|
|
#91 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 26-09-2001
Mesaj: 38
|
oda seçim ortamlarının "klasik taktikleri" ile tanışıyorsunuz... eğer mevcut yönetimi ve yaptıklarını/yapmadıklarını eleştiriyorsanız, bir de üstüne cüret edip değişim alternatifleri istiyorsanız, "sağcı", "işbirlikçi", bugünün trendleri gereği "AKP"ci, "oportunist".... artık kendinize sıfat beğenin. süreç, bu sıfatların hangi sebep ve amaçla söylendiklerini tartışmanıza bile izin vermez, ama zaten amaç spekülasyon yapmak, çamur atmak, kafa karıştırmaktır. denmektedir ki, "...ne kadar kötü olurlarsa olsunlar, iktidar işbirlikçilerinden iyidirler, aman statükomuzu bozmayın!..."
bu suçlamalarla ilk kez karşılaşanlar genellikle kolayca incinir, hemen pes ederler. halbuki uygulanan, yıllardır geçerliliği kanıtlanmış bir "oyun kuralı"dır. öylesine benimsenmiştir ki bu taktik, seçimlerden 2-3 gün sonra karşılaştığınızda, hiçbirşey olmamış gibi davranılır. tekrar şaşırırsınız. üzülmeyin, kırılmayın ve gereğinden fazla değer vermeyin. kazandığınızda kendinizi göstermek ve iftiraların geçersizliğini kanıtlamak için 2 yıl süreniz olacak. halbuki mevcut yönetimler, yıllarca yapılamayanların hesabını vermek zorunda. |
|
|
|
|
|
#92 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Soru: Yukarıda linki verdiğiniz Almanya örneğinde profesyoneller aynı zamanda yönetim kurulu üyesi mi? Mimarlık eğitimi almışlar mı yoksa yapacakları işin uzmanı olan profesyoneller mi? Hatırlatma: Onyıllardır aynı yöneticiler görevde. Değişiklik gerekiyorsa yapılabilirdi herhalde. |
|
|
|
|
|
|
#93 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 25-10-2005
Mesaj: 29
|
belirsizlik
Bütün bu tartışmalarda hala cevabı netleştirilememiş bir çok soru var ve benim de kafamda bunlara ek bazı sorular da var ve bunların yanıtını alamadığım sürece bu hareket benim için sloganlardan öteye gidemeyecektir.
1- bu hareket kimler tarafından nasıl başlatıldı? Arkitera ile ilgisi nedir? Arkitera basın kuruluşu olma görevini (tarafsızlığını) haber vermenin ötesinde olayı başlatma ve yönlendirme, sürekli müdahalede bulunma ile sabote etmemiş midir? (facebook da ki üye sayısını vermek de saçma ayrıca) eğer bu süreç gerçek anlamda mimarlığın önünü açmaya evvelden beri niyetli ise bunun için neden oda seçimlerini bekledi, bu sürece gelene kadar oy almayı hedeflediği kitle ile neden iletişim kurmadı? Çok daha kapsamlı ve bilgilendirici bir süreç yaşatılabilinirdi hele elinizde bu kadar imkan varken...bu önemli bir sorun çünkü yeterince açık değil.. 2- hareketin öne çıkaracağı liste de kimler yer alıyor nasıl bir değerlendirmeyle bu kişiler öne çıktı 3- yönetimin iletişim yöntemleri ve yönetim biçimi nasıl kurgulanıyor, eleştirilere nasıl yanıt verilecek -çünkü şu an bu forumda ki biçim ürkütücü ve baskıcı. 4- Mimarlara nasıl yaklaşılacak hakları nasıl korunacak işveren-çalışan-asgari ücretli? 5- Mevcut yönetimin yaptığı uygulamalar hepimizin ortak sorunu bu sorunlarla baş etmenin yolları bu kadar kısır mı? neden bütün tartışmalar iki tarafın haklı veya haksız olduğu senaryoları üzerinden yürümekte? |
|
|
|
|
|
#94 |
|
Yönetici
|
Arkitera Mimarlık Merkezi hakkında ayrıntılı bilgi için: Arkitera Mimarlk Merkezi (Basın kuruluşu mu?)
