|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
DAVET: Ücretli Çalışan Mimarlar...
http://www.mimarist.org/mmektup/
AÇIK DAVET Ücretli Çalışan Mimarlar Komisyonu: Amaç, Hedef, Neden Bundan bir süre önce, Mimarlar Odası’nın ödenmeyen üyelik aidatlarının tahsilatının icra yoluyla yapılacağına dair bildirisi üzerine, bir internet sitesinde konuyla ilgili tartışma başlamıştı. Bu tartışmaların ana eksenini Mimarlar Odası ile üyeleri arasındaki ilişkinin şekli ve Oda’nın kurumsal yapısının meşruiyeti oluşturmaktaydı. Tartışmanın bir ekseninde Mimarlar Odası bürokratik yapılanmanın ötesine geçemeyen, üyeleri ile kurduğu ilişkisi temelde aidat toplama ve proje tasdiki ile sınırlı, üyelerinin meslek pratiği içinde karşılaştıkları sorunlara cevap üretemeyen, onları sadece aidatlar söz konusu olduğunda hatırlayan ve tüm bunlar nedeniyle, mümkünse yok sayılması gereken bir kurum olarak tanımlanmaktaydı. Ancak diğer bir eksende de Mimarlar Odası’nın yine kendi üyelerinden kurulu ve onlardan bağımsız bir kurum olamayacağı; eğer olumlu bir sonuç alınması ve ücretli çalışan mimarların sorunlarının dile getirilip çözümlenebilmesi isteniyorsa, çözümün yine Oda ile üyeleri arasındaki karşılıklı ilişki ve çalışma sayesinde olabileceği yönünde fikirler ortaya atılıyordu. Geriye dönüp bakıldığında tüm bu tartışmalardan çıkan sonuç; Mimarlar Odası üyelerinin özellikle ücretli çalışanlar bölümünün; Oda’nın sadece bir disiplin olarak mimarlığın sorunlarını değil, aynı zamanda bu disiplinin özneleri olan mimarların sorunlarını da gündeme taşıması gerektiğinin bilincinde olması ve günlük yaşamda üyelerinin karşılaştığı sorunlara cevap üretilmesini istemeleriydi. Oysa durum tam tersi bir yönelime girmiş, üye ile Oda arasındaki bağ kopmuştu. Aslında Mimarlar Odası’nın bu yönde daha önce yaptığı çalışmalar, hatta üyelere açık yapılan toplantılar bulunmaktaydı. Ancak şimdiye kadar üyelerinden bu konuda yeterli desteği alamamış olması, en azından çalışmaların yeterince duyurulamamasına ve özellikle de bir canlı gündem oluşturulamamasına neden olmuştu. Ücretli çalışan mimarların sorunlarının bu şekilde, aniden gündeme taşınması, Mimarlar Odası yetkilileriyle bu konuya ilgi ve hassasiyet gösteren üyeleri arasında yeni bir ilişki kurulmasına imkân verdi ve buradan da “Ücretli Çalışan Mimarlar Komisyonu”nun oluşturulması fikri ortaya çıktı. Tüm bu tartışmaları ve yaşanan süreci dikkate alarak, şimdi Oda ile üyeleri arasındaki bağı yeniden kurmanın zamanıdır. “Ücretli Çalışan Mimarlar Komisyonu”, özel sektörde çalışan üyelerinin işyerlerinde günlük olarak yaşadıkları sorunları ortak bir çatı altında ve yaratıcı bir enerjiyle çözebilecekleri bir yapı önermektedir. Bu yapı, üyelerini, yönetmelik ve yasalar içinde boğulmadan, kendi sorunlarına sahip çıkmaya, parasallaşmış üretim ilişkilerinin karşısında meslek onuru ve haklarının korunması ile haksız rekabetin önlenmesinde sorumluluk almaya çağırmaktadır. Şüphesiz ki, Mimarlar Odası’nın ücretli çalışanları ile kurduğu ilişkinin yeni baştan tanımlanması bir taban dinamizmini de zorunlu kılmaktadır. Yaratılacak böyle bir dinamizm, ona sunulacakları pasif olarak bekleyen üyeden, Odasını ve onun kendisine sağladığı imkânları sahiplenen, bu sayede istediğini alan ve kendi gündemini oluşturan üyeye doğru