![]() |
|
|||||||
| Lisans Eğitimi Lisans eğitimi sırasında yaşadığınız sorunlar, merak ettikleriniz... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-06-2001
Mesaj: 52
|
İngilizce Eğitim
7-8 yıllık yükseköğretimim boyunca birşeyi gerçekten hiç anlamadım...
İngilizce eğitimin nasıl bir avantajı var?Neden kendi dilimizde bilim yapamıyoruz?Anglo Saksonlar mı dahi yoksa biz mi aptalız? Tabi hemen akla dünyanın bilim dilinin ingilizce olduğu geliyor ama bu kendi dilimizde eğitim görmememizi gerektirmez. Dikkat:İngilizce öğrenmeyelim demiyorum,keşke herkes anadili gibi ingilizce bilse,yabancı yayınları takip etse...Ama Selçuklu mimari tarihini ingilizce anlamak mümkün mü? Dil bu kadar basit birşey değildir,içinde birçok göndermeyi,mecazı,zenginliği barındırır.Nasıl ki ingilizceden Türkçe'ye tam olarak çevrilemeyen kelimeler varsa Türkçe'de de İngilizce olarak ifade edemeyeceğiniz kavramlar vardır. Bence bugün çoğu üniversite öğrencisindeki eksik, yabancı dil değil kültüre sanata ve kendi dilimize olan ilgi azlığıdır.İnanın çoğu yükseköğretim öğrencisi anlamlı 2 tane cümle yanyana getiremiyor.(özellikle mimarlık tarihi dersinde)Mimarlık gibi bu kaynaklardan beslenen bir mesleğin eğitimine başlarken İngilizce hazırlık yerine KÜLTÜR-SANAT'a hazırlık daha yararlı olmaz mı?Çünkü ortaöğrenimden gelen öğrencilerin kültür-sanata bakışı içler acısı. Hatta bazen biraz paranoyakça bu ingilizce hazırlık vs... gibi şeylerin Türkiye'de bilimin,sanatın gelişmesini istemeyenler tarafından uydurulduğunu düşünüyorum.Artık kreşlerde bile ingilizce öğretiliyor. Bir dili öğrenmek sadece o dili öğrenmek değildir.Dil içinde çok şey saklar... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-11-2003
Mesaj: 81
|
Quo vadis Türkiye?
Bizim İngilizce öğrenmemizin ya da bize İngilizce eğitim verilmeye çalışılmasının ardında yatan neden çok basit aslında: biz kendi dilimiz olan Türkçeyi bile doğru düzgün konuşup yazamıyoruz da ondan! Bu forumda yer alan pek çok ileti bu savın çok açık kanıtlarını oluştuyor -yani Türkçeyi en azından düzgün ve hatasız yazması beklenen yüksek eğitimli kişilerin yazdıklarına (ya da 'yazamadıklarına' mı demeli?) bakınca içler acısı halimiz daha bir açıkça ortaya çıkıyor.
Türkçe ile neden bilim yapılamadığına gelince... Önce ortada bilim yapacak birilerinin olması gerekir. Böyle insanlar var Türkiye'de, ama bilimin gelişip serpilmesine olanak verecek zihniyet yok. Kendi kendinden hoşlanmayan, kendini hor gören, batı ile doğu arasına kısılıp kalmış, kendi kimliğini bulamamış, oluşturamamış bir milletin çocukları olarak bir kaç tane İngilizce kelime kullanarak içimizdeki aşağılık duygularını bastırmaya, çevreye hava atmaya çalıştıkça da düzeleceğimiz yok. Zamanında çelik zırhlıları ile Çanakkale boğazından öteye geçemeyenler bugün Türk gençliğinin beyinlerinde kuruyorlar egemenliklerini. Kimileri buna batılılaşma diyor. Ben köleleşme adını daha uygun buluyorum. Kendi kendimizi peşkeş çekiyoruz 'uygar' ulusların istekleri doğrultusunda. (Ve görünüşe göre buna itirazı olan fazla kimse de yok!) Bilim yapmak için illa ki İngilizce mi öğrenmek gerekiyor? Yoooo! Bildiğim kadarıyla Ruslar Amerikalılardan daha önce uzaya çıktılar. Rus bilim adamları bu işi İngilizce öğrenmeden yapmışlardı. Amerikalıların füze