![]() |
|
|||||||
| Koruma & Restorasyon Koruma, restorasyon, sanat tarihi ve arkeoloji sorunları bu başlık altında... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Konya
Mimar
Kayıt Tarihi: 23-07-2006
Mesaj: 103
![]() |
Mimar Sinan´ın mektubu:
Not: Alıntıdır... Birkaç yıl önce, Süleymaniye Camii´nin yıkılma tehlikesiyle karsı karsıya kaldığı anlaşılmış. Eğer çözüm bulunamazsa, koca cami kısa bir zaman içinde yıkılacakmış. Caminin tüm taşıyıcı yükü kemerlerindeymiş. Bu kemerlerin ortalarında bulunan kilit taşları zamanla aşınmış. Ama elde yazılı bir proje olmadığı için nasıl değiştirileceği bilinmiyormuş. Hemen Türkiye’nin en yetkin mühendis ve mimarlarından oluşan bir heyet oluşturulmuş. Ortaya bir sürü fikir atılmış. Her kafadan bir ses çıkmış ama sonuç alınamamış. Tartışmalar sürerken caminin içinde büyük bir karmaşa sürüyormuş. Ülkenin çeşitli bilim kuruluşlarından bir sürü mimar, mühendis kemerleri inceliyormuş. Bu adamlardan biri ortalarda dolanırken, kazara, gizli bir bölme bulmuş. Bilmede, üzerinde eski yazı olan bir not varmış. Uzmanlara inceletilen kâğıdın orijinal olduğu belgelenmiş. Bu kâğıt parçası bizzat Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan bir mektupmuş. Mektupta yazılanlar tercüme ettirilince ortaya şöyle bir metin çıkmış. "Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit taşı aşındı ve nasıl değiştirileceğini bilmiyorsunuz." Koca Sinan, kademe kademe, kilit taşının nasıl değiştirileceğini anlatıyormuş. Bu oyuk içinde yer alan bir şişe ve şişe içindeki notta şöyle bir şey yazıyormuş: "Her kim bu tas eskidiğinde yenisiyle değiştirmek isterse; eski taşın yerine takılacak yeni kilit taşının iki tarafından yağlı iple taşı bir taraftan sokup öteki taraftan çeksin ve sonra ipin dışarıda kalan kısımlarını kessin." Heyet Sinan’ın söylediklerini aynen yapmış. Süleymaniye Camisi böylelikle kurtarılmış. Bu mektup şu an Topkapı Sarayı’nda saklanıyormuş. -------------------------------------------------------------------------------- Japon Heyetinin İncelemeleri 1950–60 arası bir tarihte inşaat mühendisi, mimar ve jeofizikçilerden oluşan bir Japon heyeti Türkiye’ye gelmiş. Heyet İmar ve İskân Bakanlığı’ndan izin alarak ülkemizdeki tarihi yapıları incelemeye başlamış. Ayasofya’yı, Yerebatan Sarnıcını filan gezdikten sonra sıra Sinan’ın kalfalık eseri Süleymaniye Camisi´yle Sinan’ın öğrencisi Mimar Davut Ağa’nın eseri Sultanahmet Camisi´ne gelmiş. Japonlar bu camiler üzerinde günlerce inceleme yapmışlar. Her geçen gün şaşkınlıkları daha da artıyormuş. Çünkü Japonlar daha ilk incelemede camilerin gevşek bir zemin üzerine inşa edildiğini anlamışlar. Ama bunca yıl, bu camilerde bir çatlak dahi olmamasına akıl sır erdirememişler. Bunun üzerine Türkiye programının gerisini tamamen iptal edip, bu iki cami üzerine yoğunlaşmışlar. Araştırmalarının sonucunda herhangi bir sarsıntı sırasında bu iki caminin sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yıkılmaktan kurtulabildiği ortaya çıkmış. Minareleri incelediklerinde ise şaşkınlıkları ikiye katlanmış. Minarelerin çok daha gelişmiş bir raylı sistem mekanizması üzerine oturtulduğunu ve her yöne yaklaşık 5 derece yatabildiğini görmüşler. Daha derin araştırma yapmak için Edirne´ye, Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camisi´ne gitmişler. Oradaki olağanüstü sistemleri görünce iyice şaşırmışlar. Selimiye´nin tüm sırlarını aylarını harcayarak çözmüşler. Japonya´ya döndüklerinde ise Sinan’ın sırlarını uygulamaya sokarak şehirlerini Sinan’ın kullandığı sistemlerle kurup muazzam gökdelenler dikmişler. Yani şu an gelişmiş ülkelerin gökdelen yapımında kullanıldıkları çoğu sistem, yüzyıllar önce Sinan’ın geliştirdiği mekanizmalarmış. -------------------------------------------------------------------------------- Sersemleşmiş Japon Bir gün Selimiye Camii´ne girenler, kubbenin altlında bir Japon´un ayaklarını kıbleye doğru uzatmış sırtüstü yattığını görmüşler. Tabii hemen Japon´u, "Burası kutsal bir yer. Bu şekilde yatmak bizim inançlarımıza göre saygısızlıktır. Lütfen oturun veya ayakta durun" diyerek uyarmışlar. Ancak, Japon trans vaziyetteymiş, gözlerini kubbeden ayırmadan şöyle sayıklıyormuş: "Bu imkânsız. Ben yılların mühendisiyim. Bu kubbe var olamaz. Hayal görüyorum. Bu kubbenin orada o şekilde durması fizik ve matematik kurallarına aykırı. Bu imkânsız, orada hiçbir şey yok, orada hiçbir şey yok..." -------------------------------------------------------------------------------- Selimiye’nin Minareleri Selimiye camisisinin zemini gevşek toprakmış. Bu nedenle minarelerinin yakın zamanda yıkılacağı fark edilmiş. Uluslararası bir grup bilim adamı toplanmışlar. Nasıl kurtarırız bu tarihi minareleri diye kafa kafaya vermişler. Sonuçta en son teknoloji olan metal kelepçelerle minarelerin temellerini sabitlemenin en iyi çözüm olduğuna karar vermişler. Minarelerin temellerini açınca, koymayı düşündükleri kelepçelerin aynısıyla karşılaşmışlar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyıl önce ayni şeyi düşünmüş meğerse. Mimar Sinan’ın Selimiye Camii´nin kubbesini o genişliğe oturtmak için 13 bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana işleminden farklı beşinci bir işlem bularak çözdüğü söylenir. Ayrıca minarelerin şerefelerine çıkanların yolda birbirlerini görmemeleri ise büyük bir dehanın ürünüdür. Almanlar ayni sistemi meclislerinin önündeki dev kürede kullanmışlar. Mimar Sinan bu sistemi 2 metre çapındaki minarelere yüzyıllar önce monte edebilecek bir dehadır. Almanların dehası ise, o çirkin metal yığınına Selimiye´den fazla turist çekebilmelerindedir.
