Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Eğitim > Lisans Eğitimi

Lisans Eğitimi Lisans eğitimi sırasında yaşadığınız sorunlar, merak ettikleriniz...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 04-07-2001, 23:07   #1
Forum Üyesi
 
Türkiye dışı
Kayıt Tarihi: 04-07-2001
Mesaj: 95
arasburak is on a distinguished road
Question Mimarlık Eğitimi

Ben gelecekte mimarlık okuyacak bir lise öğrencisiyim, şu anda kesinlikle Amerika veya Avrupa'da okumayı düşünüyorum ancak üniversite sınavına da gireceğim. Ön yargılı davranmak değil kesinlikle Amerika veya Avrupa düşünmemin sebebi.

Tek düşüncem Türkiye'de sırf puanı tuttu diye "napalım bari mimarlık okuyalım" diyenlerle istemeye istemeye mimarlık eğitimi alanların sayısının çok az olmadığını duymuş olmam. Ben uluslararası bir seviyede zorluk seviyesi olan, bir yandan da zevkli olan bir eğitimi arıyorum.

Bu mesajımı okuyan bilgili insanlara sormak istediğim birkaç şey var :

Türkiye'de eğitim almanın uluslararası düzeyde tüm mimarlık mezunlarıyla aynı seviyede olmak anlamına geldiğine inanıyor musunuz? İnanıyorsanız hangi Türk okulu veya okulları bu eğitimi veriyor?

Amerika'daki mimarlık eğitimi ile Avrupa'daki eğitimi kıyaslar mısınız? Benim genelde tarzını beyendiğim mimarlar özellikle de Jean Nouvel, Rem Koolhaas gibileri Avrupa'da okumuş ancak Lord Foster, Richard Rogers gibileri de Yale eğitimi almış.

Bütün soruları ve düşünceleri bir mesaja sıkıştırmak istemem... bu konuda yazarsanız, yardımcı olursanız çok sevinirim. Böylece benim gibi kafasında soru işareti olanlara da yardımcı olmuş olursunuz.

İyi günler,
arasburak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-07-2001, 22:03   #2
Yönetici
 
lumina'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.658
lumina will become famous soon enough
mimarlık eğitimi fazlasıyla kişisel rastlantısallığınla ilgili bence...yani o eğitimi alma sürecine kadar farkında olmadan ya da olarak incelmiş sezgi kavrama tahayyül etme bunu bir şekilde öncelikle kendine ifade edebilme yetisiyle.dolayısıyla bu eğitimi alacağın okul, teorik olarak en azından, çok bir önem teşkil etmiyor. ancak şüphesiz eğitimi veren kurumun imkanları mimarlık söylemi içindeki yeri kadrosu etkileyici hatta belirleyici bir katalizör oluyor. türkiye de her ne kadar üniversiteler artık mirastan yemeğe başladılarsa da bir kendi geleneklerine sahip çıkabilen en azından çabalayan okullar mevcut...odtü itü msü gibi
saydığın isimler açısından belki londra da ki architectural association ı da bir araştırabilirsin her ne kadar biraz star elitizmi kokan bir yer olsa da...sana iyi şanslar şimdiden
lumina Şu anda online   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-07-2001, 22:21   #3
yönetici
 
rennie'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
rennie is on a distinguished road
Avrupa'da mimarlık eğitimini bilmiyorum ama Amerika'dan biraz haberdarım. En önemli tavsiyem Amerikan Mimarlık Eğitimine homojen bir bütün olarak bakmaman. Okullar arasında ciddi eğitim anlayışları farklılıkları var. Örneğin MIT çok çok iyi bir okul olarak bilinmesine rağmen mimarlık eğitiminde tasarım ve stüdyoya eğilimli isen bir kez daha düşünmeni öneririm. Öte yandan mimarlık tarihi ve teorisi konusunda ise MIT diğer pek çok okulun önünde gelmekte. Benzer şekilde Harvard tasarım ve stüdyo konularında çok iddialıdır. Bahsettiğin pek çok Avrupalı mimar da bu okulda zaten stüdyo dersleri vermekte. Kısaca okulların tanıtım kitlerini edin ve aralarındaki farklılıkları ve benzerlikleri iyice incele. Kolay gelsin
rennie offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-07-2001, 15:02   #4
Forum Üyesi
 
