Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Eğitim > Lisans Eğitimi

Lisans Eğitimi Lisans eğitimi sırasında yaşadığınız sorunlar, merak ettikleriniz...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 21-04-2004, 16:15   #1
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Üniversitelere Eğitim Hakkında Rapor

TMMOB MİMARLAR ODASI
RAPOR

TMMOB Mimarlar Odası’nın
Mimarlık Eğitiminin ve Meslek Ortamının Düzenlenmesine İlişkin
Yürütülen Çalışmalara Yönelik İlkesel Yaklaşımları
15 Nisan 2004


Mimarlar Odası’nın merkezi Ankara’dadır. Türkiye’nin 21 il merkezinde Şubeleri, 80 il merkezinde ise Temsilcilikleri bulunmaktadır. Kayıtlı üye sayısı 30.000’i geçmiştir.

Yapılı çevre ve yapı sektörü ile ilgili hizmetleri sunan meslekler, kamunun güvenliği ve esenliği açısından tıpkı sağlık alanında olduğu gibi özel sorumluluk taşıyan mesleklerdir.

Türkiye’de bunların tümü “düzenlenmiş” meslekler olup, Avrupa Birliği mevzuatı bağlamında mimarlık “sektörel” diğer dallar ise “genel” rejim kapsamında ele alınmaktadır.

Ulusal düzeyde meslekleri düzenlemenin temel kaynağı Anayasa, Mimarlık ve Mühendislik Hakkında Kanun ve TMMOB Kanunudur.

AB bünyesinde içinde şu anda mesleklerle ilgili olarak yürütülen çalışmalar birkaç farklı, ancak birbiri ile ilgili ve bağıntılı kanalda ilerlemektedir:

1. Mesleki yeterliliklerin tanınması

2. Hizmetlerin dolaşımının serbestleştirilmesi

Bu çalışmalar kapsamında gündeme gelen konulardan birisi de var olan ve öngörülen sistemler içinde meslek kuruluşlarının rolü ve işlevleridir.

Avrupa Parlamentosu, Mesleki Yeterliliklerin Tanınması Direktifi komisyondan çıktıktan sonra, üye ülkelerdeki meslek kuruluşları ile ilgili bir araştırmaya gerek duymuş ve bu çalışmanın sonunda Ekim 2003 tarihli “Topluluk Yasalarının Uygulanmasında Meslek Kuruluşlarının Rolüne İlişkin Karşılaştırmalı Araştırma” (Comparative ve Study on the Role of Professional Associations in the lmplementation of Community Law) rapor ortaya çıkmıştır.

Araştırma, “her ne isimle anılırsa anılsın; yasal olarak ne şekilde kurulmuş olursa olsun”, meslek örgütlerinin rolü ve işlevlerini irdelemektedir.

Raporda bir ulusal meslek örgütü olmanın asgari koşulları;

- Tüzel kişiliğe sahip olmak,

- Üyeliğin ulusal yasalarla zorunlu kılınması,

- Devlet tarafından verilmiş yetkilere sahip olmak (özellikle meslek sahibi kişiye ilişkin ahlak vb. koşullarının aranması),

- Örgütün kendisi veya Devlet tarafından konmuş mesleğe ilişkin ahlak ve davranış kurallarının uygulanmasını sağlamak

olarak tanımlanmıştır. Bu tür meslek kuruluşlarının üye ülkelerde “Association”, “Chamber”, “College”, “Board” ve “Society” olarak anıldıklarına değinilmiş, ancak bunlar arasında AB mevzuatının uygulanması açısından herhangi bir fark ve/veya ayrıcalık belirtilmemiştir.

Araştırmanın “mimarlık” ile ilgili kısmında 15 ülkeden soru kağıdına gelen cevaplar analiz edilmektedir.

Bu bulgulardan bazıları:

- 15 üye ülkenin yarısında (Avusturya, Belçika, Almanya Fransa, İtalya, Portekiz, İspanya) mesleği uygulayabilmek için ulusal meslek kuruluşuna üye olmak zorunlu koşuldur.

Diğerlerinde, zorunlu olmamakla birlikte üyelik oranları oldukça yüksektir.

Danimarka %80
Finlandiya %75
İrlanda %85
Hollanda %95
İsveç %95

- 15 üye ülkenin çoğunda ulusal meslek kuruluşu “mesleğe giriş” konusunda yetki sahibidir (Danimarka, Finlandiya, Yunanistan, İrlanda, İsveç ve UK hariç).