__________________
ser.mimar@hotmail.com Ser Design Architecture |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Kayıt Tarihi: 24-05-2006
Mesaj: 32
![]() |
–miş li –mış lı cümlelerle yazılmış, hiçbir dayanağı olmayan ve “ortalıkta” dolaşan “forward mail”in bir mimarlık platformunda yazılması (kopyala-yapıştır) garip.
Eğer yazılanları okuduysanız göreceksiniz ki birçok yanlış ve uydurma bilgi ile dolu. Örnek; Sultanahmet Camisinin mimarı mimar Davut değil Sinan’ın öğrencilerinden sedefkâr Mehmet ağadır. 3. hikâyede anlatılanlara bakılırsa Japoncayı yerde sayıklayan ("Bu imkânsız. Ben yılların mühendisiyim. Bu kubbe var olamaz. Hayal görüyorum. Bu kubbenin orada o şekilde durması fizik ve matematik kurallarına aykırı. Bu imkânsız, orada hiçbir şey yok, orada hiçbir şey yok..." ) Japon’un uzun cümlelerini bir çırpıda anlayacak kadar iyi bilen insanlar varmış, ne güzel.. Bu ve benzeri birçok uydurma mail dolaşıyor internette lütfen bizler mimarlık öğrencileri olarak bu tür maillere biraz daha dikkat edelim. Sinan’ı mitolojik bir kahramanmış gibi efsaneleştirmenin bir anlamı yok, bu tür söylentiler onu bizden uzaklaştırmaktan öteye gitmez, Sinan’ı ve dehasını anlamak için bu tür mailleri değil de hakkında yazılmış kitapları, kaynakları inceleyelim, daha çok okuyalım.. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
![]() |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Konya
Mimar
Kayıt Tarihi: 23-07-2006
Mesaj: 103
![]() |
değerli arkadaşlar,
yorumlarınız için teşekkürler.. alıntı olduğunu söylemiştim. aslını bilmediğim için bu olayın ne kadar doğruluk payı var bilemeyeceğim. kusura bakmayın.
__________________
ser.mimar@hotmail.com Ser Design Architecture |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
Konya
Mimar
Kayıt Tarihi: 23-07-2006
Mesaj: 103
![]() |
Mimar Sinan ve Sorumluluk
MİMAR SİNAN VE SORUMLULUK
"Bir Mimar Sinan eseri olan Sehzadebasi Cami'nin 1990'li yillarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir insaat muhendisi, caminin restorasyonu sirasinda yasadiklari bir olayi tv'de soyle anlatmasti: Cami bahcesini cevreleyen havale duvarinda bulunan kapilarin uzerindeki kemerleri olusturan taslarda yer yer curumeler vardi. Restorasyon programinda bu kemerlerin yenilenmesi de yer aliyordu. Biz insaat fakultesinde teorik olarak kemerlerin nasil insaat edildigini ogrenmistik fakat tas kemer insaasi ile ilgili pratigimiz yoktu. Kemerleri nasil restore edecegimiz konusunda ustalarla toplanti yaptik. Sonuc olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalip cakacaktik. Daha sonra kemeri yavas yavas sokup yapim teknikleri ile ilgili notlar alacaktik ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktik. Kalibi söktük. Sökmeye kemerin kilit tasindan basladik. Tasi yerinden cikardigimizda hayretle iki tasin birlesme noktasinda olan silindirik bir bosluga yerlestirilmis bir cam siseye rastladik. Sisenin icinde durulmus beyaz bir kagit vardi. Siseyi acip kagida baktik. Osmanlica bir seyler yaziyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafindan yazilmisti. Sunlari soyluyordu. " Bu kemeri olusturan taslarin omru yaklasik 400 senedir. Bu muddet zarfinda bu taslar curumus olacagindan siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Buyuk bir ihtimalle yapi teknikleri de degiseceginden bu kemeri nasil yeniden insaa edeceginizi bilemeyeceksiniz. Iste bu mektubu ben size, bu kemeri nasil insa edeceginizi anlatmak icin yaziyorum. " Koca Sinan mektubunda boyle basladiktan sonra o kemeri insa ettikleri taslari Anadolunun neresinden getirttiklerini soylerek izahlarina devam ediyor ve ayrintili bir bicimde kemerin insaasini anlatiyordu. Bu mektup bir insanin, yaptigi isin kalici olmasi icin gosterebilecegi cabanin insan ustu bir ornegidir. Bu mektubun ihtisami, modern cagin insanlarinin bile zorlanacagi tasin omrunu bilmesi, yapi tekniginin degisecegini bilmesi, 400 sene dayanacak kagit ve murekkep kullanmasi gibi yuksek bigi seviyesinden gelmektedir. Suphesiz bu yuksek bilgiler de o koca mimarin erisilmez ozelliklerindendir. Ancak erisilmesi gercekten zor olan bu bilgilerden cok daha muhtesem olan 400 sene sonraya cozum ureten sorumluluk duygusudur.. Alinti..
