![]() |
|
|||||||
| Koruma & Restorasyon Koruma, restorasyon, sanat tarihi ve arkeoloji sorunları bu başlık altında... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-05-2006
Mesaj: 4
|
KOREFD ya da uzun adıyla Koruma Restorasyon Firmaları Derneği restorasyon eğitimi veryormuş. Daha doğrusu restorasyon ustası yetiştiriyorlarmış. Fakat her nedense herhangibiryerde sigortalı olarak çalışmayan insanları tercih ediyorlarmış. 6- 7 ay gibi bir süre zarfında bu eğitim veriliyormuş. Okulların 2 yılda veremediği daha doğrusu enjekte edemediği korumacılık bu kurs ile nasıl veriliyor? İşin garibi burada Türkiyenin koruma ve restorasyon konusunda önde gelen isimlei ders veriyor. Kitapçıklarını incelediğim zaman elle tutulur bir eğitim verilmediğini gördüm. Çoğunlukla geziyle geçmiş bir eğitim. Korumacılık bu kadar ucuz mu arkadaşlar? Birtakım müteahhitlere bedava eleman sağlamak amacıyla yapılmış bu uygulama ne kadar etik ? Peki burada ders veren hocaların vicdanları nasıl rahat ediyor. Bu tür oyunlarla nereye varılmak isteniyor. Zaten birçok restoratör sömürülüyor teknik ressam ya da basit bir çizim teknikeri olarak görülüyor.İnsanları bu kadar sömürmek yetmedi mi?
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
restorasyon ustası demişsiniz,
bunun okullarla bağlantısını tam olarka nasıl kurdunuz acaba? Bu tip girişimler genelde restorasyon alanında çalışan çalışmak isteyen içgücünü temel bilgilendirme amacı ile yapılıyor. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-03-2006
Mesaj: 26
|
Konu derin bir konu daha doğrusu ortada korumacılık adına ciddi bir sorun var.Bahsi edilen kursların olması güzel bir durum.Diğer mesajda bahsedildiği gibi koruma alanındaki iş gücünü oluşturan insanların (kalifiye veya kalifiyesiz) koruma uygulamaları yönünde bir eğitim görmeleri faydalıdır.Yalnız restorasyon eğitimi ile kurduğunuz bağ kuramsal açıdan doğru olmamasına rağmen uygulamada kesinlikle haklısınız.
Üniversitelerin restorasyon bölümlerinden mezun olan insanlara bile teknik eleman gözü ile bakıldığı bir dönemde ayrıca teknik eleman yetiştirme kurslarının varlığı tam bir karmaşaya neden olacaktır.Akademik ortamda yetişmiş bir korumacı (ki iki senelik bir eğitim ne ölçüde bilimsel ve akademik oluyorsa) piyasada iş aradığında, iş veren eğer koruma kursundan eğitim almış elemanı daha az masraflı diye tercih etmeye başlarsa şaşırmam. Mimarlarımızın ve diğer koruma ile ilgili alanlarda çalışanların, restorasyonun bir bilim olduğunu anlaması ve eğitiminin de buna uygun şekilde kapsamlı bir lisans eğitimine dönüştürülmesi gerektiğini kavramaları gerekmektedir.Restorasyon alanında önce bilim adamı yetiştirmeden, eğitimli işçi/teknik eleman yetiştirmişsiniz ne fark eder.Bunun ülkemizdeki restorasyon sorunlarına getireceği yarar, yapılması gerekenin neresindedir çok tartışılır. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-04-2005
Mesaj: 50
|
kayseride türkiyenin ilk fabrikası olan sümer fabrikası var bu fabrikada gecen senelerde restorasyon çalısması yapıldı...ama ne çalışma fabrika binası oldugu için tavan yüksekliği fazla ve pencereleri yüksekte ve bu pencereler sadece aydınlatma işlemi için kullanılıyor ayrıca bu pencereler acılıp kapanmadıgı için iskeletleri demir cubuklarla yapılmış....
