|
|
#121 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-01-2008
Mesaj: 11
|
Anladığım kadarıyla soru sorup üzerinden ilerlemek ve düşünmek daha verimli oluyor.
Behiç Ak bir karikatür çizmiş ve kamuoyunun hemen hemen ortak olarak karşı durduğu projeleri nasıl yaptığını bilmediğim bir yolla, Mimarlık için Mimarlar grubuyla bağdaştırmış. Hareketin belirlediği yönetim kurulunun henüz bu sabah açıklandığını biliyoruz. Muhtemelen Behiç Bey de bu karikatürünü dün sabah evinde çayını yudumlarken çizmiştir. Yani Behiç Bey bütün yorumlarını, oluşturulan yönetim kurulunu bilmeyerek, farkında olmayarak, belki açıklandığında da şaşırarak yaptı. Behiç Bey' e açık açık sormak lazım bence hem yazısıyla, hem de karikatürüyle ilgili. İnsanları birşeylerle bağdaştırırken veya suçlarken kanıtlar göstermesi gerekmez mi? Elindeki kalemin güçlü pozisyonunun hatalı-yanlı-yanlış argümanlara dayanması durumunda oluşacak etkinin farkında mı? Acaba Behiç Bey, ayasofyanın da sürekli bahsettiği Kanyon'a izin verilirken de şu anda olduğunu düşündüğü kadar duyarlı-farkında-yeterli miydi? Büyükdere Caddesi bu hale gelirken, Behiç Bey'in mürekkebi mi kayıptı? Behiç Bey'in arkasında olduğu tarafın tutumu, izleyebildiğimiz kadarıyla, "Şunu yapacağız, SMGMlerde şöyle bir iyileştirmede bulunacağız, daha şeffaf olacağız"dan çok, kendilerine muhalif olan güçlü sese karşı muhalif olmaktı. AKPliler geliyor, sermaye işbirlikçileri dediler. Oysa Mimarlık için Mimarlar grubunun dayanağı, politik faşizmden arınmış bir odaya dönüşebilmekti. Bunların gizli bağlantıları var, bir yerlerden para akıyor dediler. inananlar bile oldu.ve hatta o cepheden, Mimarlık için Mimarlar cephesine, yönetim kurulu listesini açıklamadığı için tepki bile geldi. Kıvanç Başak da sormuş, "Peki ya onlar açıkladılar mı listeyi?" Sahi Behiç Bey, sizinkiler de açıkladılar mı listelerini. Hepsi canını dişine takarak, yıllardır hertürlü tehlikeyi göze alarak, bir kuruş karşılık beklemeyen mimarlar öyle değil mi? Hiç biri kendi maaşlarına karar vermiyorlar yani? |
|
|
|
|
|
#122 | |
|
Yönetici
|
Nihayet ÇDTM Yönetim Kurulu'nu açıkladı.
Bu isimler neler yapmışlardır, ne iş yaparlar, kimdir? Oy kullanacağım kişilerin kim olduğunu tanıma hakkım yok mu? Ahmet Tercan'ı mimar olarak hepimiz tanırız. Eyüp Muhçu'nun Arkitera Forum'da bir tartışmada biraz konuşulduğunu biliyoruz. Eh biraz Günhan Danışman ve İncedayı hakkında fikrimiz var... Oy isteyen bu isimlerin acilen kamuoyu ile özgeçmişlerini paylaşmaları gerekir. Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#123 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 26-09-2001
Mesaj: 42
|
listenin açıklanması çok iyi oldu. eski kadro 1-2 ilavesiyle yerinde duruyor..