__________________
ser.mimar@hotmail.com Ser Design Architecture |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Öğrenci
Kayıt Tarihi: 06-05-2007
Mesaj: 23
![]() |
Prof. Dr. Uğur Tanyeli'nin konferansı Mimar Sinan'ı anlamak için birebirdi umuyorum gitmişsindir .Açıkcası bu konferans benim Sinan'la ilgili düşüncelerimi büyük ölcüde değiştirdi.Hocaların yoklama alacağız diye zorla getirdiği bir konferanstan bu kadar etkileneceğimi düsünmüyordum
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Konya
Mimar
Kayıt Tarihi: 23-07-2006
Mesaj: 103
![]() |
Mimar Sinan (15 Nisan 1489 - 9 Nisan 1588)
Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğdu. 1511'de Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul’a geldi. Üç sene sonra mimar olarak Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferine katıldı. 1521 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın Belgrad Seferine Yeniçeri olarak katıldı. 1522’de Rodos Seferine Atlı Sekban olarak katılıp, 1526 Mohaç Meydan Muharebesinden sonra, gösterdiği yararlıklar sebebiyle takdir edilerek Acemi Oğlanlar Yayabaşılığına (Bölük Komutanı) terfi ettirildi. 1533 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın İran Seferi sırasında Van Gölü'nde karşı sahile gitmek için Sinan iki haftada üç adet kadırga yapıp donatması ile büyük itibar kazandı. İran Seferinden dönüşte, Yeniçeri Ocağında itibarı yüksek olan Hasekilik rütbesi verildi. Bu rütbeyle, 1537 Korfu, Pulya ve 1538 Moldavya seferlerine katıldı. 1538 yılında Hassa başmimarı oldu. Mimar Sinan’ın, Mimarbaşılığa getirilmeden evvel yaptığı üç eser dikkat çekicidir. Bunlar: Haleb’de Husreviye Külliyesi, Gebze’de Çoban Mustafa Külliyesi ve İstanbul’da Hürrem Sultan için yapılan Haseki Külliyesidir. Haleb’deki Hüsreviye Külliyesinde, tek kubbeli cami tarzı ile, bu kubbenin köşelerine birer kubbe ilave edilerek yan mekanlı cami tarzı birleştirilmiş ve böylece Osmanlı mimarlarının İznik ve Bursa’daki eserlerine uyulmuştur. Külliyede ayrıca, avlu, medrese, hamam, imaret ve misafirhane gibi kısımlar bulunmaktadır. Gebze’deki Çoban Mustafa Paşa Külliyesinde renkli taş kakmalar ve süslemeler görülür. Külliyede cami, türbe ve diğer unsurlar ahenkli bir tarzda yerleştirilmiştir. Mimar Sinan’ın İstanbul’daki ilk eseri olan Haseki Külliyesi, devrindeki bütün mimari unsurları taşımaktadır. Cami, medrese, sübyan mektebi, imaret, darüşşifa ve çeşmeden oluşan külliyede cami, diğer kısımlardan tamamen ayrıdır. Mimar Sinan’ın Mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser, onun sanatının gelişmesini gösteren basamaklardır. Bunların ilki İstanbul Şehzade Camii ve külliyesidir. Dört yarım kubbenin ortasında merkezi bir kubbe tarzında inşa edilen Şehzade Camii, daha sonra yapılan bütün camilere örnek teşkil etmiştir. Süleymaniye Camii, Mimar Sinan’ın İstanbul’daki en muhteşem eseridir. Kendi tabiriyle kalfalık döneminde, 1550-1557 yılları arasında yapılmıştır. Mimar Sinan’ın en güzel eseri, seksen yaşında yaptığı ve "ustalık eserim" diye takdim ettiği, Edirne’deki Selimiye Camiidir (1575). Mimar Sinan, Mimarbaşı olduğu sürece birbirinden çok değişik konularla uğraştı. Zaman zaman eskileri restore etti. Bu konudaki en büyük çabalarını Ayasofya için harcadı. 1573’te Ayasofya’nın kubbesini onararak çevresine, takviyeli duvarlar yaptı ve eserin bu günlere sağlam olarak gelmesini sağladı. Eski eserlerle abidelerin yakınına yapılan ve onların görünümlerini bozan yapıların yıkılması da onun görevleri arasındaydı. Bu sebeplerle Zeyrek Camii ve Rumeli Hisarı civarına yapılan bazı ev ve dükkanların yıkımını sağladı. İstanbul caddelerinin genişliği, evlerin yapımı ve lağımların bağlanmasıyla uğraştı. Sokakların darlığı sebebiyle ortaya çıkan yangın tehlikesine dikkat çekip bu hususta ferman yayınlattı. Günümüzde bile bir problem olan İstanbul’un kaldırımlarıyla bizzat ilgilenmesi çok ilgi çekicidir. Mimar Sinan 84 cami, 52 mescit, 57 medrese, 7 darül-kurra, 20 türbe, 17 imaret, 3 darüşşifa (hastane), 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 de hamam olmak üzere 364 eser vermiştir. Mimar Sinan'ın mührü, Büyükçekmece Köprüsü üzerinde kazılıdır. İmzası şöyledir: elfakiru hakir ser mimaranı hassa. Eserlerinin bir kısmı İstanbul’dadır. Osmanlı ülkesinde damgasını vurmadığı bir köşe yok gibidir. 1588’de İstanbul’da vefat eden Mimar Sinan, Süleymaniye Camii'nin yanında kendi yaptığı sade türbeye gömüldü. Mimar Sinan Türbesi, İstanbul Müftülüğü'nün sütunlu kapısından çıkınca hemen solda, iki caddenin kesiştiği noktada Fetva Yokuşu sonunda solda, Süleymaniye Camii'nin Haliç duvarının önünde, beyaz taşlı sade bir türbedir. İstanbul Avrupa Yakası Camileri : Şehzade Camii, Süleymaniye Camii, Çavuşpaşa Camii, Mihrimah Sultan Camii, Drağman Yunus Camii, Haseki Camii, Atik Valide Camii, Hadım İbrahim Paşa Camii, Sinan Paşa Camii, Sokollu Mehmed Paşa Camii, Kara Ahmed Paşa Camii, Ferruh Kethüda Camii, Molla Çelebi Camii, Piyale Paşa Camii, Mimar Sinan Camii, Azapkapı Sokollu Camii, Zal Mahmud Paşa Camii, Kılıç Ali Paşa Camii, Şemsi Ahmed Paşa Camii, Nişancı Mehmed Paşa Camii, Hacı Evhad Camii, Ramazan Efendi Camii, Mesih Paşa Camii. Kaynaklar Turgut Cansever, Mimar Sinan, Albaraka Türk Y., İstanbul 2005. Gülru Necipoğlu, The Age of Sinan, Princeton University Press, 2005. Reha Günay, Mimar Sinan, YKY, İstanbul 2005. Sai Mustafa Çelebi, Yapılar Kitabı (Tezkiretül Bünyan ve Tezkiretül Ebniye, Mimar Sinan'ın Anıları, tıpkıbasım, çevriyazı, eleştirel basım Hayati Develi, Samih Rifat, Koçbank Y., İstanbul 2002. Doğan Kuban, Çağlar Boyunca Türkiye Sanatının Anahatları, YKY, İstanbul 2004.
__________________
ser.mimar@hotmail.com Ser Design Architecture |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
Konya
Mimar
Kayıt Tarihi: 23-07-2006
Mesaj: 103
![]() |
Mimar Sinan (15 Nisan 1489 - 9 Nisan 1588) -devamı
Mimar Sinan'ın eserleri 80 cami, 51 mescid, 46 medrese, 7 darülkurra, 19 türbe, 14 imaret, 3 darüşşifa, 6 suyolu kemeri, 8 köprü, 19 kervansaray, 33 saray, 6 mahzen, 36 hamamdır. Kabe'nin kubbelerini tamir etmiş, Ayasofya'yı onarmış ve iki minare yapmıştır.
