|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
SMGM Sürekli Mesleki Gelişim Merkezi
Sürekli Mesleki Gelişim Merkezi Çalışmalarına Başladı
İki dönemdir düzenlenen Mimarlık ve Eğitim Kurultayı’nın atölyelerinden birisinde bilindiği gibi “Sürekli Mesleki Gelişim” konusunu işlenerek, bu ortamda yapılan tartışmalardan hareketle hazırlanan yönetmelik taslağı Odamızın Genel Kurulu’nda kabul edilmiş ve çalışmalarına başlamıştır. Genel Kurulumuzda kabul edilen SMGM Yönetmeliği’ne göre Yönetim Kurulu belirlenmiştir. Sürekli Mesleki Gelişim Merkezi’nin oluşum aşamasında görev alan ilk Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşmaktadır: Bülend Tuna (Başkan), Metin Karadağ (Sekreter), Yücel Gürsel, Hakkı Önel, Murat Günaydın, Hatice Özer ve Timur Kaprol. Ayrıca bir Bilim Danışma Kurulu oluşturulmuştur. Bilim Danışma Kurulu’nun oluşturulmasında, farklı deneyimlerin ve uzmanlıkların biraradalığına, farklı sektör ve sorun alanlarının yansıtılmasına özen gösterilmiştir. Bilim Danışma Kurulu’ndan beklenen, mimarlığın ve mimarlık formasyonunun geleceğine ilişkin, bilim, sanat ve teknolojideki gelişmeler ve toplumsal ihtiyaçlar bağlamında vizyon geliştirmek, AB süreci ve gerekleri ile de bağlantılı olarak mimarların kendilerini sürekli olarak geliştirebilecekleri program alanlarını ve akslarını belirleyecek programların oluşturulmasını ve geliştirilmesini sağlamak ve yönlendirmektir. Bilim Danışma Kurulu’nda şu isimler bulunmaktadır: Günhan Danışman, Mete Tapan, Halit Yaşa Ersoy, Doğan Hasol, Haluk Pamir, Kubilay Önal, Mehmet Bozkurt, Yiğit Gülöksüz, Doğan Tekeli, Yalçın Özüekren, Teoman Aktüre, Güner Yavuz, Murat Çıracı, İhsan Bilgin, Süleyman Mazlum, Güven Birkan SMGM Yönetmeliği ve SMGM Yönetmeliği Gerekçesi'ne http://www.mimarlarodasi.org.tr/inde...tail&RecID=155 adresinden ulaşabilirsiniz...
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Gerekçeye özellikle göz atmak...
Yukarıda verilen adrese girerek özellikle "gerekçe" bölümünü öncelikle incelemenizi öneririm.
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Yönetici
|
SMGM Nedir?
Mimarlık Haber'lerdeki şu haberden SMGM'nin ne olduğunu anlayan var mı?
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-07-2001
Mesaj: 46
|
bkz. Metin Karadag
Surekli Mesleki Gelisim Modeli / Merkezi imis... Metin Karadag soyluyor
![]() http://www.arkitera.com/forum/showthread.php?t=3211 Ben de bayaa bi sure MYK ne demek diye dusunmustum ![]() En son didem tarafından düzenlendi : 24-02-2005 20:04. Nedeni: ek bilgi... |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 917
|
Ben hala İstanbul için bir program bulabilmiş değilim....
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-04-2007
Mesaj: 22
|
Ankara'da da SMGM ile ilgili bir program belirtilmedi,sanırım SGMG'nin yürütülmesiyle ilgili itirazları varmış,bir yandan da 15 kredi şartı var yoksa büro tescili alamayacağız ,herhalde en kısa zamanda bir düzenleme getirirler.
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-07-2001
Mesaj: 46
|
Mimarlar Odası İzmir Şubesinde SMG kredileri, ders saati ile orantılı.
