Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Kentler > İstanbul

İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 08-01-2007, 17:30   #31
Üye
 
Kayıt Tarihi: 19-04-2006
Mesaj: 69
Alıntı:
Orijinal metin caglin tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
....koskocaman bir alan var elimizde ve bence alışveriş yapabileceğimiz bir beton yığınına daha değilde biraz ağaca ihtiyacımız var....
Bu tartışmalar işte bu yüzden asla bir yere gitmiyor. Bu çayır çimen çığırtkanlığı tartışmaları tıkayıp duruyor. Ünlü bir hocamız, bilenler bilir, otlak isteyen dağa, bayıra gitsin der. Çünkü metropol böyle bir şey değildir. Kentin en yoğun yerlerinden birine "beton yığının biri daha yapılmasın, çocuklar oynasın" diyemezsiniz.

Burada tartışılması gereken yapılacak binanın niteliğidir. Büyük beton yığınları da içinde/üstünde yeşili barındırabilir, insanla, doğayla uyumlu, sahipleri/işletmecileri dışındaki kişiler için de faydalı olabilecek şekilde tasarlanabilirler. Bunu düşünmekten belli ki oldukça uzak yönetici ve mimarların projelerine karşısına çıkılacaksa daha akılcı savlarla çıkmak gerekir diye düşünüyorum.
viridis offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-01-2007, 18:22   #32
Arkitera Üyesi
 
Emrextreme'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-12-2005
Mesaj: 448
Blog Mesajları: 20
Alıntı:
Orijinal metin viridis tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Bu tartışmalar işte bu yüzden asla bir yere gitmiyor. Bu çayır çimen çığırtkanlığı tartışmaları tıkayıp duruyor. Ünlü bir hocamız, bilenler bilir, otlak isteyen dağa, bayıra gitsin der. Çünkü metropol böyle bir şey değildir. Kentin en yoğun yerlerinden birine "beton yığının biri daha yapılmasın, çocuklar oynasın" diyemezsiniz.
Hayatımda bu kadar saçma sapan bir düşünce görmedim.Ünlü hocanız sanırım bir inşaat ustası yada halk arasında hoca dediğiniz bir şahıs.Bütün dünya sürdürülebilir gelişme stratejilerinden bahsederken siz mevcut yeşillikleri de bozalım diyorsunuz.Binların tepesine yaptığınız yeşillkle doğal yeşilliği bir tutmanız da beni hayrete düşürdü. Bina tepesinde çoçukların koşuşturduğunu,top oynayıp uçurtma uçurdukarını düşünemiyorum.Umarım o günler hiç bir zaman gelmez. Umarım sizin hocanız gibi hocalar da bu kentlere zarar vermekten vazgeçer.Lakin hocanızın düşünce tarzıyla dağlar da beton olacak

Not:Hocanızı tenımıyorum ve isim vermediğim için de uyarı tarzı bir durumun olmasını istemiyorum
Emrextreme offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-01-2007, 18:32   #33
Üye
 
Kayıt Tarihi: 19-04-2006
Mesaj: 69
Sürdürülebilirlik kent içindeki yeşillikleri korumakla değil onları mantıklı bir şekilde arttırmakla mümkün olabilir. Benim karşı çıktığım da bunun tersini savunmaktı işte.

Banliyöde yeşillikler içinde oturup her gün litrelerce benzin tüketip, kilometrelerce yol gelmenin, dünyanın bir ucundan yine tonlarca yol katederek gelen yiyecekleri tüketip ardımızda yüzyıllarca yok olmayacak atıklar bırakmanın sürdürülebilirlikle alakası olmadığını artık hepimiz biliyoruz. Kentin bu kadar kişiye barınmak, çalışmak, yaşamak için zemin oluşturmak konusunda yeterli olmadığını da biliyoruz. Kimseye sen bu kentten git de diyemeyeceğimize göre, bütün romatizmiyle çimenliklerde uçurtma uçuran çocukların hayalini kurmak biraz naif olmuyor mu? Kendimiz sürdürülebilirlik adına ne yapıyoruz da kent merkezinde yeşillik istemeyi sürdürülebilirlik tartışmasına dahil edebiliyoruz?
Gelecek projeksiyonlarınızda ekip biçip rüzgar türbinlerinden enerji mi elde edeceksiniz İstanbul'un ortasında yoksa bir tane daha piknik alanımız mı olacak?

