![]() |
|
|||||||
| Mimari Görselleştirme Mimari görselleştirme çalışmalarınızı bizler ile paylaşın. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Yönetici
|
ister inanırsınız ister inanmazsınız
inanmazsanız wireframe'ini gönderirim (ben yapmadım)
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-05-2005
Mesaj: 44
|
3dmax de maxvell render motoru ile yapılmıs bir denemeydi yanılmıyorsam
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Yönetici
|
tebrilkler
Alman bir cg sanatçısı yapmış artık foto gerçekçiliği hedeflemenin de bir manası yok gibi. Kolay gelsin.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-11-2003
Mesaj: 348
|
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
Sevgili Parathoner, Sizin bu forumlardaki kıymetinizi pek çok vesileyle ve yapıtlarınızla size hissettirmeğe elimizden geldiğince , dilimizin döndüğünce çabaladık... başarabildiğimizi sanıyordum.. Böyle alıngan olmayalım lütfen.. Ayasofya'nın tek etkili forum yöneticisi olması ve arada nasıl kalitelerin beklentileri içinde olduğunu genele tatlılıkla hatırlatan girişimlerde bulunması onun bir ayrıcalığıdır...biraz ayrıcalıklı olması da doğal.. Bu 'render' görüntüleri internete ilk düştüğünde -ki aslında uzun bir süre önceydi- cg ile ilgili tüm çevrelerde biraz kıpırtılara sebep olmuştu...yöneticimizin taşımasına ben çok sevindim...hatta ben bu görsellere "brutally max'imum " gibi bir takma isim vermiştim kendi dünyamda Sizi siz olduğunuz için çok taktir ediyoruz...Bayram şekeri tatlılığındaki çalışmanızı şöyle hepberaber hatırlayalım, hatırlatalım Mutlulukla |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-11-2003
Mesaj: 348
|
Aklımın ucundan bile geçmedi sevgili asteria, alınganlık. Sadece esprili bir şekilde yaklaşmak ve " Hocam nasıl yakaladım sizi ama" gibi bir yaklaşım da bulunmak istedim ki Ayasofya hocamı görmesem bile görmüş kadar tanıdım kendisini. Hocama lafım olmaz. Böyle bir alınganlık yapacak biri değilim zaten. O duyguyu askerde kaybettim zaten Gerçekten tamamen şaka mayetiyle yazılmış bir cümledir. Ayasofya hocamında alınmadığı varsayıyorum. İşte internette yazışmayı chat yapmayı falan bu yüzden sevmiyorum. Cümlelere istediğiniz duyguyu veremiyorsunuz. Gerçek hayatta ses tonu bile karşınızdakini etkileyebiliyor. Herneyse, Amacım bu değildi ama yanlış anlaşıldım demekki ![]() |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
Rica ederim, yanlış anlaşılmadınız, ben de şaka ediyordum zaten.. Bu minik tepki yazısını yazanın aslında "Mutfak, Şekerlemeler ve Dünyaya Mesaj" isimli güzel çalışmanın sahibi olduğunu bilmek şaka olduğunu anlamak için yeterliydi... O mesajı 23-06-2004, 19:33 'de göndermişsiniz, bir yılın üzerinde bir süre geçmiş. Değişim kaçınılmaz, bu bir yılda çok şeyin değiştiğini gördük.. "Değişmeyen tek şey değişimin olacağıdır" kuralı kaçınılmaz olarak... Bir yıl sonra bu forumlarda neler konuşulacak, neler, nasıl görselleştirilmiş olacak kimbilir..bizi sürprizler bekliyor.. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yönetici
|
Hııımmm
Alınmadım aman ha yanlış anlaşımasın. sadece bir açıklama yapayım bu örneği fotogerçekçi render konusunda başka bir forumda başka bir arkadaşım örnek olarak verdi. ve onun bu resmi koyması aslında şimdi burada açıklayamayacağım (gerekli izinleri almam gerekir) değişik bir konu da doğurmuş bulundu kendiliğinden. Benim de çok hoşuma gitti. Hemen Arkitera'ya taşıyayım dedim. Bir alçakgönüllülük gibi bir durum hasıl oldu onun açısından. Ancak ben önce konuyu da açıkladım attığım mesajda. Sonra baktım ki bu yorumu buraya ondan izinsiz taşıyamam. Resmi de yüklemiş bulundum ve silemedim. Ancak açıklamayı sildim. Sadece resim kaldı.Ve sadece imajı göstermeye niyetli gibi kaldım. Baktım 4 kez bakılmış o sırada bu mesaja silmedim. Yani konu eksik. Hala aynı fikirdeyim. Başkalarının değil bizim işimiz öncemli. Bu resmi ilk örnekleyenden eğer izin alırsam konuyu da tamamlamak isterim. Ama daha dikkatli olacağım bundan sonra. Parothoner ve asteria sağolunuz. Kolay gelsin.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.436
|
Ben kendi adıma böyle "kötü fotoğrafçı elinden cıkmış" gerçekliğindeki işleri sevmiyorum. Kötü fotoğrafları da sevmiyorum.
