|
|
#46 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Ben iki ay önce icra mektubu aldım. Yeniden mi özür dilenecek? Mektup gönderip sonra özür dilenen bir kısır döngüye mi gireceğiz? Uzatmayacağım. Asla seni harcamak gibi bir lüksüm olamaz. Okurlar bir sonuca varır artık. Bizi AKP işbirlikçisi olmakla suçlayan bir grubu nasıl savunabilirsin? "Arkitera'nın adını böyle bir şekilde nasıl anabilirsiniz?" yazdığını göremedim ! (Bunu söyleyen mevcut yönetim kurulu üyelerinden birisi, gerekirsa adını da yazacağım buradan.)
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
|
#47 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 05-02-2003
Mesaj: 82
|
Az önce NTV'deki Gece Gündüz programında Mimarlığa Yol Açın deklerasyonu ile ilgili oda yönetimi ve bu girişime destek olanların görüşleri yayınlandı. Sanırım bu program ilk olarak dün yayınlanmış.
Şu anki oda başkanı, odanın zaten mimarlığın önünü açmaya çalıştıklarını, bu girişime destek olanların ise, Tarlabaşı, Balat, Süleymaniye gibi İstanbul kültürel mirasının talanının önünü açtığını iddia etti. Restorasyon konusunda yüksek lisans yapmış, 1996 yılından bu yana da kültürel mirasın korunması alanında, çeşitli projelerde yer almış biri olarak, odanın, mimarlığın ve İstanbul'un tek derdi olarak kafayı kültürel mirasa takmış olmasından çok sıkılmış olduğumu ifade etmek istedim. Yaptığı ve ilgilendiği işlerden de soğutuyorlar insanı. Tabi bu durum, mimarlık ve İstanbul'un sorunlarına ait olan vizyonlarını da çok iyi gösteriyor. Mimarlar Odası için "çağdaş mimarlık" bir mimarlık konusu değil sanırım... |
|
|
|
|
|
#48 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-12-2007
Mesaj: 17
|
Mimarlar Odasının önünün ,arkasının ,ufkunun ,sınırlarının her yerinin nasıl açıldığına ilişkin bir yorum ,üstelik TMMOB yöneticileri.. diye başlayıp son halka Mimarlar Odası olarak tanımlanıyor.
Oda yönetimini devam ettirecek yada yeni seçileceklerin bu konularda da söyleyeceği vardır elbette.. Sevgi ve Saygılarımla. Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#49 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-02-2005
Mesaj: 7
|
"Sayın Behiç Ak da bir anda "Mimarlığa yol açın" metni altına imza atanları "AKP'den iş alanlar" olarak tanımlamış. Amaç propaganda yapmak ya. İşi lafı hemen siyasi partiye getirmek ya."
bunun uzerine söylenecek önemli sözlerimiz olmalı arkadaslar. Tam da Mimarlar Odasının bir sol parti edası ile yıllardır çalışmalarına devam etmesine ve asıl kuruluş amacını unutmasına karşı, geniş tabanlı çabaların sergilendiği son yıllarda ve şu tarihi anlarda... Kendisini nasıl da gösteriyor, üye olmak "zorunda" bırakıldığım kendi meslek örgütümün kaygı duymama neden olacak derecede beni temsil etmeyerek, kendisine söz hakkı tanıdığı(?) kişilerce Türkiye'deki populist yaklaşımların etkisindeki "politikacılardan daha politikaci" bir tavırla iktidar partisi kavgalarını yapıyor olması... Mimar denen meslek adamının, ağırlıklı "sermaye" adına çalışmak zorunda bırakılmasını, bu gerçekle yüzleşmeyi ama bunu yaparken mimarın kamu hizmeti yapmasının öneminin yeniden ortaya çıkarılması için çaba harcanması gerektiğini, hatta "kamu mimarlığı"nın asıl ne olduğunu gündeme getirmeyerek bu tür talihsiz açıklamalar yapması... Üstelik herbirimizin ne derece karmaşık sermaye-inşaat sistemeleri içinde er yada geç kendimizi bulduğumuz unutularak, bunlardan hiçbiri örnek olarak çıkarılıp tartışılmayıp, ucuzcu bir yol seçilerek, hazır gericilik anlamına geldiği için isminden korkan bir kamuoyu var iken hemen politik iktidara olan kaygıları kullanıp, "AKP sermayesi" sözlerini kendi oltasına "yem" olarak yerleştiren bir zihniyet... Beni üzüyor, incitiyor; çünkü mesleğimi seviyorum ve birşeyler yapmak istiyorum. Ama sevindiriyor bir yandan, ne kadar hakliymış yaşadığımız kaygılar dedirtiyor... bunu kendi seslerinden işitmek en güzeli, ben söylesem kimse inanmazdı ... |
|
|
|
|
|
#50 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-10-2006
Mesaj: 140
|
Toplum için Mimarlık!
