Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Koruma & Restorasyon

Koruma & Restorasyon Koruma, restorasyon, sanat tarihi ve arkeoloji sorunları bu başlık altında...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 18-05-2007, 12:49   #16
Yönetici
 
phin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
Alıntı:
Orijinal metin aysuntoprak tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Detaylarla ilgili çizimleri görünce aklıma geldi sormak istedim.

Ahşap yapılarla ilgili tebrübenize dayanarak; gerek döşemede gerek taşıyıcı sistemde ya da pencere kapı boşluklarındaki detaylar her yapıda farklılık mı gösteriyor. Yani her ustanın ayrı bir tekniği mi var? Ya da genel geçer kurallar ne kadar var, ne kadarı özel detaylar? Taş için de aynı şey sorulabilir ama ahşap işlenmeye daha yatkın olduğu için sanırım alternatiflerde bu ölçüde fazladır. Sizin bu konu hakkındaki düşünceleriniz nedir? Belli sınıflamalar ya da genellemeler yapılabilir mi?

Ahşap detaylar konusunda bilgim olmadığı için sormak istedim. Belki soru pek yerli yerinde değil ama taş ile karşılaştırma yaptığımda taşın da yöresine göre, ya da taşın yapısına göre uygulanma detayları farklılaşabiliyor. Ahşabın bu konudaki durumu merak ettim.
Her yapıda neredeyse herşey farklılık gösteriyor. Öncelikle yapıda kullanılan kereste ve boyutları aslında yapının zenginliğinin en önemli göstergesi. Bu konağın yanındaki ahşap yapı da restore edildi. Onda çıkan kesitler bana kürdanı hatırlatmıştı Hatta nasıl ayakta durduğuna şaşmıştım.

Amerikan sistemi ile İstanbuldaki ahşap yapıları karşılaştırdığımda genel sistemin oldukça benzediğini gördüm. Belirgin iki fark var, biz de çarprazlar var, onlar aluminyum L profiller kullanıyorlar. Bizde bağdadi var, onlar OSB kullanıyorlar.
Bağdadi sadece sıva tutucu değildir. Bir dolabın arka plakası gibi, binayı yanal yüklere karşı çaprazlar kadar bağdadi çıtaları da sabitliyor.

Özel detayları mesela ahşap geçmelerde görüyorsunuz, normal 2-3 katlı 50-100 m2 tabanlı yapılarda pek geçme detayı yoktur, ahşaplar birbirine çivilenir. Kesitler daha küçüktür, çarpazlar / benzeridir.

Pencere giyotinleri bu yapıda ağırlıklıydı, yani pencereler yükünü taşımadan açılıyordu. Profilinden alt giyotini çıkarma detayına kadar herşey daha süslü, daha pratik ve daha uzun ömürlü düşünülüyor.

Fotoğrafını çekip ekleyeyim, vidaların bile kapakları vardı

Bir de yöresel farklılıklar da var, mesela Boyacıköy plan şeması ve detaylar olarak tipoloji oluşturabileceğiniz kadar fazla kendine has özellikler taşıyan bir bölgedir.
__________________
Y. Mimar Seda A. Öztek
www.oztekmimarlik.com
phin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-05-2007, 12:56   #17
Yönetici
 
phin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
Vida ve kapağı
Eklenmiş İmajlar
  
__________________
Y. Mimar Seda A. Öztek
www.oztekmimarlik.com
phin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-05-2007, 13:19   #18
Arkitera Üyesi
 
ugurerden'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 17-05-2007
Mesaj: 85
Bİr Ahşap Konağın Anatomisi