Dersem acaba konuyu kıyısından yakalmış olur muyum? ![]() |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Yönetici
|
evet
böylece beni de kurtarırsın ben zaten bilinç yapılmış kötü fotoğraf gerçekçiliği şeklinde bir şeyler düşünmüştüm ama hala asıl konuyu açıklayamıyorum çok da önemli değil ışık ayarları ve flaşın patlaması ne kadar rahatsız edici. ve rahatsızlık işin "bu render değil galiba" sonucuna varmasına sebep gibi geliyor. ben ilk etpata bunları hissettim.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
Merhaba, Ayasofya, Dünya'da diğer 'cg artist' lerin yaptıklarının arkitera.com 'Rendering' forumunda zaman zaman tartışmaya açılması benim açımdan son derece olumlu, tamamen dış etkilere kapatılmaması gerektiğini düşünüyorum. Ama bunun sınırlı bir ölçüde kalabilmesi için de galiba en iyisi yöneticinin seçim ve denetimde tek sorumlu olması... Bu 'flaş etkili' görsel böyle bir değerlendirme için çok uygun, kaldı ki aslında bu mutfak sahnesini çalışan Alman sanatçı Benjamin Brosdau, bu sahneyi hem gün ışığı hem de flaş etkili olarak 2 ayrı şekilde çalışmayı seçmiş ve her ikisinde de araştırmalar yaparak bu sonuçları elde etmiş. Benzer şekilde çalışılmış başka sahneleri de var, onlar da görülmeğe ve incelemeğe değer... Bu çalışmasını 23 Nisan 2005 tarihinde cgsociety'e göndermiş, diğer çalışmalarıyla birlikte http://forums.cgsociety.org/showthre...=233460&page=1 link'inde görülebilir... Beni bu sahne hiç olumsuz etkilemiyor, aksine kişinin yaratmak istediği etkiyi eserinde gerçekleştirebilmesine önemli bir örnek, bana hoş görünmesi veya görünmemesinin fazla bir değeri yok ..çünki sanatçı önüne bir aydınlatma amacı koymuş ve bunu yakalamak için gerekeni yapmış. Daha göze hoş gelecek aydınlatmalar yaparak meraklılarına bir seçenek de sunmuş.. Gerçek şu ki mimari görselleştirmede sürekli aynı aydınlatmaları görmek uzun zamandır beni rahatsız ediyordu. Sanki şartlanmış gibi mimari mekanlar sürekli olarak gün ışığı ve benzeri aydınlatma teknikleriyle bir 'mükemmel hava ' da görüntülenmiş etkisi altında..bu da aslında biraz kendi içinde 'suni' bir yaklaşım..Günün içinde pek çok renk ve aydınlık düzeyi yaşıyor mekanlar..göz zamanla bu farklılıkları arar hale geliyor...ezberlenmiş ışık ayarlarının dışında ne yapılabilirdi merakı uyanıyor insanda. Çünki her şey 'cg artist'in elinde 'render engine'ın değil, bütün ayarlarla yeni şeyler yaratacak olanlar onlar, bunu 'render engine' yapmayacak. Bu örnek herhangi bir 'render engine' ın doğru zihniyet ve ellerde nasıl hassas sonuçlara gidilebileceğinin kanıtı... Ben mimari görselleştirme yapanların neden mekanları gece aydınlatmalarıyla da hazırlamadıklarını her zaman merak ederim...harika aydınlatma elemanları,masaları, dekoru olan bir restoranın neden gece geç saatlerde, en çok kullanılacağı anlarda, yalnızca suni veya mum ışğıyla aydınlatılmış hallerinin görselleştirmelerinden kaçınıldığını anlamak zor. Buna 'zor' ve 'gerekli değil' yaklaşımlarının etkili olduğu kanaatindeyim.. Sadece bir Gün ışığı aydınlatması öğrenmek belki daha kolay ve pek çok kişi için işi kurtarmak için yeterli oluyor görüşünde olunduğunu düünüyorum... Ben kendisine yeni bir amaç yaratıp, sıradan olmaktan uzaklaşılmasından yanayım...mantık süzgecinden geçmesi koşuluyla elbette, sadece 'ben öyle istedim, öyleyse öyle olmalı' gibi bir kişisel saplantıyla değil.... http://www.grafficafe.net/forum/topi...C_ID=839ᖉ 'de Cem Gül adlı sanatçımız yeni bir 'thread' başlattı. Usta kişilerin Dünya'dan seçimlerini burada görmek mümkün...