|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-02-2004
Mesaj: 56
|
MSGSÜ'nin mimarlık ve iç mimarlık bölümlerinde olup biten saçmalıklara bir yenisi eklendi!
En son iç mimarlık diploma projesi konusu olarak "huzur evi" (Yaşlanmış kimselerin kaldığı, bakıldığı ve barındığı yer) verilmiş ve Darülşafaka mantığında, zenginlerin kalacağı lüks bir yer olması istenmiş. Buraya kadar birşey yok. Gelin görün ki, ilk jüriye elinde çizimlerle giden arkadaşlar, tashihte şöyle şaşırtıcı bir uyarıyla karşılaşmışlar: "Niye tekerlekli sandalyeye göre tasarlıyosunuz ki mekanı? Biz tekerlekli sandalye istemiyoruz. Burada kendine yetebilen yaşlılar barınacak." Bunun üzerine şok olan arkadaşlardan biri söz isteyip " Peki burda kalanlardan birisi oldu da bacağını kırdı veya incitti, o zaman ne olacak? " diye sorduğunda cevap daha da saçma olmuş: "O zaman burdan gidecekler." İşte Türkiye'nin en iyi isim yapmış ve tanınan (ama en iyi diyemiycem) mimarlık okullarından birinde, üstelik herşeyin en çok dikkate alınması gereken diploma projesinde yaşanan durum. Yüzlerce genç mimar adayını yetiştirip piyasaya salan hocalarımızın, yaşlılar ve sakatlar için gösterdikleri medeni duyarlılığı (!) görüyorsunuz! Ben kendi adıma, bu olayı duyduğumda o okulda geçirdiğim 4 seneye acıdım ve o hocalar adına utandım! ![]() |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-09-2004
Mesaj: 208
|
asıl senin sözlerin tam anlamıyla saçmalık ötesi
kimsin bilmiyorum ama bende diploma projesi alıyorum ve senin sözlerin paparazzi sloganlarına benzio öle bi şey yok ilk önce konuya açıklık getireyim... Prof.ların bizden istediği bellibir yaşın üstündeki ve maddi durumu iyi olan insanlar için residens tarzı bir yaşam mekanı yaratmak öncelikle istenen bu! bu isteklerde sınırlı yani mekanın sadece belirli bölümleri tasarlanacak onlarda dinlenme, giriş, odalar ve çok amaçlı salon...
şimdi yanlış anlaşılan konuya gelelim... burda yaşayan insanlar bu mekanı residens mantığıyla kullanacak yani her sbh işne gidicek ve aksam geri dönücek... buraya kadar anlaşıldıysa bidaha üstüne basa basa y a z ı y ı m! burda yasayacak olan insanların zaten belli bir fiziksel sakatlıgı yok ZATEN BİZDEN BAKIM EVİ YAPMAMIZ İ S T E N M İ Y O R! O HALDE NİE SAKAT ARABASIYLA UGRASALIMKİ YADA NİE HASTA ODALARIYLA SİMDİ KONUYU YANLIS ANLAYAN ARKADASA SÖLÜYORUM BİR DAHA LÜTFEN İYİCE ANLAMADAN DİNLEMEDEN VE BİLMEDEN, HAKARETE VARICI VE ONUR KIRICI SIRF ÇAMUR ATMAK İÇİN BU TARZ SÖYLEMLERDE BULUNMA ARKADASIM. BU BÖLÜMÜN VE BU OKULUN ADINI BU SEKİLDE KARALAMAYIBIRAK HİÇ Bİ ŞEKİLDE KARALAYAMAZSIN! beni mimar sinan üniversitesinin avukatı olarak düsünebilirsin ama durumun bununla bi alakası yok sadece küçük bir yanlış anlasılmayı daha büyümeden durdurmak gerektiğini düsünüyorum. saygılarımla mimar sinan üniversitesi içmimarlık bölüm öğrencisi meltem ERDOĞAN not. bu nick bana ait değil arkadasımın nickini kullanıyorum... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-02-2004
Mesaj: 56
|
Pardon, çok merak ettim.. Bu öyle bir huzur evi ki sabah çıkıp gidecek işi olmayan ve bütün gün orda kalmak isteyen yaşlılar orda kalamıyolar, öyle mi?? Kalabiliyolarsa... Eli ayağı tutarken girip, bi süre sonra eli ayağı tutmasa, veya 2 günlüğüne bi rahatsızlık geçirse, veya tansiyon şeker vs. gibi yaşlılarda çok görülen bi hastalık sonucu bi felç falan geçirse, onu atacaklar öyle mi??? İlginç bi huzur evi anlayışı doğrusu.. Özellikle de insanların girmek için bi yığın para veya mülk verdiği bi huzur evinde adamı sıkıysa dışarı at da görelim!!!
