![]() |
|
|||||||
| İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#46 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 252
|
pazarları sokaklaradan çekin!
Hakan kıran'ın projesi yanlıştı doğruydu bu konuya girmeyeceğim fakat şurası bir gerçekki
mevcut semt pazarı "sistemsizliğimiz" çok ilkel.İmaj olarakta çok kötü .Bana 3.dünya ülkelerini çağrıştırıyor.Çocukluğumdan beri nefret etmişimdir bu "pis"ortamdan .Bu tip pazarlar kurulduğu sokağı felç ediyor.Giriş çıkış yapılamıyor.Düşünsenize acil bir durum olduğunu Ambulansın,Polisin ,itfaiyenin pazar yüzünden o sokağa giremediğini .hafta boyunca pazarcılara ait tezgahlar sokağı işgal ediyor.Gürültüsü cabası Hiç kimse yaşağıdığı çevrede böyle bir şeyi çekmek zorunda değil .pazar sokaklarının yerine kim nasıl karar veriyor.Belediyeler pazar sokaklarından daha az vergi almalılar . Bu tip pazar yerleri sabit hale getirilmeli ben bu bağlamda salı pazarı projesini olumlu karşıladım
__________________
Veni, vidi, vici |
|
|
|
|
|
#47 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-02-2005
Mesaj: 33
|
Salı pazarı projesine sadece kentsel veya mimari açıdan bakmak maalesef bugünkü yaklaşımları anlayamamıza neden olacaktır.
Eğer kentsel açıdan bakarsak, bugün Kadıköy'de Salı Pazarı'nın kurulduğu alan ve çevresinin konut alanı olmadığını; etrafında kalan bölgelerin ( Erenköy, Acıbadem, v.s. ) her birinin de aslında bir semt pazarına sahip olduğunu, hatta aynı pazarcıların semt semt gezindiğini, bu nedenle de aslında Kadıköy gibi iş merkezlerinin yoğunlaştığı, trafiğin kitlendiği bir yerde "semt pazarı" kavramının ne kadar da sahte kaldığını görmek hiç zor değil sanırım. Asıl mesele, Salı ve Cuma pazarlarının Kadıköy'e akıttığı insanları ve bunların Kadıköy esnafına ve belediyesi'ne getirdiği maddi kaynağı kaçırmamak. Bu yüzden buraya halen bir "pazar" projesi empoze edilmeye çalışıyor. Öyle ise bu proje daha en başından yanlıştır. Kadıköy gibi merkezi bir alanda kalan bu önemli boşluğun çok daha verimli biçimde değerlendirilmesi gerekir. Kadıköylülerin bile bu duruma nostaljik bakmalarını ise zaten anlayamıyorum. Bu alan yakında bitecek Marmaray projesi sayesinde çok daha popüler hale gelecek ve büyük ihtimalle çok iyi bir rant kaynağı olacak. Ben bu projenin gerçekleşeceğini hiç sanmıyorum, oyalamadan başka birşey değil.
__________________
...>>> |
|
|
|
|
|
#48 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-10-2005
Mesaj: 15
|
Ne alaka!
Tombeki,
Antalya'daki yarisma projesi ile diger projedeki kuck detaylarina kadar inen benzerlik hakikaten uzucu. Ancak, objectif olarak yaklasirsam, Hakan Kiran'in dizayni ile Arkham hastanesinin yerlesim plani arasindaki baglantiyi ve kopyalama sucu mantigini anlamiyorum. Sali Pazari icin calisilan yerlesim plani, mimarin olarak sectigi dairesel yerlesim alanina gore en uygun bir form. Yoksa, baska nasil bir yerlesim yapilabilir kubbe seklindeki bir cadirin icine - ortogonal mi?! Ayrica, dunyada yuzlerce cadir kubbe yok mu, ama bunlarin kac tanesi boyle bir kullanima uygulanmis - onu arastirma yapip, karsilastirmak lazim? Elestiri yapmak ile haksiz yere suclama yapmak arasinda buyuk bir fark oldugunu hatirlatmak isterim... nitekim bazilari boyle yersiz elestirileri 'cekememezlik' olarak algilayabilir. Ayrica, cok sIk olarak Turk mimarlarinin kopyalama yaptigindan bahsediliyor, ve bana kalirsa genelde haksizlik ediliyor. "Esinlenmek" ile "copy/paste" arasinda buyuk fark vardir. Emre Arolat ile diger proje arasindaki acik farklari da gormek cok zor degil. Bu mantikla hareket edersek, FSM koprusunun tasarimcisinin kopru formu fikrini Bogazici koprusunden caldigini soyleyebiliriz... Kim bilir, belki SOM (Mustafa Abadan) ile Calatrava da birbirlerinden kopya cekmistir. Biri Turning Torso, digeri de Infinity Tower (oncesinde, Dubai Tower Istanbul)...ne de olsa ikisi de burkulan bir form. Yoksa kisaca, "great minds think alike" mi demeliyiz? Mimarideki etik cok onemli bir olgu. Ama boyle hassas konulari tartisirken genc mimarlarin veya mimarlik okuyan ogrencilerin "aman ha kopya olmasin" diye sevkini kirmak da cok yanlis. Ornegin, ucgensel formlardan hoslanan bir genc mimar, "aman bana I.M.Pei'den kopya cekiyor demesinler" diye dusunerek, kendi begendigi tarzdan uzaklastirmanin veya kendisini haksizca elestirmenin de mantigi yok... kaynak gostermenin de! Alıntı:
En son Onorio tarafından düzenlendi : 19-05-2007 03:53. |
|
|
|
|
|
|
#49 |
|
Yönetici
|
Bir de konu olan form dörtgen olduğunda neler olur düşünün siz
![]()
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#50 |
|
Yönetici
|
Bu detaylara, mimarinin kalitesi veya kalitesizliğine, formlara, kopya konularına takılmak asıl meseleyi kaçırmamıza neden oluyor.
