|
|
#16 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-02-2004
Mesaj: 56
![]() |
Amacın parazzilik veya magazin değil. Bir MSGSÜ iç mimarlık bölümü mezunu olarak, benim gözümde bu durumu "skandal" kelimesi kadar iyi tarif eden başka bir kelime yok.
Lütfen benim üslubumu değil, konuyu tartışalım. Mesela neden fikirlerimizin "gerçeklikten uzak" olduğunu açıklarsanız sizin de ne düşündüğünüzü öğrenmiş oluruz. Tabii konu hakkında kafa yormak yerine beni magazincilikle ve gerçeklikten uzak fikirler sıkmakla suçlayarak kesip atmak daha kolay geldi herhalde... Siz bilirsiniz..
|
|
|
|
|
|
#17 |
|
Forum Üyesi
İstanbul
Kayıt Tarihi: 13-04-2002
Mesaj: 6
![]() |
Boş
Düşünmeye üşenir, fikir üretmez ve argo sözlerle derdinizi anlatmaya alışırsanız. Bazı arkadaşlarımız gibi (murat bey) düşünceye, düşünceyle cevap veremez ve karşınızdakini 'SIKMAK' gibi yüzeysel ve kaba tabirlerle suçlar ve kaçarsınız.
Sizin görüşlerinizi paylaşıp da ( herneyse şimdiye kadar algılayamadık ama...) nazik ve mantıklı sözler söyleyen biri olsa da TARTIŞABİLSEK. Aksi takdirde sonuç alenen ortada. Ayrıca hocalarını savunan arkadaşların, isimlerini reklam yapmalarına gerek yok, Eminim hiçbir hocanız TARAFTARLARINI okuyup da öğrencilerine ona göre tavır almaz. Yoksa bu işler sandığımdan farklı mı yürüyor??? 'HOCAYA İTAAT ALLAH'A İTAATTİR' zamanı geçti artık uyanın !!! Söyleyecek sözünüz yoksa, boş boş ortalığı bulandırmayınız lütfen... |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 22-11-2004
Mesaj: 1
![]() |
yılların dili olsada konuşsa......ama malesef bir mimar sinanlı olarak geçen zamanlara ve yıllara bakınca üzülüyor gerçekten insan..
sadece içmimarlıkta yaşananlar değil..komik ve alaycı olan.mimarlıktada aynı sorunlar var.hatta belkide hiç akıl almayacak şekildi. bunları yaşamış biri olarak düzelecek noktalardan biride burası sanırım....net yada diğer yayın organları bence okullara daha yakın ve eleştirisel olmalıki bizlere eğitim verenlerinde görüşleri ,duyguları ve düşünceleri değişsin.. |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
skandal : kepazelik-maskaralık-rezillik ....
sanırım bukadar basit kullanılmayacak bu kelimenin aleni bir şekilde kullanılması bir çok kişiye rahatsızlık vermiştir. bahsi geçen proje ile ilgili olarak birkaç mailden sonra konuyu başka bir boyuta çeken arkadaşın engelli insanlarla ilgili(bu sadece engelli insallar da olmaya bilirdi) çok duyarlı fikirlerine katılıyorum. bu fikir ve tasarımlarının projsinde ana tema olmasa bile yer almasını yadırgayacak bir hocamızın olmayacağını düşünüyorum. belkide olayı tamamen engelli insanlar dışlanılıyor boyutuna çekmemek gerekirdi. sizin savunduğunuz fikirle ilgili hocalarınızla nekadar tartıştığınızı merak ettim. yoksa iki kelimeyle mi bu kanaate vardınız. tartışmanın hangi zemine oturduğunu inan ki anlamaım. böyle bir paylaşımın oldu mu ? iki kelimeden mi yola çıktınız.. aynı konuyu farklı şekilde dile getiren insanların olduğunu düşünmenizi rica ediyorum. ve tartışma daha sonra farklı bir merkeze mi çekildi.. yani skandal kelimesiyle neyi tartışıyoruz... bari konunun başlığı bu olmasaydı diyesim geliyor.... insanların sorunları tartışmaktan kaçtığını mı düşünüyorsun..! açıklık getirirsen sevinirim. tabiki bir mekan tasarlarken birçok kullanıcı ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmalıyız. bunun nekadar sınırlı yada sınırsız olduğu tartışılır. ana unsurun yanında bizim ekleyeceğimiz kullanım alanları o mekanı daha iyi kılacağı kanısındayım. (acaba ana unsur engelli insanlarının ihtiyaçlarını gidereceği bir mekan tasarlamak mıydı ? ) tartışılan mekanda engelli insanların da düşünülmesinde (belkide sadece senin fikrin olarak - çok ince bir düşünce) bir sorun olmayacağını düşünüyorum. ancak bu tasarlanan mekanda konunun engelli insanların kullanacağı bir yaşam alanı olmadığı kanısındayım. engelli insanların ihtiyaçlarının düşünülmesine tamamen karşı çıkan bir fikrin beyanından söz ediyorsak bu skandal olur. tartışmanın skandal boyutunda olup olmadığını idrak edebidiğinizi düşünüyorum. okulumuzun sorunlarını tartışmak, bir tasarımla ilgili sınır tanımamak, hocalarımızın fikirlerini irdelemek, onların bizi sınırladığını düşünmek....vs. vs. farkındamısınız ama bunları SKANDAL başlığı olan bir platformda yapıyosunuz.. yanlışlarla yetişen nesiller tanımı bile yapıldı bu skandal başlığı altında. acaba bukadar ince düşünemiyormuyuz. sayın kolombun hangi konuyu tartıştığını anlayamadım ? önce konuyla ilişki kurduğunuzu düşünmüştüm ama sonra bir başlığı olmayan tartışmanın içinde buldum kendimi.. fikirlerinizin doğruluğunu tartışmıyorum. ama sizin bu skandal kelimesine aldanıp her derdi dile getirmeye çalıştığınızı düşünmeye başladım... mesela benim hocaların adamı olduğum ve bazı arkadaşlarında böyle olduğu... hocaları tanrılaştırdığımız , insaniyetlik, ,,, boş - dolu fikir tanımı.. bir kelimeye taktığım düşünülebilir...inanların konu başlığını görmediklerini düşünmeyin. gerçek bir skandal varsa tartışalım. hadi şimdi bu başlık altında şunu tartışalım...sonra da bunu.. onu.. seni.... bir konuda yanlış yapmış olabilirim; keşke daha i n c e ! düşünüp adımı kullanmasaydım. ortalık bulandı mı ? saygılar |
|
|
|
#20 |
|
Arkitera Üyesi
Türkiye dışı
Mimar
Kayıt Tarihi: 11-12-2003
Mesaj: 93
![]() |
mimarlık çizgi çizmekten ibarettir zannedenlere...
Murat Arkadaşım,
sözleriniz direk bana değil ama ben yine de bunları yazmak istedim. Öncelikle kullandığınız dil açısından imlasız, yanlış yazılmış kelimelerle dolu bir mesajı siz mimarlık öğrencisi arkadaşıma yakıştıramadığımı belirtmek istiyorum. Yazdıklarınızı- ne yazık ki- çoğu paragrafta defalarca okuduğum halde anlayamadım. Yazdıklarınızı bir tartışma platformuna fikir sunmak için değil de, sırf bir şekilde karşı çıkmak için yazmışsınız. İçerik olarak savunduğunuz fikrin mesajını vermiyor. Mesajlarınızı yazdıktan sonra bir kez daha okuyup düzeltmeniz gerekirdi. Büyüklerimiz şöyle der ' birine kızgınlıkla bir mektup yazdıysan onu bir gece yastığının altında sakla, sonra tekrar oku. ' Bu forumda karşıt fikirler çarpışırken kişisel alınganlıklarımızı zaaflarımızı bir kenara bırakmamız, tartışmanın yapıcılığı açısından kesinlikle şarttır. Bu başlık altındaki asıl aksayan nokta -bence- 3. şahısların görüşleri hakkında gıyabi olarak tartışmamız. Bu 3. şahıslar da konu projeyi veren sayın hocalarımız tabiki. Keşke burada böyle koşullu bir program vermenin kendilerince haklı sebeplerini bizimle paylaşsalar, burada herşeyi daha farklı yönlerden tartışma imkanına sahip olabilseydik. Ben bu başlıkta tüm okuduklarımdan sonra, bu konuyu -Engelli