütleri ile ilkeli ve demokratik işbirliği içerisindedir.

Çalışma Anlayışı
TMMOB ve bağlı Odaları;
Toplumdan soyutlanmış seçkin mühendis ve mimarların örgütü değil, aksine toplumun içinde yer alan, onun bir parçası olarak toplumla etkileşim içinde bulunan,
Temsili demokrasi alanının daraltılması ve biçimsel uygulamalar yerine, birlikte düşünme , birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizmalarını güçlendirici çabalara yönelen,
Rant gruplarının otoriter, sınanamayan, hesap vermeyen yönetimlerin aksine, örgüt içi demokrasisi güçlendirilmiş, seçim dışında da katılım mekanizmalarını yaşama geçiren,
Profesyonellerin ve uzmanların örgütü anlayışını reddeden; aksine kitle örgütü niteliği ile organlarına dayalı çalışmayı yürüten,
Siyaset dışı kalma anlayışlarının tam tersine; her koşulda ve her zaman siyaset yapan, siyasetin dar tanımını aşan anlayışları yapıya egemen kılan,
Üye ile ilişkilerini, devlet ve egemen kesimlerle olan ilişkilerinin önüne koyan, resmi otorite ile her türlü diyaloğa ve işbirliğine açık ama işbirlikçi yaklaşımların dışında kalan,
Örgüt işlevinin deforme edilmesi anlamındaki hizmet üretimini reddeden, aksine üyelerinin hizmetlerinin niteliğini yükseltecek düzenlemeler yapan, norm ve standartları oluşturan ve bunların gelişimine hizmet edecek şekilde denetleyen,
Egemen kesim ve egemen kesim söylemleri ile ters düşmeme anlayışlarını reddeden; aksine, üyesinin söz ve kararlarda yetki sahibi olmasını sağlayan,
Kamu hiyerarşisi içinde yer edinme ve örgüt etkinliklerini buna bağlama anlayışlarının yerine, örgütün kamuoyu önünde saygın yerini korumayı ve geliştirmeyi hedefleyen, örgüt etkinliklerini kendi iç dinamikleri ve kendi kararları ile belirleyen,
Meslek örgütü kavramını, demokratik kitle örgütü özelliğinin önüne çıkartarak, meslekçi eğilimleri güçlendiren anlayışların aksine, mesleki- demokratik kitle örgütü anlayışlarını yaşama geçiren,
Her türlü yapılanma ve örgütlerle olan ilişkisinde, anlamsız hiyerarşik eşitlik anlayışları yerine, ilişkilerinde bu yapıların toplum içindeki işlevselliklerini ölçü olarak alan,
Hiçbir üyesinin sorununu dışlamayan, ancak üyesinin büyük çoğunluğunu oluşturan ücretli çalışan mühendis ve mimarların konumları gereği, ücretli çalışan kesimlerle ve onların örgütleri ile ilişkilerini güçlü hale getiren,
Örgütün uluslararası ilişkilerini güçlendiren,
Dünyayı, ülkeyi ve yaşamı tanıyan, anlayan ve ona göre politikalar üreterek yaşama geçiren, bir çalışma anlayışı içerisindedir.
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-01-2006, 14:09   #3
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Bu ülkede herhangi bir şeyi tartışmak ne kadar zor.

Bu ülkede herhangi bir şeyi tartışmak ne kadar zor. 'Ne o odalardan bahsetmek sana mı kaldı?' türünden yazıma gelen tepki üzerinden konuya devam etmek istiyorum.

Anlayamadığım bir şey var, neden yazı yazan birinin, kendince görüşlerini ifade etmeye çalıştığı düşünülmez de ardında gizli bir niyet aranır?

Alıntı:
Orijinal metin Metin Karadağ tarafından gönderilmiş
Sapla samanı karıştırdığınız daha giriş cümlenizden belli.

Herkesin gözü önünde olan biten yasal süreci, sanki harcıalem hacıağa keyfiyetine göre yapılıyormuş gibi ifade etmek çok yanlış.
Sayın Karadağ Sapla saman o kadar karışıkki bu ülkede zaten sorunumuzda bu kafa karışıklığından kaynaklanıyor.Birşeyler yapalımda yapılıncaya kadar durumu idare edelim havasında durumu idare etme mantığı ve kafa yapısıdır bu durum.

Evet herkesin gözü önünde olan biten bu yasal sürece tabanın katkısı nedir?Kimler bu düzenlemeyle korunup kollanacak kimler dışlanacak şöyle bir düşünün..

Temelde yasanın iyi niyetle hazırlanmış ve toplum yararını gözetmekte olduğu algılanabilir. Ama bir çok noktasının muamma içinde olması, ileri bir uygulama olarak proje denetlemelerinin özel şirketlere bırakılmasının gündeme gelecek olması, hiçte öyle iyi niyetli olmadığının bir göstergesidir.
Diğer sorgulanması gereken konu ise, çok çarpıcı olarak, devletin kendi üniversitelerinde verdiği eğitime güvenmediğinin açıkça ortada olmasıdır. Üniversite mezunları, hizmet verecek yetkinlikte görülmemektedirler.

Ünüversitelerin verdiği Diplomanın saygınlığını odanın yapacağı bu ugulamalar zedeleyici bir anlam ifade edecektir..Ünüversiteyi dereceyle bitirseniz,hatta yüksek lisans bile yapsanız,bölümünüzde birinci bile olsanız yeterli değil bu mantığa göre.

Bu düzenleme sadece mühendisleri ve mimarları ilgilendirmemektedir. Bu bütün toplumu ilgilendirmesi gereken bir konudur. Çünkü, proje denetimlerinin özel şirketlere devri durumunda , çok yakın geçmişte deprem örneğindeki gibi yaşadığımız acıların çok daha fazlasını yaşayabiliriz. Yaşadığmız özelleştirme deneyimleri de bu savları kanıtlamaktadır


Yetkin mühendislik başvuru çağrısı (5 yıllık deneyime sahip mühendisler için)

Yazılı sınavlar (Genel Konular) (Özel Konular) Ankara'da yapılacak; yazılı sınavlarda başarılı olan adaylar, sözlü sınavlara çağırılacak

Yapılacak bu sınav neden ünüversite tarafından değilde oda tarafından yapılıyor?

Yapı mühendisliği alanında en az. 15 yıl deneyimli bir mühendisten alınmış, adayın mühendislik yeteneklerini ve etik anlayışını değerlendiren, kapalı ve üzeri imzalı bir zarf içinde bulunan, gizli referans mektubu

Gizli referans mektubu kimden alınacak 15 yıl deneyimli Yapı mühendisliği alanında çalışan başka bir mühendisten.