6 saatlik bir seminer bu nedenle 6 kredi. Ücretlendirilen egitimler de kredi başına ücretlendiriliyor. İzmir Şubesi'nin geçtiğimiz yıllarda da aktif bir söyleşi / sunum programi olurdu. Bu yıl, odanın bu tür etkinlikleri de SMG kapsaminda 1 kredi olarak kredilendiriliyor. Bu etkinlikler, önceki yıllardaki gibi ücretsiz. Yani yalnizca bunlari takip ederek bile 15 krediyi doldurma sansimiz var izmirde. |
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
İzmir SMD'nin düzenlediği İzmir Mimarlık Buluşmaları'nda en az yukarıdakiler kadar değerli onlarca etkinlik var. Bu etkinlikler neden puanladırılmadı? Aynı soruları yineliyorum: Bu etkinliklerin puanlanmasına kim karar veriyor. Mimarlar Odası ve Şubeleri hem yetkilendirmeyi yapmaya hem de eğitimleri vermeye devam edemezler. Eğer devam edecek olursa İzmir Mimarlık Buluşmaları örneğinde gördüğümüz gibi birbirinden hiç bir farkı olmayan etkinlikleri kendi diledikleri gibi (bunun başka bir açıklaması varsa lütfen yapılsın.) puanlamama hakkına sahip olacaklar... Bu sistem yürümeyecek, bu hali ile yürümesi olanaksız. İstanbul dışındaki şehirlerde şimdiden panik olan ve eğitimlere başlayan şubeler / mimarlar var. Mimarlar Odası'nın yöneticileri gelin bu işi önce enine boyuna tartışın, uygulamaya sonra geçin. Yazık olacak harcanan emeğe ve paraya. |
|
|
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-03-2001
Mesaj: 48
|
Sürekli, zorunlu malzeme reklamı
Mimarlar Odası, fikir olarak doğru fakat uygulamada hatalı bir süreci başlatmıştır.
SGM ' nin gerekliliğini savunurken "gelişen dünya teknolojisine mimarların ayak uydurmasına ve bilgilendirilmesine katkıda bulunmak" gibi ya da buna benzer gerekçeleri var. Tamam, son teknolojileri takip edelim, bu konuda seminerler verilsin, teknik geziler düzenlensin, dileyen katılsın, kendini geliştirsin ve projelerine öğrendiklerini aktarsın... fakat neden zorunlu olmak zorunda? Kendini malzeme ya da son uygulama teknikleri konularında geliştiren bir mimar zaten diğer meslektaşlarından mesleki anlamda bir adım önde olmaz mı? Tartışılacak başka bir konu ise dersleri verecek olan kurum ya da kişiler. Özellikle uygulama malzemeleri konularında ve hatta ısı,su,ses izolasyonları konusunda dersleri veren derneklerin yönetim kurumları günümüz inşaat piyasasında ürün satan ve bayiilik yapan kişilerden oluşmakta. Bu derslerin malzeme reklamından öte bilimsel bir yanının olacağını kim söyleyebilir? Dersleri verecek şahıslar kimlerdir ve bu konuda nerede ne kadar bir süre eğitim almışlardır? Mimarlar odası gerçekten tasarımlarımızdaki ısı,su,ses,yangın yalıtımları gibi konuları "öğrenmemizi" ve projelerimize aktarmamızı isteseydi, bu işi 6 saatlik derslerle vermeye kalkmazdı. Bu ve deprem gibi buna benzer önemli konuların dersleri okullarda zorunlu olarak verilir, bir mimarın projesi mimarlar odasına geldiği zaman ise ısı,ses,su yalıtımı ve yangın güvenliği teknik şartlarına uygunluğu yetkin kişiler tarafından kontrol edilir, bu şartlara uymayan projelere ruhsat izni verilmezdi. Projesi onaylanmayan mimar "zorunlu" olarak kendini eğitir ve projelerini standartlara uygun hale getirirdi. Bence yapılması gereken uygulama budur. Diğer konularda bilgilenmek isteyen mimarlar ise o malzemenin satıcı ya da uygulamacısı ile fikir alışverişinde bulunur, aklına yatan bir ürünü projesinde kullanır. |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-06-2006
Mesaj: 29
|
MİMARLAR ODASI YÖNETİM KURULU