geçişi de sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki Mimarlar Odası’nın amaçlarından biri “üyeler arasında dayanışmayı sağlamak ve haksız rekabeti önlemek” olarak belirlenmiştir. Diğer yandan, çağımız bireyinin en büyük özelliği örgütsüz ve atomize olmasıdır. Çalışanların kendi adlarına oluşturacakları örgütlülük ile düşünceler yalınlaşıp tutarlılaşacak ve net bir tavra dönüşecektir. Dolayısıyla, şikâyet etmek ve rahatsızlık bildirmek değil, değiştirmek esas ise, Odamızın ücretli çalışanları ile kurduğu ilişkiyi yeni baştan tanımlamak ve yaratılan enerjiden Oda’nın pay almasını sağlamak yine Mimarlar Odası’nın üyelerine düşmektedir. Mimarlar Odası bu konuda şimdiye kadar attığı adımlara ek olarak, bu yeni tartışma ortamının yarattığı imkânı kullanmak amacıyla, Ücretli Çalışan Mimarlar Komisyonu dahilinde üyelerinin sorunlarının gündeme getirilip tartışılacağı bu sayfayı açmış bulunmaktadır. Mimarlar Odası, tüm ücretli çalışan mimarlara açık davetinde, mimarları, mesleki hayatta yaşadıkları sorunları, bir grubun üyesi olmanın farkındalığıyla gündeme getirmesini ve buradaki tartışma ve fikirlere aktif olarak katılmasını beklemektedir. Bu sayede Ücretli Çalışan Mimarlar Komisyonu da çalışmalarını gerçekleştirirken, doğrudan üyelerinin sorun ve istekleri ile örtüşen bir gündem belirleyebilecektir. Görüleceği gibi ileriki günlerde yapılacak çalışmalar, sizin düşünceleriniz, aktif katılımlarınız, doğrudan komisyonla kurduğunuz, isterseniz dahil olduğunuz ilişkiler çerçevesinde şekillenip Oda ile üyelerinin ortaklaştığı bir çalışmanın da ilk adımlarını atmış olacaktır. Ücretli Çalışanlar Komisyonu: Kamu: Kubilay Önal, Tuncay Gürpınarlı, Erdinç Güner Özel: Taner Orhon, Hakkı Yırtıcı, Mimarlar Odası: Ö. Fikret Oğuz (sekreter), Metin Karadağ TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Ücretli Çalışanlar Komisyonu Tel: (212) 227 69 10, Faks: (212) 236 85 28 E-Posta: ucretli@mimarist.org
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-12-2005
Mesaj: 5
|
ucretli calisan bir mimar olarak bazi sorularim olacak
1- mimarlik meslek yasasi var mi? 2- yok ise, mimarlarin temelde uymalari gereken yazili meslek kurallari var mi, hem kendi pratikleri icin hem de yanlarinda calisan mimarlara karsi uygulamak uzere? 3- bunlar var ise bu kurallari kim belirliyor, nasil denetliyor, uyulmadigini belirlediginde ne tur yaptirimlar uyguluyor. 4- buro sahibi mimarlar, mimarlar odasindan yasal olarak faaliyet gosterebilmek icin her turlu belge vs.yi alirken bu yazili kurallari da ediniyorlar mi? 5- mimarlar odasi bu kurallarin uygulanirligini nasil takip ediyor, ya da bu mimarlar odasinin gorevi mi? 6- bu takip edilebiliyor ise, mimarlar odasinin, ucretli calisanlarin bir arada tespit edecekleri sorunlar ve kosullar sonucunda herhangi bir buro sahibi mimara karsi yaptirim gucu ne olacak? 7- olasi cikabilecek sorunlardan olan; fazla calisma saatleri, buna karsin mesai ucreti almama, ucuza isgucu calistirma, sigortasiz calistirma, aldigi maas uzerinden sigortalamama vb. pek cok konu hakkinda mimarlar odasi ne yapacak? birseyler yapma gucu var mi? 8- eger yok ise niyet sadece "sorunlari dile getirmek", "birlikte sesimizi cikartmak", "bir mum yakmak" mi? |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
"Bir mum yakmak..."