Türkiye dışı
Kayıt Tarihi: 04-07-2001
Mesaj: 95
arasburak is on a distinguished road
Wink

Öncelikle cevaplariniz icin tesekkür ederim,

Yani Amerika'da eğitimin tek bir bakış açısıyla isimlendirilmesinin, tek bir yargıyla açıklanmasının doğru olmadığını, pek çok değişik okul olduğunu anladım söylenenlerden.

Ve bir de okulun isim olarak çok önemli olmadığı ve çok fazla bir rolü olmadığı söylendi.

Yani bunlar doğru tabi ama bana Türkiye'de okuyunca insanın şevkini ve bütün isteğini kırarlar gibi geliyor çünkü bu tip insanlarla internet üzerinden pek çok kez konuştum ve benim bütün ümitlerime "naif çabalar, bunlar denendi" dendi.

Ben tabi ufak tefek olaylarla mimariden soğumam ama bunu bütün bir okul düşünecekse ve sürekli yaşayacağım olaylar beni "ben nasıl ve nereden işe başlayacağım, uluslararası alanda rakip olacağım meslektaşlarım benden çok çok daha nitelikli bir eğitim almışlar çok daha kültürlüler,ben gerilerinde kaldım" şeklinde düşündürecekse Türkiye'de okumayı düşünmüyorum açıkçası.

Siz, Türkiye'de mimarlık eğitimi alanlar, Türk üniversite ortamlarını yaşadınız, bana bu tahminimin yanlış olup olmadığını söylerseniz, bilgi verebilirseniz sevinirim.

iyi günler...

arasburak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 12-07-2001, 00:45   #5
turist
Ziyaretçi
 
Mesaj: n/a
Selam,

Daha lisedeyken bu kadar kesin bir şekilde kararaını vermiş olman çok güzel birşey bence. Gerçekten de az bulunuyor senin gibiler. Bunları iltifat olarak filan yazmıyorum, gerçekten de üniversite sınavı sonunda açıkta kalmamak için mimarlık yazıp da giren pek çok kişi oluyor. Ama onlar zaten hemen kendilerini belli ediyorlar ve bence sen onlarla zaten takılmazsın

Gelelim yurt dışı veya yurt içi üniversite ayrımına: Bence bunun da pek bir önemi yok. Çünkü herşey kişinin kendisinde bitiyor. Okul veya eğitim ne kadar iyi olursa olsun, hepsinin de yaptığı mesleğin A B C'sini öğretmek ve yönlendirmek. Gerisi kişiye kalmış. Ben mezun olalı 8 yıl oluyor. Meslek hayatım boyunca çok enteresan olay ve kişilerle karşılaştım: Bir yanda Türkiye'nin küçük şehirlerindeki üniversitelerden mezun olan ve gerçekten iyi mimarlar, diğer bir yanda Avrupa'nın sayılı mimarlık okullarından mezun olup da hiçbir şey bilmeyen mimarlar. Burada, sanırım yukarıda değindiğim unsur devreye giriyor: kjişinin kendisi ve kendini nasıl geliştirdiği.... Sen zaten bu azimle nerede okursan oku kendini yetiştirirsin. Baksana, daha şimdiden mimarlar ve tarzları hakkında araştırmalara başlamışsın, bir de şehir planlaması....

