![]() |
|
|||||||
| Lisans Eğitimi Lisans eğitimi sırasında yaşadığınız sorunlar, merak ettikleriniz... |
| Anket Sonuçlarını Görüntüle: Türkiye'de Mimarlık Eğitimi Kaç Yıl Olmalıdır? | |||
| Kararı destekliyorum, 5+2 yıl olmalı |
|
156 | 35,86% |
| 4 yıl, mimarlık eğitimi için yeterli değil |
|
64 | 14,71% |
| Verilen eğitim süresi yeterli |
|
21 | 4,83% |
| Eğitimin süresi değil niteliği önemli |
|
194 | 44,60% |
| Oy verenler: 435. Bu ankette oy kullanamazsınız | |||
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#16 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-07-2004
Mesaj: 2
![]() |
merhaba
Web sayfalarımı dolaşırken bi ara arkitera diyaloğunuzda kaybolmuş buldum kendimi.
Diyaloğun yanısıra, Aydan Balamir'in Orta Dünyasını okudum köşe köşe. Sonuna kadar katıldığım entegre meslekler yerine hasım yetiştirme konuları her zamanki gibi içimi burktu. Özellikle de okul tanıtım standlarında karşılıklı bakış savaşlarına giren mühendisler mimarlar gözümün önüne gelince. Mühendislerde de mimarlarda da, sürekli diğer disiplinlere Osmanlı tokadı yapıştırmaya çalışan istisnaları görmemeye çalışırken, varlıklarının farkında olmak gerekliliğini yaşıyorum. Bunu okul sırasında yaşadım, okul sonrası da yaşıyorum. Bir yandan İnşaat kantininde çamurlu çayımızı içerken "mimar" diyince yüzü ekşiyen mühendisimi, bir yandan Mimarlık binasında bıkmadan usanmadan bana "sen mühendissin, çıkamayacaksın bu binadan" diyen mimarımı göz ardı etmem mümkün değil elbette. Ancak, bu bilinçsiz ve boş savrulmaların altında beni daha da rahatsız eden şey, gerçekten nereden çıktığını, niye çıkmasına izin verildiğini, daha da beteri nasıl hala devam ettirildiğini anlamadığım disiplinler arası yoğun öfke. 4. sınıftaydım, aklımın en güzel köşesinde ve sanırım pas tutmuş kalbimin en derininde bir yerlerde kalan mimarlık sayıklamaları devam ederken, bazı derslere giren hocaların yorumları beni giderek daha da düşündürüyordu. O sıralardaydı, ortak derslerimiz olmalı demiştim kendime. Ben, mezun olmadan bir mimarla iletişimde olmalıyım, bir elektrik mühendisiyle göz göze gelmeliyim, bir makina mühendisiyle aynı kalemi paylaşmalıyım. Tüm kardeş mesleklerimle aynı olduğumu, bütün olduğumu görmeliyim. Bunun yasal olarak, format olarak, YÖK olarak olup olamayacağı ayrı bir durum. Ancak hep aklımdaydı. Derken zamanı takip edemediğim bir sürece girdim ki, yeni yeni toparlayabiliyorum küçük kağıtlara karalamış olduğum düşünceleri. "Diğer meslekleri bir kenara bırakalım şimdilik, mimarlık bölümünden öğrencilerle birlikte bir proje yapmak istemez misiniz?" dedim inşaat derslerimiz arasında bir yerlerde... Gri bölümümün canım mühendisleri bu fikri sonuna kadar destekleyeceklerini söyledi. Tabii ki fikri kulağından tutup çeken biri olmayınca pelte gibi kalıveriyor seneler öncesinde. Ama çok mu geçtir? Çok mu zordur? Çok mu hayaldir bunu yapabilmek diye sormak istiyorum ben hala... Avrupa ve Amerika eğitim sistemlerinin incelendiği, sevgili Aydan Balamir'in de yazısında belirttiği Avrupa Birliği'nde yasallaşmaya giden mesleki tanınırlık kriterlerinin konuşulduğu, ortak eğitim anlaşmalarının giderek etkin hale geldiği bir dönemdeyiz. Hazırlanan taslaklar var, yapılan görüşmeler var, istenilen defakto durumlar var belki de... Bunların hepsini yaşarken elbette eğitimin niteliğini, entegrasyonunu farklı renklere boyamaya çalışmadan olamaz diye düşünüyorum. Umuyorum ki yakın bir gelecekte, mezun olan inşaat mühendisi arkadaşlarım, mimar arkadaşlarımla zaten tanışmış, kaynaşmış, üzerinde uğraştığımız mesleki tanınırlığı ve etiği yaşamış olacaklar. Eğitimin bir parçası olmak, eğitimin bir parça olması, parçaları bizim yaratmamız çok uzak değil gibi geliyor toz pembe gözlüklerime ![]() İnşaat mühendisi olduğum için mutluyum... Bunu diğer mesleklerle bir arada yaşayabilme gayretim olduğu için mutluyum... Bu gayreti paylaşabildiğim için çok daha mutluyum... Sevgiler, Elif Buğdaycıoğlu |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 17-06-2004
Mesaj: 123
![]() |
bir de şu var, okul insanı mimar yapmaz bence. yani bir şekilde mimar olur fakat öyle dünyalarca tanınmaz. okulun var olan ilginin ve becerinin üzerine sağlam bir destek olduğunu düşünüyorum. bu yeterli olmazsa o beceri körelir, hiçbir işe yaramaz.