Şuanda üye adayı olduğum için düşüncemi buraya yazmak istedim. Bence şuanda yapılan binalar biraz daha kolaya ve biraz daha temelliğe kaçıyor. Eskiden yapılan binalardaki işçilik kalitesi malzeme kalitesi artık bulunmuyor. İnsanlar gün geçtikçe Modernizasyona ve Hızlı üretime alışıyor. Bu mimariye ne kadar katkı sağlar diye sormadan edemiyorum kendime. Şuanda yapılan villa diye tabir ettiğimiz binalara bakıyorum birde eskiden yapılan konaklara bakıyorum. O kaliteyi yakalayan çok fazla bina yok. İnsanlar eskiden yapılan yapılarda daha fazla emek sarfediyordu ve belkide bu yüzden onca yıl ayakta kalabiliyorlardı. Ayrıca yapılan bu restorasyon çalışmasının hangi aşamada olduğunu bilmiyorum ama binanın bitmiş yada bitecek olan halini çok merak ediyorum. Teşekkür ederim.
ugurerden offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-05-2007, 15:06   #19
Arkitera Üyesi
 
hozcank'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 73
Talking

öncelikle belirtmeliyim ki ; sizin gibi bildiklerini ve çalışmalarını paylaşan , bunun için çabalayan usta meslektaşlarımızla karşılaşmanın mutluluğunu yaşıyorum....paylaşmayı bırakın bilgi saklayan çok insan gördüm çevremde...
harika bir çalışma, çok beğendim ; zaten sizin bu konudaki bilgilerinizden forumda faydalanıyorum zaman zaman kendi adıma...
tebrik ve teşekkür ederim..
keşke böyle bir çalışma yapabilsem.(inşaallah)
__________________
ilham diye bir kavramın varlığı kesin, önemli olan insanı çalışırken yakalaması.
hozcank offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-05-2007, 15:34   #20
Yönetici
 
phin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
Alıntı:
Orijinal metin ugurerden tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Şuanda üye adayı olduğum için düşüncemi buraya yazmak istedim. Bence şuanda yapılan binalar biraz daha kolaya ve biraz daha temelliğe kaçıyor. Eskiden yapılan binalardaki işçilik kalitesi malzeme kalitesi artık bulunmuyor. İnsanlar gün geçtikçe Modernizasyona ve Hızlı üretime alışıyor. Bu mimariye ne kadar katkı sağlar diye sormadan edemiyorum kendime. Şuanda yapılan villa diye tabir ettiğimiz binalara bakıyorum birde eskiden yapılan konaklara bakıyorum. O kaliteyi yakalayan çok fazla bina yok. İnsanlar eskiden yapılan yapılarda daha fazla emek sarfediyordu ve belkide bu yüzden onca yıl ayakta kalabiliyorlardı. Ayrıca yapılan bu restorasyon çalışmasının hangi aşamada olduğunu bilmiyorum ama binanın bitmiş yada bitecek olan halini çok merak ediyorum. Teşekkür ederim.
Ben geçmişle bugünü çok karşılaştırmak taraftarı değilim. Koruma taraftarıyım, anıtlar şüphesiz ve onların yanında sivil mimarlık örnekleri de. Çünkü hala bu yapılar hakkında bilmediğimiz çok şey var. Yapım teknikleri yanında yaşam kültürünün de irdelenmesi gerekiyor.

İşçilik kalitesine gelince, konaklar ayrı ama küçük ahşap yapıların işçilik kalitesi pek yüksek değildir, genellikle işçilikten gelen sorunların çözülmesine yönelik pratik sonuçlar vardır. (Ahşap tavan çıtaları kaplamanın arasında kalan boşluklardan şekillenir mesela)

Mesela yine çok büyük pencereleri olan bir yapının restorasyonunda giyotin pencerelere yay sistemi takılması gündeme gelmişti. Çünkü pencereler neredeyse 120x250 cm boyundaydı ve çift camlı giyotinler çok ağırdı. Modern yay sistemleri çok pahalı olduğu için geleneksel ağırlık sistemi yapmayı düşündük.

3. resimdeki pencere eskizinde kasanın yanındaki 5/8 cmlik takozlarla bırakılmış boşluklar ağırlık sistemi için bırakılmıştı. Başta böyle bir boşluğu bırakmayı tasarladığınızda hesaplı, pratik ve uzun ömürlü geleneksel bir yöntemden faydalanabiliyorsunuz.