SMG YÖNETİCİSİ Avrupa ve Amerika’da yaşayan meslektaşlarımdan SMG hakkında bilgi aldım. Şimdiye kadar gelen maillerden ve araştırmalarımdan örnekler: Avusturya’da 3 sene stajyer mimarlık yapıyorsun. ZIVILTEKNIKER sınavı denen olayı yapıyorsun ki bu isin teknik yönünden çok büro götürebilmek için yeterli olmanı sağlıyor, sigorta, vergi, banka falan yani bu isleri öğreniyorsun... Sonra da ofisi açıyorsun. Hepsi bu kadar. Almanya’da da aynı. Amerika’da ve Kanada’da 2-3 yıl yeterlilik ders ve sınavlarına giriliyor. Sistem bu kadar zor olduğu için, mevcut tescilli mimarların da kalite ve katkısını muhafaza etmek ve güncellemek üzerine bir strateji geliştirilmiş. AIA bünyesinde bazı eyaletler dışında(California, Nevada, Utah, Arizona, Michigan, Montana, Puerto Rico, Alaska, ...) CE(continuing education) yaygın bir biçimde 10 senedir uygulanıyor. Her sene 18 Learning Unit (8'i Health Safety & Welfare HSW olmak üzere) kazanarak ve kayıt ettirerek eyaletlerdeki kayıtlar hersene veya iki senede bir güncelleniyor. Kimi eyaletlerin kendi şartları var. Genelde 1 LU 1 saatlik bir eğitim ögretim ağırlıklı çalışmaya tekabul eder. Zevkli iş ancak yıllık harcırahlar, zaman falan ek masraf oluyor tabii. İngiltere RIBA’da meslekiçi eğitim zorunluluğu var. 35 saat bilgi güncelleme üzerine CPD(continuing professional development) var. Bunun 19 saati seminer, geri kalanı makale, kitap vb. etkinlikler. Tüm üyelere zorunlu, sadece emekli olanlar hariç. Tümüyle model bize çeviri yapılarak uyarlanmış sanki. Farkı bizde sadece seminer var gözüküyor. Aşağıda Antalya Taşağıl’da İngiltere’de emlak ödülleri alan, Türkiye’nin en ciddi yabancıya konut projelerinden biri olan Nirvana Augustus Village Uygulama projelerinde danışmanlık yaptığımız mimarın mailini özetleyerek aktarıyorum. Bu mimar, İngiltere’de 1000 m2 den daha büyük bir yapı yapma olasılığı bulamamış, bu şansı Türkiye’de yakalamış, bizden birçok şey öğrenerek kendini geliştiren ve ülkesinden teşvik ödülleri alan bir mimardır. Regarding office registration;The Royal Institute of British Architects require that every registered member completes at least 35hrs of Continuing Professional Development (CPD) each year. This time must cover particular areas related to the profession in accordance with very specific rules. Follow this link to the RIBA website for more details. RIBA: CPD at the RIBA We have to register ourselves (as qualified Architects) and the practice separately, although it is only each individual that has to register their CPD hours. In reality this is not too difficult to achieve, just difficult to remember to record! We are liable to be checked (as I was this year), but it is up to the individual architect to decide what constitutes CPD, and to value the benefit he or she gains from each seminar, lecture, magazine article or book they read etc etc. Personally, taking on projects in Turkey has been quite enough to give me more than enough CPD over the last couple of years! Brian Daws Dip Arch RIBA Director INSPIRATION Chartered Architects Ltd +44 (0) 1635 523 226 Rıba linkine girdiğinizde dikkatli okuyun. Seminer, kitap, makale vb. kendi karneni kendin beyan ediyorsun. Sonuçta kimse katıldığın seminerin sertifikasını istemiyor. Yoklama yapılmıyor. Yani vicdana kalmış. Kendini her sene geliştirdiğini beyana dayanan bir sistem. Sadece kayıt üzerine kurulmuş bir model. Demokratik, esnek ama tartışılır bir model. Bizde daha çok ekonomik bir modele dönebilir. Aşağıda Riba sitesinden ulaşılan sertifika zorunlu olmadığına dair yazı. Certificates Please note that the RIBA does not require certificates of attendance and does not ever ask to see them. If you require a certificate from your course provider, please ask the provider directly. They in turn are not required to offer them, though most will do so as a courtesy. The RIBA will ask to see your CPD record sheet if it ever wishes to