Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Profesyonel Yaşam > Mimarlar Odası

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 20-01-2006, 12:23   #16
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Üslup için usul telef edilir mi?

"Pire için yorgan yakmak" deyimini bilirsiniz...

Bu sizinki "üslup için usulü telef etmeye kalkışmak" gibi...

İfade tarzı (üslup) açısından şantiyede ömrünü geçirmiş bir mimarınki başkadır, başka bir alanda çalışan mimarınki farklıdır.

Ancak mimar olarak hepsi aynı usule (hukuka) uyarlar.

Üslup için yapılacak eleştiri ile usul için yapılacak eleştiri farklıdır.
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 25-03-2006, 23:08   #17
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 13-11-2005
Mesaj: 93
metin bey rahatsız ediyorsunuz

Metin bey, sicil numaranızdan bizlerden yaşça ve tecrübe olarak hayli ileride olduğunuz ortada.Sizin forumdaki birçok yazınızı okudum.Mimarlar odasını aşırı ateşli ve birazda karşınızdakini kıran bir üslupla savunduğunuzu gördüm.Savunalım ama körü körüne değil.Tamam bu oda bizim odamız ama hatasız ve mükemmel işlemediğinide görebiliyoruz.Bence savunmak yerine neleri düzeltmek ,geliştirmek gerek,neler yapabilirizi yapsak???Emn olun çok daha faydalı olur..Saygılarımla..

Murat KISAALİOĞLU-30230
mrtk offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-03-2006, 17:47   #18
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Senin söylemekle yetindiğini

Sevgili Murat

Bilirsin, önyargılı davranmak, özellikle de öğretilmiş önyargı papağanlığı genelde akıl sağlığı yerinde olan insanlar tarafından hoş karşılanan bir şey değildir.

Bak ne kadar güzel dile getirebiliyorsun "yanlış birşeyleri birlikte düzeltmek için çaba sarfetmek..."

Peki bunun gerek ve şartlarını yerine getirmek konusunda neler yapılması gerekir? Dahası kim ne yapıyor?

Ama sözünü ettiğin tartışmalarda bu asla yapılmadı.

Herkese ait olan bir kurum, bilerek ve bilmeyerek yıpratılmaya çalışıldı.

Kurumun varlık koşullarını ortadan kaldırırcasına büyük bir umursamazlıkla ve bir hayli kirli, kindar ve yok edici bir tarzda yapıldı.

Kurumlarda insanlar (yöneticiler) geçicidir.

Kurumların eleştirisi de kurum yöneticilerinin özeleştirisi de yine kurumsallaşmış olan koşullarda ve kurallarla yapılır.

(Kavgada bile kural vardır. Uymayana kalleş denir...)

Kayda geçer, belgelenir.

Tüzel kurumlarla özel kişilerin ilişkisi bazı kurallarla düzenlenmiştir.

Yani kurum demek yol geçen hanı demek değildir, orada takma adla kimse kimseyi kirletemez.

Yeterli olduğu yere kadar Onur Kurulu, yeterli olmadığı yerde ise mahkemeler konuya dahil olurlar.

Özetle, kurumun varlığı ile kurumun yöneticileri farklı şeylerdir.

Eleştirinin esası neyi nasıl eleştireceğini bilmekten, öğrenmekten geçer...

Üslubumun kırıcılığı konusu ise tamamıyle önyargılı yaklaşım.

Burası bir forum alanı ancak, yazışmalar sırasında yanıt ve soruların "bir diğer yazıya karşı denk geldiği" için yazılmaktadır.

Söyleki 10 kişinin tartıştığı bir forumda size karşı yazan 9 kişiden sadece birinin yazısına yanıt verdiğinizde yazının muhatabı yani yazının sahibi değil, yazı sahibi dışındaki 8 kişi de aynı yanlış yazıya sahip çıkmaktadır.

Size karşı o bir kişinin yazıyla hakaretine karşı sert bir ifade kullandığınızda, taraftarlık önyargısı yapılan hakareti değil sizin sert yanıtınızı öne çıkarıyor.


