![]() |
|
|||||||
| İstanbul Dev bir metropol olan İstanbul'un bitmeyen, her gün yeni birisi eklenen sorunları, kentle ilgili güncel gelişmeler... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-09-2001
Mesaj: 4
|
Ankara Bakanlıklarda bulunan "Akay Meydanı", yeni adıyla "ATATÜRK MEYDANI" nın proje müellifi olarak bu yazıyı yazıyorum.
Açıldığı tarih olan 23 nisan 2001 den itibaren toplumun her kesiminin beğenisini kazanan (en azından bize yansımaları bu şekilde) bu anıt meydanı, bütün çabamıza rağmen Türkiye'deki hiç bir tasarım dergisinde yayınlatamadık. En acısı kendi meslek odam, "Peyzaj Mimarları Odası" bile çıkaracağı dergide reklama girer gibi bir düşünce ile, ama asıl niyetlerini tamamen siyasi kaygılar bağlamında göstererek yayınlamaya yanaşmadı. Amaç yapılan iyi bir örneğin, içerdiği senaryosunun bilinmesi ve "tasarım" konusunda yeni bir düşünce boyutunun paylaşılma çabası idi. Ne yazık ki bunun ülkemizde pek geçerli olamayacağını öğrendik. Buna karşılık, dünyanın en saygın uluslararası mimarlık dergilerinden olan "L'ARCA" nın eylül sayısında yayınlanıyor. Bu olay Türkiye mimarlık tarihinde böyle bir dergide yayınlanan ilk "Anıt Meydan Düzenlemesi" olduğu için de ayrı bir gurur duyuyoruz. Belki bir gün, ülkemizde de görsel yayın organlarında fikirlerin ve ortaya çıkartılan iyi şeylerin paylaşılacağını umuyorum. En azından bu vasıta ile bunu iletebiliyorum. Bu proje ile ilgili L'arca dergisinde yayınlanan metni iletmek istiyorum. Sunumlarını görmek isteyenler http://www.promim.com/projeler/projeler.htm adresinde inceleyebilirler. Yorumlarınızı almak ve eleştirilerinizi duymak keyif verecektir. SELAMİ DEMİRALP PEYZAJ MİMARI ATATÜRK MEYDANI YER NKARA – TÜRKİYEPROJE :Selami DEMİRALP (Peyzaj Mimarı) Can KUBİN (Y. Şehir Plancısı) Promim Çevre Düzenleme Kentsel Tasarım Ltd. Şti. http://www.promim.com PROJE TARİHİ :1999-2000 UYGULAYICI :Mimar Salih BEZCİ - Besa İnşaat A.Ş. AÇILIŞ TARİHİ :23 Nisan 2001 TANIM: Ankara’nın en önemli arterlerinin (Atatürk Bulvarı – İnönü Bulvarı) kesiştiği yerde bulunan bu alan, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale edilmiş ve kavşak inşaatına 30 Haziran 1998 tarihinde başlanmıştır. Tamamı yeraltında altgeçitlerden oluşan katlı kavşak, -6.00 ve –12.00 metrelerde yaklaşık 1300 metre tünellerden, 700 metre de açık bölümlerden oluşmaktadır. 1. etap 10 Eylül 2000 tarihinde, 2. etap 22 Aralık 2000 tarihinde, son kısım ile Atatürk meydanı 23 Nisan 2001 tarihinde hizmete açılmıştır. Atatürk meydanının uygulaması 3 ay sürmüştür. Kavşağın maliyeti yaklaşık 30 milyon dolar olmuştur. Ankara’nın en önemli meydanlarından olan bu proje alanı’nın (yaklaşık 12000m²) güneyinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, kuzeyinde Bakanlıklar, doğu ve kuzey-doğusunda ticaret alanları, batısında ise Ankara’nın en önemli kamu ve konut koridoru yeralmaktadır. Bulunduğu konum itibariyle proje alanı, kuzey-güney aksı ile kesişen ve batı koridoruna başlangıç/bitiş noktası özelliğini taşımaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünde yer almasından dolayı da özel bir anlam kazanmaktadır. KURGU: Proje alanının bulunduğu konumun önemi, “kullanılabilirlik çeşitliliği” ve “yapılabilirlik sınırlamalarıyla” tasarımda müdahaleden çok “devamlılığı” ve “dönüşümü” özendirmiştir. Kentsel merkezi alanların yeniden önem kazandığı ve kentsel peyzajın değişiminin sorgulandığı yeni binyılda meydan düzenlemelerinin, temel dinlence ve toplanma işlevleri için değil, insanın hayal gücünü zorlayan ve artıran “soyutlamalar”, görsel deneyimlerini çoğaltan