Referans alınacak mühendisin referans verecek mühendisi tanıması gerekli ki hakkında refarans verebilsin bu durumda gizlilik değil açık açık referans verilse daha doğru ve şeffaf olur ve kimse kimseyi kandırmaz.Tanıdığı 15 yıllık tecrübeli mühendis ten alacağı refaransı belki kendi eliyle yazıp imzalatacak zarfıda kendisi kapatacak,sayın Karadağın değimi ile Sapla saman birbirine karıştırılacaktır..

Sayın Karadağ demişki

Anayasanın 135 maddesi ile tanımlanmış çerçevede, oda yönetimleri, yine üyelik görevlerini yerine getiren üyeleri tarafından ilgili yasalara göre oluşturulur.

Yani yetki ve sorumluluk eşliği tek tek üyelerinden başlamak üzere, yine üyelerinin oluşturduğu yapıya taşınır.

Oda Yönetmelikleri ilgili yasaların tüm gözetilerek, ama sonuçta üyelerinin oyları ile kabul edilir ve uygulamaya geçer.

Siz gerçekten üyelerin oylarıyla seçildiğne inanıyormusunuz?
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-01-2006, 15:42   #4
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Tam tersine çok kolay...

Tam tersine çok kolay...

Bakın örnek, burada kendi yazdıklarınız.

Sonuna kadar inceleyip kurcalamaksızın, yani hiçbir emek sarfetmeksizin yargıda bulunabiliyorsunuz...

Bu ne sorumsuzluktur böyle.

Neden kritik konulardaki seçimlerde "kapalı oy açık sayım" kuralının işletildiğini bunun ne anlama geldiğini biliyor musunuz?

Seçim kararının, hiçbir baskı altında olmaksızın vicdani sorumlulukla karşı karşıya kalıp bireyin özgürce verebilmesi ve sosyal katılımı sağlayabilmesi içindir.

Yoksa gizli kapaklı işler anlamında değil.

"Kapalı zarf" uygulaması da taraflara naylon CV uygulamasına karşı en azından "bir vicdani uyarı" niteliğindedir. Taraflara sorumlu davranmaları şansını kullanmaları için bir hatırlatmadır. Sahtekar olanda zaten sahtekarlığını üş kuruşluk bir zarfa sıkıştırmadan da her zaman yapabilir.

Yazınızın sonunda

Siz gerçekten üyelerin oylarıyla seçildiğne inanıyormusunuz?

yazmışsınız.

Bu sizin aslında ne dediğinizi bilmediğinizin kanıtı.

Tüm Odalar'da vb yerlerde seçimler Yüksek Seçim Kurulu( Yüksek Seçim Kurulu mahkeme hakimlerinden ilgili hükümlere göre oluşturlur.) tarafından görevlendirilmiş hükümet temsilcisi memurlar denetimi ve gözetiminde "kapalı oy açık sayım" kuralına ve ilgili seçim hükümlerine ve herkesin gözetimine açık olarak göre yapılır, tutanağa geçirilir.

Gerekçeli en küçük bir itiraz bile dikkate alınır.

Gerekçe geçerli ise o seçim iptal edilir.

İşin şakası bile başa bela açar.

Sonra TCK Md. 44 devreye girer: "Yasaları bilmemek mazeret değildir..."

Hele ki ne dediğini bilememek daha da kötü sonuçlar doğurur.



...

Gelelim "Bu iş niye üniversitelere bırakılmıyor da odalar kim oluyor" kısmına.

Lafı şimdilik uzatmamak için aşağıdaki adresle işe başlayabilirsiniz...:

http://www.mimarlarodasi.org.tr/mek/...=belge&RecID=7

http://www.mimarlarodasi.org.tr/mek/...m?kurultay=III

Bu arada, Y.Ö.K.'ün Haziran 2005'de kararını aldığı ve AB tarama sürecinin başlamasından "az önce" Eylül 2005'de uygulamaya koyduğu Yönergeyi bularak neden 2005-2006 döneminde mezun olanların diplomalarında meslek değil de, "... mesleki alanda 4 yıl eğitim görmüştür..." bölümünü incelemeyi ihmal etmeyin.

Nasıldı o ünlü söz: "Sadece bir çekice sahip olan herşeyi çivi olarak görürmüş..."

Devam ederiz...







Alıntı:
Orijinal metin akd1 tarafından gönderilmiş
Bu ülkede herhangi bir şeyi tartışmak ne kadar zor. 'Ne o odalardan bahsetmek sana mı kaldı?' türünden yazıma gelen tepki üzerinden konuya devam etmek istiyorum.

Anlayamadığım bir şey var, neden yazı yazan birinin, kendince görüşlerini ifade etmeye çalıştığı düşünülmez de ardında gizli bir niyet aranır?



Sayın Karadağ Sapla saman o kadar karışıkki bu ülkede zaten sorunumuzda bu kafa karışıklığından kaynaklanıyor.Birşeyler yapalımda yapılıncaya kadar durumu idare edelim havasında durumu idare etme mantığı ve kafa yapısıdır bu durum.

Evet herkesin gözü önünde olan biten bu yasal sürece tabanın katkısı nedir?Kimler bu düzenlemeyle korunup kollanacak kimler dışlanacak şöyle bir düşünün..

Temelde yasanın iyi niyetle hazırlanmış ve toplum yararını gözetmekte olduğu algılanabilir. Ama bir çok noktasının muamma içinde olması, ileri bir uygulama olarak proje denetlemelerinin özel şirketlere bırakılmasının gündeme gelecek olması, hiçte öyle iyi niyetli olmadığının bir göstergesidir.

Diğer sorgulanması gereken konu ise, çok çarpıcı olarak, devletin kendi üniversitelerinde verdiği eğitime güvenmediğinin açıkça ortada olmasıdır. Üniversite mezunları, hizmet verecek yetkinlikte görülmemektedirler.

Ünüversitelerin verdiği Diplomanın saygınlığını odanın yapacağı bu ugulamalar zedeleyici bir anlam ifade edecektir..Ünüversiteyi dereceyle bitirseniz,hatta yüksek lisans bile yapsanız,bölümünüzde birinci bile olsanız yeterli değil bu mantığa göre.

Bu düzenleme sadece mühendisleri ve mimarları ilgilendirmemektedir. Bu bütün toplumu ilgilendirmesi gereken bir konudur. Çünkü, proje denetimlerinin özel şirketlere devri durumunda , çok yakın geçmişte deprem örneğindeki gibi yaşadığımız acıların çok daha fazlasını yaşayabiliriz. Yaşadığmız özelleştirme deneyimleri de bu savları kanıtlamaktadır


Yetkin mühendislik başvuru çağrısı (5 yıllık deneyime sahip mühendisler için)

Yazılı sınavlar (Genel Konular) (Özel Konular) Ankara'da yapılacak; yazılı sınavlarda başarılı olan adaylar, sözlü sınavlara çağırılacak

Yapılacak bu sınav neden ünüversite tarafından değilde oda tarafından yapılıyor?