süre, eğitimin kapsamından sonra düşünülmesi lazım. okullar uygulamaya yönelik birşeyler öğretecek mi? bunu zorunlu stajlarla mı yapacak? herkes yaz stajı yapıyor. yapıyor da ne oluyor? yani kısacası okullar mucize yaratmaz, 4 sene de olsa, 10 sene de... |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-12-2003
Mesaj: 65
![]() |
3 yil-5 yil- 15 yil Mimarlik Egitimi
Biraz gec katildim ama okuduklarimin heyecani ile yazmadan edemedim.
Madem farkli kosullara ornekler veriliyor ben de su anda bulundugum Isvicre Federal Teknoloji Enstitutsu (ETH) Zurih Mimarlik Bolumu ve buraya dair en son duydugum duzenlemeyi yazayim. Buradakilerin deyimiyle onlara da zorla 4+2 Anglo Sakson sistemi dayatiliyor. uluslararasi anlasmayi imzlamislar ve yakinda 4 yil lisans 2 yil yüksek lisans olmak üzere yeniden programlayacaklar egitim sistemlerini. Akreditasyon konusu ise adamina gore denilebilecek durumda. Mesela Türkiye alacaginiz YL derecesi ile ancak buradaki bir lisans sonrasi programa kabul ediliyorsunuz. Yani ETH nin lisans diplmasi bizim YL diplomasi esdeger. Doktora vs. ise ayri bir konu. Bolum gerekli gorurse doktora icin sizi o gune kadar ogrenmis oldugunuz varsayilan her alanda sinava tabi tutabiliyor. 12 sinava girmek zorunda olan bir arkadasim var. Elbetteki Avrupali olmayanlar icin gecerli bu (AB uyesi olmayan ulke vatandaslari haric tabi ki). Her neyse. Egitimin 5 yilda daha iyi sonuclar verecegi, 4 yilda mi daha basarili mimarlar yetistirecegi sorunusu bastan yanlis. Icerigi tanimlanmadan, kent kültürü/mimarlik bilgisi olmadan TV 8 ankara Binasina hayran bir sekilde mimarlik bolumlerine gelen ogrencilerin ogrenme kosullari mimarlik egitimi baglaminda tespit edilmeden, plansiz-programsiz, salt deneyim agirlikli (egitimcileri kastediyorum) verilecek bir mimarlik egitimin 3 ya da 5 yil olmasi neyi degistirecek merak icindeyim. Türkiye`de mimarligin kendi icinde disipline olmus mesru bir bilgisi olup olmadigindan emin miyiz? Bu bilginin, bir egitim programi icerisinde surekli/sistematik olarak mimar yetistirmeye yonelik olarak nasil ogutlendigine dair yapilmis calismalar var mi? Mimarlik egitiminin kendi icinde sloganlastirdigi "yaparak ogrenme", "usta-cirak iliskisi", "problem cozme becerisini ve yaratici dusunceyi gelistirme" gibi anlayislar baglamlarindan kopariliyor ve sorgusuz sualsiz uygulanmaya calisiliyor. Mimarlik Egitimcilerinin kendileri egitim konusuna nereden bakiyorlar acaba. Mimarlik Egitimi Kurultayina katilan mimarlik egitimcisi sayisinin azligini gorunce gozlerime inanamistim (usenmeyip Istanbuldaki universitelerdeki kadrolari saydim, internetten bulabildiklerimi, sonra da Katilimci sayilari ile karsilastirdim ama su anda bulamiyorum notlarimi). Dahasi mimarlik egitimi salt proje yapmak/yaptirmak ya da statik/tesisat vs. konularinda bilgi vermekten mi ibarettir? Tasarim yapmaktan bahsederken, yaraticiliktan ve problem cozmekten bahsederken, egitimden bahsederken hangi pedagojik formasyondan, egitim planlamasindan, program gelistirmeden, tasarima ozel ders/studyo programlarindan bahsediyoruz. Bazi egitimcilerin kisisel cabalariyla farkli yontem arayislari disinda, ki kisisel tasarim anlayislari yonlendirmesi ile kurgulanmis "egzersiz dizileri" duzeyinde kaliyor genelde, hangi icerikten