![]() |
|
|||||||
| Kentsel Politikalar Türkiye'den ve Dünya'dan, başarılı kentsel çalışmalar, gerçekleşen-gerçekleşmeyen uygulamalar, beğendiğimiz-eleştirdiğimiz örnekler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 | |
|
Editör
İstanbul
Şehir Plancısı
Kayıt Tarihi: 02-10-2007
Mesaj: 57
![]() |
Kent Meydanları
Tarihe Tanıklık Etmiş Meydanlar
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 677
![]() |
Benim meydanlarım
bana kapalı meydanlarım bir dev aynası kuşların karnı tok ve özgürler ruhlarımız aç gözlerimiz esirler benim meydanlarım bana kapalı kaldırımında izim yankısında sesim yok h. çağlar demirdoğan 2008 mayıs
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Editör
İstanbul
Peyzaj Mimarı
Kayıt Tarihi: 18-02-2008
Mesaj: 91
![]() |
Kent ve İktidarların Meydan Korkusu
Neredeyse tüm kentlerimizde meydan sorunları yaşıyoruz; ya kentin meydanı hiç olmadığından, ya kent meydanı sorunlu olduğundan ya da bizim meydanı düzenleme ve kullanma biçimimiz sorun yarattığından… O nedenledir ki Türk Dil Kurumu’nun “yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri” diye tanımladığı meydanlar, her toplumsal olayda bir şiddet mekânına dönüşüveriyor, iktidarda da bir bayram paniğidir ki hiç bitmek bilmiyor.
Haberin devamı için tıklayın. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 03-06-2003
Mesaj: 48
![]() |
"KENTİN AÇIK OLAN DIŞSAL YAŞAMI, İÇSEL YAŞAMININ BİR YANSIMASI DEĞİLDİR. AÇILMA KALABALIKLAR İÇİNDE VE YABANCILAR ARASINDA OLUŞUR." der Sennett.. Çok doğru bulurum bu sözü..
Bence kent meydanlarının en önemli fonksiyonu, insanı, birey olarak insan konumuna ek olarak, kentli olarak insan konumuna yükseltmektir.. Büyük kentlerimizde bile kentli davranışlarını üretemediğimizden yakınırız hep, sorunu meydanlarda ararım yine.. O nedenledir ki Türk Dil Kurumu’nun “yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri” diye tanımladığı meydanlar, her toplumsal olayda bir şiddet mekânına dönüşüveriyor, iktidarda da bir bayram paniğidir ki hiç bitmek bilmiyor. Ne kadar yerinde bi referans bu durumu anlamak için.. Dil kurumumuz bile meydanları tanımlarken "yarışma, eğlence veye karşılaşma yeri" diyor.. Bırakın toplumsal olayları "kutlama, toplanma yeri" bile demiyor.. İşte bu yüzden kentin en asal fonksiyonu olan toplumsal olaylar meydanların uzağına itilirken, meydanlarımız kentliye aidiyetini giderek daha çok yitiriyor..
__________________
_____kumru alpaydın_____ |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.658
![]() |
Toplumsallaşma sadece meydanlara endekslenecek bir konu değil, bunu da hatırda tutmak iyi olabilir. Toplumsallaşma fikri karşısında TDK'nın zeka seviyesi meselenin nerelerde düğümlendiğine de işaret ediyor zaten.
Sennett alıntısındaki kilit kavramlar "kalabalıklar" ve "yabancılar". Etrafınıza kulak verdiğinizde ise neredeyse nefret edilen kavramlar değil mi bu ikisi? |
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Arkitera Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 03-06-2003
Mesaj: 48
![]() |
Alıntı:
Toplumsal davranış, bireyin kendini toplumun bir parçası olark gerçeklediği ve aidiyetini bulduğu kavramlar, durumlar ya da mekanlar etrafında gelişiyor bana kalırsa.. Dolayısıyla; toplumsal davranışı kentlerin en asal fonksiyonu olarak niteledim, meydanların değil.. Ancak kent ve meydan kavramlarının bir parça iç içe geçtiğini de fark ettim, yazdığım ilk metni tekrar okuyunca.. "Kalabalıklar" ve "Yabancılar" kavramları ile ilgili söylediklerinize ise ne yazık ki katılıyorum.. Hatta bu anlamlara yüklediğimiz negatif anlam o kadar güçlü ki, herhangi bir sebeple ortak bir davranış gösterme niyetimizi bile tez elden bir özyıkım senaryosuna dönüştürüveriyor..
__________________
_____kumru alpaydın_____ |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.658
![]() |
Bu iki kelimenin işaret ettikleriyle ilişkilenme biçimimiz toplumsallık denilen performansın nereye sıkıştığını gösteriyor; kalabalık ve yabancılara yönelik toplumsal bakış ortaklığın nerede, nasıl ortaya çıktığını göstermiyor mu sizce? Ortaya çıkan ortaklık görünümü, sizi ya da beni içine almasa da, bu ülkenin kentlerinde beliren bir toplumsallaşma formasyonu sonuçta.