Ayrıca, medeni toplumun getirdiği çağdaş anlayışa göre huzur evi olmasına gerek yok, restoran, postane, hastane, istasyon, otel, pastane ve aklına gelebilecek her tür yapıda sakatlara hareket özgürlüğü verecek şekilde mekan tasarlanmalıdır. Ya bu "residance"ta yaşayan yaşlılardan birinin bir yakını sakatsa ve ziyarete gelmek isterse??? İşte beni rahatsız eden de bunları göremeyen ve hiç düşünmeden, sorgulamadan bu anlayışı hocalarımız sayesinde benimseyip mezun olan ve piyasaya çıkan bilinçsiz mimarlar... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 11-12-2003
Mesaj: 92
|
Tasarladığımız mekanlar çevremize olan duyarlılığımızın en açık göstergeleridir. Kusursuz bir dünyada kusursuz bir çevrede yaşamıyoruz. Hayatlarımız da kusursuz değil. Akıl sağlığı beden sağlığı gibi çevresel sağlığımız için biz tasarımcıların ciddi çözümler sunması gerekiyor. İhtiyaçlar çerçevesinde şekillenen tasarımlarımızın içine bedensel engellerimizin mekan kullanımını engellemeyeceği çözümler sunmak bence duyarlılıktır ve medeni olmaktır. Bu duyarlılığı kişisel tercihe bırakmayıp baştan reddetmekse ileriyi görememektir. Binaların içine engelli tuvaleti yerleştirmekle engellilere duyarlı olduğunu zanneden çok tasarımcı var. En basitinden bir bileğiniz incinse koltuk değnekleriyle bile bugün yaşadığımız mekanlarda rahat hareket edemeyiz. İşim gereği yurtdışından pek çok projeyi inceleme fırsatım oluyor. Şu kadarını söyleyebilirim ki toplumun çeşitli kesimlerinden insanların geleceği alışveriş merkezi, ofis binası, okul, hastane, yaşlılar evi, üniversite kampüsü gibi binalarda değil tekerlekli sandelye için rampa yapmak, elektrik düğmeleri, yönlendirme tabelaları bile braille alfabesi ile yazılıdır. Bu binaları hiçbir engelli insan kullanmayacak dahi olsa bu şekilde tasarlanıyorlar inşa ediliyorlar. Bunu mesleki zorunluluk olarak değil insani bir durum olarak görüyorlar. Engelli insanları yük olarak da görebilirsiniz hatta bu diploma projesinde olduğu gibi onları yok sayabilirsiniz, ama birgün onlardan biri de siz olabilirsiniz. Tasarımınız mı bozulur? Fuzuli masraf mı olur? Böyle de düşünebilirsiniz tabiki. Dua edin de birgün sizin kadar duyarsız insanlar tarafından tasarlanmış binalarda geçici dahi olsa engelli yaşamayın!
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 17-11-2004
Mesaj: 6
|
sanırım konu iyice anlasılmamıs
bu konuyu bu sekilde gündeme getiren ve yalan haber yapan arkadas cok mutludur umarım... konuyu en bastan anlatıyım en ince ayrıntısına kadar...