Cami İstanbul'dakiler: Süleymaniye, Şehzade, Haseki, Mihrimah, Osmanşah Valide, Sultan Bayazıd Kızı, Kara Ahmed Paşa, Rüstem Paşa, Mehmed Paşa, İbrahim Paşa, Bali Paşa, Hacı Evhad, Abdurrahman Çelebi, Kapıağası Mahmud Ağa, Odabaşı, Hace Hüsrev, Hamami Hatun, Defterdar Süleyman Çelebi, Ferah Kethüda, Drağman Yunus, Hürrem Çavuş, Sinan Ağa, Ahi Çelebi, Süleyman Subaşı, Zal Mahmud Paşa, Nişancı Paşa, Şah Sultan, Emir Buhari, Merkezefendi, Çavuşbaşı, Turşucuzade Hüseyin, Kasımpaşa, Azapkapı Sokollu, Kılıç Ali paşa, Molla Çelebi, Ebülfazl, Şehzade Cihangir, Sinan Paşa, Üsküdar Mihrimah, Üsküdar Valide, Şemsi Paşa, İskender Paşa, Çoban Mustafa Paşa, Pertev Paşa, Çatalca Ferhat Paşa. Anadolu'dakiler: Sapanca Rüstem Paşa, Samanlı Rüstem Paşa, Ferhat Paşa, İzmit Mehmet Bey, Kayseri Osman Paşa, Hacı Paşa, Ankara Cenabi Ahmed Paşa, Erzurum Lala Mustafa Paşa, Çorum Sultan Alaaddin, İzmit Abdüsselam, İznik Eski Cami, Halep Hüsrev Paşa, Manisa Sultan Murat, Kütahya Orhan Gazi, Kütahya Hüseyin Paşa, Bolvadin Rüstem Paşa, Karapınar Sultan Selim, Şam Sultan Süleyman, Hafsa Sokollu Mehmed Paşazade, Ereğli Ali Paşa, Isparta Firdevs Bey, Ulaşlı Memikethüda, Gözleve Tatarhan, Tırhala Osman Paşa, Kayseri Hacı Paşa. Rumeli'dekiler: Sofya Bosnevi Mehmed Paşa, Hersek Sofu Mehmed Paşa, Rusçuk Rüstem Paşa, Budin Mustafa Paşa, Lüleburgaz Sokollu, Edirne Haseki Sultan, Edirne Selimiye, Edirne Mahmud Paşa, Edirne Defterdar Mustafa Çelebi, Babaeski Ali Paşa. Mescid İbrahim Paşa, Sinan Paşa, Rüstem Paşa, Mimar Sinan, Hafız Mustafa Çelebi, Müftü Çivizade, Emir Ali, Üçbaş, Şerifezade, Mehmed Çelebi,Simkeş, Hacegizade, Çavuş, Çivizade, Takkeci Ahmed, Hacı Nasuhi, Kasap Hacı İvaz, Tabak Hacı,İbrahimpaşa eşi, Bayram Çelebi, Kürkçübaşı, Kemhacılar, Kuyumcular, Hersek bodrumu,Yayabaşı, Abdi Subaşı, Hüseyin Çelebi, Hacı İlyas, Duhanizade, Kadızade, Müftü Hamid, Tüfenkhane, Sarayağası, Dökmecibaşı, arpacıbaşı, Hekim Kaysunizade, Karcı Subaşı, Ahmet Çelebi, Yahya Kethüda, Hasan Çelebi, Süheyl Bey, ilyaszade, Sarrafbaşı, Süleyman, Pazarbaşı Memi, Kethüda, Büyükçekmece Sokollu, Hacıpaşa, Saraçhane, Sarraf, Sulumanastır Abdi, Kürkçübaşı, Şeyh Ferhat. Türbe Sultan Süleyman, Şehzade Mehmed, Hüsrev Paşa, Sultan Selim ve şehzadeler, Rüstem Paşa, Ahmed Paşa (Topkapı), Sokollu ve çocukları, Siyavuş Paşa, Zal Mahmud, Şemsi Ahmed Paşa, Yahya Efendi, Arap Ahmed Paşa, Hayreddin Paşa, Kılıç Ali Paşa, Pertev Paşa, Şahıhuban Kadın, Ahmed Paşa (Yenikapı), Hacı Paşa. Köprü Büyükçekmece, Silivri, Meriç Mustafapaşa, Marmara, Tekirdağ Sokollu, Halkalı Odabaşı, Haramidere Kapıağası, Sinanlı Sokollu, Vişegrad Sokollu. İmaret İstanbul Sultan Süleyman, Mekke Haseki, Karapınar Sultan Selim, Şehzade, Medine Haseki, Edirne Mustafa Paşa, Şam Sultan Süleyman, Çorlu Sultan Selim, Üsküdar Valide, Üsküdar Mihrimah, Manisa Sultan Murat, Rusçuk Rüstem Paşa, Sapanca Rüstem Paşa, Lüleburgaz Sokollu, Hafsa Sokollu, Gebze Mustafa Paşa, Bosna Sokollu. Kervansaray Sultan Süleyman, Büyükçekmece Sultan Süleyman, Rusçuk Rüstem Paşa, Bitpazarı Kebeciler, Galata Kurşunlu, Bursa Ali Paşa, Bitpazarı Ali Paşa, Vefa Pertev Paşa, Ilgın Lala Mustafa Paşa, Sapanca Rüstem Paşa, Samanlı Rüstem Paşa, Karıştıran Rüstem Paşa, Akbıyık Rüstem Paşa, Karaman Ereğli Rüstem Paşa, Ipsala Hüsrev Kethüda, Hafsa Sokollu, Lüleburgaz Sokollu, Edirne Rüstem Paşa, Edirne Ali Paşa. Mahzen Galata, Tersane, Topkapı sarayı, Hasbahçe, Unkapanı. Medrese Mekke Sultan Süleyman, 6 yerde Sultan Süleyman, Halıcılar, Sultan Selim, Edirne sultan Selim, Çorlu Sultan Süleyman, Şehzade, Haseki, Kariye, Üsküdar Mihrimah, Edirnekapı Mihrimah, Kadırga Sokollu, Eyüp Sokollu, Aksaray Osmanşah Validesi, Rüstem Paşa, Ali Paşa, Ahmed Paşa, Sofu Mehmed Paşa, İbrahim Paşa, Sinan Paşa, İskender Bey, Kasım Paşa, Babaeski Ali Paşa, Gebze Mısırlı Mustafa Paşa, İzmit Ahmet Paşa, Esekapı İbrahim Paşa, Şemsi Ahmed Paşa, Kapıağası Mahmud Ağa, Kapıağası Cafer Ağa, Ahmet Ağa, Müftü Hamid Efendi, Malul Emir Efendi, Ümmülveled, Üçbaş, Kazasker Perviz Efendi, Fatih Hacegizade, Ağazade, Yahya Efendi, Abdüsselam Bey, Tuti Kadı, Hekim Mehmed Çelebi, Hüseyin Çelebi, Emir Sinan Efendi, Şahkulu, Drağman Yunus, Karcı Süleyman, Hacıhatun, Defterdar Şerifezade, Kadı Hekim Çelebi, Babaçelebi, Kirmastı, Sekban Ali Bey, Altımermer, Mehmed Bey, Hüseyin Çelebi,Gülfem Hatun, Ankara Hüsrev Kethüda. Darülkurra Sultan Selim, Üsküdar Valide, Hüsrev Kethüda, Eyüp Sokollu, Küçükkaraman Müftü Sadi, Bosna Sokollu,Müftü Kadızade. Darüşşifa Sultan Süleyman, Haseki, Üsküdar Valide. Hamam Sultan Süleyman, 3 tane Topkapı Sarayında, 3 Üsküdar Sarayında, Haseki, Hasekisultan, Üsküdar Valide, Karapınar sultan selim, Cibali Valide, Edirnekapı Mihrimah, Lütfü Paşa, Galata Sokollu, Edirne Sokollu, Yenibahçe