- 15 üye ülkenin yarısında, meslek örgütü “yetiştirme” (training) kurallarını belirleme yetkisine sahiptir.

- Üye ülkelerin çoğunda meslek örgütünün hem etik hem disiplin konusunda yetkileri vardır.

- Üye ülkeden sadece Avusturya, Belçika, İtalya, Lüksemburg ve UK de meslek örgütü hizmet bedellerini belirlemektedir.

Türkiye’de üyeleri mimarlardan oluşan ve farklı amaçlarla kurulmuş çok sayıda dernek bulunmaktadır. Ancak tüm serbest çalışan mimarların zorunlu olarak kayıtlı olduğu bir meslek odası bulunmaktadır. TMMOB Mimarlar Odası 1954 yılında, 6235 Sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca kurulmuştur. Odanın statüsü Anayasanın135. Maddesinde “Kamu Kurumu Niteliğinde Meslek Kuruluşu” olarak belirtilmektedir.

AB düzenlemeleri çerçevesinde sorumlu meslek kuruluşu tanımı yapılırken Türkiye’nin kendi koşullarının dikkate alınması gerekir.

Bu bağlamda iki konuda açık ve net bir görüş birliğine varılması esastır.

1) Yıllardır çok farklı platformlarda dile getirilen Odalar “kamu kurumu niteliğinde” oldukları için STK sayılır mı sayılmaz mı tartışması çok anlamlı bir ayırım ve/veya dışlama unsuru değildir.

Odaların Anayasal güvencesi vardır, yasa ile kurulmuşlardır ancak bu örgütler

a) Devlet bütçesinden pay almazlar,

b) Kendi yöneticilerini kendileri seçer, “atama” yapılmaz, dolayısı ile “Devlet Dairesi” değillerdir. “Kamu kurumu niteliği” bu meslek örgütlerine sadece kamu yararının gözetilmesinde net bir görev tanımlamakla, onların demokratik kitle örgütü niteliklerini hiçbir şekilde zedelememektedir. Kaldı ki, Avrupa Birliğinin yeni üyeleri olan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde, Sovyetler Birliğinin dağılmasını izleyen geçiş döneminde ve özellikle bu ülkelerin AB üyeliği yakınlaştıkça yasalarla düzenlenen yoğun bir “Oda” kurma gayreti izlenmektedir ve bu Odalar özellikle “sicil tutmak” gibi görevleri, varlıklarını sürdüren eski ve geleneksel meslek örgütlerinden devir almaktadır.

2) Mesleki Yeterliliklerin Tanınmasına ilişkin AB direktifi ve bunun ulusal uyarlaması olan yasa taslağında, Mimarlık “sektörel” olarak tanımlanan “yedi” meslek arasındadır. Yapı Sektörü ve yapılı çevre ile ilgili diğer meslekler ise “genel” rejim kapsamında düzenlenecektir.

Ancak mimarlık hizmetleri yapılı çevre ve Yapı Sektörü içindeki diğer mühendislik daları ve Planlama, Peyzaj Mimarlığı vb. gibi mesleklerle yakın ve/veya organik ilişki içindedir.

Bunda temel kaygı sektör bütününde nitelik ve kamu yararının gözetilmesi olmak zorundadır.

Sektördeki “genel rejim” kapsamındaki mesleklerin örgütleri Oda’lar iken ve dolayısı ile çeşitli Anayasal ve yasal güvencelere, haklara ve görevlere sahipken, bu bütünlük içinde önemli bir rolü olan mimarlık hizmetlerinde yetki ve sorumluluğun Dernekler Yasası’nın çok da güvenceli olmayan kurallarına bağlı bir kuruluşa bırakılması Sektörün bütünü açısından sunulacak hizmetin niteliği, güvenilirliği ve kamuya yararı açısından dengesiz ve sakıncalı olacaktır.


Bu kapsamdaki Mimarlar Odası görüşleri özetle şöyledir:

1. Mimarlar Odası’nın Yasal Düzenleyiciliğine İlişkin Olarak:

• Mimarlık meslek alanının düzenlenmesine ilişkin yetkili ve sorumlu Anayasal kuruluş Mimarlar Odası’dır.