Behiç Ak'ın yazısında belirttiği kaygılarını kendisini de yakından tanıdığım için anlıyorum. Ancak bu "Mimarlığa Yol Açın" hareketi aynı fikirdeki mimarların bir araya gelmesi ile oluşmuyor. Sanırım temelde bir kaç ortak nokta; yani yenileşme, yani eylem bu hareketi doğurdu. Doğrusu, geçmişte Kadir Topbaş, Tabanlıoğlu, Hakan Kıran, Süha Özkan ve Serbest Mimarlar Derneği de dahil olmak üzere pek çok firma ve kurum hakkında eleştirilerim olmasına ve hükümete karşı muhalif yazılarımdan dolayı AKP Gençlik Kurumları forumlarında yazılarımın sıkça dolaşması ve tepki görmesine, F-Tipine karşı kamuoyu biligilendirme çabasında yazdıklarıma karşın küfürlerle dolu iletiler almama rağmen bu gruba çağrılmış olmamı da bu demokratikleşmeye bir kanıt olarak gördüğümü açık yüreklilikle söylemeliyim. Mesleğe elinde başladığım ustam Haydar Karabey ve özverili bir eylemci, örnek aldığım insan Korhan Gümüş ve okuldan çok değerli hocam Necati İnceoğlu'nun isimleri de beni bu hareket için umutlanmaya hatta baş koymaya itti.
Öyleki, "Mimar Uyanırsa" başlığını atmaya cüret eden ve artık mimarlardan umudu kesmiş olan ben, başka mesleklerle başlattığım sosyal sorumluluk projelerine gömüldüğüm şu sıralarda, kalbimde neredeyse "sadece yapmak sanatı" olarak soyutlanacak mesleğim adına yeniden umutlanıyorum. Çünkü mimarlık bana göre salt "yapmak" değildir. En azından ben o "kanadını" temsil etmeye hazırım. Kemikleşmik ve bir itiraz makinesi haline gelmiş Mimarlar Odası'nın(ki pek çok itirazlarına katılıyorum) yenilenmesini ise meslekdaşları arkadan vurmak olarak değil, demokratik haklar içersinde gerekli buluyorum. İstanbul'un Çocuk Planı adlı projeme sponsor olan ve beni yüreklendiren oda yönetimine böylesi kalleşçe bir davranış içinde olmam zaten olanaksızdır. Bu bir seçim sürecidir. Kişisel almamak gereklidir. Bu hareketin en önemli çıkış noktalarından biri de mimarlık mesleğine, sahip olduğu saygınlığı kazandırmaktır. Mimarlar Odası ise bir hukuk bürosu haline gelmiştir. Ömer Kanıpak'ın da söylediği gibi toplumsal projelerdeki itirazlarında başka STK'lar ile işbirliği yaparak iş yükünü hafiflletmeli, mesleki bir örgüt olarak günceli yakalamak adına eylemler içinde olmalıdır. Mimarlar Odası siyasi bir parti de değildir. Hükümetler gelir geçer, Mimarlar Odası her fikirdeki mimarı kollamak durumdadır. Yıldız'daki bina, bir kere kayıtta uğranan ve bir daha ayak basılmayan bir bina durumundadır. Yaşamayan, ölü bir hali vardır. Bir sekreterlik yapısı gibi işlemekte, daha içeriye girer girmez hiç bir mimari esinti vermemektedir. Bunca yıldır bu böyledir. (Ayrıca binanın, engelli meslekdaşlarımızın katılımını kolaylaştırıcı bir tadilattan geçmesi gerekmektedir) Güçlü bir vefa ile anılan sevgili Şener Özler'e rağmen kütüphane çok yetersiz ve kullanışsızdır. Tüm bunlar bile aidatların "istekle" ödenmesini engelleyen unsurlardır. Sayın Behiç Ak zaman içinde hareketi daha iyi tanıyacaktır. Kongre Vadisi'nin kapatılmasına karşı duran değerli düşünür Uğur Tanyeli'nin de bu hareketin içinde olduğuna dikkat çekmek isterim. Hasan Kıvırcık'ın dediği gibi, bu hareketin, şehir talancılarına da karşı duracak ve körü körüne yenileme projelerine evet demiyecek üyeleri vardır. Mimarlar Odası'nın üyelerinin koltuk sevdasında insanlar olmadığı aşikardır. Görev için orada olduklarını biliyoruz. Demokrasilerde görevi yapmak kadar teslim etmek de bir şereftir. Böyle bir şeref karalanamaz. |
|
|
|
|
|
#51 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-02-2005
Mesaj: 7
|
unutmusum bir heyecan yazarken, alıntı yapmami saglayan mesaja tesekkurler, ilk iki satır ayasofya'dandı.
