Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Kentler > İstanbul

İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 05-11-2006, 00:38   #16
Forum Üyesi
 
Sinan_Y'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 31-07-2005
Mesaj: 45
Konuyu dağıtmak gibi olmasın ama benim mesajım üzerinden gidildiği için biraz daha açmak zorunda hissettim önceki mesajımı.

Maalesef ki belli ve burada dile getirmek istemediğim bir dünya görüşünün yansımaları bunlar, hatırlarsınız elbette, bir belediye başkanımız bir heykel için "böyle sanata tüküreyim" demişti, bir başka devlet adamı antik heykellerin cinsel uzuvlarının kesilmesi (traşlanıp belirsiz hale getirilmesi) önerisini getirmişti, bunları bir zincirin halkaları gibi görmekteyim ben, en son eklenen halka da bu rezalet, surların yıkılması.

Bu maalesef ki gerici bir zihniyetin ürünü.

Eğer tarihden bahsediyorsak, eğer kültür mirasından bahsediyorsak şu anda üzerinde yaşadığımız topraklarda bize kalan bütün eserler hem bizimdir hem de bütün dünyanın, bu eserler arasında bir ayrım yapamayız, senin eserin ahlaksız ve kafir, benim eserim ahlaklı ve imanlı diyemeyiz, böyle bir lüksümüz yoktur. Bunu dersek Buda heykellerini topçu ve roket ateşiyle yerle yeksan eden Taliban'dan ne farkımız kalır?

İster Bizans eseri olsun, ister Osmanlı eseri olsun isterse de (hani yok ya) tarihte yaşamış satanist bir medeniyetin eserleri olsun, bunların hepsi korunmalı, belediye bugün daha on sene önce yapılmış bir caminin duvarını dahi yıkamıyorsa üzerinde üç beş tane sure veya ayet var diye kaçak inşa edilmiş oldukları halde, şehrin nazım planında zaten ilk yapıldığından beri var olan bu yapılara nasıl bu kadar rahatça yıkabiliyorlar?

O yol başka türlü açılamaz mıydı?

Gelgelelim diğer kısma, eğer yapılan hatanın şimdi farkında olunursa acaba o hatadan dönme şansı ne kadar vardır? Yıkılan kısımdan çıkan enkaz eğer denize dökülmediyse -ki muhtemelen öyle olmuştur- belki tekrar aslına benzer şekilde onarılabilir, ya da başka bir formül bulunabilir Edirnekapı - Topkapı arasındaki surların onarıldığı gibi yine de o şekilde bırakılması tam bir cinayet olacaktır.
Sinan_Y offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-11-2006, 11:04   #17
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin Sinan_Y tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Maalesef ki belli ve burada dile getirmek istemediğim bir dünya görüşünün yansımaları bunlar
Katılmıyorum, bu bir dünya görüşünün sonucu değil, cahilliğin bir tezahürüdür. Cehalet dünya görüşü dinlemez.

Yukarıda bir sürü örnek verdim. Tepki verilecekse hepsine aynı şekilde verilmelidir. Bilim üretilen (daha doğrusu üretilmesi gereken) mekanlar, kurumlar bile tarihi eserlere yeterli saygıyı göstermiyorsa, ortadaki sorun dünya görüşü değil, insanın eğitimi sorunudur. Demek istediğim budur.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-11-2006, 12:20   #18
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610

Merhaba,

Eğer gün'ün yazısında geçen 'cahillik' konusunu incelemek isteseydik, belediyelerin işleyişi ve kadrolarıyla bunu nasıl ilişkilendirmeliyiz diye düşünce oluşuyor...Şahısların bireysel cahillikleri kendilerine zarar verir sadece ama bir kurumsallık içindeki 'cahilliğe' nasıl bir önlem düşünmeliyiz?