bahsediyoruz. Daha da kotusu varsa butun bunlari paylasamayan kocaman bir mimarlik ortaminda hangi akreditasyondan bahsediyoruz. Acaba Türkiye`deki mimarlik okullari ne kadar akkredite birbirine. ve daha bircok soru geciyor kafamdan. Sadece bizim memlekete özel degil ki butun bu sorular. Uzun lafin kisasi, bilmedigimiz bir icerigin kac yilda verilmesi gerektigini dusunuyoruz. Sonrasinda kimin yaninda staj yapip hak kazancagiz mimarlik yapmaya? Calisanina bile maas vermekte zorlanan bürolara stajere para verin diyecekler mi? Okulunu bile zar zor bitirebilmis (ekonomik kosullar) 22-23 yasinda genc bir mimara "hadi kocum sen iki yil bedava calis (bedava isgucu ol yani)" mi diyecekler. Son olarak genc ve enerjik isgucu/mimar potansiyelimizle ortaligi kavuracagimiz tezine ise hic mi hic katilmiyorum. Ucuz is gucu olarak piyasaanin degeri altinda casliacak mimar ordusu olarak dusunuluyorsa bilmem ama, Almanya`da serbest dolasimi 4 gozle bekleyen issiz mimarlar ordusunu hesaba katmak gerekir. Bir de daha serbest dolasim olmadan sirf prestij olsun hava olsun diye yabanci mimarlara/firmalara is verme egilimi/modasi var. Onu nasil asacagiz. Neyse ki kimse Koolhaas`a ya da Libeskind`e verilecek paraya kiymiyor. Yoksa halimiz harapti. saglicakla kalin Aktan Acar |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-12-2003
Mesaj: 65
![]() |
3 yil 5 yil 15 yil mimarlik egitimi
Az once Sayin Zaimoglunun baska bir forumdaki yazisi ve ona gelen cevaplar dair olarak attigim mesaji izninizle buraya da gondermek istiyorum.
Egitimin 5 yilda daha iyi sonuclar verecegi, 4 yilda mi daha basarili mimarlar yetistirecegi sorunusu bastan yanlis. Icerigi tanimlanmadan, kent kültürü/mimarlik bilgisi olmadan TV 8 ankara Binasina hayran bir sekilde mimarlik bolumlerine gelen ogrencilerin ogrenme kosullari mimarlik egitimi baglaminda tespit edilmeden, plansiz-programsiz, salt deneyim agirlikli (egitimcileri kastediyorum) verilecek bir mimarlik egitimin 3 ya da 5 yil olmasi neyi degistirecek merak icindeyim. Türkiye`de mimarligin kendi icinde disipline olmus mesru bir bilgisi olup olmadigindan emin miyiz? Bu bilginin, bir egitim programi icerisinde surekli/sistematik olarak mimar yetistirmeye yonelik olarak nasil ogutlendigine dair yapilmis calismalar var mi? Mimarlik egitiminin kendi icinde sloganlastirdigi "yaparak ogrenme", "usta-cirak iliskisi", "problem cozme becerisini ve yaratici dusunceyi gelistirme" gibi anlayislar baglamlarindan kopariliyor ve sorgusuz sualsiz uygulanmaya calisiliyor. Mimarlik Egitimcilerinin kendileri egitim konusuna nereden bakiyorlar acaba. Mimarlik Egitimi Kurultayina katilan mimarlik egitimcisi sayisinin azligini gorunce gozlerime inanamistim (usenmeyip Istanbuldaki universitelerdeki kadrolari saydim, internetten bulabildiklerimi, sonra da Katilimci sayilari ile karsilastirdim ama su anda bulamiyorum notlarimi). Dahasi mimarlik egitimi salt proje yapmak/yaptirmak ya da statik/tesisat vs. konularinda bilgi vermekten mi ibarettir? Tasarim yapmaktan bahsederken, yaraticiliktan ve problem cozmekten bahsederken, egitimden bahsederken hangi pedagojik formasyondan, egitim planlamasindan, program gelistirmeden, tasarima ozel ders/studyo programlarindan bahsediyoruz. Bazi egitimcilerin kisisel cabalariyla farkli yontem