deniz incedayı ve ahmet tercan, sevip saydığım iyi arkadaşlarımdır. ama içinde bulundukları ekipte etkin olmalarının imkanı yok. daha önce yazdığım bir mesajda "vitrin" olarak isimlendirdiğim üye adayları olarak MSÜ kökenli bazı mimarları yanıltmaktan öte bir yararları olmayacaktır. özellikle deniz'in (2 dönemdir bu ekibe angaje olmak nedeniyle) ne demek istediğimi çok iyi anlayacağından eminim. ahmet'in ise biraz daha zamana ihtiyacı olabilir. dilerim bana kırılmazlar ama samimi düşüncelerim böyle. |
|
|
|
|
|
#124 |
|
Yönetici
|
Deniz İncedayı'nın dün Açık Radyo'da Gürhan Ertür'ün programında sarfettiği (Programa bağlamalarını istediğim ama format nedeniyle bağlanamadığım.) şu sözleri hatırda tutmakta fayda var: "Biraz daha iş merkezli mimarlar.."
Bu sözleri bir bilim adamı olarak liste henüz açıklanmadığı halde sarfettiğini de hatırlatmak isterim. (İş merkezli mimar ne demek? Bilim adamı somut bilgi olmadan açıklama yapar mı?) |
|
|
|
|
|
#125 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2006
Mesaj: 53
|
tümdengelimci bu davranışı,tümevarımcı bir anlayışla çözümleme yoluna gittiklerini hissettim açıkçası ilk okuduğumda programı, ki liste ve program olması gerektiği gibi yada zaman içinde belki biraz daha gelişecek farkındalıklarla ki şu durumda terazinin iki kefeside bir hayli dengede görünüyor,bir kefede öngörülen sorun diğer kefede alt başlıklar...forumdaki tartışmaları okuyorum günlerdir ve protest değil ama protest/o' ya dönmeye başlayan ifadeler açıkçası ürküttü bilmem ama böyle hissettim bir anda bir takım ifadeleri,doğru bir şeyin değişmesi için o mevcutun yıkılması gerekiyor,ama!.....neyse,velhasılı geçtiğimiz aylarda 100 yaşına giren bir mimarın bir cümlesi! yinede yankılanıyor beynimde...
__________________
]... |
|
|
|
|
|
#126 | |
|
Üye Adayı
|
tam o sırada başka bir forumda
ahmet tercan yakma kendini.. Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#127 |
|
Üye Adayı
Kayıt Tarihi: 21-04-2004
Mesaj: 105
|
Mezarını Derin Kaz
Aslında listedeki(mimarlığa yol açın) kişilerin AKP ile dolaylı veya ticari ilişkilerini bilemem...İçlerinde kişisel olarak tanıdığım ve değer verdiğim insanlar da var.Ama öylesine farklı profiller var ki hepsinin aynı amaçları paylaştığını da düşünmüyorum.Yani kendi ofislerinde, çalışanlarının suyunu çıkaran,büyük patronlarla iyi iş ilişkileri olan patron mimarların böylesine sosyal bir işe soyunması inandırıcı değil.Yani ortada tutarsız ve beni rahatsız eden bir durum var.Tabiiki patron mimarların böyle hakları var. Ama şimdiye kadar sosyal sorumluluklarının hiçbirini yerine getirmeyenlerin birden mimarlık ve mimar hakları için cengaver kesilmeleri bana garip geliyor.
