Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Profesyonel Yaşam > Mimarlar Odası

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 25-01-2008, 14:39   #151
Yönetici
 
lumina'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.451
Alıntı:
Orijinal metin hakkiyirtici tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Oda düzenleyicidir, çerçeve oluşturucudur. Bunun içini dolduracak olan sizlersiniz.
Sevgili Hakkı,
Mesele tam da bu satırlarda değil mi zaten? İçin uzun zamandır katılaşmış bir doldurulma biçimi var, bir de bu doldurulma biçiminin değişimi yönünde bir talep.
Yazında biraz yukarıda değindiğin gibi yasal ve kültürel ORTAM düzenleme aygıtı oda. Bu aygıtın işleyişinde tıkanmalar oluyorsa, bu tıkanmayı açmaya yönelik talepler olağanken, başka zeminlerde de dile getirilen paranoit bölünme tepkileri ile bu olağan talepleri garip ötekileştirmelere tabi tutmak bir miktar marazi ve sakil duruyor.
Yapay bir karşıtlıktan çok gerçek bir karşıtlık var bence şu an. Yapay karşıtlıklar bundan önceki çekişmelerde söz konusuydu.
Sevgiler,
Burak Altınışık
lumina Şu anda online   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 25-01-2008, 16:15   #152
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.032
Blog Mesajları: 53
Mimarlık İçin Mimarlar hareketi Yönetim Kurulu adayları Zühre Sözeri ve Hüseyin Kahvecioğlu bugün saat 18:30'da Açık Dergi programına konuk oluyor.

Açık Dergi, Açık Radyo'da. Açık Radyo, İstanbul'da 94.9 frekansında.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın...



Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 25-01-2008, 16:45   #153
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2002
Mesaj: 32
Neden genel kuruldan hemen önce teknik kongre hiç düşündünüz mü?

onuBu yazıyı Teknik Kongre’den bir gün önce yazdık ve toplantının katılımcılarını düşünerek yayınlamadık. Ancak Sayın Cengiz Bektaş’ın konuşmasını görünce Oda Yönetimi tarafından Genel Kurula kuşku ile bakıldığı için düzenlenen Teknik Kongre’nin aslında ne olduğunu ve tarihini anlatmaya karar verdik.



Ülkemizde demokrasi geleneği henüz yok. Bunu en çok sivil toplum örgütlerinde ve meslek odalarında görüyoruz. Aziz Nesin’in bir uzun hikayesinde derneklerde yönetimde kalabilmek için çevrilen entrikalar anlatılırdı.

Şimdi anlatacağımız tarihe bu açıdan bakmanızı rica ederiz.
1994 seçimlerinde iki grup vardı. Bunlardan birincisi şimdiki grubun eskilerinin yer aldığı grup diğeri de Meslek Yasası’nı öne çıkartan bir diğer grup. Seçim sonuçları belirgin değildi. İktidardaki yönetimin kaybetme ihtimali vardı. (ikinci grup sadece 100 oy ile kaybetmişti)
Yönetimi kaybetmemek için alınacak tedbirler arasında ikinci bir prova kongre yapma fikri ortaya çıktı. Bu “kongre”ye bir isim gerekiyordu bulundu “Teknik Kongre” denildi.

İktidardaki yönetim tarafından düzenleneceği için konuşmacılar kendisine yakın bulduğu isimlerden, oturum yöneticileri kendi gruplarından seçilecek ve forumda yapılacak konuşmaların yönü ise doğal olarak belirlenmiş olacaktı.

Bütün bir gün rakipler top ateşine tutulacak, cevap hakları olmayacak böylece ertesi gün yapılacak kongreye “zinde” girilecekti.

Hem de tümüyle legal bir ortamda. Hem de tüm masrafların odaya ödetildiği bir ortamda. Hem de sanki demokrasi buymuş gibi göstererek.

Kimsenin buna inanacağını ummuyordum ama inandılar. Tam sekiz dönemdir.
Bu plan uygulandı ve son derece başarılı oldu. Umut Bey’in o toplantıdaki durumu hala gözümüzün önündedir.