(Türkiye koşulları demek ki bizleri buraya sürükledi. Ama basın kurumu / tarafsızlık söylemleri tuhaf. Arkitera mimarlıkta, daha kaliteli bir fiziksel çevreden yana olduğunu 7 yıldır haykırıyor.) Hareketin çok hızlı geliştiği doğru. Belki bu gerekiyordu. Çünkü böyle bir baskına rağmen atılmayan iftira kalmadı. Yarın gerek program gerekse yönetim kurulu hakkında ayrınıtılı bilgi sahibi olacaksınız. Çok önemli bir konunun altını çizmek istiyorum Okyc: İçtenlikle (kendinizi kandırıyorsunuz o zaman demek size kalmış.) inanıyorum ve öyle ifade ediyorum ki "iki taraf" diye bir şey yok. Mimarlar Odalarını geri istiyor. Bunu anlamak bu kadar zor mu? Çeşitli forumlarda, Facebook'da, Ekşi Sözlük'te yapılmayan hakaret kalmadı. Soyadından dolayı suçlanan mı istersiniz, "projeci mimar" olmakla suçlanan mı yoksa listeler verip "bunlar yağmacı" denmesini mi istersiniz... Zaten bu listenin içine tüm mimarlık dünyası giriyor farkında değil misiniz? Eğer amacınız siyaset değilse, amacınız koltuk değilse (Yönteme ilişkin bir not: Bu ekipteki her birey adeta koltuğa zorla itildi.) zaten bizimle aynı şeyi söylüyorsunuz. |
|
|
|
|
|
#95 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.486
|
Değişim talebi korkutucu. Tekinsiz.
Halbuki ne güzel, bilindik bir gidişat varken, nereden çıktı bu değişimciler? Kamu yararı, demokrasi, eşitlik, anti-emperyalizm, vb. Sanırım Nurdan Gürbilek yazmıştı, Vitrinde Yaşamak kitabı olmalı: 80lerden sonra, sözü ele geçirmenin "marifetli" birşey olduğuna uyandığını bu toplumun; önemli olan o kelimelerle konuşmak, dem vurmaktı ama işin icraat kısmı çok ta önemli değildi; zaten kalıp günahkeçileri de vardı icraatın olmayışını açıklayan. Bu "uyanışın" üzerinden 80lerden bu yana yaklaşık 25 yıl bir zaman dilimi geçtiğini düşünürsek, "söz" ya da "kelime" ele geçirme ve buradan konuşarak toplumsal meşruiyet elde etme meselesi, gayet profesyonel bir işe dönüş(tür)ecek süre olarak karşımızda kaskatı duruyor. 25 yıldır cilası konuştukça parlayan hamaset sanayisinin ürünleri. Nasıl oluyor da oluyor peki? Kelimeler, ideal temsiliyetler çünkü. Bu temsiliyetleri üzerine giyinmek te kutsal ve aydın bir misyon; herkesin harcı da değil. Herkesin harcı olmadığı için hep birilieri bu toplumun iyiliğini, yararını, hakkını, hukukunu düşünür, diğerleri de hep yiyicidir, entrikacıdır, yağmacıdır, üçkağıtçıdır, hindir, uşaktır, şudur, budur. Halbuki, kelimeler bizim uydurmalarımız, bu dünyayı zihinselleştirmelerimizin uyarlanmaları. Kelimeler, bizim zihnimizde biçimlendirdiğimiz, ürettiğimiz, mutlak, saf, kutsallık ve aydınlık anahtarları değil; gayet dünyevi, buranın tozu, dumanı, kirli şeyler. Kamu yararı, demokratik hak-hukuk, anti-emperyalist gibi aydınlık kelimeleri düşünen, işleyen zihin de kelimeler yoluyla değişim talebini AKP yandaşı, yağmacı, çıkarcı, emperyalist uşak, işbirlikçi olarak kirleten, kirletmeyi düşünen aynı zihin. Zerdüşt böyle buyurmadıydı. En son lumina tarafından düzenlendi : 23-01-2008 22:02. |
|
|
|
|
|
#96 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-06-2004
Mesaj: 58
|
Soru: Yukarıda linki verdiğiniz Almanya örneğinde profesyoneller aynı zamanda yönetim kurulu üyesi mi? Mimarlık eğitimi almışlar mı yoksa yapacakları işin uzmanı olan profesyoneller mi?