Kocamustafapaşa, Silivrikapı İbrahim Paşa, Sulumanastır Kapıağası, Beşiktaş Sinan Paşa, Fındıklı Molla Çelebi, Tophane Kılıç Ali Paşa, Fenerkapısı Kaptan paşa, Macuncuçarşısı, Hafsa sokollu, Merkezefendi, Nişancı Paşa, Hüsrev Kethüda, İzmit, Çatalca, Sapanca Rüstem Paşa, Kayseri Hüseyin Bey, Sarıgüzel, Zeyrek Barbaros, Karagümrük Barbaros, Tophane Yakup Ağa. Saray Eskisaray, Topkapı, Üsküdar, Galata, Atmeydanı, Yenikapı, Kandilli, Fenerbahçe, İskender Çelebi, Halkalı, Rüstempaşa, Kadırgalimanı ve Ayasofya ve Üsküdar ve Halkalı ve Atmeydanı'nda Sokollu, Siyavuş Paşa, Ali Paşa, Ferhat Paşa,Pertev Paşa, Sinan Paşa, Sofu Mehmed Paşa, Mahmud Paşa, Şahıhuban, 2 Pertev, Rüstem, Sinan Paşa, Ahmed Paşa, Ali Paşa, Rüstemçelebi, Bosna Sokollu, Üsküdar Rüstem Paşa. Sukemeri Bend, Uzun, Mağlova, Güzelce,Müderrisköy, Mağlova Uzunkemer.
__________________
ser.mimar@hotmail.com Ser Design Architecture |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Konya
Mimar
Kayıt Tarihi: 23-07-2006
Mesaj: 103
![]() |
Mimar Sinan (15 Nisan 1489 - 9 Nisan 1588) -devamı
MİMAR SİNAN LÜGATÇESİ
Abdülmennan: Sinan'ın babası. Acem Alisi: Sinan'dan önceki mimarbaşı. 1539'da öldü ve yerine Sinan mimarbaşı oldu. Ağırlık kulesi: Anakubbenin ağırlığını dağıtan öğe. Ağırnas: Sinan'ın doğduğu köy. Aklamı sitte: 6 yazı türü. Sülüs, nesih, muhakkak, reyhani, rika, tevki. Alem: Minare ve kubbe tepelerindeki madeni tepelik. Hilal, lale, yaprak, ayyıldız şekillerindedir. Alınlık tablasi: Kemerli kapı ve pencerelerin silmeli çerçevelerinin üst kısmıyla kemerin eğrisi arasındaki dolgu. Alınlık: Çatı ile korniş arasındaki üçgen kısım. Bir portalın çerçeveli üst kısmı. Alman seferi: Sinanı'ın 1532'de katıldığı sefer. Anakapı: Cümle kapısı. Analemma: Strüktürel değer. Anıt: Abide. Tarihi ve sanatsal büyük eser. Apsid: Bazilika ve kilisede ana eksenin ucundaki öğe. Üstü yarım kubbe ile örtülü yarım daire biçimli niş. Arabesk: Birbirine geçmiş hat ve eğrilerden oluşan bezeme. Atik Sinan: Fatih Sultan Mehmed'in öldürttüğü mimar. Sinan'ı kıskananların padişaha şikayet edip padişahı kışkırtmaları üzerine, Kanuni'nin Sinan'a kızarak "sonun Atik Sinan gibi olmasın" dediğini otobiyografisinde yazar. Arasta: Üstü açık pazar. Üstü kapalıysa, kapalıçarşı denir. Arkad: Önyüzü kemerli ve açık, arkası duvarlı ve üstü örtülü galeri. Arkasolium: Mezar hücresi. Arnavud bacası: Tavanarasını aydınlatmak için çatıya yapılan çıkıntılı pencere. Arşitektonik: Mimarlık sanatı ve ilmine uygun inşaat. Arşitrav: Baştaban. Arşivolt: Başkemer. Aşık: Çatı merteği. Çatı örtüsünü taşıyan yataş kiriş. Asimetri: Bir eksene göre farklı yönlerde yer alma. Askı: Bina onarımı için destek ve bağlama. Avlu: Yapının önünde, arkasında, yanlarda veya çepeçevre veya iç içe bölüm. Dış avlu ve iç avlu olarak iki kısımdır. İç avluya harim de denir. Üstü açık, etrafı kapalıdır. İç avlunun ortasında şadırvan bulunur. Ayak: Kemer, kubbe, çatı ağırlıklarını taşıyan dayanak. Taş, tuğla, ahşap, sütun şekillerindedir. Büyük camiler altıgen veya sekizgen ayaklıdır. Ayakkabılık: Genellikle ahşap pabuçluk. Ayaktaşı: Kapı eşiğine konulan taş. Ayasofya: Sinan, Ayasofya'nın batı yönündeki iki minaresini yaptı. Ayazma: Yeraltı su deposu. Aydınlık: Işıklık. Bina içindeki karanlık yerleri aydınlatmak için yapılan boşluk. Aynataşı: Çeşmelerde musluk takılan süslü taş. Baba: Dikine konulan ağaç destek. Bağlantı taşları: Duvara yapılacak ek duvarın bağlanmasında kullanılan dişli tuğlalar. Bağlayıcı sistem: Orta sahın ile çapraz sahının kesiştiği transept karesinin kor, orta sahın ve çapraz tonozlar düzenindeki ölçü birimi sistemi. Balkon: Bina bedeninden çıkıntılı açık bölüm. Etrafı ve üstü kapalı olana cumba denir. Barbakan: Kale duvarlarındaki dar pencere delikleri. Barbata: Kale duvarındaki mazgallı, dişli bölüm. Bazilika: Üç sahınlı dikdörtgen yapı. İki sıra sütunlu, orta sahın geniş ve yüksektir. Beden duvarı: Binanın esas yan duvarları. Bedesten: Çarşı. Kubbeli, dikdörtgen. Belgrad seferi: Sinan'ın 1521'de katıldığı sefer. Beşik çatı: İki yüzeyi eğimli çatı. Beşik kemer: Yarım çember biçimli kemer. Beşik tonoz: Yarım silindir tonoz. Bezeme: Sistemli tekrarlanan süs motifi. Bezir isi mürekkebi: Keten tohumu yağının yakılmasıyla oluşan isten yapılan mürekkep. Bilezik: Sütun gövdesine çepçevre takılan madeni halka. Bimarhane: Şifahane. 