arayislari disinda, ki kisisel tasarim anlayislari yonlendirmesi ile kurgulanmis "egzersiz dizileri" duzeyinde kaliyor genelde, hangi icerikten bahsediyoruz. Daha da kotusu varsa butun bunlari paylasamayan kocaman bir mimarlik ortaminda hangi akreditasyondan bahsediyoruz. Acaba Türkiye`deki mimarlik okullari ne kadar akkredite birbirine. ve daha bircok soru geciyor kafamdan. Sadece bizim memlekete özel degil ki butun bu sorular. Uzun lafin kisasi, bilmedigimiz bir icerigin kac yilda verilmesi gerektigini dusunuyoruz. Sonrasinda kimin yaninda staj yapip hak kazancagiz mimarlik yapmaya? Calisanina bile maas vermekte zorlanan bürolara stajere para verin diyecekler mi? Okulunu bile zar zor bitirebilmis (ekonomik kosullar) 22-23 yasinda genc bir mimara "hadi kocum sen iki yil bedava calis (bedava isgucu ol yani)" mi diyecekler. Son olarak genc ve enerjik isgucu/mimar potansiyelimizle ortaligi kavuracagimiz tezine ise hic mi hic katilmiyorum. Ucuz is gucu olarak piyasaanin degeri altinda casliacak mimar ordusu olarak dusunuluyorsa bilmem ama, Almanya`da serbest dolasimi 4 gozle bekleyen issiz mimarlar ordusunu hesaba katmak gerekir. Bir de daha serbest dolasim olmadan sirf prestij olsun hava olsun diye yabanci mimarlara/firmalara is verme egilimi/modasi var. Onu nasil asacagiz. Neyse ki kimse Koolhaas`a ya da Libeskind`e verilecek paraya kiymiyor. Yoksa halimiz harapti. Not: Avrupa 4+2 icin zorluyor okullari. En azindan su anda bulundugum ETH -Zurih yakin zamanda buna dair bir anlasmayi imzaladi. saglicakla kalin Aktan Acar |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Arkitera Üyesi
Eskişehir
Mimar
Kayıt Tarihi: 06-12-2002
Mesaj: 39
![]() |
teşekkürler
Destekleriniz ve görüşlerinizi burada paylaştığınız için teşekkür ederim.
Umarım sessiz çığlıklarımız bir işe yarar
__________________
zaimoğlu |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 24
![]() |
Mİmar Adayi Nasil SeÇİlmelİ
]Mimarlık eğitimin kaç yıl olmasından önce program içeriği önemlidir, Mimarlık fakültelerine giriş sınavlarında bir ek düzenleme,bir özel yetenek ve kültür sınavı olması gerektiğini düşünmekteyim.
Mimarlık önce bir sanattır, yapı yaratma sanatıdır.Fakat bugünkü ÖSS sınav sistemi geleceğin Mimarını seçecek bir sınav sistemi değildir.Belki bu noktada üzerinde durulması gereken asıl konu; Mimarlık fakültelerinde eğitim alacak öğrenci adaylarına uygulanacak sınav sisteminin içeriğidir. bu içerik Mimarlık fakültelerine girecek olan kişilerin zorunlu olarak girdikleri ÖSS sınavından belli bir puan almalarını gerektirir .Bu puanla öğrenim görmek istedikleri Mimarlık fakültelerine başvurup fakültelerin özel yetenek ve külltür sınavlarına katılmayı hak ederler . Bu sınavı geçenler Mimar adayı olurlar...ve İşte o noktada mimarlığı tartışarak ve nasıl sorusunu sorarlar...ve inanıyorum tartışacak çok yapı var... Herşeyden önce mimarlık bir sanattır , çok ciddi bir sanattır..Bu yüzden düşünceyi aktaracak irdeleyecek bir el hakimiyeti gerektirir , sanatsal bir tasarım olgusu yaratacak , konsept yaratacak bir entellektüel birikim gerektirir....geleceğin Mimar adaylarına seslenilir... |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 17-06-2004
Mesaj: 123
![]() |
mimarlık önce sanat olabilir ama sadece sanat değildir. değil mi?