Ben bir taraf değilim ama bu hareketi sadece Arkitera'dan izleyen biri olarak forumu yönlendirenlerin tutumlarının harekete zarar verdiği düşüncesindeyim.Gereksiz bir hırçınlık söz konusu.Bu bana itici geliyor.Sadece bana itici gelmediğinden de eminim.Muhalif yönetim seçilirse ve olası bir eleştri getirdiğimizde benzer bir tavırla mı karşılaşacağız? Facebook'u da üye saymanız da çok acayip bir durum.Komşu mahallede adam dövmeye mi gidiyoruz ![]() Çevre köylerden 3500 tane de atlı süvari bulursanız mordor sizin olur... |
|
|
|
|
|
#128 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-10-2006
Mesaj: 248
|
Fotoğraflarla
Alıntı:
Basın toplantısı fotoğrafları burada: 'Mimarlık için Mimarlar' Basın Toplantısı
__________________
Turkce karakter kullanamiyorum. Ozur dilerim. Cozecegim bu sorunu. |
|
|
|
|
|
|
#129 | |
|
Yönetici
|
Fena da olmaz Mordor bizim olsa hani
![]() Biraz daha dikkatli takip ederseniz aslında inanılmaz büyük bir oyunun kurgulanmış olduğunu görebilirsiniz. Baştan itibaren bir kez daha okur musunuz benim için tüm konuyu? Bu da bir strateji. Öte yanda müthiş bir karalama ve yalan haber politikası yürütülüyor. Bu yalan haberler konusunda sessiz mi durulmalı sizce? Seçilmiş kişilerin onyıllarca yıl boyunca aynı koltuğu adeta yapışırcasına bırakmak istememesi hakkında yorumunuzu rica ediyorum. Ama lütfen suçlama yapıp (Forumu yönlendirenlerin ele başısı olduğuma göre.) cevapsız bırakmayın beni. Alıntı:
Daha nitelikli fiziksel çevre oluşturulması için fikirler falan yarışmıyor. Yarışsın diyorsanız da buyrun Mimarlık İçin Mimarlar hareketinin programını okuyun: http://www.mimarligayolacin.org/2.pdf Sonra da şu sitede yapılmaya çalışılan ucuz oyunlara bakın: Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar Çinici'den bir yazı, Cansever'in sanki orayı destekliyormuş gibi gösterilme çabası, Behiç Ak'ın insafsız suçlamaları. Birazdan Afife Batur ve Doğan Kuban'ın NTV konuşmalarını da ekleyeceğim foruma. Ayrıca Şube Genel Sekreteri Sami Yılmaztürk'ün dün gece 24+'da ki açıklamalarını. Ne olur saf olmayalım! |
|
|
|
|
|
|
#130 |
|
Üye Adayı
Kayıt Tarihi: 21-04-2004
Mesaj: 105
|
"Ne olur saf olmayalım!"mı?
![]() Ömer bey hangisine oy atmalıyım sizce? İçinden çıkamadım da siz olaya hakimsiniz ![]() |
|
|
|
|
|
#131 |
|
Yönetici
|
Hiç önemli değil. Oy vermeye gidin yeter; o bile başlı başına önemli bence. Bu kinayenizi ayıpladığımı bildirerek uzatmıyorum. İsteyen anlar.
|
|
|
|
|
|
#132 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 05-02-2003
Mesaj: 82
|
Bunca yıldır yönetimde olan ve yaptıkları/yapamadıklarıyla ortada olan mevcut oda yönetiminden niye kimse "şüphe duymuyor", "onlar hakkında bazı tereddütleri olmuyor", "çeşitli rahatsızlıkları olmuyor"? ben neden olduğunu söyleyeyim, çünkü bu türden yorum yapanların hiçbiri odayı takip etmiyor, bizim bir meslek odamızın olduğunu unutup gitmişler. Haksızlık etmiyim, hiçbiri demeyeyim, büyük çoğunluğu diyeyim. Ama başka bir grup çıkınca hemen onlar hakkında "şüpheler" oluşuveriyor. Anlıyorum ki bu yorumları yapanlar mevcut yönetimden memnun hiçbir "şüphe" duymuyorlar. Biraz takip ederseniz "şüphe" duyulacak epey bir konu bulursunuz.
|
|
|
|
|
|
#133 |
|
Diyalog Konugu
Kayıt Tarihi: 01-12-2001
Mesaj: 57
|
Yalnızca Evrim…
Bence, kimilerinin yakıştırmaya çalıştığı gibi “Mimarlığa Yol Açın” oluşumu, mimarlık dünyası içinde bir çıkarlar dayanışmasından, varolana tümüyle zıt bir dünya görüşü ve salt meslekçi bir duruştan kaynaklanan bir “muhalefet” hareketi, bir “karşı devrim” filan değil.