Sonuç olarak, takma ad (nick name) kullanarak hakaret etme özgürlüğü diye bir şey yok



Bak ne kadar güzel dile getirebiliyorsun "yanlış birşeyleri birlikte düzeltmek için çaba sarfetmek..."

Peki bunun gerek ve şartlarını yerine getirmek konusunda neler yapılması gerekir? Dahası kim ne yapıyor? O tartışmalardan bugüne ne yaptı?

Peki boşver başkalarını, sen ne yapacaksın?

Neyse, ben memnun oldum tanıştığımıza.

http://www.mimarist.org/38.donem/









Alıntı:
Orijinal metin tarum77 tarafından gönderilmiş
Metin bey, sicil numaranızdan bizlerden yaşça ve tecrübe olarak hayli ileride olduğunuz ortada.Sizin forumdaki birçok yazınızı okudum.Mimarlar odasını aşırı ateşli ve birazda karşınızdakini kıran bir üslupla savunduğunuzu gördüm.Savunalım ama körü körüne değil.Tamam bu oda bizim odamız ama hatasız ve mükemmel işlemediğinide görebiliyoruz.Bence savunmak yerine neleri düzeltmek ,geliştirmek gerek,neler yapabilirizi yapsak???Emn olun çok daha faydalı olur..Saygılarımla..

Murat KISAALİOĞLU-30230
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 26-03-2006 17:59. Nedeni: ek...
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-03-2006, 22:30   #19
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
''Statü'' sahibi olmak.

Bazı statü sahipleri vardır içinde bulunduğu statünün vermiş gücü açığa vurmak iç dürtüsüyle hareket eden tipler, sahip oldukları statü göstergesi yetkilerini aleni ve adeta gözünüze sokarcasına teşhir ederler.

Bu kişilerin eline kazayla bir de yetki vermişseniz, vay halinize vay.Bu tipler sorun çözmek yerine sorun yaratırlar, İnsanlara karşı saygısızdırlar, İnsanların şahsiyetlerine saygısızca saldırmak isterler

Hiçbirşeyi tam anlamıyla öğrenme zahmetine girmeyip, her konuda ahkam keserler,
Aslında önyargı belirtileri gösteren bu kişiler,komplekslerini kişisel iç dürtülerini yaldızlayarak egolarını bu yöntemlerle tatmin etmeye çalışırlar,

Halbuki statü göstergesi saydıkları çirkin ve abartılı davranışlarla gösterişe ve ifrata kaçan statü sembollerine harcadıkları zamanı, o çok özendikleri gerçek statü sahibi gibi, kişisel gelişimlerine ve eğitimleriyle nefis terbiyelerine harcasalar, pek umudum yok ama belki, biraz hasbelkader geldikleri o mevkilere yakısırlar.BELKİ!! Ne dersiniz??
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-03-2006, 23:45   #20
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 13-11-2005
Mesaj: 93
Metin abiye

Ben bazı şeylere müdahale etmeye çalışıyorum.98 mezunu bir mimarım ve mezun olduğumdan bu yana belden aşağı vuranlarla mücadele ediyorum.forumda Mesleğe saygı platformu başlığı ile açtığım konuda görüldüğü üzere benim beklentime göre odamızın mücadele etmesi gereken olaylarla savaşacağım.Saygılar..
mrtk offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-03-2006, 17:34   #21
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Hayata karşı duyarlı olmak

Sevgili Murat

Hayata karşı duyarlı olmak, diğerkam ahlaka sahip olmak çok değerli sosyal insan özelliğidir.

Bu tavrını korumanı dilerim.

Basit ama önemli ayrıntılar insana hayatını zehir de eder. Ama aynı şekilde vezir de eder.

Ticaret erbabının dükkanının görünen yerine bereket duası asması ile bir tıp doktorunun muayenehanesine aynı bereket duasını asması arasında ne kadar büyük bir fark vardır değil mi?

Birisi için ahlak gösterisi olan aynı şey, diğeri için ahlaksızlık göstergesidir.