Ömer Bey
Bence tek seçenek: "Bir mum yakmak..." ![]()
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-09-2005
Mesaj: 74
|
gerçekten hepimizin sorunlarını bir çırpıda dile getirivermişiniz.Yıllardır yakılan mumlar eridi ve yok oldu.Hele ki bu mumları şimdi odamız mı yakacak?????sanırım çin malı mumlar gibi anca etrafı kirletecek..........sadece aidatların toplanma zamanında ve seçimlerde üyelerini hatırlayan zihniyetler yönetimi bunca sorunun altında mastik asfalt gibi ezilmekten başka bir iş yapamaz.....
__________________
Boyun eğenmi güçsüzdür yoksa boyun eğdirme ihtiyacı duyanmı? |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-12-2005
Mesaj: 5
|
"omer bey" olmadigimi biliyorum (en azindan bir bayan olarak)
ama sanirim siz bu sorularin cevabini bilmiyorsunuz. tesekkurler |
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Düzelti Yorum
Peki o zaman Ömer Hanım.
Bende teşekkür ederim. Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-12-2005
Mesaj: 5
|
sanirim...
hayali takintilara kilitlenmektense sorunlar ve cozumleri ile ilgilenmek size uzak. ayrica sorularim sadece size degil bu konuda yeterlilik sahibi herkeze. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Niyet varsa mevzuat bahane...
Lütfen biraz samimiyet;
Lütfen biraz ciddiyet; Lütfen biraz dürüstlük.... Evet, "Niyet varsa mevzuat bahane..." Bu yazıyı foruma bugün yani 12 Aralık 2005, saat: 10.25'de yapıştırdım. Sayın "e_mimar" ise aşağıdaki tarih ve saatte "HEMEN ÜYE OLUP, GAYET PROFESYONELCE İLK YAZISINI YAZIVERDİ" ---------------------- 12-12-2005, 12:09 Üye Kayıt Tarihi: Dec 2005 ---------------------- Sayın "e_mimar"ın sorularına bir çok forum başlığı altında defalarca yanıt verdim. ( Eğer "nerede ve ne zaman?" diye soracak olan olursa bütün ilgili linkleri ve yazıları, buraya yığarım.) Kendisi de bunu çok iyi biliyor. Ama burada daha önceki tartışmaların kaşarlaştırdığı bir ruh haliyle, yukarıdaki "DAVET"teki yazıya karşı kör bir ön yargı ile yaklaşması; "yuh artık, bu kadar da köryargı olmaz!.." demek hakkımı doğurdu. Evet, "Niyet var mı, niyet?" Eğer, varsa DAVET yazısındaki niyetle karşılaştıralım... Gerisi "mevzuat-ı bahane..." Lütfen biraz samimiyet; Lütfen biraz ciddiyet; Lütfen biraz dürüstlük....
__________________
Metin Karadağ 12390 En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 12-12-2005 17:06. Nedeni: Ek.. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-12-2005
Mesaj: 5
|
uzgunum ama sizin yazilarinizin siki bir takipcisi degilim.
sorularimin cevaplarini ise ciddiyetle ele alabilecek kisiler olduguna inaniyorum |
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Herşeyin bir ilki vardır...
Herşeyin bir ilki vardır...
Bakın bu yeni üyeliğinizle bile daha bir kaç saat içinde 4 yazı yazdınız... Bence hafız kaybınıza karşı en iyi ilaç; sık sık başka başka isimler altında üyelik açmamanız. Böylece neleri sıkı takip edip etmediğinizi kolayca anlayabilirsiniz. Kolay gelsin... Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-12-2005
Mesaj: 5
|
genelde forumlarda sizin gibi sahiplenme ve "herkezi tanirim" "herkeze verecek bir cevabim vardir" duygusuna hakim "kisisellestirici" ler olur.