Ortalarda oturmuştu. Her konuşmacı dolaylı ya da doğrudan saldırıyordu. Kendisinin yapacağı bir konuşmaya karşı on konuşma zaten o ortamda doğal olarak hazırdı.
Aradan onaltı yıl geçti ve o gün yapılan karartmanın sonuçlarını yaşayarak gördük.
Bir taraftan meslek içindeki ayrışma artarken diğer taraftan da örgütlülük güç kaybetti. Mimarların mesleklerini savunmaları için var olmaları gereken yerlerde boşluklar oluştu. Bu boşlukları inşaat mühendisleri, politikacılar, denetim şirketleri doldurdu. Ve depremden sonra özellikle bu durum artarak devam etti.

Meslek yasası ile hakların güvenceye alınması bir yana sahip olduğumuz bazı hak ve yetkileri de kaybettik. Bölündük parçalandık. Çok sayıda farklı ama yeterince etkili olmayan gruplar çıktı.
Bu oyun tam sekiz defa tekrarlandı. Ve şimdi sonuncusu oynanıyor.

Tüm konuşmacıların mevcut yönetim erki tarafından seçildiği, konuların belirlendiği, üstelik önceden saptanmış oturum başkanlarıyla olası “çatlak seslere” karşı her türlü önlemin alındığı ortamlar ülkemizde mimarların daha çok bölünmelerine yol açmaktan başka sonuç vermiyorlar.
Kendisini ifade edemeyenler odanın dışında yeni oluşumlar gerçekleştiriyorlar ve bu durum giderek mimarlığımızın kendisiyle barışık olmadığı, kişilerin birbirlerini anlamsız sıfatlarla nitelendirdiği bir ortam oluşuyor.

Ve terör yavaş yavaş tırmanıyor. . Kişilerin ne düşündükleri, hangi görüşlerinin olduğu ve hangi eylemleri gerçekleştirdikleri bu kargaşada unutulup gidiyor.
Bu gün yeni bir dönem başladı.

Bunun nasıl olacağının ilk işareti Kongre ve Puan kelimelerinin yan yana gelmesiyle görüldü.
Bundan sonraki aşamaları görmek için merkez yayınlarına bakmak yeterli. Bir adım daha borçlu “oda tescil belgesi”, bir adım daha “etkinlikten imtahan” bir adım daha “büro tescil belgenizin iptal edilmesi “ bir adım daha “Türkiye’de mimarlık yapamaz duruma gelmeniz.” Bir adım daha tüm projelerin yabancı bürolara devredilmesi. Bir adım daha Türk Mimarlarının yabancıların taşeronu durumuna düşürülmeleri. Bu listeyi dilediğiniz kadar uzatmak mümkün.

Bu Genel Kurul’da olumsuz gelişmelere dur diyelim. MİMARLIK İÇİN MİMARLAR GRUBUNU görüşlerimizle ve oylarımızla destekleyelim.
yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 25-01-2008, 17:03   #154
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.032
Blog Mesajları: 53
Alıntı:
Orijinal metin Omer Yilmaz tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Mimarlık İçin Mimarlar hareketi Yönetim Kurulu adayları Zühre Sözeri ve Hüseyin Kahvecioğlu bugün saat 18:30'da Açık Dergi programına konuk oluyor.

Açık Dergi, Açık Radyo'da. Açık Radyo, İstanbul'da 94.9 frekansında.
Açık Radyo'daki programa bir son dakika değişikliği ile Atilla Yücel de katılacak.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın...



Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 25-01-2008, 17:28   #155
Arkitera Üyesi
 
cbekleyen'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 29-09-2006
Mesaj: 217
Blog Mesajları: 1
Yılmaz kardeşim;
Tüm anlattıklarınızın altına imzamı bende koyuyorum, bizde demokratikleşme aynen böyle, yürütüle gelmektedir, hangi ortam içersinde bulunursanız bulunun, güç bende diyenlerin, altta kalanların canı çıksın kültürü hep egemen ola gelmektedir, o Teknik toplantıdaki oturum başkanı, iktidar ve muhalefettekilere eşit zaman süresinde konuşma, dinletilme hakkı vermiyor ise,sonuç; şayet büyük bir tüsünami (Meslek odasına gönülden sahip çıkan,geleceğimiz ne olacak sorusunu soran,sayısal üstünlüğe sahip namuslular) gelmiyorsa, sonuç değişmiyecektir...
Temeli çürük olan, söylemlerin ve vaatlerin egemen olmaması için emek,bilinçlenme,sahiplenme şarttır,
Mimarlığa, toplum ve meslektaşlarının yararına yol açacak olanlara,başarılar dilerim...
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B...