Ömer Yilmaz`in sordugu soruya cevap: Listenin tamamini islemem cok gerekli degil ama en yukaridaki bir kac ismi verebilirim, mimarlar odasi müdürü konusunda egitim almis üniversite mezunu bir isletmecidir ve mimarlikla alakasi yoktur müdür muavini ise avukattir, muhasebe ayni sekilde konunun uzmani olan bir mali danismandir, kayit komisyonu baskani avukattir ancak diger üyeler her bransdan bir mimardir (mimarlar odasi 4 meslek gurubunu bir arada bulundurmaktadir (mimarlar, ic mimarlar, peyzaj mimarlari ve sehir plancilari) Basin yayin bölümünün basindaki arkadasi yakinen tanirim kendisi meslekte deneyimli bir gazetecidir ve iyi bir yayincidir mimarliktan anlamaz anladigi tek sey yayindir yöneticiler ayni zamanda komisyon üyesi olabilirler ancak profesyonellerin calistigi müdüriyette görev alamazlar , müdüriyet zaten ayri bir birimdir orada emekli olursunuz. yöneticiler odaya hergün gelmezler hem ne gerek varki profesyonel kadro zaten gerekli alt yapi calismasini yöneticinin önüne koyar. yöneticiler mimarlila ugrasirlar ayni zamanda kendilerini sectiren mimarlik kamuyouna hesap vermek durumundalar , durum özetle böyle almanya mimarlar odasi türkiye örnegine en benzeyen kurum oldugu icin orayi yazdim eger hollanda veya bir baska ülkeyi alsak is iyice anlasilmaz olur almanya türkiye mimarlik camiasinin ezberine en uygun ülke eger ezber bozmak istenmiyorsa incelemekte fayda var |
|
|
|
|
|
#97 | |
|
Yönetici
|
Mimarlığa Yol Açın! sitesi harekete geçtiğimizde bazı pratik sorunları çözmek için satın alındı. Arkasından müthiş bir enerji ile Slogan, Tasarım, Logo ve Deklarasyon bu site aracılığı ile kamuoyuna duyuruldu. Yarın sabah itibariyle Program ve Yönetim Kurulu'nun da eklenmesiyle site işlevini eksiksiz olarak yerine getirmiş olacak.
Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar da -nihayet- aynı yoldan, benzerlikleri abartarak ama yine şaşırtarak geldi: Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Şube'sine, (Asla yukarıdaki uzun isimli gruba değil.) Turgut Cansever tarafından gönderilen metin, sanki Cansever o taraftaymış gibi gösterilecek şekilde siteye konmuş. Bu konu hakkında Cansever'in bilgisi var mı bilinmez? Yarın birgün, bu konuda sitede bir değişiklik yapılacağından aşağı yukarı emin olduğum için ekran görüntüsünü aşağıya ekliyorum. Gelelim işin daha vahim tarafına: Mevcut Şube Yönetimi (Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar) bildiğiniz ve daha önce buradan da belgeleriyle yazdığım gibi kendi emaillerini Oda serverlarından göndermişlerdi. Mimarlığa Yol Açın! web sitesine rakip olarak neredeyse kopyası olarak ve bizim harekete geçmemizden bir kaç gün sonra tescil edildiği anlaşılan Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar web sitesini tescil ettiren isim daha önce sevgili Ahmet Turan Köksal tarafından kim olduğunu öğrendiğimiz bir isim: Kadir Yıldız. Yine Ahmet'ten öğrendiğimiz bilgiye göre Kadir Yıldız Mimarlar Odası İstanbul Şubesi'nin maaşlı web personeli. Yani, mevcut yönetim, kendi propagandası için oda personelini de kullanıyor. Bu da bir kez daha ispat edilmiş oldu. Peki bu kadar mı? Elbette değil. Aynı zamanda kayıt için verilen telefon numaraları da TMMOB İstanbul Şubesi'nin telefonları...Etik mi demiştiniz? Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#98 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-09-2007
Mesaj: 76
|
Demokrasi ve Tartışma Kültürü