Yapının restorasyonu bitti, biteli çok oldu hatta. Ancak benim yapıyla ilgili daha fazla resmi ortaya açmam uygun olmaz. Kendi sitemde başka bir yapının detaylı fotoğrafları var. İlk fırsatta bu yapının restorasyonu ile ilgili de bir derleme yapacağım.
__________________
Y. Mimar Seda A. Öztek
www.oztekmimarlik.com
phin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-05-2007, 15:36   #21
Yönetici
 
phin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
Alıntı:
Orijinal metin hozcank tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
öncelikle belirtmeliyim ki ; sizin gibi bildiklerini ve çalışmalarını paylaşan , bunun için çabalayan usta meslektaşlarımızla karşılaşmanın mutluluğunu yaşıyorum....paylaşmayı bırakın bilgi saklayan çok insan gördüm çevremde...
harika bir çalışma, çok beğendim ; zaten sizin bu konudaki bilgilerinizden forumda faydalanıyorum zaman zaman kendi adıma...
tebrik ve teşekkür ederim..
keşke böyle bir çalışma yapabilsem.(inşaallah)
Bu bölümde bugün aldığım iltifatlardan çok mutlu oldum, herkese çok teşekkür ederim.
Ben de sadece okuyup geçmeyen, buraya yorum yazan, merak ettiklerini soran herkese çok teşekkür ederim. Emeğimin amacına ulaşmasına memnun oldum.
__________________
Y. Mimar Seda A. Öztek
www.oztekmimarlik.com
phin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-05-2007, 18:57   #22
Arkitera Üyesi
 
ugurerden'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 17-05-2007
Mesaj: 85
Smile Bİr Ahşap Konağın Anatomisi

Şu an üye adayı olduğum için buraya yazıyorum. Yetkililer umarım bunu gerekli yere taşıyacaktır Öncelikle yazmış olduğum yoruma cevap verip ilgi gösterdiğiniz için teşekkürler. Ben tarihi yapılarla günümüzü kıyaslarken çok eski zamanları düşünmüştüm çünkü eski Roma mimarisi eski Yunan mimarisi beni o kadar çok etkiledi ki sütünlardaki işlemeler heykellerin işlenmesi harika benim aklımda onlar vardı yorumumu yaparken. Aslında ben tarihin her yerde korunması gerektiğinin farkındayım ve malesef ülkemizde yeni yeni başlayan bir hareket görüyorum belki de bu eskiden beri var fakat ben yola yeni başladığım için yeni görüyorum, bilmiyorum. Şehirlerimizde tarihi eserlerin korunmasına biraz daha özen gösteriliyor. Bunun daha fazla artmasını temenni ediyorum. Tarihi yapılarımızı yenilemek kadar onların korumasını da bilmek çok önemli bence, bu konuda insanlarımızın bilinçlenmesi lazım. Belki de şu an restore edilse bir çok kurtarılacak bina vardır ama insanlarımızın ilgisiz tavırlarından dolayı özellikle İstanbulda yangın nedeniyle telafi olmayan şekilde zarar görüyor ve bir çoğu da malesef yok oluyor. Bizimle görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. İyi günler...

En son lumina tarafından düzenlendi : 18-05-2007 20:52.
ugurerden offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-05-2007, 09:48   #23
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610

Merhaba sevgili phin,

Bir konağın anatomisi kadar bir restorasyon çalışmasının anatomisini de bizlere eskizlerle sunduğunuz için hem çok takdir, hem de çok teşekkür ediyorum.

Dikkatle inceledim; çok heyecan verici bir durum, her ahşap yapının kendi yapı dilini onu katmanlarından soyarak keşfetmek ve yapının tüm restorasyonu kendisinin yönetmesi / yönlendirmesi..

Ne kadar emek ve zaman gerektirdiğini bildiğim için umarım ki arada böylesi güzel çalışma örnekleriyle bizleri heyecanlandırmağa devam edersiniz.

Ben gelecekte bir gün sizden bir 'anatomi' kitabı yazmanızı dahi umuyorum. Güzel bir tedrisat kitabı olurdu. Hem mirasımızı hatırlar ve övünür , hem de uygulanmış pek çok farklı yapım tekniğiyle buluşmuş olurduk..