restorasyon çalışmaları sırasında bu penceler cıkarlıyor ve yerine pvc , kanatlı,acılabilri pencereler yapılıyor şimdi bunu yapan şahsıyet sadece kendi kesesini düşündüğü için bu şekilde yapmış restorasyonun amacına uymamıştır ama yinde bizim devletimiz bu sahsiyete parasını ödemiştir... restorasyonla ilgili ne zaman bir yazı ile karsılassam hep bu olay aklıma geliyor ve bunuda sizinle paylaşmak istedim |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
Teknik Eleman
Korumacılık ya da restorasyon alanında yapılan çok büyük hatalar var. Bu konuyu ayrıca tartışabiliriz.
Ben bu hataların büyük bir kısmının bilgisizlikten kaynaklandığına inanıyorum. Bu doğrultuda açılan bilgilendirme seminerlerinin ve kursların bir şekilde yaralı olduğu kanısındayım. Konuyu 2 açıdan incelersek, usta yetiştirme, bu konuda büyük bir açık var. tekniker yetiştirme, 2 yıllık okul mezunlarıyla, mimarlık üzerine restorasyon konusunda master yapmış kişiler arasındaki en önemli mesleki fark, teknik okullardan mezun olan kişilerin mekanları algılayamaması ile ilgili. bu özelliklere sahip çok kişi ile çalıştım; çizim olsun, uygulama olsun teknik okul mezunları binayı ancak detay olarak algılayabiliyorlar. Bu ne demek derseniz, bir pencereyi çizebiliyorlar, detayını çalışabiliyorlar ama bir binayı asla. Bu forumda mimarlık eğitiminin yetersizliği ile ilgili birçok tartışma var. Bunun üzerine bir de restorasyon eklenince zaten yeterlilik büyük ölçüde tecrübeye dayanıyor. Şahsi tecrübelerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki, yeni biri ile çalışacağım zaman nereden mezun olduğuna değil, bana getirdiği referanslara ve daha önce yaptığı çizimlere bakıp değerlendiriyorum. Ayrıca proje konusunda kendini geliştirmemiş bir kişinin uygulama yapabileceğine de kesinlikle inanmıyorum. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-03-2006
Mesaj: 26
|
Aynı bilgisizlik mimarların tarafında da mevcut.Mekan algılama sorunu aslında birazda hangi yüksek meslek okulundan mezun olduğuna göre değişir.Yıldız Üniversitesinde mimari ağırlıklı restorasyon eğitimi olduğu gibi Edirne ya da başka bir yerde taşınır eser üzerinde uygulamaya dönük eğitim olabilmekte.Doğal olarak bu bir restorasyon eğitim birliğinin mevcut olmamasından kaynaklanıyor.Mimarlarında uygulamadan anlamaması, taşıyıcı ahşap öğenin hangi özellikte olması gerektiğinden tutun da projenin oluşturulmasında restorasyonun kuramsal tarafının doğru dürüst bilinmediğinin örneklerini her gün yaşıyoruz.Ondan sonra tarihi yapının üzerine ismini kazıyan mimarı da olur, bir osmanlı çeşmesi için yıkıp yeniden yapsak diye öneri getireni de olur (sadece yüzey temizliğine ihtiyaç olmasına rağmen) veya Esma Sultan, Çırağan Sarayı gibi yapılarda karşılaşılan dönem yanlışlıkları ve proje hataları vs. gibi örnekler olur.
Sorun açık ve nettir.Ne mimarlık eğitimindeki yüksek lisans ne de yüksek meslek okullarında verilen restorasyon eğitimi yeterli değildir.Restorasyon eğitiminin en az 4 seneye çıkarılması bir zorunluluktur.Bu konuda da öncelikle mimarların şapkalarını alıp önlerine koymaları gerekmektedir. |
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
Alıntı:
çünkü yazı bir eleştiri mi yoksa bir çıkarım mı anlayamadım? eğitim yeterli değil diyelim. peki nereye kadar eğiteleceğiz? bu tartışma sürekli yapılıyor. |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-03-2006
Mesaj: 26
|
Benim eğitimim ile, yaptığımın çıkarım ya da eleştiri olup olmamasının ne ilgisi var anlamış değilim.Nereye kadar eğitim görücez gibi bir anlayışı kavramak biraz güç.Restoratörler 10 sene eğitim görsün demiyorum ki sanki mezara kadar eğitim görmeliler demişim gibi nereye kadar eğitim görücez diyorsunuz.Verilen eğitim ortada, o eğitimden çıkan insanların koruma ve restorasyon adına yaptıkları da ortada.