Ehh bunu kime soylediğimi yazmama gerek yok sanırım... AÇILIN DA YOL VERİN ARTIK, Bİ GEÇELİM... |
|
|
|
|
|
#52 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-01-2005
Mesaj: 64
|
Sevgili Behiç'e
Tek bir soru : Mimarlık için Mimarlar Platformunda ismi açıklanan mimarlardan yanlızca 1 kişinin ismini versin, Örneğin; - AKM yıkılsın diyen ! Çok ayıp, çok Bencillige degil! Topluma yol acin ! 'mış Hadi canım sende.....
__________________
Murat ARTU |
|
|
|
|
|
#53 | |
|
Yönetici
|
Bana ulaşmayan ama Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi üyelerinden bazılarına oda numarası da belirtilerek İstanbul Şube tarafından ulaştırılan aşağıdaki email üzerinden konuşmamızı gerektiren bazı şeyler için yeniden bir ortam oluşturdu.
Alıntı:
Bir sonraki mesajımda konuya değineceğim.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
|
#54 | |
|
Yönetici
|
Nihayet bana da ulaştı bu metin. Şöyle başlıyor:
Alıntı:
Ben de Mücella Yapıcı'nın garip yazısı hakkında bir yazı iletsem bu yazı da tüm üyelere dağıtılacak mı? Savcıları ya da İl Seçim Kurulu'nun buradan açık olarak göreve davet ediyorum. Mimarlar Odası bir seçim de taraf olabilir mi? Bunu yapan şahıslar Oda'ya en büyük zararı vermekteler. Savcıları göreve çağırmakla kalmayıp bu konu hakkında avukatım aracılığı ile gerekeni yapacağımı bildirmek istiyorum.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
|
#55 | |
|
Yönetici
|
Email ortamı da oldukça hareketli.
Bana biraz önce ulaşan ve herkesi oy vermeye çalışan yeni bir tanesi aşağıda: Bu kadar ön yargılı olmak zor olmalı. Hele de mimarlık eğitimi gibi her koşulda Türkiye'deki diğer mesleklere göre çok daha iyi olan bir eğitimi aldıktan sonra. Yargısız infazın bu kadarı da artık ayıp Fakir Bey. Sordunuz mu bu projelerle ilgili görüşlerini kimsenin? Ya da birileri bir açıklama mı yaptı da bunları yazdınız. Yapmayın. Unutmadan eklemek isterim Facebook Grubu 1.900 kişi oldu. "Mimarlık İçin Mimarlar" grubundan ayrılmak olarak bahsettiğiniz şeyin Facebook Grubu olduğunu düşününce pek tutmamış galiba bu çağrınız. Alıntı:
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
|
#56 | ||
|
Yönetici
|
Etik mi demiştiniz?