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-10-2006
Mesaj: 155
![]() |
İzmir'deki Saat Kulesi'nin yerinin değişmesini doğru bulmuyorum. İzmir'i Moskova ya da Paris değil İzmir yapsalar olmaz mı yahu? Pes...
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 29-09-2006
Mesaj: 249
![]() |
İzmir'in yerel yönetiminin;
(Büyükşehir Belediye Başkanı'nın) başı olan zatın, 7 göbek'ten o kent ile geçmişi ve kentlilik kültürü yeterince gelişmiş olan biri tarafından ancak, İzmir, İzmir gibi olabilir... Saat Kulesi'nin yerinin değiştirilmeye çalışılması, benzetmeler de kopyacılığa özenilmesi gerçekten de garip...
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Arkitera Üyesi
Türkiye dışı
Mimar
Kayıt Tarihi: 23-04-2007
Mesaj: 14
![]() |
Konak Meydanı:
Sayın politikacının turistik bir durumu çıkmış meydana... Kime hazırlatıyor bu planları acaba? Yoksa Corbusier'le mi seanslaşıyor? http://farm1.static.flickr.com/32/56...0861d5bf_o.jpg http://farm1.static.flickr.com/28/56...d9ef07bc_o.jpg |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
İnşaat Mühendisi
Kayıt Tarihi: 11-02-2008
Mesaj: 1
![]() |
Moskova
İzmir konak meydanı ile ilgili yazıalrı okudum...Başkan moskovadan paristen alıntılar yapıp meydanı değiştirmek istiyormuş...
Benim bu konudaki fikrim: Bırakın yapsın. çünkü hiç olmamasından yanlış, çalıntı, taklit olması bence iyidir...Düşünsenize, AKM nekdar zamandır yıkılıp yıkılmaması konusunda eleştiriliyor, birileri diyorki " AKM insanların önünde fotograf cektirebileceği kadar bile anıtsal toplumsal yada simgesel bir yapı değildir..sadece Kemalist hükümetlerin adından dolayı desteklediği sanatsal bir yapıdır ve çirkindir meydanın silüetini bozuyor.... " bunun yanı sıra kimse maramara oteli " çirkin" diye eleştirmiyor... Gerçek şu ki eleştirebilecek kadar bile kötü meydanımız yok çünkü meydanımız yok...Bırakın yıksınlar beton yığınlarını yerine bir "şey" ler inşaa etsinler.... Son söz: Moskova yı seviyorum....Çünkü şehir , şehir olduğunu hissettiriyor insan a bizimkilerse hala göçebe...yerleşemedik bir türlü
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 17-12-2007
Mesaj: 105
![]() |
Antalya' daki çakma otellerimizden sonra şimdi de bakalım nerenin kopyasını göreceğiz. Bir arkadaşımız imzasında kamu projelerinin yarışmalarla seçilmesi gerektiği yazıyordu. Sonuna kadar katılıyorum. Bu tür projeler yarışmayla yapılsın. Hem daha çok alternatif hemde kopya değil. Ayrıca bir kişinin insiyatifinde olmaz. Düşünsenize bir belediye başkanı mimari olarak nasıl yargılayabilir. Yapsa yapsa bütçesine uygunluğunu kontrol eder. İnsanlar için en doğrusunu nasıl seçebilir?
__________________
jusqu'ici tout va bien, jusqu'ici tout va bien, jusqu'ici tout va bi... |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Arkitera Üyesi
Manisa
Mimar
Kayıt Tarihi: 03-04-2008
Mesaj: 247
![]() |
Haberde ki meydanlar biz de olsa herhalde toki miki yapardık veya ihale açar, rant'ı ! ile bir deliği kapardık.
Meydan bizim neyimize. Halk olarak, köy meydanı fikrinden ve de yaşantısından, geldiğimiz için. Meydancık anlayışı hakim. Sıkış tepiş kentlerimize meydan da ne ? Meydancık bile yapsak,havuzsuz olmaz. Kentin taşralı dereye alışık çocukları için serinleme mekanları idi. Kuraklık bunlara da vurdu Topraklarımızın yabancılara satışından sonra, daha da kıymete binen herbir metrekare yer, alan, arsa üretme uyanıklılığı, isteğe bağlı imar planı tadilatları, sayesinde artık özlenen veya özenilen meydanları fotoğraflar da görebiliriz. Kiremit çatısı bel vermiş, yer yer çamur sıvası dökülmüş, camisi. Bir köşesin de sabah erkenden yaylıma giden sürülerin yalağından su içtiği, kızların, tahta oluğundan su doldurduğu beyaz badanalı, köyün tek çeşmesi. Caminin karşısın da meydanı sınırlayan çınar ağaçının, kol kanat olduğu ufak renkli camlı çürümüş doğramaları ile biraz yana yatmış köy kahvesi. Taş zemin de ayakları sallanan masa kenarların da tahta sandalyelerin de oturan köylüler. Köyün çocukları sopadan at yapmışlar ata biner gibi koşarak meydanı tozutuyorlar. Uyuz bir köpekte peşlerine takılmış, havlaması " höşt" seslerine karışıyor. Yine Ağustos'un sıcak günlerinden biri... Bu meydanın nesi var ? Herşeyi. Bir delisi eksik. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|