Lütfen artık yalnızca hayat bilgisi kitaplarına değil dünyadaki büyük kentlerde neler yapıldığına da bakalım.
viridis offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-01-2007, 18:47   #34
Arkitera Üyesi
 
Emrextreme'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-12-2005
Mesaj: 448
Blog Mesajları: 20
Alıntı:
Orijinal metin viridis tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Lütfen artık yalnızca hayat bilgisi kitaplarına değil dünyadaki büyük kentlerde neler yapıldığına da bakalım.
Bakalım :

Central park/New York



Münic/Kanada



Layton city/ABD

Emrextreme offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-01-2007, 10:47   #35
Üye
 
Kayıt Tarihi: 19-04-2006
Mesaj: 69
Nedense sürekli bir anlayamama ve anlaşamama durumu hakim oluyor foruma.

Elbette tüm büyük kentlerde yeşil bölgeler var?! Ancak bugün New York'ta "haydi ikinci bir Central Park yapalım" demek nasıl mümkün değilse, tartışmanın taaa en başında karşı çıktığım gibi "bina yapılmasın, ağaç dikilsin" demek sadece, oldukça sığ bir savunma davranışıdır, ki bunu belediyeler seçimler öncesinde yeterince yapıyor zaten. "Sürdürülebilirlik stratejileri" derken, onların neler olduğu hakkında bir fikriniz var mı?

Bu arada, mesajınıza Londra'dan da güzel park ve ağaç manzaraları ekleyebilirdiniz aslında, yeşil alan bakımından zengin bir kenttir, ne var ki Londra bugün en kaotik, en kirli, en çok atık üreten kentlerden de biri. Her kentten en az bir tane kamusal yeşil alana ait imaj bulup yukarıdaki iddianızı kanıtlamış mı oluyorsunuz? Ben yalnızca daha derin düşünmek gerektiğini söylemeye çalışıyorum ama üzülerek görüyorum ki karşımda bu tartışmayı sürdürmeye değecek bir durum yok.
viridis offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-01-2007, 13:05   #36
Arkitera Üyesi
 
Emrextreme'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-12-2005
Mesaj: 448
Blog Mesajları: 20
Alıntı:
Orijinal metin viridis tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Londra bugün en kaotik, en kirli, en çok atık üreten kentlerden de biri.
Sanırım sizin de olamsını hayal ettğiniz kent modeli bu. Çok yazık.
Emrextreme offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-01-2007, 13:35   #37
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin Emrextreme tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Sanırım sizin de olamsını hayal ettğiniz kent modeli bu. Çok yazık.
Viridis'in dediği, her boşluk bulunduğunda birilerinin çıkıp o bölgenin yeşillendirilmesi gerektiğini söylemeleri. Dolayııysla her nasıl, her boşluk gerçekleşen çarpık yapılaşma, şehircilik ve planlama ile karşıtlık oluşturuyorsa, her bulunan boşlukta yapılacak yeşillendirme de aynı tezatı oluşturacak. Dolayısıyla bence gayet haklı.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-01-2007, 16:45   #38
Arkitera Üyesi
 
Emrextreme'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-12-2005
Mesaj: 448
Blog Mesajları: 20
Alıntı:
Orijinal metin gün tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Viridis'in dediği, her boşluk bulunduğunda birilerinin çıkıp o bölgenin yeşillendirilmesi gerektiğini söylemeleri. Dolayııysla her nasıl, her boşluk gerçekleşen çarpık yapılaşma, şehircilik ve planlama ile karşıtlık oluşturuyorsa, her bulunan boşlukta yapılacak yeşillendirme de aynı tezatı oluşturacak. Dolayısıyla bence gayet haklı.
Sizin yaşadığınız yerlerde sanırım o kadar çok yeşil alanlar var ki heryeri yeşillendirmeyelim diyorsunuz. Benim yaşadığım Türkiye'de malesef böyle alanları arıyoruz.Özellikle metropolitan kentlerin en büyük sorunu bu. Öyle olmsaydı bugün apartmanların balkonlarına toprak serilip bahçelere dönüştürme ihtiyacı hissetmezdik.Sizin yaşadığınız yerlerde yaşamayı dilerdim.
Emrextreme offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-01-2007, 17:05   #39
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin Emrextreme tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Sizin yaşadığınız yerlerde sanırım o kadar çok yeşil alanlar var ki heryeri yeşillendirmeyelim diyorsunuz. Benim yaşadığım Türkiye'de malesef böyle alanları arıyoruz.Özellikle metropolitan kentlerin en büyük sorunu bu. Öyle olmsaydı bugün apartmanların balkonlarına toprak serilip bahçelere dönüştürme ihtiyacı hissetmezdik.Sizin yaşadığınız yerlerde yaşamayı dilerdim.
Emre, böyle bir iddiada bulunmadık, en azından kendi adıma bulunmadım. Sadece biraz karşı tarafın ne anlatmak istediğine dikkat edersen belki daha kolay anlaşırız. Şehirlerimizin yetersiz yeşil alanlara sahip olduğunu bizler de biliyoruz elbette, ancak bunun çözümü sanırım boş bulduğun enseyi doldurmaktan geçmiyor. Planlama yapılır, yeşil alanlar belirlenir, plan doğrultusunda yola devam edilir. Görüşüm böyle. Ben de istiyorum İngiltere'deki gibi yeşil alanlara sahip olmayı. Gerçekten imrenilecek yerler. Umarım geliştikçe hepsi olacaktır ama sanırım biz göremeyeceğiz .
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-01-2007, 17:14   #40
Arkitera Üyesi
 