Yapı mühendisliği alanında en az. 15 yıl deneyimli bir mühendisten alınmış, adayın mühendislik yeteneklerini ve etik anlayışını değerlendiren, kapalı ve üzeri imzalı bir zarf içinde bulunan, gizli referans mektubu

Gizli referans mektubu kimden alınacak 15 yıl deneyimli Yapı mühendisliği alanında çalışan başka bir mühendisten.

Referans alınacak mühendisin referans verecek mühendisi tanıması gerekli ki hakkında refarans verebilsin bu durumda gizlilik değil açık açık referans verilse daha doğru ve şeffaf olur ve kimse kimseyi kandırmaz.Tanıdığı 15 yıllık tecrübeli mühendis ten alacağı refaransı belki kendi eliyle yazıp imzalatacak zarfıda kendisi kapatacak,sayın Karadağın değimi ile Sapla saman birbirine karıştırılacaktır..

Sayın Karadağ demişki

Anayasanın 135 maddesi ile tanımlanmış çerçevede, oda yönetimleri, yine üyelik görevlerini yerine getiren üyeleri tarafından ilgili yasalara göre oluşturulur.

Yani yetki ve sorumluluk eşliği tek tek üyelerinden başlamak üzere, yine üyelerinin oluşturduğu yapıya taşınır.

Oda Yönetmelikleri ilgili yasaların tüm gözetilerek, ama sonuçta üyelerinin oyları ile kabul edilir ve uygulamaya geçer.

Siz gerçekten üyelerin oylarıyla seçildiğne inanıyormusunuz?
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-01-2006, 17:56   #5
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Yetkin Mühendislik

Sayın canatacan arkitera' forumda yaptığı açıklama

BASINA VE KAMUOYUNUN DİKKATİNE;

İnşaat Mühendisleri Odasının son zamanlarda peş peşe çıkardığı “yönetmelikler” üyelerin kazanılmış haklarını budayıp geleceklerini ipotek altına almaktadır.

Yönetmelikler incelendiğinde söylediklerimizin doğruluğu görülecektir. Özet olarak ; “Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği” ne göre yetkin mühendis olabilmek için en az beş yıl yetkin bir mühendisin yanında çalışmak gerekmektedir.

Yetkin mühendisin hakkınızda hazırlayacağı gizli zarfta iyi bilgiler olursa ve Oda’nın istediği har(a)çı yatırır, yapılan sınavda “başarılı” olursanız yetkin mühendis olabilirsiniz, aksi takdirde bu maraton devam edecektir.

“Serbest İnşaat Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim ve Belgelendirme Yönetmeliği” de yetkin mühendis yönetmeliği mantığı ile ele alınmıştır. Serbest inşaat mühendisliği yapabilmek için üç yıl deneyim sahibi olmak, harç yatırmak ve odanın sınavını kazanmak gereklidir. Ülke gerçeklerine uymayan ve meslektaşlarımızın sorununu artıracak bu yönetmeliklerin uygulama şansı yoktur.

Mühendislik eğitiminin yetersiz olmasından dolayı bu yönetmeliklerin çıkarıldığı söyleniyor. Peki, soruyoruz bunun sorumlusu kim? Herkesin bildiği YÖK tipi üniversite modeliyle bilimsel eğitimin terkedilmiştir. Ancak özerk- demokratik bir yapıdaki üniversitelerde bilimsel eğitimden söz edilebilir. Bunun dışındaki çözümler kargaşadan başka bir işe yaramaz.

Bugüne kadar İnşaat Mühendisleri Odası sorunun asıl kaynağı olan üniversitelerdeki eğitimin düzeltilmesi için hiçbir şey yapmamıştır. Sorunun çözümü kaynağında değil başka yerlerde aranmaktadır. İnşaat Mühendisleri Odasının yaptığı bu düzenleme mühendislerin sorununu çözmek yerine daha da ağırlaştıracaktır.

Meslektaşlar arasında statü farkı yaratacak, ucuz işgücü açığa çıkaracak, küçük ölçekte iş yapan büroların kapanmasına, mühendislik hizmetlerinin belirli ellerde toplanmasına neden olacaktır. Açıktır ki oluşacak bu statü farkı örgütlenmeyi de bölecektir. Açık olarak görülen olumsuzluklara karşın yürürlüğe konulan yönetmelikler akla başka şeyler getirmektedir

Uluslar arası tekellerin “Hizmet Ticareti Genel Anlaşması “ (GATS) ile hizmet sektörü 11 temel kategoriye ayrılmaktadır. Bunlardan biride “İnşaat ve bağlantılı mühendislik hizmetleri”dir. Bunun anlamı; dünyadaki tüm mühendislik hizmetlerine, bu hizmetleri yapan tekellerin talip olmasıdır. Ayrıca GATS sözleşmesinde etkin olan Avrupa Birliği Ülkeleri uyum sürecinde, tekellerin talebine hizmet edecek “Mesleki Yeterliliklerin Düzenlenmesi ve Tanımlanması” hakkındaki kanunun çıkarılmasını istemektedir.

Doğuracağı sonuçlar itibarı ile genel mühendislik kitlesinin aleyhine uluslar arası tekellerin çıkarına olan bu yönetmeliklerin çıkarılmasında İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinin çabası dikkat çekicidir. Yıllarca yürütülen yanlış politikalar sonucunda hangi noktaya gelindiği görülmektedir.

Bu anlamda bu yönetmelikler uygulamaya konulmamalı ve iptal edilmelidir.

Bu doğrultuda tüm meslektaşlarımızı tavır koymaya, ülkenin ve mühendis kitlesinin çıkarları doğrultusunda çalışabilecek oda yönetimlerini oluşturmak için çaba göstermeye davet ediyoruz.

DEMOKRAT İNŞAAT MÜHENDİSLERİ
canatacan
Üye

Kayıt Tarihi: Jun 2003
Mesajlar: 6 Yetkin Mühendislik
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-01-2006, 18:05   #6
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Güzeeelll...

Güzeeelll...

Konuyu daha da zenginleştirebileceğiz demek ki...

Elimdeki işleri tamamlayıp devam edeceğim.
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-01-2006, 10:10   #7
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Yetkin mühendislik

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

25 SORUDA YETKİN MÜHENDİSLİK

1. Nereden çıktı şimdi bu Yetkin Mühendislik?

Yetkin Mühendislik şimdi çıkmadı; gelişmiş ülkelerin pek çoğunda uzun yıllardanberi bu kavram çevresinde değişik adlarla ve değişik tanımlarla geliştirilmiş sistemler başarıyla yürütülmektedir. Türkiye’de böyle bir sistemin başlatılması, 1973 denberi gündemdedir; özellikle 1996-97 yıllarında İnşaat Mühendisleri Odası tarafından kapsamlı bir çalışma yapılmış; bir yasa taslağı ve bununla uyumlu bir uygulama yönetmeliği taslağı düzenlenmiş; ancak, bu hazırlıkların uygulamaya geçirilmesine olanak bulunamamıştır.