düzenlemeler ve “izletme-bilgilendirme” eylemlerine yönelen tasarım anlayışı, proje alanının tasarımında temel kriter olmuştur. Sonuçta, meydana anıtsal bir kimlik katarken “soyutlama, izletme ve bilgilendirme”, çağdaş tasarım anlayışı olarak değerlendirilmiştir. TEMA: Konum; Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önü. Öykü; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşu, Cumhuriyetin ilanı ve yeni binyılda devamlılığı. SENARYO: Anıtsal meydan karakteri vurgulanarak çekim merkezi yaratma, kentsel landmark ögesi kullanarak izletme – bilgilendirme, soyutlayarak hayal gücünü zorlama. Anıtsal meydan kimliğininin tarihsel anlatım şekliyle vurgulanması. 1. dünya savaşı sonrası parçalanmakta olan Osmanlı Devleti’nden, Cumhuriyetin ilanına kadarki serüvenin anlatılması. 1- Atalet: Durağanlık-kabullenme Hareketsizliği yansıtacak meydan, içinde ağaçlar, baharda ağaçların çiçeklenmesi-uyanış. 2- Başlangıç - Sonuç: Harekete geçiş, birliğin sağlanması, kongreler ve Ankara’da ilk meclisin toplanması, Cumhuriyetin ilanı. Basamaklı havuzlar, ulusal kongreleri vurgulayacak beş ayrı havuz, içinde ağaçlar, kenarlarında tarihsel anlatım. 3- Sonsuzluk: Yaşam-ölüm-yeniden doğuş, soyutlama. Yeni binyıl = soyut anıt Çelik = sonsuzluk Su = coşku Işık ve renk = çokseslilik – demokrasi Çelik tel = bağlılık. PROJE: Alan genelinin en temel kısıtlayıcı faktörleri, “Anıtlar Yüksek Kurulu“nun yetki ve sorumluluğunda bulunması, üçüncü boyutta “yapı” kısıtlamaları ve görüş açıklığını engelleyecek kotlara çıkılamaması, yüzeyde tünel betonarmelerinin olması dolayısıyla kazı yapılamaması şeklinde sıralanmaktadır. Tasarımın genel şekli yatay çözümler, temiz çim alanlar, yerden aydınlatmalar ve üçüncü boyutta yalnız kalacak şeffaf bir anıt olarak çözümlenmiştir. Tünel betonu ±0.00 kabul edilerek, gerekli pompaj ünitelerinin ve altyapının düzeni için meydan kotu +0.70 e yükseltilmiş, en yüksek nokta ise +1.90cm olacak şekilde düzenlenmiştir. Proje alanında temelde iki malzeme kullanılmıştır. Bunlar paslanmaz çelik ve doğal taştır. Meydan ve sert zemin alanlarda “gri granit mermer”, “yakılmış pembe mermer” ve çeperlerde “andezit” kullanılırken, kare havuzlarda “siyah granit mermer”, basamaklı havuzlarda ve havuz iç kısımlarında da “beyaz mermer” tercih edilerek arzu edilen kontrast yakalanmaya çalışılmıştır. “Ataletin” sembolize edildiği meydanda, andezit ağırlıklı malzemeler ile, oturma gruplarıyla kombine ve alttan aydınlatmalı ağaç kasalarına yer verilmiştir. “Başlangıç ve sonuç”u temsil eden kare havuzlarda, dış kısımlar “cilalı siyah granit mermer” olup, yan yüzeylerine tarihsel önemi vurgulayan Türkçe ve İngilizce yazılar yer almaktadır. Kare havuzların içinde ise “yaşamı” simgeleyecek ağaç kasalarına yer verilmiştir. Basamaklı havuzlar, bindirmeli olarak “beyaz blok mermer” ile yapılmış ve her boğumda bir birim artarak, “ilerleme” simgelenmiştir. “Sonsuzluk ve coşku”nun soyutlandığı, “yaşam, ölüm, yeniden doğuşun” simgelendiği anıt, 40cm çapında paslanmaz çelik kolonlar üzerinde ve en yüksek noktası +9.00 kotunda olan, 7.50m akslara sahip üçgen prizma şeklindedir. Diklemesine çelik teller dizilip, üzerlerinden özel nozullar ile su akıtılarak “su perdesi” oluşturulmuştur. “Renk geçiş sistemli senkronize spotlar” ile içten aydınlatma yapılıp, gündüz olduğu kadar gece de arzu edilen efekt sağlanmıştır. Bu meydanda, havuzlardan gelen “siyah granit mermer”, yerde de devam ettirilerek süreklilik vurgulanmıştır. Alan çeperlerinde bulunan oturma grupları da paslanmaz çelikten üretilip alttan