Ve sizi mutlu bir tebessümle anardık...ve hatta modern mimariye de aynı özenli tasarımlarla ulaşmamız gerektiğinin farkındalığına varırdık...

Sevgiler,

İyi çalışmalar

asteria offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-05-2007, 11:36   #24
Arkitera Üyesi
 
aysuntoprak'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 27-10-2005
Mesaj: 219
Dün bu ahşap konak hakkında yazılanları okuduktan ve bugün gazetede ahşap yapılar hakkındaki yazıyı Cumaertesi okuduktan sonra bi heves araştırdım biraz ahşap yapıları.

19. yüzyıl Türk ahşap konut sanatının ve dünya mimari mirasının eşsiz bir temsilcisi meğer ülkemizdeymiş. Adı Büyükada Rum Yetimhanesi (Prinkipo Palas).

Hakkındaki bilgiler şöyle;Büyükada'nın Manastır Tepesi'ndedir (eski adıyla Yunanca İsa anlamına gelen Hristo Tepesi). Bina 1898-1899 yılları arasında bir Fransız şirketi tarafından otel olarak inşa edilmiştir. Binanın mimarı, dönemin ünlü mimarlarından Alexandre Vallaury'dir. Yapı günümüzde boş olmakla birlikte Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin kontrolü altında bulunmaktaydı. Dünya'nın en büyük ahşap binası olduğu iddia edilmektedir. Dünya'nın ilk çok katlı ahşap yapısıdır. Ülkemizdeki mimarlar mimarlık ile milli kimlik arasındaki bağı genel olarak reddederken, (bu yaklaşım tartışılır) bir yabancı mimar Alexandre Vallaury kültürümüze saygı göstermiş ve İstanbul'daki diğer eserleri gibi bu yapıda da geleneksel mimarimiz unsurlarını ve geleneksel yapı malzememiz olan ahşabı kullanmıştır.
Bu heybetli yapı "Prinkipo Palas" adı altında otel olarak işletilmek üzere tasarlanır ve inşa edilir. Fakat devrin yönetiminden gerekli iznin alınmaması üzerine, bina el değiştirir ve Eleni Zarifi adlı bir Rum kadın tarafından satın alınır.
Rum Yetimhanesi o tarihe kadar Yedikule'deki Balıklı Rum Hastanesi'nde işlevini sürdürmektedir. Yetimhane 1902 yılında bu binaya, Büyükada'ya taşınır. Yapının kullanım amacı zaman içinde değişir. Binaya I. Dünya Savaşı yıllarında Kuleli Askeri Mektebi yerleşir. Daha sonra ise işgal kuvvetleri tarafından adaya yollanan Rum göçmenlerini barındırır. Yetimhane daha sonra Heybeliada'ya nakledilir ve bu bina da 1960'lı yıllarda kapatılır. O tarihte boşaltılan bina günümüzde hâlâ boş durmakta, dolayısıyla çok bakımsız ve git gide çürümektedir.
Görkemli ve etkileyici bir mimariye sahip olan Büyükada Rum Yetimhanesi ahşap karkas sistemde inşa edilmiş. Yapı, yan bölümlerinde 6, diğer bölümlerinde 5 katlı. Binanın heybetine rağmen cephe mimarisi olabildiğince sade tasarlanmış. Birbiri üzerine tekrarlanan çıkmalar ile cephelere hareketlilik getirilmeye çalışılmış. Tiyatro salonundaki iç mekân ahşap süsleme detaylarına karşılık, diğer iç mekânlarda sade bir mimari hakim.
Büyükada'nın tepesine bakıldığında hemen göze çarpan Büyükada Rum Yetimhanesi bahçesinde önceleri idare binası olarak inşa edilen, daha sonraları ise ilkokul olarak kullanılan bir yapıyla birlikte harabe bile olsa hala ayaktadır.[/left]
Eklenmiş İmajlar
     
aysuntoprak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-05-2007, 11:57   #25
Yönetici
 
phin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
Alıntı:
Orijinal metin asteria tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle

Merhaba sevgili phin,

Bir konağın anatomisi kadar bir restorasyon çalışmasının anatomisini de bizlere eskizlerle sunduğunuz için hem çok takdir, hem de çok teşekkür ediyorum.