monitor your CPD achievements; it will never ask for certificates of attendance. SONUÇ: Amerika’da bu sistem 10 senedir uygulansa da halen tartışılmakta ve bazı eyaletlerce kabul görmemektedir. Özellikle Antalya’ya benzer özellikler taşıyan Los Angeles, San Fransisco, San Diego, Las Vegas gibi şehirlerin bulunduğu, turizm, sinema, kumar, slikon vadisi vb. sektörlerin inşaat sektörünü dinamize ettiği Batı USA eyaletleri bu sistemin dışında kalmayı yeğlemişlerdir. Daha doymuş, gelişimini tamamlamış akademik kadroların yoğun olduğu Doğu Eyaletleri ise sisteme ayak uydurmuştur. İngiltere, Avrupa’da USA takipçisi bir ülke olarak bu sisteme son 2 sene içinde geçmiştir. İngiltere, son derece konservatif bir kültür barındıran, kendi gelişimini tümüyle tamamlamış, neredeyse herkesin mastır-doktora yaptığı, akademisyenlerle dolu, belli başlı büroların da dünya çapında iş yaptığı bir mimarlık camiasına sahiptir. Ülkelerinde proje işi kalmadığından, sermaye ile beraber gelişmekte olan ülkelere gelmektedirler. Biz seminerlere giderken belki daha yüzlerce İngiliz mimar Antalya’da iş yapıyor olacak. Ayrıca bu sistemin İngiltere’de bile devamlılığı tartışılmakta ve kerhen uyulmaktadır. Sistem zorunlu olmasına rağmen seminerlerin sertifikaları vb. sorgulanmamakta, bir şekilde üyelere yardımcı olunmaktadır. Amerikanın ve İngilizlerin yaptığı doğrudur diyerek yola çıkarsak sistemimiz aksayabilir. Sistemin özü ve amacı ideal olsa da sistemin şekli ve adaptasyonunda çok sorunlar vardır. Yeni yan sektörler yaratmaktadır. Bu yan sektörlerin yararlı olanlarını (Cad-max uzmanlığı, Emlak Eksperliği, Güvenlik-Yangın danışmanlığı vb.) kabullenip sistemin boş olan kısmını atmamız gerekir. Türkiye, gelişimini henüz tamamlamamış, dinamik bir inşaat sektörüne sahiptir. Gerçekten büroda çalışacak, iş yapacak mimar bulması zor bir piyasa oluşmuştur. Teorisyen değil, pratisyen açığı vardır. Stajyer mimarlık zorunlu olmalıdır. Öğrenmenin en iyi yolu da çalışmaktır. Ancak vakit sorunu olan bu memlekette, seminer zorunluluğu, imza yan sektörü oluşturacaktır ve vakit yaratma açısından lükstür. Her şeyden önce mezun olduğun okulun farkı, diploma, Mastır-doktora, kitap-makale, iş-bitim, ödül, görgü, kültür, tecrübe-sene kısacası CV, portfolyo vb. kriterler hiçe sayılmaktadır. Türkiye piyasasının genç mimarları kendilerini geliştirmeye yeterince açmıştır. Arkitera, Yenimimar gibi web ortamında genç mimarların oluşturduğu mimarlık siteleri bile SMG adı verilen bu kurslardan çok daha verimli olabilir. İş yaparken her işten bir şeyler öğrenilmektedir. Kendini teorik açıdan geliştirmek isteyen ve araştırma yapmak isteyen mimarlar zaten bunu oda faaliyetleri, akademik, enstitülerde ve hatta web ortamında kişisel olarak yapabilme olanaklarına sahiptir. Serbest piyasa da bu ofislerin ve mimarların nosyon sahibi olup olmadıklarını zaman içinde ayırt edebilmektedir. Ayrıca, seminer veren kurum veya kişilerin seçimi ve yeterliliğini kim denetleyecektir? En büyük sorun da budur. Üniversiteler yeterince kadrolara sahip midir ki odalara destek olsun. Provider, yani ders veren, tedarik eden kurumlar ne kadar doğru ve gereklidir? Akademik kadroların iş yapamadığı bir ülkede, bu kadrolar, iş tecrübesini ne kadar güncelleyebilirler? ÖNERİ ARA MODEL Şehir Plancılarının senelerdir uyguladığı karne sistemini kendimize model seçersek pratik açıdan daha yararlı olacaktır. 1. Yeni mezun mimar, 1 ve 2 . grup yapılara imza atabilmeli, belirli yarışmalara girebilmeli, 3 sene stajyerlik zorunluluğu olmalı. 2. Master yapanlar 1 sene staj yapmalı, doktora yapanlara staj muaf olmalıdır. 