Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Eğitim > Lisans Eğitimi

Lisans Eğitimi Lisans eğitimi sırasında yaşadığınız sorunlar, merak ettikleriniz...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 02-05-2002, 00:50   #1
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 29-04-2002
Mesaj: 3
akhilleus is on a distinguished road
Mimarlık Tarihinin Zararları

Mimarlık tarihinin ,okullarda halen yapıldığı gibi, öğretilmeye devam edildiği sürece hiçbir işe yaramayacağını düşünüyorum.
Çünkü;
mimarlık tarihi , mimarlığın ne olduğunu , ne olması gerektiğini öğretemiyor , ya da bunu yeterince açık bir biçimde anlatamıyor.

mimarlık tarihi neden hep uzak geçmişi konu alıyor. Yakın geçmişte (1950-60-70-80 'de ) hiç mi mimari açıdan kayda değer yapı yapılmamış.

mimarlık tarihi'ni bence diğer tarihlerden ayıran en önemli özellik; konu aldığı bilimin uygulama alanına da etki etmesidir. Ama maalesef bu etkiyi hiç bir derste hissettiğimi hatırlamıyorum.

Mimarlık tarihi bizim için bir kolaylık... Ama mimarlık tarihçileri bunu unutup ayrı bir bilim dalı olma peşindeler.

Amaç daha güzel yapı yapmak olmalı. Şu ya da bu biçemde , üslupta, akımda,biçemde vs.. değil. Çünkü bunlar mimarlık tarihçilerinin uydurmaları mimarların değil.
akhilleus offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 03-05-2002, 14:41   #2
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 139
pirinç is on a distinguished road
kar-zarar hesabi

uzulerek katilamiyorum fikrine, cunku tarih her zaman dogruyu gosteren degil ders alinan hatalari da barindiran bir sarkac sistemidir.
guzel mimari demek cok lukse kacmiyor mu gunumuzde?
artik mimarinin insana insanca yasamayi ogretecek didaktik konumu tartisilmaktadir.
tum bir yasam bicimini belirleyen boylesi bir sistematige yalnizca guzel, gecmisine ve tarihsel gelisiminin ogretilmesine de zararli diyemeyiz.
olsa olsa daha elenmis ve rafine bilgilerle aktarilmali demeliyiz.
pirinç offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-05-2002, 17:08   #3
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 06-05-2002
Mesaj: 3
Borromini is on a distinguished road
Cool Ah şu mimarlık tarihi!!!