insanların mimari bir tasarım içinde mekanın gerekliliklerine, programına göre dikkate alınma oranlarını- bir okulun kimliğinden uzaklaştırıp başka bir başlık altına taşımak doğru olur diye düşünüyorum. Ayrıca beni çok rahatsız eden şu 'incelik' durumunu da kurcalamadan geçmek istemiyorum. İncelik bir lütuftur. Yani eylem yapan kişinin tasarrufundadır. Kişi istemese yapmayabilir. Ama sözkonusu olan Engelli insanların da mekanı kullanabilmesi olunca 'incelik' sözcüğünü kullanmak biraz engellilere lutfetmek olmuyor mu? Bunca yazılan karşıt düşünceden bunca Engelli insanlara karşı olması gereken duyarlılığın son derece olağan, insani bir duyarlılık olması gerektiği, bunun medenilik olduğu, hatta bu konu başlığının neden SKANDAL kelimesiyle birliktekonulduğuna sadece karşıdan mı baktınız? Hala size ulaşamadık mı? Size sorgulamayı, karşı durmayı, tartışmayı, en doğru olanı yapabilmek için mücadele etmeyi salık veren bunca paragraftan sonra hala nasıl olur da konunun özünü kaçırabiliyor, bu konuda dişe dokunur iki laf edemezken ,kişisel gocunmalarınızın yansımasını bomboş ve uzunca bir paragraflar yığınına dönüştürebiliyorsunuz? İşte bunu anlayamıyorum. Sizden farklı düşünen insanlarla mücadele etmeyi bilmiyorsanız ilerde projelerinizi nasıl savunacaksınız? Binalarımızın sağlam temelleri olması gerektiği gibi fikirlerimizin de sağlam temelleri olmalı. Sizin temel çoktan çatırdadı çöküyorsunuz. Herşeyi silbaştan yapıp tekrar oturun bilgisayarın başına ve görüşlerinizi daha net ve çarpıcı şekilde ortaya koyun. Size verilenleri söylenenleri hap misali almayın. Dünyaya eleştirel gözle bakamazsanız kişisel olarak da bir adım öteye gidemezsiniz. Proje yapmanın çizgi çizmekten ibaret olmadığını farketmeniz gerek. Neredesin 2. Atölye? Soru sormayı, sorgulamayı, dibini kazmayı, soru işaretleri ve şüpheyi aklımıza sokup neyi neden yaptığımızın, kendimizin, hayatın, dünyanın farkına varmayı öğreten sevgili hocalarım? Bu çocukların sizin gibi insanlara çok ihtiyacı var.... |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Forum Üyesi
İstanbul
Kayıt Tarihi: 13-04-2002
Mesaj: 6
![]() |
Murat beyin mesajındaki noktalara tek tek değinmek istiyorum...
'skandal : kepazelik-maskaralık-rezillik .... ' Skandal: Büyük yankı uyandıran, utanç verici olay. (bahsedilen diğer sözler farklı anlamlardadır) Bahsedilen düşünceler bazı insanlar için utanç verici olabilir. Bunun beyan edilmesi sizi rahatsız etmemelidir. Soru işaretinin bir diğer yorumu projenin ele alınış biçiminin saçma oluşudur. Bu düşünce beyanları projeyle ilgilidir. Oysa diğer arkadaşların, 'insanların anlama kapasitesimi sınırlı bilmiyorum', 'artık bilmiyorum bilmem kaçıncı kere diploma alan bir öğrenci arkadas sanırım konuyu fazla anlamamıs' tabirleri gayet kişiseldir. Tepki duyulması gereken asıl nokta bunlardır. ASIL TARTIŞILMASI GEREKEN Sİ'NİN YORUMLARIDIR. 'yani skandal kelimesiyle neyi tartışıyoruz... bari konunun başlığı bu olmasaydı diyesim geliyor.... insanların sorunları tartışmaktan kaçtığını mı düşünüyorsun..! ' Evet, başlıkla ilgili yorumlar bende bu düşünceyi uyandırıyor. 