konu adı... huzur evi adı altında bir residens calısması.... konuda istenenler.... dinlenme odası, kütüphane, giriş, odalar... konu için yapılması gerekenler... bölümler belli bir yasın üstündeki insanlar için mekanlar tasarlanacak... tabikide bunları tasarlarken 16-30 yas arasındaki sağlıklı insanlara göre düsünülmeyecek.. tabikide o yaşın gereklerinin bize verdiği verilere göe mekanlar düzenlenecek.. ama konuyu ilginç bi şekilde niçin sakat ve engelli insanlara çekilio anlamıyorum.... o zaman bu mekanda sakat ve engelli insanlar barınacak ona göre proje yapmamız istenirdi ama İSTENMİYORKİ... ayrıca bu huzur evinde kalacak olan insanlar yaslı olarak kabul ettiğimiz için zaten saglık durumlarıda düsünülecek... zaten bu mekanın içinde hastane sayılabilecek bir birim var... ama o birim bizim diploma projesinde istenilenlerin arasında degil ona bakarsınız mutfakta çözmüyoruz o zaman bu insanlar orda yemek yemiyorlarmı? ayrıca burda yasayan bu yaslı insanlar rahatsızlık geçirdi diyelim aniden tansiyonu düştü, kalp krizi geçirdi... burda zaten 24 saat doktor var ama biz onu anlatmıcaz, çizmicez var ama baskası o bölümü çözecek die düsünecez... umarım anlamıssınızdır... burda yasayacak olan insanların tanımlanması. Belli bir yasın üstündeki yaslı olarak adlandırılabilen, gençliğin verdiği dinamikliği olmayan ama vücudunda normal düzenini engelleyecek önemli bir rahatsızlığıda olmayan (yaslılığın verdiği romatizma, şeker, tansiyon, eklem ağrıları, vbg.) hala bi işi, eşi, dostu olan belli bir çevrsi ve yasam standartı olan, insanlar.... şimdi siz diyeceksinizki .. sakat ve engelli olan insanların hakları nerde... onlar insan degilmi, asıl onları düsünmemiz lazım.... benimde size cevabım şöyle olacak. mimarsınız mekanlar yaratıyorsunuz. bigün biri geliyor ve benim şöyle şöyle bir arsam var ben oraya okul yaptırmak istiyorum okulun adınada kendi adımı vericem burda öyle bir eğitim vercemki hiçbiryerde yok... siz soruyorsunuz ne eğitimi olacak burda? adamda diyorki; güzel sanatlar... siz tasarım yapıyorsunuz güzel güzel hazırlıyorsunuz sunuyorsunuz yapmışsınız güzel sanatların bütün birimlerini.. (görsel ve işitsel sanatlar olarak) eminsiniz kendinizden çok beğenecek diyorsunuz adam şöyle bi bakıo. diyoki olmamış! siz şaşkın şaşkın bakıyorsunuz adamın suratına. eminsiniz ya çözmediğiniz hiç birim yok.. neden diye soruyorsunuz? adamın cevabı basit. ben size güzel sanatlar eğitimi vern bi okul yaptırmak istediğimi söyledim. sizdeprojeye basladınız. ama sormadınızki bütün güzel sanat dallarının burda eğitimi verilecekmi? kendi anladığınız kadarıyla daha fazla anlamaya çalışmadan sormadan iş yaptınız sonuç olarak olammış... ben burda işitsel sanatları ( konservatuar ) eğitimi vermek istemiyorumki!! sonuç olarak konservatuar öğrencileri insan değilmi onların öyle bi okul sahibi olmaya hakları yokmu... bizim diplomada öyle işte bir otel mantığıyla düşüneceksiniz... burası bir otel&ev ''residens'' ama kullanıcılar sınırlı doğal olarak gereksinimleride sınırlı... ben kullanıcı gereksinimlerine göre haraket edeceksem bu mekanda kalacak insanlar ön plandaysa amacım insanlara evi kadar huzurlu ama bi otel kadar da lüks ve konforlu bir mekan yaratacaksam niçin kullanıcı gereksinimlerini gözardı olsunki.. o zaman kafadan bırak bu mesleği zaten... bir daha yazıyorum bu mekanda huzur evinde olması gereken hersey var bakın huzurevi diyorum bakımevi değil ama çözülecek birimler sınırlı.. farzedin sizin bir mimarlık şirketiniz var birileri size geldi ve dediki benim böyle böyle bir huzurevim var ben burayı yenilemek istiyorum adınızıda çok duydum bi çalışalım dedim daha lüks ve kullanışlı olsun burda kalacak olan insanlar hakikatten huzur bulsun ama siz sadece şu şu birimlerini yapın diğer birimleride anlasırsak daha sonra yenilicem o zaman siz ne yaparsınız diğer mekanlar yokmus gibi kullanıcı gereksinimlerine göre bi çözüm üretirsiniz... benim anlamadıgım şey madem siz sakat ve engelli insanları bu kadar çok düsünüyorsunuzda o kadar çok sene okumus kafa patlatmış prof. olmuş ve üniversitelerde eğitim veren insanlar hiç düşünmüyorlarmı? ilk onların düsünmesi lazım sonuç olarak yaslılar ve her an hersey olabilir sonuç olarak insanız... öyle degilmi...bunu hiç düşündünüzmü düşünmediniz çünkü ortada düşünülmeden yazılmış sadece en çarpıcı cümle alınmış slogan yapılmış aynı paparazzi karalama haberlerine benziyor... iyice dikkatli bakarsanız öyle oldugunu