Bu oluşum, bilir bilmez kullanılmaktan, yinelenmekten yıpranmış içeriği boşalmış bir sol söylemi ve keçeleşmiş, kemikleşmiş, yaşlanmış bir bürokratik yapıyı gözden geçirme gerekliğine inanan, mimarlığın çağdaş gündeminde ortaya çıkan ve ağırlığını arttıran güncel sorunlar karşısında bazı yeni açılımların da yapılabilmesini öneren saydam, demokratik, katılımcı, genç bir hareket. Bir tür birikimden, iç çelişkiden doğan alternatif bir duruş. Karşı Devrim filan da değil, doğal, kültürel bir Evrimin ürünü yani. Biraz okumuş yazmış herkesin bildiği gibi, düşünce ve kültür tarihi, bu tür olaylarla doludur. Hatıralanacağı gibi, Mimarlar Odası yönetimi için bu tür görev talepleri, içtenlikli yenilenme istekleri ile de ilk kez karşılaşmıyoruz, benzer girişimler defalarca yaşandı. Ancak ne yazık ki kendini yinelemekten öteye gidemeyen mevcut yapılar, zaman zaman temiz olmayan yöntemleri de kullanarak bu girişimleri yıldırdılar (Tüm yakın dönem yöneticilerini kastetmiyorum ama; Dalan’ın adamları, İMP işbirlikçileri, rantçılar, çıkarcılar, hukuk dışılar, bilmemnepartililer… gibi safsataları da unutmak mümkün değil doğrusu…). Bu da gene politik arenaların yabancı olmadığı bir tavırdır. İnanmak isterim ki, kimi zaman öne sürüldüğü gibi, Oda merkezinde inançları çerçevesinde direnen kurulu yapıların bu direnişleri, çıkarlarının zedelenmesi endişesinden kaynaklanmıyor. Gene de arasıra fena halde hırçınlaşabilen bu direniş durumunun, yalnızca yenilenme isteğinin arkasındaki paradigmaları, düşünce temelini doğru okuyamamaktan kaynaklandığına inanmak isterim. Burada ayrıntılara girmek istemiyorum ama, ulusların, siyasetin ve solun tarihi üzerinden yapılabilecek kısa bir araştırma bile bu konularda yaşanmış seviyeli-seviyesiz bir çok tartışmayı gözler önüne serecektir. Bu tartışmalardan akıllıca sonuçlar çıkarabilmek için ise, sloganların kısır döngüsüne düşmeksizin, bilimselliğin, düşünce tarihinin açılımlarını izlemek doğru olacaktır. Neyse, kendi tartışma alanımıza dönelim. Bugün, serinkanlı bir sosyoloji-ekonomi-politika okuması çağımızda, insan, toplum, çevre ve kent yararına çözümler üretebilme mücadelesinin biricik aktörünün mimarlar olmadığını gösterecektir. Yalnızca mimarlığı merkeze koyup tüm diğer dinamikleri görmezden gelen bu safça tezi aşarak, insan ve toplum yararına mücadelenin platformunu tüm kentsel aktörleri kapsayacak biçimde genişletmek, çağdaş katılımcı demokrasinin olmazsa olmaz koşuludur. Çağına karşı sorumluk bilincinde olduğu tartışmasız bir meslek topluluğunu, uygarlığın tüm küresel, çevresel, toplumsal felaketlerinden sorumlu göstermek, onların düşünce perspektiflerine engel koymak, onları biricik sorumlusu olmadıkları bir dünyanın tüm suçlarıyla ezmek demektir ve bu tavır, olsa olsa bir içi yıkıma neden olabilir. Gençler karşısında, böylesine karanlık, tehditlerle dolu bir gelecek tablosu çizme sorumsuzluğuna yueltenmek ise tek kelimeyle günahtır. Kültür temelli bir meslek camiasının bu tartışmalardan bir an önce kendine serinkanlı sonuçlar çıkarıp tartışma düzeyini yükseltmesi