|
|
#166 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 26-01-2008
Mesaj: 1
|
1970 li yıllardan bu yana oda yönetimlerinde seçilmişler olarak yer alan arkadaşlarımızın, bu dönemle ilgili yazdıkları en büyük "başarı öyküsü"; toplumsal muhalefette önemli bir boşluğu doldurdukları üzerine kurgulanmıştır.
Aslında işin özü şudur. Bu tezi savunanlar; kendileriyle ilgili olarak 1968 rüzgarı ile ülkemizde de başlayan sol/devrimci harekete referans verirler. TİP geleneğinden gelmelerine rağmen onu pasiflikle suçlayarak çıkış yaptıkları için, her türlü legal siyasi örgütlenmeleri top yekün red ederek varlık göstermeye çalışmışlardır. Bu nedenle; siyasi bir partiden çok, sivil kitle örgütleri ve meslek odaları, eylemlerinin ve siyasi çabalarının hazır alanları olmuştur. O dönemde bahsettiğimiz bu gruplar içinde yer alanlar, bu gün bile o dönemi anarken meslek odalarının toplumsal muhalefetin öncülüğünü yaptığını iddia ederler. Bu dönemde odalar mesleğin sorunlarından giderek uzaklaşmıştır. Bizler o dönemlerde örgütümüz arkamızda olmadığından, mesleğimizin sorunları ile münferiden uğraşırken, onlar kendileri çalıp kendileri oynamışlardır. Siyasi hiçbir sorumluluk almadan, yani siyasi bir partiye girmeden, yani taşın altına elini koymadan, oda şemsiyesi altında "toplumsal muhalefet" yapmışlardır. Onlar bu tatlı su balığı kurnazlığı ile, yöntimlere, seçilmişlere diklenirken, meslek odasını meslek sorunlarından, üyesinden ve yaşadığı toplumun bir parçası olmaktan uzaklaştırmışlardır. Bu gün onbinlerce üyesi olan Mimarlar Odası İstanbul Şubesi yöneticileri; 300 kişyle, evet 300 kişiyle genel kurul yapmayı ahlaki bir sorun olarak görmemektedirler. Kimi; daha öğrencilik yıllarında, kimiyse okul bittikten sonra mimarlığa havlu atmış, yani mimarlığın üretim alanlarını terketmiş arkadaşlarımız, nedense oda yönetmede tarifsiz bir hırs göstermektedirler. Mimarlığın nasıl yapılıp nasıl yaşandığı konusunda kurgudan öteye fikirleri olmayan bu kişiler mimarık politikalarına yön vermeye çaışmaktadırlar. Eskiden yüksek sesle tekrarladıkları için bildiğimiz, bu gün dillendirmeseler bile serbest çalışan mimarları birer kapitalist olarak algılamalar ıbilinç atarındaki tek dominant fikidir. Bu fikir tüm yönetim felsefelerinin ekseninde yer almıştır. Bu güne kadar kimi yerde Demokratik Kitle Örgütü, kimi yerde ise Sivil Kitle Örgütü diye adlandırılan Meslek odamızın artık bir Lonca şekil ve erdemine ulaşması gerektiğine inanıyorum. Ustanın usta, çırağın çırak olduğunu bildiği, bilgiyi sevgiyle paylaşan, mesleki dayanışmayı toplum ve mimarlık adına ön plana çıkaran, üyesini koruyan bir oda. Bu çok zor değil. MİMARLIĞIN YOLUNU AÇIN K. Mükremin BARUT |
|
|
|
|
|
#167 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 25-01-2008
Mesaj: 1
|
yeni bir sürece doğru...
Forumdaki mesajları biraz önce okudum. Şu an gelinen noktanın seçimin sonuçları her ne olursa olsun, mimarlık ortamı üzerinden kent kültürüne çok kısa bir sürede çok büyük bir katkı oluşturduğunu görüyor ve bir mimar olarak bundan büyük bir heyecan duyuyorum. Bunda da hiç şüphesiz "Mimarlık İçin Mimarlar" grubunun çok yerinde ve zamanında yaptıkları çıkışın büyük payı olduğunu düşünüyorum.