En son cbekleyen tarafından düzenlendi : 25-01-2008 19:18. Silinme nedeni: muhalefettekilere
cbekleyen offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 25-01-2008, 19:17   #156
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 08-09-2001
Mesaj: 240
Zemin kaydırma

"Mimarlık için Mimarlar" grubunun karşısında duran grubun "AKP'li zihniyet odayı ele geçirecek" savı tam bir tartışmanın zeminini kaydırma oyunu.

Burada daha yukaridaki bir mesajimda alıntı yaptığım ama kalabalik tartisma ortaminda kaybolan Tanıl Bora'nın şu satırlarına izninizi alarak bir kez daha dikkati çekmek istedim.

Alıntı:
"OKUR-YAZARLARIN FANATİZMİ"
Konu her ne olursa olsun, burada aynı zihniyet kalıbının, aynı söylemin işlediğini görüyoruz. Bulunabilecek en ileri mantık bağıntısı, komplo teoremleridir. Hedef alınan şahsiyet veya şahsiyetlerin ‘objektif’ hıyanetini... ifşâ etmekten öte bir ‘argümantasyona’ ihtiyaç duyulmuyor. Herhangi bir konunun kendi bağlamı, kendi nesnelliği içinde mütalaa edilmesinin yolu baştan kapanıyor böylece. Ufûnet yüklü bir söylem bu aynı zamanda. Komplo teoremlerinin hiçbir şeyi açıkta bırakmayan kahredici kurgusu altında her türlü öznellik ve ‘yapıcılık’ ihtimalini peşinen iptal eden, ‘irade-i cüz’ü hiçleştiren bakış açısı, muazzam bir acz duygusu, ona bağlı olarak da muazzam hınç ve negatif enerji üretiyor. Bu söylem, hamâsî bir dille bütünleniyor....

...Tahsilli meslek erbâbının korporasyon örgütlerinde son yıllarda yaşanan iklim değişikliği de, -son olarak geçen ay yapılan büyük baro seçimlerinde milliyetçi&ulusalcı grupların kazandığı ağırlık-, buna delâlet ediyor. Bu okumuş-yazmış zümrelerdeki fanatizm ve medeniyetsizleşme, had safhadadır. Herhangi bir konuyu sükûnetle ve aklî savlara dayanarak tartışma girişiminin, Mustafa Kemal’den bir alıntı, bir Çanakkale anekdotu veya içinde “hain”, “aymaz”, “satılmış” kelimelerinden en az birisi geçen hamâsî efelenmelerle püskürtülme ihtimalinin bu tahsilli, ‘elit’ muhitlerde bilhassa yüksek olduğuna tanıklık edebilecek çok insan var!"
Mimarlık Mesleğinin asal sorunlarını konuşmak yerine bütün tartışmaların siyasete, AKP'li, CHP'li olmaya kaydırıldığı bu zemin yeterince bıktırdı, "Tahsilli Cehaletin Cinneti" yeterince midemi bulandırdı. Hiç tahmin edemeyeceğimiz çok değer verdiğimiz kişilerin de bu cinnete katıldığını şaşkınlıkla izledim ve muhafazakarlığın sadece sağ kesimleri değil sol görüşte olanları da ciddi şekilde sardığına bir kez daha şahit oldum ve gelecek için bir kat daha ümitsizliğe kapıldım. Zemini kayan bu tartışma ortamında sağlıklı ve sukunetle düşünüp de fikir beyan etmek de anlamını yitirmeye başladı. Şahsen biraz konusmadan düşünme zamanı geldi kanısındayım. En azından ben öyle yapacağım.

Pazartesi gunu yeni(!) bir Oda Yonetimi ile karsilasmak dilegi ile.





Ömer Kanıpak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 25-01-2008, 20:07   #157
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-06-2007
Mesaj: 1
Zühre Sözeri, Hüseyin Kahvecioğlu ve Atilla Yücel'in katıldığı 'Açık Dergi' programının ses kaydına buradan ulaşabilirsiniz.
candinlenmis offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 25-01-2008, 21:24   #158
alf
Forum Üyesi
 
alf'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 01-08-2005
Mesaj: 54
Blog Mesajları: 2
Behiç Ak ve yandaşları dikkatine

GALATAPORT' u satmak ve AKM 'yi yıkmak isteyen "KİRLİ ELLER (!)" kent yararına böyle çabalıyor, siz (karalamaktan başka) ne yapıyorsunuz?
Eklenmiş İmajlar
mimarliga-yol-acin-sos_akm-jpg  mimarliga-yol-acin-sos_galata-jpg  
alf offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 25-01-2008, 21:33   #159
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.032
Blog Mesajları: 53
Skytürk kayıt: http://www.mimarligayolacin.org/skyturk.wmv (40mb)

CNN Türk kayıt: http://www.mimarligayolacin.org/cnnturk.wmv (90mb)
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın...



Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-01-2008, 00:11   #160
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 09-10-2006
Mesaj: 140
cevap

Behiç beyin inandığı değerleri anlıyor ve en büyük takipçisi olacağıma inanıyorum. Bir hareketin içinde olmamız bizleri bağımsız bireyler olmaktan uzaklaştırmaz. Görülmek istenmeyen de bu bağımsız varlıklarımızdır. Behiç beyin itibarı zedelenmez çünkü o bir kamu savunucusudur ve olur da seçilirsek ben her zaman bize de muhalefet etmesini isterim. Behiç Ak, çok mütevazi birisidir pek çok kamu savunmasında Mimarlar Odası'na öncü olduğunu unutuyor. Behiç Ak olmasaydı Mimarlar Odası ne kadar bu konulara eğilirdi şüphe duyuyorum. Yine de mevcut yönetimi dürüst ve özverili yönetimleri için her zaman kutluyorum. Ancak...


Hatırladığım kör sol politikaların AKP'yi iktidara taşıdığıdır. Şimdi sormak gerek kim daha AKP'li? Toplumcu olmak kimsenin tekelinde değildir. Bana göre de ben, Eyüp Muhcu'dan daha toplumcuyumdur, örneğin. Hareketimizin mimarları AKM'nin yıkılmaması için savaşan bir gruptur. Yarışma açmışlardır. Ülkemizi, muhafazakar mimarinin sardığı dönemde hükümeti eleştiren bir sergi açmışlardır. Yine grup üyemiz Uğur Tanyeli, Kongre Vadisi'nin halktan koparılmasına karşı konuşmuş, yazmıştır. Yeni hareket, mevcut yönetimden daha etkin bir savunma ile kamu yararını gözetecektir ki belediye başkanlarının sınıf arkadaşları artan bir ihale ile iş kapmaya çalışmasın. Davalar konusunda kimsenin endişesi olmasın o konuda mevcut yönetimden daha hızlı olacağımıza inancım sonsuzdur, Gökkafes dikildikten sonra ya da Kız Kulesi betonlaştırıldıktan sonra kazanılan davaların yararlı olmadığı aşikardır.


Yeni hareket herkese açıktır. Bu hareket AKP öncesi başlamıştır ayrıca. Necati İnceoğlu önderliğinde. Şimdi Arkitera desteğiyle açılan kanallarla daha etkin akmaktadır o kadar. Yıllardır aktif mimarların apolitikliğinden ve suskunluğundan yakındık şimdi onları konuşturmuyoruz, asıl şaşılacak durum budur. Mimarlar Odası, Haydar Karabey, Atilla Yücel ve Onur Kurulu tarafından yazılan ve onaylanan programı incelemeden AKP yandaşlığı ve rantçı karalamalarıyla kolaya kaçmıştır. Şu an hükümette olan bir parti ile ilişkisi olmayan bir mimar bulabiliyorlarsa bulsunlar demekten başka bir şey gelmiyor içimden. Yerel yönetimlerle ilişki mesleki bir gerektir. Mimarları neredeyse mimarlık yapmakla suçlayan bir seçim propagandası asla kabul edilemez. O zaman eczacılara da ilaçları para ile sattıkları için kızmamız gerekmez mi?


Demokratik adaylığımızın böylesi karalanması beni derinden yaralamıştır ki AKP muhalifliğini 3-4 yıldır neredeyse meslek edindiğim şu zamanlarda, hayal kırıklığı yaşıyorum. Bağımsızlığımı ne aday olduğum harekete ne de eski yönetime vermeye niyetim yok.


Ne sol, ne dürüstlük, ne de toplumculuk, grupların, eskilerin, yenilerin tekeline alınamaz. Kamu alanları sadece Mimarlar Odası ile de savunulamaz. Bunun için aktif mimarların politize olması için savaşmadık mı yıllardır? Şimdi, iki aday grup bunu gerçekleştirdi, öyle ki katılımın yüksek olacağına inanıyorum.


