|
|
#31 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Altından kalkamayacağınız...
Altından kalkamayacağınız böyle şahane sözleri başka yerlere saklasanız da buraya sadece aklıbaşında olanları ayırsanız, nasıl olur?...
Ama verilen dersler ve dersleri verenler gözönüne alındığında, SGM sadece ' kuru kuruya 15 kredi toplamak ' tan öteye gidemez gibi görünüyor maalesef.[/QUOTE]
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#32 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-03-2001
Mesaj: 48
|
Alıntı:
Sözlerim sadece SGM hakkında bir eleştiri idi. SGM'nin eleştirilemez ya da eleştiriye tahammülü olmayan bir yapısı varsa, bilemem. Bu forum insanların düşüncelerini ve eleştirilerini özgürce paylaştığı bir ortam olduğuna göre, (forum kuralları sınırları içinde) sözlerimin gayet normal bir eleştiri olduğunu düşünüyorum. 'Altından kalkamayacağım' derken neyi kastettiğinizi anlayamadım, tehditvari bir yanı var, yoksa beni SGM lere almayacak mısınız? ![]() |
|
|
|
|
|
|
#33 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.453
|
Buğra Yazıcı'nın "kuru kuru" yorumuna kendi pozisyonunu diğerlerinden daha yukarıda bir kavrayışla kurumsal parmağını sallayan jestlere başvurmadan önce belki bir miktar neden böyle deniyor diye düşünmek iyi olabilir. "Kuru kuru", mimarlığı pozitivist bir bilim olarak görüp sadece teknik anlatılara ağırlık vermesi mi, örneğin? İzmir şubesinin zaman zaman SMG bilgilendirmeleri ulaşıyor. Bu bilgilendirmelere bakınca böyle düşünmeye eğilimli oluyorum. Ne zaman teknik bir boyutla ilgili bir "ders" olsa, kredi karşılığı değerler "1" krediden büyük oluyor ama bir mimarın çalışmalarını, fikirlerini paylaşmasının karşılığı sabit olarak "1" krediye eşitlenmiş gibi. Şöyle bir kavrayış mı var acaba: teknik anlatılar eşittir bilgi, mimari anlatılar eşittir hafif meşrep sohbet? Şube sayfalarında yayınlanan başlıklarda da meseleyi mevzuat, yönetmelik gibi hep "öğreten" kaynakları bilmeye eşitleyen bir yaklaşım söz konusu. Örneğin, Ankara şubenin sayfasına bakıyorum, "Çağdaş Koruma ve Restorasyon" gibi ilgi çekici bir başlık var; günümüzün tarihe bakışıyla ilgili ne tür kavrayışlar, yaklaşımlar ve malzeme biçimlendirmeleri var gibi çeşitli ve mimarlık kültürüne yönelik açılımlar mı kastediliyor acaba derken parantez içine alınmış "mevzuat" kelimesi bütün heyecanı silip götürüyor.
Aynı sayfanın sonunda değerlendirme kıstasları başlığının altında toplananları okumak ta başka türlü soru işaretleri doğuruyor. Hatta mimarlar odasının bu konuda yani "kuru kuru kredi toplamak" ile ilgili örtük endişeleri var ki değerlendirmenin nicel değil nitel olacağı ilanı var. O ilanın son cümlesi de takdire şayan. söz konusu sayfa Mimarlar Odası Ankara Şubesi :: Sürekli Mesleki Gelişim |
|
|
|
|
|
#34 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Tabii ki ağır kaçmış...