Kentlerin çok hızlı değişim dinamikleri, kurumsal yapılarda da çağa uygun değişimleri zorunlu hale getirir. Bu süreçte Mimarlar Odası yönetiminin de yenilenmesi gereği son derece doğal karşılanması gerekirken ve vaatlerini tutarlı bir programla kamuya açıklayarak yönetime talip olduklarını belirten yeni bir gruba şans dilemek varken, konuyu bambaşka noktalara çekerek, sahici olmadığı açıkça görülen suçlamaları ortaya sürmek de bir o kadar absürttür. Kentine duyarlı ve gelişmeleri takip eden her kentlinin hissiyatı ve bilgi birikimi, olayların yanlış algılanmasını engelleyecektir. Örneğin mesajlar arasındaki bir konu hemen dikkatimi çekti. Kramer'in mesajında belirttiği "Moda Sahili Otoyol Olmasın" mücadelesinde dönemin İstanbul Mimarlar Odası'nın sürecin içinde bulunmadığını, mücadeleyi gerçekleştiren öncülerin bu yeni grup içinde yer aldığını o dönemi yakından takip eden birisi olarak ben de biliyorum. "Mimarlık İçin Mimarlar" grubunu destekliyor, söylemlerini gerçekleştirmeleri için meslektaşlarının gerekli duyarlılığı göstereceklerine olan inancımı korumak istiyorum. |
|
|
|
|
|
#168 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 26-01-2008
Mesaj: 3
|
Cagdas Demokrat Toplumcu „Mimarlara Mektup“ 25.01.2008, Almanya
Cagdas Demokrat Toplumcu „Mimarlara Mektup“ 25.01.2008, Almanya27 OCAK 2008 PAZAR GÜNÜ ISTANBUL´LU MIMARLARLAR
BU KENTIN TARIHI, DOGAL VE KÜLTÜREL MIRASININ GELECEGI ICIN KARAR VERECEKLER; DILERIM SIMDIYE KADAR OLDUGU GIBI, SIMDIDEN SONRA DA „CAGDAS-DEMOKRAT-TOPLUMCU MIMARLAR „ MESLEKI VE SIVIL TOPLUM EKSENINDE YÜRÜTTÜKLERI,ÜLKEMIZIN IHTIYACI OLAN „DEMOKRATIK DUYARLILIGI“ ODA YÖNETIMINDE SÜRDÜRÜRLER... ELBETTE ODA YÖNETIMINE„MIMARLIGA YOL ACIN“ SLOGANIYLA ADAYLIGINI KOYAN, ASLINDA HOYRATCA „YAGMAYA YOL ACMAK “ VE UYGULAMAKTA ZORLUK CEKTIKLERI „RANT PROJELERINI“ DILEDIKLERI GIBI HICBIR ENGELLE KARSILASMADAN UYGULANMASI ICIN, MEVCUT HÜKÜMET POLITIKALARIYLA MIMARLAR ODASI YAPILANMASINI UYUMLU HALE GETIRMENIN ÖTESINDE BIR POLITIKASI OLMAYAN VE BUNCA YILLIK MIMARLAR ODASI EMEGINI VE GELENEGINI ELININ TERSIYLE BIR KENARA ATABILECEK BU CEVRENIN ODA YÖNETIMINE GELMESINI ISTEMIYORUM! TOPLUMSAL MUHALEFETIN, DEMOKRATIK VE CAGDAS BIR TÜRKIYE NIN, „KARARTILMAYA CALISILDIGI“ BU DONEMDE, BUGÜNE KADAR GERCEK BIR SIVIL TOPLUM ÖRGÜTÜ OLARAK DAHA FAZLA AYDINLIK ICIN CALISMA YÜRÜTEN MIMARLAR ODASININ ANLAYISINA, BUGÜN DAHA DA FAZLA IHTIYAC OLDUGUNA YÜREKTEN INANIYORUM. SAYGILARIMLA, Mimar Sunay EREREN Mimarlar Odasi Istanbul Büyükkent Subesi 1994-1996 Dönemi Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi |
|
|
|
|
|
#169 |
|
Yönetici
|
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Sekreter Üyeliği görevini yaptığınıza göre; adınızın önüne "Mimar" koymasanız da anlardık.
![]() Bunun dışında adının önüne "Mimar" koymadan sizinle aynı dönemde "M.O. Genel Sekreteri" olduğunu yazan Orol Ataman sizlere çok güzel bir yanıt verdi. Bir önceki sayfada. |
|
|
|
|
|
#170 | |
|
Yönetici
|
Ekşi Sözlüğün de yavaş yavaş durulduğu andır:
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#171 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-01-2005
Mesaj: 66
|
Hırsınızın aklınızın önünde gitmesine izin vermeyin....
__________________
Murat ARTU |
|
|
|
|
|
#172 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-01-2005
Mesaj: 66
|
Behruz Çinici ve Cengiz Bektaş gibi olmayın
Kişisel meseleleriniz yüzünden mimarlığın önünü kapamayın. Yoksa; Behiç Ak gibi komik olursunuz.