Başaracağına eminim
  Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-07-2001, 11:33   #6
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 11-07-2001
Mesaj: 3
nidagm is on a distinguished road
İşim dolayısıyla Rus ve Amerikalı mimarlarla tanışma ve çalışma fırsatı buldum ve gördüm ki, rekabet ettiğimiz yabancı mimarlar hiç de sandığımız kadar bizden ileride değiller. Hatta kendini geliştirmiş biriysen söylemin daha sağlam oluyor. Teknik olarak ise, aynı yaşta olduğum Rus arkadaş ile aynı çizim programını kullanıyoruz (ArchiCAD 6.0). Zaten çizim evrensel bir dil. Günümüzde internet ve bilgi teknolojileri insanlara öyle güzel imkanlar sunuyor ki, bilgiye erişmek için o kadar uzaklara gitmeye gerek yok. Fakat 'ben bilgiden ziyade oranın havasını solumak istiyorum'dersen bilemem. Fakat ben de İTÜ Mimarlık'tan mezun biri olarak Taşkışla'nın ortamında bulunmaktan son derece memnundum. Ayrıca EASA, TMÖB gibi organizasyonlar ve çeşitli workshoplar ile zaten gündemi izleme fırsatın oluyor. Zaman zaman da yabancı hocalar gelip konuk olarak jürilere katılabiliyor. Üstelik hocalarımız da içinde bulundukları koşullara karşın olağanüstü gayretleri ile bence Avrupa ve USA'daki öğrenimi aratmayacak nitelikte bir eğitim veriyorlar. Buradan hepsine tekrar teşekkür etmek istiyorum.
nidagm offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 31-07-2001, 16:54   #7
Arkitera Üyesi
 
İzmir
Mimar
Kayıt Tarihi: 24-07-2001
Mesaj: 46
didem is on a distinguished road
Türkiye'de Mimarlık Eğitimi veren okulların sayısına bakınca, bunların tamamından uluslararası düzeyde bir program beklemek tabii ki hayal olur. Bu okulların bazılarının değişime kapalı, 1930ların beğeni ve değer yargılarına körü körüne bağlı akademisyenlerin yönetiminde olduğunu biliyoruz. Bu yüzden, Türkiye'de eğitim görebileceğin mimarlık okullarının %60'ında aradığını bulamayacağına inanıyorum ne yazık ki... (çok mu kötümserim???)

Ama kötülerin farkına varırken iyilerin de hakkını vermek gerekli. Uluslararası atölyelere katılan çok kişiden duyabilirsin ki Türkiye'deki kimi okullarda mimarlık eğitimi, Avrupa ve Amerikadaki pek çok okuldan daha iyi. itü gibi odtü'nün de bunlardan biri olduğuna inanıyorum. Bence mimarlık eğitiminde olması gereken en önemli özellik, seni eğitmekle yükümlü kişilerin seni dinliyor, ne yapmak istediğini anlamaya çalışıyor ve bunu seninle tartışmaktan, senin doğrularını kabul etmekten kaçınmıyor olmaları. ODTÜ'de ve İTÜ'de uluslararası düzeyi yakalamış böyle bir ortam var bence...

Bundan önceki tüm görüşlere de kesinlikle katılıyorum. Mimar olma sürecinde 4-5 yıllık eğitim, yalnızca bir başlangıç. "İyi mimar" olabilmek, tamamen kişisel ilgi ve yeteneklere bağlı. Hiçbir okul; "uluslararası üne sahip mimar" yetiştirmeyi garanti etmiyor. Çok yanlış bir başlangıç yapmadığın sürece ne olacağın büyük ölçüde kendi ellerinde...Daha lisede bu kadar bilinçli olduğuna göre, üniversite tercihini doğru yaparsan beklentilerini fazlasıyla karşılayacak bir mimarlık eğitimini Türkiye'de de alabileceğine inanıyorum.
didem offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-08-2001, 16:10   #8
Forum Üyesi
 
Türkiye dışı
Kayıt Tarihi: 04-07-2001
Mesaj: 95
arasburak is on a distinguished road
Şimdiye kadar anlattıklarınız ve dedikleriniz benim için değerliydi ve işime çok yaradı. Gelecek için bir akademik anlamda program çizdiğim şu dönemde daha da çok görüşlere ihtiyacım olduğuna inanıyorum.