3. Staj süresini aşanlar 3. grup yapıları imzalamalı. Master-doktora konusu, uzmanlık, katıldığı seminer, workshop, araştırma, makale, kitap, ödül, sergi, iş-bitimlerle Mimarlar Odası’ndan karne alarak puantajı doğrultusunda 4 ve 5. grup yapılardan Otel, Okul, Hastane, Restorasyon, Alışveriş Merkezi, Kentsel Tasarım gibi projeleri yapabilmelidir. 4. Mimarların da tüketici haklarından sorumlu olduğu yangın, güvenlik, deprem gibi konularda zorunlu seminerler olmalı, yeni büro açacak olanlara veya periyodik olarak(yönetmelik değişikliklerinde) tüm mimarlara bu konularda sınav yapılabilir. 5. Yeni büro tescil alacak olanlara birçok ülkede olduğu gibi Muhasebe, Vergi, Bürokrasi konularında yönlendirici olan zorunlu kurslar yapılabilir. Periyodik olarak (yasa değişikliklerinde) tüm mimarlara zorunlu tutulabilir. 6. Kamu ihale kanununda adı geçen benzer iş tarifi esas alınmalıdır. Serbest İş-bitimlerin Kamu İhale Kanununda geçerli olabilmesi için zaten işveren referansı ile faturası, onaylı kapak ve m2 kaydı istenmektedir. Halihazır bürolardan puantaj için işbitim istenebilir. Böylece kaçak veya eksik gösterilen m2, vizesiz proje gibi sorunlar, takipsiz projeler kendiliğinden bir düzene ve nizama girecek ve kayıt altına alınmış olacaktır. Tartışma konusu olan m2 ye bağlı fatura denetimi ve oda vizesi de bu sistemle zorunluluktan öte teşvik edilmiş olacaktır. Puana dayalı iş-bitimi alabilmek için mimar inşaata esas olan m2 nin faturasını, oda onayını, işveren referansını ve oda iş-bitimini ciddiye alacaktır. Mimar hem müşteri memnuniyetini sağladığı gibi kamusal sorumluluğundan kaçamayacak ve inşaat sektörüne mimarın katkısı ve kontrolü arttırılacaktır. Böylece çalışarak iş yapanlar ile ofislerin veriminin ve işgücünün devamı sağlanmış olacaktır. Ayrıca çalışma şansı olmayanların veya kendini bu şekilde geliştirmek isteyenlerin seminer, makale, workshop, sergi, araştırma vb. konularla aktif olması sağlanarak mimarlık teorisinin de gelişimi sağlanacaktır. Toplantılarınıza katılamadığım için özür dilerim. Lütfen oda yönetim kurulu ve SMG birimi yazdıklarımı değerlendirsin. Yapı Denetim Yasası gibi eksik, yanlış ve çelişkili bir meslek yasası çıkarsa, bunun sıkıntılarını senelerce temizleyemeyiz. Erden Engiz Y.Mimar |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-06-2007
Mesaj: 19
|
SMGM komedisi...
Şu andaki uygulama hakkında genelin ne kadar bilgisi var bilmiyorum ama mimarlar odasının bu yaptığı hangi akla veya mantığa hizmet ediyor anlamış değilim.
"Mimarlar Odası’nın görevleri arasında bulunan mesleğin genel menfaatleri, kamu ve toplum yararı doğrultusunda yürütülecek sürekli mesleki gelişim, araştırma ve uygulamaları bu Yönetmelikte düzenlenen amaç, yöntem, ilke ve koşullar içersinde yerine getirmek üzere" diyerek kurduğu SMGM birimini uygulamada maalesef sınıfta kaldı odamız. Yasalara uygunluğu bile tartışmaya açık olan bu uygulamadan maalesef bir çok mağdur mimar meslektaşımız olacaktır. En çok üzüldüğüm nokta ise, bu kararı sorgulamak yerine, "mecburen gideceğiz" diyen; sınırlı katılım kontenjanı olan seminerlere katılmak için neredeyse birbirini ezen mimar arkadaşlarımızın tutumudur. Mimarlar Odası'nın bu uygulaması, ikinci dünya savaşından çok aşina olduğumuz bir amblemi aklıma getiriyor maalesef... |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-06-2007
Mesaj: 19
|
En doğrusu dava açmak ancak şu anda çizdiğim projelerin mimari standartlara uygunluğunu kontrol edip onay veren bir kurumla karşı karşıya gelmekten korkuyorum açıkçası. Dava açarsam bana diğer üyelerle aynı muameleyi yapacaklarına maalesef inanmıyorum.
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| mimarlar odası, smgm, sürekli eğitim |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|