|
|
#1 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-09-2001
Mesaj: 245
|
Köhne Meslek Odaları Felaketler üzerinden reklamlarını yapıyor!
Aşağıdaki metin Mimarlar Odasi Genel Merkezi Sitesinden bir alıntı.
Alıntı:
Bu etkinlik resmen ölen binlerce insan ve şu anda hayat mücadelesi çeken yine yüzbinlerce insanın üzerinden kendi örgütlerinin REKLAMINI YAPMAKTIR! Çünkü: Taksimde yakılacak mumların Asya'daki hiç bir kimseye bir faydası olmayacaktır. Metinde belirtilmediğine göre muhtemelen bu mumların parası oralara gitmeyecektir. İddia ettikleri gibi bırakın yapılan eylemin yankısını, Asya'daki ve dünyadaki kimse bu eylemden haberdar bile olmayacak, bundan dolayı kimse "Ne güzel Türkiye'deki meslek sahibi insanları temsil eden örgütler bizi unutmamış" demeyeceklerdir. Meslek sahibi insanları temsil eden örgütlerden daha fazlası bekleniyor herhalde. Akla bir çırpıda gelen çözümler. Mimarlar Odası olarak her üyeden zorunlu 1YTL kesin. Hepsinin kredi kartları sizde var. Veya acil barınak üretimi için prefabrik yapı firmalarını zorlayın, hızlı barınak üretimi için yarışma açın, çözümleri orda uygulayacak gönüllü mimarları örgütleyin götürün. Bunları yapamıyorsanız mimarlar arasında yardım kampanyası düzenleyin, SMS kampanyasına katılmalarını teşvik edin, ilk üç ayda mimari proje tescil ücretlerini Asya'ya gönderin.... vb. bir sürü çözüm. Mimarlar odası ve TMMOB'nin yaptığı utanç verici REKLAM'dan başka bişey değil. |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-10-2002
Mesaj: 53
|
reklam mı kifayetsizlik mi?
Mimarlar odasının herhangi bir şeyin reklamını yapabilecek kapasitede olduğunu düşünmüyorum. Başkanının "rant demokrasisine" karşı yazılmış kitapları bile var. Evet oda kendinden başka hiç birşeyi düşünmeyen narsist bir canavara dönmüştür. Ancak böyle bir etkinliği "reklam" gibi gelişmiş piyasa koşullarının bir aracıyla ilişkilendirmek ancak benzetmeyi yapanın güzelliğidir. (Ömer'in yardım için getirdiği önerilerin bir tanesinin bile "odacıların" aklının ucuna bile gelmediğine parmağımı basarım.) Bu olay olsa olsa 'bir şeyler yapalım bari ne de olsa sosyal bir geçmişimiz var boş boş oturmak bize yakışmaz' rehavetinden kaynaklanan bir 'etkinlik'ten ibarettir.
-bir gün mimarlar odası, mimarlar odası olacak. buna da şüphem yok-
__________________
tangent universe has collapsed |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Diyalog Konugu
Kayıt Tarihi: 01-10-2002
Mesaj: 82
|
Sayın Ömer Bey,
Meslek Odaları hakkında üzüntünüzü paylaşıyorum. Her meslek odası öncelikle temsil ettiği meslek konusu hakkında duyarlı olamalı ve o mesleğin toplum içindeki itibarını yükseltmekle görevli olmalı. Küressel felaketlere duyarlı olma sadece mimarlara özgün olmadığı için mesleki konularının dışında kalabilir. Mum yakmak yerine ortak bir yardım kampanyasını odamız başlatabilir veya mevcut olan hakkında bilgi verip katılmamızı teşvik edebilir. Meslek odamızın var olma sebebini sürekli sorgulamamız gerekiyor sanırım: - Mimarlar odalarının kendi meslekdaş üyelerinin projelerine vize vererek denetlemekle topluma verdikleri mesaj nedir? Toplumu niteliksiz mimari hizmete karşı korumak onların görevimidir? - Odamızın proje faturalarını ibraz ederek maliye müfettişliği görevini üstlenmesi doğrumudur? - Odamızın mimari hizmetler için asgari fiyat belirlemesi doğru ve uygunmudur? Mimari hizmetlerin asgari fiyat karşılığı asgariye indirilmesini tasvip ederlermi? Neticede piyasada asgari ücretlerin azami ücret olarak algılanması odalarımızı rahatsız etmiyormu? - Odalar mesleğimizi ilgilendiren yasalar hakkında bizleri bilgilendirirken politik polemikten uzak durmaları gerekmezmi? - Odamız mimarlık ve mezuniyet sonrası eğitime daha çok önem vermesi gerekmezmi? Serbest çalışan