Seçim sonuçlarını, savaş sonuçları gibi ölümle, kayıpla biteceğini düşünenler olabilir. Ancak 28 Ocak sabahı hiçbir mimar ne bedenini ne de ruhunu kaybetmeyecek. Neye inanıyorsa o şekilde yaşamaya devam edecek. Mücadele edecekse edecek. 28 Ocak sabahı mimarlık eksilmeyecek. Hatta Arkitera'nın övünülesi demokratik fikir aktarımı ile-Mimarlığa Yol Açın grubuna olumsuz yazıları da eksiksiz yayınlamışlardır- mimarlık artacaktır. Biliyor musunuz ki ofislerde bilgisayar başından ayrılmayan pek çok mimar bu seçimle öğrendi pek çok davayı, amacı.


Ancak kabul edilmelidir ki Arkitera herkese açık bir platform yaratarak, mimarlığı gündelik hayatın içine yerleştirdi, yani toplumsallaştırdı. Evet, Arkitera'nın mimarlığı toplumsallaştırdığını söylemek hiç abartılı olmaz. Oysa Mimarlar Odası pek çok etkinliği önceden duyururken seçimi bir hafta öncesine kadar kimseye duyurmamış ve web sayfasında hiçbir karşıt görüşe yer vermemiştir. Mimarlar Odası bu seçimi gizlemiştir! Yoksa iyi bir takipçi olan ben, seçim tarihini önceden bilseydim bu hafta sonu yurt dışında olmazdım. Bu nasıl toplumculuktur?


Çok değerli aydın insan ve hiç abartısız örnek aldığım kahraman Behiç Ak hiç endişelenmesin, onun savunduğu haklar güvencededir. Aksi halde meydan herkesindir.


Saygılar
Simla Sunay Ö.
Simla Sunay Ozdemir offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-01-2008, 00:24   #161
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.032
Blog Mesajları: 53
Simla'nın bu nefis yazısının hemen ardında Mimdap Forumu'ndan bir başka yazıyı aktarıyorum:

Alıntı:
Mimarlık İçin Mimarlar grubu’nun programi bence de açık ve her önemli başlığa değinmiş. 1994′ten beri savasimini verdigimiz açılımları da ongoruyor. Üstelik insan hakları ve özgürlüklerden yana, mimarlık ortamının gelişmesini, toplumsal yararı hedefliyor.
Kendi kendini Çağdaş Demokrat Toplumcu Mimarlar diye niteleyen bugunku Yonetim ile cene yaristirmanin hic kimseye bir yarari yok. Cunku bu insanlarin buyuk bolumu ne cağdaş, ne demokrat, ne toplumcu, hatta ne de mimar..!! Bunlarin cogu profesyonel odaci, Oda onlar icin bir isyeri, bir gecim kaynagi, o yuzden de elden kacirmak istemiyorlar… Bu cabalarini bir olcude de hosgoruyle karsilamak gerek…
Ama hosgorunun de bir siniri var, hosgorecegiz diye Mimarlar Odasi gibi cok onemli bir kurulusu onlarin ellerinde daha uzun bir sure birakamayiz. Sanirim meyve olgunlasti ve onlara artik gule gule demenin zamani geldi… Mimarlık İçin Mimarlar grubu’nun sunduğu programı butun gucumle destekliyor ve Mimarlığa Yol Açın diyorum…..
OROL ATAMAN
1994-1996 Donemi
M.O. Genel Sekreteri
Sağol Simla; sağolun Orol Ataman.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın...



Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-01-2008, 00:36   #162
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 01-02-2002
Mesaj: 28
Değişim zamanı!

Istanbul'daki bu yeni oluşumu gönülden destekleyen Ankara üyesi bir mimarım.
Umarım bu rüzgar Ankara başta olmak üzere tüm Türkiye'ye ulaşır.
Size yapılan ithamlar her seçim uygulanan çamur atma ve yıldırma tekniğinden
başak bi şey değil.