göreceksiniz... o cümleninde nerden çıktığını söyleyim.. artık bilmiyorum bilmem kaçıncı kere diploma alan bir öğrenci arkadas sanırım konuyu fazla anlamamıs merak ettiği konular vardı onlarla ilgili bir kaç soru sordu ve sorduğu soruların birkaçıda bir iki kere sorulmuştu gene yaslılar sakatmı degilmi engellimi engelsizmi diye soru gelince hocaların biride konuya açıklık getirecek son noktayı koydu. cümleleri tam olarak kelimesi kelimesine hatırlamıyorum ama '' efendim bizim istediğimiz burda yasayacak olan insanların burayı evi gibi kullanmaları, kendi hür iradeleriyle kalmak istedikleri bir mekan olsun girip çıkabilsinler buraya mecburi bir zorlama ile kapatılmasınlar (engelli), hani bos zamanlarında evlerinde yalnız olup canları sıkılacagına iki eş dost olsun vakitlerini arkadaslarıyla geçirsinler. burdada onlarla ilgilenen hizmetliler olsun. ama bizim istediğimiz mekanları çözün.'' tabi gene bu konuyla ilgili inatla sorular gelince hocada artık engelliler bu mekanda kalmıyacak dedi. acaba insanların anlama kapasitesimi sınırlı bilmiyorum.. ben diyorumki bu duvar beyaz siz diyorsunuzki yokilla siyah ama beyaz olduğunuda görüyorsunuz... lütfen anlamadıgınız bişey varsa sorun yorum yapmadan... lütfen... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-02-2004
Mesaj: 56
|
bunları tartışıyor olmamız bile cok acı
Öncelikle bu kadar uzun bir mesaj yazmış olmanıza rağmen bizim (benim gibi düşünen başka mimar arkadaşlarımla beraber yazıyorum bu yazıyı!!!!!) bir önceki mesajımızdaki soruların hiçbirine mantıklı bir cevap veremediğinizin farkındasınız herhalde.
Burası otel mantığında bir "residens" olacak diyorsunuz.. Bunu kabul ettiğimizi farzedelim, hatta konumuzun normal bir otel olduğunu hayal edelim. Bu hiçbirşeyi değiştirmez. Siz yine de her an sakat biri gelebilirmiş gibi tekerlekli sandalyeye uygun mekan çözmelisiniz Konunun ne olduğu önemli değil, tekrar ediyoruz ki, her medeni toplumda çağdaşlığın getirdiği bi sorumluluk, insaniyet, duyarlılık olarak, sakatlar için girilebilirliği sağlamak zorundayız. Hiçbir mekanın ön koşulu, oraya sakatların girmeyeceği olamaz! Bundan başka, sizin savunma olarak yazdıklarınızda bile elle tutulur bi yan göremediğimiz konular var. Mesela: yaşayacak olan insan tanımınıza göre burada yasayacak olanları herhalde sağlık raporu isteyip ona göre seçiyorlar.. ayağı kırılıp da 3 aylığına tekerlekli sandalyeye mahkum olan biri, sizin saydığınız güzel sosyal imkanlardan, eş dostla vakit geçirmekten, sizin sakatlara uygun yapmama ınadınız yüzünden mahrum kalıyor.. Verdiğiniz konservatuar-sanat okulu örneğinin bizim söylediğimizle bir alakası olabilmesi için, bizim, huzur evinin içine istenmediği halde bir de bar gibi alakasız birşey koyuyor olmamız gerekir. Herhalde siz de bizim söylediğimizin bundan çok farklı birşey olduğunu anlamışsınızdır. Mutfağın varlığı veya yokluğu ise, mekanın diğer odalarını hiç mi hiç etkilemeyeceğinden, tabii ki onu projede işlemek veya işlememek hiç bir şeyi değiştirmez. Bir müşteri gelip de bizden sadece huzur evinin belirli mekanlarını tasarlammamızı isterse de, bu sakatlara uygunluk meselesinde neyi değiştirir ki??? İster sadece bir odayı tasarlıyor olalım, ister bütün hepsini, onları yok sayamayız. Üniversitede ders veren prof.lerimizin tabii ki bu konuda daha duyarlı ve düşünceli olmaları gerekir, ama bu tavırları, maalesef olmadıklarını gösteriyor. Aslına bakarsanız burada bu konuyu bu kadar uzun uzadıya tartışıyor olmamız bile, çok içler acısı bir durumda olduğumuzu gösteriyor. Medeni bir toplumun bilinçli bir bireyi görse şaşırıp kalır herhalde. Artık aynı seyleri yazmaktan yorulduk. Yazdığımız tüm mesajlar bizim bu konudaki düsüncelerimizi acık ve net bir sekilde anlatıyor. Daha fazla söze gerek yok. Yukarda da tekrarladığımız gibi hiçbir mekanın ön koşulu, oraya sakatların girmeyeceği olamaz! |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2002
Mesaj: 6
|
Yanlışlar
Mimarlar ve iç mimarlar, canlılar, insanlar için mekan tasarlarlar. Tasarlanan mekanın özelliklerine, işverenin, öğretim üyesinin isteklerine bakılarak çeşitli ÖN KOŞULLAR konulabilir. Bu ön koşullar neticesinde belli insan kitlelerinin tercih etmeyeceği mekanlar ortaya çıkacaktır.Örneğin, klasik mobilyalardan hoşlanan bir kullanıcı, modern dokuya sahip bir huzurevini tercih etmeyecektir. Konservatuarda eğitim görmek isteyen biri, kendi disiplininde eğitim veren bir okulu tercih edebilir.