ama gozlemim genelde tum laf kalabaliklarinin arasinda iletisim kurabilen insanlar ciktigidir. fazla kelimeleri ayiklarsak sorular ve cavaplari konusunda tartismaya devam edebiliriz |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-05-2005
Mesaj: 4
|
umarım artık bir çözüm bulunur
daha önce arkitera açılan borcunu ödemeyen mimarlar forumuna yazdım, daha önce yazdıklarımı tekrar yazımın sonuna aşağıya kopyaladım. sadece yazmakla da kalmadım. mimarlar odasına yarışma şartnamesi almaya gittiğimde (tabi şartnameyi alamadım, çünkü odanın bişeyleri organize etme yeteneksizliğinle durmadan karşılaşıyorum. çalışanları olarak ya bunu maaşla yapılan bir iş olarak görüyorlar, yada dünyadan pek haberleri yok..bende oluşan imaj bu) rabia hanımla görüştüm. ücretli çalışan bir mimar olarak sıkıntılarımı anlattım. çalıştığım yerden maaşımı alamadığımdan dolayı, en azından alacaklarımı kurtarmak için istifa etmek zorunda kaldığımı, alacaklarımı da ayrıldıktan 15 gün sonra zorla alabildiğimi, tabi istifa ettiğim için herhangi bir tazminat talep edemediğimi de anlatım. komisyon oluşturulduğunu, komisyondaki arkadaşların izinde olduklarını söyledi kendileri...ben de çalışma yapıldığında çağırmaları talebiyle telefon numaralarımı mail adresimi (keza odaya aidatlarını düzenli ödeyen, hiç borcu olmayan biri olarak, kullandığım telefon adres, mail, vs zaten kayıtlı, mevcut) bıraktım..görüştüğümde ağustos'tu. arkiterada başlayan tartışma da temmuzda başladı..şimdi tekrar hatırlatma gereğindeyim....temmuz, ağustos, eylül, ekim, kasım, ve aralık....aradan 6 ay geçmiş...beni kimse aramadı !!!!!...sorunlara ne kadar ivedi çözümler bulduğumuz ortada...malesef görüntü çözüm bulma yönünde değil...çözüm bulma oyunu oynanıyor gibi...
benden sonra borcunu ödemeyen mimarlar forumunda _doMain_ ismiyle yazan kişi yazısının bir bölümünde ("Mesleğin itibarı korunacaksa bunu bir noktada mesleği yapanlar koruyacak. Burada da Oda bilinçlendirecek üyelerini. YENERKAHYA’ya bu noktada katılıyorum.") diye belirtti. eğer mesleğin itibarı korunacaksa, oda benim hakkımı ben de mesleğin itibarını koruyacağım...umarım bu etkileşimli süreç hakkında birilerinde fikir oluşur....yoksa haydarpaşada şu oluyor, galatapotta bu oluyor, bilmem nerde ne oluyor diyerek 10 kişiyle basın açıklaması yaparak, mimarlara düzenli olarak açık kapalı mektuplar göndererek mimarlığın ve kentin sorunlarının çözülmeyeceğini, odanın kurum olarak üyelerinin hakkını savunarak, üyelerini arkasında güç olarak hissederek varlık oluşturmasıyla çözüme ortak olup öneri ve tepkisini dile getirmesiyle çözülebileceğine inandığımı belirtmek istiyorum... metin beye de kendisiyle polemiğe girmek istemediğimi de belirterek seslenmek istiyorum...hep samimiyetten bahsediyorsunuz..bunu sadece arkitera forumda bir davet olarak değil, tüm oda üyelerine e-mail yoluyla ÜCRETLİ ÇALIŞANLARIN SORUNLARI ÇÖZECEĞİZ başlığıyla gönderecek cesaretiniz var mı, kendinize bunu gerçek anlamda bir sorumluluk olarak görebilecek misiniz merak ediyorum...kendinize de bunu görev edinmeyin, bunun sizin değil mimarlar odasının görevi olduğunu düşünüyorum..... saygılarımla, herkese iyi çalışmalar.. yener kahya ................................................................................ ................................................................................ ................................................................................ .................... ................................................................................ .................................................. dengesiz ilişkiler -------------------------------------------------------------------------------- yazısına gelen tepkilerden hakkı yırtıcı' nın yazısında önemli noktalara değinmiş olduğu ortaya çıkıyor. ben de yazarın söylediklerine katılıyorum, bence de gündemde olması gereken en öncelikli konu mimarların (ay sonunu düşünen) çalışma koşulları ve hayat standartlarıdır. yazarın da belirttiği gibi bu adamlar kaç saat çalışırlar, saat ücreti ne alırlar (öyle bişey var mı ..tabiki yok), sigortalı mı çalışmaktadırlar, sigortaları aldıkları ücretle orantılı mı ödenmektedir?? odanın bu konuların çözümüne dair bişeyler yapması gerekir. üyelerinin haklarını koruma doğrultusunda çok sıkı bir takiple yukarıda bahsedilen konularda aylık düzenli raporların kendisine gönderilmesini ilgili kurum ve işyerlerinden isteyebilir. Ve belirlenen standartların altındakilere uyarı ve yaptırım gündeme getirilebilir. belki bu sayede oda sadece aidat toplayan işe yaramaz kurum görüntüsünden sıyrılabilir. bu öncelikli halledilmesi gereken ilk kısımdır. yazarında belirttiği bu soruna ilgi göstererek, oda bir işe yaradığını gösterebilir. ayrıca bir de sorum olacak avrupa birliği uyum yasal arıyla mesleğe gelecek değişikliklerden neden kimsenin haberi olmuyor????neden bunlar aleni açık olarak topluma ve mimarlara aktarılmıyor, mimarlar odası neden bu görevi üstlenmiyor, neden yayınları olan dergi ve bültenlerde duyurulmuyor, bilgilendirilmiyor, tartışmaya açılmıyor??? neden??? konuşulacak çok konu var, mimarın ve mimarlığın toplumda hakettiği değeri ve saygınlığı tekrar bulması gerekiyor. hakkı yırtıcının önerisini de destekliyorum, oda üyeleriyle biraraya gelip üyelere kulak verse iyi olacak. ama öncelikli olarak ücretli çalışan mimarların aldıkları ücretlere yönelik iyileştirlme yapılması gerekiyor.... saygılar... ................................................................................ ................................................................................ ................................................................................ ................................................................................ ...................................................................... |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Bu sorunun yanıtının sahibi kim olacak?
Bu sorunun yanıtının sahibi kim olacak?
Mimarlar Odası'nda, Serbest Çalışan Mimarlar kendileriyle ilgili gördükleri tüm alanlardaki yönetmeliklerin hazırlığını; ilgili komisyonlara doğrudan katılarak kendileri yaparlar. Hiçbir engel yokken Ücretli Çalışan Mimarlar ise neden kendileriyle ilgili alanlardaki yönetmeliklerin hazırlığı için ilgili komisyonlar kurulmasına önayak olmazlar, ya da var olan komisyon çalışmalarına aynı biçimde katılmazlar ya da destek vermezler? Bu sorunun yanıtı nerede?... Daha doğrusu yanıtın sahipleri nerede? Peşpeşe elde edilmiş bir dizi hak; eğer unutulmaz ise "haklar" yani "hukuk" halini alır. Hak birikimi oluşturamayacak kadar, hukuk üretemeyecek kadar bile bir araya gelmeyenler, ne hukuku üretebilmişlerdir ki bugüne kadar? Dünyanın neresinde görülmüş ki? İstenen nedir anlamak mümkün değil; Serbest Çalışan Mimarlar, Ücretli Çalışan Mimarlar'ın da haklarını savunsun ve yönetmeliklerini de hazırlasın mı isteniyor? Oysa ki 2004 Kasım ayında Nevşehir Olağanüstü Genel Kurulu'nda kabul edilmiş yönetmelikteki "Ücretli Çalışan Mimarlara ödenecek asgari ücrete" itiraz için bazı Serbest Çalışan Mimarların Üye olduğu bir dernek henüz daha yeni dava açmadı mı? ... Önceki tartışmalardan sadece Hakkı Yırtıcı ve Taner Orhon sözünün sahibi çıktı. Diğerleri şimdilik ortada yoklar. Ya da ancak Sayın Yener Kahya gibi sadece başlarına olumsuz bir iş geldiğinde mi Ücretli Çalışan Mimarlar'rın hakları akla gelecek?
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
“Açık Davet”e Verilen Yanıtlar...