Her şeyi yurtdışından kopya etmeye bayılıyoruz ama restorasyon konusunda dışardaki eğitim örneklerinin yakınından bile geçmiyoruz maalesef.Ondan sonra da restorasyon sorunlarından ve koruma bilincinin ne kadar az olduğundan dem vuruyoruz.Dünyada restorasyon bir bilim olarak kabul ediliyor ve bunun uygulamasına baktığımızda, en az 4 senelik restorasyon eğitiminin mevcut olduğunu görüyoruz. Bilmiyorum bu basit gerçeği anlatabildim mi. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
Önceki ifadelerim kinayeli değiller, soru sadece kendisini içeriyor.
Yani ne kadar daha eğitim olmalı ? Çıkarım ve eleştiri konusu ile ilgili olarak eğitiminizin şundan dolayı sordum. Mimarlar yani siz ve biz mi şapkamızı önümüze koymalıyız, yoksa biz mimarlar mı şapkamızı önümüze koymalıyız? Şahsen benim şapkamı önüme koyup düşünmekle ilgili bir endişem yok. Ben 2 yıllık restorasyon masterımı 4 yılda tamamladım. Gerekli kredinin üstünde ders aldım. Master sırasında restorasyon alanında da çalıştım. Pratik ve teori benim eğitimim sırasında içiçe oldular. Teknik okullar hakkında fazla yorumda bulunamam; Teknik okul mezunlarıyla ilgili yorumum tamamen birlikte çalıştığım iş arkadaşlarımın hepsinde istinasız gözlemlediğim bir durumdu. Gözlemlediğim başka bir durumda çoğunun yaşaşm şartları uygun ise üzerine bir de mimarlık eğitimi almaya çalışmalarıdır. Sizin 2 yıl yetmez dediğiniz masterla ilgili ise katılmıyorum, teknik okullarla ilgili ise de katılmıyorum. mimarlık eğitmini de restorasyon eğitimine katarsanız o zaman ayrı bir mimarlık eğitiminin ayrımı ne olacak? Ben yapılan uygulamaların eğitimle vs değil restorasyon bilincinin yerleştirilmesi ile düzelebileceğini düşünüyorum. Yurtdışından bu konuda aldığımız çok birşey olduğuna da inanmıyorum. Karşılaştırma yapılabilecek tek konu bence yurtdışında restorasyon fikrinin yüzyıllar önce ortaya atılmasına karşın, ülkemizde çok daha yeni olmasıdır. Bizim günümüzde yaşadığımız durum da bunun sonucudur. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-03-2006
Mesaj: 26
|
Ben mimarlar şapkalarını önüne koyup düşünmeleri gerekir dedim bunu söylerken de özellikle akademik ortamda yetkileri olan mimarları kastettim.Çünkü bu tür yetkilere sahip mimarlar, aynı zamanda iki senelik restorasyona yönelik yüksek meslek okullarının dört senelik lisans eğitimi seviyesine çıkarılmasına da karşı çıkmaktadırlar.Sizin şapkanızı önüne koyup koymamanız sizi bağlar, beni ilgilendirmez.