'bu fikir ve tasarımlarının projsinde ana tema olmasa bile yer almasını yadırgayacak bir hocamızın olmayacağını düşünüyorum. belkide olayı tamamen engelli insanlar dışlanılıyor boyutuna çekmemek gerekirdi.' Sorun iki yönlüdür. Birincisi,"Niye tekerlekli sandalyeye göre tasarlıyosunuz ki mekanı? Biz tekerlekli sandalye istemiyoruz. Burada kendine yetebilen yaşlılar barınacak." net olarak yer alması istenmeyen bir kritere işaret eder. Hadi diyelimki biz yanlış algıladık. İkinci olarak, sizin sözünüzde geçen düşünce zaten bizim karşı olduğumuz bir noktayı net bir şekilde ortaya koyuyor. Hocaların böyle bir kriterin yer almasını yadırgamaması KESİNLİKLE YETERLİ DEĞİLDİR. Bunlar ZORUNLU kriterlerdir. BULUNMADIĞI proje YANLIŞTIR. ZORUNLU olarak istenmiyorsa, bir problem vardır. tabiki bir mekan tasarlarken birçok kullanıcı ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmalıyız. bunun nekadar sınırlı yada sınırsız olduğu tartışılır. ana unsurun yanında bizim ekleyeceğimiz kullanım alanları o mekanı daha iyi kılacağı kanısındayım. (acaba ana unsur engelli insanlarının ihtiyaçlarını gidereceği bir mekan tasarlamak mıydı ? )' Bahsedilen konunun sınırları bellidir. Ana unsur sağlıklılar, yan unsur özürlüler değildir.Tek unsur insanlardır. En azından medeni toplumlarda bu sınırlarla, projeye göre, oynayamazsınız. Zaten iki grup arasında geçiş her zaman mümkündür. 'ancak bu tasarlanan mekanda konunun engelli insanların kullanacağı bir yaşam alanı olmadığı kanısındayım. ' Sorunlardan biri de bu zaten, bazı standart kriterler mekanın konusuna göre gözden çıkarılamaz. 'engelli insanların ihtiyaçlarının düşünülmesine tamamen karşı çıkan bir fikrin beyanından söz ediyorsak bu skandal olur.' Bunun tamamı yarısı olmaz... bu nedenle (bence) skandaldır. 'sayın kolombun hangi konuyu tartıştığını anlayamadım ? önce konuyla ilişki kurduğunuzu düşünmüştüm ama sonra bir başlığı olmayan tartışmanın içinde buldum kendimi.. fikirlerinizin doğruluğunu tartışmıyorum. ama sizin bu skandal kelimesine aldanıp her derdi dile getirmeye çalıştığınızı düşünmeye başladım... ' Özür dileyerek, Murat bey'in benimle ilgili sorularını cevaplamak adına, kendi mesajlarımın içeriğini kısaca özetlemek istiyorum. 1 birinci mesajım tamamen konuyla ilgilidir. Ön koşul kavramının yanlış algılandığı, bu nedenle proje devamının yanlış olacağı, tüm bu yanlışlar doğru olarak kabul edilirse, bazı yanlış sözlerin rahatlıkla söylenebileceğinden bahsettim. 2 ikinci mesajım bahsedilen yanlışların, asıl doğuş sebebini (Kendimce)tesbit etmeye yöneliktir. Verilen cevaplara (net cevaplarla) geri dönmek yerine susan arkadaşlarımız, yanlışların, bahsedilenler olduğunu düşünmeme neden olmuştur. Yanlışların bu derece kolaylıkla kabullenilmesinin nedenlerinin ne olabileceğini düşünmek yanlış olmuş mudur? bilmiyorum, öyleyse herkesten özür dilerim. 3 Üçüncü mesajım sizin konuyla ilgili hiçbir fikir dile getirmeden savunma yapmanızın yanlışlığıyla ilgilidir. İsim gösterip düşünce savunmayan bir yazıya yazılmıştır.Mesajın asıl amacı KONUYLA İLGİLİ tartışılmasıdır. Konunun dışında gözükmesinin nedeni, konu dışı bir mesaja cevap olarak atılmış olmasındandır. 'ortalık bulandı mı ? ' Bazı net cevaplar vermek yerine başlık, tavır tartışırsak, evet. KISACA AÇIKLIĞA KAVUŞMASINI UMDUĞUM BAŞLIKLAR ŞUNLARDIR. 1- Özürlülerle ilgili kriterler, mekana göre az, çok alınabilir mi? Zorunlu değil midir? 2- Tanımlanan kullanıcı kitlesi, BOŞ KÜME değil midir? ( hanuiszka'nın mesajına bakınız. Keşke ben atsaydım diye düşündüğüm bir yazı.) 3- Ön kabul kavramı bu projede yanlış değerlendirilmemiş midir? En son kolomb tarafından düzenlendi : 23-11-2004 14:43 |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