Merhaba Buğra
Daha önce de uzun uzun yazıştık hatırlarsan. Yine daha burada yazdıklarının yanısıra ve özel yazışmalarımızda da dile getirdiklerinden hareketle neyi ne kadar görebildiğini ve bilebildiğini öğrendim, biliyorum. Dilim döndüğünce de açıklama yapmaya çalışmıştım. Bugüne dek neredeyse ortada varolmayan (tek tük istisnalar tabii ki hariç) yeni bir "davranış alışkanlığı" yani yeni bir kültürel aşamadan söz ediyoruz. Üstelik de bu kültürel aşama "gelecek açısından" tüm taraflar için hiç de kolay olmayan durumları içeren zorlu bir süreç... Tamam bütün il veya bölgeler için ölçü olmayabilir ancak varacağı nokta açısından İstanbul önemli örnekler sunabiliyor... Uluslarası sürece uyumlu olarak (kapsamak zorunda artık) 12 alandaki 200'e yakın iş/eğitim alanında faaliyet gösteren meslektaşların tümünü kapsayan ve deneyim ve eğitiminini güncelleme ihtiyaçlarını takviye ederek karşılayabilmek için; sadece İstanbul'da yaşayan mimarlar için 13500 x 15 Kredi/Saat yani 200 bin kredi saatlik bir "şey" den söz ediyoruz... Mimarlar Odası bir eğitim kurumu olmadığı için sadece İstanbul için sözkonusu 200 bin kredi/saatlik eğitim, alanda bulunan üniversiteler, mimarlık vakfı, sektör, sektör birlikleri firmalar vb. kurumlar tarafından "uluslararası standartlara" uyumlu olarak karşılaması gerekiyor. Yani ihtiyacın çok çok büyük kısmı bu alandaki adı geçen "uzman kurumlar" tarafından karşılacak. Henüz imkan olmayan yer ve bölgelerde de zamanla oluşturulması için bazı teşvikler devreye girecek ister istemez. Oluşuncaya kadar geçici transfer olanakları seferber edilecek. Mimarlar Odası tüm bu süreç içinde sadece "zorunlu olan birkaç kalem" ile ilgili üyelere sunulacak hizmetten sorumlu... Tek bir mimarın ömrüne tüm bu alanlardaki eğitimin sığdırılması gibi olanaksız bir beklenti tabii ki sözkonusu değil... Ama yelpazade yer alan tüm alanların da bilinmesi ve interdisipliner alanların birbirne aktaracağı bilgi sinerjisi de gözardı edilemez. Evet, bu konu yepyeni bir davranış alışkanlığı sürecini yani yeni kültürel sürece işaret ediyor... Cünkü geçmişte var olanların böylesi sistemli bir ilişki süreci yok. Şu an henüz ilk örnekleriyle de olsa elleride ne varsa onları, o da daha yeni yeni ortaya koymaya çalışıyor kurumların davet ettiği insanlar. Üyeyi zor durumda bırakmayacak ve onu bu yolda kendi alışkanlıklarını geliştirmesi için kolaylık sağlayacak; kolay ulaşılabilir ve edinilebilir "esnek" bir kredi sistemi ile işe başlandı... SMG eitimleri düzeyi birbirinden çok farklı eğitim biçimleri ile üstelik kıran kırana bir ralli/kros yarışması biçiminde olmayan bir esneklikte sunulan bir süreçten söz ediyoruz .... Yine de çok farklı yelpazeden çok farklı SMG programları üyelerin ulaşabileceği biçimde ardı ardına açılıp sunulmaya devam ediyor. Tabii ki SMG eleştirilir, üstelik de bu aşamada çok büyük bir ihtiyaç... Zaten üyelerden katıldıkları tüm eğitimlerle ilgili tek tek yorum ve değerlendirmelerini alıp sözkonusu eğitiminin geliştirilmesi için sürekli çalışma yapılıyor... Benim anlayamadığım ne zaman fırsat bulup da şimdiye kadar bu alanda tüm yapılan eğitimleri inceledin de "SMG sürecindeki tüm eğitimleri kapsayan böyle allame-i-cihan topyekün bir yargıda bulunabiliyorsun..." Tabii ki bu yorumun ağır kaçmış... Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#35 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Ne gereği var acaba
Merak ettim durduk yerde ne gerek var böyle bir "Lö jö Pontif" yoruma.
Neyse daha sonra bu yazının içine ve dışına dair söyleyeceklerim de olacak... Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#36 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 894
|
Evet 2007 bitiyor, bakalım önümüzdeki günlerde neler olacak?
|
|
|
|
|
|
#37 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Neler olmasını bekliyorsunuz?
Sayın Öztek
Neler olmasını bekliyorsunuz?