projelerinin başında Nazi Almanyasından devşirilmiş bir Alman bilim adamı vardı. İngilizce öğrenmeden çok önce pek çok ilke imzasını atmıştı. Pastör bulgularını gerçekleştirmek için İngilizce değil Fransızca kullanmıştı herhalde. Buna benzer pek çok ayrıntı bilim yapılması için İngilizce mutlaka gereklidir gibi bir tablo çıkarmıyor ortaya. Kaldı ki dünyadaki pek çok dilbilimci, yani linguistler, dünyadaki en mantıklı dilin Türkçe olduğu konusunda birleşiyorlar. Aslında dünyada hiç bir dil Türkçe'nin sahip olduğu bazı nitelikleri haiz değil. Türemeye bu kadar açık bir başka bir dil daha yok. Çünkü Türkçenin organik bir kimliği var ve yalnızca ekler yoluyla sayısız kelime üretme yeteneği var. Herşeyde olduğu gibi kendi özümüzü küçük görüp geliştirmeye çalışmadığımız gibi kendi dilimizi de geliştirmeye çalışmıyoruz. Ne yazık! Bütün bu söylediklerime şunu ekleyip son vereyim: İngilizce öğrenmenin çok faydasını gördüm -kendi dilimi daha iyi kullanmasını, onun yapısını tanıma fırsatını buldum. Türkçenin olağanüstü kıvraklığının, yumuşaklığının farkına varabilmek için yabancı bir dil öğrenmek gayet iyi bir yol bence... Herkese tavsiye ederim... |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Re: ingilizce eğitim
Alıntı:
Ben İTÜ'ye girdiğim sene okulda ingilizce eğitim de başladı, hazırlık.... sınavı geçenler içinse ek ingilizce dersler... ama ne dersler sormayın.. ancak 3 dönem dayandım ve 4. dönem o "özel" sınıftan ayrıldım çünkü bence Mimarlık tarihi gibi derslerin ingilizcelerini öğrenmeye hiç gerek yoktu. Bir sürü ders ve de projenin yanında her hafta sayfalarca ingilizce olarak Mimarlık tarihi çalışmak hiç de hoş olmuyordu, gereksizdi. Halbuki bunların yerine malzeme veya Yapı bilgisi gibi derslerin ingilizcelerini görseydik belki bir işe yarardı. O "özel" sınıfı bıraktığım için hiç pişmanlık duymadım. Bir de şu var ki, belki hiç ingilizce bilmeseydim, okul öncesindeki hazırlık sınıfı işime yarardı ama o da mesleki açıdan bir zaman kaybı olmayacak mıydı? Bir yandan okula giderken ingilizce kursuna da gidebilirdim. En iyisi herşeyi olması gereken yerde öğrenmek, bir dili öğrenmek için (mesleki bile olsa) mümkünse o ülkeye gitmek veya o ülkeden olan kişilerle çalışmak. Ben burada okulda 1.5 senemi harcadım ve mesleki olarak belki 3-5 kelime öğrenmişimdir ama sonradan bir İngiliz firmasında 2-3 ayda herşeyi kaptım... keşke okulda hiç zaman kaybetmeseymişim... |
|
|
|
|
#4 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-06-2001
Mesaj: 52
|
Re: Re: ingilizce eğitim
Alıntı:
Düşünsenize bir insanın 1,5 senesini boşu boşuna alıyorsunuz.O 1,5 sene öğrencilere doğrudan mimarlıkla ilgili olmasa bile diğer sanatlara,kendi dilimize yönelik eğitim verdiğimizde acaba bunun getirisi 3-5 "İngilizce" kelimeden daha çok olmaz mı? Mimarlık eğitimini 5-6 yıla çıkarmayı düşünenler acaba önce boşa geçen bu zamanları değerlendirmeyi düşünemiyolar mı? İşte burada aklıma bişey takılıyor.Ya biz çok basit düşünüyoruz ve mükemmel yöneticilerimizin (bu sistemi kim kurguluyorsa) düşündüklerini kavrayamıyoruz,ya da işin içinde başka bir iş var... NOT : Tabi dil eğitimi derken bize formaliteden verilen "Türkçe" derslerini kastetmiyorum. Heralde daha verimli ve çekici eğitim yolları bulunmalı. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Bu konuyla ilgili parmak basmak istediğim bir şey daha var:
Mimarlığın "m"sini bilmeyen gençlere herşeyi sadece İngilizce olarak anlatmak çok büyük bir hata bence. Bu insanların okullarından mezun olduktan sonra büyük bir çoğunluğunun Türkiye'de çalışacağı düşünülürse, neden eğitim İngilizce veriliyor acaba? Bir süre evvel çalıştığım şirketlerin birinde stajyerlerin birinden komik ve bir o kadar da acınacak bir soru almıştım: "sıva nedir?"!!! Güler misiniz ağlar mısınız??? Zaman darlığından dolayı ve de İngilizce karşılışığını bildiğimden emin olduğum için onu söyledim, tabii ki hemen anladı... ama bu durum içler acısı değil mi sizce de? |
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 25-08-2004
Mesaj: 63
|
Neden İngilizce eğitim? Yeterli Türkçe kaynak yok da ondan. Evet sonunda çoğumuz Türkiye'de çalışacak, kesinlikle Türkçe terimleri de bilmemiz gerek. Fakat bunlar zaten hiç öğretilmiyor değil. Burada öğretilmeye çalışılan lisans düzeyinde bile bir öğrenciye önemli dergileri takip edebilecek, kaynak kitapları okuyabilecek, kendini geliştirebilecek fırsatı tanımaktır. İngilizce'nin dışarıdan kurslarla akademik düzeyde öğrenilebileceğini de zannetmiyorum. "Dışarıdan" öğrendiğim ikinci ve üçüncü yabancı dilim hiçbir zaman "İngilizce"'min yanına bile yaklaşamadı. Zira Anadolu lisesi mezunuyum 15 yıldır İngilizce ile haşır neşirim; İngilizce eğitim görmeye başlayıncaya kadar gerçekten İngilizce'yi kullanamadığımı söyleyebilirim. Keşke Türkçe eğitim yapabilsek fakat bunun için Türkçe kaynak sayısının artması ve düzgün çevirilerin yapılması gerek. yapikitabevi.com da bile gelişmiş aramadan "İngilizce" dilindeki kitapları aratalım 3739 kitap. Birde "Türkçe" dilindeki kitapları aratalım 1814 kitap. Yalnızca bu bile Türkçe ulaşabileceğiniz ve İngilizce ulaşabileceğiniz yayınların ufak bir göstergesidir ki o Türkçe çevirilerin ne kadar kaliteli olduğu da şüphelidir. Biz mimarlık tarihini orjinal dilinde, akademik makalelerle destekleyerek okuyoruz. Anlamadığımız bir nokta olduğunda dersin sonunda aralarda her daim Türkçe tartışmalar da yapabiliyoruz. Sonuçta Türkçe yasak değil, Türkiye'de yaşıyoruz. Ayrıca araştırma yaparken İngilizce çok geniş kaynaklara ulaşılabiliyor. Başka dillerde yayımlanan kitapların İngilizce tercümanlarını bulmakta gayet kolay. En azından Türkçe'den daha kolay. Yani amaç sadece İngilizce öğrenip yabancı ülkelere iş yapan bir firmada çalışmak değil; tekrar ediyorum "kendini geliştirebilmek".
En son dincer tarafından düzenlendi : 02-04-2008 15:03. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-07-2007
Mesaj: 324
|
Dincer arkadaşım sana katılıyorum,önemli olan kendini geliştirmektir.Bende ingilizce eğitim veren fakülte okuyorum.Ama bu dilin bilinmesi kişiye göre değişiyor,hatta ingiliz kültürü ile hayatını idame ettiriyor.Bence bilinçli bir şekilde yaklaşmak değer ve kültürlerimizi yitirmeden öğrenmek lazım.Burada ingilizce rahat konuşup türkçeyi doğru dürüst konuşamayan türk vatandaşları var.Ve türk öğrencilerden mesleki terimleri inglizce bilip türkçesini bilemeyenler var.Bu görüntü karşısında aklıma nezihe araz'ın yazısı geliyor.
__________________
''Bir tasarım ancak biri onu kullandığı zaman bitmiş demektir'' |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|