Ücretli Çalışan Mimarlar Komisyonu’nun “Açık Davet”ine Verilen Yanıtlar
Mimarlara Mektup / Sayı 83 - Ocak 2006 http://www.mimarist.org/mmektup/inde...i=40&RecID=925 Komisyonumuzun mimarlara mektup’un Kasım sayısında yayımlanan “Açık Davet”ine yanıtlar az da olsa gelmeye başladı. Davet yazımızın okunduğunun göstergesi olarak bizi ümitlendiren üç yazıdan ikisini üyelerimize sunuyoruz. Yazılardaki görüşlerin gelecekte bir tartışma / foruma dönüşmesini dilediğimiz bu sayfaya yeni yanıtlar beklemeye devam ettiğimizi de (açık davetimizin süreli olmadığını) belirtelim. Ücretli Çalışan Mimarlar Komisyonu * * * Ne Mutlu! Nihayet birileri bu konuya (tabir-i caiz ise) parmak bastı. Ben de yazdıklarınızla aynı düşüncedeyim ve bana hiçbir faydası dokunmamış, en azından benim meslek onurum adına hiçbir şey yapmamış olan bir kuruma ne için aidat ödemem gerektiğini de bir türlü bulamamışımdır. Bizleri teknik ressam olmaktan öteye geçirmemiş bir meslek onuru dolayısıyla, (halktan gelen yaklaşım, “ne olacak canım sen de iş mi yapıyorsun, iki çizik attırıver işte” diyenlerle çok karşılaştığım için) mesleğini yapmayan bir meslektaşınız olarak bu konuya değinen herkese çok teşekkürler. Bütün bunların sebep ve sonuç ilişkisiyle tartışıp çözüm üretilirse gelecek kuşaklar adına ne mutlu sizlere, bizlere… Sevgi ve Saygılarımla Pınar Nilgün Kutsal, 17079, Yük. Mim. * * * Mimarlar Odası’nın üyelerinin çalışma şartları ile ilgilenmesi geç ama bence çok önemli bir kazanım. Mimarlık mesleğinin saygınlığını artırabilmenin en önemli unsurlarından birisi mimarın saygınlığının olmasıdır. Çok fazla mimarlık fakültesinin bulunması ve mezunlarının mimarlık mesleğinin gerektirdiği donanımda bulunmaması neticesinde mimarlar toplumda görmeleri gereken saygıyı görememektedirler. Mimarlığın sadece tasarım yönünün ön plana çıkarılması, hemen hemen ve tüm mesleki eğitimin bu yönde verilmesi sonucunda şantiyeler inşaat mühendislerine terk edilmiş durumdadır. Mevcut iş imkânlarının (büro, ofis, pazarlama vb.) kısıtlı olması sonucunda anlamsız öldürücü rekabet ortamı oluşmuştur. Büyük projelerin belirli gruplar veya yurtdışı firmalar tarafından yapılması (formalite icabı Türk mimar imza atmaktadır) iş olanaklarını daha da küçültmektedirler. Mevcut pasta üzerindeki kavgayı bir kenara bırakarak, hızla mimarlara meslek için eğitimler verilerek şantiyecilik özendirilmeli ve gerekli donanımlara ulaşmaları sağlanmalıdır. Naçizane önerim Mimarlar Odası’nın yapı denetimle ilgili amansız muhalefetini bir kenara bırakması ve bu şekilde yapı denetim şirketlerinde, ilk etapta en az 2500-3000 yeni mimarın görev almasının sağlanmasıdır. Bir yapı denetim firması ortağı mimar olarak, yapı denetim firmalarında görev yapan inşaat mühendisi, makine mühendisi ve elektrik mühendisi sayıları yanında mimar sayısının bu kadar az olması ve bu sektörün inşaat mühendislerine terk edilmiş olması mimarlığa ve mimarlara yapılan en büyük haksızlıktır. Bu sektörün mimarlara ne gibi iş olanakları sağlayabileceğini daha detaylı olarak komisyonunuza sunmaktan mutluluk duyarım. Umarım yazımı dikkate alır ve en az 2000-3000 meslektaşımıza (19 vilayet için) iş imkânı sağlamanın vesilesi olursunuz. Yusuf İ. Aydın, 26012, Mimar *** Mimarlara Mektup / Sayı 84 - Şubat 2006 Ücretli Çalışan Mimarlar Genel Toplantısına Doğru... 