Sayın Akhilleus,

Mimarlık Tarihi eğitiminden memnun değilsin. Bu konuyu gündeme getirdiğin için çok memnun oldum. Bir çok öğrencimizin paylaştığı fikirler bunlar. Ben de bir mimarlık tarihi hocası olarak aslında verdiğimiz mimarlık tarihi eğitiminden memnun değilim!!!
Karanlık sınıflarda diyalar aracılığıyla anlatılan koskoca bir mimarlık tarihi gerçekten de sıkıcı. Hele öğrenciler isteksizse ve dersi gereksiz buluyorsa.
Fakat, şunu hiç düşündün mü?: Lise eğitiminden geçen öğrencilerimiz sanat ve mimarlık tarihinin "s"sini ve de "m"sini görmeden mimarlık bölümüne giriyor. Şanslı ya da kişisel merakı olan bir kaç öğrenci dışında bütün öğrencilerimiz dünya sanat tarihini 18 yaşından sonra görmeye başlıyor.
Ankara'da kaç mimarlık öğrencisi Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni gezmiştir, Konya, Kayseri, Sivas, İstanbul'u -tam anlamıyla- görmüştür. İstanbul'da kaç mimarlık öğrencisi Bursa, İznik, Edirne'yi hatta İstanbul'un tarihsel mekanlarını gezmiştir.
Böylesine kültür fakiri bir ülkede mimarlık tarihi tabii ki gereksiz görülebilir. Talebin olmadığı yerde arza ne lüzum var?
Mimarlık tarihinin "mimarlığın ne olduğunu, ne olması gerektiğini" öğretmesini beklediğini söylüyorsun. Mimarlığın ne olduğunu anlamak için derste gördüğün o binaların içine girmen, çizimlerini yapman, onları yerinde algılaman gerekiyor. Size verilen mimarlık tarihi dersleri sadece bir giriş niteliğinde; çünkü öğrenciler konu hakkında hiç bir ön hazırlığa sahip değil, bu nedenle zorunlu dersler ne yazık ki çok genel ve yüzeysel bilgiler içerebiliyor.
Bütün iyi mimarlar, öğrenciliğinde tarihsel binaların, hatta çağdaş binaların çizimini yapmıştır. Ben her sene Türkiye'deki belli başlı mimarlık anıtlarını gezerim, bu anıtlar karşısında tek başına elinde kalem çizim yapan bir mimarlık öğrencisine rastlamadım.
"Mimarlık tarihi neden uzak geçmişi konu alıyor?" diye soruyorsun. Böyle bir şey yok. Benim bildiğim kadarıyla, Türkiye'deki mimarlık okullarındaki mimarlık tarihi derslerinde 20. yüzyıl mimarlığı da konu ediliyor.
Mimarlık tarihinin "uygulama alanına etki etmediği"ni söylüyorsun. Güzel sanatlar fakültelerinde öğrenciler resim, heykel v.b. sanatı tarihi dersi alırlar. Fakat bu öğrencilerin en önemli özelliği müzelere gidip resim ve heykellerin eskizlerini yapmalarıdır. Neden Türkiye'deki mimarlık öğrencileri
aynı şeyi yapmaz? Mimar Sinan'ın, Isidoros ve Anthemios'un, Cansever'in, Eldem'in veya çağdaş mimarların öğreteceği hiç bir şey yok mu? Neden kendinizi karanlık sınıflar ve stüdyolarla sınırlıyorsunuz. Mimarlık "açık alanda" öğrenilir ve uygulanır.
"Mimarlık Tarihçileri'nin bir bilim dalı olma peşinde" olduğunu söylüyorsun. Mimarlık tarihi bir bilim dalıdır. Size verilen bir cümlelik bilgi için bir araştırmacı aylarca emek vermiştir. Bu emeğin yok sayılması, mimarlık tarihçilerinin küçümsenmesi ve Türkiye'de mimarlık tarihinin tam olarak gelişmesine izin verilmemesi sonucunda, düşünsel arka planı olmayan, yani teorisiz bir çağdaş mimarlık ortamında kimliksiz binaların her yanı sarması sonucunu doğmuştur. Bu durum, jeologların Türkiye'de 1999 yılına kadar (ve hala) ciddiye alınmayıp, alüvyon saha üzerinde çürük bina inşa edilmesine benzerdir. Özgün teori (yani düşünce) başkalarının teorilerinden üremez, tarihsel bilinç üzerine kurgulanır. Tarihe karşı bir teorinin bile tarihsel referansları bulunur.
"Amaç daha güzel yapı yapmak olmalı. Şu ya da bu biçemde , üslupta, akımda,biçemde vs.. değil. Çünkü bunlar mimarlık tarihçilerinin uydurmaları mimarların değil" diyorsun. Bu söylediklerin 20. yüzyıl başında da söylendi. Bir görüştür saygı duyarım. Fakat sadece bir görüştür. Günümüz mimarlık ve sanat ortamında artık her görüş ifade ediliyor, eski görüşler de tekrar gündeme geliyor, senin görüşün gibi, post-modernizmdeki neo-klasizm görüşü gibi. Umarım sarıldığın bu düşünce seni mesleğinde saf geometrik formların yalın bir ifadesine götürür; yoksa elinde fazla bir şey kalmıyor. Yani kendini çok kısıtlıyorsun.
"Mimarlık tarihinin ,okullarda halen yapıldığı gibi, öğretilmeye devam edildiği sürece hiçbir işe yaramayacağını düşünüyorum" diyorsun. Peki mimarlık tarihi nasıl öğretilmeli? Bir fikrin var mı? Dünyada böyle farklı bir öğretim opsiyonu var mı? Mimarlık tarihi kültür tarihinin bir parçasıdır. Kültür tarihi kavramsal bilgi aracılığıyla aktarılabilir. Dünyada bu iş başka türlü yapılıyorsa lütfen forumda örnekle.
Eğer mimarların mimarlık tarihi kültürüne ihtiyacı yok diyorsan, biraz sabır...4 yıllık mimarlık eğitiminden sonra, Türkiye'deki profesyonal mimarlık hayatında "mimarlık tarihsiz" yılların seni beklediğini müjdelerim!!!
İyi günler.
Borromini offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-05-2002, 21:04   #4
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 07-05-2002
Mesaj: 1
Fuji is on a distinguished road
Smile