Mimarlar Odası İstanbul B. Şubesi Genel Kurulu ve izleyecek süreçte, Mimarlar Odası Genel Kurulu ve seçimleri için, tartışmalar yoğunlaşarak sürüyor. Demokrasinin en güzel yanlarından biri de, hesap verilebilecek, hesap sorulabilecek ortamları sunması ve sandık'lı olmasıdır. Ancak, tartışma alanında büyük çoğunluğu bilgi eksiğine dayanan garip fikirler, yorumlar, saptamalar, iddialar, öylesine tuhaf anlatılıyor ki şaşırmamak elde değil. Mimarlar Odası; Anayasa'nın 135. maddesi kapsamında ve 6235 sayılı Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği Yasası uyarınca kurulmuş, Kamu Kurumu Niteliğinde Meslek Kuruluşudur. Yani anayasal bir kuruluştur. Mimarlık mesleği ni serbest olarak icra edebilmek için ise üye olunması yasal zorunluluktur ve aidat ödenir. Anayasal bir meslek kuruluşu olarak, meslek odası yönetimlerinin mimarlık alanının yanısıra, anayasanın da güvenceye aldığı, demokrasinin, barışın, kamu yararının, doğal, kültürel mirasın, ülke ve kent değerlerinin korunması alanlarında çalışmak sorumluluğunu taşıyabilmesi de, ilkeli bir yönetim anlayışının gereğidir. Özetlenen yönetim anlayışı doğrultusunda, Mimarlar Odası İstanbul B. Şubesinin, günümüzde yaşanan kentsel, çevresel gelişmeler karşısında kararlı duruşunu, mücadelesini önemli ve olumlu görüyorum. Kuşkusuz yönetimlere aday olunabilir, önerilebilir, eleştirilebilir, farklı çalışma yötem ve öncelikleri proğramlana bilir. Yükselen tartışma atmosferinde etik sınırlar içinde sertleşmeler de olabilir. Bütün heyecan ve isteklilikler bir sınırda durup, haksız, acımasız olmadan, mimarlığa ve Mimarlar Odası'na zarar vermeyecek üslupta kendini ifade etmelidir. Tartışmalarda özenli bir üslup ve seviyenin yüksek tutulması, tartışma kültürünü geliştirecek, mimarlık ortamı için bir kazanç olacaktır. Hasan Topal |
|
|
|
|
|
#99 |
|
Yönetici
|
Bilmediğimden/karşılaşmadığımdan soruyorum:
Mevcut yönetim/Eyüp Muhçu/Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar Grubu adaylarını açıkladı mı? Mimarlığa Yol Açın diyenlere yönetim listesini soranlar, rakip grubun listesini gördüler de mi bu durum onlara batmıyor? |
|
|
|
|
|
#100 |
|
Yönetici
|
Hasan Bey,
Size olan saygım sonsuz. Onlarca defa görüştüğümüz için değil (bir kez mi görüştük?); yaptığınız müthiş işten dolayı. Ama lütfen buradan seviye demeyin. Okumuyor musunuz yapılan seviyesizlikleri...
|
|
|
|
|
|
#101 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-10-2003
Mesaj: 9
|
Ömer Bey,
Bu sıkıcı durumla daha önce iki buçuk defa daha karşılaştım. İki dönem biliyorsunuz mimdap grubu olarak demokratik yarışa girdik ve hakkımızda akla gelmez iftiralar söylendi. Bu defa dediğiniz gibi aynısı versiyonlarıyla sürüyor. Ben destek imzamı attım, yönetimdeki 'toplumcu, demokrat, çağdaş' grubu değil "Mimarlık için mimarlar" grubunu destekliyorum. Bu destek kafamda şubenin gazeteler verdiği o korkunç bölücü, ötekileştirici, herkesi Akpartili sayan ilanı sonucunda oluştu. Ve bunun üzerine "gidilen yol ile amaç arasında çok sıkı ilişki vardır" diye bir yazıyı hemen kaleme aldım. Bu metin ülkemizde aylar öncesinde denenen talihsiz bir ayrımcılığın izlerini taşıyordu. Bir seçim alacaksınız diye her şeyi karalamak, kötülemek, şahsiyetler üzerinde dedikodu yapmak, isimleri lekelemek,.... sonra çağdaş olmak. Her türlü karartmayı yapmak, yönetim erkini elinden hiç bırakmamak ve sonra demokrat olmak. Mimarları iş alıyorlar, sermaye işbirlikçisi, yağmacı demek ama kendi dar gruplarının propagandalarını oda kaynakları, oda iletişiminden yapmak ve sonra toplumcu olmak. Bu kavramlar bu ülkede işte bu gibi grup ve şahısların elinde boşaldı. Artık demokrat, çağdaş kelimeleri bu lekelenmelerden dolayı daha az anlam taşıyor. Yolun sonuna gelindiğini görüyorum. Herkesi akpartili, çıkarcı ilan eden grubun iletişimden yaptığı usulsüz kaynak kullanımını siz çok güzel belgelediniz. Bu buzdağının küçük bir kısmıydı. Bir büyük kısmını da biz bulur çıkarırız, kamuoyunu aydınlatırız, gerçek yüzlerini gösteriririz diye umuyorum. Ben de sizin şahsınızda Arkitera'nın bu asil davranışını, mimarlığın yanında yer almalarını, yıllardır süren kötü yönetime dur deme fikrini uygulamaya sokmasını yürekten kutlarım. Son sözüm, yine de "herşey temiz olsun" dur. Başarıya giden yol enrikalarla örülemez. Kötü söz sahibini de bağlar. İnanmadığı hiç bir şeyi yapmayan biri olarak, yolunuz-yolumuz açık olsun diyorum. Saygılar |