Yapılaması gereken o kadar iş ve kaybedilmiş o kadar zaman var ki.
gringo offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-01-2008, 01:10   #163
Arkitera Üyesi
 
Hasan Özbay'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 27-06-2007
Mesaj: 1
"Mimarlığa yol açın" sloganıyla Oda seçimlerine aday olunması sürecinde yaşananları hayretle izliyorum. Çünkü 80'li yılların sonunda biz de, tasarımcı mimarlar olarak, Ankara'da benzer amaçlarla yola çıkmıştık. Bunlar bürocu, ANAP'lı, Oda'yı zayıflatıp, sermayenin eline geçmesini istiyorlar, bla, bla demişlerdi. Biz seçimleri kazandık. O dönem Oda'nın en verimli ve etkin dönemlerinden biri oldu. Şube sayısı 3 den, 23 e çıktı (şubelerin artmasına karşıydılar); Oda mali yapısı düzeltildi; Mimarlık dergisi düzenli çıkmaya başladı; Ulusal Mimarlık Ödülleri oluşturuldu (o zaman karşı çıkanlar şimdi ödül de aldınız ya diyorlar); UIA boçları ödendi ve 2005 kongresini çalışmalarının önü açıldı vb.

"Çamur at izi kalsın" anlayışının hala yürürlükte olduğu görülüyor.

Mimarlar Odası İstanbul şubesinin yaklaşık 13.000 üyesi var. Seçimleri yıllardır 500-600 kişinin katılımıyla yapılıyor. Ankara'da da durum benzer. Yaklaşık 6000 üye var, seçimlere katılım 1200 ü hiç geçmedi. İstanbul'da katılım %10 bile bulmuyor. Yıllardır Oda "dar grupçu zihniyetlerin" oyun alanı olarak kaldı. Seçimlere katılmak ve geniş katılımlar sonucu yönetimi belirlemek esas olmalıdır.Hedef seçim kazanmak değil, Oda platformuna sahip çıkmaktır. Bu nedenle bu insiyatifin uzun vadeli hedefler peşinde koşması esastır.

Şu anda basına yansıyan karalama kampanyalarına itibar etmeyelim. Çekemezlikler ve kişisel kıskançlıklar hedefi bozmasın. Unutmayalım Mersin gökdeleni de bir rant yarattı. Kim projelendirmişti?

Tasarımcı kimliğe sahip mimarların Oda yönetimine talip olmalarının "niye" diye karşılandığını görmek matrak. Asıl eleştiri "neden bu kadar beklediniz?" olmalıydı. Mimarların Mimarlar Odası'nı yönetmeye aday olmaları kimi panikletiyor anlamak zor değil doğrusu. Oda rantı ile beslenen bir kesim var ve onlar pozisyonlarını korumak istiyorlar. bir .Hafızalarınızı tazeleyelim. 90'lı yıllarda İstanbul Şubesi yöneticileri sahte fakirlik ilmuhaberi alarak, belediyeden uzuz arsa almış ve kooperetif kurarak gayrimenkul sahibi olmuşlardı. Merkez bunu görmezden gelmiş ve Oda avukatı Derviş Parlak istifa etmişti. Bu kişilere çekemezlik ve kıskançlık nedeniyle yeni eklenmeler olmuş anlaşılan.

Mimarlar Odası tüm kesimlerin ortak platformudur. Bu platforma sahip çıkmazsak, boşluğu birileri mutlaka doldurur. "Mimar" herkesi Oda'ya sahip çıkmaya çağırıyor ve "Mimarlığa yol Açın" diyorum.
Hasan Özbay offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-01-2008, 01:13   #164
alf
Forum Üyesi
 
alf'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 01-08-2005
Mesaj: 54
Blog Mesajları: 2
Alıntı:
Orijinal metin Hasan Özbay tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Şu anda basına yansıyan karalama kampanyalarına itibar etmeyelim. Çekemezlikler ve kişisel kıskançlıklar hedefi bozmasın. Unutmayalım Mersin gökdeleni de bir rant yarattı. Kim projelendirmişti?
ben biliyorum ben biliyorum... cengiz bektaş
alf offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-01-2008, 01:30   #165
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.032
Blog Mesajları: 53
Alıntı:
Orijinal metin candinlenmis tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Zühre Sözeri, Hüseyin Kahvecioğlu ve Atilla Yücel'in katıldığı 'Açık Dergi' programının ses kaydına buradan ulaşabilirsiniz.
Download sitelerinin zorlukları ile başademeyenler, başetmek istemeyenler için Arkitera serverları mimarlığın emrinde. Buyrun: http://www.mimarligayolacin.org/acikradyo.zip

Gün içindeki koşuşturmadan ancak dinleme fırsatı bulabildim: Mutlaka dinleyin çok iyi bir program olmuş.


Bu imkanı verdiğin için teşekkürler Açık Radyo.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın...



Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin

Etiketler
mimarlar odası, mimarlar odası seçimleri


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 03:00.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180