Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Koruma & Restorasyon

Koruma & Restorasyon Koruma, restorasyon, sanat tarihi ve arkeoloji sorunları bu başlık altında...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 21-06-2007, 16:48   #16
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 21-06-2007
Mesaj: 1
Kars Ani Harabeleri Hakkında son mesajlara cevap...

Herkese Merhaba,

Kars Ani Harabeleri ile yazılanları okuyup son mesajları da görünce cevap yazma gereği duydum. Lütfen o mesajlara yönlendirilsin....

Korumacılık bir bilim konusu olarak Türkiye'de çok yeni...Bu konudaki duayen ülkelerden biri İtalya, tüm tüzükler, uluslararası kuruluşlar bu ülkenin dünyaya kazandırdıkları..Bu sektörün içinde bir şekilde yer alan kişiler olarak özenmeden edemiyor insan... Bunun farklı sebepleri vardır elbette...Benim bahsetmek istediğimse başka bir konu..

Bir görev nedeniyle geçen Nisan ayı başında Gürcistan'daydım.. Ahıska, Tiblis gibi iki önemli bölgeyi gezip hayatımda görüp görebileceğim "sıkıştırılmış kilise onarımları ziyaretleri"nin ardından tespit ettiğim bir husus oldu...Fikrimi onlarla paylaştığımda bana hak verdiler. Tek yapı niteliğindeki anıtsalların onarımları dışında başka bir korumacılık anlayışları yoktu...Onlara şunu sordum: "Nerede sizin kentsel dokunuz, nerede sivil mimarlık örnekleriniz?" ve şunu öğrendim...Belki birçoğunuzun bildiği bişeydir...

Komünist dönemde yasaklanan Hıristiyanlıkla birlikte kiliseleri çeşitli şekillerde tahrip edilmiş, zarar görmüş, bu dönemin sonlanışıyla birlikte dinlerini yeniden özgür olarak yaşama şansı bulmuşlar ve onardıkları ilk yapılar da haliyle kiliseleri olmuş... Kilise onarımları konusunda çok ileri seviyedeler gerçekten, ama sivil dokudan bihaberler...

Aklıma bir hocanım söyledikleri geldi..."İhtiyaçlar teknolojiyi doğurur." İtalya'nın yada diğer ileri korumacı ülkeler de bu doktrinden hareketle yola çıktılar bence...Yola çıkış noktaları ihtiyaçlarıydı...

Korumacılık bir bilimin konusu elbette, ama önce herkesin içinde olmalı.. İhtiyaç haline geldiğinde herkesin içinde, işte o gün bizim de söyleyeceklerimiz olacak tüm dünyaya.. Sesimizi duymaya başladıklarına ben çok inanıyorum...

Süre meselesine gelince..Kültür ve Turizm Bakanlığının yatırım programı çerçevesini az çok herkes biliyor artık..Ödenekler yıllık olarak planlanıyor, belki yanlış belki doğru, ama şartlar bu...Dolayısıyla korunması gerekli bir kültür varlığı için ayırdığınız bir ödeneği yılı içinde değerlendirmek zorundasınız...Aksi takdirde genel bütçeye geri gider..Bu nedenle ihale süreçleri kısa oluyor, ihale süreci (sözleşme ve şartnamelerin hazırlanması) zaten yılın yarısını alıyor, kalan aylarda da apar topar ihaleler yapılıyor ve süre uzatımlarıyla falan apar topar bitiriliyor.. Bir işe süre uzatımı vermek bile o kadar zor ki arkadaşlar... İtalya bu işi 5 yılda yapardı gibi bi gerekçeyi kimse kabul etmez İşin denetim ve uygulama sorumluluğunu yürüten kamu çalışanları, işlerinin yoğunluğuna rağmen bu çalışmayı ellerinden gelen tüm titizlikle yürütmeye çalışıyorlar...Tüm olumsuz koşullarına rağmen..

Taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları envanterinin sayıca büyüklüğüne bakınca bile dehşete düşüyor insan bu ülkede..

Biz korumacı küçük çocuklarız ve büyüyoruz.. Büyüdükçe öğreniyoruz arkadaşlar...Onlar gibi, şimdi özenerek baktığımız ileri-korumacı ülkeler gibi...