Belediyelerin kadroları seçimlerle belli gruplar arasından seçiliyorlar ve bu bireylerin hepsi üzerinde bir tercih kullanamıyor ve tek tek hayat görüşlerini ve kültür/görgü birikimlerini test edemiyorsak nasıl bir yöntemle onların sebep olacakları ve bize de ait olan mirasımızı tahribatlardan koruyacağız henüz 'tahribat eyleminden' habersizken?

Siyasi bir yolu mu, yani yine seçimleri mi araç olarak kullanacağız? Pekiyi, bu durumda görev süreleri dolmadan önce yapacakları tahribatları nasıl protesto edecek veya önleyebileceğiz? Göründüğü kadarıyla kendilerini herşeyi isterlerse uygulayabilecekleri bir noktada kabul ediyorlar. Bunun böyle olmadığını onlara nasıl anlatacağız?

Görüşleriniz nelerdir? Öneriler neler olabilir?

İyi çalışmalar

not: biraz önce haberlerde Başbakan üçüncü köprü için hazırlıkların tamam olduğunu ama engellemeğe çalışanlar olduğunu 'şikayet' ediyordu ve gerekirse halka dönüp soracaklarından bahsediyordu. Bu, bakış açısı hakkında bir fikir vermiyor mu? Benim bildiğim kadarıyla üçüncü köprüye karşı çıkanlar halktan kişiler değil miydi zaten?

Bunlar yoksa, 'halkın isteği bunlardır, ve bizler halkın arzusuna tercüman oluyoruz' düşüncesinin ürünleri mi?



En son asteria tarafından düzenlendi : 05-11-2006 18:11.
asteria offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-11-2006, 12:44   #19
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Kanımca hesap sorulabilecek tek merci var o da adalet mekanizması. Hoş, ülkemde yargıdan sağlıklı sonuç alınabilir mi, alınsa uygulanabilir mi, orası ayrı bir konu.

3. Köprü'ye karşıyım karşı olmasına da, sevgili Asteria, 3. köprüyü istemeyenler halktan kişiler demişsin ama acaba gerçekten İstanbul halkının genelinin bu konu ile ilgili olarak ne düşündüğü hakkında bu yönde bir çalışma yapıldı mı? (bilgim olmadığı için soruyorum). Çünkü genelde sesi çıkanlar ile çıkmayanlar karıştırılır. Belki de genel bir anket yapılsa isteyenler çoğunlukta kalır, kim bilir?

Bir de aklıma takıldı da: Birinci köprüye karşı çıkıldı. Şimdi insanlar iyi ki yapılmış diyor. İkinci köprüye keza karşı çıkıldı, sonuç yine aynı. Korkarım üçüncü, beşinci, sekizinci için de (abarttım sanırım) aynı şeyler olacak.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-11-2006, 13:08   #20
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610

Merhaba gün,

Üçüncü köprü konusunda araştırma yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, ancak görünen o ki Başbakan ve çevresi de henüz bilmiyor olacak ki ' eğer gerekirse halka gidip konuyu şikayet edeceğiz' şeklinde bir açıklama yaptı. Demek ki şu anda sadece kendi görüşleri üzerinden yapılmış beyanlar bunlar. Benim kişisel olarak hatırladıklarım ise Arnavutköy semt sakinleri de dahil olmak üzere hangi Boğazköyü için köprü sözü geçtiyse o bölge halklarının aralıklarla hatta şenliklerle protesto eylemleri yapmış oldukları. Eminim Başbakan da bunları hatırlayanlar arasındadır.

Böyle konularda, karasurları ve kıyı hisarları da dahil olmak üzere verilen her yeni karar veya izin beraberinde başka bozulmaların yolunu açıyor...Önemli olan varacağı noktaların hesaplarını, öngörülerini doğru yapıyorlar mı?