__________________
Murat ARTU |
|
|
|
|
|
#173 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-01-2005
Mesaj: 66
|
Peki sizlerin evi var mı?
ozgur;
Peki sizlerin evi var mı? Diğer mezun arkadaşlarınız ev alabiliyorlar mı? Hayır. Peki siz hergün sanat içeren yaratıcılığınızı gösteren tasarımlar mı yapıyorsunuz? İstediğiniz projeler mi üretiyorsunuz? Tabi ki hayır, sadece içinizdeki maksimum %4 olan bu mimarlar bu şansa ve bürolara sahip. Peki arkiitera sahibi misiniz, her ay kazancınız garanti mi? Özgür Gündem Mimarlar Odasında çalışan bir çok kişinin artık birer hatta ikişer evleri var: Tasarımkentte. Sizin de bir gecekondu önleme bölgeniz olsun siz de dava açmayın sizin de olur! Şule Arıkan Tasarımkent kooperatif mi? Tarlabaşında mı? Üye olmak için mimar olmak gerekir mi? Bizim mimar haytalar benim için üye olabilirler mi? Lütfen beni bu konuda aydınlatırmısınız rica etsem. Beyoğlu’nu çok severim. Kristal büfeye gider hamburger alır sinemaya giderdik. Çıkınca da cukolata alırdık. Çok heveslendim. Tarlabaşında Tasarım Kente gözüm kapalı üye olurum. Harika olurdu bir tarafımda Oktay beyefendiler diğer yanımda Eyüp Beyefendiler ve dün akşamki hanım kızım. Bir de Mücella hanım varmış onu da alırdık. Hafta sonları hamama giderdik. iyi komşuluklarımız olurdu. Lütfen beni aydınlatın.
__________________
Murat ARTU En son Murat Artu tarafından düzenlendi : 26-01-2008 10:00. Nedeni: Son paragraf siyah |
|
|
|
|
|
#174 | |
|
Üye Adayı
Kayıt Tarihi: 08-10-2005
Mesaj: 8
|
Düzeysiz Değerlendirmeye Kisa Bir Yanit...
Alıntı:
"Yüreğimizdeki insan sevgisini ve yurtseverliği baskı, zulüm ve engelleme yöntemlerinin söküp atamayacağının bilinci içinde, bilimi, tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil; halkımızın hizmetine sunmak, her çabayı sürdürmek ve güçlendirmek için, bu yolda inançlı ve kararlıyız..." TEOMAN ÖZTÜRK 09.05.1940 yılında Kars‘ta doğdu. 1963 yılında İTÜ Mimarlık Fakültesi‘nden mezun oldu. İstanbul Belediyesi‘nde, imar ve İskan Bakanlığı‘nda çalıştı. 1971-1972 yıllarında TMMOB Mimarlar Odası II. Başkanlığı‘nı yaptı. 1973-1980 yılları arasında TMMOB Başkanlığını üstlendi. Bir çanta ve bir daktilo ile TMMOB‘yi sırtladı. Teoman Öztürk ve mücadele arkadaşları, bugün de ihtiyaç duyduğumuz birlik anlayışını, ete, kemiğe büründürdüler. Böylelikle mühendis ve mimarların gerçek anlamda örgütlü mücadelesi başladı. 11.07.1994 günü vefat etti. |
|
|
|
|
|
|
#176 |
|
Üye Adayı
Kayıt Tarihi: 08-10-2005
Mesaj: 8
|
Az önce Gökçe Aras imzalı ,değerli büyük organizatör mimarlarımızdan Süha Özkan'ın bir gazetede çıkan mesajı vardı ve hemen kaybodu..
Birileri mesajları mı sansürlüyor? |
|
|
|
|
|
#177 |
|
Kayıt Tarihi: 26-01-2008
Mesaj: 4
|
Mimarlık adına
Odamız Genel Kurulu öncesi yaşanılanlar yarış anlamında demokrasi adına tabii ki sevindiricidir. Ancak Mimarlar Odası Genel Kuruluna, mimarların ve mimarlığın dışındaki kurum ve oluşumların bu denli meraklı ve müdahaleci olmaları da o denli düşündürücüdür.