|
|
|
|
|
|
#23 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 24
![]() |
Mimarlık eğitiminde unutulan ve hissedilmeyen tek olgu sanattır belkide bunu baskın göstermek adına özellikle vurguladım ... tabiiki Mimarlık bir çok disiplinle doğrudan bağlantılıdır.Mühendislik de bunun bir parçasıdır...ama işin teknik yönü kadar estetik yönü konsept yönü çok önemlidir..oysa sanat ve mühendislik kadar ,sosyal psikoloji gibi kavramlar da mimarlığın bir parçasıdır......özellikle ritm olgusuyla müzik bir yapı tasarımının en hissedilen parçası olabilir...
|
|
|
|
|
|
#24 |
|
Arkitera Üyesi
İzmir
Kayıt Tarihi: 25-05-2003
Mesaj: 102
![]() |
Hangi mimarlık eğitiminden bahsediliyor?Türkiye'de şurası ciddi anlamda mimarlık eğitimi veriyor diyebileceğiniz kaç okul var?Belki İstanbul'da göz önündeki üniversitelerde eğitim standartları belirli bir seviyeyi yakalamış olabilir ama ücra köşelerde sıkışmış,içinde binbir entrika,yönetim kavgaları dönen,eğitimin belki(!) söz sahibi olmayan bir iki kişi tarafından düşünüldüğü eğitim kurumlarında mimarlık eğitimi için değil 5+2, 4 yıl bile fazla.Binbir kıskançlık,kapris,çekememezlikle daha kalem tutamayanlar zaten o 4 yılı yeteri kadar uzatıyorlar.Belki imza yetkisinin zaten yetersiz bi eğitimle mezun olmuşlara birkaç yıl tecrübeden sonra verilmesi mantıklı olabilir ama kendi çabalarımızla birşeyler öğrenerek zar zor bitirdiğimiz 4 yıllık eğitimi uzatmanın anlamı yok sanıyorum.
__________________
filiz şahin |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 24
![]() |
Sevgili Filiz Şahinin yazısına katılmamak elde değil , ben Mimarlık eğitiminin İstanbulda nasıl verildiğine şahitim nasıl öğrenciler yetiştiğine şahitim , her şeye rağmen belli kriterlerden vazgeçmeyen , hocalar var .....ama artık Mimarlık eğitimi ciddi bir platformda sorgulanmalı ...Eğitim içeriğinde sınav sistemine kadar herşey tartışılmalı ......Mimarlık cok ciddi bir risktir...bu yüzden bunun eğitimi büyük fedakarlık ister.....bu sözlerim duymayanlara , görmeyenlere..........
|
|
|
|
|
|
#26 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 17-06-2004
Mesaj: 123
![]() |
ama belki 5+2 yıl olması faydalı sonuçlar verir. bazıları delirir, bazılar bıkar bırakır. geriye mimar olabilecekler ve eskazara dersleri geçenler kalır.
|
|
|
|
|
|
#27 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-12-2003
Mesaj: 65
![]() |
Siz yine kendi cabanizla, ugras verip kazanmissiniz bu hakki. Bir de lisedeki gibi ders calisip okulu bitirenler var. Universiteyi meslek okulu sananlar, bos zamanlarinda kitap okuyanlar var, stajlarini tatil beldelerinde yapanlar, mimarlik bolumunde okudugu icin kendini sanatci zannedip "ben yaptim oldu" sananlar var.