Öte yandan, 2004 güz aylarında gerçekleştirilen Deprem Şurası kapsamında, bu konu önemle ele alınmış ve bir an önce uygulamaya geçilmesi konusu, Şura kararları arasında yer almıştır. Bu karar doğrultusunda, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı çalışmalar başlatmış, ortaya çıkan bir taslağı, çeşitli kuruluşlara göndererek görüş ve önerilerini istemiştir. Henüz yeni başlatılmış olan bu çalışmanın yeterince geliştirilip olgunlaştırılabilmesi için uzunca bir süreye gereksinim duyabileceği izlenimi alınmaktadır.

2. Getirilen bu Yetkin Mühendislik sisteminin amacı nedir?

Yetkin Mühendislik sisteminin amacı, ilgili yönetmelikte, “Tüm ülkede kişiler ve kamu yararı ile etik ilkelerine uygun, bilimsel gerekler ve çağdaş tekniklere dayalı, üstün nitelikli ve güvenilir mühendislik hizmetlerinin sunulmasını ve bu hizmetlerle ilgili yanlış uygulamaların önlenmesini sağlamak” olarak tanımlanmaktadır. Kuşkusuz ki, bu amaç, uzun dönemde sağlıklı uygulamalar sonucunda gerçekleştirilebilecek, saygın bir amaçtır. Bununla birlikte, konuya kısa dönemli ve daha yalın bir anlayışla da yaklaşılabilir:

Çeşitli mühendislik işleri, çeşitli düzey ve nitelikte mühendislere uygundur ve bir tür optimizasyon sanatı olan mühendislikte amaç, her mühendisden kendisine en uygun olan türde bir işte ve en verimli bir biçimde yararlanmaktır. Bu anlayış içinde, Yetkin Mühendislik düzeninin amacı, belli nitelikleri taşıdığını kanıtlamış olan mühendislerin bir katalogda toplanması ve bu nitelikte mühendisler arayanların gerektiğinde bu katalogdan yararlanmasını sağlamak olarak da görülebilir. Elbette bu anlayış, bu katalog dışında kalan mühendislerin söz konusu nitelikleri taşımadıkları anlamına kesinlikle gelmez; kuşkusuz ki, bu nitelikleri en üst düzeyde taşıyan birçok mühendis kataloga girmek üzere başvuruda bulunma gereği duymayacaktır.

3. Yetkin Mühendis kimdir; Yetkin Mühendislik nedir?


Yetkin Mühendis, meslek bilgisi ve yeteneği ile, meslekte deneyim birikimi ile, kişiliği ve etik anlayışı ile belli bir olgunluk düzeyine eriştiğini, girdiği sınavlarda gösterdiği başarı ve sunduğu dosyada sergilediği başarılı mühendislik birikimi ile kanıtlamış mühendistir. Yetkin mühendisin büyük başarılara imza koymuş bir dahi olması gerekmez; yaptığı işleri körükörüne yapmayan, yaptığı sıradan işleri bile ne yaptığını bilerek ve mühendis zekasını kullanarak yapan bir mühendis olması yeterlidir.

Yetkin Mühendislik, “Müh.”, “Y. Müh.” gibi bir derece değildir; bir yetki veya bir üstünlük de değildir. Olsa olsa bir ayrıcalıktır. Üyelerinde bazı özellikler arayan bir kulüp üyeliğidir belki; yalnızca 100 metreyi 12 saniyenin altında koşabilenleri üyeliğe kabul eden bir atletizm kulübü gibi bir kulübün üyeliği... Öyle bir kulüp ki, eğer biri bu nitelikte bir atlet arıyorsa, bu kulübe başvurarak kolayca ulaşır istediğine. Ancak, bu dereceyi ya da daha iyisini yapabilen herkesin de bu kulübe üye olması gerekmez; eğer 9.5 saniyede koşabiliyorsanız, nerede olsanız arayanlar gelip sizi bulurlar.
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-01-2006, 10:12   #8
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Yetkin mühendislik

4. Diploma vermek üniversitelerin işi; Odanın buna yetkisi var mı?

Verilen belge bir derece ya da bir diploma değildir. Bir eğitim programının başarı belgesi de değildir; eğitimle, hele üniversitede verilen mühendislik eğitimiyle hiçbir ilgisi yoktur.[Bu anlamda, diploma vermek elbette üniversitenin işidir, Odanın değil.

Bu belge yalnızca, kendi isteği ile başvurarak belli nitelikleri kazanmış olduğunu kanıtlamış olan bir üyesine Odanın verdiği ve o kişinin bu nitelikleri taşıdığını gösteren bir belgedir; dolayısıyla, buna bir diploma anlamı yüklemek doğru olmaz.

Bu türden hizmetler sunmak meslek kuruluşlarının temel görevleri arasındadır; dünyanın her yerinde bu işleri meslek kuruluşları yapmaktadır. Dayanağını TMMOB Yasasından alan İMO Ana Yönetmeliği, Odanın görevlerini sıralarken “... üyelerin yetkin mühendis olmalarını sağlamak” görevine de yer vermektedir.

Bir eğitim ya da araştırma programı ile herhangi bir ilişkisi olmayan, meslekte yetkinliğe yönelik bu tür bir değerlendirme-belgeleme çalışmasını yapmak ne üniversitelerin işidir, ne de Yükseköğretim Kurulu ya da Üniversitelerarası Kurul gibi şemsiye örgütlerin işi.

5. Bu işi yapan başka meslek kuruluşları var mı?

Gelişmiş ülkelerin hemen hemen hepsinde benzer sistemler bulunmakta ve bu işleri her yerde meslek kuruluşları yapmaktadır. Ülkemizde ise, bazı bakımlardan farklı olmakla birlikte, benzer bir uygulamayı Makina Mühendisleri Odası iki yıldan beri yürütmektedir.

6. Yetkin Mühendis olmak bana ne kazandırır?

Somut parasal kazanç anlamında, şu sırada hiçbir şey kazandırmaz; belki bir ayrıcalık, bir saygınlık kazandırır, özgüveninizin gelişmesine bir katkıda bulunur, o kadar. Ancak, sistem yerleştikçe ve yetkin mühendis, ‘aranan mühendis’ olmaya başladıkça (ki, çeşitli çevreler bu yöndeki gereksinimlerini şimdiden dile getirmektedirler), bu belgenin size mühendislik pazarında geçerliliği olan önemli bir değer kazandıracağı kuşkusuzdur.