Aslında Türkiye'de okumak en kolayı ve en keyiflisi belkide. Çünkü burası ülkeniz ve dilinizi konuşuyor, İTÜ anladığım kadarıyla şu an en iyi mimarlık eğitimini veriyor? (yanılıyorsam lütfen düzeltin) ve sonuç olarak azimli olan bir insan için okul da çok önemli değil, önemli olan kendisini geliştirmesi ve kültürlü bir mimar olması.

Çünkü mimar, her konuda az çok bilgisi olan ve insanı tanıyan kişi olmalı ve birikimi de normal bir insandan çok daha yüksek olmalı ki başarılı olsun.Onu, diğerlerinden ayıran birşey olmalı ki başarılı olsun.

Bu düşüncem doğrultusunda bir yandan kendimi geliştirmeye çalışırken 2 sene sonra gireceğim sınavda da hiç bir okulu çok isteyemediğimi düşünüyorum.

Arkitera forum mimarların ve mimarlıkla uğraşanların, bu mesleğe gönül vermişlerin veya kırılmışların bi arada olduğu bir yer ve görüşleriniz çok önemli, çünkü siz bunları yaşayanlarsınız.

Çeşitli örneklerim var, tabi üniversite önemli değil insan kendisini geliştirdiği derecede iyi bir mimar olur görüşünü kabul etmezsek incelememiz mantıklı olabilir :

LORD NORMN FOSTER: (Pritzker Sahibi)
(İngiliz)
Diploma: YALE

RICHARD ROGERS:
(İngiliz)
Diploma: YALE

Günter Behnisch :
(Alman)
Diploma : Stuttgart 1951

Mario Botta :
(İsviçreli, kendi değimiyle İtalyan İsviçreli)
Milan Sanat Okulu. "Le Corbusier"in ofisinde tecrübe!!! Diploma : Istituto Universitario d'Architecttura,Venedik(1969). Ve bildiğim kadarıyla ilk ev tasarımını 16 yaşında yapmış biri.

Santiago Calatrava :
(İspanyol)
Diploma: Escuela Técnica Superior de Arquitectura de Valencia (1973) ve Urban Studies (1973) Civil Engineering Zurih. Doktora adayı 1981 den beri.

Nicolas Grimshaw :
(İngiliz)
Diplomarchitectural Association, Londra (Architectural Association(1965) nasıl bir yer? yorumları olanlar lütfen cevap yazsın foruma)

Gullichsen,Kairamo & Vormala:
(Finlandiya)
Diploma: Helsinki (1960)

Zaha Hadid:
(Irak)
Diploma : Architectural Association (1977) Londra

Adolf Krischanitz:
(Avusturya)
Diploma: Viyana (1972)

JEAN NOUVEL:
(Fransız)
Diploma: 1971 Fransa "Mars 1976" akımını başlatan

Paul Chemetov:
(Fransız)
Diploma :Ecole desBeaux Arts

Jo Coenen:
(Paris)
Diploma: Eindhoven (Hollanda'da eğitim hakkında bilgi verebilecek birine ihtiyacım var)

Herzog &de Meuron (Pritzker sabipleri)
(İsviçre)
Diploma: Zürih (1975)

Uzun uzun yaklaşık 30 mimar ve okullarını yazdım ama SEVGİLİ forumumuz bana "too many pictures in your signiture" diye anlam veremediğim bir error vererek söyledi. Bu yedeklediğim bölümünü ancak yollayabiliyorum. Çok sinirim bozuldu bu nedenle tekrar yazamayacağım. SİLİNDİĞİ İÇİN Rem Koolhaas, Portzamparc, Piano, Coop Himmelb(l)au gibi ustaları tekrar yazmadım. Arkitera forum yöneticilerine sorum "neden böyle oldu?!?!? yazım neden silindi ben send dedikten sonra?"

Sonuç : London A.Association, Beaux Arts Paris ve Amerika en iyi yerler gibi gözüküyor. Siz ne dersiniz?