Emrextreme'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-12-2005
Mesaj: 448
Blog Mesajları: 20
Alıntı:
Orijinal metin gün tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Şehirlerimizin yetersiz yeşil alanlara sahip olduğunu bizler de biliyoruz elbette, ancak bunun çözümü sanırım boş bulduğun enseyi doldurmaktan geçmiyor. Planlama yapılır, yeşil alanlar belirlenir, plan doğrultusunda yola devam edilir. .
Boş bulduğun yeri değilde dolu olan yerleri yıkıpta mı yeşil alana dönüştürme planı yapmayı öneriyorsun.Lütfen!
Emrextreme offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-01-2007, 17:22   #41
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin Emrextreme tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Boş bulduğun yeri değilde dolu olan yerleri yıkıpta mı yeşil alana dönüştürme planı yapmayı öneriyorsun.Lütfen!
Planı önerecek olan ben değilim ama eğer bir çözüm olsaydı, yıkmak da planlamanın bir parçası olabilirdi, geçmişde de oldu zaten, her ne kadar çoğu zaman yanlış tercihler kullanılmış olsa da.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-01-2007, 17:26   #42
Arkitera Üyesi
 
Emrextreme'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-12-2005
Mesaj: 448
Blog Mesajları: 20
Alıntı:
Orijinal metin gün tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Planı önerecek olan ben değilim ama eğer bir çözüm olsaydı, yıkmak da planlamanın bir parçası olabilirdi, geçmişde de oldu zaten, her ne kadar çoğu zaman yanlış tercihler kullanılmış olsa da.
O zaman kendinizle çelişiyorsunuz.Dolu yerleri yıkıp yeşil yapalım,yeşil yerleri de binalarla dolduralım.Paradoks mu ironi mi?
Emrextreme offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-01-2007, 17:47   #43
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin Emrextreme tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
O zaman kendinizle çelişiyorsunuz.Dolu yerleri yıkıp yeşil yapalım,yeşil yerleri de binalarla dolduralım.Paradoks mu ironi mi?
Emre, yukarıda da dediğim gibi, belki yazdıklarımızı atışma olarak değil de sohbet olarak algılarsak, sanırım anlayabiliriz birbirimizi. Yeşil alanları binalarla dolduralım diye bir şey çıkmadı ağzımızdan, dolayısıyla çelişmiyorum, ne paradoks ne ironi. Yapılaşmış bir bölgeyi temizlemek, başka bir fonksiyon vermek de, şehri düzene sokmak için kullanılacak çözümlerden biridir. Salı pazarı bölgesi de yeşil alan yapılabilir. Ancak boş olduğu için değil, planlandığı için...Demek istediğim bu. Bunun kararını da planlamadan sorumlu kişiler verir elbet...
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 03-05-2007, 20:50   #44
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 03-07-2006
Mesaj: 269
Alıntı:
Her hafta, Salı ve Cuma günleri Kuşdili Çayırı’nda kurulan Salı Pazarı, Kadıköy’de büyük bir alanı kaplıyor. Anıtlar Kurulu tarafından 2002 yılında Doğal Sit Alanı ilan edilen Kuşdili Çayırı çevresinde trafiğin tıkanmasına neden olan ve ardında büyük bir çöplük bırakan pazar için, Hakan Kıran Mimarlık Ofisi’nin hazırladığı proje tartışmalara neden oldu. Arkitera Forum’da da sürdürülen tartışmalar üzerine, projenin mimarı Hakan Kıran’la Salı Pazarı Projesi ve diğer çalışmaları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik. “Benim için insanların bilgilenmesi çok önemli” diyen Kıran, eleştirilere açık olduğunu vurguluyor ve şunları söylüyor; “Herkes aynı görüşte olacak diye bir şey yok. Karşı çıkmalara rağmen mimar doğru yolda gittiğine inanıyorsa, işini yapıp bitirmekle mükelleftir. Yoksa farklılıklar ortaya çıkamaz. Her eleştirildiğinde vazgeçtim diyemezsin.”
Haberin devamına ulaşmak için: “Her eleştirildiğinde vazgeçtim diyemezsin”
__________________
Zeynep Güney offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-05-2007, 11:21   #45
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 09-10-2006
Mesaj: 141
Vazgeçmek bir erdemdir.