Dikkatle inceledim; çok heyecan verici bir durum, her ahşap yapının kendi yapı dilini onu katmanlarından soyarak keşfetmek ve yapının tüm restorasyonu kendisinin yönetmesi / yönlendirmesi..

Ne kadar emek ve zaman gerektirdiğini bildiğim için umarım ki arada böylesi güzel çalışma örnekleriyle bizleri heyecanlandırmağa devam edersiniz.

Ben gelecekte bir gün sizden bir 'anatomi' kitabı yazmanızı dahi umuyorum. Güzel bir tedrisat kitabı olurdu. Hem mirasımızı hatırlar ve övünür , hem de uygulanmış pek çok farklı yapım tekniğiyle buluşmuş olurduk..

Ve sizi mutlu bir tebessümle anardık...ve hatta modern mimariye de aynı özenli tasarımlarla ulaşmamız gerektiğinin farkındalığına varırdık...

Sevgiler,

İyi çalışmalar

Çok teşekkür ederim Kitap yazmak henüz benim harcım değil, daha tecrübe etmem gereken çok iş var.

Okulda Lemi Yücesoy Yapı dersi hocamızdı ve bize ahşap bina maketi yaptırmıştı. Bu dersin yararlarını uzun zaman gördüm. Sedad H. Eldemin Yapı kitabı da başlangıç için iyi bir kaynaktır. Şimdi Başvuru Kaynakları şuradaki, Ahşap Yapılar/ Sorunlar ve Çözüm Yolları kitabı da her zaman elimin altında duruyor.

Modern mimariyle ilgili olarak, ahşap yapılar neredeyse tamamen ahşap karkasın gereklilikleri ile şekilleniyorlar. Belki bu nedenle ahşap yapının betonarme yorumu şekilsiz oluyor. Ahşabı yapı malzemesi olarak kullanmak bu konunun da önünü açacaktır.
__________________
Y. Mimar Seda A. Öztek
www.oztekmimarlik.com
phin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-05-2007, 11:58   #26
Yönetici
 
phin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
Alıntı:
Orijinal metin aysuntoprak tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Dün bu ahşap konak hakkında yazılanları okuduktan ve bugün gazetede ahşap yapılar hakkındaki yazıyı Cumaertesi okuduktan sonra bi heves araştırdım biraz ahşap yapıları.

19. yüzyıl Türk ahşap konut sanatının ve dünya mimari mirasının eşsiz bir temsilcisi meğer ülkemizdeymiş. Adı Büyükada Rum Yetimhanesi (Prinkipo Palas).

[/left]
Bu yapıyı biliyorum ama fazla inceleme şansım olmadı. Ancak ahşaptan korkmamak gerektiğinin en güzel ispatı.
__________________
Y. Mimar Seda A. Öztek
www.oztekmimarlik.com
phin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 01-08-2007, 15:54   #27
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 25-11-2002
Mesaj: 54
çok güzel bilgiler paylaşım için teşekkürler.
__________________
Simyacı
rzeytun offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-04-2008, 09:52   #28
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 09-04-2008
Mesaj: 5
Bilgilerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum. Restorasyon bana göre mimarlığın en zevkli bir yanı.
Ben de Edirne'de şu an iki tane proje üzerinde çalışıyorum. Henüz çizim aşamasında. Fakat detaylar ve sunumu kısmında bayağı zorlanıyorum. Fakat kendimi burada çok yalnız hissediyorum. Danışacağım bilgi sahibi henüz daha kimseyi bulamadım. Olanlar da paylaşmak istemiyorlar. Altından kalkacağıma inanıyorum fakat biraz zaman alacak herhalde....
filiz taştan koçoğlu offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin

Etiketler
ahşap dikme, ahşap kiriş, ahşap restorasyonu, ahşap yapı, eski eser, restorasyon, tarihi yapı


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 03:24.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177