Sevgilerimle
Hare KÜÇÜKKILIÇ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-06-2007, 08:56   #17
Arkitera Üyesi
 
aysuntoprak'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 27-10-2005
Mesaj: 219
Bu mesajın yanlışlıkla gönderildiğini farketmedim. Tam göndereceğim esnada bağlantı koptuğu için mesajın gittiğini farketmedim.

Özür diliyorum, silinirse sevinirim.
aysuntoprak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-06-2007, 09:01   #18
Arkitera Üyesi
 
aysuntoprak'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 27-10-2005
Mesaj: 219
Alıntı:
"Aklıma bir hocanım söyledikleri geldi..."İhtiyaçlar teknolojiyi doğurur." İtalya'nın yada diğer ileri korumacı ülkeler de bu doktrinden hareketle yola çıktılar bence...Yola çıkış noktaları ihtiyaçlarıydı...

Korumacılık bir bilimin konusu elbette, ama önce herkesin içinde olmalı.. İhtiyaç haline geldiğinde herkesin içinde, işte o gün bizim de söyleyeceklerimiz olacak tüm dünyaya.. Sesimizi duymaya başladıklarına ben çok inanıyorum..."
Bir çok şeyin ihtiyaçlar nedeniyle çıktığı çok doğru. Ve insanın en temel ihtiyaçlarından biri de kimlik sorunu bence. Bir şeye bir yere ait olma, kendini tanımlama ihtiyacı. Küreselleşen, herşeyin aynılaştığı bir dünyada bizi ayıran en temel şey kültürel değerlerimiz. Bize kimlik kazandıran, bizi tanımlayan şey. Ülkemizde yaşadığımız kültürel çeşitlilik ise bunu bir ayrım noktası olmaktan çıkarıp, birleştirici bir kimliğe dönüştürüyor.

İşte bu düşünce; korumayı bir ihtiyaç haline getirebilir. Sadece bunu farkettirmek gerek...

Ayrıca; ödeneklerin 1 yıl içinde değerlendirilmesi zorunluluğu neden var? Bu süreyi belirleyen nedir? Bu konuda birşey yapılamaz mı?
aysuntoprak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-06-2007, 09:19   #19
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin aysuntoprak tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Bir çok şeyin ihtiyaçlar nedeniyle çıktığı çok doğru. Ve insanın en temel ihtiyaçlarından biri de kimlik sorunu bence. Bir şeye bir yere ait olma, kendini tanımlama ihtiyacı. Küreselleşen, herşeyin aynılaştığı bir dünyada bizi ayıran en temel şey kültürel değerlerimiz. Bize kimlik kazandıran, bizi tanımlayan şey. Ülkemizde yaşadığımız kültürel çeşitlilik ise bunu bir ayrım noktası olmaktan çıkarıp, birleştirici bir kimliğe dönüştürüyor.

İşte bu düşünce; korumayı bir ihtiyaç haline getirebilir. Sadece bunu farkettirmek gerek...

Ayrıca; ödeneklerin 1 yıl içinde değerlendirilmesi zorunluluğu neden var? Bu süreyi belirleyen nedir? Bu konuda birşey yapılamaz mı?
Türkiye'deki Bütçe Kanunu sanırım...Bütün kurumlarda vardır. Örneğin ödenek bitsin diye abuk sabuk harcamalar yapılır bazı kurumlarımızda...Ancak, ihalelerle ilgili olarak böyle bir kısıtlama varmıydı onu bilmiyorum. Proje ihaleleri bir yıl içinde biten işlerdir ülkemizde, ancak inşaat ihaleleri genelde yıllara sari olarak yapılır boyutuna göre. Dolayısıyla %10 ödenek ile başlama zorunluluğu vardır 4734'de...Ve her yıl için ayrılacak ödenek %10'dan az olamaz...Ödenek bulunmadan (yeni bazı istisnalar dışında sanırım) ihaleye çıkılamaz. Ancak restorasyon ihaleleri bu kanun kapsamından çıkarıldığı için (sebebini çok merak ediyorum gerçekten...) söz konusu ihaleler denetim dışı kalmıştır (tek denetimi kurumların kendisi yapar, bir de dava konusu olursa idari mahkemeler...Bir de Sayıştay parasal açıdan...
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 3 (0 üye ve 3 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 18:43.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177