Ben de öğrenciyken birçok bocalama döneminden geçtim

. Mimarlıkta öğrendiğim ilk şey eleştirilmek ve eleştirmek. Farklı yönlerden eleştirilmek projeyi zenginleştiren bir şey bence de. En iyi projelerin jürisi bile oldukça tartışmalı geçebiliyor. Bir bakıma mükemmel proje yoktur hesabı... Sonuçta herkes kendi tasarım anlayışını zaman içinde oturtuyor. Baştaki kafa karışıklığı da hocaların bize yüzme öğretmek için nasıl yüzüleceğini göstermeden denize atmalarından kaynaklanıyor... Çırpına çırpına yapıyoruz birşeyler. Her şeyin kademeli öğretilmesi gerektiğine katılıyorum. Aslında bizim okulda projelerde her dönem farklı bir konuya ağırlık verilir. Bazısında strüktür, bazısında yapının şehir içindeki konumu önemli olur, yine de her jüride hiç önem verilmemiş şeyleri kurcalayacak bir adam çıkar. İşin kötü tarafı öğrenciyken kimi dinleyeceğini, ne kadar denileni yapacağını, hangi noktada karşı çıkmak gerektiğini kestiremiyor. Önemli olan temel kriterleri sağlayabildikten sonra, tasarımın öğrencinin tercihlerine göre gelişebilmesi. Eleştirmek isteyen hocayı tutamazsınız, konuşur. Dinlerken çok şey öğrenebilirsiniz, ama projeyi altüst de edebilirler. Evet, hakikaten de yalnızız galiba...