|
|
|
|
|
#102 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#103 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-11-2002
Mesaj: 183
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#104 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.486
|
Behiç Ak'ın yazısını okuyunca insanının ağlayası geliyor:
"toplum yararına Mimarlık için yıllardır her türlü tehlikeyi göze alarak, bir kuruş karşılık beklemeden geceli gündüzlü mücadele eden insanlar" |
|
|
|
|
|
#105 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-01-2008
Mesaj: 11
|
Selamlar,
Tartışmayı zevkle takip ediyorum ve bence atlanılan veya yeterince anlaşılmamış(anlatılamamış) bir nokta var. Sayın Ömer Yılmaz, bazı şeyleri kanıtlarıyla ortaya koydu ve sanki onlar atlanıldı ateşli tartışma sırasında. Aslında ben onların biraz da zor anlaşılır olduğunu düşündüğüm için katılmak istedim. Şöyle ki; İlk önce bilmeyenler için bazı şeyleri açıklamak gerekiyor. IP: Internet Protocol demektir. İşimize yarayacak olan açıklaması ise şudur: İnternette aktarılan hertürlü paket veri bir IP paketinin üzerinden yollanır/alınır. Yani internet ağındaki adresinizdir IP'niz. İkinci olarak ise şunu anlatmak gerekir; internet üzerinde aldığınız bir domain name (özetle site adı) için resmi işlemlere girişildiğinden isminizi kullanmak durumunuzdasınızdır ve biraz araştırma yapan bir kişi o domain'in kime ait olduğunu bilebilir. Varmaya çalıştığım nokta şu(eğer eksik veya yanlış bilgiler veriyorsam da Ömer Yılmaz beni düzeltsin, benden daha hakim olabilir bu konulara) : 1.Örnekte anladığım kadarıyla ulaşan 2 adet mail var. İki mail de aynı ip üzerinden gönderilmiş. Biri Mimarlar Odası adına geliyor, diğeri ise şu andaki mevcut yönetimin seçim için oluşturduğu grup adına. Hem de mailleri düzenleyen/yollayan kişi odanın Büyükkent Şube'sinin web işlerinden sorumlu kişisi. Yani çıkarılması gereken sonuç; mevcut yönetim odanın kaynaklarını ve personelini kullanarak, seçim propagandası yürütüyor. 2.Örnekte ise araştırmasını yapan Ömer Yılmaz, mevcut yönetimin seçim için oluşturduğu grubun internet sitesinin sahibini araştırmış içinde ilk olaydan kalma bir şüphe ile. Vardığı sonuç şu, Büyükkent Şube'nin internet işlerinden sorumlusu Kadir Bey (tanımıyorum, töhmet altında bırakmak istemem, kanıtlardan sonuçlar çıkarıyorum), aynı zamanda bu grubun (Çağdaş, Demokrat, Toplumcu Mimarlar Grubu) internet sitesinin de kurucusu/yöneticisi. Buradan çıkarılması gereken sonuç da şu; ya bu grup odanın kaynaklarını ve personelini kullanarak seçim propagandası yürütüyor ya da yasalarda oda yönetiminin oda personelini istediği gibi kullanabileceği yönünde bir durum var. Tabloya daha sade olarak böyle bakınca, Ömer Yılmaz'a hak ve destek vermek çok daha büyük bir önem kazanıyor bence. ekşisözlükteki komikler gibi bitireyim ben de -etik mi demiştiniz +etiksiz iş yapıyorsunuz, akp yanlısısınız -etik diyorum, akp diyorsunuz +durumu istediğin gibi anlıyorsun, kendine yontmaya çalışıyorsun, projecisin sen -bu etik'i ilk önce siz dile getirmiştiniz değil mi? yazık.. En son indistinct tarafından düzenlendi : 24-01-2008 07:02. Silinme nedeni: yanlış kelime seçimi. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| mimarlar odası, mimarlar odası seçimleri |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|