beklenir. Uygarlık, çevre, kent, toplum, kültür ve insan karşısında ağır sorumluluklar üstlenmiş olan mimarlara, bizlere yakışmayan hezeyanlar bunlar… Ben tüm seviyesiz, ötekileştirici ve karikatüral karalamaları duymazdan geliyorum. Mevcut yönetim kadrolarının endişelerini, heyecanlı direnişlerini, yalnızca henüz uyum sağlayamadıklarını düşündüğüm bir çağ karşısında özgüvensizliklerine ve esas olarak bu çağın sorunlarını kendi içinden çözebilecek olan gençlere güvensizliklerine bağlıyorum. Ancak, hepimiz -umarım- aynı gemideyiz ve demokratik bir seçim sonrasında, yeni dönemde Mimarlar Odasını kim yönetirse yönetsin, gelişmeleri, duruşları bundan böyle çok daha yakından izleyeceğiz. Şimdi yönetime talip olan “Mimarlık için Mimarlar” ekibinin, genç, pırıl pırıl insanlardan oluştuğu gerçeğini kimse yadsıyamaz. Gençliklerine karşın, meslek egolarını bastırabilecek kadar da yetişkin ve seviyeli kimlikler, yeni dönemin yeni sorunlarını onlardan daha iyi kim çözebilir? Gündemleri, açılımları, programları şeffaf, net, uygar, barışık, çağdaş, bağımsız ve sorumlu… Kanımca evrim, karşısında durulamaz bir süreçtir, er veya geç sözleri dinlenecek, etkin olmak istedikleri konumlara, almak istedikleri görevlere ulaşacaklardır. Ben onlara güveniyorum … |
|
|
|
|
|
#134 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2002
Mesaj: 54
|
Geçen hafta bir toplantıda sözü geçti bende açıkladım ve ne yaparsanız yapın saldıracaklardır dedim. Serbest çalışıyorsanız: işbirlikçi, kamudaysanız: rüşvetçi, öğretim üyesi iseniz: baskıcı hoca, işsizseniz: işeyaramazın teki... ne yaparsanız yapın saldıracaklardır. Bunu önlemenin hiçbir yolu yok... Çünkü ortada savunulan bir fikir yok, inançlar çoktan kaybedildi. Sadece bir rant var: kenti koruyor gözükmenin rantı.
Bana inanmadılar. İşte kanıtı bir bir dökülmeye başladı oda maillerinden... Yarında bir toplantıları var: PUANLI kongre diyorlar adına. Puanla kongreyi bir araya bile getirebildik sonunda. Eskiden kongre bir demokrasi plaftormuydu. İnsanlar biraraya gelir "birbirlerinin gözlerinin içine bakarak" düşüncelerini söylerlerdi. Artık bu bile puan zorlamasına dönüştü. Yepyeni isimler görüyorum listede. Bu bile çok büyük bir kazançtır mimarlar odası için. Muhtemelen hiç olmadığı kadar geniş bir katılım olacak Pazar günü: bu ise olağanüstü bir kazançtır. Gelecek için ümitli olmak istiyorum bunun içinde şimdi nedenlerim var. Saygılarımla. Yılmaz Kuyumcu
__________________
galatalıyım |
|
|
|
|
|
#135 |
|
Yönetici
|
Bugün İstanbul Şube'den bir email daha aldım. Aşağıda.
Soru: "Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nin olanakları ile (Email sunucusu ve email veritabanı) seçim propagandası için çıkılan bir TV programının duyurusu üyelere gönderilebilir mi? (Açık bir şekilde seçim propagandası ve "ötekini" suçlayan konuşmalar yapıldı) Etik mi demiştiniz? |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| ali rüzgar, eyüp muhçu, mimarlar odası, mimarlar odası seçimleri, sami yılmaztürk |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|