7. Yetkin Mühendis olmazsam hangi yetkilerimi kaybederim?

Kaygılanmayın değerli meslektaşımız, bugün sahip olduğunuz hiçbir yetkiyi kaybetmeniz söz konusu değildir. Yasanın verdiği yetkiyi bir yönetmelikle kaldırmak mümkün müdür? Böyle bir şey düşünülemez bile. Kaldı ki, inşaat mühendislerinin dayanışma örgütü olan, onların haklarını üst düzeyde elde etmelerine yardımcı olmayı ilke edinen İnşaat Mühendisleri Odası’nın, üyelerinin yetki kaybına uğramasına yol açacak bir düzenlemeye öncülük etmesi olacak şey değildir. Bu sistem, üyelerden hiçbirine kaybettirmeyecek, ama biraz çaba gösterenlere kazandıracak bir biçimde geliştirilmiştir.

Başarılı mühendislik uygulamaları ve saygın kişiliğiyle kendisini mühendislik çevrelerine kabul ettirmiş bir mühendis iseniz, Yetkin Mühendis belgesi alsanız da olur, almasanız da. Ama alıp bir kenara koymakta ne zarar olabilir ki? İleride bazı özel işler için Yetkin Mühendisler arandığında, bu hazırlık işinize yarayabilir.

8. Yetkin Mühendislik uluslararası çalışma alanında bana bir yarar sağlar mı?

Hiç kuşkusuz evet. Özellikle buna benzer bir sistemin yerleşik olduğu ülkelerin mühendis ve firmalarıyla işbirliğine girmeniz aşamasında, bu özelliğinizin karşınızdaki kişilere sizin nitelikleriniz hakkında çok olumlu bir izlenim vereceği kuşkusuzdur.
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-01-2006, 10:14   #9
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Yetkin Mühendislik

9. Değerlendirme ölçütleri nelerdir?

Yetkin Mühendislik değerlendirmesi üç temel ölçüte dayanmaktadır:

Adayın kendi mühendislik alanının temel kavramlarına ve uygulama ilkelerine egemen olması; herşeyin ayrıntılarını bilmesi değil, temel ilkeleri özümsemiş olması; bunun sonucunda, mühendislik problemlerine bütüncül bir açıdan yaklaşabilmesi.

Meslekte yeterli ve nitelikli deneyim birikimine sahip olması; yalnızca süresiyle değil, içeriği ve düzeyi ile de yeterli olan bir deneyim birikimi.

Meslek etik değerlerini benimsemiş olması; meslek uygulamaları sırasında bu ilkelere aykırı tutum ve davranışlarda bulunmamış olması.

10. Herbir sınavın amacı, kapsamı ve düzeyi nedir?

Yetkin Mühendisin, mühendislik problemlerine bütünsel bir açıdan bakabilmesi beklenir. Bu yüzden, yalnızca kendi alanında yoğunlaşan dar bir açıdan değil, en azından inşaat mühendisliğinin diğer alanlarındaki sorunlar açısından da bakabilmelidir. Bu yaklaşım, inşaat mühendisliğinin diğer alanlarına giren her konuda değil ama bazı konularda bilgi sahibi olmasını, o alanların temel ilkeleri ve önemli sorunları hakkında genel bir görüş geliştirebilmesini gerektirir. “Genel Konular” başlıklı yazılı sınav, bu doğrultuda bir değerlendirmeye yöneliktir. Bu sınavda inşaat mühendisliğinin değişik alanlarında çok sayıda soru sorulup az sayıda sorunun yanıtlanması (örneğin, kırk sorudan yirmisi) istenir. Böylece, adaya bazı konuları seçebilme olanağı tanınır. Bu sınavda sorulan sorular genellikle, fazla derinlik gerektirmeyen, temel ilke ve kavramları yoklayan sorulardır. O dönem başvuran tüm adaylara ortak bir Genel Konular sınavı verilir.

Adayın kendi çalışma alanındaki temel kavramlara ve uygulama ilkelerine ne derecede egemen olduğunu yoklamaya yönelik olan “Özel Konular” başlıklı yazılı sınavda ise yine ayrıntılı hesap gerektirmeyen, temel ilke ve kavramları yansıtan türden sorulur; ama bu kez temel ilkelerin daha derinlemesine bilinmesi ve uygulanabilmesi gerekir. Bu sınavda, dışarıda bırakılabilecek soru seçeneği çok daha azdır (örneğin, yirmibeş sorudan yirmisi). O dönem başvuruya açılan herbir yetkin mühendislik alanı için ayrı bir Özel Konular sınavı verilir. Yazılı sınavların her ikisi de çoktan seçmeli sorulardan oluşur ve bilgisayarda okunur.

Yalnızca yazılı sınavlarda başarılı olan adayların çağrılacağı sözlü sınavın amacı, adayın sunduğu ve deneyim birikimini özetleyen dosyayı, adayın yapacağı kısa sunuş çevresinde değerlendirirken, adayın mühendislik perspektivini, problemlere yaklaşma biçimini, sahip olduğu bilgiyi uygulamada kullanabilme becerisini tartmaya çalışmaktır. Bu amaçla, adaya yaptığı sunuşta ele aldığı başlıca projesine ilişkin sorulardan başlayarak, meslek uygulamalarına ilişkin çeşitli konularda sorular sorulur.

Bu görüşme sırasında, adayın etik anlayışına ilişkin ipuçları elde etmeye de uğraşılır.

11. Sınavları kimler, nasıl yapacak, nasıl değerlendirecek?

Yazılı sınavlar, Yetkin Mühendislik Kurulu’nun belirleyeceği ilkeler doğrultusunda, deneyimli mühendisler ve öğretim üyelerinden oluşan Sınav Kurulları’nca planlanır, geliştirilir ve gerçekleştirilir. Sınav Kurulu’nun deneyimli mühendisler ve öğretim üyeleri arasından belirleyeceği soru hazırlayıcılardan herbiri beşer soruluk paketler düzenlerler. Sınav Kurulu, bu paketlerin herbirinden en çok bir soru seçerek sınavı düzenler. Sınav kesin biçimini aldıktan sonra çift anahtarlı bir kasada güvenlik altına alınır. Sınav günü mühürlü torbalar içince sınav salonlarına getirilerek uygulanan sınavlar yine mühürlü torbalar içinde toplanır. Optik okuyucu yanıt formuna işlenmiş olan sınav yanıtları bilgisayarda okunarak notlanır. Not çizelgeleri Yetkin Mühendislik Kurulu tarafından değerlendirilerek sınav sonuçlandırılır.

Yazılı sınavlarda başarılı olan adayların çağırılacağı sözlü sınav, deneyimli mühendisler ve öğretim üyelerinden oluşan üçer kişilik jüriler tarafından gerçekleştirilir. Jürinin herbir aday için ayrı ayrı düzenleyeceği raporda, hem çeşitli ölçütler için not verilir, hem de jürinin izlenimleri kısa notlarla belirtilir. Kesin karar, bu raporları topluca değerlendiren Yetkin Mühendislik Kurulu tarafından verilir.