Sayin Borromini,
Belli ki fikirleriniz uzun ve derin düsünce süzgeçlerinden geçmiş. Konuya ne kadar insancıl, mantıklı ve olgunlukla yaklaşmışsınız. Karşı fikir sahiplerine hayatı öğreten bir bilge edasıyla cevap vermişsiniz.
Mimarlık tarihini zararlı bulan katılımcı fikrini açıklarken 'zararlı' dan çok 'gereksiz' buldugundan bahsetmiş. Bu fikirler bana yolda ayağına takılan taşların arasında elmasa(mücevher) rastlayıp, yürümesini engellediğini düşünen birini çagrıştırıyor. Borromini'nin dediği gibi sanat tarihi ile ilgisiz lise egitim sistemimizin bir kurbani denebilir bu fikirlerin sahibine.. Akhilleus'da olumlu olan düsünce üretip sorgulaması..
Fuji offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-07-2002, 07:57   #5
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 19-07-2002
Mesaj: 69
yilmaz is on a distinguished road
Mimarlık tarihi bizdeki gibi değil

Mimarlık tarihi Türkiye dışında iki türlü okutulur. (YÖK ve üniversite mafyası sayesinde şimdi artık dünya ikiye bölünmüş durumda: Türkiye ve Türkiye olmayan yerler) Bunlardan birincisi mimarlık tarihcileri tarafından okutulur. Bunlar mimar mesleğinden değil gerçekten mimarlık tarihini metodolojisi ve içeriğiyle birlikte bilen sanat tarihçileridir. (Doktora hiçbir zaman lisansın yerini tutmaz) Diğerleri kendi proje dersinin mimarlık tarihini (yani kendi proje dersinde verdiği mimarlık anlayışının tarihe bakışını anlatan (ve aslında proje dersinde kullandığı kuramları anlaşılır hale getirme amacını taşıyan) mimari proje hocaları tarafından verilen mimarlık tarihi dersi)
Mesela Beykent Üniversitesinde verdiğim proje dersinin bir de mimarlık tarihi dersi var. Bu mimarlıkta kullanılan kavramların tarihini ele alan bir tür felsefe-metodoloji dersi. Bunun gibi. Bu tamamen proje öğretmenine, bana özgüdür ve proje eğitimimi tamamlayacı niteliktedir.
Mimarlık tarihi ön lisansım olmasına, mimarlık tarihi ile ilgili çok çalışma yapmama (bunların arasında 1992 yılında Yıldız Üniversitesinde hazırladığımız İstanbul Gezi notlarının sekreterliği de var) rağmen diğer mimarlık tarihi dersini vermeyi ben düşünemem bile... (bu konuda başka referanslarımın da olmasına rağmen)
Yoksa öğrencilerden bu mimarlık tarihi ne işe yarıyor tepkisi almam son derece doğal olurdu.
Tepki vermeniz "aşırı ve az bilimsel" bile gelse eskilere, aslında hiç aşırı değil, en az kurallı yazılmış ama içeriği boş yada yanlış tezler kadar bilimsel.
Tepkinize devam edin, gerçek bilim bu tepkilerden güç alır.
Selamlar. Yılmaz Kuyumcu
__________________
galatalıyım
yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-07-2002, 21:35   #6
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 06-05-2002
Mesaj: 3
Borromini is on a distinguished road
Cool mimarlik tarihinden kurtulma yolları