Bu anlamda tabii ki tüm mekanlar tüm insanlar tarafından kullanılamayacaktır.ANCAK burada dikkat edilmesi gereken, insanların bu mekanları, yaptıkları, belli TERCİHLER doğrultusunda kullanmıyor olmalarıdır. Oysa sakat bir insanın istediği zaman sağlıklı olma şansı yoktur. Bir mekanın, az yaşlılar tarafından kullanılabileceği ön koşulunu koyabilirsiniz ama bu mekanın özürlüler tarafından kullanılmayacağı ön koşulunu koyamazsınız. Çünkü bir gün, konuklardan birinin sakat oğlu, mekanı merak eden bir özürlü, mekana herhangi tahmin edilemez nedenden dolayı yolu düşen bir sakat, önce tasarımcı sonra da mekan tarafından reddedilmiş olur. Mutfak ve sağlık biriminin düşünülmediği bir projeye gelince, okul projesinde bunun nedeni projeyi hafifletmektir.Tercih edilebilir bir tavırdır. Bu durumda öğrenci, mutfak ve diğer mekanlar arasındaki ilişkiyi düşünmeden de doğru bir salon, yatak odası tasarlayabilir, bu mekanlar kendi içinde yine doğru olur. Projedeki kullanıcı kitlesi tercihi oranında bu mekanlardan dileğince faydalanabilir. Oysa sakatları gözardı etmek tüm mekan birimlerini etkiler ve zincirleme bir kazaya neden olur. Sonuç, 'Tercih şansı olmayan' belli bir kitleye hizmet etmeyi reddeden mekanlardır. İnsanlar mekanları kişisel özelliklerine göre seçebilirler. İnsanları, onların değiştirilemez özelliklerine göre seçen her diploma, okul, hayat projesi bizim için bir kayıptır ve tabiiki YANLIŞTIR. Yanlışlarla yetişen nesiller ;''ZATEN BİZDEN BAKIM EVİ YAPMAMIZ İSTENMİYOR!O HALDE NİE SAKAT ARABASIYLA UGRASALIMKİ " sözünü gönül rahatlığıyla söyleyebil irler. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 11-08-2004
Mesaj: 176
|
arkadaşlar residens kelimesi veya ifade ettiği nedir bilmiyorum ama biz mimarlık okurken - 15 yıl önce- yoktu, yani konut,ev derdik... yani tam olarak neyi tarifler?
"Residence" kelimesini bu şekilde kullanmak bana çok yanlış ve tuhaf geliyor..."başkan" yerine president demek gibi... (yazılarınızı okudukça demekki akademik ortamda da kullanılan bir terim olmuş, diye düşündüm...) ![]() |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-11-2004
Mesaj: 1
|
Kimin için bu "residense"???
Bu huzur evi hakkında açıklanması gereken en önemli konu, kimlere yönelik yapıldığıdır sanırım. Benim anladığım kadarıyla, huzur evi, bazı arkadaşlarımızın da yazdığı gibi belli bir yaşın üzerindeki insanlar için yapılacak. Öyleyse bu "belli yaş"ın tanımlanması büyük önem taşıyor. Bu bir huzur evi. Huzur evinde kimler yaşar? Kimler gelir gider buraya? Herhalde öğrenciler değil. Bence burada yaşayacak insanlar, en az 60 yaşın üzerinde olacaklardır. Bu yaşın özelliklerini düşündüğümüz zaman, herşeyden önce hareket kabiliyetinde sınırlamalar ve sık hastalanmalar akla gelir. Yani bu insanlar hiçbir zaman uzun süreli olarak 30'lu veya 40'lı yaşlardaki insanlar kadar sağlıklı olamazlar. Sık hastalanırlar, sık sık düşerler, oralarını buralarını kırarlar, yatağa bağlanırlar. Şimdi bütün bunları görmezlikten mi gelmeliyiz?