Amerika Princeton, Yale, Harvard ve Columbia 30.000 ve 50.000$ arasında değişen çok pahalı ama başarılı yerler. (herkesin bildiği gibi)

teşekkürler
arasburak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-10-2001, 11:04   #9
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.307
Omer Yilmaz is on a distinguished road
Geç bir cevap :
Alıntı:
Uzun uzun yaklaşık 30 mimar ve okullarını yazdım ama SEVGİLİ forumumuz bana "too many pictures in your signiture" diye anlam veremediğim bir error vererek söyledi. Bu yedeklediğim bölümünü ancak yollayabiliyorum. Çok sinirim bozuldu bu nedenle tekrar yazamayacağım. SİLİNDİĞİ İÇİN Rem Koolhaas, Portzamparc, Piano, Coop Himmelb(l)au gibi ustaları tekrar yazmadım. Arkitera forum yöneticilerine sorum "neden böyle oldu?!?!? yazım neden silindi ben send dedikten sonra?"
Çünkü foruma aynı anda gönderebileceğiniz "image" sayısını sınırladık. Buna "Gülen Surat" dediğimiz gibi "image"lar da dahildir.

Alıntı:
Sonuç : London A.Association, Beaux Arts Paris ve Amerika en iyi yerler gibi gözüküyor. Siz ne dersiniz?
Amerika Princeton, Yale, Harvard ve Columbia 30.000 ve 50.000$ arasında değişen çok pahalı ama başarılı yerler. (herkesin bildiği gibi)
Bu bölümüne cevap vermek yine rennie'ye düşer...

Alıntı:
(Architectural Association(1965) nasıl bir yer? yorumları olanlar lütfen cevap yazsın foruma)
Architectural Association School of Architecture ile ilgili bilgiye resmi sitelerinden ulaşabilirsiniz.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz.

Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 02-03-2002, 16:36   #10
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 02-03-2002
Mesaj: 1
mehmet is on a distinguished road
Post Mimarlık Egitimi

Turkiyede mimarlık ogrencileri gelecege guvenle bakamıyor .
okulun bizi iş haytına yeteinc hazırlayamadıgını düsünuyorum.bu konuda mimarlık ogrencileri ne yapabilir.
mehmet offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 02-03-2002, 20:24   #11
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 02-03-2002
Mesaj: 2
ilYada is on a distinguished road
Günümüzde geleceğe güvenle bakamamak aslında her meslek için geçerli, önemli olan hangi meslek olursa olsun kendini geliştirerek çoğunluktan sıyrılıp öne çıkmak. Üniversitenin bize verdiği düşünme gücümüzü yeterince kullanabilme bilgisi bence, sanırım çoğumuz hazır verilen bilgiyi öğrenmeye alışmışız ancak bu fikir üniversite de pek geçerli olmuyor. Okuldan öğrenilenler hammadeyi oluşturuyor sadece , iş kişinin kendi kendini geliştirmesinde bitiyor şu durumda. Ama öbür taraftan, öğrenciye yeterince hammade verilmediği de bir gerçek; bu eksiklik tasarım,estetik, kullanışlılık ve inşa edilebilme sıfatlarına bir arada sahip bir proje yaparken kendini daha iyi gösteriyor. Yine de sorunlarımızın ve isteklerimizin farkında olabilmek güzel bir başlangıç, umudumuzu kaybetmeyip elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışalım
ilYada offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 13-04-2002, 06:13   #12
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 28-05-2001
Mesaj: 7
obiquitus is on a distinguished road
Re: mimarlık egitimi