17. yy.dan sonra tımarhane. Bindirme taşı: Kemerlerin başlangıç yerindeki çıkıntılı yastık. Binek taşı: Saray ve konaklarda, ön cephede ata binmeye yarayan yer. Blokaj: Moloz dolgu. Bölücü kemer: Orta sahını yan sahından ayıran kemer. Bordür: Kenarlık. Bostan: Su deposu. Edirnekapı, Yavuzselim, Altumermer'de. Buhurdan: Güzel koku yayan, içinde tütsü yakılan süslü kap. Bursa kemeri: Yanları dörttebir daire, ortası düz kemer. Bursa üslubu: 14-16. yy. arası üslup. Bursa, İznik'te yaygın, avlu yok, şadırvan cami içinde, minare bedenden ayrı, kubbe piramidal değil. Çadır çatı: Ortadan dört yana eğik çatı. Cam işleri: Vitray. Cami: İbadet başta olmak üzere dini faaliyetlerin merkezi. Küçüğüne mescid, üstü açık olana namazgah denir. Cümle kapısı: Anakapı. Çardak: Kubbeli veya kubbesiz, kare veya çokgen, direkli ek yapı, gölgelik, gümrük binası. Çatı aşığı: Aynı sıradaki babaların üzerine yatay konulan kirişler. Çatı feneri: Çatı ve kubbede çevresi pencereli öğe. Çatı: Binayı örten damın iç kısmı. Sundurma, beşik, kırma, çadır, mansard, konik, piramit, soğanbaşı tipleri vardır. Çocuk ve Sinan: Süleymaniye Camii'nin bir minaresi yamuk usta, diyen bir çocuğa, Sinan'ın minareye halat attırıp güya düzelttiği, halk arasında anlatılagelen bir efsanedir. Cehennemlik: Hamamda, döşeme taşları altındaki ısıtma boşlukları. Celi: Hat sanatında yazının iri şekillisi. Çıkma: Binanın bedeninden dışarı taşan kısım. Çini: Beyaz topraktan pişirilerek yapılan, mineli ve ince, saydam olmayan seramik işi. Sinan, Rüstempaşa Camii'nde iç bölümün tamamında çini kullandı. Çırağan: Bahçeyi meşale ve kandille aydınlatma. Çörten: Damda saçakaltından dışarı uzanan oluk. Dalan: Hol. Dam deresi: Saçak boyu uzanan sac oluk. Dam korkuluğu: Dam örtüsünü gizleyen alçak duvar. Dam örtüsü: Çatıyı örten kiremit, oluklu sac, kurşun kaplama. Damlalık: Pencere altlarındaki oluk çıkıntı. Darülhadis: Hadis okulu. Darülkurra: Kuran okulu. Darüşşifa: Hastane. Darüzziyafe: İmaret, aşevi. Dayak: İstinat direği. Dayanak: Beden duvarına karşı örülen istinat ayağı. Dayanma kemeri: Kubbe ve çatı ağırlığını duvarlara ileten kubbe çevresiyle dayanma ayakları arasına konulan destek kemer. Dayanma kulesi: Anakubbenin çevresinde, kubbenin yanlara olan basıncını tutan kule. Dayanmalık: Pencere alt kenarındaki çıkıntı.
__________________
ser.mimar@hotmail.com Ser Design Architecture |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Arkitera Üyesi
Konya
Mimar
Kayıt Tarihi: 23-07-2006
Mesaj: 103
![]() |
Mimar Sinan (15 Nisan 1489 - 9 Nisan 1588) -devamı
Derz: Taş ve tuğlalar arasındaki birleşme yeri harç şeridi.
Destek: Çıkma altlarındaki ağaç veya taş destek. Devşirme: Hıristiyan tebaadan yeniçeriliğe seçilen çocuk. Dikke: Yüksek ve kafesli mahfil. Dikme: Kapı ve pencerenin iki yanındaki direkler. Direk başlığı: Direküstü yükünü taşıyan parça. Dış avlu: Cami ve iç avluyu çeviren, duvarlı bölüm. Dolanmalık: Yapıyı dolanan sütunlu sundurma. Döşeme: Ahşap, beton, taş, mermer zemin. Döşeme örtüsü: Halı, kilim, muşamba, hasır şeklindeki örtü. Düğer: Sütun direk. Dühenk: Hamamlarda ince baca delikleri. Duvar semeri: Harpuşta. İki tarafa meyilli duvar üst kısmı. Duvar: Cami veya külliyeyi sokaktan ayıran öğe. Eksedra: Yarım daire planlı, kubbeli, ana yapıya birleştirilen öğe. Eşeksırtı kemer: Kaş kemer. Eşiktaşı: Kapının eşiğine konan taş. Eyvan: Avlu tarafı açık, üç tarafı kapalı, üstü tonozla örtülü yer. Filayağı: Kubbe ve kemerleri taşıyan taş, tuğla veya sütun kalın ayak. Pilpaye. Flöron: Tepe çiçeği. Frit: Kabartma bezeli şerit. Friz: Arşitrav ve korniş arasındaki süsleme. Fronton: Basık, ikizkenar üçgen duvar. Geçme tonozu: Haç tonoz. Gergi: Kemer başlangıcındaki kiriş, demir çubuk. Giydirme: Sıva, mozaik, çini, mermer kaplama. Gliptik: Mühür oyma sanatı. Hatemkari. Göbektaşı: Hamamın sıcaklık bölümünde,yerden biraz yüksek, alttan ısıtılan set. Gömme sütun: Yarısı duvara gömülü sütun. Göz pencere: Çatıda ve kapı üstlerindeki küçük göz pencere. Hac: Sinan, 1582'de hacca gitti. Hacet penceresi: Türbelerde sanduka odasına bakan parmaklıklı pencere. Hafifletme kemeri: Kapı ve pencere üstü kirişlerindeki ağırlığı alan kemer. Hamam: Soyunmalık (odalı, çeşmeli, havuzlu bölüm), ılıklık (soğukluk, berber ve tuvalet bölümü), sıcaklık (harare, göbektaşı ve halvetler bölümü)bölümleri olan terleme, yıkanma, temizlenme yeri. Han: İçinde camisi bile olan, konaklama, yatma ve alışveriş yeri. Harem: Kadınlara ait yer. Harim: Avlu. Hassa Mimarlar Ocağı: Başmimarın yönetimindeki ocak. Hatayi: Yaprak, çiçek, filiz motiflerinin dolaşık tezyinatı. Hatemkari: Mühür kakma sanatı. Hatıl: Duvar içindeki yatay tahta, tuğla kiriş. Hatire: Etrafı çevrili aile mezarı. Hazire: Cami bahçesinde veya camiye bitişik etrafı çevrili mezarlık. Hiref: Saray sanatçıları. Horasan harcı: Pişmiş kiremit ve tuğla tozunun kireç ve su ile karışımından oluşan harç. Hünkar mahfili: Camide, padişaha ayrılan yüksekte, ayrı kapılı, merdivenli, kafesli bölüm. İç avlu: Son cemaat yeriyle revaklı geçidin çevrelediği, ortasında şadırvan bulunan avlu. Haremişerif de denir. İmaret: Bir külliyenin bütününe imaret dendiği