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#38 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 894
|
Alıntı:
Geçen hafta bir seminerde mimarlar odası yetkilisi bu kredilerin avrupadaki eğitim sistemine denklik sağlanması için verildiğini söylemiş. Ben yazıları bir taradım ama böyle bir maddeye rastlamadım, ayrıca Metin Karadağ'ın yukarıdaki yazılarından birinde MO sının hedefinin yıllık 35 kredi olduğu yazıyor. Bu konuda bilgisi olan var mı? |
|
|
|
|
|
|
#39 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
"Hazırlık..."
"Hazırlık için..." demiş olmasın sakın?
Bir de 35 kredi Mimarlar Odası'nın değil UİA'nın 5 bölgesinde yapılan benzer çalışmalarda şöyle bir tanım genel kabul görmüş, "... bir mimar yılda en az bir haftasını mesleki gelişimi için ayırmalıdır..." Bu da haftalık çalışmanın ortalama 35 iş saatine denk geliyor. Hazırlık süreci tamamlandığında yani 2010 ile birlikte kesin olarak 35 kredi/saat uygulamasına geçilecek. Uyum süreci için 15 kredi olarak yönergeye girdi... Kredi mi, saat mi konusu çetrefilli gibi görünsede, "kredi/saat değerlendirme kriterleri" her bölge ve ülkenin özelliğine uygun yoruma yol açıyor. Örneğin; "Türkiye büyük ölçüde 1. derece deprem bölgesi..." Almanya'da çalışan mimar için bu bir anlam taşımıyor. Çünkü depremsellik yok gibi... Ama burada önemli faktör. Burada çalışacak Alman mimar için niye zorunlu olmayacağını açıklamak güç... Almanya'da "Baca Ustaları Derneği"nden(adını hatırlayamadım) onay almadan belediyeye proje götürmeniz olanaksız... Bunun gibi 11 ana alanda yüzlerce konuda seminer çok geniş ve farklı yelpazede yer alan mimarlara sunulmak üzere hazırlanıyor... Tüm bu kredileri Mimarlar Odası SMG kredileri ile tamamlamak diye bir şey sözkonusu değil. Mimarlar Odası SMG Merkezi'ne akredite olmak için başvurup onay almış kurumların seminerleri de (listeler halinde ilan ediliyor zaten) kredi alınabilecek alanlar... 2008 için eksiği olanlar eksiklerini 2008 içinde tamamlayabiliyorlar... Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#40 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 894
|
Alıntı:
Mesleki gelişimin dayandırıldığı gerekçeler herkes tarafından kabul görüyor. Ama bizim ülkemizdeki mesleki durumumuzun yurtdışındaki meslekdaşlarımız ile pek alakası yok. Sorun burada. Ayrıca konuşulmuş diğer bir konuda 2005 verilerine göre TR de şu anda yaklaşık olarak 5000 çinli mimarın çalıştığı ve bunların kredi vs bir zorunluluğu olmadığı imiş. |
|
|
|
|
|
|
#41 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Hah şimdi geldim...
Az önce yarım bırakıp gitmiştim.