ana basliklar
Herkese merhaba,
Arkadaslar, kolomb kod adli arkadasimiz gondermis oldugu yazisiyla, kisisel tepki ve alinganlik ve gereksiz savunmacilikla dagitilan skanldal ana baslikli konumuzun tekrar toplanmasina yardim etmistir. Artik lutfen yapici bir tartisma ortami halinde devam edelim. . . Bir mimar olarak dunyanin hangi kitasinda, hangi ulkesinde olursak olalim degistiremeyecegimiz ya da keyfi olarak ele alamayacagimiz mimari kosullar vardir. Bunlardan en basta gelenlerinden biri ise, engelli kisilerin yasama ozgurluklerinin on planda tutulmasi ve hareket-ozgurluk imkanlari icin gereken cozumlerin tum mimari proje tasarimilarinda konuyla beraber yurutulmesidir. Belki ulkemizde tasarlanan ve uygulanan projelerin cogunda bu cozumleri goremeyebiliriz, ancak genel yasam standardi bizim ulkemizin uzerinde olan ulkeleri gozonune alirsak bu kosulun ne denli onemli oldugunu daha rahat anlariz. Ornegin, avrupa ulkelerinde sokakta gordugumuz engelli insan sayisi ulkemizdekine oranla cok daha yuksektir, bunun sebebi engelli insanlarin, evlerinden kendi baslarina cikip, istedikleri yere rahatca ulasabilmeleri ve istedikleri mekanlarda rahatca bulunabilmelerinden kaynaklanmaktadir. Eger bizler, ulkemizde yapilagelmis hatalari tekrarlarsak sizcede onumuzdeki katetmemiz gerek yolu dahada uzatmis olmaz miyiz? Bir ulkenin universiteleri o ulkenin bilim kaynaklaridir. Insanligi, ulkeyi, dunyayi ilgilendiren acikcasi herne konu olursa olsun ilk olarak tum universitelere basvurulur ve ne gorus bildirdikleri ogrenilip, duyurulur ve buna gore bir sonuca varilmaya calisilir. Yani universite dogrunun kaynagidir. Ancak her kurumda olabilecegi gibi universitedede aksayan noktalar olabilir.Bu gibi sorunlar tartisarak, sorarak, gerekirse karsi cikarak cozumlendirilir. Fakat "Niye tekerlekli sandalyeye göre tasarlıyosunuz ki mekanı? Biz tekerlekli sandalye istemiyoruz. Burada kendine yetebilen yaşlılar barınacak." seklindeki bir uyari nerede olursak olalim kabul goremez! En buyuk gaftir ve evet bu bir skandaldir! Bu derece onemli bir kurumun basini ceken kisilerin dusuncesi boylesine yanlis ve ahmakca ise evet BU BIR SKANDALDIR! Tanımlanan kullanıcı kitlesi, BOŞ KÜME değil midir? Evet kesinlikle bos kumedir. Ben omrumde boyle bir kitle ne duydum ne gordum Eger sizler boyle bir kitle biliyorsaniz lutfen belirtin ve ornek gosterin. Herhalde emeklilik yasi vs gibi konulara tekrar deginmeme gerek yok zaten yeterince aciklandi.On kosul konusuna gelince; Tasarlanan mekan her ne icerige sahip olursa olsun, bir projenin on kosullarindan biri kesinlikle ama kesinlikle bir mekana engelli insanlarin girmeyecegini varsyamak olamaz. Her mimarlik ve ic mimarlik ogrencisininde bilmesi gerektigi gibi, engellilere yonelik cozumler tum projelerde tartismaya geregi olmayan ve belirtilmemesi gereken on kosullardan biridir. |
|
|
|
#23 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-11-2004
Mesaj: 40
![]() |
(ktÜ/ Arc./2) Nasil Olabİlİr BÖyle Bİ DÜŞÜnce Bende Ne Eskİ Ne Yenİlerdenİm Ama Aza Cok Bİlİyorum Nerde Nasil ÇÖzÜm YapilacaĞini Mİmarİ Anlamda...