İste tam da burada bu durumu değerlendirmek, bir ölçüye vurabilmek için ahlaki kavramlar yeterli olmadığı için("hangi ahlak anlayışına göre" sorusu işin içine girdi mi, işin suyu çıkar) artık etik kodlar işlemeye başlar...

İnsanların birbirlerini tam olarak algılaması, kavraması da bu ve benzeri eşiklerden geçmek zorunda kalır.

"Gestalt algı yanılgısı" herkesin sürekli yaşayabileceği algı yanılgılarındandır.

Ben kendimi bildim bileli bu duruma düşmemeye dikkat etmeye çalışırım.

Çünkü bu yüzden çok bedel ödemişimdir.

Bu nedenle, ödenmemiş hiçbir hesabım yoktur.

Hele ki hödüklere hiç borcum yoktur...

...

Sevgili Murat

Hayata karşı duyarlı olmak derken, sen de sakın olaki hödüklere borçlanma ve onlardan kendini koruyarak dimdik bildiğin yolda sevgi, bilgi ve inançla dolu olarak yürü demek istiyorum.

Sevgi ve Saygılarımla
Metin Karadağ


//////////


Alıntı:
Orijinal metin tarum77 tarafından gönderilmiş
Ben bazı şeylere müdahale etmeye çalışıyorum.98 mezunu bir mimarım ve mezun olduğumdan bu yana belden aşağı vuranlarla mücadele ediyorum.forumda Mesleğe saygı platformu başlığı ile açtığım konuda görüldüğü üzere benim beklentime göre odamızın mücadele etmesi gereken olaylarla savaşacağım.Saygılar..
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 27-03-2006 18:08. Nedeni: Ek
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-04-2006, 12:17   #22
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Resmi Gazete’de yayımlanmış olmadığı gerekçesiyle!!

Alıntı:
Bahar 2006 Dönemi Yetkin İnşaat Mühendisliği Sınavları Ertelendi

İMO Yetkin Mühendislik Kurulu, Bahar 2006 Dönemi Yetkin İnşaat Mühendisliği sınavı ile ilgili çalışmalarını büyük ölçüde tamamlamış, yazılı sınavların 15-16 Nisan 2006 günleri Ankara’da yapılacağı duyurulmuştu.

Ancak, kısa bir süre önce, Resmi Gazete’de yayımlanmış olmadığı gerekçesiyle, Danıştay Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği’nin yürütmesini durdurmuştur.

Bu durumda, yapılması daha önce planlanmış olan Bahar 2006 dönemi Yetkin Mühendislik sınavlarının gerçekleştirilmesine olanak kalmamıştır.

Öte yandan, Danıştay’ın kararı ve Yetkin Mühendislik konusundaki diğer gelişmeler, İnşaat Mühendisleri Odasının 40. Olağan Genel Kurul Toplantısında değerlendirilmiş ve Yetkin Mühendislik konusundaki çalışmaların sürdürülmesine, yönetmelik yeniden gözden geçirildikten ve İMO yetkili kurullarınca onaylanarak Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra, uygulamanın yeniden başlatılmasına karar verilmiştir.

Bu durumda, Yetkin Mühendislik konusuyla ilgili çalışmalara, Genel Kurul kararı doğrultusunda yeniden ve yoğun biçimde başlanmış olup çalışmaların olabilecek en kısa süre içinde tamamlanması için çaba gösterilmektedir. Bahar döneminde yapılamayan sınavların, iyimser bir bakışla Güz aylarında, karamsar bir bakışla Bahar 2007 aylarında yapılabileceği umulmaktadır.

Bahar 2006 döneminde sınava girmek üzere başvuruda bulunmuş olanların tüm hakları elbette saklıdır. Eğer isterlerse başvuruları iptal edilerek yatırdıkları sınav harcı kendilerine geri ödenecektir ya da eğer dilerlerse başvuruları alıkonularak, Yetkin Mühendislik düzeni yeniden işlerlik kazandığında açılacak ilk sınav döneminde yeniden işleme konulacaktır. Bu konuda ayrıntılı bilgi vermek üzere, başvuru sahiplerine yazı gönderilmiştir.