12. Sınavlar için bir hazırlık yapmam gerekir mi?

Bu üniversitedeki ders geçme sınavlarına benzemez; ders çalışarak bu sınavlarda başarılı olunamaz; meslek uygulamalarını ne yaptığını bilerek, bilinçli bir biçimde gerçekleştiren mühendisler kolayca başarılı olabilirler.

Bununla birlikte, sınavlar için bir hazırlık yapmak elbette anlamlı ve yardımcı olur. Ancak, bu hazırlık sırasında, sayısal çözüm yöntemleri üzerinde değil, temel ilkelerin özümsenmesi yönünde yoğunlaşılmalıdır; formüllerin ezberlenmesi değil, anlamları ve özellikle yansıttıkları fiziksel olayın nasıl ele alındığı üzerinde durulmalıdır.

13. Sınava hazırlama kursları verecek misiniz?

Üniversite giriş sınavına ya da tıpta uzmanlık sınavına hazırlama kursları türünden kurslar bu sınavın amacı, kapsamı ve felsefesine aykırıdır; kalıplar öğretilerek iyi mühendis oluşturulamaz.

Bu nedenle, İnşaat Mühendisleri Odası’nın bu türden kurslar düzenlemek gibi bir niyeti ve hazırlığı yoktur. Bu tür kurslara talep doğacağı bellidir, ama Oda buna kesinlikle karşı koymalıdır.

14. Sınav harcı almasanız olmaz mı?

Keşke olabilseydi; ne yazık ki, bu düzenin işleyebilmesi için önemli sayılabilecek bir kaynak gerekmektedir.

Sistemin ardında, soru hazırlanması, sınav düzenlenmesi, sınav değerlendirilmesi, jüri çalışmaları gibi entellektüel katkı düzeyi yüksek, geniş kapsamlı, profesyonel bir hizmet gereksinimi bulunmaktadır. Ayrıca, kurullarda ve jürilerde görev alan üyelerin yol ve konaklama giderleri; sistemin sekreteryasını yürütecek personel gereksinimi, bunlar için çalışma alanları ve araç-gereç gereksinimi vardır; sınavlar için gereken çeşitli yönetsel ve teknik hizmetler vb vb vb vardır. Başvuru sayısı tahminlerine dayalı yaklaşık bütçe hesapları, bugün alınan sınav harcı ile alınacak Yetkin Mühendislik aidatlarının, olası giderlerin ancak yarısını karşılayabileceğini göstermekte, aradaki fark başka kaynaklardan sağlanmaktadır. İleride başvuru sayısının önemli ölçüde artacağı, giderlerin ise aynı oranda artmayacağı düşünülerek, bütçenin kendisini dengeleyeceği umulmaktadır. Kayıt harcı alınması zorunluluğunun tüm meslektaşlarımız tarafından anlayışla karşılanacağını umuyoruz.
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-01-2006, 10:16   #10
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Yetkin Mühendislik

15. Rapor yazmak mühendisin işi değil; yazmasam olmaz mı?

Bunu duymamış olalım sevgili meslektaşımız; rapor yazmak mühendisin işidir, hem de en önemli işlerinden biridir.

Yaptığınız çalışmalar arasından seçtiğiniz birini özetleyen bir rapor düzenlemeniz ve bu raporda ele alınan çalışmayı sözlü sınav sırasında sunmanız, mühendislik problemlerine yaklaşımınızın ve deneyim birikiminizin kapsamı ve niteliğinin anlaşılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, yazdığınız raporun içeriği, dili ve anlatımı, kurgulanma biçimi gibi konular mühendislik raporu yazabilma beceriniz hakkında; yapacağınız sunuş da sözlü iletişim beceriniz hakkında jüriye bir fikir verecektir. Sözün kısası, bu rapor başvuru dosyanızın vazgeçilemeyecek kadar önemli bir ögesidir.

16. Özgün katkılarımı soruyorsunuz; kaç kişi özgün katkı yapabilir ki?

Adaydan sunacağı raporda ve düzenleyeceği Özet Bilgi Formu’nda, çalışmalarına yaptığı özgün katkıları belirtmesinin istenmesi, sizin gibi, birçok mühendisi tedirgin etmektedir. İşini kendisine öğretildiği gibi yaptığını, ama kendisinden hiçbir zaman özgün katkı istenmediğini düşünen birçok mühendisin taşıdığı bu tasa, özgün katkı kavramının doğru yorumlanmamasından kaynaklanmaktadır. Yaptığınız özgün katkının Nobel’e aday olması gerekmez; karşılaştığınız bir mühendislik probleminin çözümü için başka birinden ya da bir kitaptan öğrenmeksizin kendi kendinize önerip uyguladığınız ve başarılı sonuç aldığınız bir yaklaşım özgün bir katkıdır. Örneğin, belli bir amaçla kullanılagelen bir yöntemin bambaşka bir işte verimli ve başarılı biçimde kullanılması gibi; karşılaşılan bir sorunun çözümlenebilmesi için bir düzenek geliştirilmesi gibi; uygulanagelen bir süreçte işlem sırası değiştirilerek daha verimli sonuç alınması gibi. Bu anlayışla yaklaşılırsa, doğru dürüst mühendislik yapmış olan herkesin kolayca ortaya koyabileceği birçok özgün katkısı elbette vardır.

17. Başarılı-başarısız kararını kim verecek?

Yukarıda, 11 sayılı soruda belirtildiği gibi, başarılı-başarısız kararı, jüri raporlarını topluca değerlendiren Yetkin Mühendislik Kurulu tarafından verilir.

18. Çok yetkili gibi görünen bu Yetkin Mühendislik Kurulu kimlerden oluşuyor?

Yönetmelik, Yetkin Mühendislik uygulamasının yetki ve sorumluluklarını, gerçekten de Yetkin Mühendislik Kurulu’nda toplamıştır. Bu ağır sorumluluğu yüklenmiş olan yedi kişilik Kurul’da, iki tane deneyimli üniversite üyesi, uygulamadan gelen ve üç tanesi Oda yönetimlerinde görevler almış dört tane deneyimli mühendis ve çok üst düzey bir bürokrat olan deneyimli bir mühendis bulunmaktadır.
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-01-2006, 10:17   #11
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Yetkin Mühendislik

19. Tarafsız bir değerlendirme yaptığınızdan nasıl emin olurum?

Yukarıda, 11 sayılı soruda anlatıldığı gibi, sınavlar, pek çok uzman kişinin katkısı alınarak gerçekleştirilmekte ve anonim bir değerlendirme ile sonuçlandırılmaktadır. Yazılı sınavlar farklı değerlendirme kaygısına yer vermeyecek biçimde, bilgisayarda okunmaktadır.

Sözlü sınavlarda bu kaygının tümüyle ortadan kaldırılması, ne yazık ki, olanaklı değildir.