Mimarlık eğitimi restorasyona katılsın gibi komik bir önerim olmadı.Mimari restorasyon eğitimi pekala uzun süreli bir restorasyon eğitimi içinde verilebiilr.Mimari restorasyon yapmak için mimarlık okumak gerektiğini düşünmüyorum, eğer gerekli eğitim verilirse.Mimar, eğitimi boyunca restorasyon ile birebir alakalı neredeyse hiç bir ders görmemektedir.Plan bilgisi, yapı bilgisi, çizim teknikleri elbette mimari restorasyonda kullanılır ama bunlar restorasyon eğitimi içinde de verilebilir.(ki Yıldızda olduğu gibi iki senelik olmasına rağmen eğitim bu yöndedir ve mezunların çoğu sonunda mimari burolarda çalışır)Restorasyonda bu tür bir mimari eğitim verdiğinizde mimar yetiştirmiş olmazsınız doğal olarak. Hem iki senelik okulların durumunu bilmiyorsunuz hem de iki senelik okullar ile ilgili söylediğime katılmıyorsunuz.Bu noktada çelişkiniz açık ve net ortada.Restorasyon bilinci gökten zembille inmez, eğitim ve o alanda kurumlaşmaların gerçekleştirilmesi ile olur ancak.Yurt dışında bu işin tarihine bakarsanız, koruma bilincinin yaygınlaşmasının sadece zaman aralığı bakımında orada önce başlaması ile ilgili olmadığını anlarsınız.Belli bir restorasyon eğitim geleneğinin kurulduğunu ve pek çok farklı restorasyon kurumunun kültürel varlıkların korunması konusunda bir sistem yarattığını görürsünüz. Bu işler hariçten gazel okumak ile değil, araştırıp irdelemek ile olur ancak.Şapkalar öne koyulana kadar da mevcut durumumuz devam eder. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
|
merhaba eğitim ile ilgili bir saptama yapmak lazım. öncelikle eğitimde süre önemlidir ama kriter değildir. İTÜdeki 4 yıllık eğitimle anadoludaki 4 yıllık mimarlık eğitimini karşılaştırmıyoruz heralde.
Eğitimin iki sorunu 1. ana dilde eğitim 2. pratik ve uygulama eksikliği bence. İnsanlar 4 yıl mimari eğitim alıyorlar üstüne uzmanlaşmak için yüksek lisansa başlıyorlar. İngilizce derslerle uzmanlaşıyorlar hatta bazı üniversitelerde tezi de ingilizce yazıyorlar. Geleneksel kültürümüze ait terimleri ingilizce öğrenmek ne kadar garip? Ana dilinde eğitim yapmayan bir ülke söylermisiniz? Okulda kitaplardan herşeyi öğrenip sonra hayata adım atınca insanlar "ne oldum?" diyorlar Autocadi iyi bilmek iyi restorasyon projesi çizdiremez, önemli olan neyi çizeceğini bilmek eğer bir teknik ressam alıyorsanız daha önce çizdiklerine bakarsınız ama rölöve-restorasyon projesinde çalışacak bir mimar alıyorsanız çizeceği projeye göre karar verebilirsiniz Yani 2yıl önlisans, 4 yıl lisans, 2yıl yüksek lisans yada 4yılda bitirilmiş yüksek lisans sadece diploma ifade ediyor, gerisi o kişiye kalmış..... |
|
|
|
|
|
#12 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
Alıntı:
Okullarda sadece teorik eğitim veriliyor. Sonuçta kendi adıma konuşayım bu işe ilk başladığımda benim kafamda oturmuş olan sadece restorasyon kriterleriydi. Uygulama hakkında sadece fikir sahibiydik. ingilizce eğitim konusu da çok karışık. bizler mimar Sinanı çok az bilen kişiler olarak onu İngilizce öğrendik. Türkçe öğrenmemiz daha verimli olurdu. Ancak bu konuda sanırım asıl kaygı, yüksek lisans almış öğrencilerin yabancı dil gerektiren ortamlarda (literatür, yurtdışı eğitim) yeterli olmalarını sağlamak. Korumacı bu durumda siz restorasyon eğitimi apayrı bir lisans konusudur diyorsunuz, haklı olabilirsiniz. Böyle bir ihtiyaç olması restorasyon alanında bir gelişmedir bence. Teknik okulların 4 yıla çıkarılması olarak değil de, konuyu ayrıca 4 yıllık lisans eğitmi verilmesi olarak görmek bence daha doğru. Çünkü teknik elemanlar da başlı başına bir ihtiyaç. |
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Arkitera Üyesi
|
eğitimde dil?
eğitimde dil tabiki çok önemli. burdaki restorasyon uzmanlarının diğerleriyle ortak çalışabilmesi değişik kaynaklara ulaşması için kesinlikle yabancı dil şart.