Mimarligin sanat olup olmadigi tarismasi bende hep bir kusku uyandirmistir. Tasarimi bir sanat etkinligine paketleyip, urunu de elestirilmekten kurtarmanin bir yolu mu acaba diye dusunurum her zaman. Sirf gorsel/grafik begenimiz tatmin ugruna neleri feda ediyoruz acaba. Mimari Tasarim, bir yasam bilgisini ve ihtiyac duyulan cevreleri mekansal bir bilgiye, oradan da gerceklestirilebilir bir kurguya donusturme cabasi olarak dusunulebilir. Bunun egitimi alan herkesin bir dahi, bir sanatci olmasini beklemek zaten imkansiz. Kisacasi Mimarlik Bolumlerinin sanatci yetistirmiyor, yetistiremez. Egitim yoluyla sanatci olunabilir mi, ben bunun cevabini bilmiyorum. Yaraticilik ve tasarim becerileri ise gelistirilebilir. Bu becerileri gelistirebilmesi icin ogrencinin egitim ortaminda en azindan "egitim" verebilecek niteliklere sahip birilerinin rehberligine ihtiyaci var. Mimarlik egitimi vermek donemsel ya da kisisel tasarim anlayisinin bicimlendirdigi studyo/atolye projeleri yürütmekten farkli bir sey olmali herhalde. Yapiyi daha tasarlarken kendi sanatsal dehamizin urunu olarak bakarsak ne elestiriye acik olabilirz ne de baskasinin yaptigina elestirebilirz. Bir hocamin dedigi gibi "orjinal olmaya gerek yok. Eger iyi isen tarih bunu zaten soyleyecektir." Star Mimar kulturunun yonlendirmesi biraz galiba, hepimiz kendi cagimizin kahramanlari olmaya calisiyoruz. Taninmaya, insanoglunun dogasi geregi biraz da elbette, bilinmeye ihtiyac duyuyoruz. Bunun yolu orijinallikten geciyorsa (?) birakalim deha-sanatci mimarlar yapsin. Ama yaratici-sanatci tasarimci rolu oynamaya calismanin ne mimarliga ne de icinde yasmaya calisan insanlara (hani yaptiklarimiz icinde hayatlarini surdurecekleri varsayilan ama nedense ihtiyaclari bizim hayalgucumuzu ardinda kalan su siradan insanciklar) bir faydasi var. |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 24
![]() |
Mimarlık sanattır derken , sadece görsel bir illüzyonu kastetmiyorum , Yani bir walt disney değildir asla......Mimarlık nedir onu bile çözememişiz demekki.......
Mimarlık Hacimlerin fiziki değerleri ile birlikte işlevselliği doğrultusunda incelenerek insan faktörünün fizyolojik,ergonomik,psikolojik değerlerin sosyal ekonomik kriterlerin geniş açıda planlanması ve sanatsal ,bilimsel ,teknik kuramların organizasyonudur. Mimarlık tabiki bir star yaratmaz....star kelimesi biraz zaten pop kalıyor...gerçek sanatçı kavramını iyi tanımadan irdelemeden .....çoğu zaman sanatçı deyince star anlıyoruz eğer bu anlayışla bakarsak olumsuz olur...buda tartışılacak ayrı bir kavram günümüz türkiyesinde... Bir gehry...bir gaudi.......frank L.wright...m. botta..bunlar asla döneminin starı olmadılar...ama doğru bir mimari anlayışı kimliği konsepti temsil ettiler...Bir Osmanlı Mimarı Sarkis Balyanın yapılarında Estetik unsurlarla birlikte , çözülmüş , iyi analiz edilmiş mekanlar görürsünüz...ve günümüzdede büyük beğeni ile bu Yapıları izlersiniz....acaba düşünelim konuyuda fazla saptırmadan ...biz geleceğe ne bırakıyoruz.....bence dünyaya çakılmış çiviler ve kutular,Mimarlık eğitimi bu sistemde olacaksa 10 yılda olsa bir değişim olmaz......önemli olan sınav sisteminin ve Mimarlık eğitim içeriğinin değişmesi ..... günümüzde İç Mimarlık gerek sınav sistemi ile gerekse eğitim içeriği ile daha iyidir.Mimarlık öğrencilerinden daha donanımlı , daha yetenekli ve daha başarılı çalışmalar çıkardıkları görülür bir gerçektir..... En son end_bay tarafından düzenlendi : 02-07-2004 18:28 |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-12-2003
Mesaj: 65
![]() |
Gehry`nin, Botta`nin ya da Libeskind`in "yildizlasmadigi" dusuncesine katildigimi soyleyemeyecegim. Mimarlik gündemini ve üretimini yönlendiren islere damgaslarini vuran bu insanlar ozellikle donemlerinin genc nesli uzerinde inanilmaz etkiler yaptilar, yapiyorlar. Hele Wright... Yuzyilin basinda Amerika da Wright`ìn yapilarini ziyaret eden Alman ve Hollandali mimarlarin onu Avrupa`da nasil populer bir mimar haline getirdigini De Stijl ve cagdas Hollanda Mimarligi tarihinde gorebiliriz. Bu populariteyi besleyen en onemli unsur, bu isimlerin ya da onlarin urunlerinin zamanin ruhuna uygun olduguna inanilan soylemleri bir yapi formunda hayata gecirebilme becerisinde olduklarina inanilmasi. Bu ayri bir tartisma konusu. Koolhaas in "star" olmadigini soyleyebilir misiniz? Belki inanmayacaksiniz ama sanatci ile star arasindaki farki hatirlayabilecek yasta ve uzaktayim televizyon kulturunden (son 8 aydir hic izlemedigimi dusunursek).