Her köprü ve yol hattı yeni bir arazi değerlendirme çabasına dönüşüyor ve arsalar belli niyetli gruplarca kapışılıyor ve bir bakmışsınız, delinemez denilen Özel Boğaziçi İmar Yasası da delinmiş ve gökdelenler sıra sıra dizilmiş...Birinci köprü gerekliydi ama bir tecrübe olarak daha fazla konuda yol gösterici olarak kullanılmalıydı diye düşünüyorum. Akmerkez'in konumu bu tür gelişmlerin sonuçlarına iyi bir örnektir. Akmerkez iyi bir bina olabilir, ödülleri de var ancak konumu itibariyle zorlama olarak yer almıştır. Bu konuda biraz araştırma yapmıştım ama detaylara girmeğe de gerek yok, önemli olan geleceğimizi ölçmeği daha önce yapılanlardan öğrenebiliyor muyuz?

Bir şeyler öğrendiysek biz halk olarak yukarıdakilere nasıl sözümüzü kabul ettireceğiz. Diğer yandan halkın bireylerinden tüm Kentsel planlama gerçeklerinin farkında olmalarını bekleyerek, sözlerinin kişisel memnuniyet içermesine karşın kentin kıstası olmasını kabul etmek doğru mu?

İyi çalışmalar


En son asteria tarafından düzenlendi : 05-11-2006 17:56.
asteria offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-11-2006, 13:41   #21
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin asteria tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle


Birinci köprü gerekliydi ama bir tecrübe olarak daha fazla konuda yol gösterici olarak kullanılmalıydı diye düşünüyorum.... önemli olan geleceğimizi ölçmeği daha önce yapılanlardan öğrenebiliyor muyuz?


Sanırım öğrenemiyoruz. Ya da umrumuzda bile değil...
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-11-2006, 16:38   #22
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.215
Blog Mesajları: 53
Üçüncü köprü tartışmasıyla ilgili daha çok açılım olabilir ama sizlerden ricam bunun için yeni bir konu açmanız, bu durumda benim de ekleyeceklerim olacaktır.

Yedikule Kapı'daki yıkım ile ilgili Sinan_Y'nin "nasıl telafi edilebilir?" sorusu herhalde ancak "edilemez" olabilir.

Pazartesi sabahı Fatih Belediyesi'nden bize "koordinatör" olarak bildirilen yetkili kişiyi telefonla arayarak, Cuma akşamı email yoluyla ilettiğimiz sorularımızın cevaplanmasına çalışacağız.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz.

Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-11-2006, 01:53   #23
Forum Üyesi
 
Sinan_Y'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 31-07-2005
Mesaj: 45
Alıntı:
Orijinal metin gün tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Katılmıyorum, bu bir dünya görüşünün sonucu değil, cahilliğin bir tezahürüdür. Cehalet dünya görüşü dinlemez.

Yukarıda bir sürü örnek verdim. Tepki verilecekse hepsine aynı şekilde verilmelidir. Bilim üretilen (daha doğrusu üretilmesi gereken) mekanlar, kurumlar bile tarihi eserlere yeterli saygıyı göstermiyorsa, ortadaki sorun dünya görüşü değil, insanın eğitimi sorunudur. Demek istediğim budur.
Daha önce yazdıklarıma aslında bu noktada cehaleti de eklemek gerekiyor sanırım ancak cehalet sonucu gerçekleşen bir takım hatalar görüldüğü veya fark edildiği anda göreceli olarak telafi edilebiliyorken ve tekrarlanmıyorken dünya görüşü söz konusu olduğunda (bu gibi durumlarda) eyleme devam ediliyor ve kimsenin fikri sorulmuyor, fikrini söyleyenler de "engelci gericiler" olarak nitelendiriliyor.

Bilim üretilmesi gereken kurumlar demişsiniz, eğer o kurumlarda da belli bir kadrolaşmaya gidiliyorsa, üniversite kampüsleri havadan bakıldığında bir siyasi partinin amblemi gibi gözükecek şekilde inşa ediliyorsa, öğretim görevlileri bir işyerine muhasebe elemanı alınır gibi alınıyorsa sanıyorum burada da dünya görüşü söz konusudur maalesef ki.