Değerli meslektaşlarımızın bilgisine sunarız. En iyi dileklerimizle...

Yetkin Mühendislik Kurulu
KAynak:http://e-imo.imo.org.tr/Portal/Web/I...ebSayfaKey=219
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 31-05-2006, 11:06   #23
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
TMMOB’a öğrencilerden yetkin mühendislik protestosu

TMMOB’a öğrencilerden yetkin mühendislik protestosu 29.05.2006

Yetkin mühendislik tartışması TMMOB Genel Kurulu’na da taşındı. Genel kurulda söz hakkı verilmeyen öğrenci üyeler, ağızlarına siyah bantlar yapıştırarak, söz hakkı istedi. Öğrencilerin protestosu üzerine Genel Kurula ara verilirken, öğrenci üyeler konuşturulmadı. Öğrenci üyeler, yetkin mühendisliği eleştiren bildiriler dağıttı.

Genel kurulun ikinci gününde öğrencilerin genel kurulda konuşma talebi delegeler tarafından önerge haline getirilerek divana sunuldu. Bu önerge TMMOB Genel Kurul Yönetmeliği gerekçe gösterilerek reddedilirken, öğrencilere “yalnızca delegelerin konuşabileceği” söylendi. Öğrenci üyeler, söz hakkı verilmemesini dün genel kurul salonuna alkışlarla girerek protesto etti. Ağızlarına siyah bantlar yapıştıran öğrenciler, dövizlerle “Söz hakkı istiyoruz” yazısı oluşturdu.

Öğrenci üyelerinin protestosu üzerine salonda tansiyon yükselirken, genel kurula 10 dakika ara verildi. Bazı delegeler alkışlarla öğrenci üyelere destek verirken, kimi delegeler ise tepki gösterdi. Genç mimar ve mühendis adayları, delegelere TMMOB Öğrenci Üyeleri imzalı, yetkin mühendisliği eleştiren bildiriler dağıttı. Bildirinin delegeler tarafından okunmasının kararlaştırılması üzerine gerginlik sona ererken, genel kurul ancak 1 saat aradan sonra devam edebildi. Öğrenci üyelerin bildirisinde özetle şu görüşler yer aldı:

“Yetkin Mühendislik Yasa Tasarısı üniversitelerden alınan diplomaların yetersiz kalmasına, mühendislik ünvan ve yetkisinin yeni mezunlardan alınmasına, mühendis emeğinin ucuzlamasına ve daha fazla sömürülmesine yol açacak. TMMOB içinde yetkili-yetkili olmayan şeklinde bir ayrım yaratarak, TMMOB bütünlüğüne ve örgütlülüğüne zarar verecek. Yetkinlik yasalarla değil, özerk, bilimsel, demokratik ve anadilde eğtimle sağlanır”.

Yetkin mühendislik genel kurulda söz alan delegeler tarafından da eleştirildi. Maden Mühendisleri Odası’ndan Necmi Ergin, “uzman, yetkin, yetkili” mühendisliğin mühendisler arasında rekabete yol açacağını ve bu rekabetin TMMOB örgütlülüğünü zayıflatacağını söyledi. Ergin, sorunun sahibi olan gençlerin delegelerle buluşturulması gerektiğini vurguladı.

‘Mimarlar TMMOB’un parçasıdır’

Mimarlar Odası ile TMMOB arasında yaşanan sorunlar genel kurulda tartışılan bir diğer konu oldu. Mimarlar Odası eski Başkanı Oktay Ekinci’nin konuşması, birçok delege ve TMMOB Yönetim Kurulu üyesi tarafından eleştirildi. Mimarlar ile şehir plancıları, iç mimarlar ve ziraat mühendisleri arasında meslek alanı ve yetki tartışmaları yaşandı. Mimarlar Odası’nı TMMOB Yönetim Kurulu’nda temsil eden Sabri Orcan ise “Yoğun bir TMMOB süreci yaşamak istiyoruz. Mimarlar Odası olarak TMMOB’un içinde olmaktan ve birlikte çalışmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