2005 yılı yaz başında internet üzerinde başlayan; ücretli çalışan mimarların sorunları ile Mimarlar Odası’nın sorumlulukları çerçevesindeki tartışmanın ardından Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi bünyesinde kurulan “Ücretli Çalışan Mimarlar Komisyonu”nun açık daveti yine bu sayfalarda duyurulmuştu. Geçen sayıda da bu “açık davete” yanıt niteliğinde iki yazı yayımlandı. İnternet üzerindeki tartışmanın harareti ve katılımcı sayısı ile bu sayfalara yansıyan cevap yazılar arasındaki niceliksel farkın iletişim araçları arasındaki farktan kaynaklandığı kesin. Ancak doğrudan ücretli çalışan mimarların bu sorunu kendilerinin sahiplenmesi ve ortak bir bilincin oluşturulabilmesi için benzer bir katılımın bu sayfalara da yansıması şart. Bu nedenle öncelikle “açık davet”imizi tekrarlıyor; çalışma hayatı içinde karşılaşılan sorunları ve bu konudaki düşünceleri ele alan yazıları bekliyoruz. Böylelikle on binin üzerinde mimara ulaşan bu yayın sayesinde konuya olan ilgi ve tartışma ortamı daha da canlanacaktır. Düşüncelerinizi ucretli@mimarist.org e-posta adresine ulaştırabilirsiniz. İkinci ve daha sonuca yönelik atılan somut bir adımsa, bu konuyla ilgili merak edilen ya da birebir karşılaşılan sorunların yine aynı e-posta adresine yollanarak, odanın avukatı tarafından yanıtlanıp geri dönüş yapılacak bir sistemin kurulmuş olmasıdır. Talebin çok olması durumunda haftanın belli günlerinde Şube hizmet binasında bir avukatın hazır bulunması ve sorunlara hukuki yanıtın birinci ağızdan verilmesi düşünülmektedir. Mimarlara Mektup’ta yayımlanacak yazılar ve Oda’nın avukatına ulaştırılacak sorular ücretli çalışan mimarların güncel sorunlarının göz önüne serilmesini kolaylaştıracak; daha da önemlisi komisyonun yapacağı çalışmalara yön verecektir. Ayrıca ücretli çalışan mimarları bir araya toplamayı amaçlayan ve bahar aylarında yapılması düşünülen toplantı, tartışma, tanışma, kokteyl niteliğindeki bir etkinliğin de zemini hazırlanmış olacaktır. Bu etkinliğin amacı, hem sorunların yüz yüze dile getirilmesi hem de üyeler arasındaki birebir ilişkinin geliştirilerek ilerde daha verimli ve ortak çalışmalarda bulunabilecek üyeler arasındaki diyalogun kuvvetlendirilmesidir. Gündelik yaşamın koşuşturması ve temposu içinde kendi sorunlarının tekilliğine gömülen ve yalnızlaşan ücretli çalışan sorunlarının aslında her yer ve koşulda kendini tekrarladığı ortada. Ve eğer buna karşı bir tavır alınacaksa bu ancak söz konusu tekilliklerin aslında ortak ve genel bir sorunun parçası olduğunun bir kere daha altının çizilmesi ve bir araya gelinmesiyle olacaktır. Bu nedenle geçen yıl yaz başında başlayan ve bugüne ulaşan sürecin bir buluşmaya dönüşebilmesi için bu sürecin sizlerin katkılarıyla devam etmesi gerekmektedir. TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Ücretli Çalışan Mimarlar Komisyonu
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Doğrusu "öğretilmiş çaresizlik mi, yoksa öğrenilmiş çaresizlik mi?"
Doğrusu "öğretilmiş çaresizlik mi, yoksa öğrenilmiş çaresizlik mi?"
"ÖĞRETiLMiŞ ÇARESiZLiK" nedir diyerek incelemek isterseniz... Bu, http://forum.arkitera.com/showthread...0679#post40679 adresini inceleyebilirsiniz... Olmadı, başka başka web arama motorlarndan araştırabilirsiniz;... "Öğretilmiş (ya da öğrenilmiş) Çaresizlik" kavramını. * * * Hani bir söz var, kelime oyunlu belki duymuşsunuzdur. Çaresiz değilsiniz, çünkü çare sizsiniz... Yine konu dışı ama son günlerde basında da yer alan en dikkat çeken esprili kelime oyunu: Maliye Bakanlığı değil; Malı Ye BakaRlığı... BakaRlık da herhalde çayır kenarından geçen trene bakan et ve süt sahibi bakar kişilerden türetilmiş... ![]()
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|