mimarların akademik kariyerlerini engellemek yerine teşvik etmeleri gerekmezmi? Daha lafı uzatmama gerek yok sanırım... Birzamanlar Türkiye dışında mesleğimi icraat ettiğim için oradaki odalarla bizim odaları mukayese yapmadan duramıyorum. Diğer ülkelerde mimarlar odalarının var olmalarının başlıca amacı mimarlığın kalitesini ve itibarını yükseltmektir. Orada odalar "biz mimarları" temsil ederler ve mesleğimizin ortak itibarını korurlar. Onlar vize vermezler ve ücret belirlemezler. Onlar bilgi, eğitim ve ödül verirler. Ama en önemlisi oradaki mimarlar mesleklerini icraat etmeleri için ,yani proje muellifi olmaları için, mimarlar odasına üye olmaları gerekmez. Mesleki oda üyeliği ve faliyetleri tamamiyle gönüllüdür. Mimarlar aidatlarını öderken üye oldukları odalardan bilgi, destek ve hizmet beklerler. Dolayısiyle odalar üyelerinin denetimindedirler. Türkiyede Mimarlar Odası sanki toplumu korumak için "bizleri" denetlemekle görevlendirilmiş bir yapıya sahiptir. Biz mimarlar bu kadar çok denetlenmeyi hak ediyorsak toplum içinde ne kadar saygı talep edebiliriz? Odamız sürekli bu mesajı topluma vermekle ne kadar bizim saygımızı kazanabilir? Yanıtımı bitirirken meslek odalarındaki seçim sisteminin anti demokratik olduğunu vurgulamak istiyorum. Odalarda seçim öncesi hazırlanmış ve kulisleri yapılmış yönetim kurul listelerinin hazır zarflara yerleştirmesiyle neler amaçlanıyor acaba? Uyum içinde çalşabilecek bir yönetimi seçmek için liste "A" veya "B" arasında tercih yapmaya mecbur kalmamız bana eski Kızıl Çin seçim sistemini hatırlatıyor. Bence bağımsız seçilen bireylerden oluşan ve her konuda uyum içinde olmayan bir yönetim kurulu tercih edilmeli. Böylece en çok oy alarak "bağımsız" seçilen başkan karar alırken kurulun diğer bağımsız üyelerini ikna etmeye mecbur kalmalı. Mimarlar odalarında ayrı görüşleri savunan yönetim kurul üyelerinin medenice tartışarak demokratik karar almaları mesleğimize yakışır derim. Yanlışmı düşünüyorum? Saygılarımla,
__________________
Kaya Arıkoğlu En son Kaya Arikoglu tarafından düzenlendi : 16-01-2005 13:30. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-07-2002
Mesaj: 28
|
yapılabilecek bir şey?
en azından olabilecek "en kötü şey" üzerinden tepki mekanizmamızın dillenmiş olmasını fırsat biliyor ve hem oda eleştirilerine hem de "yapılabileceklerin" örnekleri adına ömer bey'e katıldığımı söylemek istiyorum.
konu asya'daki felaket olunca şimdilik "oda" konusundaki görüşlerimi bir kenara koyarak öncelikle türkiye'de mimarlık üzerinden herhangi bir kampanyanın başlatılıp başlatılmadığını öğrenmek istiyorum..benim ulaşabildiğim örneği; www.architectureforhumanity.com adresinden görebilirsiniz ve ömer bey'in dile getirdiği yapılabilirlikleri olan önermelerin de değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-09-2001
Mesaj: 245
|
Infilak haklisin, reklam aslinda odaların hiç de aşina olmadığı bir düzenin aracı. Hadi reklam demeyelim de bu yapılanın statükocu bir propaganda olarak görelim. Sonuçta ölen insanlar üzerinden yapılan anlamsız ve de çirkin bir eylem.
Kaya Bey'in tespitlerine de katılmamak mümkün değil. Sonuçta Mimarlar Odası mimarları işçiler, kendilerini de işçi sendikası gibi görüyor, hala 70'lerde kalmış propaganda ve eylem yöntemleri ile varlıklarını sürdürmeye çalışıyorlar. Ama ne yazık ki Mimarlar Odası'nın arzuladığımız Mimarlar Odası olacağına pek inanmıyorum. Bunu bugüne dek dünyadaki hiç bir ülke (İspanya hariç) becerebilmiş değil gördüğüm kadarı ile. (ABD'yi bilmiyorum pek) Mimarlar Odası tüm ülkelerde pratik hayattan uzak, statükocu, pasif eylemci mimarlardan oluşuyor ve aslında hiç de bir işe yaramıyor varlıkları. UIA'dan da izlenebilir bu genel çizgi. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|