Yukarıdaki yanıtta proje dersi ile ilişkili olarak açılan felsefe-metodoloji dersinin ikinci tür bir "mimarlık tarihi" olduğu belirtiliyor. Yazarin tercihinin de bu ikinci tür "mimarlık tarihi"nden yana oldugu anlasiliyor. Su bir gercek ki bu tür derslerin mimarlık tarihi ile iliskisi olsa da, bunları mimarlik tarihi dersi olarak kabul etmek çok zor. Bu dersler stüdyo hocalarinin kişisel düşünce ve tercihlerinin örneklendiği/açıklandığı teorik dersler olarak görülebilir. Bu dersler de çok yararlıdır ve her stüdyo hocasının böyle bir ders açması beklenir. Sorun aslinda hiç bir şeyin açıklaması/örneklemesi olarak anlatılmayan, uygulaması da olmayan, sadece "bilimsel bir araştırma alanı olarak" mimarlık tarihinin nereye yerleştirileceğinde düğümleniyor. Üniversitelerin sanat tarihi bölümleri mimarlık tarihini mekan araştırmasından soyutlamış durumda. Zaten Avrupa, Amerika ve hatta Türkiye'de sanat tarihi bölümleri mimarlığı unutmuş görünüyor. Bunlar diğer sanat dallarının tarihine yoğunlaşmış bulunuyor. Eğer mimarlık fakültelerini birer teknik okul olarak görürsek (ki Türkiye'deki mimarlık bölümlerinin çoğu zaten bu yapıdadır, belki de olması gereken de budur, fakat ne yazık ki bunlar hala üniversitelerin birer parçası; bunlara meslek okulu demek daha doğru olurdu) bu durumda gerçekten de bir bilimsel disiplin olarak sadece kendisi için var olan mimarlık tarihini çöp sepetine atalım; çünkü işe yaramıyor...Bana kalırsa mimarlık bölümleri sadece atölye eğitimi ile sınırlı kalmak üzere tekrar düzenlenir, yüksek lisans ve doktora öğretimi kaldırılırsa "mimarlık tarihi için mimarlık tarihi" anlayışı da ortadan kalkacaktır. Bu durumda tabii, mimarlık okulları üniversite dışında kalacaklar.

En son Borromini tarafından düzenlendi : 27-07-2002 21:48
Borromini offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-07-2002, 09:44   #7
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 19-07-2002
Mesaj: 69
yilmaz is on a distinguished road
Re: mimarlik tarihinden kurtulma yolları

Sanat tarihi kendi başına bir bilimsel disiplindir. Her bilimsel disiplin gibi içerikleri ve buna bağlı metodları vardır. (Panofski ... gibi) Sanat tarihi sadece bir geçmişin sanat eserlerinin okunması değildir. Aynı zamanda amaçları da vardır. İçeriğin belirlenmesi ve yöntemin seçilmesi bu amaçlara bağlıdır. (Aslında bu yazdığım da bir görüş)
Ülkemizde mimarlık tarihi yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi değil, mimarlık eğitimi sonunda mimarlık fakültelerinde akademik kariyer yapmak isteyenlerin seçtiği bir alan gibi gözüküyor. Yüksek lisans hatta doktora eğitimleri onlara genellikle sanat tarihi eğitiminin başında verilen disipline özgü içerik ve yöntem bilgilerini sağlamıyor. Onlarda herhangibir yönteme bağlı kalmaksızın oluşturdukları derleme dersnotlarıyla (bazen o da yok) bu dersi vermeye çalışıyorlar. Sonuçta ortaya pek de sanat tarihi olmayan bir mimarlık tarihi derlemesi çıkıyor. Kısıtlı süre sorunu da göz önüne alınmayınca eski çağlardan başlayan artık fakültesine göre bazen Mısır, bazen Yunan sanatında biten, bazen rönesansa kadar gelebilen bir eğitim çıkıyor.
Bu durum göz önüne alınınca benim kendi proje dersimle ilgili hazırladığım "mimarlık tarihi", dersiyle, gezileriyle daha amaca yönelik gibi görünüyor.
Bana, bizim okullarımızda her şeyi mimarlara yaptırmak yerine (benim okulumdaki öğretmenlerin sadece %40'ı mimar kökenliyli) disiplinlerarası işbirliğine daha fazla önem vermeliyiz gibi geliyor. Böylece sadece mimarlık tarihini değil (ki mimarlık eğitiminin temelidir) diğer bazı uzmanlık gerektiren dersleri de kurtarabiliriz.
Selamlar...
__________________
galatalıyım
yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +2. şu anda saat 06:21.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178