Eveeeet. Güzel bir sabahtı....ta ki...

Sayın Hakan Kıran'ın Salı Pazarı Projesi beni hayrete düşürdü, şaştım kaldım. Kendisinin Kanuni dönemlerine dek uzanan, içtenlikli yaklaşımları, Kadıköy'ün bir sahil meyadanı ve çarşı olarak ne denli çöktüğü hakkındaki doğru tespitleri, açık pazar yerlerinin sorunsalına fiziki çözümlerinin mantıklılığı karşısında, planını göremesek de maketten algılamaya çalıştığımız eseri hiçbir tutarlılık göstermiyor.

Sosyal bir proje yaptığının farkında ama ne çizdiğinin farkında değil. Topkapı'dan görünmek zorunda bir kule, tonozla geçmişe göz kırpan bir biçem...

Neden Topkapı'ya bakmak istiyor sayın Kıran?

Neden Kadıköy'ü, Kadıköy'de görünür kılmadan, şehrin ideolojik merkezlerine anıtsal bir gönderme yaparak Kuşdili Çayırı'nı kurban ediyor? O kuleye çıkmayan yerli Kadıköy'ü ya da Topkapı'yı görmüyor mu? Asıl göstermek istediği nedir? O kule ile Kadıköy'e bir şey eklemediğini ama eksilttiğini farkedemiyor mu?

Beşiktaş'ta yapılan ve Adalar'dan görünsün, diye yükseltilen Granit Anıt kadar, yanından geçence algılanmayacak, önemsenmeyecek, elle tutulmayacak bu kule.

Altta ucuz mal almak için gelmiş ev kadınları, üstte öğlen yemeğinde iş adamları, bir yandan elleri nasırlı, yanık derili pazarcılar...Etrafta cepsiz öğrenciler, sahaflar, kitapçılar, antikacılar...Doğrusu başarırlarsa tüm felsefe tarihini altüst edecek bir kaynaşma, sınıfların çökmesi, bir insanlık zaferi yaratacaklar.

Sayın Hakan Kıran'ın yanılgısı şurdan geliyor. Yıllardır eski binalara, onların tarihine baktıkça, salt otopark sorununa kıstırılmış, hız kurbanı, günümüz göçmen İstanbul'unu bir kenera itiyor.

Aslında Kuşdili Çayırı'na değil, İstanbul'a bir bina yapmak istiyor. Öyleki her yerden bağıran, hükmeden bir formla yaklaşıyor. Kendisini anlıyorum yalı restore ede ede, bir öngörünüm körlüğü yaşıyor. Ben kendisini, o çok beğendiği Osmanlı'nın, hani şimdi hiç birinin akmadığı, muhafazakar mimar Başkan babalarınca öksüz bırakılan tek çeşme ve tek çınarlı minik iç meydanlarını keşfe çıkmaya davet ediyorum...

Eleştiri için söyledikleri de beni düşündürüyor. Dilerim mimarlığın o tanrısal hastalığına yakalanmamıştır. Vazgeçmek bir erdemdir.

Sayın Kıran, kuleleri kırınız, kırınız çok yüksekten bakıyorlar çünkü....
Simla Sunay Ozdemir offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 09:20.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173