Eğer Salı Pazarı'na yeni bir proje yapılacaksa bu alan nasıl projelendirilmeli? Sorumuz bu olmalı. Ve bu sorunun cevabını vermekten daha kolay söyleyebileceğimiz bir şey var ki mevcut projelendirme yöntemiyle değil. "Tüm kamusal alanlar yarışmayla projelendirilmeli..." Bunun başka çözümü yok. Aslında tam olarak böyle düşünmüyorum, bazı işlerin idarelerce direk olarak mimarlara verilebileceğini, bunun mimarlığımızın gelişimi için yanlış olmadığını, bazı olumlu gelişmeler yaratabileceğini düşünüyorum. Ama bizler bunun ölçüsünü çok rahatça kaçırabilecek bir toplum yarattık. Bu nedenledir ki Salı Pazarı için de bir yarışma açılmalıdır.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#51 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-10-2006
Mesaj: 140
|
Evet katılıyorum. Salı Pazarı ve çevresi yarışma ile projelendirilmeli.
|
|
|
|
|
|
#52 |
|
Arkitera Üyesi
|
Önce genel bir kabulle başlamak isterim. Sadece Salı pazarı değil tüm kamu projelerinin genele açık şeffaf bir prosedürle projelendirilmesi gerekir. Bir şehrin halkının kentinin kaynakları ve vergileriyle neler yapıldığını bilmeye ve parasını kendi ödediği bir hizmeti öncesinde ve sonrasında kontrol etmeye hakkı vardır.
Salı pazarı acısından bakıldığında ise en önemli nokta her mimar ve yöneticinin hayali olan kullandığı erkle onu yüzyıllar ötesine tasıyacak bir imza atma duygusudur. Burada mimar ve yöneticilerin adı, görüsü, mimari duruşu ne olursa olsun bu içgüdüsel davranış, biz şehrimiz için olacağın en iyisini yapıyoruz adı altında varolacaktır. Bu noktada asıl sorulması gereken soru şudur, yapılanın en doğrusu olduğuna kim karar verdi? ya da kim karar verir? Karar verici son tahlilde hep müşteridir. Parayı veren düdüğü çalar demiş Hoca Nasreddin değil mi? Müşteri ise bu gibi kamu projelerinde halktır. Öyleyse siz müşterinize sormadan, onun parasıyla ve doğrudan onayını alamadan (yada genelde alacak bir konsensüse varmadan) nasıl kendi imzanızı şehrin ortalık yerine kazırsınız? Mantıksız geliyor değilmi? Kasaptan et alırken bile kıymanızın ne kadar yağlı olacağına siz karar vermek isterken, milyon dolarlık projede bakalım ne çıkacak; civciv çıkacak kuş çıkacak diye bekliyorsunuz? Belki hakikaten çok iyi bir proje, gerek fikri, gerek ihtiyaç programı gerekse formunun işleviyle uyumuyla başarılı bir çözüm olacak Salı Pazarı, ancak geçtim yarışmayı projeyi ilgili mimara veren erk sahipleri lütfedip bu projeyi detaylarıyla paylaşmıyorlar bile... Elbette ki mimari ofisin de hizmeti verdiği kimselerin açıklamaya meyyali yahut doğrudan bu yönde beyanı olmaksızın bunu açıklamasıda beklenemez. Sonrada biz buna ben yaptım oldu zihniyeti diye yazdığımızda kızacaklardır mutlaka bilip bilemeden konuşuyorlar diye... Konuşuyoruz efendim, konuşuyoruz Lütfen sizde konuşun ki neler olduğunu herkes anlasın...