Mimar buna nasıl bakar, neden izin verir ve duyarsız kalır? Acaba biz mimarların, kendi meslek odalarında kendilerini temsil yetilerinde dışarıdan eksiklikler mi görülmektedir? Acaba Mimar mesleğinde de bu tip yönlendirmelerle karşılaşır mı? Karşılaştığında nasıl davranır, nasıl davranmalıdır? Mimarın böylesi durumlarda karar kriterleri nelerdir? Dünyanın en eski ve en saygın değerlerinden oluşan mesleği ve onun ilkeleri; bu konuda Mimardan nasıl bir davranış sergilemesini bekler? Sadece global, ekonomik talepler ve kriterler yeterlimidir? Toplumsal değerler bu kararlar da etken olmalımıdır? Mimarlık Eğitimi ve Etiği bu durumda ne der? Belki bu sorulardan sıkılanlarımız olmuştur, sınavdaymışız gibi… Ama, belki de bu bir sınavdır. Ancak bu sınav Mimarlar için ömür boyu, toplumlar içinse çok daha uzun sürelidir. Mimarlar meslek hayatları süresince kendilerince eserler yapar yada yaptıklarını zannederler. Bu eserler bazen alçak gönüllülükle yükselen değerlere, mücevherlere dönüşür. Bazen de çeşitli zorlamalarla kabzasına çakılan onca değerli taşa rağmen kente saplanan bir hançerden öteye gidemez. Biz Mimarlar bu sınavdan geçmek zorundayız. En azından yaşadığımız topluma olan sorumluluklarımız adına; sonucunu asla öğrenemeyeceğimiz, sadece doğrusunu yapmıştım diyebileceğimiz bu sınavı vermeliyiz. Saygılarımla… F.Gökhan TANRIÖVER |
|
|
|
|
|
#178 |
|
Yönetici
|
|
|
|
|
|
|
#179 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 26-09-2001
Mesaj: 42
|
istanbul'un yönetim adaylarından simla'yı behiç ak'a yazdığı mektup vesilesiyle tanımak büyük mutluluk. istanbullu adayların her demeci, yazısı, katkısı, bu hareketin ne kadar umut veren, ışıltılı bir durum yarattığını tescilliyor. darısı diğer oda şubelerine.
dün "sesinizi duyurun" başlığı altında, kendini önce istanbul'da gösteren bu "evrim" çabasına, türkiye'nin her yerinden desteğimizi göstermek için isimlerimizi açıkladık. arkitera ve mimdap da listenin ilk halini sayfalarına taşıdı. bu desteğe sürekli katkı geliyor. bana ulaşanları, teşekkürlerimizle buradan duyuruyorum. OSMAN SARGIN, TEVFİK BALCIOĞLU, VEDAT TOKYAY, EVREN BAŞBUĞ, ÖZCAN KAYGISIZ, GÜLSER ÇELEBİ, NUR ÇAĞLAR, NAHİDE TAN, MEDİHA GÖKTÜRK, SEDEN CİNASAL AVCI, RAMAZAN AVCI, SUZAN BAHTİYAR, MERİH FEZA YILDIRIM, SERDAR USLUBAŞ, GÜLAY KARABAĞLI, SİNAN AKYOL, İBRAHİM DENİZ, DUYGU CEYLAN, DEVRİM ERGİN, SERHAT ÖZDİŞ, MELTEM ARTAN, PINAR AY, RANA NERGİS ÖĞÜT, OSMAN TÜRKER.... şu ana kadar bana ulaşan isimler böyle. eksik bıraktıklarım varsa affetsinler. tekrar teşekkürler ![]() |
|
|
|
|
|
#180 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 580
|
iyi oyun gol getirir!
Mimarlık ortamının çetrefilli yollarına girerken, böyle ışık saçan bir hareketi görmek bizleri yüreklendiriyor. Bu hareketin enerjisini kaybetmeden eyleme geçmesini umuyorum. Mimarlar odası genel merkezine ve tüm türkiye'ye yayılacak bir değişim rüzgarı oluşmasını bekliyorum.
Benim en büyük beklentim; teknik olarak gerekli altyapıyı ve yasal düzenlemeleri gerçekleştirecek, bizi gelişmiş ülke standartlarında profesyonel ortama hazırlayacak düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesidir. Mimarlık mesleği sağlam bir hukuksal sürece dayanmadıkça bir yere varılamayacağını düşünüyorum. Mimarlık eğitiminden, profesyonel hizmetlere kadar birçok konuda radikal değişimler gerkiyor. Bunlar için biz çalışmaya hazırız. Herkese kolaygelsin.
__________________
R&R |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| ali rüzgar, eyüp muhçu, mimarlar odası, mimarlar odası seçimleri, sami yılmaztürk |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|