Dolayısıyla ileri yaştaki insanlar için normal yaş grubunun yaşadığı ortamlardan daha farklı ortamlar yaratmak gerekir. Onların sağlık durumlarını göz önüne almalıyız. Düşünsenize, sigortacılar da bu konuyu göz önüne alarak, sağlık sigortası yaptırmak isteyen ileri yaştaki bir insanın sigorta primlerini orta yaştakilerin neredeyse üç katı olarak veriyorlar. Çünkü ileri yaş grubundakilerin hastalık riski çok daha yüksek. Tabii ki ileri yaştakileri barındıran bir huzur evinin, ayrıca sağlık hizmetleri veren ve bizim konumuz dışında bulunan bir bölümü olacaktır. Ancak mimar olarak bizim görevimiz bu insanların "yaşayacakları" ortamları onların ihtiyaçlarına uygun olarak düzenlemektir. Öyleyse buralarda rampa da olmalıdır, tekerlekli sandalyeler de olmalıdır, onların kullanabileceği banyo ve tuvaletler de... "Residens" konusuna gelince... Bu kelimeden anlaşılan, insanların buralarda yatıp kalktıkları, burada yaşadıklarıdır. Adı her ne kadar "residens" olarak konmak istense de, bu yaşam birimi yukarıda bahsettiğimiz ihtiyaçlara uygun olmak zorundadır. Yaşayan topluluğun 60 yaş üzeri olduğu kabul edildiğinde, nicki "arkitekt" olan arkadaşımızın söylediği "vücudunda normal düzenini engelleyecek önemli bir rahatsızlığıda olmayan (yaslılığın verdiği romatizma, şeker, tansiyon, eklem ağrıları, vbg.) hala bi işi, eşi, dostu olan belli bir çevrsi ve yasam standartı olan, insanlar.... " kümesi, matematikte boş küme tabir edilen kümedir. Hatırlarsanız matematikte boş küme diye, hiç bir elemanı olmayan kümeye denir. Hem 60 yaşın üzerinde olacak, hem de arkadaşın tanımına uyacak, böyle birşey olamaz! Eğer bu diploma projesi konusunun gerçekten "arkitekt"in tanımı doğrultusunda çözümlenmesi isteniyorsa, tanım yanlış olduğundan, üniversiteye giriş sınavında sorulup da doğru cevabı olmadığı için iptal edilen yanlış soruları akla getiriyor. Bunu ben pek mümkün görmüyorum. Düşüncem odur ki, "arkitekt" arkadaşımız sadece ve sadece kendini haklı çıkarmak için hocaların kafasında hiç bulunmayan bir tanımı bu tartışma içinde sanki onların görüşüymüş gibi bizlere sunuyor. Aksi taktirde, vah bizim eğitim sistemimize, vah bizim bu hocalar elinde "yetişen" gençlerimize! |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-11-2004
Mesaj: 1
|
Ön Kabul Sİperlerİ
"Soru işareti" nin ifade ettiklerine ve bu ifadeler karşısında verilen yanıtlara bakıldığında, her biri bir diğeri kadar üzücü iki sonuçla yüz yüze geldiğimiz açıktır.
Bu sonuçların ilki, kendimizi tasdik eebilmek için uydurduğumuz sanal ön kabullerin akademi' de bile atılacak tüm adımların tek merkezi olarak kabul edilmesidir. Bir öğretim üyeleri grubunun kendince oluşturduğu ön kabulleri "sorgulanamayacak tek belirleyici" haline dönüştürmesi mümkün değildir. Diğer üzücü sonuç ise; bu ön kabulleri haklı görecek başka ön kabullerin de, konunun diğer muhtabı olan öğrenciler tarafından biçimlendirilmiş olmasıdır. Diploma aşamasına gelerek tüm donanımını ortaya koyacağı, kusursuza yakınlaşmayı hedefleyeceği bir proje için çabalaması gerekenlerin "sorgulanamayacak tek belirleyici" olan ön kabullere kendilerini mahkum etmeleri düşünülemez.Hele bu mahkumiyetlerini "koca prof.'lardan daha iyi mi bileceksin" türü başka ön kabullerle meşrulaştırmaya çalışmaları asla kabul edilemez. Bu sanal ön kabulleri, somut gerek şartlar nedeniyle sorgulayanları "defalarca diplomadan kalmış beceriksiz" olarak niteleyebilmek ise başlı başına bir utanç