TMMOB eski Başkanı Kaya Güvenç ise mevcut yönetim kuruluna TMMOB’un çizgisini sürdürdükleri için teşekkür ederken, “ideolojik planda bazı eksiklikler olduğu” eleştirisini getirdi. Enerji tasarrufuna ilişkin broşürde konunun “politika sorunu” olduğunun belirtilmediğini kaydeden Güvenç, özelleştirme uygulamaları, Bergama ve Galataport gibi sorunlara karşı daha aktif çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti. AB ile ilgili broşürde TMMOB’un görüşünün net ifade edilmediğini kaydeden Güvenç, TMMOB’un AB’yi “emekçi sınıfların çıkarları açısından ele aldığının” açıkça belirtilmesi gerektiğini söyledi.

Merkez niye kurulmadı?

TMMOB bünyesinde kurulması planlanan Kentsel Araştırmalar Merkezi’nin hâlâ kurulamaması da genel kurulda gündeme geldi. Şehir Plancıları Odası (ŞPO) Onur Kurulu üyesi Tarık Şengül, merkezin kurulması için oluşturulan komisyonun çalışmalarını yönetime sunduğunu ancak yönetimde kabul görmediğini belirterek, bu konudaki duyarsızlık olduğunu söyledi. TMMOB Yönetim Kurulu’nda ŞPO’yu temsil eden Remzi Sönmez ise komisyonun çalışmalarını olgunlaştırmadan yönetime ilettiğini ve ilerleyen aşamada komisyonun çalışmaları tavsadığını öne sürdü.
-------------------------------------------------------------------------------
Haberin Kaynağı:
http://www.mimar.cc/default.asp?PAG0...4&NWS01_ID=794
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-06-2006, 14:09   #24
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Meslekİ Yeterlİlİk Kurumu Kanunu Tasarisi

TMMOB Genel Sekreter Vekili Hakan Genç 07.06.2006 tarihinde Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu Tasarısı ile ilgili basın açıklaması yaptı.

MESLEKİ YETERLİLİK KURUMU KANUNU TASARISI TMMOB TARAFINDAN KABUL EDİLEMEZ

Mesleki Yeterlilik Kurumu,
Mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının yeterliliklerinin esaslarını belirleyemez, denetimini, ölçmesini ve değerlendirmesini, belgelendirmesini ve sertifikalandırmasını yapamaz.
Yapmamalıdır.

Bu ülkenin mühendisleri, mimarları, şehir plancıları siyasal iktidarın bir yeni oldu bittisi ile karşı karşıyalar. Biz mühendisler, mimarlar, şehir plancıları gene tümüyle bir oldu bitti ile, tümüyle "ben yaptım, oldu" diyen bir anlayışla karşı karşıyayız.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca daha önce hazırlanan "Ulusal Mesleki Yeterlikler Kurumu Kanun Tasarısı" Taslağı ile getirilen düzenlemeler, "Yüksek öğretim dışındaki eğitim programları ile edinilen meslekleri" kapsamakta idi. Bu nedenle yasanın hazırlık çalışmalarına TMMOB çağrılmamıştı. Yasa tasarısı meclise gönderildikten sonra, Meclis "Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu" toplantısından bir gün önce Birliğimiz konudan haberdar edilerek, komisyon toplantısına çağrılmış ve görüşlerimiz sorulmuştur. "Mesleki Yeterlilik Kurumu Kanunu Tasarısı" 30.05.2006 tarihinde Meclis Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda itirazlarımız dikkate alınmaksızın kabul edilmiştir.

Bu yasa tasarısında TMMOB'ye "Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun Genel Kurul Üyesi" olarak yer verilmektedir. Bu yasa tasarısının amacından ve gerekçesinden TMMOB'ye neden yer verildiği anlaşılmamaktadır. Bu Kuruma TMMOB'nin dahil edilmesi ile ne amaçlanmaktadır?

Mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının mesleki yeterliliklerinin bu kurum tarafından saptanacağı düşünülüyor ise, bunun kabul edilmesi mümkün değildir. Mühendis, mimar ve şehir plancılarının mesleği uygulama kuralları, meslek içi eğitim ve belgelendirme işlemleri bizatihi meslek odalarınca yapılır ve yapılmaktadır. Dünyada bunun başka bir örneği de bulunmamaktadır. Ülkemizde de Meslek Odalarının kuruluş felsefesi meslek kurallarının, yeterliliğin, meslek içi eğitimin Odalar tarafından yapılması esasına dayanır. Bu yetkinin devlet eliyle kurulmuş ve mühendislik, mimarlık ve şehir planlaması alanıyla ilgili olmayan kurumlara devredilmesi kabul edilemez.

TMMOB Meslek İçi Eğitim ve Belgelendirme Yönetmeliği, 14 Aralık 2004 tarihli ve 25670 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmeliğin amacı; ülke ve toplum yararları doğrultusunda meslek alanları ile ilgili denetimin yapılabilmesi, yetkili üyelerin tanımlanması, üyelerin mesleki ve bilimsel çalışmalarına yaptıkları işlere ve tamamlayıcı eğitimlerine dayanan uzmanlıklarının Odalarca belirlenmesi, belgelendirilmesi ve gerektiğinde yetkili üyelerin kamuoyuna önerilmesinin sağlanmasıdır. Bu yönetmelik gereği Birliğe bağlı odalarımız kendi iç düzenlemelerini yapmışlar ve bu konuda önemli adımlar atmışlardır.




Öte yandan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından TMMOB'den istenen "Yetkin Teknik Eleman Kanunu Tasarısı Taslağı", tarafımızca hazırlanarak, "Yetkili Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Belirlenmesi ve Belgelendirilmesine İlişkin Kanun Tasarısı" adıyla 28 Şubat 2005 tarihinde Bakanlığa gönderilmiş ve Bakanlıkça ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerine sunulmuştur. Tarafımızca hazırlanan kanun tasarısının amacı da; "mühendis, mimar ve şehir plancılarının ülke ve toplum yararları doğrultusunda meslek alanları ile ilgili uygulama ve denetimin yapılabilmesi için; uzmanlık alanı ve yetkili üyeliğin tanımlanması, yetkili üyelerin mesleki ve bilimsel çalışmaları, yaptıkları işler ile tamamlayıcı eğitimlerine dayanan uzmanlıklarının Meslek Odalarınca belirlenmesi, belgelendirilmesi ve gerektiğinde yetkili üyelerin kamuoyuna önerilmesinin sağlanması" şeklindedir.

Tüm bunlar varken, siyasal iktidar, bilimin ve tekniğin dışında bir oldu bitti ile "Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanunu Tasarısı"na mühendisleri, mimarları ve şehir plancılarını da sokmak istemektedir. Anılan yasa tasarısı, mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları yönünden uygulanamaz. Üniversitelerin vermiş olduğu diploma, o bireyin mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı kariyerine başlaması için yeteri kadar bilgilendirildiğini belgelemektedir. Diplomadan sonraki süreçte ise meslek örgütleri devreye girmekte ve mesleki uygulama kurallarını bizzat meslek örgütleri belirlemektedir. Tüm dünyada, meslek içi eğitim ve belgelendirme bizzat meslek örgütlerince yapılmaktadır. Kamu otoriteleri kamu güvenliği ve sağlıklı kentleşme yönünden meslek örgütlerinin bilgi birikiminden yararlanmaktadır. Bizde ise süreç tersine çevrilmek istenmekte ve meslek örgütleri devre dışı bırakılmaya çalışılmaktadır.

Bu gün aklın ve bilimsel bilginin doğruluğuna ve yöntemine inanmayan ve TMMOB'nin yetkilerini budamaya çalışan bir kamu yönetimi ile karşı karşı karşıyayız. Bunun adı da AB'ye uyum olarak ileri sürülmektedir. Bu gerekçeyi ileri sürenlerin, siyasal iktidar temsilcilerinin, AB'ye üye ülkelerin meslek örgütlerinin yetkilerini tanımlayan yasa ve tüzükleri yayımlamaları gerekmektedir. Siyasal iktidardan AB üyesi ülkelerin meslek örgütlerinin yetkilerini açıklamalarını bekliyoruz. AB'ye uyum gerekçesi tümüyle bir aldatmacadır.