Sizce Türkiye'deki restorasyon uzmanı bir mimarın bilmesi gerekli diller nelerdir? önem sırasına göre yazarsak ilk dil ingilizce midir? ingilizce öğrenmek ortak dili konuşmak ayrı eğitimi o dilde almak ayrı bence. aşağıdaki kitabı tavsiye ederim. kitapda osmanlı tarihini incelemek isteyen birinin nitelikleri sıralanıyor, tabiki dillerden de bahsedilmiş. http://www.tarihvakfi.org.tr/yayinayrinti.asp?StrId=67 |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-03-2006
Mesaj: 26
|
Şimdi bir şeyin altını iyi çizmek gerekiyor.Belli bir alandaki eğitimin niteliği kadar niceliği de önemlidir.Niteliğin sağlanması için eğitimin niceliksel anlamda belli bir uzunlukta olması gerekir.Önemli olan diploma değil insanın kendini geliştirmesidir denemez.Doktora gittiğiniz zaman bir hasta olarak doktorun 2 sene okuyup kendini geliştirmiş olmasını mı yoksa konusunda uzman olmasını türlü çeşitli ihtisas yapmış olmasını mı tercih edersiniz.Koruma da bundan farklı değil, bu da eski eser doktorluğu.
Yabancı dilde eğitimin sorun olduğuna katılıyorum.Yabancı dilde mimari eğitim alıp şantiyede kalfa ile iki laf edemez durumda olan yeni mezunları bilen bilir.Bu durum yalnız mimaride değil felsefe gibi alanlara kadar yayıldı.Bir ülkede yabancı dille felsefe eğitimi, okullardaki Türkçe derslerini İngilizce vermek gibi bir şey.Ana okullarına kadar inmiş durumda yabancı dil eğitimi.Televizyonda genç üniversitelilerin çıktığı programlara bakın, iki kelime ile kendini ifade edemez durumda gençlik.Durum vahim ama farkında olan kaç kişi var bilemiyorum. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-05-2006
Mesaj: 4
|
Restorasyon EĞİtİmİ
Restorasyon eğitimi ülkemizde iki yıllık meslek yüksekokullarında birsürü konu çorba edilerek verilmeye çalışılıyor. Hayatında t cetveli gönye görmemiş insanlara teknik resim dersi birkaç ayda verilmeye çalışılıyor. Ve restorasyonun teknik çizimlerden ibaret olduğu enfekte ediliyor. Doğru düzgün malzeme bilgisi verilemiyor sanat tarihi dersleri yetersiz, uygulamalar yetersiz.Ve bu insanlar okuldan mezun oldukları zaman sudan çıkmış balığa dönüyorlar.Genelde mimarlık bürolarında ara eleman olarak sigortasız, çalışmak zorunda kalıyorlar. Alınan eğitim bundan fazlasına izin vermiyor maalesef. Hal böyle olunca, meydan eğitimi moden mimari olan mimarlara kalıyor. Daha restorasyon terminolojisinden haberi olmayan insanlar bile piyasaya giriyor ve durum ortada. Yapılan birsürü geri dönüşü olmayan hatalarla dolu bir Türkiye. Geleneksel mimarimiz bir şekilde yok ediliyor. Buna göz yumuluyor. Sırf rant uğruna birçok eserimiz yok oluyor. Yazıktır günahtır herşeyi para olarak görmyelim. Restorasyon eğitimi çok daha kapsamlı olarak en az dört yıl olmalıdır. Restorasyon eğitimi tıp eğitimi kadar ciddiye alınmalıdır.
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|