Ancak, paralel çalışacak sözlü sınav jürileri arasında eşgüdüm ve eşdüzeylilik sağlamak ve farklılıkları enaza indirebilmek amacıyla, jürilerde görev alacak kişiler için bir kurs verilmektedir. Bu kursta, sınavın felsefesi, uygulama ilkeleri, değerlendirme ölçütleri vb konular ayrıntılı olarak anlatılmakta ve kurs sırasında deneme sınavları gerçekleştirilerek bu konular irdelenmekte, böylece jüriler benzer bir anlayışa getirilmektedir. Kaldı ki, jüriler adayın başarılı ya da başarısız sayılması konusunda bir öneride bulunmakla birlikte, kesin karar, jüri raporlarını topluca değerlendiren Yetkin Mühendislik Kurulu tarafından verilmektedir. Kurul’un da tarafsız davranacağından kuşku duyulmayacak kadar güvenilir kişilerden oluşturulmasına çalışılmıştır.

20. Dışarıdan gelecek baskıları önleyebilecek misiniz?

Değerlendirme kararlarını etkilemeye yönelik bazı girişimlerle karşılaşılması söz konusu olabileceği düşünülmektedir. Yukarıda anlatılan değerlendirme süreci, bu tür istenmeyen etkileri enaza indirebilme çabası içinde geliştirilmiştir. Süreç içinde görev alan pek çok kişi bulunmakla birlikte, bu kişilere yöneltilen etkileme çabalarının sonuç vermesi beklenemez. Zira, son karar Yetkin Mühendislik Kurulu tarafından verilmektedir. Bu nedenle, bu tür dış etkilerin Kurul üyelerine yöneltilmesi söz konusu olabilecektir. Kurul üyeleri ise bu sevimsiz girişimlere göğüs germeye hazırlıklıdır.

21. Ben 14.5 yıllık mühendisim; 15 yıllıkların sınava alınmaması haksızlık değil mi?

Sizin durumunuz kötü bir raslantı olarak değerlendirilmeli sevgili meslektaşımız. Ancak, sınır tanımlayan her kural, sınırı nereye yerleştirirseniz yerleştirin, sınıra yakın durumdaki bazı kişiler için benzer bir durum yaratır; anlayışla karşılayacağınızı umarız.
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-01-2006, 10:20   #12
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Yetkin Mühendislik

22. Ben inşaat mühendisliği alanında profesörüm; beni de mi sınava alacaksınız?

Evet sevgili meslektaşımız, eğer Yetkin Mühendis olmak istiyorsanız, Yönetmelikte tanımlanan işlemleri sizin de gerçekleştirmeniz gerekmektedir. Akademik yetkinliğiniz konusunda kuşku duymak aklımızdan bile geçmez. Ancak, yoğun akademik çalışmalarınız sırasında, meslek uygulamalarıyla yeterince uğraşamamış olabilirsiniz. Meslekte yetkinlik konusunda bir değerlendirme yapmayı amaçlayan Yetkin Mühendislik sisteminin bu konuyu gözardı etmesi, takdir edersiniz ki, düşünülemez.

Profesör olduğunuza göre, deneyimli mühendis (15 yıl ve üzeri) koşulunu büyük olasılıkla sağlıyorsunuz. Böyle ise, sınava girmeniz gerekmeyecek, başvuru dosyası düzenlemeniz yeterli olacaktır. Eğer bu koşulu sağlamayan, çok başarılı genç bir profesör iseniz, sınava girmenin sizin için sorun olmayacağını ve sınavı kolayca başarabileceğinizi umarız.

23. Başka bir ülkeden benzer bir belgem var; otomatik olarak belge alırım değil mi?

Ne yazık ki hayır, değerli meslektaşımız. Her ülkenin yerel koşulları, mühendislik anlayışı ve uygulamaları biribirinden farklı olabilir. Yetkin Mühendislik kavramının tanımı, amacı, değerlendirme ölçütleri ve uygulama yöntemleri de, doğal olarak, çoğu kez biribirinden farklıdır. Bu nedenlerle, otomatik bir eşdeğerlilik uygulaması bugün için söz konusu değildir.

İleride eşdeğerlilik ölçütleri tanımlanır, bunlar üzerine kurulu bir başvuru düzeni ve bir değerlendirme yöntemi geliştirilirse, bu tür başvurular kabul edilebilir ve bir eşderlilik değerlendirmesi sonucuna göre belge verilebilir. Ancak, henüz böyle bir çalışma yapılmış ya da yakında yapılması planlanmış değildir.

24. Yetkin Mühendisler çıkınca, Yetkin Mühendis olmayanlar işsiz mi kalacak?

Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Kimsenin yetkilerinin azaltılması ya da iş alanının daraltılması amaçlanmadığı gibi olanaklı da değildir; içiniz rahat olsun.

25. İş bulma güçlüğü çeken genç mühendisler Yetkin Mühendislere bağımlı mı olacak?

Bugün bazı genç mühendislerin iş bulmada güçlüklerle karşılaşabildikleri görülmektedir. Bu durumun ekonomik, sosyal, eğitsel vb çeşitli nedenleri bulunduğu bilinmektedir; ama Yetkin Mühendislik sisteminin gelmesiyle bu durumda bir değişiklik olması için herhangi bir neden yoktur. Eğer beş yıl süreyle bir Yetkin Mühendisle birlikte çalışmış olmak koşulundan söz ediyorsanız, kendi bağımsız çalışma düzeninizi kurmadığınız sürece, aynı gereksinim bugün de vardır. Kendi bağımsız çalışma düzeninizi kurabilecek ve kendi olanak ve yeteneklerinizle ayakta kalabilecek güce sahipseniz, bunu Yetkin Mühendislik sistemi varken de yapabilirsiniz; bunu yapmak için Yetkin Mühendis olmaya gerek yok.

Haydi sevgili mühendisler çekingenliği bırakıp kolları sıvayın!

Hepinizin başvurmasını bekliyor, hepinize başarılar diliyoruz.

En iyi dilek ve sevgilerimizle..
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-01-2006, 17:26   #13
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Başka döküman var mı?...

Sayın akd1

Buraya aktarmayı düşündüğünüz başka döküman var mı?

Aktardıklarınız konunun netleşmesine mutlaka bir katkı sağlayacaktır.

En azından en yakın meslek disiplinlerinden biri hakkındaki bilgilerin bize de yararı olacaktır, şüphesiz.

Gözümden kaçmış olabilir. Kaynak olarak nereden yararlanıldığını göremedim.

Bu 25 adet soru ve yanıtın kaynağını da belirtirseniz, daha da fazla yararlanacağımız kaynaklara da ulaşabiliriz...

Şimdi bu yakın geçmiş zamanda paralel disiplinlerle ortak olarak yaşadığımız sorunlardan sadece birini ele alarak bir iki söz etmek istiyorum.