Mesleki Yeterlilik Kurumu mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının yeterliliklerinin esaslarını belirleyemez, denetimini, ölçmesini ve değerlendirmesini, belgelendirmesini ve sertifikalandırmasını yapamaz, yapmamalıdır. Ülkemizdeki mühendis, mimar ve şehir plancıları, Meslekî Yeterlilik Kurumu'nun kapsamı dışında tutulmalıdır.

Hakan Genç
Genel Sekreter Vekili

KAYNAK:http://www.tmmob.org.tr/modules.php?...rder=0&thold=0
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-06-2006, 14:29   #25
Forum Üyesi
 
akd1'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
Mesleki Yeterlilik Kurumu ''Yapamaz. Yapmamalıdır.''

Mesleki Yeterlilik Kurumu,

Alıntı:
Mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının yeterliliklerinin esaslarını belirleyemez, denetimini, ölçmesini ve değerlendirmesini, belgelendirmesini ve sertifikalandırmasını yapamaz. Yapmamalıdır.

Bu ülkenin mühendisleri, mimarları, şehir plancıları siyasal iktidarın bir yeni oldu bittisi ile karşı karşıyalar. Biz mühendisler, mimarlar, şehir plancıları gene tümüyle bir oldu bitti ile, tümüyle "ben yaptım, oldu" diyen bir anlayışla karşı karşıyayız.

"ben yaptım, oldu" diyen bir anlayışla karşı karşıyayız.


Mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının mesleki yeterliliklerinin bu kurum tarafından saptanacağı düşünülüyor ise, bunun kabul edilmesi mümkün değildir

Öte yandan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından TMMOB'den istenen "Yetkin Teknik Eleman Kanunu Tasarısı Taslağı", tarafımızca hazırlanarak, "Yetkili Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının Belirlenmesi ve Belgelendirilmesine İlişkin Kanun Tasarısı" adıyla 28 Şubat 2005 tarihinde Bakanlığa gönderilmiş ve Bakanlıkça ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerine sunulmuştur.

(İMO Yetkin Mühendislik Kurulu, Bahar 2006 Dönemi Yetkin İnşaat Mühendisliği sınavı ile ilgili çalışmalarını büyük ölçüde tamamlamış, yazılı sınavların 15-16 Nisan 2006 günleri Ankara’da yapılacağı duyurulmuştu.

Ancak, kısa bir süre önce, Resmi Gazete’de yayımlanmış olmadığı gerekçesiyle, Danıştay Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği’nin yürütmesini durdurmuştur. )


Üniversitelerin vermiş olduğu diploma, o bireyin mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı kariyerine başlaması için yeteri kadar bilgilendirildiğini belgelemektedir. Diplomadan sonraki süreçte ise meslek örgütleri devreye girmekte ve mesleki uygulama kurallarını bizzat meslek örgütleri belirlemektedir. Tüm dünyada, meslek içi eğitim ve belgelendirme bizzat meslek örgütlerince yapılmaktadır.

Bu gün aklın ve bilimsel bilginin doğruluğuna ve yöntemine inanmayan ve TMMOB'nin yetkilerini budamaya çalışan bir kamu yönetimi ile karşı karşı karşıyayız. Bunun adı da AB'ye uyum olarak ileri sürülmektedir.

Mesleki Yeterlilik Kurumu mühendislerin, mimarların ve şehir plancılarının yeterliliklerinin esaslarını belirleyemez, denetimini, ölçmesini ve değerlendirmesini, belgelendirmesini ve sertifikalandırmasını yapamaz, yapmamalıdır. Ülkemizdeki mühendis, mimar ve şehir plancıları, Meslekî Yeterlilik Kurumu'nun kapsamı dışında tutulmalıdır.
akd1 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 18:48.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177