Görsel begeni ve grafik temsil "Walt Disney" e indirgenebilecek kavramlar degil ki zaten. Kimsenin gorsel illuzyondan bahsettigini sanmiyorum, hele ben hic aklimdan gecirmedim. Iluzyonun kendisi mimarin tasarim yaparken kendini sanatci sanmasidir bence. Deha tasarimcinin ellerinde hayat bulan mimarlik urunlerine bakarak yaptiklarimizi ayni kefeye koymaya calismak bir iluzyondur. Mimarlik egitimi alanlardan bu basariyi beklemek illuzyondur. Eger herkesin alabilecegi kurumsallasmis akademik bir egitimden bahsediyorsak kendini ve bilgisini disipline etmis, toplumsal pratik icinde mesruiyetini ortaya koymus mimarliktan bahsetmemiz gerekli. Mimarlik okullari ne sanatci yetistirmek gibi bir misyona sahip, ne bunu yapabilecek altyapi ve kadrolara ne de sanatin kendi icinde barindirdigi devingen ve elestirel ruhun kendisine. Mimarlik ve Sanat tarihimiz toplumsal yasamin dinamikleriyle birlikte gelisen birbirine donusen ve hayatin her alaninda kendini baska bicimlerle ureten kültürel bir sureklilige sahip mi Türkiye`de? Eger mimarlik bir sanat kimligi gelistirebildiyse baska cografyalarda, bunu o sürekililige ve egitimi veren kurumlarin kendileri icin tanimladigi mesleki ideoljiye borclu. Ecole deBeaux-Art a girmek icin okulun odullu mezunlarinin yaninda 2 yil ciraklik eden, bütün antik düzenleri ezbere cizebilen, 2 saat icerisinde bir donemlik bir projenin temel ilkelerini genel gorunusler, perpektifler yapi ve malzeme kosullari ile ortaya koyabilen mimarlara bakarak mimarlik sanattir diyorsak o ayri. Mimarlik bir sanat olabilir, ama mimar sanatci degildir. Olmaya calisirsa sorun olur bana kalirsa. Iyi mimarlik yapmak icin sanatci olmak da gerekmiyor zaten. aksi durumlari tarih bize soyluyor. Wright gibi, Corbusier gibi, Eyck gibi... Mimarlik tanimi icin tesekkurler. Epey bir faydali oldu mimarligin ne oldugu anlayabilmem icin. Bir de bu kahraman mimarligin mimarlik egitiminde nasil bir icerik olarak orgutlendigi aciklarsaniz cok memnun olurum. "Mimarlik Bina yapma sanatidir" demekle olsaydi ilk Mimarlik akademisinden (15. yüzyil Italyasi yanilmiyorsam) Bauhaus a kadar bu kadar cok degisim olmazdi zira herkes ayni kahraman/sanatci mimarliktan ve tanimindan bahsediyor ama bir turlu kimse kimseyi anlamiyor. |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2004
Mesaj: 227
![]() |
Birbiriyle ilişkili konuların aynı başlık altında tartışılması amacıyla "iki yıl zorunlu staj" ve "Mimarlık Eğitimi Kaç Yıl Olmalıdır?" konuları birleştirilmiştir.
Tartışmalarınıza ankete paralel bir şekilde burada devam edebilirsiniz. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|