kaynağıdır. Ön kabuller tabii ki göz ardı edilemeyecek verilerdir. Ancak konu ne olursa olsun yerine getirilmesi zorunluluk arz eden gerek şartlardan, gerçek dışı ön kabuller nedeniyle feragat edilemez. Gerek şartlara uymanın zorluğundan, ön kabullerle oluşturulacak sanal siperlere sığınarak uzak durulamaz. Bu nedenle, kaynağı bilinmeyen ön kabuller nedeniyle huzur evini, 60 yaş üzeri olmasına rağmen çalıştığı bir işi ve işe gidebilecek kadar da sağlığı olan tuhaf bir kitle için otelleştirmek, evleştirmek imkansızdır. Herşeye rağmen bu ön kabuller bağlamında bir sonuca varılcak olsa da, bu sonucun gerçekler ve olması gerekenler karşısındaki aczi alınacak diplomanın başarı notu hanesine yazılacaktır. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2002
Mesaj: 6
|
Eğitim herşeyden önce sorgulamayı gerektirir. Verilen her bilgiyi, tanımı, ön kabulü, olduğu gibi kabul eden, yaşı ve konumu gereği insanları (hocalarımız) dokunulmaz ilan ederek onların yanlışlarından ders almayan her öğrenci, yanlış lise ve ilkokul eğitimimizin kaçınılmaz birer sonucudur. Kendilerini, eğitmenlerini ve eğitimi sorgulayan gençler yerine,
Sınırsız itaat eden bir nesil isteyen hocalarımız ise çok yanlış bir yoldadır. Sistemin eksiklerinin üstüne giderek, bu açıkları kapatmak isteyenler, üniversite çapında hemen HAİN ilan edilirler. Sistem koruyucuları, hataları gözardı ettiklerinin, onları çevreden sakladıklarının, hatta kendilerini bile kandırdıklarının farkına varmazlar. Onlar, düzeni ve düzenin onlara sağladığı saygınlığı koruyan saygın insanlar olduklarını düşünürler. Arkitekt ve catdicik arkadaşlarımız ve forumu okuyan diğer arkadaşlarımız durumu biraz daha derinlemesine düşünmeliler. Acaba aynı okulda okuyan ve yapılan hatalar yüzünden kendi okullarının eksiklerini açıkça tartışan bu insanlar mı MSGSÜ’nün geleceğini daha doğru bir şekilde şekillendireceklerdir, yoksa sistemi sorgulamadan devam ettirenler mi? Bu kaygı dolu mesajları atan insanlar, kendilerine güç ve itibar sağlayan bir ismin arkasına saklanmaktansa, o ismin eksiklerini açık yüreklilikle kabulleniyor ve bu sayede atılacak iyileştirici adımlara bir imkan sağlıyorlar. Bu insanlar da en az sizin kadar akıllılar. Kendi bindikleri dalı kesebilecek kadar ileri gitmelerinin nedeni aptallıkları değil, duyarlılıkları ve sığınmak yerine savaşmayı tercih etmeleridir. Tabiiki MSGSÜ diploması hala saygın bir diplomadır ve üyeleri için birçok kapıyı açan bir anahtardır. Ama aslolan diplomanın sizi değil, sizin diplomayı şekillendirdiğiniz gerçeğidir. Bir okulun adı, algılayışları eksik olan bir öğrenci kitlesi yüzünden, kısa sürede önemini yitirebilir. Diplomanın koruyuculuğuna güvenmektense açık denizde tek başına yanlışlarla savaşmak kimseyi hain durumuna sokmaz, Aksine, toplumların ilerlemesinde etkin rol oynayan bir çok düşünür ve bilimadamı kemikleşmiş sistemleri farkederek, onlara karşı duran insanlardır. Bu konuda ise, Arkitekt ve catdicik arkadaşlarımızın, konusu geçen projeyle ilgili olarak sağduyu adına herhangi bir tavır göstermeyen yaşlı ve itibarlı eğitim görevlilerinin gerçekte ne kadar duyarlı, mantıklı olduğunu savunmaktansa, düşünceleri uğruna kendi geleceklerini garantileyen değer ve sistemleri riske atabilecek kadar ileri giden diğer arkadaşlarımızın niye böyle bir tavır içinde olduğunu bir daha değerlendirmeleri gerektiğini düşünmekteyim. |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Of of offf!!!!