gibi, külliyeyi oluşturan cami, medrese, kütüphane gibi öğelere de tek tek imaret denir. Ayrıca aşevi anlamında kullanılır. Aşevi olarak mutfak, kiler, ambar, fırın, yemekhane bölümleri vardır. İskele: Yapının yüksek kısımlarını yapmak için kurulan çatma. Salıncak, asma, çıkma, ayrık tiplerdedir. İshane: İs odası. Kandil isini emer. İstinare: Şerefede dönerek ezan okuma. Jemine: İkişerli pencere, kemer, sütun. Kabara: Yan yana iki kemerin kavisleri arasına süs olarak konulan taştan veya madenden çıkıntı parça. Kaburga: Kemerlerde kavis ağırlığını taşıyan silme. Çapraz kubbe ve tonozlarda, kubbe ağırlığını zemine aktaran öğe. Kademe: Tek merdiven basamağı. Kadın mahfili: Camilerde giriş kapısına yakın, kafesli kadın bölümü. Kaide: Sütunun oturduğu alt kısım. Kakma: Düz zeminin oyularak içine parça yerleştirme. Sedef, altın, gümüş kakma teknikleri vardır. Kalemkar: Tavan ve duvarlara resim yapan usta. Kalyon: Yelkenli ve kürekli büyük ahşap savaş gemisi. Kapı revakı: Anakapı önündeki sundurma. Kapı sundurması: Rüzgarlık, kapı üzerindeki saçak örtü. Kapı tacı: Kapı tepelik süslemesi. Kapıya çıkmak: Devşirmenin yeniçeri olması. Kargir: Taş ve tuğladan yapılan bina. Karname: Ölçekli bina planı. Sarkıt: Girintili çıkıntılı prizma kabartma. Kartuş: Etrafı kabartmalı bitki motifleriyle çevrili kitabe. Kasa: Kapı ve pencere kanatlarının yerleştirildiği duvarda açılan yere oturtulan tahta çerçeve. Kaşane: Saray, köşk, konak. Kasır: Küçük saray. Bahçe içindeki köşk. Kasnak: Kubbe tamburu. Kaval: Sütunlardaki silme. Kavsara: Portalda, anakapının önündeki girişin üstü. Kemer: Taşıyıcı strüktür. Bir açıklığı geçmek için kullanılan yapı öğesi. Sivri, basık, beşik, atnalı, kaş, penci, dilimli, perde, tudor tiplerdedir. Kemer, ağırlıkları ayaklara taşır. Kemer açıklığı: Kemerin oturduğu iki ayak arası açıklık. Kemer ayağı: Kemerin iki tarafta üzerine bindiği ayak. Kemer kaburgası: Kemer içinde silme profil. Kemer karnı: Kemerin iç tarafında kemertaşlarının oluşturduğu içbükey yüzey. Kemer kovanı: Anakapı kemerinin içe uzayan derinliği. Kemertaşı: Kemerde eğriliği yapan taşlar. Kemer yastıktaşı: Sütun üzerindeki tabla taş. Kervansaray: Etrafı yüksek duvarlı, içinde yatakhane, ahır, avlu, mahzeni olan han. Tacirler, mal ve hayvanlarıyla konaklar. Kilittaşı: Kemer kilidi. Köfekitaşı: Açık renkli, hafif, delikli taş. Körkemer: Duvar içine yapılan süs kemeri. Korkuluk: Balkon ve terasta kenar parmaklığı. Korniş: Saçakaltlarının sudan etkilenmemesi için duvar üstüne yapılan çıkıntılı silme. Köşe bingisi: Üçgen kubbe parçası. Kasnakla duvarköşesini kapatır. Köşetaşı: Dik birleşen iki duvarın köşelerini birbirine bağlayan dikdörtgen prizma taş. Kubbeayağı: Kubbeyi taşıyan pilpaye. Kubbeeteği: Kubbenin kasnakla birleştiği yer. Kubbefeneri: Kubbeyi aydınlatma ve içini havalandırma için üstündeki delikte yapılan pencereli fener. Kubbekasnağı: Kubbenin oturduğu pencereli silindir duvar. Tambur. Kubbe: Yarımküre biçimli içi boş yapı örtüsü. Üstü kapalı veya fenerlidir. Kasnağa oturur. Kasnak köşe boşluklarındaki ağırlık pandantifle esas duvara aktarılır. Bir anakubbe, etrafında bağımlı yarım kubbeler ve çevresindeki küçük kubbelerle tamamlanır. Tuğla ve horasan harcıyla yapılır. 30/15/3 lük veya 30/30/3 lük tuğlalarla örülür. Külah: Minarenin konik çatısı. Külliye: Cami merkezli medrese, kütüphane, çarşı, han, hamam, sebil, tabhane, hastane, mektep, dükkan, türbe, kervansaray, çeşme yapıları bütünü. Kündekari: Küçük tahta bezemeler. Kurampa: Ayrıntılı plan. Karname. Kurna: Çeşme altındaki taş su teknesi. Kürsü: Üzeri süslü, merdivenli, taştan veya tahtadan yapılan vaiz yeri. Lento: Ahşap veya taş kiriş. Duvar arasındakine hatıl denir. Lüle: Su dağıtımında suyun debisini ölçmede kullanılan pirinç boru ve bir dakikada bundan akan su miktarı. Mahfel: Mahfil. Cami içindeki alçak sütunlu yerler. Hünkar mahfili, müezzin mahfili gibi. Alçak olanına maksure denir. Mahmuz: Köprü ayaklarındaki su akışını ters duran üçgen masif taş. Selyaran. Mahya: Damın iki meyilli yüzeyinin birleştiği keskin sırt. Sırtın kirişi. Minare arası ışıklı yazı. Maksure: Camide hükümdar bölümü. Mahfil altındaki yer. Malakari: Tavan ve duvar kabartma süslemeleri. Merdiven: Dış ve iç avluda cami girişlerinde, içerde minber, kürsü ve mahfillerde, minarede, kasnakta bulunan öğe. Mihrap: Kıble duvarında girintili veya çıkıntılı, yanlarında sütunlu ve şamdanlı, taçlı, stalaktitli, süslemeli, çinili imam yeri. Son cemaat yerinde de olabilir. Mimarbaşılığı: 1538'de mimarbaşı olan Sinan 50 yıl bu görevi surdürdü. Mimar Sinan'ın mührü ve imzası: Elfakir elhakir sinan sermimaranı hassa. imzası, Büyükçekmece Köprüsü üzerindedir: Ameli Yusuf bin Abdullah. Minare: Temel, pabuç, kaide, gövde, şerefe, külah, alem, paratonerden meydana gelen ezan okuma kulesi. Camiye bitişik veya ayrı yapılır. Üzeri ve şerefeleri süsleme sanatlıdır. Minber: Özellikle cuma günleri hutbe okunan sahanlıklı, merdivenli, kapılı, bazısı kubbeli, külahlı mermer, taş veya ahşap hutbe yeri. Moloztaş: Taşocağında kırıldığı gibi çıkan biçimlendirilmemiş taş. Molozdöşek ve molozduvar yapımında kullanılır. Monumental: Anıtsal, abidevi. Motif: Bir kompozisyonun ana öğesi. Mukarnas: Skalaktit. Prizma destek ve süs bindirmelik. Dışa doğru bindirmeli taşarak, simetrik düzende yapılanır. Üç boyutlu bir İslam mimari sanatıdır. Sütun başlıkları, taçkapı, şerefe, korniş ve nişlerde görülmektedir. Mezarı: Süleymaniye Camii'nin Haliç dış duvarlarına bakan sade bir türbedir. 1588. Niş: Kendinden geniş bir mekana açılan ve duvara oyulmuş, üstü kemerli ve mukarnaslı girinti veya hücre. Palmet: Bir sapın iki tarafında uzanan yapraklardan oluşan süsleme. Pandantif: Kare plana kubbeyi oturtan geçiş öğesi. Köşelerde oluşturulan üçgen içbükey parçalar. Paye: Taşıyıcı ayak. Portal: Taçkapı, anıtkapı. Revak: Uzun kenarlar boyunca sütunların taşıdığı kemer dizisiyle dışa açılan, üstü kubbe veya tonozla örtülü uzunlamasına mekan. Rumi: Yaprak biçimli süs öğesi. Sai Çelebi: Sinan'ın hayatını yazan şair. Tuhfetülbünyan'ı yazdı. Sarkıt: Mukarnasın uç bölümleri. Serveti: 12 konak, 38 dükkan, 9 ev, 2 mektep, 4 çeşme, mescitler, araziler, değirmenler ve bütün mimari eserleri. Strüktürel: Taşıyıcı sisteme ait. Tabhane: Misafirhane. Tektonik: Kompozisyon içinde tekrarlanan ve tek başına da bağımsız bir bütün olan unsur. Tezkiretülbünyan: Sinan'ın özyaşamöyküsü. Tezkiretülebniye: Sinan'ın yapılarını gösteren risale. Tonoz: Mimari örtü öğesi. Beşik, aynalı, çapraz, kaburgalı, gotik tipleri vardır. Tromp: Kare mekana kubbenin oturtulmasını sağlayan geçiş öğesi. Türküçgeni. Vasiyeti: Her gün anısına Kuran okunması, 10 Muharrem'de fakirlerin doyurulması, Ramazan'da öğrencilere elbise alınması, okulun kışın ısıtılması, üç yıl arayla bir kişinin hacca yollanması, mescid mahallesinin ihtiyaçlarının giderilmesi. Vitray: Renkli işleme sanatlı cam pencere.
__________________
ser.mimar@hotmail.com Ser Design Architecture |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 15-01-2002
Mesaj: 5.745
![]() |
Aldığınız kaynağı da yazmanızı rica edeceğiz. Yazının müellifi değilseniz tabii.
Teşekkürler
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA SMG'nin serbest mimarlık yapanlara koyduğu kredi şartı durduruldu. Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Konya
Mimar
Kayıt Tarihi: 23-07-2006
Mesaj: 103
![]() |
Mühendislik, İnşaat ve Yapı Forumu adresinden alıntıdır.
__________________
ser.mimar@hotmail.com Ser Design Architecture |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Arkitera Üyesi
Türkiye dışı
Kayıt Tarihi: 04-04-2006
Mesaj: 429
![]() |
kıztaşı - mimar sinan
arkadaşlar geçenlerde bir yerde istanbul fatih teki kıztaşı ile ilgili bir yazı gördüm. sizinle paylaşmak ve mimar sinan ın yaptığının doğru olup olmadığını sormak istedim..
kıztaşı bir diğer adıyla marcianus sütunu mitolojik hikayesinin yanı sıra kanuni devrinde mimar sinan ın sütunun taşını söküp süleymaniye camiisinde kullanmasıyla asıl hikayenin yer değiştirmesine neden olmuş.. marcianus sütununa kız taşı denmesinin nedeni ; bizans zamanında istanbul tepelerinden birinde bir aphrodite heykeli varmış. inanışa göre, önünden geçen kızlar günah işlemislerse , aphrodite bu sütunu hafifçe eğerek kızı işaret edermiş.imparator iustianus' un baldızını da öyle işaret ettiği için imparator kızın boynunu vurdurmuş. bundan dolayı o taşa kıztaşı denirmiş. şimdi sizce haddimize değil ama mimar sinan ın yaptığı etik mi? antik değeri olan bir taşı yerinden söküp bir camii inşaatında kullanmak doğrumudur. tekrar belirtmek istiyorum: asla ve asla mimar sinan ı eleştirmek haddim değil ama bana yaptığı şey çok ta doğru gelmedi. çok usta bir mimar olan bunu yapmamalı bence. o zaman günümüz mimarlarıda efes ten parçalar toplayıp eserlerinde kullansınlar.....
__________________
İTZAMNA |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 15-01-2002
Mesaj: 5.745
![]() |
Mimar Sinan'ın bu taşı kullandığı rivayettir. Aslı yoktur kanıtlanamamıştır.
Önceden de belirttiğimiz üzere Mimar Sinan'ın yapıtlarından çıkan bir şişe "içerisinde şişenin açılacağı yılı tahmin eden yazı" hurafesi yeteri kadar tartışılmıştır. Mimar Sinan'ın yaptığı etik mi değil mi tartışması "Kahve Molası"na dahi çok gelecek kadar gereksizdir. Konu kapatılmıştır efendim.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA SMG'nin serbest mimarlık yapanlara koyduğu kredi şartı durduruldu. Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|