40 sendika ve meslek örgütünün SSGSS konusundaki ortak platformu yürüyüş ve basın açıklaması için; Pertevniyal Lisesi önünde toplaşıp, Unkapanı SSK önüne kadar yürüdük. Basın açıklaması okundu ve Tabipler Odası yöneticileri konuşma yaptılar. Şimdi geldim. Yine yanlış anlama var gibi, çünkü "konu" SMG'nin dayandığı nedensel sürecle ilgili değil "uygulama alanında." 1999 yılından bu yana Mimarlık ve Eğitim Kurultayları boyunca tartışıldı da tartışıldı; meslek alanında ve eğitim alanında SMG süreci konusu. 2007'de uygulama sırasında keşfedilmiş şeyler değil bunlar... Uygulama ve uyum konusu ve sorunu... Ne Avrupa Birliği ülkelerinde ne de UİA'da 4 yıllık eğitim ile 130-160 kredi ile mezuniyeti kabul gören bir uygulama değil... Zaten AB-Türkiye arasındaki karşılıklı yasaların taranması sürecine birkaç ay kala Y.Ö.K. "2005 Eylül Kararnamesi" ile okullardan mezuniyet sırasında diplomalara "... mesleği yapmaya hak kazanmıştır..." yerine "... alanında eğitim görmüştür..." yazmaya başladı. Yakalanmamak için... ![]() O tarihte 32 ayrı başlık altındaki görüşülmeye başlayacak yasa gruplarından "ar-ge ve bilim...üniversiteler..." 3. sırada yer aldığı için bu uygulama yani "2005 Eylül Kararnamesi" alelacale yapıldı. Hatırlayın. Yani özetle ne olmuş oluyor: "bizleri mimar olarak değil, 2-3 yıllık yapı meslek yüksek okulu mezunu olarak kabul ediyorlar..." Çünkü mezuniyetimiz 130-160 krediye denk düşüyor. AB mezuniyet ölçüsü 240-300 kredi!... Bu yüzden yurt dışına gidenleri denk kabul etmiyorlar... 240-300 kredi ile mezun olan da hemen gidip mimar olarak çalışamıyor. 2 yıl staj görüyorlar. Gerekli süreci tamamlayıncaya kadar izleyen "Kayıt Kabul Kurumu" onay verirse meslek sahibi ünvanını kullanabilir hale geliyor... "Kayıt Kabul Kurumu" da üniversiteler, meslek odaları, öğrenciler ve ilgili bakanlıklar temsilcilerinden oluşan ama bu kurumlara karşı "bağımsız" bir yapı... Aradaki fark nasıl tamamlanacak, az buz bir şey değil ki... Çünkü süreç, topyekün ölçülebilir bir modeli dayatıyor... Yani amaç, ilk elde mevcut olanaklar en verimli biçimde/adil bir uygulama ve yasal süreç üzerinde rayına oturtup hak kayıplarını en aza indirmek... Ve eşitliği sağlamak... *** Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#42 |
|
Yönetici
|
Ben SMGM ve kredilendirmeleri destekleyen olması gerektiğini düşünen biriyim ama üç şey olmasa idi iyi olacaktı
1- Oda tescili almak için zorunlu kılınması ve mimarların bunu almak için tercih etmesi 2- Eğitimlerin daha iyi daha seçilmiş ve yetkin olması. Neredeyse 2 aylık Revit eğitimi ile 15 kredi alınabilirken geziye gidene bile sırf gezdi gördü diye kredi verilmesi. 3- Odanın bunu zırt pırt cep telefonlarımıza kısa mesaj atması Olmasa imiş daha iyi olurmuş. Benim fikrim budur.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#43 |
|
Arkitera Üyesi
|
sevgili ayasofya,
gelecek seneki SMGM programına baktığımda kredi başına 10 YTL bedelle tüm duyurulan eğitimlerin bedellendirilmesi gözüme çarpan ilk nokta. kısaca belli bir birim fiyata gitmiş odamız... bu SMGM ve oda tescili ile ilişkilendirilmesini ilk duyduğumda odadaki görevli arkadaslara da sonunda katılmayan ama tescil belgesi almak zorunda olan mimarları red edemeyecekleri icin işin parasını öde kredini ~yahut tescilini ~al durumuna dönüşeceğini düşündüğümü belirtmiştim. E, odamız sağolsun katılamayan ama tescil almayı talep edecekleri icin bi fiyatı da belki tamamen bir tesadüf yada bir refleksle belirlemiş ve SMGM web sitesine 2008 için işlemiş. bakalım yine de gezip gören mimar dostlarımıza ki zaman zaman buna bende dahil oldum, kredi vermeye de devam edilecek mi? (pek sanmıyorum müşterilerin ayağı alıştı zira)bu nedenle sevgili ayasofya eleştirlerinin ilk maddesi zaten pratikte yalan olmak