- Anayasa’nın 135. Maddesi’ne göre görev ve yetkileri düzenlenmiştir.
- TMMOB Yasası ile kurulmuştur.
- Atamayla değil, üyelerinin öz iradesiyle, kendi kurumsal yapısını oluşturmakta ve geleceğini belirlemektedir.
- 1954 yılından beri 50 yıl boyunca, gelişen şartlara göre meslek ortamını düzenleyecek yönetmelikleri hazırlamış, hukuki sürece aktif olarak müdahale etmiştir.
- Uluslararası Mimarlar Birliği’nin (UIA) üyesidir.
- Avrupa Mimarlar Konseyi (ACE) gözlemci üyesidir.

• Mimarlar Odası, Avrupa Birliği sürecinde mesleğimizle ilgili gerekli düzenlemeleri oluşturacak bilgi birikimi ve deneyimine sahiptir.

- 1999 Mimarlar Odası Olağanüstü Genel Kurulu’nda “Mimarlığın Korunması ve Geliştirilmesi İçin Uyulacak Kurallar ve Buna Yönelik İlgili Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısı” onaylanmıştır.
- 2001 ve 2003 yıllarında yapılan Mimarlık ve Eğitim Kurultayları I ve II’nin çerçevesinde sürekli mesleki gelişim, uluslararasını gözeten ulusal akreditasyon, staj ve mesleki deneyimin edinilmesi, mesleki yetkilendirme, sürekli mesleki gelişim ve mimarlık eğitimi konularında birikim ve sonuçlar elde etmiştir.
- UIA ve ACE’nin eğitim ve meslek pratiği konularında yaptığı çalışmalar ilke olarak kabul edilmektedir.


(Devamı aşağıda)


• Mimarlar Odası, kuruluşundan itibaren mimarların sicilini tutmaktadır.
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 21-04-2004, 16:16   #2
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Üniversitelere Eğitim hk. Rapor.

- UIA ve ACE’nin eğitim ve meslek pratiği konularında yaptığı çalışmalar ilke olarak kabul edilmektedir.


(Devamı aşağıda)


• Mimarlar Odası, kuruluşundan itibaren mimarların sicilini tutmaktadır.

- Üyelerinin meslek yaşamı ile ilgili kural koyma, denetleme ve ceza verme yetkisi bulunmaktadır.
- Üyelerin mesleki çalışmaları ile ilgili sicil düzeneğini son gelişmeler doğrultusunda yenilemektedir.
- Sicil sistemi Mimarlar Odası’nın 30.000 üyesinin değişik mesleki hizmetlerde bulunduğu gözetilerek geliştirilmektedir.

2. Mimarlık Eğitiminin Yapılanmasına İlişkin Olarak:

• Uluslararası Mimarlar Birliği’nin ve diğer uluslararası mimarlık meslek kuruluşlarının karar ve tavsiyeleri uyarınca Mimarlar Odası, 1999 yılında Genel Kurul kararı alarak mimarlık eğitimi süresinin 5 yıla çıkarılması konusunu YÖK’e iletmiştir.

- Mimarlık ve Eğitim Kurultayı sonuçları da bu doğrultudadır.
- YÖK’le yapılan görüşmelerde kurulan komisyonun 5 yıllık eğitim konusunda olumsuz görüş bildirmesi sorunu bugüne taşımıştır.
- Ancak bugünlerde Avrupa Birliği ve Küreselleşme sürecinde aranan standartlar gündeme gelmiş ve ne yazık ki böylesi bir dayatma sonucu görüşülebilmiştir.

• Üniversite eğitiminin her okula göre farklılığı, özgünlüğü olumlu bir yan olarak korunmalı ve gözetilmelidir.

- Aranması gereken husus her okulun belirli standartlarda eğitimi verebilmesidir.
- Diğer mesleklerle ilgili tartışmalarda dile getirilen % 60 zorunlu, % 40 değişiklik hakkı bu alanda olumlu bir seçenek olarak gözükebilir. Böylece yöresel özellikler ve mimarlık okullarının öne çıkarmak istedikleri özgünlük sağlanabilecektir.
- Eğitim programları değişen mimarlık meslek pratiği ve uluslararası eğitim kurumlarının programları gözetilerek gözden geçirilmeli ve yapılanmalıdır.

• Önerilen 3+2+2 formülasyonunda 3 yıllık eğitimi tamamlayanlar mimar olarak nitelendirilemez.

- Bu durum ülkemiz koşullarında eğitim-yetkilendirme karmaşası yaratacak ve siyasi amaçlı olarak kullanılabilecektir.
- Ülkemizin eğitim sistemi bütünselliğinde bakıldığında 3 yılın sonunda “ara eleman” istihdamının da karşılanabileceği varsayılamaz.
- Bu düzenlemeler “karşılıklı tanınma” esasına göre yapılacağı için ayrıca riskler taşımaktadır.