okul dediğimiz yani ülkemizde üniversiteler öğrencilerini iş hayatına hazırlamak yani birer meslek adamı yetiştirmek durumunda mıdırlar?bence bu sorunun yanıtı çok önemli yani üniversiteler başarılı birer yüksek meslek okulumu olmalı yoksa başka birşeyler mi?birde ülkemizde şu an bu konuya nasıl bakılıyor?
obiquitus offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-04-2002, 00:09   #13
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 27-04-2002
Mesaj: 1
umut cem is on a distinguished road
Alıntı:
Orjinal mesajı gönderen: didem
Türkiye'de Mimarlık Eğitimi veren okulların sayısına bakınca, bunların tamamından uluslararası düzeyde bir program beklemek tabii ki hayal olur. Bu okulların bazılarının değişime kapalı, 1930ların beğeni ve değer yargılarına körü körüne bağlı akademisyenlerin yönetiminde olduğunu biliyoruz. Bu yüzden, Türkiye'de eğitim görebileceğin mimarlık okullarının %60'ında aradığını bulamayacağına inanıyorum ne yazık ki... (çok mu kötümserim???)
Burada ifade edilmek istenen bir okul mu var? Eğer varsa lütfen adıda belirtilsin, üstü kapalı eleştiriler çok yanlış anlaşılmalara sebep olabilir kanaatindeyim...
umut cem offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-04-2002, 00:07   #14
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 01-03-2002
Mesaj: 2
alive is on a distinguished road
Sevgili Aras Burak,

Bence lise yıllarında mimarlık eğitimi almaya karar vermiş olman ileride senin başarılı olmanı sağlayacak bir temel. Öte yandan eğer fotoğrafa, serbest el çizime de yatkınlığın varsa mimarlık eğitimini nerde ve nasıl şekilde aldığının pek önemi yok.

Örneklediğin ünlü ustaların yanısıra Tadao Ando gibi hiç mimarlık okuluna gitmemiş ustalar da mevcut.

Yurtdışında eğitimin sana kazandıracağı en büyük fayda eğer yeterince iyiysen ve en iyi okullardan birine gidersen, orada başarılı olursan o ülkede iyi ofislerde çalışma olanağını yakalaman olur. Öte yandan o büyük ofislerde çalışmak demek bir koca makinenin küçük bir dişlisi olmak anlamına da gelebilir. Şu ana kadar tanışıp çalıştığım yabancı mimarlara genellikle çalıştıkları ofislerde -orta yaşlarına rağmen- çok fazla sorumluluk verilmemişti ve (belki de daha doğru) belli konular dışında pek bilgileri yoktu. İnsanlar medeniyet seviyesi yüksek toplumlarda maaşları ile birikim yapıp, ev alıp, yurtdışına seyahate gidebilirken bazen işlerinin sadece "iş" olmasını önemsemiyorlar. Sistem çoğu zaman her dişlinin haddini bilmesi üzerine kurulu.

Ülkemiz bu açıdan genç ve kararlı insanlara daha çok imkan sunmakta. Sorumluluk ve yetki alacak insan genellikle çok fazla olmadığı için genç yaşta girişimci bir ruhla başarı kazanabilirsin. Aynı başarıyı yurdışında yakalmak çok daha zor ama olursa da mükemmel tabi ki. Benim kişisel tavsiyem Türkiye'de lisans bu sırada Avrupa'yı gezmen ve sonra da yüksek lisans için Amerika. Avrupa gezisini interrail ile çok ucuza getirebilirsin ama yüksek lisans için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Son olarak unutma ki hep kendi kendimizi eğitiyoruz. Bir de tavsiye: Usta mimarların nereden mezun olduğu ile değil nasıl büyük başarı yakaladıkları ile ilgilenmen senin için daha keyifli olacaktır.


Başarılar dilerim
alive offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-04-2002, 15:36   #15
Yönetici
 
ayasofya'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 15-01-2002
Mesaj: 5.745
ayasofya will become famous soon enough
Alıntı:
Orjinal mesajı gönderen: arasburak

Aslında Türkiye'de okumak en kolayı ve en keyiflisi belkide. Çünkü burası ülkeniz ve dilinizi konuşuyor, İTÜ anladığım kadarıyla şu an en iyi mimarlık eğitimini veriyor? (yanılıyorsam lütfen düzeltin) ve sonuç olarak azimli olan bir insan için okul da çok önemli değil, önemli olan kendisini geliştirmesi ve kültürlü bir mimar olması.