üzere kanımca... (amiyane tabirimi mazur görürsünüz umarım) ikinci maddeye kısmen katılıyorum, eğitimler daha yetkin olmalı... misal yapı denetim eğitimine katıldım gectiğimiz dönemde ve tüm eğitim genelde işte onu yapıyorlardı onuda mahkemeye verdik, bu insaa edilecekti mahkeme kararıyla durdurduk, bu yıkılacaktı bir dilekce onuda engelledik seklinde mesleki değil siyasi gecti; kalan kısımda da ilgili olanların tümünün bildigi imar yönetmelik aynen powerpoint slaytlarında kes yapıştırla yerleştirilmiş metinlerden "okundu". beklerdim ki okunmak yerine belli, sürekli kullanılan yada gözden kaçırılan maddelerin püf noktaları hukuki kolaylık yada açmazları konusunda bilgi verisin tecrübeli abi ve ablalarımızla bilgi paylaşımı için ortam yaratılsın. ancak bunun yerine 2 gün boyunca mevcut iktidarın muhalifi olduklarını anlatıp yönetmelik okudular yazık ki. ikinci madde de görüsüne katılmadıgım nokta ise sevgili ayasofya, max revit acad suretrack ms project gibi programların eğitimlerinin kredilendirmeye dahil olmasıdır. bu kanımca yanlıştır. bu programlar tasarım araçlarıdır. tasarım icin kullanılan basit yada kompleks temel/ileri bilgilerin farklı varyasyon ve hızlarda icra edilmesi icin kullanılan birer araclardır. adı üzerinde bunlar amerikancada "design tool"dur. kredilendirilmesi gerekense araç değil bilgi olmalıdır. öyleyse en basitinden bir gruplandırmayla yapı, proje yönetim yada tasarım bilgisi içermeyen yanlızca bu bilgi tiplerinin icrasında yardımcı olan aracların kullanımını anlatan dersler kanımca kredilendirilmemelidir. eğer kredilendiriliyorsa, o takdirde rapido ve mürekkeple proje çizim tekniklerininde anlatılacağı bir ders kredilendirilmek zorunda kalır ki hemen çoğunuz bunca eski moda bir şeyin eğitimi ne gibi bir mesleki gelişim sağlar diyerek itiraz edebilir ancak o da bir araçtır ve hiç kimse tercih edilmesi halinde tenkit edilemez... ve üçüncü konu olan SMS konusunda da güncel iletisim yöntemlerini kullanılmasıdır ki, odamızın sms bilgilendirmelerini dogru ve etkin buluyorum. zira gerek bltenleri gerekse e-postalarımı okumaya çoğu zaman vakit/ fırsat bulamazken sayfalarca bülten yazısı yada satırlarca e-posta yerine tüm olayı 160 karakterde özetleyen ve yollandıgı anda neredeyse tüm alıcıların 1 kez okudugu bir sms sistemini yararlı buluyorum. ancak, elbette ki sizin gibi kısa mesaj almak istemeyen mimarlarında düşünülerek tercih hakkına saygı duyulması ve sizlere farklı kanallardan ulaşılması gerekir. selamlar...
__________________
"Bir cesur adam çoğunluk demektir" - A. Jackson "İnsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir" - Nixon |
|
|
|
|
|
#44 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 894
|
Alıntı:
Ancak bizim için asıl muallak olan Mimarlar Odasının verdiği bu seminerler üniversitede alınmış, alınmamış derslere nasıl denk tutulacak? Bunu kabul eden var mı? Diğer bir konuda ben yüksek lisans yaptım, bu durumda yukarıda yazdıklarınızdan muaf olmam gerekiyor. Eksik kredileri fazlası ile almış olmalıyım. Eğitimlerin nitelikleri konusunda bazı noktalar bence zamanla oturacaktır. Bu yılın başı ile sonu bile oldukça farklı, yazın ne var ne yok diye yazışırken, şu anda hepimizin elinde bir broşür, seminer programı vs var. Biraz geç kaldı ama ! Kısa mesajlar bence de faydalı, maliyetlerinin de çok yüksek olduğunu sanmıyorum. Ama açıkçası, demokratik odamızın bizi zorla seminerlere tabii tutması bana biraz ironik geliyor ![]() ncc ninde yazdığı gibi yapı denetim semineri, büyük ölçüde saat doldurma, ekrandan okuma şeklinde geçmiş. Bu da sürekli mesleki gelişimin gerekçeleriyle birebir uyuşuyor sayılmaz maalesef. |
|
|
|
|
|
|
#45 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
"Durum Raporu"
"Durum Raporu: !..."