Etik kelimesi dillerden düşmüyor. Buyrun size İstanbul Şube'nin yaptığı gayet gayri etik bir davranış örneği: Alıntı:
Alıntı:
Kırmızı ile alıntı yaptıklarım IP numaraları. Herkesin teknik detaylara hakim olması olanaksız kuşkusuz. Ama yukarıdaki teknik bilgiden varmamız gereken sonuç şu: Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar seçim çalışmalarını oda imkanları ile yapıyorlar. Odanın veritabanını bu iş için şüpheye gerek kalmaksızın, açık bir şekilde ve en önemlisi tamamen gayri etik bir şekilde kullanıyorlar.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
||
|
|
|
|
|
#57 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-09-2006
Mesaj: 7
|
Forumun birkaç bin satır tutan inişli çıkışlı tartışmalarına takılmadan ben niçin Mimarlık İçin Mimarlar grubundayım: bu platformda belirtmek isterim. Mimarlar Odası'nın benim için tarifi şudur: Ülkede Mimarlık mesleğinin icra edilmesi, öğretilmesi, tartışılması ve geliştirilmesi için gerekli sağlıklı zemini hazırlamak, zenginleştirmek, düzenlemek. Ben ofis sahibi bir mimarım, doğal olarak mimarlığın kendi yaptığım biçiminin zemini benim için birincil önem taşımaktadır. Çağrılı yarışmalar, odanın yarışmalarda aldığı tutum, sözleşme yönetimi, hukuksal destek, işveren ilişkileri, asgari ücrete uyulmasındaki oda kontrol mekanizmaları, belediyeyle ilişkiler vs. benim için önemlidir. Oda, bu zemini regüle etmek için hiçbir şey yapmamaktadır. Ancak bunların yanında mesleğini seven ve gelişmesini isteyen biri olarak meslek odamın benim zeminim dışında, akademisyenlerin, ücretli mimarların, öğrencilerin, kamuda çalışan mimarların vs. zeminini de düzenlemesini sağlıklılaştırmasını isterim: ki eğitimin kalitesi artsın, daha iyi mimarlarla çalışayım, ofisimdeki mimarlarla ilişkilerim belli bir regülasyona girsin, kamudaki mimarlarla ilişkilerim düzelsin vs. Görüldüğü gibi tüm isteklerim eninde sonunda çıkarcıdır. Ben daha iyi bir ortamda mimarlık yapayım diyedir. Kendi çıkarlarım için, Odanın iyi yönetilmesini isterim.
Sonra, Odanın akıllıca yönetilmesini isterim. Zırt pırt demeç veren, adını devamlı oraya buraya bulaştıran, beceriksiz bir oda istemem. Oda, illa bir devlet kurumu gibi yönetilmeyebilir. Katıksız bir hiyerarşinin hakim olduğu bir oda istemem. Oda yöneticisi, kendisini benim yerime koyabilsin isterim. Empatik oda isterim. Oda yöneticilerini tanımam. Kişisel hiçbir fikrim olmadığından, husumetim de olamaz. Ama gerçek şudur ki, dönemlerinde Mimarlar Odası imajı pek sevimsizleşmiştir. Ben güler yüzlü oda isterim. Asık suratlı, mızıkçı tavırlarıyla bırakın mimarları, kamuoyunu bile bezdirmiştir. İtirazkar tavırları kendilerininin haklı olduklarında bile haksız duruma düşmelerine yol açmaktadır. Girdikleri kuyudan çıkmaları pek mümkün görünmemektedir. Tazelenmek, yenilenmek şarttır. Ben, bu tazelenmeye destek veriyorum. Ertug Uçar |
|
|
|
|
|
#58 |
|
Yönetici
|
Alıntı:
... Received: from webkadir ([85.97.139.56]) Content-Transfer-Encoding: quoted-printable X-Mailer: Microsoft Outlook Express 6.00.2900.2670 ... Alıntı: ... X-Client-IP: 85.97.139.56 X-Spam-Checker-Version: SpamAssassin 3.2.1 (1.0) on pentagon.arkitera.net X-Spam-Level: ******** ... Kadir Bey mail atmış belli ki. Hem isimsiz mail atıyor hem de "webkadir" isimlendirmesini kullanıyor. Tabii görünmediğini zannediyor belli ki. Bilginiz olsun. Mimarlar Odası bilişim konusunda ne yazık bu arkadaşın sözlerine güvenecek kadar dağılmış durumda. Ne bilgisayar MBÇK'sını tanıyorlar. Ne de Bilgisayar MBÇK'si başkanını. NE DE BİR TOPLANTISINA KATILIYORLAR. Tabii hiç bir bilgileri yok. Ama Kadir oradan "ben mail atarım bizden geldiği belli olmaz" diye atladığında. Kanıyorlar. Umarım yönetime başka birileri geldiğinde bilişim tecrübelerinin sadece tek bir çalışan tekelinde olmadığını görürüz. Umarız GENÇ birileri gelir de bu şekilde etik olmayan davranışlara gerek kalmaz. Oda'nın teknolojinin nimetlerini bu şekilde etik olmayarak kullanmasını aklım almıyor. Bir düzeltme ve adı sanı belli bir mail CESARETİ Bekliyoruz... NOT: (Kadir Bey, BK Şube'nin bilişimden sorumlu çalışanıdır kendisi. "webkadir" ismini ben koymadım yukarıdaki alıntıda görüldüğü üzere, kendi takdiridir. Kendisine şaka yollu söylediklerim dışında patronu dediği için bu şekilde isimsiz ama kendini blli eden mailler atmaması gerektiğidir.)