Cehalet dünya görüşü dinlemez doğrudur, ancak cehaleti getiren dünya görüşü ise?..
Sinan_Y offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-11-2006, 09:00   #24
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Cehaleti getiren dünya görüşü ise??? Böyle bir yorum yapılacaksa, konu surların yıkılmasından çıkar başka mecralara kayar. İstanbul Üniversitesi'nde eğer bir kadrolaşma oluyorsa sanırım ima ettiğiniz türden bir kadrolaşma değil tam tersi oluyordur (o yüzden farz ve kabuller üzerine yorumlar yapmayalım). Şu işi dünya görüşüne dökmeden çözmenin yolunu bulmak lazımdır. Yoksa yüzü ak çıkacak hiçbir görüş kalmaz ortada...Yoksa birbirimize düşeriz...Sen dersin onlar yaptı, onlar der siz yaptınız. Sonu var mı? Ben derim ki hepiniz yaptınız . Bu işin ortak paydası cahilliktir. Eğitimi yükseltmenin ve Asteria'nın da değindiği gibi hukuksuzluğa karşı koymak lazımdır. Ötesi kavgadır.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-11-2006, 14:55   #25
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 23-07-2002
Mesaj: 966
Belediyeden Resmi Açıklama

Fatih Belediyesi ile bu konuyla ilgili görüştük. Yaptıkları resmi açıklamaya göre surların yıkılması ile ilgili kendilerinin bir ilgisi bulunmadığını söylüyorlar.

Bize yine belediye tarafından iletilen iki ayrı fotoğrafta surun 4 Eylül (1. Fotoğraf) ve 18 Ekim (2. Fotoğraf) tarihindeki durumu görülebilir.

4 Eylül tarihindeki fotoğraf surun yakınındaki lokantanının yıkımı sırasında çekilmiş. Bu fotoğrafta daha sonra yıkılan alanın durumu görülebilir.
Eklenmiş İmajlar
  
__________________
Emine Merdim offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-11-2006, 14:58   #26
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Şimdi ben anlamadım, 4 Eylül'de mi yıkılmış, yoksa daha önceden mi yıkılmış, yoksa yıkık mıymış?
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-11-2006, 15:06   #27
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 23-07-2002
Mesaj: 966
Aslında şöyle belediye tarafından yapılan bir yıkım yok. 4 Eylül'deki fotoğrafta da görüldüğü gibi, surun daha sonra yıkılan bölümü o tarihte de zaten yıkık dökük bir halde. Üzerinde otlar bürümüş.

Yine yetkili kişiden aldığımız bilgiye göre bu fotoğraf sur koruma alanına giren bir lokantanının yıkımı esnasında çekilmiş. Başka bir yıkımın yapılıyor olması sadece bir tesadüf, açısının iyi olması ve surun o tarihteki halini göstermesi amacıyla gönderilmiş.
__________________
Emine Merdim offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-11-2006, 15:09   #28
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Emine Hanım, peki biz şimdi belediyenin günahını mı aldık?
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-11-2006, 15:11   #29
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.215
Blog Mesajları: 53
Alıntı:
Orijinal metin Omer Yilmaz tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Uzunca bir süredir bu kadar kötü bir haberle karşılaşmamıştık. Haber doğru ise gerçekten şiddetli bir tepki verilmeli.
Benim konuyu açarken kullandığım cümle yukarıda...

Öte yandan hala netleşen bir şey de yok.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz.

Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-11-2006, 15:25   #30
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Habere hemen atlamışım. Fotoğraflarda yıkık surları bürümüş otları bile göremedim. İnşallah öyle bişey yoktur. Tabi surlar yıkılmış sonuçta. O da ayrı bir konu.

En son gün tarafından düzenlendi : 06-11-2006 16:26.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 13:37.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177