( ümit ederim 'link' verdiğim için kendisini sıkıntıya sokmam... )Sevgiler ve iyi çalışmalar |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.436
|
Gül'ün dikenine katlanamadıgımdan GRAFFICAFE 'den uzak dursam da bu konuyu inceledim.
Ayasofya Hocam: kýsaca adamýn elindeki kalemin markasýnýn önemi yoktur demiştin ama senin bir kalem tercihin oldugunu biliyoruz )Fotogercekciligi çeşitli yerlerde yakalamak... olabilir tabi. Mum ışıgında, flash, floresan, siyah beyaz vs vs. zaten biraz fotograf sitelerini takip eden biri için bunlar cok özgün ve akıllara zarar bir yaratıcılık örneği olarak görülmemeli. Çünkü deneniyor zaten yıllardır. Her zaman dediğim gibi fotogercekci olmak ile AŞIRI MUKEMMEL olmak aynı şey değil. Aşırı mükemmellik peşinde oldugumuzdan fotogercekci olamıyoruz. Sadece ışık değil burdaki konu. Çünkü gercek dünya zaten mükemmel olmadıgı için "gerçek" dünya. Işık konusunda nasıl davranacagınız ize size kalmış. Bence o forumdaki bütün çalışmalar gercekten cok başarılı. Ama ışıklandırmaları sevip sevmemek gibi bir kişisel seçim yapma hakkıma sahibim .Ben fotografa bakmak için bir özel ve ilginç durum olmasını bekliyorum. Işıgı nasıl kullandıgınız "tek basına" sorun değil sorun. Her türlü ışık kaynagı ile gercekten ilginç ve bakılmaya deger fotograflar cekilebilir. Hatta fotograf cekmek için fotograf makinasına bile gerek yok. Yani burda bence önemli değerler fotografı büyük harfle FOTOGRAF yapan degerler. Bu degerleri 3D ye tasımaktır bence sorun. Ha olay sanatçının kendini (bakın ne kadar da fotogercekci iş yapabiliyorum diye) ispat edebilmesi ise (anlayablirim ama) bu da çok zor değil. Yani fotoğraf ışıgı kurgulamak, gercek dünyadaki saturasyonları ile dokular yaratmak, alan derinliği vs kullanmak sorun değil. Zaten yazılımlar bize bu şansı tanımış (HDRI vs). Teknik bilgi, ama özellikle bu bilgiyi kullanıp dogru yöne kanalize edebilecek bir vizyon (aslında belki de buna bir düşünce ve yaratma sistemi mi demeli) ile bu sonuçlara ulaşılabilir. Ben kendi adıma böyle bir derdim olmadıgından farklı bir yolda ilerliyorum. Bu yüzden tarzım "KIRIK DÖKÜK". Biraz daha resimsel bir tarz (Jan Vermeer van Delft, Carravagio ve Osman Hamdi Bey -bazı resimleri- esinlendiğim sanatçılar). İsterseniz bir başka başlık altında bunları da inceleyelim. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
Sizin KIRIK-DÖKÜK' ününüzü beğeniyoruz Çetin Tüker.... Siz kırıp dökmediğinizde biz araya girip 'unutmuş olmalısınız' diyecek kadar benimsemiş bulunuyoruz...Bu arada tebrikler ...eseriniz yayınlanmış |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.436
|
Hayır hayır sorun begeni sorunu değil. Benim işleri begenip begenmemek ise hiç değil.