Cok Yazik Dİyorummm Kendİ BİldİĞİmİz DoĞrularimi Sorgulamaya BaŞladik Mİmarlar Ve Mİmarlik ÖĞrencİlerİ Olarak ... Bİzİm GÖrevİmİz En GenİŞ Boyutta DÜŞÜnmekse Tabİİkİ Engellİ Normal Ayrimi Yapmiycaz Dİmİ.... |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-05-2001
Mesaj: 21
![]() |
Ben de MSÜ mezunuyum ve okuldaki hocaların tutumunu da 5 sene deneyimlemiş biri olarak çok çok iyi biliyorum. Her ne kadar kaprisli, kolay kolay beğenmeyen insanlar olsalar da, hepimiz çok iyi biliyoruz ki Türkiye'nin en iyi mimar ve iç mimarlarını yetiştiren insanlar onlar. Bu insanlar düşünemeyen, dar görüşlü kişiler değil ve o yüzden de bu olayda bir yanlış anlama olduğu kanısındayım. Bana eğitimim boyunca aldığım tashihlerde, tasarımımı engellilerin de kullanabileceği biçimde yapmam öğretildi. Derslerin teorik kısımlarında gösterilen örneklerde de bu konu üstünde oldukça duruldu. Aynı hocaların şimdi kalkıp da böyle bir tepki verdiklerine inanmıyorum ben ve ortada bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünüyorum. Ben öğrenciyken bu tip tepkileri öğrencinin hatalı tasarımlarını görünce dalga geçmek için verirdi hocalar.(ki bu tavrın da doğru olduğunu savunmuyorum) Sanırım tashih alan arkadaşın karıştırdığı bir durum söz konusu.
Bunların dışında, proje yapan arkadaşlar tasarımlarını anlatırken Darüşşafaka yerine Darülşafaka kelimesini kullanırlarsa bir de bu yüzden laf işitebilirler. Bunu da belirtmeden geçemiyorum malesef. |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
İc Mimarlık Bolumu cokuyor!
Evet, belki on onbes sene oncesinde universitemizin, en iyi mimar, ic mimar yetistiren universite oldugunu soyleyebilen mezunları vardı ancak bugun, bende derceyle (lutfen yanlis anlasilmasin) mezun olmus bir M.S.G.S.U.'lu olarak uzulerek soyluyorum ki artık mimarlik ve ic mimarlik bolumleri coktu cokecek! ! ! Unıversitemizde cok profesyonel hocalarımız, mimarligin tadini bizlere tattıran proflarimiz vardi. Fakat, gerek yaslari gerekse okula küsmeleri sebebiyle birer ikiser onlari kaybetti M.S.G.S.U. ve bizimde tadımız damagimizda kaldi.
Evet bazı hocalarimizin anlamsiz kaprisleri ve sert tavirlari vardi ancak bunlar bir sekilde yapici yonlendirmelere donüsebiliyordu. Bazı hocalarimizinda akil sir ermeyecek tassihler verdiklerini gorupte yarildigimiz ( bir olay karsisinda cok gulme hali- anlamina gelir ) olmamis miydi? İsin kotu yani en azindan bizler birseyler ogrenmistik ki bu yanlisları gorup tartisabiliyorduk. Kafa calistirici, arastirmaya yonelik, belirli bir kavram uzerinde yogunlasan, ilerici projeler gelistirirken, bir anda ' burayada soyle guzel bambu koltuklar koy' gibi elestirilere maruz kalmadik mi? Evet! Tekrar uzulerek soyluyorum ki, gidishat bu yonde ise yeni ogrencilerin neler ogrenebileceklerinden ciddi kaygilarim var! |
|
|
|
#26 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-05-2001
Mesaj: 21
![]() |
Okulun kötü gidişatının aslında herkes farkında. Kendi adıma konuşmam gerekirse, zaten artık savunulacak bir tarafı olmadığını düşünüyorum okulun. Ne zorluklarla ve ne haksızlıklara uğrayarak geçiyor okul günleri, onu da yaşamayan zaten bilemez. Ama bence tüm bunlara rağmen yine de mesleğinde gerçekten iyi olan insanlar yetiştirdiklerine inanıyorum, eskisi kadar iyi olmasalar da. Yine de adına skandal denmiş olan bu garip olayın yanlış anlaşılmış olduğu inancındayım. Hiçbir mimarlık fakültesinde hiçbir hocanın ağzından çıkmayacağını düşündüğüm laflar bunlar.