• Mimarlık eğitimi sırasında yapılan stajların daha düzenli ve etkin yapılabilmesi için Oda’nın ve eğitim kurumlarının işbirliği yapması kaçınılmazdır.

- Bu işbirliği meslek ortamının bu alanda da düzenlenmesi hedefine yöneliktir.
- Bu anlamda değişen mimarlık meslek pratiği gözetilerek staj kavramı genişletilmelidir.
- Staj eşgüdümünde kamu kuruluşları ve sektör kuruluşlarıyla da bir işbirliğine yönelinmelidir.

3. Ulusal Akreditasyon Kurulu Oluşumuna Yönelik Olarak:

• YÖK sistemi içinde özellikle 1990’lı yıllardan itibaren hızla artarak 33’e varan Mimarlık Bölüm sayısı; açılan bölümlerin yeterlilik kriterlerine bağlı olan sorunları nedeniyle ulusal akreditasyonu (eşkredilendirme) zorunlu kılmaktadır.

- Böylesi bir sistemin uluslararası standartları gözeterek yapılandırılması gerekmektedir.
- Bugün olduğu gibi tek tek okulların uluslararası kuruluşlarca akredite edilmesi onların ulusal akreditasyon konusunda belirleyici olacakları anlamına gelmemektedir.
- Bazı devlet okullarının yurtdışı üniversitelerle ortak olarak, bazı öğrencilerine paralı eğitim vermeleri ve çift diploma vaat etmeleri ciddi bir sorun olarak görülmektedir.

• Mimarlık meslek okullarının eşkredilendirmesi (akreditasyon) konusunda çalışma yapacak ve değerlendirecek sürekli bir kurulun oluşması gerekmektedir.

- YÖK bünyesinde yapılanacak bir kurulun bağımsız hareket edemeyeceği açıktır.
- Mimarlar Odası’nın, dünyadaki örneklerden de hareketle oluşturulmasına önayak olacağı böylesi bir kurul sadece Oda’nın değil, üniversitelerin, YÖK’ün, bakanlıkların, öğrenci temsilcilerinin vb. yer alacağı bir düzende olmalıdır.
- Bu konuda Kurultay süreci olumlu bir etki yaratmış ve önerilen kurul bileşiminde yer alacak yapıların gündemine girmiştir.

4. Eğitim Sonrası Öndeneyim Sürecine İlişkin Olarak:

• 5 yıllık eğitimden sonra 2 yıllık zorunlu meslek pratiği sürecinin gerekliliği Mimarlar Odası’nca kabul edilmiştir.

- Bu sürecin organizasyonu Mimarlar Odası’nın yükümlülüğü altında gerçekleştirilecektir.
- Konunun uygulanmasında pek çok güçlük bulunduğundan aşamalı bir süreç organizasyonu düşünülmelidir.
- Meslek ortamının yapılacak düzenlemelerle ilgili olarak hazırlanması gerekmektedir; bu da yönetmeliklerle ve denetim mekanizmalarının kurulmasıyla olanaklı olabilecektir.

• 2 yıllık meslek deneyimi sürecine ilişkin verimlilik, kamu yönetimi, kamu kuruluşları ve sektör kuruluşlarını kapsayan bir işbirliğiyle olanaklıdır.

- Oda’nın üniversiteler ve sektör kuruluşları ile birlikte oluşturacağı bir kurulun eğitim sürecindeki ve sonrasındaki meslek pratiği konularını düzenlemesi Kurultay sırasında önerilmiş ve Kurultay bildirisinde yer almıştır.
- Meslek pratiği konusunda katkı yapması beklenen kamu kuruluşlarının ve serbest mimarlık ofislerinin bu kurul tarafından akredite edilmesi, denetlenmesi gerekecektir.
- Meslek pratiği konusunda staj yeri bulunması, ücretlendirme, SSK ve vergi primleri gibi pek çok sorun bulunmakta olduğundan belirli kolaylıkların getirilmesi ve istihdam yaratıcı bazı zorlamaların yapılması gündeme gelecektir.

5. Mesleki Yetkinin Kullanılmasına İlişkin Olarak:

• 5 yıllık eğitimin ve 2 yıllık meslek pratiğinin tamamlanması sonrasında “yetkili mimar” (ya da yetki belgeli) unvanının Mimarlar Odası tarafından verilmesi uluslararası bir standart olarak kabul edilmektedir.