Y.Ö.K. (Yüksek Öğrenim Kurumu)'ün Haziran 2005 toplantısında kararı alınan ve Eylül 2005 tarihinde yayınlanan YÖK Yönergesinde;...

Özetle:

2005-2006 döneminden geçerli olmak üzere; üniversitelerimizden mezun olanların diplomalarında doğrudan meslek sahibi olarak değil "meslek alanında 4 yıl eğitim görmüştür..." yazılması kararı açıklandı...

Örnek: Mimarlık lisans eğitimini tamamlayanlara "... Üniversitesi'nde ... alanında gördüğü 4 yıllık eğitim sonucunda Mimar olmaya hak kazanmıştır..." biçiminde yazılan diploma verilmeyecek...

Sadece mimarlık için mi geçerli bu uygulama?

HAYIR!...

Sadece TMMOB bünyesindeki 22 meslek odası ile mi sınırlı bu?

HAYIR!

YÖK'e bağlı tüm üniversite disiplinlerini bağlayan bir uygulama bu...

Kimi disiplin için bu konu çok önemli kimi için de hiç...

Peki YÖK durduk yerde niye böyle bir uygulamaya geçti?

Çok basit:...

AB tarama sürecindeki 35 ana başlıktaki konulardan üçüncü sıradaki konu "Bilim, araştırma ve geliştirme vb" idi yani üniversitelerin durumunu görüşüleceği (Aralıkta 2005'de bu ilk tarama tamamlandı) 3. konu grubu...

YÖK, bu tarama da yakalanıp madara olacağını anlayınca yıllardır yetkisizce kullandığı bu yetkisini önümüzdeki dönemden itibaren yetkim yok yönergesini alel acele uygulamaya koydu.

Dünyadaki üniversiter sistemde geçerli olan yöntemi kaza ile olsa bile uygulamaya koymuş oldu...

Bu tutumuyla da büyük haksızlıklara yol açmış oldu. Bu başlıbaşına başka tartışmaları gerektiren konu olduğu için geçiyorum.

Peki uluslararası alanda geçerli olan uygulama nasılmış?

1) Üniversiteler ilgili mesleki alanda eğitim verildiğini belirten diplomayı veriyorlar...

2) Meslek odaları ve diğer bazı yapıların da içinde olduğu Kayıt Kabul Kurumları ise mesleğe kabül işlemlerini tanımlanmış kurallar içerisinde uygulamaktadırlar...

Bu birazda demokrasilerdeki kuvvetler ayrılığı ilkesine dayanıyor.

Hani Yasama, Yürütme ve Yargı gibi...

Bilirsiniz dördüncü kuvvet olarak da Basın'ın adı geçer.

Bir diğer örneği "ideal bir demokrasi-hukuk-adalet ilişkisi açısından tipik olduğu için veriyorum.

Çok dikkat çekici bir örnektir.

İki kişi arasında bir ekmeği bölüştürmenin en adil sonuç vereni:

Biri ekmeği böler diğeri seçer...

Yok eğer biri hem bölüp hemde seçiyorsa orada sorun var demektir.

Neyse konumuza dönelim...

Mühendislik dallarından Kayıt Kabul Kurumuna denk düşen yapılanmanın adını biliyorsunuzdur: MÜDEK

Google arama motorundan envai çeşit bilgisine ulaşmanız mümkün...

Sapla saman karışıyor der iken ne dediğim şimdi biraz daha anlaşılır oldumu yoksa hala daha "... meslek odalarına ne oluyor, üniversite eğitimi de verir mesleki yetkiyi de" demeye mi devam ediliyor.

Sorulardan biri dikkatimi çekti: Profesorle ilgili olanı... daha sonra değinirim...

Neyse sonuç olarak şimdi tekrar vurgulayalım:

Yani kurumları aşındımak başka bir şey, kurumların doğru çalışması için irdelemek açık-şeffaf-hesap verebilir-denetlenebilir olması için çabalamak başka birşey.

Aradaki farkı gözden kaçırmamak gerekir.

Meslek insanlarının sicil kurumu yine herkese açık-şeffaf-hesap verebilir-denetlenebilir olan kendi meslek odalarıdır...

Aman, bu çok önemli...
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 19-01-2006 17:35. Nedeni: Ek...
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-01-2006, 17:43   #14
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Kaynak

Kaynak:http://www.imo.org.tr/yetkinmuhendislik/25sorudaYM.htm

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Yetkin Mühendislik Uygulaması
25 SORUDA YETKİN MÜHENDİSLİK

Usluba bir bakın.Sapla saman olayı hala karışık bence..
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-01-2006, 17:55   #15
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Alıntı:
Sapla saman karışıyor der iken ne dediğim şimdi biraz daha anlaşılır oldumu yoksa hala daha "... meslek odalarına ne oluyor, üniversite eğitimi de verir mesleki yetkiyi de" demeye mi devam ediliyor.

Sorulardan biri dikkatimi çekti: Profesorle ilgili olanı... daha sonra değinirim...
Biraz konuya hızlı girdiniz Sayın metin bey

Daha tarlaya girmeden Sapla samanı karıştırdınız gibi.

Kullandığınız uslub görev yaptığınız konuma yakışmadı doğrusu.Herhalde siz Mimarsınız bazı mimarlarımız kendini farklı bir konsepte gördüğü için malesef kendilerinden başka farklı mesleki alanlarda görev yapan kişilerin görüş ve düşüncelerine kapalı tavır segiliyorlar.

Her şeyi biz bilirizci tekelci yaklaşım içindeler.

25 Soruda yetkin mühendislik soru-cevap metnindeki ''Biz yaptık oldu'' der gibi üyelerden gelen sorulara verilen cevaplara bakınca üyeyi önemsemeyen taleplerini umursamayan keyfiyetçi bir uslup var.

Bu uslup doğrumu sizce?

Örnekmi alın size örnekler

-Bu görüşme sırasında, adayın etik anlayışına ilişkin ipuçları elde etmeye de uğraşılır.

-Bunu duymamış olalım sevgili meslektaşımız; rapor yazmak mühendisin işidir, hem de en önemli işlerinden biridir.

-Sözlü sınavlarda bu kaygının tümüyle ortadan kaldırılması, ne yazık ki, olanaklı değildir.

-Kurul’un da tarafsız davranacağından kuşku duyulmayacak kadar güvenilir kişilerden oluşturulmasına çalışılmıştır.

-Bu nedenle, bu tür dış etkilerin Kurul üyelerine yöneltilmesi söz konusu olabilecektir. Kurul üyeleri ise bu sevimsiz girişimlere göğüs germeye hazırlıklıdır.


vb ifadeler tam metnin içinde çok..

En son akd1 tarafından düzenlendi : 19-01-2006 19:05.
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1