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ En son ayasofya tarafından düzenlendi : 22-01-2008 23:27. |
|
|
|
|
|
#59 |
|
Yönetici
|
Vallahi yazmayayım diyorum ama yazılmayacka gibi değil ki.
39. Dönem raporunu inceledim de. 20. maddeyi tıkladığınızda yani 20. İstanbul Büyükkent Şube Denetleme Kurulu Raporu na tıkladığınızda karşınıza "Basında Mimarlar Odası" sayfası geliyor. Herhalde 19. maddeden kopyalamışlar ama Denetle Kurulu Raporu ehten püften bildik şeyler olduğundan belli ki deiştirmeye lüzum görmemişler. Test test 1.2.3. Bakalım Oda yetkileleri burayı ne kadar hızlı okuyorlar ve ne kadar hızlı değiştirecekler. 22 Ocak 2008 saat 10.15. Kronometre çalışıyor. Diğer yandan hani mali bilanço. Gelirlerimiz bölümünde şu var "Önümüzdeki dönemde SMGM çalışmalarının hız kazanacağını ve önemli faaliyet alanlarından biri olacağını öngörmekteyiz. Döneminizde başladığımız sürekli mesleki gelişim programı çalışmalarında bazı aksaklıklar yaşanmıştır. Sürekli mesleki gelişim programı çalışmaları oda üye ilişkisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu konudaki organizasyon altyapımızın güçlendirilmesi gerekmektedir. " Hıımm demek ki SMGM iyi bir gelir kaynağımış. Nasılsa sadece kendisinin verdiği krediler var kendi cebine giriyor paralar. Bu arada SMGM hakkında hani kursiyer anketleri. Hani geri dönüş bilgileri. Hani mali bilanço. Hani faizili ile verilen 40.000 YTL. Hani hukuk çalışmalarında bundan söz edilen bir şey var mı? Tebrikler efendim.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#60 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-09-2001
Mesaj: 240
|
Tahsilli Cehaletin Cinneti
Tanıl Bora'yı severim. Daha doğru bir deyişle yazdıklarını beğenirim, kendisini hiç tanımadım. Bütün bu tartışmalar, atışmalar, demeçler, suali olmadan verilen cevapları bu forumda okurken karışan düşüncelerimi toparlamamda bana yardımcı olan bir yazısına rastgeldim. Gerçi Bora'nın Birikim Dergisi'nin 211. sayısında yayınladığı "Tahsilli Cehaletin Cinneti" başlıklı bu yazısı Orhan Pamuk etrafından dönen milliyetçilik tartışmalarına yönelik bir cevap olsa da, burada bazı terimlerin yerine bugün yaşadığımız Mimarlar Odası seçimleri sürecinde duymakta olduğumuz bazı terimleri yerleştirsek (AKP'li olmak, rantçı olmak, demokrat olmamak...siz çoğaltabilirsiniz) de bu metin anlamından pek de fazla bir şey kaybetmiyor. Çok ilginç değil midir ki, artık yeni muhafazakarlığın hangi taraftan karşımıza çıkacağını kestiremiyorsunuz. Tanıl Bora'nın bu metnindeki ilk iki paragrafını bu yüzden beni son günlerde çok şaşırtan Behiç Ak'a ve hiç şaşırtmayan Mimarlar Odası'nın mevcut yönetimine adamak istiyorum:
Alıntı:
|
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| mimarlar odası, mimarlar odası seçimleri |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|