![]() |
|
|||||||
| İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#31 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
yok işte, iş bu noktaya geldi abuk copy-paste'ler ile
|
|
|
|
|
|
#32 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Olmaz mı?...
Buradaki bütün herşey bir kent içinde geçiyor.
Lastik tekerli tarihi geçit nerede oluyor? Kentte. Maddiyatçı(paragöz, bencil açgöz) ile materyalist kavramları kasıtlı olarak nerede birbirine karıştırılıyor ve delil karartmaya tenezzül ediliyor? Kentte. Köyünde bir mikro kent olduğunu unutmayalım. Üstelik bunun bir de megakent deyimi de var. Kentsel Donatı Alanları'nın tam (yani çağcıl bir kent olma kriterlerini yerine getirmiş olmak ya da olmamak) olup olmayışı o kentte yaşayış kültürü ve hukuku ile doğrudan ilişkilidir. Örneğin, Kamusal Alan - Özel Alan tartışmaları nereye ait ve nasıl bir tartışmadır? Tüm bunları delil karartma yöntemine hiç başvurmadan yapabileceğimiz yer yani kamusal alan olan kenttir. O halde devam... Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#33 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-01-2005
Mesaj: 101
|
Kent
Alıntı:
Uydudan alınan kent fotolarından Afganistan'ın baş kenti Kabul'ü İstanbul'u ve Ankara'yı mukayese ettiğimde Kabul bana daha planlı bir kent olarak gözüktü. Hele Viyana ile karşılaştırınca da iyiki osmanlılar Viyana'yı işgal etmemişler diye sevindim. Büyük şehirlerden ayrılıp Anadoluda'ki diğer şehirlerin nasıl planlandıklarını veya planlanmadıklarını geniş bir açıdan incelemek ve neden insanlarımızın bu şekilde yaşamaya mecbur bırakıldıklarını da düşünmek lazım... |
|
|
|
|
|
|
#34 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Sebebi ne sence, yani şehir planlarımızın kötü oluşunun?
|
|
|
|
|
|
#35 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-04-2006
Mesaj: 64
|
sayın metin karadağ hazır kent yapısından söz açılmışken milli sef İsmet İnönü zamanında tahrip edilen yıkılan bilinçli olarak harabeye çevrilen tarihi camilerimizden de bahsedermisiniz...Tabi bir de milli şef zamanındaki demokrasi karnavalını da unutmamak lazım....Sayesinde milletimiz demokrasiyi doya doya yaşadı.(!)
|
|
|
|
|
|
#36 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-01-2005
Mesaj: 101
|
Milli Şef
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#37 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Konular çıkmaya başladı...
Tarikat eğitim programı ders 1: "Beyin yıkama işlemine nereden ve nasıl başlanır?"
Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#38 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
yav hani şehirden bahsetcektik? Sebebi ne sence, yani şehir planlarımızın kötü oluşunun? diye bi soru sormuştum, ciddi ciddi konuşalım işte..
Bi de tarikat dersleri 1 falan güldürmeyin insanı... |
|
|
|
|
|
#39 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Her zaman her yerde...
Her zaman her yerde karşılaşılaşılabilir.
Bir insan, yapmadıklarından veya yapacaklarından dolayı değil; yaptıklarından dolayı ahlaklı ya da ahlaksız olarak değerlendirilir. Yani ahlak bir yerde sonuçlara dayanır. Kişiye ya da yakın anlayış çevresine özgüdür, özeldir. Hukuki değeri o yakın anlayış çevresi ile yani özel meşruiyeti sınırlıdır. Ama bir yerde bir konu çevresinde, o an orada bulanların sayısı kadar farklı ahlak anlayışı ortaya çıkabilir. Öyle bir an ve durum gelir ki ahlakın ahlaksızlığı, apansız gökkuşağı gibi ortaya çıkar. Oluşagelmiş kendi ahlak anlayışına göre karşısındaki, yani öteki ahlaksızdır. Aynı şekilde öteki için de karşısındaki öteki ahlaksızdır. Karşılıklı olarak ahlaksız bir ahlaki durum ortaya çıkmıştır. Çünkü hukuki anlayış sınırları, ötekinin hukukunu (saklı haklarını) meşru kabul etmeye yeterli değildir. Bir türlü adalet gerçekleşmez! Çünkü adalet, tüm hukuki süreçlerin ortak meşruiyet temelinden hareketle vardığı ve saklı hakların zenginleştirilerek korunduğu mihenk taşı noktasıdır. Ulaşılmış olan adil sonuçlar, insanlığın bir sonraki gelişkin sürecinin hukukunu kurmakta temel teşkil ederler. Karşılıklı olarak tavizsizlikle ortaya çıkan bu ahlakın ahlaksızlığı konumu bir sonuca ulaştırmaz. Özel alanlara ait değerler bir tür ahlakların ortak hukuku/saklı hakları/ gereği yeniden yapılanır. İnsanlığın ortak mirası olan evrensel değerler yani etik kodlar devreye girer. Çünkü ortaya çıkan durum; özel/keyfi ahlak anlayışlarının çözerek aşabileceği bir durum değildir. Artık kamusal alan, özel/keyfi ahlak anlayışlarının tek tek kamusal alanı kendi değer yargılarıyla boyayamayacağı bir renksiz ve şeffaf evrensel hukuk değerleri geçerli hale gelir. Ahlakın ahlaksızlığı gider, evrensel hukuk değerleriyle birlikte etik kodlar işlemeye başlar. Bu kent, ahlakın ahlaksızlığına layık olamayacak kadar, ahlaklı olmak ve öyle kalmak zorunda. Devam edeceğim...
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|