- Akademik bir unvan olması dolayısıyla uzmanlığın, yetki belgesiyle karıştırılmaması gerekir.
- 5 yıllık eğitim sonrasında “mimar” olan bir kişi, Oda’ya kayıt olabilecek, ancak “yetkili mimar” unvanını alana kadar imza yetkisini kullanamayacaktır.

• 2 yıllık öndeneyimden sonra bu sürenin belgelenmesi “yetki belgesi” alınması için temel koşuldur; ancak yetki belgesi, etik yükümlülükler ve sürekli mesleki gelişim çerçevesinde geri alınabilir ve yenilenebilir.

- Sınav yapılması koşulu uluslararası belgelerde tavsiye niteliğinde bir kabul olarak görülmeli, yeterli meşruluk sağlanana kadar bir hedef olarak ele alınmalıdır.
- Sürekli mesleki gelişim ölçütlerine bağlı olarak yürütülecek çalışmalar çerçevesinde gerekli kredide dersi belirli bir süre içerisinde tamamlayamayan “mimar”ın da o süre için “yetkili” kabul edilemeyeceği bir düzenek geliştirilmektedir.

• Önerilen düzenleme yasalaştığı tarihten önce “mimar” unvanı kullananlar için kazanılmış haklar saklı kalacaktır.

- Ancak; bu yetki kullanımının akreditasyonla ilişkili olarak uluslararası kriterlere göre yeniden tanımlanması gerekebilecektir.

6. Sürekli Mesleki Gelişim Merkezine İlişkin Olarak:

• Gerekli eğitim ve deneyim sürelerini tamamlayan mimarların imza yetkisi olması için sürekli mesleki gelişimlerinin izlenmesi esastır.

- Bu amaçla Mimarlar Odası bünyesinde Kurultay çalışmalarına paralel olarak yürütülen çalışmalar olgunlaşmış, hazırlanan yönetmelik Nisan ayı içerisinde gerçekleştirilecek Genel Kurul’da kabul edilerek yürürlüğe girebilecektir. (17 Nisan 2004 Mimarlar Odası'nın 39'uncu Genel Kurulu'nda oybirliği ile kabul edildi.)
- Mimarlar Odası, oluşturulacak kurullarıyla hem kendi bünyesinde kurslar verebilecek; hem de Türkiye çapında diğer merkezlerde verilen kursların akredite edilmesini sağlayacaktır.
- Sürekli Mesleki Gelişim kapsamında üniversitelerin verdikleri kurslar bu kapsamda değerlendirilecektir.

• SMGM tarafından tanınan kurslara katılan meslektaşlarımız belgelerini Oda’ya getirirlerse sicillerine işlenecektir.

- Geliştirilen Üye Sicil (Referans) Sistemi bu kapsamda sağlıklı bir veri birikimi sağlayacaktır.

7. Öğrenci Temsiliyetinin Sağlanmasına İlişkin Olarak:

• Öğrencilerin gerek eğitim konusunda, gerekse staj ve meslek pratiği konusunda, akreditasyon kurulu gibi organlarda temsiliyeti sağlanmalıdır.

- Oda Türkiye Mimarlık Öğrencileri Birliği’nin oluşturulmasına destek verecektir.
- Bu kapsamda öğrencilerle ilişkilerin geliştirilmesi ve daha işler bir yapıya kavuşturulması için aday üyelik sistemi gündeme gelmiştir.


(Son)
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-05-2005, 22:49   #3
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Hatırlamak iyidir...

Hatırlamak iyidir...

------------------------

TMMOB MİMARLAR ODASI
RAPOR

TMMOB Mimarlar Odası’nın
Mimarlık Eğitiminin ve Meslek Ortamının Düzenlenmesine İlişkin
Yürütülen Çalışmalara Yönelik İlkesel Yaklaşımları
15 Nisan 2004


Mimarlar Odası’nın merkezi Ankara’dadır. Türkiye’nin 21 il merkezinde Şubeleri, 80 il merkezinde ise Temsilcilikleri bulunmaktadır. Kayıtlı üye sayısı 30.000’i geçmiştir.
...

Hatta yeniden gozden geçirmek

Ve Aralık 2005'e doğru MEK-3'ün hazırlıklarına şimdiden başlamak:

http://forum.arkitera.com/forumdisplay.php?f=47
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +2. şu anda saat 03:17.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178