__________________
"Bir cesur adam çoğunluk demektir" - A. Jackson "İnsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir" - Nixon |
|
|
|
|
|
#53 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-01-2006
Mesaj: 76
|
Çok haklısınız, bu ölçekte ve önemde projeler birkaç kişinin insiyatifine bırakılmamalı. Dünyanın en ünlü mimarları dahi projelerini yarışmalardan geçirirlerken bizim böyle bir lüksümüz olmasa gerek. Bir yarışma ile onlarca birbirinden başarılı fikir bulunabilir. Eleştirilerden yılmayan Hakan Bey de fikrini gerçekten bu kadar başarılı buluyorsa yarışmada şansını denemelidir.
|
|
|
|
|
|
#54 |
|
Arkitera Üyesi
|
Hakan Kıran elbetteki projesini savunacaktır.
Her mimar savunur... Hatta yarışma olsa geri durmaz inandığı bu proje için yarışmaya da sanırım girer. Önemli olan burada Salı pazarı projesini kim yaptığı yada ne tasarlandığı değil. İş, bu gibi projeler mimari proje ofislerine gelmeden çoğul katılımla çözüm önerileri aramakta, sonra genelde kabul gören anafikirlerle tasarımcılara yön vermekte. Yoksa her mimar yada tasarım ofisi kendi tasarım çizgisinde, kendi içinde tutarlı bir çözüm elbetteki geliştirebilir. Bireysel olarak Salı pazarına tasarlanmakta olan proje için bir kaç küçük eleştirim dışında gayet olumlu düşünmekteyim, bölgenin çehresini değiştirecek cesur bir hamle. Cesur oladuğu için çok tepki alacaktır. Kule yüksekliği takıldığım noktalardan biri, tartışılmalıdır. Ancak tek doğru çözüm bu projemidir? İşte bu sonuca daha sağlıklı varılması için sürecin daha farklı işlemesi gerektiğine inanıyorum, yoksa projeyle derdim yok; kanımca başarılı bir projedir.
__________________
"Bir cesur adam çoğunluk demektir" - A. Jackson "İnsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir" - Nixon En son ncc tarafından düzenlendi : 22-05-2007 10:20. |
|
|
|
|
|
#55 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-10-2005
Mesaj: 15
|
Soylesiden anladigim kadariyla projenin tum maliyeti yatirimci (Tasyapi) tarafindan karsilaniyor, ve yap-islet-devret yontemiyle ilk 10 yil Belediye dusuk gelir aliyor, sonra gelir payi artiriliyor. Dolayisiyla halktan pek para cikmayacak gibi, eger yanlis anlamiyorsam.
|
|
|
|
|
|
#56 | |
|
Arkitera Üyesi
|
referans verirmisiniz...
Alıntı:
alıntıyla gösterirseniz sevinirim...
__________________
"Bir cesur adam çoğunluk demektir" - A. Jackson "İnsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir" - Nixon |
|
|
|
|
|
|
#57 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-10-2005
Mesaj: 15
|
Aklim Arkitera'da yayinlanan bir baska habere gitmis olmali.... Detaylarini veya ne kadar dogru oldugunu bilemem, ama gorunen o ki projede yap-islet-sistemi kullanilacak gibi.
GAZETE KADIKÖY Türkiye'nin Mimarlık Yayını - Salı Pazarı’nda Yepyeni Bir Kadıköy Doğuyor Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#58 |
|
Arkitera Üyesi
|
25 Haziran 2007 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan, Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'ün bir ropörtajı...
Bilginize...
__________________
"Bir cesur adam çoğunluk demektir" - A. Jackson "İnsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir" - Nixon |
|
|
|
|
|
#59 |
|
Arkitera Üyesi
|
Elbette seçimlerin yaklaştığı şu günlerde özellikle seçim bölgesi ve seçmenlere yönelik bir çok çıkış yapılacak bu ve benzeri konularda...
ancak bir nokta aklıma takıldı. Selami Öztürk A. Müfit Gürtuna döneminde hazırlanan ve desteklediklerini belirttiği bir projeden bahsediyor. Acaba bu proje hakkında bilgisi olan var mı?
__________________
"Bir cesur adam çoğunluk demektir" - A. Jackson "İnsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir" - Nixon En son ncc tarafından düzenlendi : 26-06-2007 14:00. |
|
|
|
|
|
#60 |
|
Arkitera Üyesi
|
bakıyorum gündemden düştü bu konu...
nasılsa secim sonrası tekrar gündemimize bomba gibi düşer, Kurul onayladı insaat başlıyor diye...
__________________
"Bir cesur adam çoğunluk demektir" - A. Jackson "İnsan yenilince tükenmez, pes edince tükenir" - Nixon |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|