Muhtesem bolumumuzun harika sacmaliklarina bir yenisi daha eklenmisti! DININIIIIIIIIIN!!!! Eyvahhh; Hocam yarin diploma jurisi var tamamen unutmusuz ne konu versek aceba! Hocam hocam bak soyle bi poroje konusu verelim gel hele gel bak; Huzurevi! o ne oyle, tek basina olmaz o, soyle rezidans kivaminda olsun soyle sik gusel. Bi de plan buluver su dolaptan, tamamdir haydin juriye!!! JURI SIRASINDA . . . Tabii tabii, cok luks olcak - parali super saglikli yaslilar gelsin!! _ E hocam biz sakat seysi yapmistik ? ; )& ?? Neeyyy!! Tovbe! Akliniz yerinde mi sizin! amman! sakatlar giremesin ne isleri var o pislerin rezidansta gitsinler darul sefakaya. _Ya sakatlanirlarsa hocam? Olsunlar o zaman! _peki. _________________________________ Yani bu konuyu tartismaya bile gerek yok ayrica savunanlarida goruyoruz ki buna hic ama hic gerek yok, hadi bazi proflar belki yaslarindan dolayi bilemeyiz, bi hata yapmislar yigitlik dolayisiylada laf ettirtmemisler, sen hala onlarin yanlisini nasil savunursun? Yazik gercekten yazik...En azindan biz mezun olurken daha mantikli arkadaslarimiz vardi. Umarizki bu forum bazi seylerin daha iyi farkedilmesine sabep olur . . . not: bu donem proje alan arkadaslara basarilar dilerim, gercekten. |
|
|
|
#13 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-08-2004
Mesaj: 37
|
kusura bakmayin ama eger gercekten bu sekilde bir yaklasim varsa eger mimar sinanda gercekten cok yazik. konu itibariyle baktıgımızda eger proje tamamen özürlü kisilere yonelik olarak cozulmusse belki hocalarin itirazi kabul edilebilir ancak her binada ( apartmanlarda dahi) özürlü insan kullanımının gerektirdigi asgari ihtiyaçlar kesinlikle saglanmalidir. bu konuda israrci olmak bence hem insani degerlerini yitirmemis her mimarin hem de mimarlik ogrencisinin boynunun borcudur. hatali buldugum yaklasimlardan biri de üniversitelerin piyasa sartlarina gore tavir almasi gerektigi düsüncesidir, tam tersine piyasaya yon veren unsur olmalidir.
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-10-2002
Mesaj: 32
|
"Prof.ların bizden istediği bellibir yaşın üstündeki ve maddi durumu iyi olan insanlar için residens tarzı bir yaşam mekanı yaratmak öncelikle istenen bu!" ve "burda yaşayan insanlar bu mekanı residens mantığıyla kullanacak yani her sbh işne gidicek ve aksam geri dönücek... buraya kadar anlaşıldıysa bidaha üstüne basa basa y a z ı y ı m! burda yasayacak olan insanların zaten belli bir fiziksel sakatlıgı yok ZATEN BİZDEN BAKIM EVİ YAPMAMIZ İ S T E N M İ Y O R!
" Anlaşılmadı.Ne poroflarınızın sizden istediklerini ne de okulunuzun nasil bir kurum olduğunu anlamak zor. Yukarıdaki alıntıda yazanlardan (engelli tartışmasından önce) sizin ve de poroflarınızın kendi varlığınızı da asgari düzeyde tanımaktan çok uzak olduğunuz görülüyor. Yukarıda tanımlanan şekilde bir insan grubu ben hayatımda görmedim ve kolay kolay da görmeyeceğimden eminim. Maddi durumu iyi ya da kötü çalışan insanlar belli bir yaşın üstünde (o belli yaş tanımlanmamış ama söylediklerinizden 55-60 üstü bir yaş olduğunu sanıyorum çıkartmalıyım) genelde emekli olurlar. Maddi durumları iyiyse emekli olma ihtimalleri iyice fazladır. Emekli olmamış olabilirler tabii ki ama o zaman da huzurevinde bulunma şansları oldukça azdır. Galiba o yaşlarda emekli olmak da ayrıca fayda da var. Aksi takdirde toplu bir "ben eskimedim, kontrolümü yitirmedim" direnci gösterilip akademik ortama kazık çakılınca ve de kültürümüzün getirisi "büyüğe saygı" adeti hiç sorgulanmadan uygulanılagelince sizdeki gibi çok dramatik tablolar oluşabiliyor. Hangi ortam içinde yer alırsak alalım herşeyi bol bol sorgulamaktan başka şansımız yok aslında. Mimar Sinan'da da Columbia'da da bu geçerli olmalı ama sizin bulunduğunuz ortamda kesinlikle hayati önem taşıyor. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
sık- andal
derdi magazin olan arkadaşı kınıyorum. tartışmayı takip ediyorum ve msgsü iç mimarlık öğrencisi olarak, bölümün adını kullanarak ve sonuna skandal kelimesi ekleyerek, gerçekçilikten uzak içine sığmayan fikirleri nası sık- tığına şaşıyorum.
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|