|
|
|
|
|
|
#27 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-11-2004
Mesaj: 2
![]() |
gördüklerinin yarısına,duyduklarının hiç birine inanma derler!!
hayatında bir proje bile üretmeyen (yada ürettiklerini zanneden) ve ne yazıktır'ki kendilerini evrenin tam merkezinde olduğuna inanan sevgili öğrenci-mezun-meslektaş?? kardeşlerimiz, kendilerini aşmış durumdalar .
tabi bu aldıkları eğitim sonucu değil aile terbiyesi ve hayat görüşü ile ilintili bir olgu, şu hoca böyle demiş,bu hoca böyle demiş gibi tamamen DEDİKODU mantığı ile yaklaşım,msü de eğitim almış o havayı teneffüs etmiş kardeşlerimize yakışmıyor.ortamda bile olmadan konuya vakıf olmadan sevgilisinden, arkadaşından yarım yamalak bir şeyler duyup,"işim gücüm yok dur biraz atayım tutayım şu bölüm hakkında zaten dört-beş senemi yediler,zaten bir şey öğretmiyorlar,hepsini ben öğrendim, ben yaptım kim ki onlar,keşke polonyda,amerikada yada muz cumhuriyetinde okudsaydım ne güzel olurdu " mantığı ;çapı belli ,kendisi ile barışık olmayan ,nankör insanlar için geçerli olmalı. ayrıca onlarlar ile bilgi ve deneyimlerini paylaşan, tartışan ,konuşan,yeri geldiğinde ailesinden göremeyeceği iyililikleri yapan,sabahın köründe sizler ile bir küçük bilgi parçasını paylaşmak için yollara düşen ve maddi karşılığını alamayan sadece manevi tatmini arayan ve hayatını eğitim için bu ülke şartlarında, bir şeylerin iyi gitmesi için çabalayan hocalarınıza haksızlık ettiğiniz kannatindeyim.(terbiyesizlik diyemiyorum.) bu duyarlılık içinde olan hocalarınız insanların zorluk çekmesini,kötü yaşamasını istediği için diplomada böyle şeyler söylemişlerdir!!! eğer bu kurumdan ve bölümünüzden memnun değilseniz,lütfen gelip o böbürlendiğiniz diplomanızı ve haklarınızı teslim edin.teslim edin'ki hakkı olanlar bu mesleği ve titri taşısın, ama sizde haklısınız bazen hocalarda yanlış yapıyor. değil burada okumayı,nefes almayı bile hakkedemeyecek insan!! ları burada bilgi ve donatım sahibi yapıyorlar. bu skandal,rezalet, sansasyon ibareleri bir pazar ilavesinden fırlamış gibi, oldu olacak yazan kardeşimiz birde fotorafını koysaydı tam magazinel bir yalaşım olarak karşımıza çıkardı. buradaki eğitimden memnun olmayan soru işareti ve kedi kardeşimiz, polonyada yada bir muz cumhuriyetinde okuyabilirlerdi..(msü içi mimarlık bölününden mezun -okuyan kardeşlerimizdir) basit bir anlatım ile insan denen varlık genelde kendi yediği kapla sadece yiyecek ihtiyacını giderir. böyle sorunlarınız varsa bence ilk önce sizi yönlendiren,yetiştiren insanlar ile paylaşın,internet köşelerinde değil... yada yorum yacağınıza buyrun sizde elinizi taşın altına koyun... bakmak ile görmek arasındaki farkı alnladığınız zaman işler belki düzelir... |
|
|
|
|
|
#28 | |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Alıntı:
(biliyorum konu dışı oldu biraz ama kendimi tutamadım..) |
|
|
|
|
#29 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-05-2001
Mesaj: 21
![]() |
Bu kadar alınmanıza gerek yok. İyiler kendini biliyor ve belli ediyor zaten. Başka okullarla da alıp veremediğim yok. Herkes bilir İTÜ, ODTÜ gibi okulların ne kadar iyi olduğunu. Alınıp büyütmeye gerek yok.
|
|
|
|
|
|
#30 |
|
Forum Üyesi
İstanbul
Kayıt Tarihi: 13-04-2002
Mesaj: 6
![]() |
konu
konu hala anlaşılmamış galiba...
ne diyim ki... dedikodu suçlamaları, hak teslim ettirmeler, ülkeden kovmalar... Bravo, konuyu tam noktasından yakaladınız, bravo ! ! ! |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|