"Durum Raporu" demek zorundayım çünkü benim için biraz film şeridi gibi geçen yıllarda çok tartışılan kimine çözüm bulunan, kimi halen tartışılan, kimi de sürekli sürprizlerle değişen konular yığını halinde... Ve hiçbir tartışma sürecinin belgeleri da kapalı olmayan, yani "toplantı konuşmalarının bile" açık (web) ortamda paylaşıldığı 9 yıllık yoğun süreç sözkonusu... Ondan öncesini de eklemek mümkün ancak kendi ülkesindeki insanlara zırnık bilgi vermeden ama geleceklerini karartacak kararların altına tereddüt etmeden imza atanların; belgeleri ve süreci gizlemesi ile tahminler ve varsayımlar ile yetinmek durumunda bırakılmışlık var... Önce Ayasofya'nın 3. notunu aradan çıkarayım:... Hocam başka bir forumda da izledim cep mesajları ve kokteyllerle, vb. ilgili (ya da bir başkası mıydı, hatırlamıyorum) üyelerin aidatları kullanılıyor gibi bir cümle geçmişti... Bu konu çok ciddi kanıt gerektiren "ağır" bir suçlama; çünkü "sponsörler tarafından karşılanmayan bu ve benzeri hiçbir harcama oda bütçesinden karşılanamaz, herşeyden önce yönetim birbirine girer öyle bir karar alınamaz..." Bu tür giderlerin önce sponsörü bulunur, sonra eylem kararı alınır... Yoksa topa tutarlar adamı, yönetim kendi içinden çöker... Bu yanlış ifadenizi düzeltmeyi düşünüyor musunuz, bilmiyorum... Ama şakası bile yapılamaz bir konu var orta yerde... ... Şimdi buraya kadar yazılmış 3-4 yazıyı göze alarak olabildiğince kısa (tekrarlar olacak ama ne yapayım es geçiliyor sürekli...) yazmaya çalışayım... Mimarlar Odası üyeleri bu yıl 33 binin üzerine çıktı. 33 bin üyenin binde birkaçından bile çok azı dışında tümünün "Meslek Yüksek Okulu Mezunu" yani "Tekniker" olarak kabul görüldüğü gerçeğinin farkında mıyız? Yurtdışına gidip çalışmak isteyenlere uygulanan formalitenin farkında mıyız? 130+160 = 290/2 = 145 kredi, üniversitelerimizin vermekte olduğu eğitimin ortalama mezuniyet kredisi... 240+300 = 540/2 = 270 kredi, AB, ACE, UİA ortalaması... Hal bu iken; (*)MAI bucurgatı GATT bucurgatını, GATT bucurgatı GATS bucurgatını derece derece, eze eze sıkıştırmaya devam ediyor... Ve tüm bu bucurgat dişlilerini yağlamak için de "Mesleki Sorumluluk Sigortası"nın uygulanması için "Tüketici Hakları ve Sağlığı Korumak Yasa Paketini" tarama sürecinin en önüne alıyor... 270-145= 125 kredilik farkı ya kapatırsın ya faaliyette bulunmazsın günlerine doğru hızla sürükleniyoruz... UIA, mimarlık eğitimi'nin 5+2 geçilmesinin zorunluluğunu nazik bir dille anlatmaya çalışıyor... YÖK suçüstü yakalanmamak için aniden diplomalardaki "... mesleğini yapmaya yetkilidir" ibaresini topyekün kaldırıyor... Yaklaşan bu sürecin üyeleri mağdur etmemesi ve eşit koşullarda diğer ülkelerin mimarlarıyla başabaşa mücadele edebilmesi için bu konuda hiçbir alışkanlık ya da gelenek sahibi olmayan ( Öteden beri şimdiye kadar, hiçbir zorunluluğu olmayan keyfe keder "Meslek İçi Eğitim"e icabet göstermiş olanları hariç tutarsak...) meslektaşlara ortalama bir hizmet sunmaktan söz ediyoruz. Mimarlar Odası bir eğitim kurumu değil ama bu süreç çerçevesinde hiçbir üniversitenin de diyelim mimarlık bölümünün olmadığı kadar 33 bin kişilik öğrencisi var!... 33.000 x 125 = 4.125.000 kredi/saat!... (Tamam, tamam