Zaten ben begeniyi tartışmıyordum. Cok basarılı bir işi begenmeyebilirsiniz. Begeni cok soyut kişiye göre değişen bir "duygu". Çok ölçülebilir birşey değil. Benim tartıştıgım konu olaya bakış. Yani 3D, "sanat"ının temellerini nerelerden alıyor. Benim doktora tezimin konusu içinde tartıştıgım bir alt konu bu. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
Hemen yanlış anlamayı düzelteyim.. Ben bazen hem mimari hem farklı sanat çalışmalarını incelediğimde 'beğendim, sevdim, çok hoşlandım, vb.' kelimeler kullanırım arada...ama bu kelimelerin sözlükteki karşılığından uzak bir kişisel anlamı vardır benim için... Bir sanat eserini 'sevdiğimi' söylemeğe varan noktaya kadar önce o çalışma içindeki tüm unsurları incelerim, sanatçının yaklaşımını, aradıklarını, ürüne yansıttıklarını ve ne kadar bütün bu unsurlar arasında tutarlılık sağlayabildiğini...o tutarlılığı yakaladığım zaman birden rahatlıkla 'beğendim! sevdim!' diyebilirim...Ben aslında o sırada sanatçının bireyselliğindeki amaçla uyumunu alkışlıyor oluyorum, kendi kişisel beğenimden bahsetmiyorum. Çalışma bana özel hayatımda hiçbir duygusal bağ kurabileceğim unsur içermese de tavrım böyle oluyor...yani duygularımla ilgisi yok asıl olarak..Ben sanatçının arayışındaki özgün kritere gösterdiği samimi çabayı seviyorum ve bunu başkalarını zaman zaman yanlış anlamaya yöneltse de kısaltarak...'sevdim' diyorum kısaca... Biliyorum, karşıdakini biraz şaşırtıyor...ama beni uzun tasvirlerden koruyor ... Ben üretilen eseri sanatçının samimi girişimleriyle değerlendiriyorum..Nihayetinde o üretime başladığı anlarda benim varlığımdan haberdar dahi değildi, yani bana 'beğendirmek' gibi bir kaygısı da yoktu...Benim beğendiğimi söylediğim de bu işte! Kendine olan saygısı ve samimiyetinin esere yansıtması.. Sizden bir örnek vermek gerekirse, ben 'Sad Street'i 'severim' ancak onu sizin görüşünüzdeki 'sad street' olarak seviyorum, her ne kadar ben bir 'Sad Street' düşlediğimde benim zihnimdekiyle en ufak bir benzerliği olmasa da ....burada alkışladığım-sevdiğim-beğendiğim sizin kendinize olan samimiyetinizin esere yansıması...benim şahsi duygularım değil....Mutluluklar En son asteria tarafından düzenlendi : 02-11-2005 19:50. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|