aydınlatma yapılarak, alan genelinde malzeme bütünlüğü sağlanması amaçlanmıştır. SONUÇ: Tasarımın bütününde, yeni binyılın başlangıcında başkent Ankara’nın “simgesel” bir mekanı olması, “kentsel merkezi alan” düzenlemelerine ilişkin yeni bir tasarım anlayışının “sorgulanmasına” ve “değişiminin öncülüğüne” ulaşması arzu edilmiştir. “Atatürk Meydanı”, açıldığı günden itibaren yerli ve yabancı, toplumun her kesiminin ilgi odağı olarak, amaçlandığı gibi bulunduğu alana bir “kentsel kimlik” katmış ve bir “çekim merkezi” haline dönüşmüştür. Selami Demiralp En son Selami Demiralp tarafından düzenlendi : 21-09-2001 11:12. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yönetici
|
Birazcık görsel destek
![]() Büyüğü için http://www.promim.com/basla/projeres/akay/Akay01.jpg Büyüğü için http://www.promim.com/basla/projeres/akay/Akay02.jpg Büyüğü için http://www.promim.com/basla/projeres/akay/Akay03.jpg Büyüğü için http://www.promim.com/basla/projeres/akay/Akay04.jpg Büyüğü için http://www.promim.com/basla/projeres/akay/Akay05.jpg |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
|
Projenizi herhangi bir tasarım ya da mimarlık dergisinde yayınlatamamış olmanız çok ilginç geldi. Oysa dergilerin farklı insanların yaptığı projeler çok ihtiyaç var kanımca. Zaten malzeme sıkıntısı çeken ve kendilerini tekrarlamaya başlayan dergilerin bu tutumunu anlayamadım.
Projeye gelince: Ben Ankara'yı çok iyi bilmiyorum. Her ne kadar metin ile de desteklense de insan yorumlarını gördüklerine göre yapıyor daha çok. Resimlerden gördüğüm kadarı ile aydınlatmaya oldukça ağırlık verilmiş (5 resimden 4'ü gece görüntüsü) aksiyal bir düzene sahip bir yaya yürüyüş bölgesinden oluşuyor proje sanırım. Bana kalırsa bu tip meydan düzenlemelerin en büyük hatası, gerçeklerle bağdaşmayacak bir kullanımın amaçlanması. Kadıköy-Harem düzenleme projesinde de hemen hemen bütün projelerde de görünen bir hataydı bu bence. Alıntı:
Bu yüzden bu tip kamuya açık mekanlarda tasarımcıların gerçekleri yok farzedip, herhangi bir Avrupa ülkesindeymişcesine projelerini tasarlamalarını yanlış buluyorum. Bir an önce gözününden kalkmalarını dilesek de yukarıda saydığım Türkiye gerçeklerinin en azından bu tip projelerde düşünüldüğünü görmek istiyor insan. |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-09-2001
Mesaj: 4
|
Gerçeklerle bağdaşmamış tasarım artık eskide kaldı. Amaç "yeni" yi yakalayarak, eski tekrarların önüne geçmek. İstenirse ülkemizde de teknoloji kullanılabiliyor.
"temel dinlence ve toplanma işlevleri için değil, insanın hayal gücünü zorlayan ve artıran “soyutlamalar”, görsel deneyimlerini çoğaltan düzenlemeler ve “izletme-bilgilendirme” eylemlerine yönelen tasarım anlayışı" Bu düşüncenin devam ettirilmeye çalışılması, tasarım disiplinlerinde "değişimi" de gündeme getirecektir. Uygulanmış halini de eklemeyi uygun görüyorum. Selami Demiralp |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
|
Projenizi dergilerde yayınlatamamış olmanıza şaşırdım ve burada bizlerle paylaşarak çok iyi yaptığınızı düşünüyorum.
Belki meydana gelen bir kişi buradaki tarihsel anlatımı algılayamaz, ama soyutun, yeninin ve çağdaşın enerjisini hissedecektir. Meydandaki yönlendirme, meydan hissi, seçilen malzemeler, ağaç, çim ve suyun birarada kullanılışı... bir bütün olarak aslında Şehrin simgesi olacak bir meydan. Ankarayı çok fazla bilmiyorum ama, herkesin buluşma noktası olacak bir meydan gibi gözüküyor. Tek tek anlatmak zor, sonuç olarak ben bu meydan düzenlemesini çok beğendim. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|