abarttığımı biliyorum...) Üniversitelerin veremediğini Mimarlar Odası'nın vermesi gibi bir saçmalık olabilir mi? Bu nedenle SMG yönetmeliğinde Mimarlar Odası dışındaki üniversitelerin, Mimarlık Vakfı'nın, sektör birlikleri'nin, firmaların verdikleri seminer ve eğitimlerin akretite edilmesi için SMGM'ye başvurması gerektiği yer almıştır... Bir yandan "bucurgat süreci" sadece kum saatinin gözüne bakarken diğer yandan mevcut durum ve olanakların harekete geçirilerek ihtiyaçların karşılanması; "zorunluluk sürecinin yaratığı ruh halinin tam ortasındayız hep birlikte..." SMGM yönetmeliğinin revizyonunu gerektiren öngörülememiş sürprizlerle ortaya çıkan durumlar yönergelerle düzeltilmeye çalışılmaktadır. Ancak yine de, kazanılmış hakların birbirini ezip yoketmeyeceği bir duyarlılık ve adalet ile ele alınması gerekmektedir... Konuya sırf kendi/kişisel konumumuz açısında bakmaya kalktığımızda başkalarının haklarını çiğnemekte olduğumuzun farkına vararak çözümlere varmaya ve arkasında taşıdığı hukuksal sürece de dikkat etmek durumundayız... Yani açıkça ortada "Oxford vardı da biz mi gitmedik..." durumu mevcuttur... Süreç geri beslemelerle kendini onararak sürecin hukukunu oluşturarak ilerlemektedir... Sermayenin çevrim hızı/debisi/akışkanlığı önündeki hiçbir engele göz yummayan "bucurgat süreci/sistemi" nasıl Gümrük Birliği'ni seve seve uygulattıysa bu süreci de uygulatacak... Ancak bunları böylebir zorunluluklar silsilesi önünden apar topar kaçarken değil; doğal bir kültürel eylemlilik olarak "hep birlikte" gerçekleştirebilmiş olsaydık, şimdi tadından yenmez bir noktada dimdik durabilirdik... Verilen seminerlerle ilgili olarak da:... seminerler sırasında isimsiz ve imzasız (isteyen ismini ve imzasını açıkça yazabiliyor) olarak doldurulabilen boş formlara, o seminer hakkında detaylı eleştiri ve öneriler geliyor, bunların katkısı ile olabildiğince eksikler ve yanlışlar düzeltilmeye çalışılıyor. Ayrıca unutmamak gerekiyor, ister Oda tarafından ister diğer kurumlar tarafından verilmekte olan seminerler sırasında (sınavlı olanları hariç) kitabı da verilmektedir, birkaç saatlik tanıtım sunumu sırasında kitabın tamamı değil konuların "tematik anlamı üzerine sunuşlar" yapılmaktadır... Yoksa okulda öğrencilerin gördükleri ders tarzında bir sunum sözkonusu değildir... Kitabı okuyup okumamak sorumluluğu üyenin kendisine aittir... Çünkü yasal sorumlulukların herhangibir sorun çıktığında "nasıl işlediğini" bilecek erginlikte oldukları bilinmektedir... Çünkü, Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 44: "Yasaları bilmemek mazeret değildir" der. Bu konuyu sanki Mimarlar Odası'nın keyfe keder bir tavırla üyelerine eziyet olsun diye gündeme getirdiğini söyleyenlere hiç sözüm yok. "Pessss" demek dışında... Bir de Mimar Sinan uzmanı ile Mimar Sinan Eserleri gezisi bence 30 kredi olmalıdır. Pekiyi şimdi ne olacak bu gezi durumu? Yine uzadı özür dilerim... Meraklısı için: (*) Mai ve Küreselleşme Karşıtı Çalışma Grubu Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 28-12-2007 16:11. |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| mimarlar odası, smgm, sürekli eğitim |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|