Türkiye'de okumak kolaydır ama niye. Çünkü akademik polemikleri çözersen işin içinden yeteneksiz olsan da sıyırılırsın. Bunu sana bir devlet üniversite'sinin Mimarlık fakültesinde yük lisans kürsüsünde öğretim görevlisi olan ben söylüyorum. Yani çok çoookkk fazla yeteneksiz kişi, yetenekli kişlerin üstünde çok çok yüksek notlarla mezun olabilmişlerdir. Onlar yazın bile okuldan hocaların yanından ayrılmazlar her türlü dedikodu bilir ve taşırlar. Asistan olnmak gerzeklik deyip asistanlık sınavları öncesinde kulis yaparlar ve sınavın tarhininin diğerlerine duyurulmaması için çaba sarfederler. Ve o kürsünün hocaları da belki kararı şaaak diye verebilmek için duyuru yapmazlar bunlarla karşılaştım da ondan.

Aynı ülkede ve dilde olmak tabiiçok öenmli bir avantaj ve tabii USA'da vize probleminden tut da yabancı olmanın sorunlarını yaşaman gerekiyor.

Amerikalı mimarlık öğrencilerinde de akademik konularda ne kadar adaletli olunursa olunsun yeteneksizlerinde mezun edildiğini biliyorum. uzun sürer ama uğraşır ve mezun olur o kişi. Ancak yetenkliyi sivriltmeyi bilirler. Ben Columbia univ'de dışarıdan ders aldım. Kayıtlı filan da değildim. Önceleri takıldım onlara sonra bilgisayarda bir kaç kişye ders de verdim. Artık Avery'den çıkmayan biriydim. İmkanları olduğundan biraz daha rahattı ve daha akademikti ama tr'daki üniversitelerden çok fena ayrı bir ders verilmiyordu. Sadece yönetm farklıydı o kadar. Belki yök olmasa ve dinozor hocalar olmasa bizde de öyle bir sistem kurulabilir. Columbia her ne kadar MBA ve bussiness konusunda ileri bir okul olsa bile ufak bir mim fakültesi vardı ama dekanı Bernard Tschumi. Transfer meselesi.

Ben tesadüfen bir miktar Eisenman Project bürosunda da çalıştım. Oradaki Selim Vural ile ilişkim iyiydi. Çok düzgün adamdır. Ve her yıl müze gezilir gibi bu büro ve NYC'deki diğer büyük bürolar gezdirilirdi Columbia öğrencilerine. Çok ucuza ya da bedava çalışırdın işte makinenin ufak bir dişlisi olarak. Keşke daha az iş alan ufak bir mimiar büroda daha çok iş yapsaydım da adamdan sayılsaydım diyorum.

Bir de en iyi üniversite İTÜ demek yanlıştır. Bir ODTÜ var Ankara'da. MSÜ var Fındıklı'da YTÜ var Yıldız'da. :-)))

Açıkçası Sütçü İmam Üniversitesi İTÜ'den kötüdür de diyemeyiz. Internet konferasnı sırasında bu üniversiteden bir ar gör gelmişti. Çocuk kırmızı yanaklı çok iyi bir genç. Herkes o kürsüye çıkarken sırıttı bile. Sonra bir konuşma yaptı. Helal olsun. Konferans çıkışında ODTÜ'lü Bilkent'li öğrenciler onun etrafını sardı. Sanırım anlatabildim derdimi.

Zaten sen de farkındasın sevgili Aras. Ancak İTÜ en iyidir demek Türkiye'de en büyük takım Fenerbahçe'dir demek gibi bir şeydir. UCLA MIT'den iyi midir. Bunu bir Amerikalı da tarfaıszsa cevap veremez. O yüzden en iyi İTÜ'dür denemez bence.

Bu düşüncene geç de olsa cevap vermem gerekir. Ancak eğer TR'da okuacağım diyorsan tabii ki yaz. YÖK nasıl sıraladıysa puanları o sırayla yaz bence.

İyi çalışmalar.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA


SMG'nin serbest mimarlık yapanlara koyduğu kredi şartı durduruldu.

Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler

TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ
ayasofya offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +2. şu anda saat 05:14.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178